Bilmek istediğin her şeye ulaş

Karadelik nedir? Nasıl oluşur?

Uzay, uzay-zaman denilen düzlemlerden oluşur. Her kütle-çekim sahibi nesne, uzay zaman denilen düzlemi büker. Kütle-çekimin büyüklüğüne göre bu bükülme -örneğin güneşin kütle-çekim etkisi- yıldızların etrafındaki gezegenlerin yıldızdan kopamamasını sağlar. Örnek olarak yatağınız üzerine bıraktığınız büyük bir bilye düşünün. Bu bilyenin ağırlığı nedeniyle yatağın o bölümü çöker. Bu uzay zamanın bükülmesini gözünüze getirmenize yardımcı olabilir. Ayrıca biraz küçük bir bilyeyi bu büyüğün yakınından gidecek şekilde yuvarladığınızda, büyüğün oluşturduğu çukura -eğer yeterince enerjisi yoksa- kapılır. Bu kuram sayesinde ışığın da aslında kütleli bir madde olduğunu kanıtlanmıştır. Dünya'nın kütle çekim etkisi sayesinde en uzun görüş mesafemiz -fiziksel olarak dünyanın yuvarlaklığından ötürü 5-6 km olabilecekken- ışın yolunun bükülmesi ile 8-10 km'ye çıkmaktadır. Şimdi gelelim karadeliğe.

Karadelik, evrenimizdeki çözülememiş sırlardan biridir. Bilinen şey uzay-zamanı sonsuz bükerek tam anlamıyla bir kuyu oluşturduklarıdır. Işık da dahil olmak üzere hiç bir nesnenin karadelikten kurtulma şansı yoktur, eğer kaçabilecek kadar uzakta değil ise. Eğer yeterince uzak ve de yeterince enerji var ise, dünyanın güneşin etrafında dönmesi gibi yıldızlar da karadeliğin etrafında dönebilir. Örneğin gökadamız Samanyolu'nun kalbi bir karadeliktir. Evrende serbest gezen karadeliklerin aksine galaksimizi bir arada tutmaktadır. Tabi bir yandan da yavaş yavaş içine çekmektedir tüm gökadayı. Şükür ki çok yavaş.

Karadeliklerden uzay-zamanı bükme yetenekleri ile yaralanılarak zamanda yolculuk fikirleri ortaya atılmışsa da pek bir hamle yapılamamıştır- açıkçası ben o zaman makinesine binmezdim, neme lazım :) -. Aslında daha fazlasını vikiden bulunabilir.

Son bir kaç şey diyeyim. Karadeliklerin çok kullanışlı olduğu alanlar vardır. Uzayda serbest gezen karadeliklerden uzay gözlerimde yararlanılır. Eğer teleskopunuzun çözünürlüğünün yetmeyeceği kadar uzak bir uzay bölgesini gölüyorsanız, Bu mesafenin ortasında kalan bir karadelik ışğıı bükmesi nedeniyle, kendisinden kurtulabilecek kadar uzaktan geçen ışınları - bakmaya çalıştığınız nesneden gelen ışınlar- öyle kuvvetli kırar ki, bir mercek gibi izlemek istediğiniz nesnenin görüntüsünü büyüterek ve sanırım güçlendirerek size odaklar. Bu sayede teknolojimizin ve teleskoplarımızın çözünürlüklerinin dahi yetmeyeceği kadar uzaktan gelen ışıkları inceleme şansı buluruz.

Tabi uzaydaki bir nesneyi incelemek bana hep ironik gelmiştir. Milyonlarca ışık yılı uzaklıktaki nesneyi bulduk diye çok heyecanlanırız ama o ışık milyonlarca yıl öncesinin ışığı. Belki de o nesne şu an orada değil. Belki de patladı ve yok oldu, var bile değil. :)
  • Paylaş
2

Unluckypod, iki şeye katılmıyorum birincisi mercek etkisi ile uzaktaki cisimleri büyüterek görmemize yardımcı olur fikri. bu dediğiniz sadece karadeliklerin yerini belirlemeye yarıyor. ikincisi ise şimdiki halini göremiyorsak ne işe yarar. tam tersi, asıl önemli olan geçmişi görmek sanki geçmişe yolculuk gibi. yoksa bigbang sonrasını inceleyemezdik hiç bir zaman ve uzay hakkında asla fikir sahibi olmazdık.

