Bilmek istediğin her şeye ulaş

İnsan karar verirken ve eyleme geçerken özgür müdür yoksa tüm karar ve eylemleri soyaçekim, çevre, kader vb. dış güçlerce mi belirlenir?

Bireyin herhangi bir konuda karar vermesi bilişsel bir süreçtir. Bu süreçte, birey, olayları kendi "zihin süzgecinden" geçirir ve buna göre karar verir. Kafamızda tüm kavramlar, nesneler, kişiler ve hayat ile ilgili bazı şablonlar vardır. Her bireyin şablonu farklı olacağından her bireyin de düşüncesi ve görüşü farklıdır. Karar verirken bu şablonları kullanırız. Bu şablonlar, kalıtım, yaşantılar ve sosyal ilişkiler yolu ile yıllar boyunca oluşturulur. Bu sebeple kişinin verdiği kararı sosyal çevresinden ve genetiğinden soyutlamak mümkün değildir, çünkü zihin genetik ve yaşantılar tarafından oluşturulur.

Diğer taraftan, eğer bahsettiğimiz daha doğrudan bir etki ise. Örneğin bir annenin çocuğunun kararını bilerek ve bazen de zorla etkilemesi gibi, bu kişiden kişiye değişir.
  • Paylaş
Bir kişinin verdiği kararlar daha çok bilinç dışı bir süreçtir. Çeşitli şekillerle beyne ulaşan bilgiler, verilen önem derecesine göre hafızaya kayıt olmaktadır. Merak edilen, ilgi duyulan, değer verilen konular veya öfke, sıkıntı gibi olumsuz duygular içeren konular hafızada kalır. Özet olarak duyguların harekete geçtiği olaylar unutulmaz. Sıradan olaylar ise hatırlanmaz. 10 gün önce yediğiniz öğle yemeğini hatırlamazken, ilkokula başladığınız gün öğretmenden yediğiniz tokadı hatırlarsınız. Bunun dışında 20 yıl önceki tatildeki deniz kokusu hafızada kalmış olabilir.

Bunlar hayatın devam eden tecrübelerini oluşturan ve duygu uyandıran hatıralardır. Sonuç olarak insanı insan yapan aslında yaşantılanan çocukluk çağı hatıralarıdır. Aslında çoğunlukla beynin mantık yasalarının kılavuzluk ettiği bir plan ve bilinç çerçevesinde faaliyet gösterdiğini düşünülür. Oysaki zihin dünyasının büyük bir bölümü bilinç dışıdır. Bu süreçler mantığa yabancıdır, içgüdüseldir ve bu hatıraların kontrolündedir. Çocukluk çağı anılarının bugün yapılan davranışlarda önemli bir rolü vardır. Bu yüzden bir eylem yapmadan önce uzun uzun düşünmek bazen kişiyi daha az mutlu eden kararlar vermesine yol açabilir. Belki de bu yüzden çoğu zaman sezgisel düşünmek, muhakeme yapmaya göre insanı daha çok mutlu eder. Sezgisel düşünme sayesinde beyin, bir konuda az bilgisi olsa bile çıkarımlar yapar. Kişi burada çözümün bu olduğunu hissettim veya bilmiyordum ama sezgisel olarak böyle davrandım diyebilir.
  • Paylaş
Ne zaman bağımlı ilişkilerimizden kurtulur, bireyselleşme sürecini tamamlar, hiç kimsenin desteğine ihtiyaç duymadan yaşamımızı sürdürebileceğimize inanırsak, özgür seçimlerimizi ancak o zaman yapabiliriz. Bunun haricindeki seçimler farkında oluruz ya da olmayız bağımlı ilişkilerimizin etkilediği seçimlerdir, tamamı ile bize ait değildir.

Şu soruyu sormak lazım kendimize:
"Yaşamımızın ne kadar kendimize ait, ne kadarını başkaları çizdi?"
  • Paylaş
1

Ergün Tuna, bireysel egolarını öne çıkaran mı karar verir...???....yağmurlu havada niçin şemsiyeye ihtiyaç duyuyorsunuz...??*....sonuçta şemsiyeyi üretenin kararını uygulamış olmuyor musunuz...??*..insan bireysel değil toplumsal varlıktır...doğa..çevre...bitkiler..hayvanlar ve hemcinsleri ile....

İnsan karar verirken ve eyleme geçerken özgürdür fakat bunun farkında olmayan insanlar herhangi bir karara veya eyleme geçerken kendinden çok başkalarını dinlemeyi tercih ederler. Kendilerinden çok başkalarının onlar hakkında karar almasını isterler.

