Bilmek istediğin her şeye ulaş

İnsanlar niçin gece korktukları şeylere gündüz korkmaz? Korktukları şey gecenin sessizliği mi karanlık oluşu mu? Gündüz ıssız ve sessiz bir arazide insanlar gece korktukları gibi korkar mı?

İnsan gözü malum ışığa duyarlıdır, zifiri karanlıkta hiçbir şey görmez. Eğer hele ki insan hareket halindeyse karşısına çıkabilecek hiçbir engele, saldırgana karşı koyamaz. Birine saldırmak isteyen bir insan karanlıkta sadece karanlığın içine saklanabilir. O saklandığı karanlıktan da aniden çıkıp saldırısını gerçekleştirebilir. Saldırgana bile gerek yok karanlıkta insanın önüne çıkabilecek engeller insanı yaralayabilir ya da ucu bucağı görünmediğinden sonu yokmuş gibi gelebilir. Bazıları bunun gece gelen yırtıcı hayvan saldırılarından dolayı evrim sürecinde beyne işlenmiş bir bilgi, bir tedbir olduğunu bile söyler. Yırtıcıların çoğu gece avlanır ki zaten gece de gayet iyi görürler. Diğer bir açıdan baktığımızda ölüme en yakın yaşadığımız şey uykudur ki o da bir karanlıktır. Belki de ölüm korkusu tetikleyebiliyordur karanlık korkusunu. Karanlıkta görmeyen canlıların karanlıktan korkmasını böyle açıklayabiliyorum.
  • Paylaş
1

Belgi Saygı, İşte hepsi bilememekten

1960'lardan sonra maymunlar üzerinde yapılan gözleme dayalı deneyler göstermiştirki, korku öğrenilen bir duygudur. Süreklilik gösteren duygularımız ise nesiller içinde kalıcılaşır ve genetik yapımızın bir parçası olurlar.
Birkaç örnekle somutlaştırmam yerinde olur, sanıyorum:
Örneğin; söylediğiniz gibi, gece korkusu. Bugün geceleri korkmamız gerektirecek bir durum çok sözkonusu değil. En azından geçmişe oranla. Aydınlatılmış ortamlar, güvenli konutlar, devlet dediğimiz yapının bizi korumakla görevli kolluk kuvvetlerinin varlığı gibi kendimizi güvende hissetmemiz için çok sayıda nedenimiz var bugün. Oysa nesiller önce, kanunun hüküm sürmediği yıllarda, haramiliğin ve eşkıyalığın diz boyu olduğu dönemlerde, daha da gerilerde yırtıcı hayvanlar özellikle gecelerle özdeşlemiş korku öbekleriydi insan için.
Daha çarpıcı bir örnek olarak, yılan ve fareyi verebilirim. Belki günümüz şehir hayatında hiç yılan görmemiştir çoğumuz, daha düşük ihtimalle belki de fareyle hiç karşılaşmadık bile ama korkarız, değil mi? Çünkü sürekli öğrenme süreçleri sonunda, biz denk gelmemiş olsak da korkusu öğretilmiştir bize genetik olarak.
Gecenin tehlike ile bağdaşlaştırılmış olması, korktuğumuz ne varsa genellikle gece aktif olmasıdır, geceleri bilinçaltımızda korkulası kılan. Karanlıktan ötürü oluşan belirsizlik, insan için tedirgin edicidir.
Öğrenilmiş ve nesilden nesile taşınan bu korkulara bir örnek de geviş getiren koyun gibi hayvanların durumudur. Kabulleniş odurki; geçmişte vahşi hayvanlardan ötürü yeşillikleri koparıp düzgün çiğneme fırsatını bulamayan bu hayvanlar, koparıp hemen yutarak tehlikeli bölgeyi terk etmeyi ve güvenli bir yere ulaşınca yuttuklarını geri çıkarıp çiğnemeyi geliştirmişlerdirki biz buna geviş getirme diyoruz. Bu tez doğru ise; bugün koyunlar, keçiler için böyle bir tehlike olmamasına rağmen geviş getirmeye devam ediyorlarsa, bunun nedenini geçmişin izleriyle öğrenilen korkularda aramak yerinde olur.
Gündüzün fazlaca sessiz hali de belki bir riski çağrıştırabilir. Belirsizlik her zaman için tedirgin edicidir ve insan sosyaldir; her zaman dinamik, akan bir hayatın parçası olmayı yeğler.
  • Paylaş
Bir özellik, diğerine baskın geliyor. Mesala gece, gündüze; dişi olmak erkek olmaya baskın geliyor.

Gecenin ışıksızlığı -Şaman'ın da belirttiği gibi- bilinmezliği getiriyor beraberinde. Bilinmezlik, muamma, 'acaba ne olacak?' kaygısı, korkuya yol açıyor. Zaten biraz korku hakkında okumaya başlarsanız, konunun uzmanlarının belli yerlerde korkuyu kaygıya bağladıklarını görebilirsiniz.

Gündüz ise, ıssız, tenha bir yerden geçen kişinin erkek ya da kadın olması işi değiştirebilir. Kadın, fiziksel olarak erkeğe göre çelimsiz olduğu için, bir erkek tarafından saldırıya uğrama korkusunu taşıyabilir.

Cem Turan'ın da 'korku öğrenilen bir duygudur' cümlesinin de bunlarda payı büyük. İnsanlara cesur olmayı öğretirseniz galiba bu kadar korkak olmazlar. Bence insanlara korkak olmak da öğretiliyor. Özellikle çocukları kolayca zapt-ü rapt altına almak için seçilen kolay yollardan birisi. Bir de eskiden çocukları terbiye etme metodları da bu gibi şeylerdi. Mesela eskiden ıslık çalmak ayıp karşılanırdı. Geceleri ıslık çalmanın, şeytanları başımıza toplayacağı öğretilirdi. (İslam inancında tek bir Şeytan yer alırken, çocuklara bir de bunun çoğul hali söylenerek, din konusunda da yanlış bilgi baştan verilirdi)
  • Paylaş
Bunlar hep amigdalanın yüzünden proteinle dolmadımı korkarsın gece yada gündüz fark etmez
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

219 Görüntülenme9 Takipçi4 Yanıt