Kürşat Akıncı, Dostum 300 bin ışık yılı uzaktaki nesneyi gözlemliyorsun. Gördüğün şey onun 300 bin yıl önceki durumu. Nasıl geçmişini görmeyeceksin. Uzaklıklar aklının almayacağı kadar geniş nesin katılmadın anlamadım. İkincisi mercek etkisinden yararlanarak çok uzaktaki süper nova patlamaları gözlenir, bilirsin bolca olan şeyler değil kendileri.

Bildiklerinizi unutun bi.

Büyük kütleli yıldızlar kendi kütlesi tarafından sıkıştırılmaya zorlanır. Kütleçekimi o kadar büyüktür ki, yıldız merkeze doğru sıkışma eğilimindedir. Merkez, en uç katmanları kendine doğru çekip küçülmek ister. Peki bu neden olmaz? Merkezdeki hidrojen bombası etkisi yüzünden. Yıldızın merkezinde hidrojen füsyonu olur. Yani iki hidrojen atomu birleşerek helyum ürününü oluşturur. Bu reaksiyon yüksek miktarda enerji ve radyasyon açığa çıkartırken yıldızı içine çökmekten kurtarır. Kütleçekim ve füsyon reaksiyonları birbirlerini nötürler. Yıldız dışarıdan sessiz görünür ama iç dünyasında muazzam bir savaş vardır. Tahmin edebileceğiniz gibi bir süre sonra yıldızın içindeki hidrojen biter. Bu noktadan sonra merkez, helyum füsyonuna başlar. Yani helyumları birleştirip daha ağır elementlere dönüştürmeye devam eder... Bu işlemler merkezde sadece demir elementi kalana kadar devam eder. Demirin füsyonu enerji açığa çıkartmaz, aksine enerji gerektirir. Bu yüzden merkezdeki enerji üretimi durur ve kütleçekimi yer misin yemez misin yıldızı sıkıştırmaya başlar. Sıkışma bir müddet devam eder ve yıldız sıkışabileceği azami değerde sıkıştıktan sonra patlar. Dış katmanları inanılmaz bir kuvvetle uzaya püskürtülür. Patlayan yıldız yeteri kadar kütleliyse merkezi bir karadelik oluşturabilecek kadar yüksek çekim gücüne ulaşır. Bir katil karadelik daha evrene gözlerini açmıştır.

Karadelik inanılmaz yoğun, kütleli, haliyle yüksek kütleçekimine sahip yıldızımsılardır. Peki neden diğer yıldızlar gibi parlak değil "kara"lar? Kütleçekimleri o kadar kuvvetli ki, çevrelerindeki bütün materyalle beraber ışığıda kendisine çekerler çünkü. Işık bile karadelikten kurtulamaz. Karadelikten teleskoplarımıza ışık gelmediği için de onları siyah görürüz.
  • Paylaş
6

Açılın Ben Fizikçiyim, Bir düzeltme: "Onları siyah görürüz" yanlış bir tabir olmuş. Aslında onları göremeyiz. Gözümüze karadelikten ışık gelmez ve biz hiçbirşeye yani karanlığa bakarız.

Unluckypod, hacı bişi sorucam. bu dış katman patlayınca içteki demir sıkıştığı için mi karadelik oluyor çünkü patlamanın etkisiyle içteki demir o kadar sıkışıyor ve öle bir yoğunluğa ulaşıyor ki içeri doğru göçüyor kendi kütle çekiminde boğuluyor yani ve sonra ver elini kara delik pek tabii. eğer böyle oluyorsa uzun zamandır merak ettiğim ayrıntıyı anladım sonunda.