İnsanlardaki en fena şey, alışkanlık halinde olan bir kararsızlıktır.
William James

Kader ise insanın aldığı kararların bir sonucudur. Aslında kaderi belirleyen kararlarımız, eylemlerimiz ve tercihlerimizdir. :)
  • Paylaş
1

Ergün Tuna, kader diye bir şey yoktur...madem kaderinize razısınız....cadeden karşıya geçerken neden önce solunuza-sağınıza nihayet tekrar solunuza bakıyorsunuz...???....kaderinize rıza gösterip....trafik olan caddeden direk geçiniz....size kaderiniz ne yapacak sınayınız.....

Bu sorunun cevabının bir iki cümleyle açıklanamayacağı kanısındayım. Dan Airley 'in "Akıldışı ama öngörülebilir" kitabını okumanızı tavsiye ederim.
  • Paylaş
9

Uğur Çakmak, Bu kitabı bende çok merak ediyorum. Güzel diyorlar. Alacağım kitaplar arasına ekledim :)

Birkan Aydin, Kitabı idefix, kitap yurdu gibi yerlerde bulamayabilirsin.(Ben bulamamıştım. Yeni basımı çıktımı bilmiyorum.) Kitap şu an ablamda ama bir kaç hafta bekleyebilirim dersen, hediye edebilirim :)

Uğur Çakmak, Çok çok teşekkür ederim. D&r'da var gözüküyor şuan oradan alırım. Bu kitapların ayarında kitap tavsiyen varsa bilmek isterim :)

Birkan Aydin, Bu ayarda değilde, çok ilgini çekeceğini düşündüğüm iki kitap var..

idefix.com/kitap/halkin-bilim-tarihi-cli...

idefix.com/kitap/tufek-mikrop-ve-celik-j...

bunlarında ikisi bende mevcut :) istersen yine hediye edebilirim :)

Uğur Çakmak, İlla ki hediye edeceğim diyorsun :))

Birkan Aydin, Benim kitaplıkta boş boş duracağına, başkaları tarafından okunmasını yeğlerim. :)

Uğur Çakmak, :) teşekkürler

Muhammet Davaslı, Uğur bey illa hediye edecekseniz benim gibi bir arsıza da hediye edebilirsin ki bende okuduktan sonra kütüphanemin boş raflarında ona da yer ayırmadan başka birisinin faydası için hediye edeyim :=)

Uğur Çakmak, Hediye eden ben değilim ki yanlış anladın sanırım :)

Özgürlükten söz edebilmemiz için seçme hakkımızın olması gerekmektedir. Bu da en az iki olasılığın var olması anlamına gelir ki, özgürlük her ne kadar ahlaki-etik bir kavram gibi görünse de özünde ontolojik-varlıksal bir sorundur.
  • Paylaş
Tek engelin vicdanın olmalı eğer kararında hak ve adalet varsa zaten kimseye söyleyebilecek bir şey kalmaz.
  • Paylaş
Sanırım bunda bazı kırılma noktaları var. İnsan bazen kendini bitmek tükenmek bilmeyen bir acı seviyesine iştirak etmiş olarak bulabiliyor. Hangi kapıyı denese oradan da çıkamayacak kadar hep dış etkenler dolayısıyla köşeye sıkıştırılmış bulabiliyor kendini. O kırılma noktası bence önce kendini biraz daha sevmek. Kendini biraz daha anlamak. Sonrasında gelen kararların kötüsü bile neden sorusundan daha ağır değil.
  • Paylaş

köşeye sıkışmış bir insan ne kadar özgürce hareket edebiliyorsa biz de okadar özgürüz,biz de dünyaya sıkışmışız işte...

