Bilmek istediğin her şeye ulaş

İngilizce öğrenmenin temelinde ezberlemenin yeri nedir?

Dil mekanik bir şey değildir bu yüzden de ezberlemek pek bir işe yaramaz. Başlangıç seviyesinde hiç bir şey bilmiyorsanız kelime ezberlemek yapılabilir (ki bence o bile gereksiz) fakat dilin iletişim aracı olması nedeniyle daha işlevsel olarak kullanmak adına sosyal ortamlarda pratik yapmak yada yapanları dinlemek/izlemek çok daha faydalı olacaktır. Ezberleme yoluyla da bazı şeyler başarabilirsiniz ama bu gerçekten bir dili öğrenmek olmuyor, bu yüzden zaten iş konuşmaya gelince herkes çuvallıyor.
  • Paylaş
1

Kardelen Kuruçay, Bunun için önerdiğiniz sayfalar, linkler, uygulamlar, sosyal alanlar nelerdir?

Ezber her turlu alanda teknik olarak 'günü kurtaran' bir yontemdir.Gecicidir. Kalici olarak ogrenmek ve dah verimli olabilmek icin kelimeleri ve kurallari belirli bir baglamla ogrenmek gerekir. Gorsel isitsel ve yazinsal kaynaklarla desteklenmelidir; aksi takdirde test formatindaki sinavlardaki anlam ya da ceviri sorularinda ya da canli diyaloglarda sikinti cekersiniz. Kısacasi ezber ogrenmek degildir sadece ezberdir.
  • Paylaş
Zor olduğunu kimse söyleyemez bu sizin ne kadar istekli ve azimli olduğunuzla ters orantılı. Günde 6 saat ayırın ve içinde yazma, dinleme ve okuma olsun 6 ay da işi çözdünüz. Şimdi birde sohbet edecek birini buldunuz mu tamamdır.
  • Paylaş
4

Oğuzhan Talak, İngilizce ile aranız nasıl?

Bazarov, Cevabı düzeltince cevap sahibi mi onaylıyor acaba? Çalışma isteği ve arzusu artınca zorluk azalır yani ters orantılı olmalıdır. Gereksiz gibi görünebilir ama gençler okuyup da yanlış öğrenmesin kavramları dimi :)

Rukiye Koksal@oguztalak aram hiç iyi değil ama tembel bir insan olarak iç içe olunca zorunlunlu kalınca kısmen öğreniliyor ve isteyince daha iyisinde yapılır bence.

Rukiye Koksal, @bazarov haklısın 😉 teşekkürler

Tabii ki dili öğrenirken ilk başta birkaç fiil ve isim ezberlemeniz gerekir. Ayrıca istisnalar da başlarda ezberlenmelidir. Bir süre sonra istisnaların da bir kuralı olduğunu keşfedersiniz ve onları da artık ezberlemeden türetebilirsiniz ama ilk başta ezberlemek bence şart. Ben Almanca ve İspanyolca öğrenirken her ikisi için de cebimde taşıyabileceğim ufak birer defter yapmış ve içlerine ezberleyeceğim sözcükleri yazmıştım. Her boş anımda da çıkartıp okumuştum, faydasını görmediğimi söyleyemem.
  • Paylaş
Doğru kişiye yöneltilmiş doğru soru.Fransızca öğretmenliği eğitimi aldım . Ezber yabancı dilin olmazsa olmazıdır.Bize öğretilen öncelikle diyalog ezberletin . Sonra sözcüklere inin şeklindeydi.Ki gerçekten daha 12 ya§ında ezberlediğim diyalog hala aklımdadır.
  • Paylaş
İngilizceyi iyi bilen biri bunu iddia etse belki kabul edebiliriz ama siz daha öğrenmeden 'aslında çok kolay gibi gözüküyor' derseniz ben bunu kabul edemem. Küçümsemek için söylemediğinizi tahmin ediyorum ama yine de öyle hemen 'kolay' diyemezsiniz, dememelisiniz. Çünkü önünüzde çook yol var. Gramerinizi belirli bir seviyeye getirin. Basit görünen büyük ayrımları fark edin ondan sonra 'aslında kolaymış' dersiniz. Şu an acele etmeyin. Ciddiye alın. Sizin için kelime ezberiyle bitmiyor, daha yeni başlıyor.
  • Paylaş
Valla ben de öyle düşünüyorum ama herhangi bir icraatte bulunmadığım için kesin bilgi veremeyeceğim😊
  • Paylaş
1

