Bilmek istediğin her şeye ulaş

Hiçbir şey bilmiyorsam mesela. Ne öğrenmemi tavsiye edersiniz?

Çocuk yaşta sayılmam ama kendimi çok büyümüş de hissetmiyorum. Bir boşluktayım sanki. 'Ne biliyorsun?' diye sorsalar, anlatmaya nereden başlamalıyım ve anlatacak şeyleri nasıl biriktirmeliyim bilmiyorum... Biraz daha açmaya çalışayım. Sizce nedir en değerli olan? Yaşama anlam katma çabası, felsefe ya da din mi? Duyguları ortaya dökme uğraşı, sanat mı? Yok biraz daha gerçekçi olmak gerekirse, para kazanmak mı? Boş bir kavanoz gibi hissediyorum kendimi. Doldurulmalıyım. Peki ama neyle?Düzenle
-Kendine saygı duymayı öğren. ! (Temiz ve bakımlı ol, sağlığına dikkat et, hal ve hareketlerinde ölçülü ol.)
-Aileni sevmeyi öğren, kendi aileni kur, mutlu et sevdiklerini, bağlan.
-Dost edinmeyi öğren, yardımsever ol, ara sor, paylaş.
-İnsanları sevebilmeyi, canlıları sevebilmeyi, ait olduğun mahalleyi, semti, şehri ülkeyi sevebilmeyi öğren, bağlan.
-Oku, Türk klasikleri, Dünya Klasikleri ve başyapıtları. Ahmaklar tecrübe ederek, akıllılar başkalarının tecrübelerini okuyarak öğrenirler. Her kitap bir dünya, hem de hap haline getirilmiş, yut onu.
-Artık taklit etmeyecek, ya da hep genel derlemelerle paçayı kurtaracak aşamayı geçtikten sonra, kendin ol, keşfettiklerine baktıklarına yeniden bak.

Kavanozu sevgiyle, bilgiyle doldur. İnsan olmaktan vazgeçme. Para kazanma üzerine felsefe yapma, kazan, işine bak. Anı, günü, bulunduğun yaşı, yaşa, erteleme. Olmayacak işlerle uğraşma.

Matriks' te önemli olan sevgidir, kendisinin farkına varmış bilinçtir, aydınlanmadır.

Nasıl ki sana evlat kokusunu, dokusunu tarif edemeyeceksem, benim yaşadığım henüz senin yaşamadıklarını da tarif edemem, sen kendin keşfedeceksin.

Okul bir şey öğretmez aslında, sadece öğrenmeyi, keşfetmeyi, soru sormayı öğretir. Bilinç açıldı mı, şüphe duyar ve soru sorar, sonra macera başlar.
  • Paylaş
3

Bazarov, Çok teşekkür ederim. Aldığım en tatmin edici tavsiyeler bunlardı.

Ahmet Avcı, Niye kimse bana sataşmıyor, benim başım kel mi?

Bana da sataşın yahu...

Bazarov, On beş gündür cevizler odamın köşesinde duruyordu. Sonunda bugün gittim bir ceviz kıracağı aldım. Kardeş payının 21. bölümü ekranda dönerken bir ceviz kırma hırsı başladı bende tarif edemem. Nasıl da sert vicdansızlar. Ceviz kırmak deyimi ne demekmiş düşündüm biraz. Dizi bitti okumam gereken makalelere dönecem dönemiyorum. Taam makale okumak zaten güzel değil de ceviz kırmak bir tatmin olma yöntemi resmen. Böyle sıkıyorsun sıkıyorsun elin acıyor kırılmıyor vicdansızlar. İnsan hırs yapıyor. Son 5 dedim. Bilerek yanlış saydım 6-7 falan oldu sanırım 8.ydi bu sefer harbiden zordu. Çetin ceviz deyimini de bir kez daha düşündüm. Bir de böyle çok sıkmışken kırılınca patlıyor etrafa dağılıyor kabuklar uyuz oluyorum. Yetmezmiş gibi cevizler de dağılıyor. Neyse.. O son cevizi kırmak için böyle tüm gücümle sıkıyorum artık... Bu son artık bitiyor diyerek elimin acısına da katlanmaya çalışıyorum.. Bir an arada ceviz varken 60 dereceden fazla kapanmayan kollar paralel oldu gibi hissettim. Ama yine de durmadım sıkmaya devam ettim. Meğer ceviz kıracağı kırılmış. Metal şey anasını satıyim nasıl kırılıyor ki.. Markete gidip çirkeflik mi yapsam dedim ama etkili çirkeflik yapabilen biri değilim o nedenle vazgeçtim. Ama atmaya da kıyamadım daha birkaç saat önce on beş lira vermiştim. Nasıl kırılır lan bu metal diyerek bıraktım dolabın üzerine. Markasına bakıp netten bir araştırma yapayım dedim. Açtım bilgisayarı daha arama yapamadan önümdeki sayfayı bir güncelleyim dedim. Sonra bunları anlatırken buldum kendimi. Dinlediğin için teşekkür ederim.

Kendini, zevk aldıklarını ve bütün bunlarla neler yaparsan mutlu olacağını keşfetmelisin. Bilinmez ama uzun bir hayat var önümüzde. Orada kendini nerede görmek istediğini keşfet sonra öğrenmeye başlayacaksındır zaten
  • Paylaş
13

Bazarov, Peki nasıl keşfediliyor bunlar?

