Bilmek istediğin her şeye ulaş

İçine doğduğu ailenin, toplumun ve milletin aklına göre şekillenen bir insanın "özgür irade" sahibi olduğu kabul edilebilir mi?

Özgür iradeyi etkileyen etkenler olması gayet normaldir. Etkilerin var olması, iradenin özgürlüğünü etkileyen bir etken olamaz. Örneğin, elmayı çok seven, hayatında hiç armut yememiş bir kişiye elma ve armut arasında bir seçme şansı verilse, elmayı seçecektir, oysaki belki armutu daha önce yemiş olsaydı armutu seçebilirdi. Fakat bu durum, özgür iradesiyle elmayı seçtiği gerçeğini değiştirmiyor.
  • Paylaş
2

Cevap Arayan Adam, İlker Bey haklısınız. Esasen benim sorguladığım da budur.

Çocukluğundan beri Hıristiyan öğretileriyle büyümüş bir insanın belli bir yaştan sonra "hak" ve "son" olduğu söylenen İslam'a geçişi çok ama çok zor olacaktır! Aynen armudu seçmeyen insan gibi İslam'ı da seçmeyecektir. Zaten din değiştirmelerin -bazı istisnalar hariç- çok fazla olmaması da bundan.

Buradan hareketle düşünüyorum. Allah, bu zorluğu bildiği halde Yahudiliği ve yüzyıllar sonra da Hıristiyanlığı gönderdi. Her iki dinin de kendi süreçlerinde müntesipleri oluştu. Hepsi kendi dinini "doğru" olarak gördü ve inandı. Sonra Allah İslam'ı gönderdi ve Muhammed Peygamberin diliyle diğer dinlerin iptal olduğunu, İslam'ın son din olduğunu söyledi. Bu kabul edilebilir mi?

İlker Aksoy, Dinin sorgulanamaz olduğuna asla katılmıyorum. Ben yıllar boyunca dinim olan İslamiyeti sorguladım ve mantık dışı hiçbir tutarsızlık göremedim. Zaten görseydim, iman etmezdim. Bu bahsettiğiniz olayı da gayet sorgulayabiliriz, sorguladıktan sonra sorunuza kesin olarak cevap verebilirim ki, kabul edilemez bir durum yok ortada.

Örneği biraz daha zorlaştıralım, Papa'nın oğlunu düşünelim. Papa'nın oğlu olan birinin, İsevilikten hak din olan İslamiyete geçmesi ne kadar zor görünüyor, değil mi?

Ama açıkça söylemek gerekir ki, din demek, kitap demektir. Dini oluşturan kitaptır, kitap haricindekiler kitap olmaksızın 'rivayet' olgusundan öteye gidemezler. Ancak, hiç kimsenin inkar etmediği ve tarihin bizim neslimize söylediği bir gerçek var ki, şu anda elde dolaşan İncil, tanrının gönderdiği kutsal İncil değil, insanların üzerinde değişiklikler yaptığı bir kitaptır. Zamanında binlerce farklı İncil oluştuktan sonra, tanrı tarafından yetkilendirilmemiş olan insanlar tarafından oluşan bir heyet tarafından 4 taneye indirilmiştir ve tanrının kelamı olmaktan çıkmıştır. Tanrının kelamı olmayan bir kitabın merkezinde olduğu bir uhrevi inanışın doğru olduğuna inanmak mantıklı mıdır sizce? Papa'nın oğlu bile olsa, bu gerçeği her insanın görebiliyor olması gerekir.

Ancak, sorumluluğun, içinde bulunulan sosyolojik yapının ve eğitim seviyesinin (yani bilgi haznesinin) durumu ile orantılı olduğunu düşünüyorum. Allah, muhakkak ki en adil olandır, bilen ile bilmeyeni aynı teraziye koymayacaktır ve farklı şekilde değerlendirecektir.

Biraz felsefe yaparak bitireyim: Bir önceki mesajımda yazmış olduğum elma-armut örneğinde, hayatında hiç armut yememiş ve elmayı da çok seven bir kişinin elmayı seçmesi anlaşılır bir şey olsa da, armutu seçmesine de hiçbir engel yoktur, bu sebeple iradesi tam olarak özgürdür. Eğer yeşil elma ile kırmızı elma arasında bir seçim şansı sunulsa, armut seçenekler arasına koyulmamış olsa, işte o zaman irade serbestliği kısıtlanır ve armutu seçmediğinden dolayı suçlanamaz. Olayımıza uyarlayacak olursak, eğer bir kişi İslamiyetten habersiz ise, ve ortalama standart normal bir insan araştırmacılığına sahip olarak araştırmış ve İslamiyeti öğrenememişse, bu durumda, varlığın ve yokluğun içinde en adil olan Allah, bu durum kapsamında bu insanı yargılayacak ve hüküm verecektir. Şehadet ederim ki, Allah en adil olandır, öldükten sonra neler olacağını bilmediğimiz için, bu dünyadaki negatif ve pozitif değerlerin tutarsız olduğu bilinciyle adaletsiz olunacağını düşünmeyelim, bu değerler öldükten sonra elbet dengelenecektir.

Kısa bir cevap vermeyi planlarken, oldukça uzun yazdığımı fark ettim;

Sevgiyle kalın,
İlker.

Özgür irade aklını kullanmakla ilgilidir. Kafanı çalıştırmak istemezsen 'öğretilenleri' ve 'tecrübeni' kullanarak karar verirsin, ama aklını kullanmak istersen 'sorgulamayı', 'kıyaslamayı' yorum yapmayı seçersin. Dolayısıyla özgür irade için akıllı olmak şarttır.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

481 Görüntülenme6 Takipçi2 Yanıt