  • Paylaş
bu tamamen kişiliğinin oturup oturmadığıyla ilgili bence. kim olduğunu bilen ve kendini tanıyan bi insan elbette çevresini dikkate alır ancak kendi kararlarını kendisi verir.
  • Paylaş
Evrende var olan bir nedensellik sonucu insan özgür değildir. nedenselliği dışarıda bıraktığımızda da her şey havada kalacak amaçsız, bağlayıcı hiçbir şeyin olmadığı bir yaşam ortaya çıkacaktır. nedenselliğin olmadığını varsaydık diyelim; bu durumda da özgürlük diye bağlayıcı bir ögeden söz edemeyiz. çevre kader vs. özgürlüğü yok eder ama bunları yok saydığımızda da özgürlükten bahsedemeyiz. her iki durumda da özgür değiliz gibime geliyor ;)
  • Paylaş
Bence karar verirken, her güçlerin etkisi var baskın olan güç ne istiyorsa ona karar veririz.
  • Paylaş
İnsanın özgürlüğü yaşamsal anlamda yok gibi bir şeydir. Yaşamak için diğer canlılara muhtaçtır her zaman. Ancak düşünmek için, yani zihinsel anlamda, insan bir başkasına muhtaç olmamalı ve düşüncelerini bir başkasının isteklerine göre ya da soyaçekim gibi etmenlere göre değiştirmek zorunda kalmamalıdır. Çevre, kader inancı, soyaçekim, çeşitli tecrübeler insanın karar alma mekanizmasını etkiler elbette! Ancak bütün bunları bir yana koyup kendini aklın ve mantığın o soğuk olmasına soğuk ama sağlam dayanaklı ve makûl derecede güvenli kollarına bırakarak karar alan insan tam tersini yapana göre daha özgürdür denebilir.
Karşınızda iki kişi hayal edin:
Birincisi "ya ben bunu yaşıyorum çünkü bu benim kaderim! Bir şey yapamam! " diyor.
İkincisi "ben bu duruma doğuştan gelmedim, beni sürükleyen etkenler oldu tamam ama bunu değiştirmek için yapılabilecek şeyleri biliyorum, yapmalıyım da! " diyor.

Hangi erkek/kadın size daha çekici gelir? : ) Şaka şaka, daha özgür gelir diyecektim!
  • Paylaş
Insan düşüncelerinde özgürdür fakat bu özgürlük sınırsız değildir çünkü bu düşünceleri sonunda başkalarının özgürlüklerini kısıtlar veyahut çevreninde etkisiyle böyle olmaz böyle olur düşüncelerimiz kısıtlanmış olur
  • Paylaş
İnsanı mumdan ayıran , bilinçtir.

Bir mum "ben yanmak istiyorum" diyebilir mi ? ; ayrıca bu ayrıma bir katkı yapmak daha gerekir ; bir taş da yanamaz. Fıtratında bu özellik yoktur.

Bilinç ve fıtrat.

Özgürlük , bilinç işidir.
Zaten tüm sistemlerin de saldırdığı birincil alan tam da burası.

insan , muma evrildi ; yakıyorlar yanıyor söndürüyorlar sönüyor.

Bilinç , manayı idrakle mümkündür.

Mananın en sade tanımı da , mumun yanma sebebidir.
Bir mumu gündüz vakti yakar mısınız ?
Mum un yanması karanlıkta manidardır değil mi ?

Dolayısı ile rasyonel bilinç , karar verirken manayı gözetebiliyor ve bu doğrultuda karar verebiliyorsa ne ala.
  • Paylaş
ben "b" şıkkı diyorum. :) neDen? dış güçler illa ki etkilidir. nasıl mı? şimdi bir düşün bakalım en son atmaya karar verdiğin adım'ı. mutlaka takılmıştır aklına: bunu böyle yaparsam çevremin tepkisi ne olur diye.. veya kader açısından düşünelim: bunu böyle yaparsam sevap mı yoksa günah mı yazılacak diye..
  • Paylaş
Çevresel faktörler önemlidir, ama kişi kararı bağımsızca verir...
  • Paylaş
Tamamen özgür dersek yalan olur.
  • Paylaş

çevre faktörü ön planda...

  • Paylaş
İlk zamanlardan beri insanlar toplu şekilde yaşamayı..... vıdı vıdıı....

Özet; Yetiştirilme tarzın, gelişim sürecin, çevren, inançların seni yönlendiren etkenlerdir. Her ne kadar kendimiz bile kabul etmek istemesekte bunlara dikkat ederek kararlar veririz.

Hatta insanları bu kararları açıklama süreçlerini analiz ederek ön bilgi edinebiliriz.
Negatif bir olay karşısında birey; Çok ayıp veya çok günah şeklinde tepki verirse. Bu cevaptan toplum yargı değerlerine göre mi yoksa dini yargı değerlerine göre mi? adalet kavramını oluşturduğunu anlayabiliriz.