Belgi Saygı, Deneyerek ve yaşayarak. Hayatta zevk aldığın şeyleri belirleyerek, bu renkler bile olabilir. Farkındalık ve çoğaltma güdüsüyle

Bazarov, Kendi adına bunu başardığına inanıyor musun? Bu söyleyeceğimi şahsi algılama ama bana bunlar ucuz laflar gibi geliyor. Bana sonucunda ulaşacağım bilgeliği şık kelimelere söylüyor herkes ama yöntem yok. Ben de çok şey istiyorum belki ama istiyorum :)

Belgi Saygı, Açıkçası başarıp başaramadığımı öldüğüm zaman anlayacağımı düşünüyorum. Daha da detaylandırırsam biraz uzun olacak. Ama anlatmaya çalışayım. Çok uzun zaman önce, kendimi, bilgimi ve etrafımı sorgulamaya başladığımda, o sıralar yaşamın şifresini çözebileceğime inanıyordum. :) Neyse baktım ki böyle olamayacak. En azından benim ömrüm yetmeyecek. Şöyle düşündüm; benim ömrüm yetmiyorsa, insanlık bunu başarabilir. O zaman bana düşen; insan olmak (nedir insan olmak, uzun bir konu), sağlıklı olmak, üremek ve üretmek. O zamandan beri kendi çocuğumu yapma hayalim vardı. Egoist bir karar olabilir tabii bu. Sonrasında da ya çocuğum olamaz ve ideal insanı ben yetiştiremezsem ne yaparım diye düşündüm... vs. uzar bunlar. Netice de benim bir nevi misyonum belirginleşmeye başladı. Faydalı olmak. Bu kendini biliş, kendini tanıyış, ömrünün her anında yeniden şekillenir, boyutlanır, belki anlamları değişir. Lakin kendini bildiysen, kolay kolay da yıkılmıyorsun, ona eminim. Başarıysa bu da benim başarım. Küçük bir tavsiye, öfkelerinden beslenmemen gerektiği. İstersen işe spor yaparak başla. Bedenini ve onun temel ihtiyaçlarını nasıl giderebileceğini öğren. İstersen resim yaparak, istersen maket, istersen müzik... Bir yerden başla...

Bazarov, Söylemek istediklerini anlıyorum benzer süreçlerden geçiyoruz ama ben deneme yanılmayla yetinmek istemiyorum. Öldüğümde öğrenecek olsam bile çok geç olacak. Gelişimimi hızlandıracak bir şeyler olmalı, başka insanların tecrübelerinden faydalanmalıyım diye düşünüyorum. Anlık bir örnek vereyim, bugün arkeoloji müzelerini ziyaret ettim ve eve döndüm. Gördüklerimin çok azını anlayabildim çünkü arkeolojinin ne demek olduğunu bile tam olarak bilmezken roma imparatorluğu eserleri, mitoloji, mısır kültürü falan fazla geldi. Şimdi ben bunları öğrenmeli miyim acaba. Böyle yüzlerce belki binlerce farklı disiplin var. Ve çok az zamanımız var. Yarın sabah gelip benden maksimum verimi almaya çalışacak, biriktirdiğim azıcık şeyi geri isteyecek insanlar var. Büyük ihtimalle önümüzdeki 5 gün boyunca da durup düşünmeye çok fazla vaktim olmayacak. Saçma gelmiyor mu sana da?

Belgi Saygı, Hayır. Bu tamamen bir tercih meselesi. Sen de söylemişsin, fazla geldi diye. Demek ki ihtiyacın yok. En azından şimdilik. Yani yarın veya ilerde bir gün merak edebilirsin.
Bunun haricinde bilmenin getirdiği güzellikler de var tabii. Ama önceliklerin farklıysa ve onlara yeterince özen gösteriyorsan, kendini kötü hissetmeni gerektirecek bir şey de yok bence

Bazarov, Tamam işte nihayet benim en baştaki soruma geldik. Ne olmalı önceliklerim? Hani demiştin ya tecrübe ederek diye. Arkeolojiyi de tecrübe etmeliyim belki de. Mitolojide belki de sorularıma cevaplar. Ama belki de değil. Nereden bilebilirim?

Belgi Saygı, Eğer merak ediyorsan müzede neler olup bittiğini. Mitoloji okumayı deneyebilirsin. Azra Erhat mitoloji sözlüğünü al, arkada soy ağaçlarını incele ve Zeus'tan başla, bir bakmışsın nerelere gelmişsin.
Sonra da Aleaddin Şenel'in toplum bilim kitabı var oradan de ilkel toplum, mülkiyet ve sınıf kavramlarına girebilirsin. Bir de önemli bir kaynak daha var ki Server Tanilli'nin kitabı. Şu an ismini hatırlayamıyorum. Buralardan başlayabilirsin.

Belgi Saygı, Uygarlık Tarihi - Server Tanilli :)

Bazarov, Teşekkür ederim tavsiyeler için. Kitaplardan en az birini mutlaka okuyacağım. Somurtkan şirin görevimi bitirmeye karar vermesem okunacak kitapların çokluğundan da dert yanardım ama yeter artık dimi :) Vaktini ayırdığın için de sağol..

