Bilmek istediğin her şeye ulaş

Gelecekte gen tedavi yönünde büyük adımlar atılacağı bir gerçek. Peki özel gen seçimi (bebeğin erkek-kız, göz renginin mavi olmasının istenmesi) konusunda öngörüleriniz nelerdir?

Gattaca filmini izleyen bilir: Doğacak olan çocuğun özel olarak erkek olması, herhangi bir doku, organ hasarı olmaksızın adeta çocuğu sipariş üzerine vermişlerdi. Böyle bir şey gelişen teknolojimizle birlikte mümkün olabilir mi?Düzenle


Bu film yeterince öngörüyor. İzlemeyenlere tavsiye edilir.
  • Paylaş
5

Rıdvan Bayhan, Filmi izledim. İzledikten sonra böyle bir soru sorma gereksinimi duydum aslında...

Yoldan Geçen, Ben de seneler evvel izlemiştim. Sınıf ayrımına çok farklı bir boyut getireceği muhakkak. Bozuk üretilenlerin ne yapılacağı muamma.

Rıdvan Bayhan, Bu tür bir teknolojik gelişme olursa eğer bununla ilgili hukuksal düzenlemeler de peşinden gelmeli... Bilimsel ve teknolojik olarak her konuda olduğu gibi bu konuda da avantaj ve dezavantajlar var...

Ahmet Caner Sönmez, Çok güçlü bir film olduğunu duymuştum arkadaşımdan, izlemek fırsat olmuyordu, hatırlattığınız için teşekkürler.

Genius, Bu bir film ve senaryosu bir kişinin fikri ile yazıldı. Arkadaş sizin fikrinizi sordu, yönetmenin değil.

Bilim tarihinin üreterek miras bıraktığı bunca tozlu kitaba kanarak teknolojide çok ileri bir notaya insanoğlunun geldiğini düşünmek, aslında büyük bir yanılsamadır. Özellikle insanın canlılar ile kendi düşünsel ve genetik bulmacası halen keşfi bekleyen büyük gedik ve dehlizlerle doludur.

1953 yılında 51 Numaralı röntgen ile başlayan DNA yapısının keşfi serüveni henüz emekleme döneminde bile değildir, açıkçası.

Bu belirsiz durum başta tıp ve psikoloji dünyasında pek çok ünseverin genetiğin kitabını yazmışlar gibi bilge ve kendinden emin edayla pek çok bilinmezi, umudu genlere bağlamasının da önünü açtı. 2000'lerin başında, Beyaz Saray'dan insan genomunun tümüyle haritalandığı duyurulduğunda da kimileri ölümsüzlük geninin de bulunduğunu iddia ettiler.

Bugün de seminerlerde, konferanslarda bazı konuşmacıları ve hocaları ibret ve hayretle izliyorum zaman zaman. Dinleyen, adeta bir binadaki şalter kutusundan bahsediliyor sanır: Aç ve kapat, bu kadar rahat.

Oysa yaklaşık üç milyar baz çiftinin akıl almaz çeşitlilikteki kombinasyonları, anlatımları, zaman, epigenetik yani çevresel faktörler, farklı disiplinler, mutasyonlar gibi binbir farklı durumu da eklenince ortaya çıkan muamma denizi karşısında bu denli ayağı yere basmaz atıp tutuşların, dikkat çekmek isteği dışında tek bir nedeni olabilir: Cehalet.

Son yıllarda hız kazanan biyoenformatik araştırmalar, bilgisayar bilimlerinin desteği ile uçsuz bucaksız bu sayısal-biyolojik veri dağları karşısında büyük önem taşımaktadır ve halen kendine yön bulma çabası içindedirler.

Böyle bir durumda, herhangi bir gene tek bir görev atfetmek ve mükemmel insanı oluşturmanın bir formülü olarak görmek, tüm dünya yaşamını büyük bir tehlikeye atmak olacaktır.

Yapılan araştırmalar, çoğu genin diğer gen ya da koşullarla bir arada kompleks ilişkiler içinde olduğunu göstermekte. Yani bir genin durumuyla oynamak, belki de öngörülmeyen zincirleme biyolojik reaksiyonlara neden olabilir.

