Bilmek istediğin her şeye ulaş

İnsanın kendi kendini psikolojik olarak tedavi etmesi mümkün müdür, ne düşünüyorsunuz?

Bu olaya nereden ve hatta hangi kuramdan baktığınıza göre değişir. Bazı kuramlar insanın kendini "tedavi" edecek bütün güce zaten sahip olduğunu ancak bunu göremediği zamanda ise terapistin görevinin ona bu gücü fark ettirmek olduğunu iddia eder. Örneğin Çözüm Odaklı Terapi bu iddiada olan bir kuramdır. Bazı kuramlar ise kişiye belli becerileri kazandırmazsanız sorunu ile başaçıkamayacağını söyler. Örneğin Bilişsel Davranışçı Kuram bu tarz bir kuramdır. Ancak her ne kadar başta bazı beceriler kazanılması konusunda ısrar etse de bu becerileri bir kere kazandıktan sonra kişinin kendi kaynakları ile kendi kendinin terapisti olabileceğini savunur. 

Bilişsel Davranışçı kendi kendine yardım kitapları ABD de oldukça yaygındır ve Türkiye de de birkaç örneği vardır. Benzer şekilde Çözüm Odaklı yaklaşım ile yazılmış kendi kendi kendine yardım kitapları da vardır. Eğer çeşitli sebeplerden dolayı psikolojik yardım almak mümkün değil ise hiçbirşey yapmamaktan veya hacıya, üfürükçüye gitmektense bu kitaplar daha iyi bir tercihtir. 

Tekrar soruya gelecek olursak. Kişisel fikrim şu: İnsan kendi sorunlarını çözecek iç kaynaklara sahiptir. eğer bu kaynakları harekete geçirmeyi başarırsa kendi kendini "tedavi" edebilir. Bu kaynaklara destek olabilecek bazı beceri ve teknikleri öğrenmesi işini kolaylaştıracaktır. Ancak  bazı patolojilerde, örneğin depresyonda, hastalığın kendisinin en büyük etkisi kaynakları harekete geçirememektir. Bazen ufak bir yardım bazılarına yeter ve küçük bir mesaj, bir ilham ile kaynaklar harekete geçirilir. Kişinin sosyal çevresi vb etkenler de burada önemli rol oynar. Ancak bazen bu mümkün olmaz. 
Yani, bunu yapacak güç zaten kişinin kendi içinden gelir, ama bu gücü ortaya çıkartmak için yardım gerekebilir. Özellikle de ağır patolojilerde ve riskli durumlarda yardım alınması daha doğru olur. 
  • Paylaş
Kendi kendine mümkün mudur net değil ama yaşadıklarımı paylaşmak isterim.2011 yılı, benim için çok karmaşık geçti. Yaşadığım şanssızlıklar, bazı ticari durumlardaki para kayıpları, atamaların ertelenmesi vs vs berbat geçti..Arkadaşlarla görüşüyordum her şey çok güzelken bir anda suratım asılıyordu, mideme kramplar giriyordu..Guruldular geliyordu.. Bazen ülkenin kötüye gidişinden tutun da küresel ısınmaya kadar ki sorunlar geliyordu aklıma..vücut ısımın arttığını hissediyordum.. Sonra bazı psikolojik siteleri inceledim .Meğer yaşadığım her şeyin bir adı varmış ve çok kişi yaşamış. bunu duyarak o kadar rahatladım ki.. sonra dedim ki kendi kendime, madem hastalığın tanımı var, o halde bunun çözümü de vardır dedim! O   da ikinci rahatlayışım oldu.. ve araştırmaya başladım..okudum..okudum....en son şu basit cümleyi hissettim : tüm bunlar geçici! sorunlar varken vardı sorunları çozunce de çözülecek!! edindiğim bilgilere göre manik depresif bir halim olduğuna kanaat getirdim.  tabi yanlış da olabilir.. sonra da sorunlara çözüm bulmaya kafa yordum..yavaştan da çözüldüler..halen bitmeyen sorunlar var ama en azından öngörülerimle çözümleri keşfedebiliyorum..
  • Paylaş
1