Belgi Saygı, Rica ederim :)

Belgi Saygı, Ama birini okuycaksan Uygarlı Tarihi'ni oku en azından :)

Bazarov, Peki, ekledim listeme.

Sakin, aslında kimse birşey bilmiyor. Sadece biriktiriyor farkında olmadan ve yeri geldiğinde bildiğini anlatıyor. Konu bu kadar basit. Mutlu olduğunuz, kendinize ailenize dostlarınıza zaman ayırdığınız ve geleceğinizi planladığınız sade bir hayat 35 yaşında sizi bilge havasına sokacaktır Raad olun mutlu olun bence : -) : -)
  • Paylaş
2

Bazarov, Bence de kimse bir şey bilmiyor. Ama herkes de kendisinin kültürlü olduğunu düşünüyor komik değil mi? :)
Tavsiyelerinize katılıyorum ama bunun net bir tarifi dengesi yok ki. 35 imde cool olma rehberini bulsam hemen uygulardım.

Hakan, O da yok maalesef. Bilge havasına sokacaktır diye yazmıştım. :-) hele hele cool bir bilge rehberi çok mümkün gözükmüyor.

Her şeyi bilemeyiz. Bazı şeyleri bilmeden de ölebiliriz, bu bizi rahatsız etmemeli.
Ancak "huzursuz bir ruh"a sahipsin. Bunun sen de farkındasındır. Ben de bu tiplerden biriyim.
Henüz gencim, okuyorum, çalışıyorum, hayallerim, hedeflerim var. Ama bazen aynı böyle düşüncelere dalmadan duramıyorum.

Sana ne yapman gerektiğini söyleyemem zira ben de bilmiyorum. Sadece ne yapacağımı söyleyeyim, sanat yapacağım. Bir şekilde. Çünkü böyle ruhların kurtuluşu sanata sığınmaktır.

Hangi sanat dalına yatkın olduğunu kendin bunu deneyerek karar vermelisin. Yani özetle "sanata sığın" :)
  • Paylaş
8

Bazarov, Teşekkür ederim yorumun için. Birisi daha sanatla uğraşmamı tavsiye etti. Belki de haklınız ama şunu da sormalıyım, nereden bu kanıya vardınız? Hani demişsin ya 'böyle ruhların kurtuluşu sanata sığınmaktır' çok iddialı değil mi? :)
Ve bir diğer soru. Hangi sanat dalı olabilir acaba ve nasıl keşfedebilirim. Senin bir denemen oldu mu?

Özge Küpeli, İddaalı kabul ediyorum. Ama düşünmekten yoruldum, inan. Bir işte çalışıyorsun, okullar okumuşsun, iyi giden bir ilişkin var, seni seven arkadaşların var. Ama hala bir şeyler eksik gibi. Bu durum tamamen şımarıklık. Ve bundan nefret ediyorum. Ama hala böyle düşüncelere daldığım ve içinden çıkamadığım zamanlar oldu. Ben de kurtuluşu ne bileyim, sanatta buldum. Baktım, gerçekten nefes alabiliyorum. Huzur doluyorum. Düşünceler geçiyor. "Tamam, kurtuluş bu" dedim.

Belki komik olacak ama ekşi sözlükten bir arkadaş da şurada anlatmış biraz, düşüncelerinin çoğuna katılıyorum. Bir oku istersen : yahnihalda.blogspot.com.tr/2012/05/huzur...

Ve evet, müzik yaptım. Söylüyorum, çalıyorum. Edebiyat ile de uğraşıyorum. Bir online portalda yazıyorum. Grubumuz vardı, yürümedi. Ama tekrar başka birkaç sanatseverle sanırım grup işine gireceğiz. Sana tavsiye vermek haddime değil ancak; hobi olarak başlamayı düşün, eğer baktın keyif alıyorsun, yeteneklisin de, huzur buluyorsun, kafanın içi biraz duruldu, devam et. Nereye kadar giderse..

Şahsen ben öyle yaptım, yapıyorum. Ama hangi sanat dalına yöneleceğine bir önceki yorumumda da dediğim gibi, sen karar vereceksin.. Aslında bu vakte içinde yapmak istediğin bir sanat yahut gördüğünde seni heyecanlandıran bir şeyler vardır, biraz araştır, iç sesini dinle, ne biliyim ne yaparsan yap ama bir şekilde "başla."

Hep diyorum yine diyeceğim : "Tek bir hayatımız var." Geç kalıyoruz çoğu şeye, yazık oluyor. Ayrıca hiçbir şey bilmiyorum deme cesaretini gösterebildiğin için de seni kutlarım. Bu bir erdem bence..

Memnun oldum. Umarım biraz olsun "anlaşılmanın verdiği huzur"a sebep olmuşumdur.. :)

Bazarov, Ben de çok memnun oldum bu nedenle sana cevabını akşam keyifle ve sözcüklerimi özenle seçerek vereceğim :)

Bazarov, Yalnız şunu da ekleyeyim ilk kez 'huzursuz ruhsun' dediğinde sevmemiştim ama yazıda anladım ve kendimi tanıdım. Gerçek hayatta bir iki, edebiyat dünyasında birçok tanıdığım huzursuz ruh daha var seni tanıştırırım istersen :)

Özge Küpeli, isterim tabi :) bütün huzursuz ruhlar ele ele verirsek her şeyi darmadağın edip gidebiliriz..