Oğuzhan Talak, Keza bende aynı şekilde :)

Kelime bilgisi bazen bilinmeyen cümle yapılarının anlaşılmasına sebep olur ama gramer bilmeden bu iş olmaz. Okurken de, cümle kurarken de gramer lazımdır. Bir şeyler bir süre sonra alışkanlık haline gelir zaten. Ama kelime ezberlemeyle olay bitmiyor. Cümlelerdeki nüans kaybolur gramer bilmeden, hatta cümlenin öz anlamı.

I was invited.
I invited.


İkisini aynı anlama koyarsanız anlam tamamen farklıdır. Was'ı görüp geçmiş zaman işte dersiniz ve yanlış anlam çıkar.
  • Paylaş
Öğrenme dediğimiz şey bildiğimiz bir şeyle, bilmediğimiz şey arasında bağlantı kurmaktır.

Mesela elimizde Türkçe anlamı zindan olan
dungeon (okunuşu dan-cın) kelimesi olsun. Bunu nasıl ezberlersiniz? Sürekli dungeon-zindan, dungeon-zindan, dungeon-zindan diyerek mi? Çok zor ve anlamsız.

Fakat dungeon kelimesini bildiğiniz bir şeye benzetirseniz o zaman işler kolaylaşır.
Hadi deneyelim;
Zindanda oturmaktan sıkılmış olan arkadaşımız, bulduğu küçük bir taş parçasıyla, su borularına vurup dan çın,dan çın diye sesler çıkarıyor, hem vakit geçiriyor, hem de eğleniyor.


Bu metodu internette Melih Duyar sayesinde öğrendim. İşe yarıyor. Tavsiye ederim.
  • Paylaş
İlk önce ezberin tam anlamıyla ne olduğunu irdelemeli.
Ezber aslında tu kaka ilân edilmesini şu açıdan istemediğim bir şey. Çünkü iki çeşit olduğunu düşünüyorum. İlki "iyi yönlü ezber", ikincisi "kötü yönlü ezber".
Soruda ilkinin kastedilmediğini biliyorum ancak konuyu açmak istedim yalnızca.
İlk durum olan "iyi yönlü ezber" hakkında bir şeyler açıklayayım:
"Her öğrenci, ustasını taklit eder. " felsefesi malûmunuz. Bu yüzden ustaların taklit edilmesi "öğrenmeye azmetmek" için gerekli. Yani aslında doğanın kendisinde zaten kendinden öncekini "ezberlemek" diye bir şey var. İyi bir İngilizce hocasından, iyi bir müzisyenden ya da matematikçiden kullandığı söylemler, notalar şeklinde etkilenirsiniz. Her öğrenci etkilenir. Doğal olarak o "yöntemler" taklit edilir ve ilk başta ezberlenir. Her ustanın (öğretmen de desek olur) öğretiş biçimi de farklıdır bu arada elbette.
Önemli olan, öğrencinin ilk izlenim olarak hafızasına aldığı, yani ezberlediği bu tarzlardır. Öğrencinin daha sonra kendi başına tercih ettiği çalışma/tekrar etme yöntemleri ise bence tamamiyle eğitim sisteminin bir sorunudur. Yani yukarda bahsettiğim ikinci tür ezbere zemin hazırlar ya da hazırlamaz. Eğitim sistemleri, hangi branşta olursa olsun, öğrenciyi kendi kendisiyle başbaşa bıraktığında satır satır ezbere yönlendirmemeli, yaratıcı ve sevdirici çalışmalara yönlendirmelidir. Eğitimin esası budur.
Ancak bizim ülkemizde ve eğitimde bilimi kıstas edinmemiş diğer memleketlerde de olduğu gibi öğrenciler çoğunlukla sıkılmakta, ders yoğunluğu, öğreticinin kafa yapısı ve materyal eksikliğinden şikâyet etmekteler.

