Bilmek istediğin her şeye ulaş

Genel olarak eğitim sistemi sizce neye benzer ve neden?

Egitim sistemini nitel olarak neye benzetebiliriz? Sınav sorusudur, yardımcı olursanız sevinirim.Düzenle
Bence şu an eğitim sistemi fabrikaya benziyor. Çok tepki görebilir bu söylediğim. Üniversite veya liseye gidebilmek için sınav koşulunun olduğu bir eğitim sisteminde öğrenciler belli standartların dışına çıkmıyor. Bu sınavlarda sorulacak olan sorular onlar için önemli ve değerli. Fabrika örneğine gelince; öğrenciler hammadde, okul fabrika, öğretmen makina, kazanılan yer ise ürün olarak görülmekte.
Eğitim

Bu karikatür ile umarım anlatmak istediğimi daya iyi anlatabilmişimdir.


Bu klipte de bütün duygularıma tercüman.
  • Paylaş
Nitel kelimesini pek sevmediğimi ve kullanmadığımı fark ettim, nedense, telaffuzu mu zor?

Eğitim sistemi tarıma benzer.

  • Zamanında tohumdan gireceksin işe.
  • Uygun toprağa uygun tohum ekeceksin.
  • Sulayacaksın ne az ne çok.
  • Özellikle erken dönemde haşerelerden koruyacaksın.
  • Düz çıksın diye bir çubuk ile gerekirse takviye vereceksin.
  • Fırtınalardan koruyacaksın.
  • İhtiyaca göre tohum ekecek, geleceği ihtiyacı tasavvur edecek, gereken çeşitliliği yaratacaksın, yer gök gül olmuş, yonca yoksa açlık başlar.
  • Fazla DNA'sıyla neyim oynamayacaksın, doğal büyüyecek, hormon vermeyeceksin.
  • Kimisi tükenmek için hasat edilecek, kimisi sonraki nesillere damızlık kalacak.
  • ....
  • ..
Sonra topraktan çıkan, tekrar toprağa dönecek.

(Bu anlamda Aşık Veysel'in toprak metaforu da kullanılabilir. Emek verirsen karşılık verir gibi)
  • Paylaş
Eğitim sistemini en fazla hayata benzetebiliriz. Hayatın amacı en iyi, en mükemmel olmak değildir. İnsanın kendisini gerçekleştirmesidir. Bazı insanlar resim yaparak, bazıları yazarak, bazıları kendisini başkalarına adayarak, bazıları kendisini ön plana çıkararak, bazıları da doğayla iç içe olarak geçirmek ister hayatını. Eğitim sistemi de buna benzer. Bazı öğrencilerin görsel zekası, bazılarının doğa zekası, bazılarının ritmik zekası, bazılarının mantıksal zekası vb. Gelişmiştir. Eğitim sistemi kişiye özel olmalıdır. Bu yüzden de eğitim sistemini belirli bir tanıma sığdırmak yanlış olur. Çünkü tanımlamak sınırlamaktır. Eğitim sistemi şuna benzer yok hayır olmadı şuna benzer gibi tanımlama yapmak yanlıştır ama yine de illa ki bir şeye benzeteceksek ilk cümlemde dediğim gibi bu kavram hayattır.
  • Paylaş
Bilgisayar programı gibidir diyebilirim. Misal word programı yazı derlemesi için yazılmıştır değil mi? Notepad de öyle, wordpad de... Her birinin amacı aynıdır yazı derlemek, ama işlevleri farklıdır. Eğitim sistemide böyle, belli sabit bir sistem yok, birden fazla eğitim sistemi var, her biri farklı işleve sahip ama amaç hep aynı bireyi eğitmek.

O program da kodlamaların bir kısmını değiştiğinizde program bambaşka boyutlara çıkabilir. Eğer yanlış bir kod yazdıysanız program işlemez, çalışmaz. Doğru yaptıysanız ise eskisinden daha iyi yerlere gelebilir. Haliyle çıktısı da ona göre değişecektir. Eğitim sistemi de böyledir. Siz hangi aşamasını değiştirirseniz o sistemin eğittiği bireylerde ona göre yetişecektir. Eğer sistemde yanlış bir değişiklik yaptıysanız bireyler o yanlışla büyüyecek, doğru bir değişiklik yaptıysanız bireyler o doğruyla büyüyecektir.

