Bilmek istediğin her şeye ulaş

Hangi duygumuz yok olsaydı, hayatımızda nasıl bir değişime sebep olurdu?

Vicdan, merhamet... Varken bu kadar kötü ve zalimse insanoğlu hiç olmamasını düşünemiyorum bile. Büyük bir ihtimal kendi soyuyla birlikte tüm canlıları yok ederdi.
  • Paylaş
Merak duygumuz yok olsaydı bir bitkiden farkımız kalmazdı. Dünyada değişen şeyler, insanlar bizi ilgilendirmez; bir çiçeğin nasıl açtığını bile öğrenmek istemezdik. Bu da yaşamı reddetmek anlamına gelir. Bizler nefes alıyoruz, yemek yiyor ve işiyoruz. Ancak yaşamak tamamen "merak duyulan" bir şeyden çıkagelir.

Yemeği merak edersin, farklı lezzetler keşfedersin. Meraktandır.
Kitap okur, farklı hikayeler öğrenirsin. Meraktandır.
Gezersin, dünyayı tanımak istersin. Meraktandır.
Aşık olur, sevişir, bir bedeni tanımak istersin. Meraktandır.
Bir nehri keşfetmek, bir dağdan atlamak istersin. Meraktandır.

Kısacası hepimiz hayattayız ama bize "Yaşıyorum! " dedirten şeylerin hepsi meraktandır.
  • Paylaş
5

Ferit Binici, Katılmıyorum yazdıklarınıza.İnsan merak etmeden de mecburdur sizin sıraladıklarınıza.Saydıklarınızın hemen hepsi birer ihtiyaçtır.Merak etmesende yemek istersin.Merak etmesende sevişmek istersin.Bu yaradılış kodunda var.Kitap ve gezmek merak kavramına daha yakın duruyor.Bu iki şeyi insan merak etmese bile hayatını sürdürebilir.Sadece entelektüel sermayesi zayıf kalır.

Özge Küpeli, Sanıyorum yukarıda ilk yazdığım paragrafı atladınız. "Bizler nefes alıyor, yemek yiyor ve işiyoruz" derken zaten sizin kastettiğinizi söyledim. Bunlar kişinin bedensel ihtiyaçları ve bunları hayatta kalmak için yapmak durumunda, evet. Ancak benim diğer paragrafta devam edip anlatmaya çalıştığım şey "bunları yaparken +olarak merak da duymak, keyifle yapmak."

Ölmemek için yediğin üstünkörü bir yemekle, kendi ellerinle yaptığın ve keyifle yediğin yemek farklıdır. Keza, soyunun devamı için sevişmek ile bir bedeni milim milim tanımanın verdiği keyif meraktandır, farklıdır.

Hala katılmıyorsanız yine de teşekkür ederim. Farklı düşünceleri görmek de büyük bir "merak" ve keyif benim için.. :)

Ferit Binici, Tabi ki de gene katılmıyorum =)) Ama önce şunu söylemeliyim bir bedeni milim milim tanıma durumunu ilk defa sizden duyuyorum.Nano teknolojinin içimizdeki hislere karışıp arzularımızı bu kadar detaya sürükleyebileceğini tahmin etmezdim.Ama insanoğlu işte sınır tanımayan varlık.Umarım bu milim durumu daha detaylara dökülüp mikroskop kullanmaya sonrasında ise dahiliye durumuna geçilip neşterle deri altı meraka sürüklenmez umarım =))

Bence siz merak etme duygusundan çok arzu etme duygusundan bahsediyorsunuz..Hayatında gıdaya ulaşım sorunu çekip hiçbir zaman tam tokluk görememiş birisi tokluğu merak etmez.Tokluğu arzu eder.Merak bilinmeyenle daha yakın duran bir şey.Siz ise söylemlerinizde temelsel olarak bildiğiniz şeyleri merak ettiğinizi belirtiyorsunuz.Sadece bildiğiniz istekleri yada ihtiyaçları genişletip çeşitlendiriyorsunuz.Ve bu durumu merak olarak nitelendiriyorsunuz.Bence daha çok arzu ediyorsunuz.Mesela verdiğiniz sevişme örneğini irdeleyelim.Her iki durumda da aynı aksiyonu gerçekleştiyorsunuz.Çocuk yapmanın matematiği olmadığı için.Bu durumun adı da seks yapma oluyor.Aradaki tek fark sadece bir prezarvatif.Çocuk yaparken prezarvatif takılmadığına göre his artışı daha yoğun olacağı için sizin milim milim diye tabir ettiğiniz duruma daha yakın durmuş oluyor.Ve sizin tabir ettğiniz farklılığın tam tersi oluyor.Belkide doğal olan inorganik olan hayal ve arzularımızı yeniyor.Toparlayacak olursam buradan şunu anlamalıyız ki fazla merak iyi değildir sözü sanki sizin için söylenmiş =))
Son söz olarak hala katılmadığıma teşekkür ediyorsanız.Bende rica ederim.Farklı düşünceleri görmek merakın yada benim tabirimle arzun ise sana bol şans dilerim =))

Özge Küpeli, Sanırım size laf yetiştiremeyeceğim.. Her şekilde katılmayacaksınız, belli. Mühim olan bu olmamakla beraber ben de hala düşüncemin arkasındayım. "Arzu"nın çıkış noktası nedir peki? Yine merak duygusu. Bilmediğin bir şeyi arzulayamazsın ilk, merak edersin. Ben hala merak duygusu olduğu kanısındayım. Fazla merak da göz çıkarmaz, kendini biliyorsan eğer.