Fahri Ekrem, 2011 benim için de benzer şekilde enteresan bir yıl olmuştu. Aynı zamanlarda aynı deneyimi yaşayan birini görmek şaşırttı. Çünkü o zaman benden başka herkes mutlu gibi geliyordu :)
Aynı deneyimlerin sonunda kendimi bir kaç psikolojik kitap okuduktan sona içimi dışmı yazarken buldum. Kendi kendine terapi yöntemini doğal olarak düşündüm sanırım. "Bir çıkışı olmalı" fikri kabul edildiğinde çok etkili oluyor. Aslına bakarsanız inanılan fikirler hisleri yönetiyor. Çünkü kalıcı olan o. Hisleri realize etmenin daha sağlıklı olacağını düşünmüştüm o zaman. Ne kadar kesin bilgi o kadar kesin çözüm gibi. Bilmek her şeyi çözer gibi geliyordu ama öyle olmuyor tabi; kabul başka bir süreç çünkü. Gelen garip ataklar esnasında neler yaşadığımı, aklımdan zaman zaman neler geçtiğini, buna karşı yorumlarımı teker teker yazdım. Zamanlamalar genelde dengesiz olduğundan kah not defterine kah peçeteye kah müsfetteye yazdım. Bayağı bayağı bi kitap oldu :) Faydalı oldu mu bilmiyorum ama duyarsızlaştırdığı kesin. En azından bişeyler olduğunda geçene kadar bekleyecek zaman kazandırıyor, çünkü direnmek bi işe yaramıyor. gelen etkiler geçene kadar beklemek önemli. Şizoid tepkiler vermeye başladım sanırım. Edebi yönden ifade gelişti biraz, en azından yazılı ifade, edebi değeri tabiki tartışılır :)
Bir sürü blog yazısı yazdım. Sonra bir yerel internet gazetesinde 3-4 hafta yazdım.
Sonra yavaş yavaş geçti.
Fakat şöyle bir şey var; depresyonun da yüzme gibi "öğrenilen" bir şey olduğunu düşünüyorum. Bu şekilde edinilen farkındalık da hayata bundan sonraki bakış açısını yönlendirecek gibi duruyor. Kaç sene geçti, bazı şeyler değişmiyor, ancak kontrol altında kalıyor.

Bence olumlama ve telkin işe yarıyor, en azından kendini iyi hissettiriyor. Bunun dışında ciddi boyutta tedavilerde bence çok zordur, bir kere kişinin hasta olduğunun farkına varması ciddi farkındalık gerektirir. Bu konuda biz uzmana başvurmalıdır.
  • Paylaş
Mümkündür. Çünkü psikolojik tedavinin, değişimin, kendini iyi hissetmenin anahtarı kişinin kendisidir. Ancak kişi ister ve çabalarsa bunlar olur. Kişi kendinde bu gücü görmediği zaman psikolojik yardım söz konusu olabilir. Ama yine de en önemli kısım terapist değil, danışandır. 
  • Paylaş
Şimdi adını hatırlamıyorum ama matematik dehalarından bir bilimadamına şizofren olduğunu bir türlü kabul ettiremiyorlar. İlerleyen zamanda hastalığını kabul ediyor hatta yeniyorda (yada kurgu ile gerçeği ayırt edebiliyor diyelim) Hasta olduğunu nasıl anladığını sorduklarında "yıllardır konuştuğum çocuğun büyümediğini farkettiğimde anladım" diyor.
  • Paylaş
3

Önder Çelik, john forbes nash

Önder Çelik, biz teşekkür ederiz dostum bilgiyi sen vermişsin benim ki sadece ufak bir hatırlatma ;)