Bunun gibi daha bir çok nokta var ama şimdi yazacak modda değilim :)
  • Paylaş
Herhangi bir kişilik bozukluğu mevcut değilse özgür olabilitesi muhtemeldir. Şöyle ki yine de bazı şeyler yine kendi kişiliğinin dışında çevresine göre şekillenebilir. Lakin kişilik bozukluğu gözlemlenmişse şayet savunma mekanizmalarını yoğun kullandığından muhtemelen benliği dışında kalan bilinçdışı seçimlere yönelebilir.
  • Paylaş
İnsan karar verirken ve eyleme geçerken özgürdür. Ancak bunları yaparken, soyaçekim, çevre, kader v.b. dış güçleri kayırır, gözetir, kollar, bunların etkisiyle karar verir. :)

Ama tüm bunların etkisi altında, nihayetinde karar verirken yine özgürdür. Özgürce bunların etkisini kabullenir, bu kendi tercihidir.

Soruda ''Aslında'' kelimesi eksik.

Aslında kelimesi olsaydı, bu özgürlüğün gerçekten özgürlük demek olmadığına dair yorum yapılabilirdi.
  • Paylaş
Yaptıklarımın benden bağımsız olduğu fikri benim için kabul edilebilir değil... Tabiki her faktörün kararımızda etkisi olabilir,ama kararlarımızın gerçek sahiplerinin bizle olduğuna inanıyorum. Yaptıklarıyla büyük değişimler yaratan insanlar tanıyorum... Ve bunların tamamen çevrenin ya da genlerin etkisiyle bunları yapabildiklerine inanmıyorum...
  • Paylaş
İnsan karar verirken özgürdür. Ancak bu karar verme sürecinde çevreden ve dış güçlerden etkilenmediği anlamına gelmez.
  • Paylaş
Kimi filozof bunu nedenselliği neden göstererek, özgür değildir demiştir. Bazıları, nedensellik yalnızca doğa da kendini gösterir deyip sistemlerinde, hakkında hiç bir şey bilmedikleri, numen alanını açıp insanın özgürlüğünü kurtarma çabası içerisine girmişlerdir. Kimi ise özgür olmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığını düşünür. Bazısı da vardır ki özgürlüğü bir olasılık olarak görmüş ve özgür olmayı kişiye bağlamışlardır. Sıradan bir insan olarak düşünmeye çalıştığımda; cevabım elbette insanın ''onuruna '' yakışacağını düşündüğüm şekilde olacaktır ve tabi ki özgürdür çevrenin biraz etkisi olur derim. Ancak elimizdeki konu o kadar kolay şekilde sıyrılabileceğimiz bir konu değildir. Nedenselliğin ( insanların olay ve olguları birbirine bağlama yetileri) küçümsendiği ortaya çıkar ki bu durum öyle hafife alınacak bir konu değildir. Tüm bunları düşünerek hala bir cevaba ulaşmış değilim.. Umarım kendi aydınlanmış biri beni de aydınlatabilir.
  • Paylaş
Evrenin tüm mikro ve makro işlerlikleri, yani zihnin işleyişi veya suyun oluşması, belirli kimyasalların birleşip ayrılması ile gerçekleşmektedir; yani içeride olan (zihin/özgür irade) veya dışarıda kalan (genetik/beden/çevre) sözkonusu değildir.
"Kişi-mekan-olay-iklim" koşullarının değişimine paralel olarak "özgür karar şansımız" da değişmektedir; bazen kendimizi çok büyük oranda belirleyici bazen de çayır otu gibi çaresiz hissetmemiz, belki de evrenin sürekli değişiminin yansımasıdır.
  • Paylaş
Çevre en önemli faktördür. Bana göre en cesaretli insan kendi başına hiç bir şeye bağlı kalmadan karar verip eylemem geçmektir. Hatta ''Tarih hayal edenleri değil karar verip eyleme geçirenleri yazar'' bu söz çok güzel...
  • Paylaş
İnsanların çoğu şartları yoksayamaz çünkü incinme olasılıklarının riski bile hevesini kırmaya yeterlidir sözü geçen karar verme/eyleme geçme konusunda.
  • Paylaş
Bu tamamen kişinin hangi konuda karar alacağına bağlıdır. Öyle ki bazı durumlarda, insanlar daha iyi kararlar almak için o konuda daha bilge kişilere danışmaları gerekebiliyor. Yani bu kesin kez bir cevabı olan bir durum değildir. İnsanın içinde bulunduğu durum, koşullar ve zaman faktörü önemli ölçüde verilen karara yön verir.
  • Paylaş
Şehirsel alanda yaşayan biz insanlar, bence % 95 TERCİH yaparak yaşıyoruz. Karar vererek yaşamak tabiatta olur desem
  • Paylaş
Esnek cevabı olabilecek bir soru.
Çünkü insan karmaşık, insanın içinde bulunduğu Dünya karmaşık, Dünya'nın içinde bulunduğu evren karmaşık.
O yüzden cevaplar görece olursa, buna şaşırmamak lazım.