Bazarov, Önce senin şımarıklık dediğin şeyden bahsetmek istiyorum. Görünürde her şey güzel de olsa seni tatmin etmiyor olması bence çok normal. Demek ki o saydıkların senin ihtiyaçlarını gidermeye yetmiyor ya da daha fark etmediğin başka ihtiyaçların da var. Onları anlayabilmek lazım. Ama sığınacak bir yer bulduysan, söylediğin gibi müzik mesela, ne mutlu sana. Ona sıkı sarıl :)

Benim de zevk aldığım birçok şey var aslında, hayata dair fark edebildiğim önemli şeyler de olduğuna inanıyorum ama bildiklerimin bilmediklerimin yanında çok küçük bir yer kaplıyor olması beni biraz rahatsız ediyor. Bu bilinmezlik içerisinde savrulup durmak garip bir his. O mu değerli, bunu mu öğrenmeli derken yıllar geçiyor. Karamsar bir hava yaratmak istemiyorum, öyle biri de değilim zaten ama ne bilim işte.. garip :)

Son olarak, o arkadaşın huzursuz ruh dediği tiplere ben hastayım. Özellikle bir kitapta, filmde falan öyle bir karakter görürsem ilginç bir tatmin duygusu yaşıyorum onu okurken ya da izlerken :) Aynı sıkıntıları bir başkasıyla paylaştığını bilmek rahatlatıyor herhalde insanı. Senin de daha benim hakkımda hiçbir şey bilmeden gelip de bak biz bunlardan biriyiz demen hoşuma gitti, mutlu oldum :)

Özge Küpeli, Seninkisi sadece "bilmediklerini gördükçe kapılan bir huzursuzluk hissi ise" bunu daha çok okuyarak, gezerek bir şekilde giderebilirsin.

Benim bahsettiğim ile yazıda bahsedilen huzursuzluk ise, hayatın her alanında -mutlu zamanlarında bile- süregelen bir duygu durumu.

Yola çıkmaları herzaman sevmişimdir mesela. Kim sevmez? Ama o varışlar, bir yere varacak olma durumu beni huzursuz eder mesela, en basitinden.

Sanırım "yolda" olmak, en huzurlu hissettiğim vakitler. Bir yere varmadan, sadece yolda kalmak..

Bütün huzursuz ruhlara gelsin o zaman :

:)

Bazarov, Seni tam olarak anlayabildiğimden emin değilim. İstersen daha somut örnekler vermeyi dene, istersen akışına bırakalım başka konularda yine denk geliriz belki :)

Bu soruların hepsini sorma yeteneğine sahip olan, içinde kaybolmuş adamı bul o sana ne yapacağını anlatır zaten. Eğer insan kaybolduğu hissine varırsa ki, bence kendini bulma savaşını başlatmıştır, onun için ilk önce kendindeki bu stresi ve endişeyi yenmeye calış ve rahatla ne yaparsan yap sorunlar seni bırakmaz veya sen sorunları bırakmazsın insan böyle vardır . İnsan kendi ideolojisinin rehberi olmalıdır kimse sana rehberlik edemez bu konuda ben sana herhangi bir yöntem söyleyip o yöntemle kendindeki eksiklikleri tamamlayacağını söylemem benim acizliğimi gösterir bence çünkü hiç bir insan tam anlamıyla başka bir insanı anlamaz ... İnsanların bazıları , başka hayatların parazitleri halinde yaşarken bazıları kendi hayat mücadelesini vermeye ceht gösterir onun için içindeki enerji neyse serbest bırakmaya calış ve o sürekli bastırdığın duyguları bastırmaktan vazgec , değişecekse bazı şeyler değişsin senin değişmen senin adına iyi sonuçlar doğuracağı kanısında değilim başarılar ...

  • Paylaş
:))Gerçekten somurtkan şirinsin sen. Memnuniyetsizliğini sevdim ama fazlası hem sana hem çevrendekilere zarar. Zaten bir şeylerden memnun değilsen ve değişsin diye bunu dile getiriyorsan, değişmesi için çaba harcamaya başladın demektir. Bu yorumlar da kızdıklarını zamanla kabul edeceksin yada saçma bulmaya devam edeceksin. Şunu idrak etmelisin belki de; bu hayat senin. İnsanların sana söylemeye çalıştığı da biraz bu. İnsanlar aynı deneyimleri yaşasalar bile hepsinin çıkarımları başka olabilir. Bir eylemi "sadece " yapmalıyım düşüncesi ile uygulamaktaysan; acaba bu senin kendini yetersiz görmenden dolayı mı yoksa etrafındaki insanlara yetersiz olmadığını ispat etmeye çalışmandan dolayı mı? Kaldı ki "değer" anlayışını soracağına bunu araştır mesela!:) Madem insanların fikirleri sana yetersiz geliyor sen bu kavram üzerine yaptığın araştırma neticesinde bir sonuca var. Buna zamanın mı yok? Kısa yoldan gaza mı gelmek istiyorsun? Olamıyor o pek. İnsanlar kendi doğrularını başkalarının da kabullenmesini ister. İstediğin başkasının doğrusu mu? Her şeyi yapabilirsin, mutlaka bir şeyler yapmalıyım kafasını yaşıyorsan. Kitap okursun, çizim yaparsın, yazarsın, gezersin ne istersen yapabilirsin. Ama bunlar hemen şekillenecek şeyler değil, sabırlı mısın? İnsanlara "ben ne istiyorum sizce? " diye sorar gibisin. Olması gereken bu soruyu senin kendine sorabilmen sanırım.