Açılın Ben Fizikçiyim, Doğru sayılır. Ancak patlamanın etkisiyle değil, çekirdek, kendi ağırlığın etkisiyle sıkışıyor.

Merkezde demirden başka bir element kalmadıktan sonra yıldız, merkezi eziyor. Ezildikçe merkezin hacmi azalıyor fakat kütlesi değişmediği için özkütlesi artıyor. Daha yoğun bir hale geliyor yani. Bu, daha fazla çekim gücü kazanması demek oluyor. Daha fazla yoğunlaşamadığı noktaya geldiğinde kütleçekim işini yapamadığı için,yani yıldız sıkışamadığı için, dış katmanlar yıldızı terk ediyor. Buna süpernova diyoruz, yıldız patlaması.

Patlamadan arta kalan çekirdeğin kütlesi (yani hacmi, büyüklüğü) ne kadar fazlaysa, yıldız ona göre bir cisme dönüşüyor. Söz konusu cisim, kütle büyüklüğüne göre sırasıyla kara cüce, beyaz cüce, nötron yıldızına dönüşebilir. Eğer bunlardan daha büyük kütleli bir merkez kalmışsa, çekirdek karadeliğe dönüşür.

Unluckypod, aslında ben de onu demiştim yani patlamanın etkisiyle o kadar yoğunlaşıyor ki kütle çekimi artıyor ve bu artan kütle çekimi dolayısıyla kendi içine çökmesi kolaylaşıyor...yani o patlama olmasaydı normal güneşin merkezi kütlesinden bi farkı olmayacaktı diye düşünüyorum aksi halde zaten normal güneş zaten patlamaya gerek kalmadan kütlesi dolayısıyla zamanla içeri doğru göçüp karadelik oluştururdu. Ben böle algıladım olayı hocam...

Açılın Ben Fizikçiyim, Yok, olmadı. Kütleçekim, gücünü kütleden değil, özkütleden alır. Yani yoğunluktan.

Şöyle; 1tonluk 1 bilye boyutundaki madde ile 1tonluk bir oda boyutundaki madde aynı kütleçekim etkisine sahip değildir. Bilye boyutundakinin çekim kuvveti daha fazladır.

Merkez, karadeliği oluşturmak için ihtiyaç duyduğu çekim kuvvetini sıkışarak kazanıyor. Sıkışmanın sebebi yazdığım gibi, füsyonun durması. Füsyon durunca merkez sıkışıyor, sıkıştıkça çekim kuvveti artıyor.

Kütleçekim, kütleyle ilişkili olsaydı, yıldızın çökmesi yada patlaması anlamsız olurdu. Yıldız büyür ve sonunda karadeliğe dönüşürdü.

Unluckypod, ben de aynı şeyden bahsetmiştim zaten:) tamamen aynı şeyi anlatmak istemiştim...

Evrende, bir karadelikten daha büyük, güçlü veya korkutucu başka bir şey yoktur. Karadelikler gezegenleri, yıldızları ve yanlarına yaklaşan her şeyi yutarlar.