Bilim insanları, sorumlu olmalıdır.
  • Paylaş
Öncelikle sağlıklı olması, zekası ardından da cinsiyeti seçilebilecektir. Yani amaç bu olacaktır ama henüz başarılı bir kopyalama bile yapamıyoruz. Dolly falan çok çabuk ölüyorlar. Grip, herpes gibi basit rahatsızlıkların da çözümü yok, bir tedavi bulunabilmiş değil. Tabii basit rahatsızlıklar olduklarından kimse de çok para ödemek istemeyecektir. Aslında tıptaki gelişmeler çıkacak ürünün arz/talep dengesine bağlı. İnsanlar ısmarlama bebekleri için başlarda yüksek ücretler ödemeye razı olurlarsa, tabii ki muhteşem araştırmalar yapılır ve gen tasarımı teknolojisi ilerler. Öyle olmaz da insanlar organik bebeklerini yapmaya devam etmek isterlerse o teknoloji ilerlemez. Tabii teknoloji insanları başka noktalarından da yakalayabilir mesela kadınlarda menopoz sonrası gebeliği sağlarsa, ya da kısır insanların bebek sahibi olmasını sağlayabilirse yine finansmanı sağlanabilir. Günümüzde tüp bebek endüstrisi de bol para getiren bir sektör sonuçta.
  • Paylaş
Konuya filmlerden giriş yapılmış, öyleyse ben de iki film önereyim, tartışmanın güçlenmesine bir katkı sunar belki diyerek:
Ada (The Island) ve Altıncı Gün (The 6th Day) ...

Genlerin tedavisi bir yana şekillendirilmesi hususunda maalesef insanlık biraz daha istekli gibi görünüyor. Zira Craig Venter Enstitüsü'nün (La Jolla, Kaliforniya) bu yöndeki çok yüksek derecedeki uğraşları, insanlardaki gen tedavisinden çok, doğanın daha da insan arzuları yönünde kullanılmasına doğru giden bir çalışma yolağını işaret ediyor.

Üstün enerji jeneratörleri ve besin üreticileri olarak çalışan biyoreaktör canlılar (şimdilik mikrobiyal düzeyde) üretilmiş vaziyette bile yukarda adı geçen enstitüde ve benzerlerinde. İnsanın örneği verilecekse eğer şu haberi de paylaşmak isterim okurlarla:
dailymail.co.uk/news/article-43767/Worl...

Bebeklerin 2 kadın ve 1 erkekten genetik köken alarak dünyaya gelmesini aktaran bir haber. Bu deneysel yöntemle 30 kadar bebeğin çalışılması gerçekleştirilmiş, iki tanesinin bu 3 ebeveynden genetik materyal aldığı belirlenmiş şeklinde devam ediyor. Genetik materyal (DNA) modifikasyonu (değiştirilmesi/yeniden düzenlenmesi) yapılmış kadının akli sorunları olan bir kadın olduğu, bebeklerin de bu genetik mirası almaması için yapılmış bulunan bir işlem olduğu anlaşılıyor. Ancak, etik mi? Bu tartışılır işte.

Bilim insanları bu işlemin, bu "değiştirme" gücünün ileride yeni insan ırkları yaratılması, üstün özellikli bir kesimin doğmasından endişe ediyorlarmış yazıya göre de. Benim naçizane endişem ve tartışmaya sunmak istediğim boyut da budur. Eğer bu "değiştirme, düzeltme, güzelleştirme(!)" deyin, ne derseniz deyin, bu yöntem ve teknoloji belli bir sınıfın eline geçerse, ki insanlığın gelişme çizgisine bakılırsa böyle bir şeyin olabileceği öngörülebilir, gerçekten çok büyük bir kutuplaşmaya gider insanoğlu.