Daha bugün okuduğum bir paragraf vardı, işine yarar mı bilemem!
"... Bir şey elde etmeye çalışan zihin asla saadet bulamaz, o her zaman gergin olacaktır. Ve ne zaman bir şey elde edilirse bir şey elde etmeye çalışan zihin, engellenmiş hissedecektir çünkü artık yeni hedefler oluşturulmuştur... . "
  • Paylaş
8

Bazarov, Öncelikle merhaba :)
Sanırım bu başlığı neden açtığımı sana biraz daha açıklamalıyım. Beklentim değişik insanların öğrendikleri ya da yaptıkları için keyif aldıkları şeyleri benle paylaşmaları idi. Peki neden böyle bir şeye ihtiyaç duydum? Çünkü kendimce cevap verdiğim o açıklamadaki sorulara; tanımadığım, farklı çevrelerden olması muhtemel insanlardan daha zengin cevaplar elde edebilirim diye ümit ettim. Tüm fikirleri sevmedim evet bunu belirtmeliyim. Sevmek zorunda olduğumu da düşünmüyorum. Benim için son derece ciddi olan bir soruyu insanların bir yerden duydukları şık cümlelerle savuşturmaları ve işin kötüsü bunu farkında olmadan yapmaları beni yer yer kızdırdı. Cevap vermeden önce iki dakka kafa yorsunlar istedim.

"Ben ne istiyorum sizce?" değil de "bir insan ne istemeli sizce" diye sormak istedim evet. Buna cevap verebilirsin. Kendime bunu da, size sormadan önce çok kez sordum ama henüz cevaba ulaşamadığım için yardım istiyorum bunda yanlış olan ne var? Farkında olduğun üzere cevapları olduğu gibi kabul eden bir yapım yok. Kendimce ölçüp tartıp değerlendiriyorum. Yanlış olan ne var bunda?

Ayrıca ben somurtkan bir insan da değilim. Sadece insanların boş konuşmasına tahammülüm online platformlarda daha az. o kadar :)

Eskiz, Savunmaya geçmene gerek yok:) Herkesin yanıtından hoşnut olmaman ve hemen kabullenmemen aslında daha sağlıklı. Uygulansın uygulanmasın, sonuç alınsın alınmasın yapılan yorumlar alıntı gibi algılanmakta.
Ki geneli öyle. Öyle olduğu duyulmuş görülmüş ama uygulanamamış bile:)

İnsan "Ne istiyorum ben?" sorusunu kendisine sormaktan çekinmemeli, geçiştirmemeli. Başkası adına ben yapmamalıyım bunu. Kendisi idrak edebilmeli. Aksi halde benim deneyimlerim ona sadece yapay gelecek, o "hissi" taşımadığı için.
Bir insan "birey" olabilmeyi istemeli öncelikle. Etrafındaki insanları kendinden uzak tutmak yada sevgi gösterisinden kendini soyutlamak anlamında değil. Kendi alanını yaratabilmeli. Aksi halde birileri tarafından sürekli "olmalı" düşüncesiyle yönlendirilecek ki olan bu. Bu "olmalı" lar arasından seçim yapabilmek bile birey hissi uyandırmakta ama sadece uyum sağlıyoruz ve kalabalık ne yaparsa ona yönlendiriliyoruz. Oku ama öğrenmek için değil bu işte para var: Evlen aile kur ama sevdiğin için değil artık yaşın geldi. Çocuk yap, torun istiyorum hem sana kim bakacak ileride! Gidişat ağırlıklı bu, ve "olmalı" lar sana dayatılmakta sen üzerine düşünmeden uygulamaktasın. Bu mevzudan kurtulmalı insanlar öncelikle. Kurtulduğu vakit, kendisini daha özel hissedecek, ailesine duyduğu sevgi ve değer daha özel olacak, yaptığı her ne ise daha severek yapacak.

İnsani değerlerin ve aile kavramının rahatlıkla algılanabileceğini ve aslında herkeste var olduğunu düşünüyoruz değil mi? Yok öyle bir şey. Herkesin algılayışı ve yaşayışı başka.
İnanışlar ve mitolojiyi araştırmak , başka pencerelerden bakabilmek adına bir adım. Uzman olmaya gerek yok. Bunlar sanat, sosyoloji, din mevzuları ile bağlantılı ve neyin ne zaman neden öyle algılandığı şimdi kimin neden ne niyetle o pencereden baktığına dair fikirlerinin oluşması, dayatmalarla hareket etmeyi seçmemen yada seçiyorsan bile bunu kendi kararınla uyguluyor olman açıcından başlangıçtır.Ve empati kurmak için birebir olabilir. Empati kuramayan insanın algısı zayıftır, o denilen insani değerler gibi bir çok mevzu üzerine kafa yoramaz. Düşünmek işine gelmez.
İşin aslı araştırdıkça araştırmak gelir insanın içinden .(ama işte kimine göre zaman kaybıdır bu, kafası o şekilde işliyordur)

