Bilmek istediğin her şeye ulaş

Gözlerimiz saniyede kaç kare (FPS) görüyor?

Video ve filmlerde oldukça önemli bir kavramdır saniye başına kare (fps: frame per second) kavramı. FPS miktarı arttıkça görüntü daha gerçekçi ve net hale gelir; ancak tabii ki görsel verideki bilgi miktarı da artacağı için dosyanın boyutları da artacaktır. Peki "İnsan gözü kaç fps görebilir? " diye soracak olursak? Bu zor bir sorudur. Bunun en temel sebebi, genelde sorulan soru ile öğrenilmek istenen şeyin uyumsuz olmasındandır. Örneğin bu soru, şu soruyla aynı şeyi öğrenmeyi hedeflemez: "Görüntülerin akıcı olması için, kaç fps ile akması gerekir? " Bu soru da, şununla aynı değildir: "Bir görüntünün titreşik olmaması için kaç fps olması gerekir? " Ki bu soru da, şununla aynı değildir: "İnsan gözünün yakalayabileceği en kısa kare (çerçeve) ne kadardır? " Bu konuları birazcık aydınlatarak gözümüzü daha iyi tanıyalım.

Akıcılık ve Netlik
İlk olarak hareketin yumuşaklığına bakmamız gerekiyor. Aşırı yavaş hareket eden bir sis ile ilgili bir film izlediğinizi düşünün. Görüntüdeki sisin sınırları veya keskin kenarları yoktur. Filmi 10 fps (saniye başına 10 kare) hızda oynatır. Yine de akıcı olacaktır. Neden? Çünkü bir kareden diğerine geçişteki fark çok küçüktür. Bunun en ekstrem örneği, hareketsiz bir duvarı gösteren bir videoyu izlemektir. Böyle bir videoyu 1 fps'de oynatmanız ile 1000 fps'de oynatmanız arasında en ufak bir fark olmayacaktır. Dolayısıyla gözün takip ettiği cismin hareketi ve bu hareketin hızı ile yumuşaklığı çok önemlidir.
Şimdi elinizi yavaşça yüzünüzün önünde sağa sola doğru hareket ettirin. Sonra yavaş yavaş bu hızı arttırın. En sonundaysa elinizi çılgınca sallamaya başlayın. Şimdi kendinize sorun: Gözünüz kaç kare görüyor? Oldukça az olmalı, çünkü ne kadar çılgınca sallarsanız sallayın, kaslarınızın sınırlılığından ötürü elinizi 1 saniye içerisinde gözünüzün önünden sadece birkaç defa geçirebilirsiniz. Ancak yine de gözünüz bu hareketi yakalayamıyor ve bulanık bir el görüyorsunuz. Buna rağmen bir sorun var: elinizin gözünüz önündeki hareketi, birkaç fps ile oynayan hareketli bir cisme göre son derece akıcı! Elinizin hareketinin kesildiğini veya zıpladığını görmüyorsunuz. Her bir parçası birbirini takip eder şekilde. İşte bu, gözümüzün bir numarasıdır: bulanıklaşma akıcılığı, keskinlik teklemeyi andırır. Yani bir cisim bulanıklaştıkça akıcı hale geliyormuş gibi algılanır; keskinliği arttıkçaysa teklemeye başlar. Bunu fiziğin temel ilkelerinden olan eylemsizliğe benzetebilirsiniz. Hızla frene basan bir arabada, tıpkı sizi yeryüzüne çeken kütleçekimi gibi bir ivme hissedersiniz. Frenleme, kütleçekimini andırır.

Kaynak: 100fps
  • Paylaş
7

Hakan, Üstad gerçi yazı alıntı ama yine de sorumlusu sensin sana yükleneyim bari :-) şurda naz yapacak kaç inploider var ki :-) sen ben bizim oğlan.

