Bilmek istediğin her şeye ulaş

Hafızamızın bazı bölümlerini kendi isteğimizle silebilir miyiz?

     Bilişsel Psikolojiye göre; bilinç, bireyin hafızasını kontrol etmesinde önemli bir role sahiptir. Bireyin bilinci iç ve dış etkenlerin uyarısyla hafızayı birinci derecede etkiler. Bazen kontrollü, bazen de kontrolsüz olarak bilinç kendi hafızasından bilgileri eler. Bu eleme işlemi, çok kullanılan bilgileri bilincin derinliklerinden yüzeye çekerken, kullanılmayan bilgileri ise derinlere iteler. Bilgiler eklendikçe, kullanılmayan bilgiler unutulur, yani silinir.
     Bilişsel Psikolojideki araştırmalara göre, bireyin kişisel gelişimi ve özel hayatındaki olaylar, bireyin hafıza gelişimde ve işleyişinde önemli etkiler yaratır. Örnek olarak, bireyin yaşadığı üzücü olaylar, korkular ve travmalar bireyin bazı olayları hatırlamamasına neden olabilir. Bilişsel psikoloji bu olayı, bireyin hatırlamak istemediği olayları, hafızasındandan silerek unuttuğunu öne sürer.
     Bazı bilim adamları ise, hafızadan silme olayının mümkün olmadığını ve bireyin bilinçaltında olayların tutulduğunu; uyaranlar tarafından, doğru şartlar altında ortaya çıktığını iddia eder. Ek larak da, beynin kapasitesinin çok büyük olduğunu ve hafızada yer alan bilgilerin unutulqmayacak kadar küçük yer kapladıklarını söyler. Yapılan araştırmalara göre de, bireyin hatırlamak istemediği her olayı unutamadığını kontrollü ya da kontrolsüz olarak bilgilerin silinmeyeceğini söylerler.
     Öbür taraftan, yapılan araştırmalara göre; bireyin hafızasını kontrol edebilme yeteniğinin genetik olarak varolduğu ve aktarıldığı fakat bu yeteneğin henüz gelişmemiş olduğu iddiası vardır. Bireylerin etraftaki olayları kişisel olarak algıladıkları ve buna göre yorumlayarak hafızalarına attıkları söylenir. Bu aşamada kişilik devreye girer. Kişilikteki tartışmalar da bu araştırma da yer almaktadır. Bu araştırmalarda; bireyin kişiliğinin çeresel ve genetik olarak oluştuğu ve hafızanın da kişisel olduğundan ötürü aynı etkenlerle harmanlandığı ortaya çıkmıştır. Bununla beraber kişiliğin kontrollü veya kontrolsüz değiştirilebileceği gibi, sabit olması da hafızanın da hem değiştirilebilir hem de sabit olduğunu göstermiştir. Sonuç ise hafızanın bazı durumlarda kontrollü olarak silinebileceğini göstermiştir.
    Dr. Emily Holmes' e göre ise; kişilik ile bireyin hafızası birbirine bağlıdır ve birey hafızasının çok küçük bir parçasını değiştirirse, kişiliğinde çok büyük farklılıklar yaratabilecektir. Fakat bu değişimin faydalı olmayacağını ve bireyin kişiliğinin, yaşadığı olaylarla yani hafızasıyla oluşacağını söyler. Yapılan araştırmaların sonucuna göre ise, tecrübelerin ve yaşanmışlıkların insanın hafızasında kapladığı yer, bireyin kişiliğini oluşturur ve bireyin kontrollü olarak hafızasını silmesi mümkün değildir.
  • Paylaş
Bu soru uzun yıllardır üzerinde çalışılan bir konu olmuştur.Silmek diyemeyiz ama,geçmişteki acı hatıraların etkisini azaltmak mümkün.
Önemli olmayan bilgiler ön bellekte,önemli bilgilerse ana bellekte depolanır.Ve bu hafıza katmanlar halindedir,en üst katmanda,en son bilgiler bulunur.
Yaşanan travmatik olaylarsa hem ana belleğe hem de sosyal hafızaya depolanır.Bazen acı veren olaylar ana bellekteki bir çok katmanın arasında kaybolur ve unutulur,ama bedensel dille hatırlanır.
Acı olayların etkisini azaltmak için hipnoz,EFT,NLP ve meditasyon gibi yöntemlerle bilinçaltı temizlenebilir.Ama uzmanlara göre en etkili yöntem TMS yani Manyetik Stimülasyon.Bu tedavi beyne kesinlikle zarar vermez.Beynin sol ön bölgesine uygulanan seanslar sosyal hafızayı resetler ve zamanla kişiyi psikolojik olarak rahatsız etmeyecek hale getirir.Bu tedavi manyetik bir aparat ile baş bölgesine uygulanır.

Bilim Ve Teknoloji

  • Paylaş
Mümkün.
NLP (Neuro linguistic programming) seminerlerini öneririm.
Yakından tanıdığım sevgili bir arkadaşımın yaşadığı bir kayıptan sonra yolu bu seminerle kesişti.. O süreçte anlaşılmadı fakat sonrasında gördük ki oldukça katkısı oldu.
  • Paylaş
Soruyu görür görmez aklıma "Eternal sunshine of the spotless mind" filmi geldi ve gülümsedim.




(2003 yılı yapımı,Michel Gondry'nin yönettiği, Charlie Kaufman'ın senaryosunu yazdığı kendini aşmış bir film.

Görüntülerin, kurgunun, senaryo ve oyunculukların zirve yaptıgı film de diyebilirim.

Konusu ,

Sevdiğiniz insanı, onunla olan anıları beyninizden silebilirsiniz ama aynı şekilde yüreğinizden de silebilir misiniz ? sorusunun üzerine odaklanmıştır.

Tek başına izlendiği zaman, geçmişle büyük hesaplaşmalara iten, sorgulatan, bir filmdir.

Filmin adı klasik dönem ingiliz şairlerinden Alexander Pope'un Eloisa to abelard şiirinde gecen bir mısradan gelir.

Bu film melankoliye sürükler, can yakar her izleyişte. . . )

Parantez içindeki yazıyı , uludağ sözlükten alıntıladım
  • Paylaş
Bilinçli olarak yapılabildiğine dair hiçbir bilgiyle karşılaşmadım henüz. Var mı yok mu bilmiyorum ama bilim buna bi şeyler yapabilir bence.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

1426 Görüntülenme9 Takipçi5 Yanıt