Bana iyi gelen bu tarz kitaplardı; bir kitap okurken diğerine zemin hazırlaması ve buna benim yatkın olmam. İnsanların yaşa, keyfini çıkar, umursama tavsiyelerini dinlerken yada okurken burun kıvıran ben; yaşayarak deneyimledim ve kafamda şekillendi. Başkasının hata olarak gördüğü şeyler, benim kendimi törpülemem oldu. Kısacası insanlar deneyimlemeyi öğrenmeli! Ki şekillenebilsinler. Bunu da yapmak zorunda olduğu için değil, kendisi istediği için yapmalı. Uyanabilmesi içinde gözü kulağı kalbi hep açık olmalı. Okumalı dinlemeli ve yaşamalı.
Öyle şeyler:)

Bazarov, Sen öylesin sen böylesin der gibi konuştuğun için açıklama yapma gereği hissettim yoksa problem yok :)

İkinci paragrafın üzerine söyleyebileceğim fazla bir şey yok çünkü benzer düşünüyoruz. Albert Camus nun yabancı kitabı çok sevdiğim bir kitaptır. Sen de okuduysan ne demek istediğimi belki daha iyi anlamışsındır. Senin bahsettiğin biri gibi olmadığıma ikna etmekle vakit kaybetmeyeceğim zamanla anlaşılır zaten daha konuşursak.

Çok güzel bir şey söylemişsin, araştırmak daha çok araştırman gerektiği hissine kapılmana sebep oluyor. Benim düştüğüm boşluğun sebebi de tam olarak o. Son 1-2 yıl içerisinde hayatımda okumadığım kadar kitap okudum ve ne kadar az bildiğimi anladım. Buradaki bilgi yaşama insana dair bilgi.

Şöyle anlatmaya çalışayım, bir ormanın içinde yaşadığımızı düşünelim. Önceden ormanın içinde bir evde, 4 duvarın arasındaydım, evin içinde güvendeydim ve ormanın içinde ne olduğunu iyi bildiğimi düşünüyordum. Şimdi ise, duvarlarım yıkıldı. Artık özgürüm, sınırlarım yok ama güçsüzlüğümü ve savunmasızlığımı hissediyorum. Bilmem anlatabildim mi? Şunu da ekleyim, güçsüz ve savunmasız derken bir korkuyla söylemiyorum bunu ama şu koca ormanda, düzende ne kadar basit bir rolüm olduğumu fark ettim hepsi bu.

Eskiz, Güzel ifade etmişsin son paragrafta ama yine de çok genel ve mecazi. Çünkü her sormak istediğin soru ve almak istediğin cevap süreç ilerledikçe katlanıyor:) "Bu düzene nasıl uyum sağlanır?" dan, "yaşamın anlamı ne?" ye kadar gidebilir o yelpaze. Sürekli soru cevap şeklinde ilerlemesi gerekiyor gibi diyaloğun. Tane tane didikleyerek sorma ihtiyacı hissediyor insan o da şu an için zorlama!

Bazarov, peki nedir bu şartlar altında bana önerin?

Eskiz, Hala önerin nedir diye sorulmakta ise; susmak en iyisi:)

Bazarov, sen de sevimsiz şirin olabilirsin bence :P

Bazarov, Ben red :P

Hiçbir şey bilmediğinizi bilme bilgisine erişmişsiniz, ne güzel. Çoğu insan depoladığı milyonlarca bilgiyle o bilgeliğe ulaşamıyor. Bence kendinizi artık rahat bırakabilirsiniz. O hayatın anlamı dediğiniz şeyin de peşinde koşulmasına gerek olmadığını ileriki yaşlarınızda fark edeceksiniz. Canınız sanat tüketmek istiyorsa tüketin serbestçe. Yok felsefeye ilgi duyuyorum derseniz açın felsefe okuyun, gerçi çağımızda buna da artık çok gerek olduğuna inanmıyorum. Din öğrenmek istiyorsanız geldikleri sırayla açın din kitaplarını okuyun. Bilime ilgi duyuyorsanız İnternet elinizin altında, dünyanın hemen her üniversitesinin kütüphanesine girip bilim öğrenebilirsiniz. Hatta MIT tüm derslerini kamuya açtı, bir bilim dalını lisans seviyesinde bile öğrenebilirsiniz.

Bence hiçbir şey bilmediğini bilen bir insanın daha fazla bilgiye ihtiyacı yoktur, bundan sonra alacağınız her bilgi bonus hanenize yazılacak.. .
  • Paylaş
3

Bazarov, Hiçbir şey bilmemenin ve bunun farkında olmanın rahatlığıyla yaşamak sahiden güzel. Olaylara bakış açım da, insan ilişkilerim de olumlu etkilendi bu durumdan. Söylediklerinizi anladığımı düşünüyor ve katılıyorum.