Uzay
Fizikçilerde sonu gelmeyen başağrıları oluştururlar çünkü karadelikler her türlü fizik kuralını alt üst ederler. Bilinen bir gerçekte, karadeliklerin evrenin gelişmesinde baskın rol oynadıkları ve evrenin kurallarını koyduklarıdır.
Karadelikler evrende ki en gizemli nesnelerdir. Çekim güçleri inanılmazdır ve hiç bir şey onlardan kaçamaz. Tüm galaksileri yutabilirler. Dağınık yiyicilerdir ve bir yıldızın, maddenin, enerjinin, çekim gücünün son durağıdırlar. Bu her şeyin üzerinde bir seviyedir. Yok etme güçleri olmasına rağmen evrende, galaksilerin oluşumuna her şeyden çok karadelikler yardımcı olmuşlardır. Büyük kozmik makinenin önemli bir parçasıdırlar ve bazı astronomlara göre paralel evrenlerin kapıları bile olabilirler.
Karadelikler, evrenin doğumunu anlamamızda anahtar rol oynayabilirler.
Evrenin oluşumu ve sonra da ölümü hakkındasorularımızı cevaplayabilirler. Bir anlamda modern astronominin öncüleri gibidirler ve galaksilerin oluşumuna aitdüşüncelerimizi ve hatta evrenin nasıl işlediğine dair fikirlerimizi değiştirebilirler. Kudretlerini doğadaki en temel güçlerin birinden alırlar, çekim gücünden.
Yerçekimi ayağımızı yerde, gezegenimizi de Güneş’in yörüngesinde tutar fakat bir karadelikte çekim gücü tüm hesapların ötesindedir. Öylesine güçlüdür ki, yanındaki her şeyi emer. Uzak yıldızların ışıklarını dahi bükebilir ve eğer o ışık çok yakınına gelirse karadelik tarafından yutulur. Mesela bir karadeliği şelale olarak düşünelim. Çekim gücü de nehir olsun ve şelaleye doğru aksın. Işık demeti ise bir kano olsun. Şelalenin yukarılarında, nehirde akıntı zayıftır. Kanocu akıntıya karşı zorlanmadan ilerleyebilir ancak şelalenin yakınlarında akıntı daha güçlüdür ve kanocu kurtulmaya çalışır. Şelalenin kenarları tıpkı karadeliğin kenarları gibidir. Kanocu ne kadar güçlü olursa olsun, aşağıya doğru gidecektir. Uzayda da aynısı olur. Karadeliklerin yöntemigerçekten yıkıcıdır çünkü onlara yaklaştıkça yerçekim süper güçlü bir hal alır. O kadar güçlüdür ki, ışığı dahi yer. Karadeliklerin ”Kara” olması da işte bu yüzdendir.
Eğer bir karadelik Güneş Sistemi’nin yolu üzerinde bulunsaydı Dünya’yı paramparça ederdi.
Herhangi bir karadelik, Güneş Sistemi boyunca ilerleseydi, tüm gezegenleri Güneş’ten çok daha güçlü çekerdi ve Güneş Sistemi’nin çekimsel dengesini tamamen alt üst ederdi. En sonunda ise gezegenlerin yörüngelerini bozarak onları birbirinin içine gömerdi. Gezegenler sağa sola savrulur ve Güneş Sistemi boyunca her yer parçalanmış olurdu. Eğer bir karadelik Dünya’ya yaklaşırsa, çekim gücü, tüm göktaşlarını yörüngelerinden söküp alarak gezegenimize doğru fırlatır ve Dünya’nın yüzeyi bir cehenneme dönerdi. Önce atmosferi sonra da gezegenimizi yutardı.
Bütün bir Güneş Sistemi’ni yok etmek bir karadelik için hiç zor değildir ancak karadelik, büyük ve boş bir uzayın emici bir parçası olmaktan daha fazladır. İnanılmaz derecede ağırdır.
Karadeliğin ne kadar ağır ve yoğun olduğu hakkında bir fikir edinebilmek için Dünya’yı hayal edin ve şimdi onu sıkmaya başlayın. Öylesine şıkıştırın ki atomlar bile içlerine çöksün.