İngilizce

Ezber şöyle bir şey. Her öğretmen de birer öğrenci olduğu için, en başta eğitici-öğretici ezberle değil severek yapacak işini. Böylelikle öğrencisine vereceği ilk izlenim, yani tarzı "yaptığı işi, ustası olduğu dersi sevmesi"dir. Bunu yapan öğretici başta kendisi de öğrencilerle "öğrenmeye dayalı" bir diyalog kurar. Yani ezber anlatımdan olabildiğince uzaklaşır. Tabi ki örgün eğitimde belli bir ders işleme yolu-konu sırası izlenecektir ancak bu yola ve konu sırasına sadık kalmak ezbere yol açmamalı. Einstein'ın dediği gibi, "eğer bir şeyi yeterince sade ve açık anlatamıyorsanız siz de iyi anlamamışsınız demektir. "

Konuyu bağlıyorum, her eğitimin başında "iyi yönlü ezber" yani eğitici-öğreticiden etkilenmek, onun tarzını kopyalamak diye bir gerçek vardır. Bunun için kendisine "öğretmen, eğitmen, üniversite hocası" diyenler ilk önce kendilerini tartmalı, öğrencilere aktaracakları bilgiyi severek önce kendilerine anlatmalılar.
Kötü yönlü ezbere yol açan her türlü eğitim sistemi hatası da ezberci öğrenci yaratacaktır.
İngilizce örneğinde de elbette bazı ezberler vardır. Telâffuz gibi, bazı fiil öbekleri gibi.
Müzikte bir nota sırasını veya bir ritmi ezberlemeye (içselleştirmeye) benzer bana göre. İşte bundan gerisi ayrıntıdır ve severek çalışmaya dayalıdır. Kimi öğrenci yeteneklidir daha bir sever, kimisi yeteneksizdir istese de sevemez.İşte burada eğitim sistemine düşüyor görev. Sevmeyen, sevemeyen öğrenciye de asgari düzeyde br şeyler öğretebilmek.
Kendimden örnek verecek olursam, İngilizceme güvenmeme ve İngilizceyi severek çalışmama rağmen, şimdi sözlüğe rastgele yazdığım, daha önce (sanırım) rastlamadığım "put over" fiil öbeğinin (phrasal verb) "kandırmak", "demir atmak", yutturmak", "ötelemek" anlamlarına geldiğini öğrendim.
Burada kolay kolay bir mantık yürütemezsiniz, "put" ile "over" nasıl yanyana gelmiş de "kandırmak" anlamı çıkarmış ortaya diye. Eğer yürütmeye kalkarsanız iş uzar gider. İşte aksilik biraz da burada.
"İngilizce'nin önemli bir zorluğu keyfiyetinin yüksek oluşu. " demişti saygıdeğer bir hocam.
Bu keyfiyet, biraz dilin hâkimiyeti ile de alâkalı ve yeni kelimeler türetmekte yaratıcılık da sağlayabiliyor. Bir bakıma iyi bir şey. Ancak anadili olmayanlar için bu durum işi zorlaştırıyor. Önce az biraz ezberlemek var, tamam kabul. Amam asıl ve en önemli iş: Okuya okuya, yaza yaza, dinleye dinleye, konuşa konuşa, uygulaya uygulaya geliştirmek,çalışmak, çalışmak, çalışmak...
Yaratıcılığın, gerçek öğrenimin körükleyicisi, her öğrenim konusu için budur.
  • Paylaş
1

Fdm Şule, Ezberlemek değilde pratik yapmak İngilizce de tek tek öğrendiğimiz konu başlıklarını somut olarak,uygulamada görmeye ve pekiştirmemize yardımcı olur. Bunun yanısıra kelime hazinemize de katkı sağlar.İngilizceyi yalnızca ders gibi çalışmak ve pratik yerine ezberlemek genel İngilizce için işi zorlaştırıyor. Ama yds için özel çalışıyorsanız yds konularına ve kelimelere sınav formatına gore çalışmanız bellkide ezber gerekecektir.