Naçizane görüşüm, insan tercih yapar ve tercihini karara dönüştürür, yani karar verir.
Özgür olabilir.
Gel gelelim, örneğin iki seçenekten birini seçme özgürlüğüne sahipken belki de dört olan seçenek sayısı bir süre önce çevre faktörlerce veya kaderin gereği ikiye düşmüş olabilir.

Yahut , az olan seçenek sayısı çoğaltılmış olabilir kişiye bağlı olan ya da olmayan faktörlerce.
  • Paylaş
Karar verme sürecinde kişisel bilgi birikim ön öğrenmeler ile oluşan yargı süzgeçlerimiz aktif rol oynar. Bu sebepten yaşanılan çevre ciddi öneme sahiptir. Bunlarla beraber sadece fiziksel özellikler değil duygusal birikimlerin de genlerle aktarıldığına ilişkin bilimsel bir makale okumuştum, ki bu fikri de akla yatkın buluyorum.
Basit bir örnek olacak ama; hayatta bir kaç kere başıma gelmiştir ki asla yapmam, asla böyle düşünmem-hissetmem dediğim bir durumu yaşamışımdır. Bilinçli olarak nasıl böyle hissedip-düşündüğüme şaşırarak...
DNA'mız bizim bir çeşit kaderimizdir, ve belki kendi duygumuz düşüncemiz dediklerimiz genlerimize işlidir. Yani karar verirken de genetik+ çevre etkilidir, eyleme geçerken özgürmüşüz gibi hissederiz ancak eylemler kararlara bağlı olduğundan gerçek özgürlükten söz edemeyiz.
  • Paylaş
Hem özgürdür, hem değildir. Özgürdür, dışsal ve içsel şartlanmaları dönüştürme yetisine sahiptir. Değişim, güvenli bölgeyi terketme cesareti gerektirir. Değişimi kabullenmeyen kişi, zihinsel şartlanmaların esaretindedir.
  • Paylaş
Düşünmeyen insan ''karar'' veremez... .
  • Paylaş
Asıl yaptıklarımız yani karar verdiklerimiz onları ilgilendiren ama yürekten akılla verdiğimiz kararlar bizi ilgilendiriyor ilkini terk etmek zordur ama ikinci yolu bulmak ta zor başlangıçta mutlu olmak gibidir... Hadi eyvallah
  • Paylaş
İnsan karar vermeden 6 saniye kadar önce bilinçaltı kararı vermiştir
  • Paylaş
İnsan büyürken taklit ediyor, büyüyünce bunu ne değiştirecek ki .. Bence kararlarımızı sabah uykudan nasıl uyandığımız, yolda gördüğümüz kırmızılı, esmer, kıvırcık saçlı, gamzeli kız , giydiğimiz yada giymediğimiz bir kıyafet bile etkiliyor . .
  • Paylaş
Bireyin aldığı tüm kararlar; onun hayatını etkileyen tüm faktörlerinin bir fonksiyonudur. Dolayısıyla, alınan kararlarda pür bir özgürlükten söz edemeyiz. Özgürlüğümüz sadece bu faktörlerin yoğunluğunu belirlemekten ibarettir.
  • Paylaş
Bence kesinlikle toplumun etkisi çerçevesinde haraket eder.
  • Paylaş
Motivasyon sürecinde etkilendikleri önemlidir bunlar toplum, eş, ebeveynler ve sayısız uyaran olabilir. Karar verme aşamasında özgür olan her birey platon'un "yap" anahtarını elde edeceği için her halükarda başarılı olur
  • Paylaş
Eğer davranışımızı biz belirlemiyorsak(ki öyla gözüküyor) önemli bir soru daha ortaya çıkıyo; bir olay olduğunda ve yahut tartışırken asıl suçlu kim olacak? Kime, neye kızacağız biz?
  • Paylaş
İnsan karar verirken sadece kendini değil tüm insanları düşünmek zorundadır çünkü kurallar olmasa ve insan her istediğini yapa bilmekde özgür olursa suç oranı artar ve dünya yaşanamaz bi hale gele bilir neticesinde insanlar tek başlarına yaşayamayacakları için ve bu dünyada bir arada yaşamak zorunda oldukları için düşündüğü şeyler yaptığı eylemler sadece kendini değil tüm insanları bağlar kurallar insanlar için vardır
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

6899 Görüntülenme55 Takipçi42 Yanıt