Iyi akşamlar dilerim.

Ferit Binici, 1. cümlenizde sitem var.2.Cümlenizde hem ön yargı hemde teslimiyet.3. Olarak da şunu sorabiliriz merakın çıkış noktası nedir ? Arzu edilenlerde merak edilemez mi ?=)

"Yabancılaşma" duygumuz yok olsaydı belki her şeyi olduğu gibi kabul edebilir, dünyadaki sınırları ortadan kaldırabilir, insanlar arasında ve insanlar ile diğer canlılar arasında ayrım yapmaz, yeryüzünde daha ortak paydalarda yaşama şansını elde edebilirdik diye düşünüyorum.
Korku duygusunun da en az ölçüde olacak şekilde, yani yaşamsal mekanizmalara faydalı olduğu düzeyde kalmasına bir şey demem. Çünkü korku büyük ölçüde gereksizdir ve yaşamı kısıtlayıcı rol oynamaktadır. Dolayısıyla korku da bu düzeye indirgenebilseydi yaşamın tümüyle daha kolay, sansürsüz, kavgasız olabileceği beklenebilir.
  • Paylaş
Mutsuzluk yok olsaydı, daha kolay bir hayatımız olurdu. Belki daha enerjik, daha verimli olabilirdik bizi oyalayan bu duygudan kurtulduğumuzda.
  • Paylaş
Doyumsuzluğumuz yok olsaydı, diğer bütün duyguların yok olmasına ve yok edilmesine gerek kalmazdı.
  • Paylaş
Aşık olma. Aşk cinayetleri olmazdı mesela. Romantik şarkılar şiirler bu kadar popüler olmazdı.
  • Paylaş
Andre Gıde pastoral senfonisinde İncil 'den bir bölüm aktarıyor hatta iki kere yapıyor bunu . ''Eğer kör olsaydınız, hiç günahınız olmazdı'' diyor. Gerçekten görmeseydik böyle bir durum ortaya çıkardı. Ama onun aksine sevgiyi de çok kavrayamazdık.
  • Paylaş
Aidiyet duygumuz kaybolsaydı dünyadaki tüm sınırlar ortadan kalkardı.
  • Paylaş
1

Melda Kara, Aşk yok olsaydı bazen iyi bazen kötü olurdu ama en azından insanlar üzülmezdi

"Sevgi" Sevme ve sevilme ihtiyacını karşılayamayan insan, amaçsız bir yaşam döngüsü içerisine girip büyük bir boşluğun içinde bulur kendini. Bizi hayata bağlayan en güzel ve belkide en önemli duygudur SEVGİ :)
  • Paylaş
İnsan ırkındaki sahiplenme duygusunu yok edebilmiş olsaydık;
Her açıdan insan ırkı yaşam kalitesini artırırdı.
  • Paylaş
Kaygı olmasaydı büyük olasılıkla tehlikelerden kendimizi koruyamazdık ve insan bunca zamandır dünyadaki varlığını sürdüremezdi.
  • Paylaş
2

Seda Atadan, Korku öğretilen bir duygu ilk doğan çocuklarda korku kaygı olmuyor ? Değil mi ?

Ismail Barış Salman, Bazı korkular öğrenilir, bazı korkular ise türe özgüdür. Yüksek ses, yükseklik, karanlık türe özgü korkulara örnektir. Ancak aradaki ayrımı tam olarak yapmak bir korkunun öğrenildiğini ya da doğuştan geldiğini söylemek çok kolay değildir.

Her duygunun farklı bir güzelliği vardır . Ama SEVMEK OLMASAYDI DİĞER HİÇBİR DUYGUNUN BİR ANLAMI KALMAZDI . Diğer duyguları mutluluk, huzur ve ayrılık acısı da dahil bütün duyguları sana öğreten sevgi dir.

  • Paylaş
Ebedi olarak yaşayabileceğini bilme (sonsuzluk) duygusu yok olsaydı insan yaşamaktan tat almayan, yaşamak istemeyen bir varlık haline gelirdi. Düşünsenize, öldükten sonra siz yoksunuz.... Bir daha hiç olmayacaksınız......
Bu yüzdendir ki insan Cehennem de olsa beka (bakilik, ebedi yaşama) ister.
  • Paylaş
Bütün duygular birdir aslında vücudumuz her duygusu bir şiir bunu kullanmasını bilenler ise şair tabi ki tüm duygularımız önemli asıl yok olmaması gereken onları dışavurum yapan gülmek ve ağlamak eğer biri kaybolursa her ikisi de eksilir hayatımızda.. .
  • Paylaş
Öfke , çok baskın ve etkili bir duygudur. Unutmamalıyızki kötü olarak görünen bir çok duygunun faydalarıda vardır. Misalen; Sıkıntı , kimse istemez ama büyük nimettir. Sıkıntı insanı olgunlaştırır, düşünmeye ve arayışa sürükler. Öfkede içeriğine göre, insanı hırslandırır , cesaretlendirir, kinlendirir, vs. Olmasaydı hayatımız daha kontrollü, sakin ve daha sevgi dolu olurduk. Ama yinede çok az miktarda olmalı. Dediğim gibi her kötü duygu aynı zamanda gereklide. Olması gerektiği kadar olmalı.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

406 Görüntülenme17 Takipçi15 Yanıt

Konu Başlıkları