Yeni mezun bi psikologa bi psikolog kendini tedavi edebilir mi die sormuştum. Hayır dediydi.
  • Paylaş
Bu konuyla ilgili çok düşünüyorum ve diyebilirim ki, duruma göre değişir. Yani insan hastalığını kabul edebiliyor, zaten etmese çözümü doktora gidip anlatmakta bulmaz. Ama ruh hali değişken olan biri bazen çok kötü olduğunu kabul ediyor, diyor ki iyileşmem lazım. Ama o kadar kötü ki kalkıp hiçbir şey yapamıyor, kendini dünyaya kapatıyor. Bir gün de normal hissediyor ve tedaviye ihtiyaç duymuyor, hatta var olan tedavisini yarıda bırakıyor. Kimi zaman tedaviyi reddedebiliyor... Daha çok "borderline (sınır vak'a)" eğilimli kişilerde tedavi sürecinin yıllarca sürmesini buna bağlıyorum. Ya da "bipolar (iki kutuplu)" bozukluk tanımına. Bu insanlar kendi başına iyileşemeyecek bile olsa doktorların da iyileştirebildikleri  söylenemez. Ve distiminideki gibi kronik bir hale gelebiliyor; üstelik belki de  şiddetini arttırarak.

Eğer buna bir çözüm varsa, bu konuda bilgisi olanların bunu paylaşmasını isterim ki herkesle birlikte ben de öğreneyim. Bu, çok muallak bir konu. Hasta olan insana kalkıp terapi kitabı okuyun diyemezsiniz. Dünyası umrunda olmayan kişi kendini tedavi edecek gücü kendinde bulamayabiliyor.
  • Paylaş
Uzman görüşü, teşekkürler @tgandur bu yazıdan sonra bize düşen de bireysel fikirlerimiz yazmak olasa gerek aksi ukalalık olur :)

ben insan psikolojisinin bir pil gibi olduğunu düşünüyorum, sağlıklı beyine sahip insanların çocukluğundan beri yaşadığı tüm olayların sosyal psiklojisini oluşturduğunu varsayıyorum. ve birgün bu pil şarjı kesiyor ve bitmeye başlıyor bunu da psikolijik bozukluk olarak tanımlarsak bireyin muhakkak bir şarj ediciye ihtiyacı olacaktır. bu psikolog olur, doktor olur, kocası, karısı, sevgilisi çocuğu yada yoldan geçen bir adam olur artık bozulmanın şiddetine göre şarj edici öğe değişir ama muhakkak birisi olmalı diye düşünüyorum. bu sebeple kendi kendini tedavi olmaz diye düşünüyorum muhakkak farkında olmadığı bir şarj edici vardır psikolojisi bozuk insanı. bomboş bir oda da kendi kendine gaz vererek bir insanın psikolojisini düzeltebileceği fikri çok sağlıklı gelmiyor bana.