Öte yandan benim huzursuz olduğum nokta şu, sıfırdan da başlamış olsak bir anlama ve öğrenme çabamız devam edecek. Bu bağlamda acaba nelere yatırım yapmak bize bu sorgulama, kavrama sürecinde yardımcı olur. Belki birileri kendisine yararı dokunan bir şeylerden bahseder umuduyla açmıştım bu başlığı.

Kimileri dedi ki, herkes kendi yolundan gider, ben de kendime göre birini tercih etmeliymişim. Belki de haklılar. Belki de tek bir gerçek var ve ona ulaşmak için farklı yollardan gitmek mümkün. Belki de sizin de söylediğiniz gibi anlam arayışı gereksiz. Ama gerekli de olabilir. Söyledim ya, bilmiyorum.

Şaman, Bazarov kardeşim bence ulaşılması gereken en önemli ve büyük bilgi kendini tanımak. Çok beylik gelecek ama hepimiz beş yaşında çocuk olduğumuz karaktere sahibiz. Yaşını bilmiyorum ama 28 yaşından itibaren o çocuğu hatırlamaya başlayacaksın, yani en azından bana öyle oldu. Çocuğun iyi, güzel, güçlü yönleri olduğu gibi aynı çocuğun kötü, çirkin ve zayıf olduğu yönleri de var ve onlar taa o zamanlardan beri senin içinde saklı bir şekilde duruyorlar. Onları keşfetmek bir miktar hayal kırıklığına yol açacak ama eğer ruh sağlığını korumayı başarırsan 35 yaşına kadar o çocuğu her haliyle sevmeyi öğreneceksin. İşte o zaman cool 35'lik olacaksın. Düşünmeyen bir çok insan bu aşamaya gelemiyor, hatta o çocuk kendiliğinden çıkmaya çalışsa bile onu bastırıyor. Çevrende görebileceğin, sanki bir rol oynuyormuş gibi davranan insanlar gerçekten de bir rol oynuyorlar. İçlerindeki ufacık çocuktan korkuyorlar, ya bastırıyor ya da bastıramayıp çevrelerinden gizliyorlar. Dünyadaki bilgi neredeyse sonsuz, ne kadar öğrenirsen öğren hiçbir şey bilmemeye devam edeceksin zaten. Onun için canın ne çekiyorsa onu öğren, umarım mesleğin hevesin olan şeydir. En hevesli olduğun konuda öğrendiğin bilgiyi en verimli şekilde kullanabilirsin. Kullanılmayan bilgileri beyin acımasızca siler, ne kaydedeceğine büyük bir özenle kendin karar vermelisin. Buna senden başka hiç kimse karar veremez.

Bazarov, Teşekkür ederim paylaşım için. Biraz düşüneceğim bunları.

Nasıl mutlu olacağını öğren
  • Paylaş
6

Bazarov, Sıkıldım bu ucuz mottolardan. Başlığın altına herkes aynı şeyleri yazmış. Ama hiç inanmıyorum söyleyenlerin kendilerinin başarabildiğine. Süreçi hiç önemsemeden sonucu söylüyoruz çünkü kolay olan bu. Ben güzel sözlerle kendimi aldatamıyorum kusura bakmayın.

Uğur Çakmak, Benim hayatta ki amacım mutlu olmak ama anladığım kadarıyla sen daha hayatının amacını, manasını çözememişsin. Benim ki kendimi mutlu etmek. Amaç olan bu. Sonra zincirleme sorular geliyor: Peki ben ne ile mutluyum? Mutlu olacağım şeylere yeterince vakit ayırıyor muyum? Ayırmıyorsam nasıl bir yöntem izlemeliyim? Ben kendim bunu başardım, bilmeden konuşuyorsun. Sevdiğim mesleği yapabilmek için çok fedakarlıklar gösterdim ve hayattaki amacım en büyük kısmını mesleğim oluşturuyor. Sonucu istiyorsun, kim nerden bilsin senin ne ile mutlu olduğunu, bunu senin bulman gerek. Bariz sevdiğin birşey yoksa denemelisin. Başka yolu yok

Bazarov, İlk olarak, üslubum kırıcı olduysa kusura bakma amacım bu değildi. Sürekli aynı şeyi duyduğumdan fevri davrandım. Benim sorunum bir tutkumun olmaması. Senin gibi insanlara imreniyorum. İşini çok seven falan. Hatta holiganlara da özeniyorum bazen. Siyasi partisi için tartışıp, kavga edip hatta adam öldürenlere. Canlı bomba olan adam bile var yahu. Benim de gözümü kör eden bir hırsım olsaydı keşke :)

Uğur Çakmak, Biraz da kendinden bahsetmelisin ama. Ne iş yapıyorsun? Nasıl bir eğitim aldın? Hayatta hiçbirşeye karşı mı ilgin yok? Eğer öyleyse sana yeraltı edebiyatı okumanı tavsiye edebilirim. Hayattan zevk alamayan, herşeyi manasız bulan, bir anlam veremeyen ama zeki, bohem kişilerin dünyası :)

Uğur Çakmak, Anlatıklarına göre hiç de boşlukta değilsin gibi geldi, belki arada yaşanılan "neden bunları yapıyorum ki?" sendromudur. Bende zaman zaman böyle şeyler yaşıyorum ve zaman sıkıntısından dolayı kitaplara biraz ara verdim bu da benim canımı sıkıyor. Sanırım herkesin zaman zaman yaşadığı sıkıntılar. Yeraltı edebiyatına gelince ilk olarak Chuck Palahniuk okudum sonra Charles Bukowski. İkisini de şiddetle tavsiye ederim.

