Bilmek istediğin her şeye ulaş

Kültürel, etnik veya dinsel bakımdan derin bir şekilde bölünmüş bir ülkede, bir veya daha fazla grup kendi bağımsız devletlerini kurmak istiyorsa, ülkenin bütünlüğünün korunmasının çareleri neler olabilir?

Öncelikle ülkenin bütünlüğünü korumanın tüm halkın mutluluğundan daha mı önemli olduğu düşünülmeli. Tarih de araştırılmalı, bin yıl öncesinden bile olsa bu bahsettiğiniz halklar boyunduruk altına alınmış, toprakları işgal edilmişse tabii ki o halkların ayrılma talepleri dinlenmeli, belki de o bölgede yapılmış olan yatırımlar için belli bir vergi talep ederek halklar serbest bırakılmalı ya da ekonomik olarak destek olarak o halkların ülke içinde kalmasına çalışılmalı. Unutulmamalıdır ki hiçbir halk toprağını almadan haklı savaşına son vermeyecektir (Martin Luther King). Uygar dünyaya baktığınızda birleşenleri, ilkel kısımda ise ayrılanları görüyoruz. Uygarlığa ulaşmanın tek yolu özgürlükten geçer, baskı olan hiçbir devlette ise uygarlığın olmadığını görüyoruz. İlk olarak değerlendirilmeli ki uygar dünyanın bir parçası mı olmak istiyoruz yoksa Hotantolar'dan bir basamak ilerideki evrim basamağında kalmış pis katiller olmaya devam mı etmek istiyoruz. Yani alınmayın, yukarıda bahsi geçen ütopik devletten bahsediyorum, yarası olmayanlar lütfen gocunmasın. Bu derin bölünme durumu da tabii ki incelenmeli. Hani Avrupa'da Katolik ve Protestanlar mutlu mesut beraber yaşayabiliyorlar. Yalnız Katoliklerin de Protestanların da dini ihtiyaçları kendi cemaatleri (dikkat edin devlet değil) tarafından doyuruluyor. Dinsel ayrılık, hele ki mezhep ayrılığı ise büyük bir ayrılık sayılmaz. Bin yıldır aynı ülkede yaşayan insanların etnik farklılığından da çok söz edilebileceğine nedense inanasım gelmiyor. Devlet bu sözde farklılıkları kayırmazsa sanırım yine beraber yaşayabilmek için bir tabanda anlaşılabilir. Bütün etnik grupların dillerini resmi dil yaparak başlanabilir mesela. Avrupa'nın bir çok ülkesinin bir çok resmi dili var ve başlarına taş yağmıyor, ekonomileri de bu bahsettiğiniz ülkeden muhetemelen çok daha iyi. Kültürel dediğiniz şey gerçekten Avrupa'da köyden köye değişiyor ve bırakın köylerin birleşmesini devletler bile birlik olma çabasında. Bence bir ülkede adalet varsa, devlet ayrımcılık yapmıyor her bireyine eşit davranıyorsa, milletin inancından elini tamamen çekiyorsa, bir bütün olarak kalkınma çabasındaysa orada yaşayan tüm halklar barış içinde, beraber yaşayabilir.

Eğer bu tür bir ülkenin bütünlüğünü korumak amaç edinilmişse iktidar, para, güç hırsıyla yanıp tutuşan ayrıştırıcı, faşist iktidarlar yerine sosyal adaleti sağlayabilecek dürüst politikacılar seçilmeli ve ülkenin adaletli bir şekilde her yöresinin kalkınması için planlar yapılmalıdır. Devlet dinden tamamen elini çekmelidir nasıl ki kilise ya da kiliseler başlı başına otonom kurumlarsa bu ülkenin dini cemaatleri de kendi yağlarında kavrulmalıdır. Dil için de mesela %10'u geçen her etnik popülasyonun dili resmi dil olabilmeli, o dilde eğitim alabilmeleri için yeterli çaba gösterilmelidir. Devlet üniversitelerden de elini çekip onları bilim yapmakla baş başa bırakmalıdır. O devlet basınını, sanatçılarını tamamen özgür bırakmalıdır. Dürüst bir yönetimin saklayacak bir şeyi olmayacağı için hiçbir kurum üzerinde baskı kurmasına ihtiyacı yoktur. O devlet zengininden çok fakirinden az vergi almalıdır ki milli gelir gerçekten tabana yayılabilsin. O devlet kesinlikle yolsuzluğa, hırsızlığa müsamaha etmemeli ve hırsız kim olursa olsun gerektiği şekilde cezalandırmalıdır ki halkın geri kalan kısmı da bu hırsızlıklara özenmesin. O devlet öğrencileri köylerinde tek göz kerpiç okullarda tüm sınıflar bir arada eğitim görürken saray yaptırmamalıdır. Eğitim seviyesi, icatlar, sanat, insan hakları devletlerin saygınlığını arttırır en büyük saray, en çok Mercedes değil. O devletin adaleti adalet saraylarından kat be kat büyük olmalıdır ki halkın da devletine saygısı artsın. Yaşam kalitesi devletin her bireyi için eşit seviyede olan devletlerde hiçbir dini, etnik ya da kültürel grup devlete baş kaldırmaz, aklı olan bunun için mücadele eder ya da saltanatı ne kadar sağlam olsa da bir gün devrilmeye hatta belki de idama mahkum olur. Beğenmediğimiz Arap ülkelerinde birbiri ardına devrilen diktatörleri gördük, bahsi geçen ütopik devlette de bunun olması sadece zamana bağlıdır.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

33 Görüntülenme2 Takipçi1 Yanıt