özellikle psikiyatr yada psikolog desteğinin yerini ne doldurabilir ki?
  • Paylaş
Rahatsızlığını derecesine göre belki değişebilir. Önceleri çıkamadığım. Dibe vurduğum bi dönemlerde doktorumun destek çıkarak beynime sürekli olumlu iyi düşünceleri çoğaltmamı, umutsuzluğa kapılmamamı bunu kendi kendime yenebileceğimi söylemişti. Çok zorlansam da sonunda bunu bana göre başardım.
  • Paylaş
İnsan psikolojisini bozmayı başarabiliyorsa, düzeltmeyide başarabilir elbette.
  • Paylaş
Şunu unutmamalısın ki insanın en iyi psikoloğu kendisidir hersey sende baslar sende biter.
  • Paylaş
Aslında ınsan zıhın gucu ıle başarabilecek nıtelıklere sahıp bır canlı olduguna gore ınsanın kendısını çok konuda tedavısının mumkun olabılecegını dusunuyorum, fakat psıkolojık bır tedavı ıse konunun hangı hususa baglı oldugunu bılmek gerekır ınsanın yardım almadan ben kendımı tedavı edebılırım dıyorsa bunu denemekten çekınmemelıdır aslında bu konuda bıle bır uzman tavsıyesı olmadan hareket etmek kişiyi aksı hale surukleyen bır duruma getırebılır psıkolojık sorunlarda geçmişindekı yasadıgı travmaları ele alırsak boylece kendı kendını tedavı etmeye gayret gosteren kışının sonuca ulaşması ıçın ayrıntıları atlamadan tabırı caızse cımcızla tek tek hesaplarını görerek zamana yayarak ve kuçuk adımlarla hareket etmesı onu daha olgun kararlara ve daha ıyı mudahaleye goturebılır
rahatsızlıgı fızıksel duruma bakıorsa da etkısının olabılecegıne ınanıyorum zira tıpta ımkansız dıe terkedılen vazıyetlerın mucızevı sekılde gerı kazanılması mumkun olmuştur . Fakat insanın olan rahatsızlıgının ne oldugunu bılmeden de hareket etmesı uzmana başvurmadan evvel atlatırım diyerek evvela kendı kocakarı tabır edılen yontemlerle zaman kaybetmesı erken tehsıs gereken durumlarda geç kalındıgı ıcın durumun daha da krıtık hale yol açacagını bılmesı gerekır zira saglık şansa teslım edılırse insan kendı hayatını kumara teslım etmış olur her durumda mutlak bır uzmana danışılmalı ve önerılere mutlaka kulak asması şarttır dıye dusunuorum
  • Paylaş
İnsanın kendi kendini psikolojik olarak tedavi etmesi bence kesinlikle mümkündür. Ancak bunun aksi ihtimali yani kişinin psikolojik olarak kendini zayıflatması da mümkündür. Bunu hemen hemen her insanın yaşadığı küçük bir örnekle açıklamak istiyorum. Herkes dolapta kalan bir yemeği veya bilmediği bir yemeği yerken zehirlenicem kaygısına kapılır( yemekte hiçbir sıkıntı olmasa bile) ve bu doğrultuda beyin tarafından yiyeceğe karşı olumsuz bir tepki oluşur. Bu tepki sonucunda kişinin vücut fonksiyonlarında değişim gerçekleşir ve aslında yediği şey her ne kadar bozuk olmasada psikolojik etkileşimden dolayı zehirlenme etkisini yaşamış olur. Kısacası her şey beyinde başlar beyinde biter, önemli olan kişinin kendini tanıyıp düşüncelerine yön verebilmesi ve psikolojik olarak kendini en üstte tutmasıdır.
  • Paylaş
'Tedavi' kelimesi genelde tıp alanındaki iyileştirmeler için kullanılır. Psikoloji alanındaki iyileştirme daha ziyade 'rehabilite' diye adlandırılabilir. Psikoloğun hastası değil, 'danışan'ı olur. Sorunlu olduğu kişi psikoloğa danışır, psikolog da ona yol gösterir.

NOT: Psikoloji de klinik çalışmalara katılır.

İnsanın kendine yardım etmesi mümkündür. İlk ve büyük adım, bir psikoloğa gitmeye karar vermekle başlar.
  • Paylaş
1

Gökhan Biçer, Bir psikolog yazdıklarıma eleştiride bulunabilir, düzeltmeler önerebilir. Buradaki amacım, toplumun önyargısına karşı gelmektir. Ruhsal dünyamızda rahatsızlıklar olmasıyla, hastalıklar olması farklı şeylerdir. Gerçek yaşamda tanıdığım nice aile, psikoloğu, psikiyatrist ile karıştırdıkları için çocuklarını rehberlik merkezine ya da rehbere (psikoloğa) götürmüyorlar. Psikoloğun onlara ilaç vereceğini düşünüyorlar. Psikolog, psikiyatristin yerine konuyor. Psikiyatrist, deli doktoru olarak tanınıyor, öyleyse psikolog bir deli doktorudur sonucuna varılıyor. Yani, çocuklarını deli gibi göstermekten çekinme yanılgısı içindeler.