Programlar zaman ilerledikçe güncellenmektedir, çünkü güncellenmezse yeni teknolojiye ayak uyduramaz. Bu yüzden eğitim sistemleride güncellenmek zorundadır. Amacını değiştirmeden tıpkı programların özelliklerini yükselttiği gibi eğitim sistemleri de yöntemlerini güncellemelidir. Güncellenmediği taktirde değişen dünyaya ayak uyduramayan bireyler yetişecektir çünkü.
  • Paylaş
Foseptiğebenzer kokusunu kazakıstandan alabılıyorum cunku... .
  • Paylaş
Eğitim sistemi ağaç yetiştirilen bir çiftliğe benzetilebilir. Tohumlardan tohumun ihtiyacı olan şartlarda öncelikle fideler yetiştirilir ki burada dikkat edilecek konu tohumun ihtiyacı olan şartlardır. Her bitki her toprakta yetişmez, kimi çamgiller gibi asitli toprağı sever kimi ise bir meşe, bir çınar gibi bazik topraktan hoşlanır. Kimisi bir Diefenbach gibi ıslak nemli ortamı sever kimisi ise kaktüs gibi sulanınca çürür ve kuru zeminden hoşlanır. Bundan çıkarmamız gereken aslında her insanın dolayısıyla çocuğun eğitimin başlangıcında mutlaka farklı şartlara ihtiyaç duyduğudur. Bunu Avrupa'da bir çok ülkede bilirler ve mesela Almanya'da Montesori sistemi gibi özgür eğitim sistemleri devlet okullarına kadar girmiştir. Bu sistemlerde çocuklar bilgiyle bombardıman edilmezler. Önlerine eğitimle ilgili bir çok oyuncak konulur ve çocuklar fazlaca karışılmadan gözlemlenir. Her çocuk o oyuncaklar içinden kendine en uygunlarını kendisi bulur ve onunla oynarken öğrenmeye daha fazla bilgiye ihtiyaç duymaya başlar. Artık bir fidan yetişmeye başlamıştır. Karışılmaz ama tabii ki rüzgardan devrilmesin, yaban hayvanları yemesin diye bir çok koruyucu önlem alınır. Burada zaten ortam eğitime uygun olduğu için yani toprak yeterince verimli olduğu için fazladan bir gübrelemeye gerek duyulmaz. Bu sistemlerde çocuklar ilkokulda ne okuma yazmaya ne de matematik öğrenmeye ve tarih ne hayat bilgisi öğrenmeye zorlanır. Sadece sosyal hayat içinde kendi yerlerini ve ilgi alanlarını bulur, aynı ilgi alanı olan diğer çocuklarla beraber konularını öğrenirler.

Artık bu çocukları orta okul seviyesine geldiklerinde yetenekleri, yapabildikleri, sevdikleri ve sevmedikleri belli olur. Orta okulda artık çocuklar ilk bulundukları fide yetiştirme çiftliğinden çıkarlar ve korumalı bir koruda türlerine uygun bir şekilde dikilirler. Burada artık büyümüş olduklarından gübre ihtiyaçlarını toprak karşılayamamaktadır, bilgiyle beslenmeleri gerekmektedir. Tabii yine bu koruda da ağaç türlerine göre uzman bahçıvanlar uzmanlık alanlarındaki ağaçlarla ilgilenirler. Artık bu aşamada sayısal, sözel, sanatsal, bedensel vb. Dallar ayrılmalı ve konularına özel hocalar çocukları eğitmelidir. Yine de ilgi alanlarının çeşitliliğinden dolayı çocuklar sayısal, sözel, eşit ağırlıklıdan daha fazla gruplara ayrılmalıdır ki okulu sevsin, devam etmek istesinler. Sonuçta çınarınızı çamların arasına dikerseniz kökleri yanacak ve büyüme hızı da düşecektir. Az sınıflandırmalı bir sistemde belki de büyük sanatçı ya da sporcu olup herkesi gururlandıracak, eğlendirecek, kültüre kültür katacak çocuklar harcanır. Burada temel bilgileri alan ve lisede pekiştiren genç ağaçlar artık büyüyecekleri nihayi yerlerine gitmeye hazırdır. Artık onlara ne rüzgar ne de yaban hayvanları zarar verebilir. Ve artık hepsi kendileri ve diğerleri için karar verebilme olgunluğuna erişmiş bireylerdir.

Üniversiteyi eğitim kurumu saymıyorum çünkü oraya isteyen gider istemeyen gitmez, gideni de eğitimciler değil seminer veren akademisyenler, bilim adamları karşılar. Orada bilgiyi talep etmek ve almak tamamen öğrencinin (talebe: talep eden) kendi sorumluluğundadır. Kimse "armut piş ağzıma düş" şeklinde bilgiyi onlara sunmayacaktır. Artık aslında ağaçlarımız kendi eğitimlerinden kendileri sorumludur.

İşte bu nedenle Almanlar ağaç yetiştirdikleri, ıslah ettikleri çiftliklere Baumschule yani ağaç okulu derler.
  • Paylaş
Şuanki eğitim sistemi papağana benzer neden mi?
Tamamen ezbere dayalı bir sistem olduğu için.
kitapta ne geçiyorsa onu ezberleyip sınavdan sonra hemen unutuluyor.
Papağan dedim orta okulda lisede hangi hoca yoruma dayalı bir soru sordu ?
Bu sözü duymuşsunuzdur çoğunuz "dersten ne işledikse ve derste size ne anlatımsa sınavda o çıkacak" evet bunu çok duyduk. Bir defa dahi bu konuyu araştırın yoruma dayalı bir soru çıkacak denmedi
  • Paylaş
Nitel olarak eğitim sistemi, eğitime uygun kişilerin muhakeme yeteneklerini geliştirmeye yardımcı olmaktır.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

2521 Görüntülenme12 Takipçi8 Yanıt

Eş Anlamlı Soru Ekle

  • Eğitim sistemini neye benzetiyorsunuz?