Yeryüzü, çapı 2 inç boyutuna küçüldüğünde (bir golf topu kadar) bu bir karadeliğin yoğunluğudur ve hala Dünya’nın ağırlığında ve aynı çekim gücüne sahip olacaktır. Bir şeyi bu kadar küçük ve böylesine yoğun ve böylesine güçlü ne yapabilir ? Evrende gerçek anlamda bir karadelik oluşmasının tek yolu, çekim gücünün kendi işini kendisinin yapmasıdır. Evrende bu kadar çekim gücü üreten yalnızca bir yer mevcuttur o da büyük yıldızların içidir. Kütleleri Güneş’in 10 katı büyüklüğünde olan yıldızlar öldüklerinde çekim gücü onları şıkıştırır. Büyük bir patlamaya sebep olur, bir süpernovaya fakat bazı yıldızlar bundan da büyüktürler. Bu süper kütleli yıldızlar Güneş’ten 100 kat daha büyük ve 100 kat daha fazla çekim gücüne sahiptirler. Bu yıldızlardan biri öldüğünde evrenin en büyük patlamalarından birine neden olur, bir hipernovaya. Bu aynı zamanda birkaradeliğin doğumudur. Evrenimiz yıldızlarla doludur. Yaşamlarının sonunda bazısı sessizce ölür, bazısı muhteşem patlamalara sebep olur, bazısı da karadelikleri doğurur. Güneş’e göre 100 kat daha kütleli bir yıldız, yaşamının sonunda yakıtını tüketir vekaranlık bir deliğe doğru çökmeye başlar ve kalbinde muazzam bir çekim gücü oluşur.
Çapı bir milyar kilometreden daha fazla olan ve ölen bir yıldız, dev bir nükleer birleştirme reaktörüdür.
Dışarıya sürekli enerji pompalar ve aynı zamanda yıldızın inanılmaz ağırlığı, onun merkezine doğru çökmesine neden olur. Bir kaç milyon yıldırbirleştirme ve çekim gücü birbirini dengelemiş olsa da yıldızın yakıtı bitmeye başladığında birleştirme durur, denge durumu bozulur ve yerçekimi kazanır. Bir milisaniye kadar sürede, çekirdek orjinal boyutunun küçük bir oranına kadar küçülür ve bir bebek karadelik doğar. Aniden yıldızın kalıntılarını yemeye başlar. Madde karadeliğe sürüklendikçe, inanılmaz derecede ısınır. Ortadaki yeni karadelik, kendisini çevreleyen yıldızın gövdesinden beslenmeye devam eder. Gazı hızla tüketir, tıkanır ve öksürür. Dışarıya büyük enerji demetleri fışkırtır. Temelde yıldızı yiyerek, kendi yolunu açar ve tüm bunlar milisaniyeler içinde olur. Yıldızın geri kalan kısımlarının haberi bile olmadan çekirdek gider. Böylece yıldız, gövdesi daha yere düşmeden ölür ve sonunda patlar. Bir saniyede Güneş’in tüm yaşamı boyunca üreteceği enerjinin 100 katında bir enerji ortaya çıkarır. Geride kalan yeni bir karadelik ve iki taraflı bir püskürmedir. Bu püskürmelere ”Gama Işını Püskürmeleri” denir.
Gama ışını püskürmeleri ışık hızındadırlar ve evrene doğru dağılırlar. İnanılmaz enerji yüklü olaylardır. Saf enerji ve güç açısından bakıldığında gama ışını püskürmeleri, karadeliğin kendisinden sonra ikinci sırayı alırlar. Çoğu sadece bir kaç saniye sürer ve önlerine çıkan her şeyi kızartırlar. O kadar yoğundurlar ki eğer galaksimizde Güneş Sistemi yakınında bir tane gama ışını püskürmesi oluşsaydı tüm gezegeni bir anda buharlaştırabilirdi. Gama ışınları, karadelikler hakkında ve evrenimizin nasıl işlediği hakkında bizlere önemli ipuçları sunarlar. Bir gama ışını püskürmesi görüldüğünde bu bir karadeliğin doğum çığlıdır.
Kaynak: ilgincbirbilgi.com
  • Paylaş
Karadelik ( yada kara her neyse) tarafından yutulmuş bir madde maddenin hangi boyutunda oluyor acaba ? Mesela ışık bu kütlenin içinde neye dönüşmüş olabilir? Tamam içine girmediniz ama teori üretebilirsiniz değil mi?
  • Paylaş
Black Holes bir ara konu üzerinde okuyup, irdelemiştim.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

1254 Görüntülenme12 Takipçi5 Yanıt

Konu Başlıkları