Bazarov, Bukowski'yi ben de severdim. Ölüler böyle sever, ekmek arası ve pis moruk itiraf ediyor kitaplarını okudum. Öyle adamları severim hayata karşı net ve anlamlı bir duruşu var. Ama rol model oluşturabilecek bir tip de değil hani :) Biraz ders ve ibret alıp kenara çekilmek gerekiyor sanki.

İş, hayatımızın çok merkezinde ben bundan çok şikayetçiyim. Son 3 yılım öyle hızlı geçti ki sürekli yetişmeye çalıştığım işler yüzünden, şaşırıyorum. Ve tam bu noktada soruyorum olması gereken bu mu? Tam olarak boş olmasam da biraz boş durup düşünmek istiyorum.

Adın üstünde. Sanat. Neye meyilli isen yüklenmeni tavsiye ederim sana.
  • Paylaş
1

Bazarov, Çare sanat mı diyorsun? Neden bu kadar önemli sence? Ve neye meyilli olduğumu nasıl keşfedebilirim?

Öyle kalmanı
  • Paylaş
Kişi önce kendisini bilmelidir ... ... sonrada yaratıcıyı anlamalıdır !
  • Paylaş
2

Bazarov, Twitter dan mı bu hayat dersi?

Selçuk Tasalı, twitsiz bir hayatım var )

Okumayı öğren. Okumayı çözünce gerisi zaten gelir. En büyük örnek Hz. Muhammed (s. A. V.). Cebrail (a. S) "Yaratan rabbinin adıyla oku! Diyerek ilk okuma ile başlatmıştır. O zaman hiç bir şey bilmiyordu ama sonradan her şeyi bilir hale geldi. Sen de biraz dine yönelebilirsin. Ne de olsa akıllı bir insan gideceği yere hazırlanmalı. Kontağı ne zaman kapatacağımız belli değil !
  • Paylaş
Okumayı öğren. Aslında tüm cevaplar verilmiş ve senin kendilerine ulaşmanı bekliyorlar. İlgini çeken şeyleri oku, merak ettiğin herşeyi öğren. Zamanla anlatmak istediklerin olursa, yazarsın. Kimse sana ne biliyorsun diye sormuyor zaten, bu soru ancak kendi kendine sorulduğunda anlamlı ve kimsenin kimseyi yargılamaya da hakkı yok. Çok sevdiğim bir sözdür, "neşen bilir"; neşeni, zevkini takip et, mutluluk da başarı da orada. Kavanozun ne kadar dolu olduğundan önemlisi, kavanozu doldururken ne kadar keyif aldığın bence.
  • Paylaş
1

Bazarov, Size en kibar şekliyle cevap vermek istiyorum: Anlayamazsınız.

Sanatın anlamını
  • Paylaş
Felsefe ve matematik, güzel bir ikili olur.

Yaşamı idame ettirebilmek için para kazanmak da gerekiyor.

Günümüzde Internet gibi bir nimet var. Madem inploid'e gelmişsiniz, buradaki sorulardan ve cevaplardan fikirler edinmek mümkün.

Okuyun, seçeneklerinizi belirleyin ve bu seçenekler hakkında yeniden sorular sormaya başlayın.

Tahmin ediyorum bir çıkış yolu bulunacaktır.
  • Paylaş
Ilk önce kendini keşfet hayattan beklentilerin inançların ve prensiplerin neler sonra yaşadığın mutlu Yada mutsuz Olduğun durumlara olaylara bak neden mutluydum neden mutsuzdum diye düşün bunlardan çıkaracağın sonuçlar belki sana birşeyler ekler. Hiç yoktan kendini tanımış olursun.
  • Paylaş
2

Bazarov, Bu keşfetmek dediğimiz şeyin o kadar basit olduğunu düşünmüyorum. Ne kadar kolay yahu böyle atıp tutmak. İnançları, prensipleri oluşturmak belki bir ömür gerektirecektir. Sanal profil oluşturmaya gitti galiba aklınız.

Behiye Yıldırım, Bunun zor veyahut kolay olacağını iddia etmedim.işte size güzel bir öneri bir konu hakkında soru sorduğunuz zaman düşüncelere saygılı olun . Atıp tutmak Dediğiniz şeye ben düşünce veya öneri diyorum .

Ogrenmeyi ogrenmek ve sevmek.
  • Paylaş
Hiçbirşey bilmediğini nasıl bilebilir ki kişi. Öğrenmek güdüsel bi davranış, öğrenmeyi geliştirmek olabilir aradığın cevap belki,
çok paradoksal sorular bunlar, döngüyü kısırlaştırabilir.
  • Paylaş
Hiçbir şey bilmiyorsan eğer, ilk olarak sana önereceğim tavsiye, bir site nasıl bileceğini öğrenmen olacaktır. Bir şeyi nasıl öğrenebileceğini bilmeyen biri, her şeyi yanlış öğrenir ki yanlış öğrenmenin kendisi aslında hiç öğrenememiş olmaktır.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

234 Görüntülenme25 Takipçi19 Yanıt