Neyse ben kıllığımı yapayım.
Şimdi eğer yanlış anlamadıysam 1 sn de geçen kare sayısının netlik algısı ile bizi yanıltacağını aslında yavaş olan bir görüntünün (el sallama) bize hızlı gibi gelebileceğini yazmışsın alıntıda. Tam burda bir sıkıntı var bence çünkü orada yapılan testte ki zaman dilimi saniyede yaptığımız hareket sayısı değil, 1 sn. lik bir zaman çizgisi içinde gözümüzün önünden geçen görüntüyü kaç karede gördüğümüz, yani el hareketini bir yanımızdan diğer yanımıza 50cm lik bir mesafede 5 sn de bir defa geçirirsek bu bu saniyede 10 cm. Yol katettiğimizi gösterir. Hareketin hızını ve adedini artırmamız ise zamana karşı elimizin hızını ölçer . Şimdi ilk örneğe geri dönelim elimizi 1 sn de 10cm hareket ettirirken o bir saniyelik alan da bir çizgi olduğunu varsayalım ve x ya doğrusu diyelim ardından bu doğruyu z yönünde dilimleyelim işte kareden kasıt bu bu dilimler üzerindeki görüntüdür. Bu dilimlerin hızı ise fps dir ki o senin yazdığın netlik konusu. Genel Standart olarak 24-26 kare görüntüyü algılar gözümüz. Görüntü 10 kareye düşerse hareketler arasında bir boşluk oluşur ki eskiden TV lerden kamera ile çekim yapınca siyah bir tarama alanı görürdük hatırlarsan. Yada ilk sinema filmleri gibi robotik görüntüler. Sebebi o zaman ki lenslerin hareketi gerçek hızıyla algılar olmamasıydı.şimdilerde 60 , 100 güzel TV ler ve milyon piksel kameralar bu sorunu çözüyor.

Tamda bu sebeple hd tvler de görüntü daha nettir yani o 24-26 kare görüntüyü 1 sn.de 100 defa geçiriyor önümüzden ama görüntü sayısı 100 değil. Meşhur 25. Kare efsanesi de buna bağlı bir sinema geyiği oldu yıllarca. :-)

Şaman, Üstadım, beş biradan sonra sanki bunu anlayamayacağım gibi, ama yarın da yeni bir gün olacak :)

Hakan, Harika adamsın aga. :-):-):-)

Şaman, Üstadım göz saniyede 24 farklı kareyi algılar diye biliyorum. Yani kartların üstüne muz, elma, kavun, karpuz gibi 24 farklı resim çizsek ve bir saniyede gözümüzün önünden geçirsek hepsini algılarız. Aklımızda kalır mı bilemem, kimimizin aklında kalır kimimizse çoğunu unuturuz ama gördüğümüz anda bunu algılarız. Ben zaten bunun gözün değil beynin bir yeteneği olduğunu biliyorum. Gözümüz fps olarak değil sürekli görür. 50Hz-100Hz konusu biraz daha başka bir konu, filmler bilindiği gibi saniyede 25 kare çekilir. 50Hz TV bu karelerin her birini 2 kez ekrana getirirken 100Hz TV 4 kez ekrana getirir. Bu ekranda özellikle yatay ya da düşey taramalı eski CRT ekranlarda görüntünün ekrana yansıtılma hızıdır. Yani saniyede 25 kare çekilmiş bir filmde hangi ekran tarama değeriyle oynatılırsa oynatılsın tek bir kare 0,04 saniye ekranda olur. Elimizi sallamamıza gelince oluşan bulanıklık kare adetinden ve TV'deki görüntü yineleme frekansından tamamen bağımsızdır. Bunun saniyede 500 kare de çeksek 1000Hz bir televizyonda da oynatsak bize bulanık görünecektir. Tabii ki 10fps çekim yapsak bulanıklığa bir de atlama, zıplama eklenecektir. CRT televizyonların filme alındığında garip görünmesinin sebebi ise saniyede 50 kere taranan ekranın saniyede 25 kare çeken bir kamerayla filme alınmasında ekran taramasında yakalanan enstantanelerdir. Sanırım kamera aynı hızda bile çekim yapsa ekranı düzgün göremezdik. Kıllık kabul de senin iddianı ayık kafayla bile anlayabilmiş değilim sanırım :)

Hakan, ben işi ayılınca çözdüm aga. bak sen ne demişsin :)))

"Bu zor bir sorudur. Bunun en temel sebebi, genelde sorulan soru ile öğrenilmek istenen şeyin uyumsuz olmasındandır. Örneğin bu soru, şu soruyla aynı şeyi öğrenmeyi hedeflemez: "Görüntülerin akıcı olması için, kaç fps ile akması gerekir? " Bu soru da, şununla aynı değildir: "Bir görüntünün titreşik olmaması için kaç fps olması gerekir? " Ki bu soru da, şununla aynı değildir"

aynı kulağı başka elle gösteriyoz.

Örnek al Türkiye :))

Şaman, Hmm anladım üstat, sarhoş muhabbeti yapmak istemişsin ama ben onu yazılı yapabilecek kadar bile ayık değilmişim :D

Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

723 Görüntülenme4 Takipçi1 Yanıt

Konu Başlıkları