Duruma göre değişir ama en büyük tedavi insanın ortam değiştirmesi veya yeni bir şeyler yapması (beceri kullanma) ya da kendine yukardan bakabilmeyi ögrenmesiyle iyi olur...
  • Paylaş
Kesinlikle mümkündür. Çünkü sizi sizden iyi kimse taniyamaz.Kişi kendini tedavi etmek istiyorsa soruna en temel nedenlerden başlamalı kanımca. Örnek vermek gerekirse en temel ihtiyaçlarınız nelerdir? Elbette ki fizyolojik ihtiyaçlardır.Barınma, beslenme, uyku, sevişme... Vs vs. Bu ihtiyaçlarınızı giderdikten hemen sonra güvenlik ihtiyaçları gelecektir.Kendini, aileni, toplumunu ve gerekli çevreni emniyet içinde güvenli ve tehlikeden uzak bir konuma getirmeli veya öyle hissetmelisin. Bu sonuç kişiye özgüven ve bir sonraki aşamaya geçmesi için gerekli olguları verecektir. Bunlar ait olma ve sevgi ihtiyaćlarıdır. Burda kişinin yapması gereken şey başkalarıyla ilişki kurmak, kabul edilmek ve bir yere ait olmaktır. Bunlar kişiye gönül rahatlıği ve vicdani rahatlık verecektir. Ve yine ardından değer yargıları ve ihtiyaçları gelecektir. Bunlar başarı, prestij sahibi olmak ve başkaları tarafindan tanınıp benimsenmektir. Bunun için ise ögrenciysen okulunda iş yerindeysen işinde gerekli yeterliliği sağlayıp farkıni ortaya koymaktır. Bunun ardından ise kişinin kendini kanıtlama ve gerçekleştirme ihtiyaçları boy gösterecektir. Bunlar kişinin kendini tatmin edebilmesi, kişisel başarı ve kişinin kendi potansiyelini dışarı çıkarma arzusudur.Zaten bunları bilip farkında olan insan son maddeye egolarıyla sıkı sıkıya bağlı olmadığı sürece mutlu ve başarı sahibi olacaktır. Kanımca psikolojik sorunlar bu maddelerin eksikliģinden ibarettir.

Bunları yapabilirsen mutlusundur. :)
  • Paylaş
Bazı kimseler kendini kontrol ediyor zaten bazıları ise bunu yapmak için ya kitap yazıyor ya da yaşam koçu denilen kişilere ödediği paralarla almaya çalışıyor bilinçaltı dediğimiz olguyu iyi anlarsan kendini de hem tedavi hem de kontrol edersin.. .
  • Paylaş
3

Bırkalem Sevdam, pekı sayın hocam yaşam koçu bilinçaltında kı kişinin başaramadıgı geçmişinde kalan ve donulup tekrar basarma sansının olmadıgı durumların kontrol bozukluguna neden oluabılecegını de bılıyoruz
yanı ınsan durum ne olursa ollsun yazmak res0ım yapmak gıbı aklı dagıtan ama kalıcı olmaya aday olmayan bu tavsıyelerın kişide bırakacagı ıtkıyıde goz onune alırsak bılınç altına kök salan sıkışmış olan hastalık nedenını onerılenler çare olmadı ıse ne yapılmalıdır

Bırkalem Sevdam, hocam ben bılınçsltındakı sıkıntılsrımı nasıl kendımden uzak tutabilirim benı hep rahatsız eden olmayan varlıkları varmış gıbıhayal edıp onları canlandırarak kendıme zor durumlar uretıorum ve alkol ot gıbı kafa yapıcı seyler ıctıgım zaman golgemın sankı ben dıılde benı sıkan korkutan daıma yuzume karsı bana baskı kuran bır varlık halıne getırmem benı yonlerdırmesıne ızın verıor olmam ne yaparsam yapayım sadece kendı kendıme korkarak cesaretımı tam toplayamamamın nedenı ve guclu olup ınancımın benı doru yola goturup kabusumıun elınden kurtulmamı saglayacak olan önerılernızı beklıorum

Abdullah Gürel, Şemun durum bence senin dahi kontrol edemediğin bir hal almış bunu bir uzmana danışman daha iyi olabilir

Hastalığa göre degişebilecek bir durum.... Depresyon bipolar mani gibi rahatsızlıklarda kişinin kendi çabası ve bilinçlilik düzeyi çok etkin rol oynamaktadır. Şizofreni için de benzeri durumlar iddia ediliyor ancak şizofrenide sahsın mantık yürütme becerisi temelden sarsıldığından benim kanaatimce doktor yardımı kacınılmaz gibi gözükmektedir. .
  • Paylaş
Hasta olmadığını anlaması koşuluyla.. .
  • Paylaş
1

Yiğit Koç, Kesinlikle mümkündür zaten terapistler insana kendini tedavi etmenin yolunu gösterirler

Hayır....... .
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

14208 Görüntülenme31 Takipçi20 Yanıt