Bilmek istediğin her şeye ulaş

İç mimarlık öğrencisiyim, ölüm temasıyla ilgili soyut bir kolaj çalışması yapmam gerekiyor. Ne gibi bir tasarım yapabilirim?

Bu aslında insanların günlük hayatta unutmak istediği bir konu. Ama yinede isteyen çıkacaktır,

Bu konuda Bone Church diye bir yer var mesela. Onu inceleyebilirsin. Mimari olarak çeşitli mobilyalar vb mevcut mesela bu tema üzerine.
Soyut olarak ise "abstract death theme" araştırırsan çok örnek çıkacaktır..
duvar kağıtlarında vb kullanabilirsin.. Ya da kumaşlarda

İç Mimari Tasarımları
  • Paylaş
Katıldığım bir cenaze sırasında arkadaşımla sohbet ederken öğrendim ki, kızılderililer bir doğum olduğunda yas tutarlarmış. O andan itibaren hayatta kaldığı süre boyunca yorulacak, üzülecek, çabalamak direnmek zorunda kalacak, bitmez tükenmez bir koşturmacanın içerisinde olacak diye. Öldüğünde ise bundan sonra hiçbir sıkıntı, ağrı, sızı, kaygı çekmeyecek artık rahat edecek diye mutlu olur şenlik düzenlerlermiş.

Doğru yada yanlış bu konuşma üzerine şunu fark ettik ki aslında ölen ardından bizim yaptığımız çoğu eylem, ölenden çok kalana dair eylemler.

Sonuç olarak ölüm sonrasının ne olduğunu aramızda tekrar dirilen olmadığına göre bilmiyoruz. Bu noktada ölüm teması sadece tek taraflı yani geride kalanlar için anlamdırılan bir tema.

Geride kalanlar için tanımlanması ise genel yani toplumun ortasında yer alanlar, bizim ülkemize göre örneklendirmek gerekirse, dini inancı gereği ölüm sonrası hayatın devam ettiğine inananlar için, yaşarken yaptıklarının muhasebesi sonucu ya cezaya ya da ödüle layık görülen ve sonsuza kadar bu derecelendirmeye göre yaşamaya devam edecek hayatın bir başlangıcı iken, mesala bir doktor, hemşire, morg görevlisi için diğer sıradan görevlerinden farksız olabilir. Dolayısıyla ölüm teması teoloji, tıp, felsefe, sosyoloji, sinema, heykel, hukuk, vb aralıklarınca farklı algılanır.

Her kim hangi açıdan bakarsa baksın her biri geride kalanların hayatlarını düzenlemektedir ve fakat gerçek şudur ki artık ölen için ki bu sadece canlı da olmak zorunda değildir, artık var olmayacaktır ve bir izden ibarettir. Dokunduğu, gördüğü, duyduğu, öğrendiği, öğrettiği, tattığı, baktığı, şaşırttığı, sevindirdiği, üzdüğü her ne varsa her birinde, onun belleğinde yarattığı yansımadan ibarettir.

Hani derler ya; anlattığın karşıdakinin anladığı kadardır diye, o halde ölüm, geride kalanlarla yaşadıkların kadar mıdır?

Sorunun içerisindeki "armut piş, ağzıma düş" algısını kendi önyargıma ait olduğunu kabul ettiğim için cevaptan çok , akıl yürütmek istedim ama sanki cevap da vermiş oldum.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

17 Görüntülenme4 Takipçi2 Yanıt