Bilmek istediğin her şeye ulaş

Hadi Müslümanlar bunu da siz açıklayın. Sizce neden Müslüman olan Suriyeliler Suudi Arabistan, Bahreyn, Kuveyt, BAE gibi hem şeriat hem gerçek ve iyi Müslümanların olduğu ülkeler yerine Laik Türkiye üstünden Almanya, Fransa gibi Hristiyan ülkelere kaçmaya çalışıyorlar?

Müslümanlığın ne kadar iyi bir din olduğunu anlatırken mangalda kül bırakmıyorsunuz hadi bunu da siz açıklayın!!! Müslüman Suriyeliler, Müslüman ışitlerden kaçıyorlar ve Müslüman ülkeler bunlara kapılarını açmıyor. Zaten bu insanların amacı da Hristiyan ülkelerine kaçmak, anlaşılır da sonuçta kaçtıkları düşman da Müslüman.Düzenle
Müslüman değilim ama yardımcı olmaya çalışayım.

Okuduğum, bildiğim kadarıyla Suriye'den iltica eden iki ana mezhep var ki yine okuduğum kadarıyla bir çoğu bu mezheplere ait olduklarını Türkiye'nin bölücü, ayrıştırıcı, ötekileştirici Müslüman ortamına geldikten sonra öğreniyor. Bu mezhepler de şöyle Esad güçlerinden kaçan Sünniler ve diğer El Nüsra, ışitler falan gibi olmasalardı da olurduk şeklindeki Sünni canavarlardan kaçan Alevi Türkmenler. Tabii bu durumda mezhep çatışmasından kaçanlar diyemeyeceğiz. Bu iki grup da gözlerine aslında refahın olduğu yeri yani Avrupa'yı özellikle de Almanya'yı kestirmiş durumda. Amaçları savaştan kaçmanın yanı sıra yüksek refah seviyesi olan bir ülkeye ulaşmak. Bu göçmenler de biliyorlar ki İslam ülkelerinde gelir ne kadar yüksek olursa olsun refah seviyesi yerlerde sürünüyor olacak, en azından kendileri için. Bu, göçmenler açısından görünen kısım bir de zengin Müslüman devletler açısından duruma bakalım.

Onlar tamamen petrol gelirleri ve Suudi Arabistan'daki haç turizmi gelirleri nedeniyle kendilerini kapitalizmin konforlu kucağına bırakmış durumdalar ve sığınmacıları istemiyorlar. Yani aslında diğer Müslümanları hatta kendileri gibi şeriatçı olan Sünnileri istemiyor onlara kucak açmıyorlar. Müslümanlar arasında böyle bir yardımlaşma geleneği ya da yardımlaşma için ekstra sevap yazılması durumu belli ki yok.

Aslında bakarsanız Türkiye de sığınmacıları almazdı eğer Tayyip Esad'la inatlaşmasaydı, suni seçmen ihtiyacı duymasaydı, ülkeyi iş gücü cenneti yapma gibi bir hayali olmasaydı. Zaten Tayyip ışitleri besleyip savaşı körüklemeseydi belki de sığınmacı da olmayacaktı. Hala silah yardımlarını sürdürüyor ve hala Avrupa'yı suçluyor...

Bir de Hristiyan Avrupa açısından bakalım duruma. Bu arkadaşlarımız aldıkları sığınmacılar için kendilerini sorumlu hissediyor ve onların barınma, beslenme, okul, sağlık gibi hizmetlerini en iyi şekilde sağlamak zorunda olduklarını düşünüyorlar ve yapıyorlar da. Sonuçta Almanya'nın aldığı 750 000 sığınmacı Almanya'ya Türkiye'nin aldığı 3 000 000 sığınmacının Türkiye'ye maliyetinden çok daha fazlasına mal oluyor ki Almanlar onları bizde olduğu gibi ucuz iş gücü olarak da kullanmıyorlar. Bunun yanı sıra Hristiyanlar kendilerinden fakir, muhtaç olanlara dinen de yardım etmekle yükümlüler.

Büyük resim böyle olunca kendimi bir sığınmacının yerine koyduğumda ben de tabii ki demokrasi, hukuk, ahlak ve refahın en üst seviyede olduğu Avrupa'yı bu saydıklarımın hiçbirine sahip olmayan ve beni zaten istemeyen İslam ülkelerine tercih ederim.
  • Paylaş
1

Hakan, Suriye de ki mezhep ve etnik yapı bizim ülkemizden daha karışık. Şöyle ki. Suriye de BAAS rejimi hakimdir. Bu yapı laik bir görüntü çizsede aslında dikta rejmidir. Kürtlere vatandaşlık hakkı tanımazlar mesela, iktidarda bulunan Esad nusayri mezhebinden dir, alevi denilmesinin sebebi de budur ki Anadolu alevilerinden oldukça farklıdır. Dikta sebebi ile ülkede tüm özgürlük alanları mış gibi vardır. Tanışacağınız her 3 kişiden 1 el muhaberat elemanıdır jurnalci ajan yani. Sünni mezhepler Kürt halkına göre sosyal olarak devlet tarafından tanınır vatandaşlık verilmiştir bunlara. Arap baharı gazı ile yukarıda anlattığım 3 ana unsur emperyal planlar ile savaşa sürüklendi , BAAS rejimi korumak için her diktatöryal yönetim gibi aşırı güç kullandı, bir yandan kürtler kimlik kazanma derdine düştü. Sünni mezhepler fırsattan istifade edip BAAS tan kurtulmayı planladı. Arada Türkmenler ve ezidiler kaldı. Ve genel olarak halkın tüm kesimleri saçma bir savaşın içinde buldu kendini. Türkiye ye gelen göçmenler genellikle sünniler ve umutları savaş bitince tekrar evlerine dönmek, avrupaya gidenler kimliksiz kürtler onların amacıda artık refaha ulaşmak. Irak ve Suriye de etkin olan Işit çoğunlukla Hanefi olmakla beraber, vahabi ve şii bir yapıyı da içinde bulunduruyor. Amaçları bölgede askeri bir güç tesis edip Teşeron bir devlet olabilmek. Bu sebeple din dışında sosyal bir ideolojileri yok . Bu kadar karmaşık yapı ise genellikle kuzey Suriye ve Irak sınırında bulunuyor. Haliyle kaçış yolu Türkiye. Neredeyse tüm gruplar rahatça savaştan kaçarken Türkmen ve ezidiler kendi imkanları ile birşeyler yapmaya çalışıyor.

Temelinde mezhep çatışması olan din savaşlarında bu böyle olur zaten, tarih aynı dine mensup insanların mezhep veya siyasi sebeplerle çatışması sonucu çıkan savaşlarda kuvvetli olmayanın başka bir din yada kendilerine sempati duyacak yönetime kaçtığı binlerce savaş örneğine sahiptir. Misal katolik Ortodoks savaşında ortodoksların Müslüman veya Yahudi ülkelerine sığınmaları. Yada osmanlıda kellesi tehlikeye giren şehzadenin Rumlara yada İrana sığınması... Bu acaip bir sonuç değil savaş için. Malum tarih tekerrürden ibarettir. . .
  • Paylaş
İnsanlar dinini yasamak istedigi bir ülke aramiyor ki, cogunun derdi rahata kavusmak ve dünyalik
  • Paylaş
Çünkü oralarda daha rahat yaşarlar.kendi ülkelerin de yapamadıkları rahatça yaparlar.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

54 Görüntülenme6 Takipçi4 Yanıt