Sadece insanoğlu değil, tüm canlılık değişir ve maddi çıkarlar söz konusu olduğunda belli bir kuvveti ele geçiren grubun diğerine ne kadar zalimce ve vurdumduymazca davranabileceği gün gibi aşikârdır. Bütün yeryüzü canlılarını kendisi gibi sınıflara ayırıp, kaliteli üretimleri kendisine, kalitesizleri diğer "sınıflara" ayıran bir üretim anlayışına geçilebilir tamamen. Bunu kısmen şu anda yaşadığımız yönünde gözlemlerim var.

Kısacası bebeğin erkek-kız, renkli göz, yüksek zekâ vs. istenmesinin ötesinde çok daha büyük kaygılar var. Aslında böyle "sipariş yoluyla üretilen" bebekler de çok yüksek boyutta bir eşitsizlik ve zulüm doğuracaktır kendileriyle beraber, buna inanıyorum.

İnsan hakları kavramını "doğaya müdahale eden insanın hakları" şeklinde ince ince, çok pencereli bir şekilde ele almadıkça insanlık olması gereken eşitlik durumuna ulaşamayacaktır. Hoş, bugün insan haklarını da istediği kadar ince elesin sık dokusun, insanlığın bütün o hakları gaspederek neler yapabileceğinin örnekleri veriliyor zaten!

Genetik canlılığın özü demek, büyük bir kaynak paylaşımı savaşı demek ve şu GATTACA filminin tanıtımının sonunda da değinildiği gibi "There is no gene for human spirit. " = İnsanın ruhundan sorumlu bir gen yoktur...

Öngörüm şudur: Çok acı ama ruhumuzu kaybediyoruz, bunun ötesinde de varolmak için sebepsiz kalmış yığınlara dönüşen bir insan kitlesi ile karşılaşacağız. Zenginler ve yoksullar arasında bir savaşa dönecek ve parası olan konuşacak, diğeri tamamen susturulacak diye korkuyorum...

Üzücü ama korkuyorum evet ve şu anda elimden hiçbir şey gelmiyor.
Dilerim vicdanlı insanlar vicdansızları yener bu savaşta.
  • Paylaş
Yaratılışın doğal mucizelerini oluşum sırasında "patalojik risk bile değilken" değiştirmeye kalkmak
1-Karma yı
2-Aslımızı, çeşitliliği
3-Mucizeyi beklemeden doğan heyecanı öldürmek demektir.
Çingene çocuklarının gözlerindeki o hayat ışıltısını hiç gördünüz mü?
Nicelik, Renk değildir esas.....esas olan enerjidir. Yallah Tazyik
BP ( British Petrol ) :)
  • Paylaş
Mavi gözlülerin bozuk genetiğe sahip olduğu söylenir. Gerek de yok, haa çocuğunuzu sadece manken artiz felan olmasını istiyorsanız, siz bilirsiniz :)))
  • Paylaş
2

Winterwitch, bende bir kahverengi gözlü olarak kendimi böyle avutuyorum senelerdir. Olsunnn onların gözü bozuk benim sağlam :P

Belgi Saygı, Ben de nazar değmmesin diye, ben bozuk genliyim diyorum :)

Genetik yapının belirlenerek genetik özelliklerin seçilmesi insanlığın sonunu getiren bir müdahale olabilir. Bunu teknik olarak yapabilmem mümkün. Ancak toplumdaki cinsiyet oranı bile doğal bir dengededir ve bunu değiştirmek çok tehlikeli bir oyundur.
  • Paylaş
1

Genius, İnsanlığın sonunu getirmez. Gen bireye özgüdür.

Özel gen seçimi de ne ola. Bebeğin nasıl olacağını bilerek meraksız bekleyişe girmektense, sonucu 9 ay sonunda görmek en mantıklısı ... .
  • Paylaş
Bunlar mümkün ancak ne yazıkki bizi alakadar etmiyor ha bu nedemek, o olacaklar üst sınıflara hitap eden bazı ayrıcalıklar olacaklar aynı kök hücrelerden yeni kişiye özel organ yapımı sinir sistemi tedavileri vb durumlar gibi
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

284 Görüntülenme16 Takipçi9 Yanıt