Ingilizce ezberle ogrenilecek bir dil degildir. Tabiki de tek tek kelimeleri ezberleyip ogrenirsiniz ama ingilizce yi iyi konusmak icin ingilizce bilen birileriyle sohbet halinde olmalisiniz. Grammer cok farkli ingilizcede.
  • Paylaş
4

Ertan, Aslında İngilizcede ezberleme yöntemi çok önemli bir husustur eğer Türkiyede yaşıyorsanız çünkü İngilizceyi halk eğitim,Dersaneler ve sadece okulda görüyorsunuz yani etrafınızda pratik yapabileceğiniz kimse yok.İngilizce bir fizik,kimya veya bir matematik gibi değildir bir dildir ve tabiki ezber gerektiren bir dildir.

Sinem Oz, Bende dedim tek tek kelime ogrenilir ezberlenir ama demek istedigim cok iyi konusulma ihtimali az bende ingilizce ana dilim ve turkiyede ogrenmem munkun olmazdi o dilin konusuldugu ulkede yasamak en etkili yol. Turkiyeden tanidiklarim ingilizce konusuyor.evet ama her cumlede 1-2 yanlis var cunku kelime ezberliyorlar cumle kurallarini degil. Ama bunu basaran vardir tabikii demek istedigim seyi anlatamiyorum

Hale Toka, İngilizcede sadece kelimeler ezberlenir...

Sinem Oz, Ozaman "kitabi bitirdin mi?" hadi kelime ezberleyip ingilizce konusalim. Kitap, kitabi hadi book diyelim, bitirdin mi finished olsun. Book finished? Bu simdi ingilizce konusmak mi oldu. Boyle olmaz ki. Dogrusu 'Have you finished the book'. Iste ben bunu diyorum ingilizce ezberlenmez kelime ezberlenir ingilizce biliyorum diye yutturulur. Konusmak icin grammar olmasi lazim...

Are you kola ? Dır .
  • Paylaş
Arkadaşım ezberlemek tamamen gereksiz olan bir şey. Ezberlenen unutulur. Tekrar olursa daha geç unutulur. Bunu refleks haline getirmek gerekiyor. Biz doğduğumuzdan bu yana duyarak öğreniriz yaşayarak öğreniriz. Bunun için başka bir dili öğrenmek istiyorsan o dili hayatına sokman gerekir. Attığın adımı bile o dili öğrenene kadar o dilde düşüneceksin. Konuştuğun herşeyi ingilizce düşün. Ve level 1 den başlayarak hikaye kitaplarını okumaya başla kelime öğrenmende sana faydalı olacak en iyi şey. Grammer o kadar önemli değil. Önemli olan Refleks haline getirebilmek. Bol bol kitap oku. Kelime ezberlemekle olmaz bu iş. Kelimeleri öğrenmeyle olur. Kolay gelsin umarım faydalı olur. Başarılar.
  • Paylaş
Bilenler bilmeyenlere söylesin ingilizce için bir özlü söz vardır. Şöyle ki; Koy GET i kurtar götü denir. Tabii kelime dağarcığı yeterli ise.

Bu kafayla soruya dönersek genel anlamda kelime çokluğu günlük ingilizceyi konuşma anlamında kolaylaştırır ancak fiil ve zaman kavramları oturmamış ise yazmada dev çuvallanır hatta rezalet çıkabilir.

Misal yukarıdaki özlü kelime için çeviri yapacak olursak.

Put the get, save the ass yeterli olur , oldu mu? Olmadı. Tabiki sözlü olarak bar da plajda yer ama konu writing olunca çuvalalmamak mümkün değil.
  • Paylaş
1

Ruya Yildirim, Are you kola ? dır .

Ezber bana gore ingilizceyi akici bi sekilde konusacak kadar bilmek icin pratik, kurallar, cumle kaliplari, kadar buyuk oneme sahip
  • Paylaş
Eğer yüzmeyi öğrenmek istiyorsan, ıslanmayı göze alman gerek. Bu yüzden de tek bir yola bağlanmak yerine birden fazla yola başvurmanızı tavsiye ederim... Unutma ki bazı yolların sonunda boğulma tehlikesi yaşayabilirsin fakat vazgeçersen asla kalıcı olmaz, üstüne yürü ve onu gerçekten istediğini hisset ;)
  • Paylaş
Anadilinizi öğrenirken ezberlemenin yeri her ne kadarsa, İngilizce öğrenirken de o kadardır.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

196 Görüntülenme21 Takipçi17 Yanıt