Bilmek istediğin her şeye ulaş

Lezzeti algılamadaki farklılık nasıl oluşur? Örneğin; ben biberi hiç sevmezken arkadaşım biberin hastasıdır. Neden?

Biber kişiye göre farklı lezzet kalıplarına mı giriyor? :)Düzenle
Farklılığın nasıl oluştuğuna dair mekanizma hiç şüphem yok ki insan ve yeryüzündeki diğer bütün canlılardaki temel vücut biçimini, işleyişindeki bazı küçük değişiklikleri belirleyen, her canlıya özgü ve ayrıca her canlı içinde de tek tek bireylere özgü "genom" dediğimiz "genler bütünü"nün içeriğine bağlıdır.
Bu içerik, insandan örnek verirsek, herkeste küçük oranlarda farklıdır.
Mavi gözlü insan ile elâ gözlü arasındaki fark gibi. Ama neticede ikisinin de gözü vardır.
Dilin işleyiş mekanizması da genomik dinamiklere bağlıdır elbette.
Kişi göz rengini belli oranda nasıl miras alıyorsa, tad alma mekanizmasını da belli oranda miras alır.
Belli oranda diyorum çünkü her bireyin kendine özel, kendine has yapılanmış, yani atasında bulunmayan özelliklere sahip bir vücudu vardır.
Tad alma dokusu her insanda tamamen aynı asla olamaz. Aynı gözün iris tabakası gibi.
Buradan kısaca toparlarsam, her canlı bireyde dinamik, değişken bir "genom" vardır ve bu yüzden bir canlı tarafından algılanan her şeyde ufak da olsa farklılıklar bulunacaktır.
  • Paylaş
Benim şöyle bi teorim var ne kadar doğrudur bilmiyorum ama paylaşmak isterim.

Renkler üzerinden anlatayım, en sonunda bu renkleri bibere benzetelim. Gözüde biberi tadan dile.
Şöyle ki: öncelikle kafandaki renk algısından tamamen dışarı çık. Ve aslında renklerin kişiden kişiye göre değişmediğini düşün. Mesela en güzel renk kırmızı olsun, en kötü renkte siyah. Diğerleride arada sıralansın. Benzetme yapacak olursak, 1den 10a kadar sayılar. 1 en küçüktür 10 en büyük.
Bizimde en güzel rengimizin kırmızı olduğunu düşünelim. Herkese göre kırmızı güzel renk. Ama insan gözündeki algılama farklı olduğu için herkesin kırmızıyı farklı gördüğünü düşün. Az önce kurduğum sanal kırmızı benim gözümde gerçekteki maviye denk geliyor. Sende ise kırmızıya denk geliyor. Sen kırmızıyı kırmızı olarak görüyosun ben mavi olarak. Sonra sen diosun ki kırmızı en güzel renk bende diorum ki mavi en güzel renk. İkimizinde gördüğü renk aynı ama ben mavi sen kırmızı diyosun. Özetle algı aynıdır ama tadan şey farklı olduğu için farklı algılarlar.

Anlaması ve anlatması zor biraz. İnşallah anlatabilmişimdir.
  • Paylaş
2

Ayşe Gezer, Yıllardır düşündüğüm ama aktaramadığım şeydi bu. Çok güzel ifade etmişsiniz.

Ahmet Caner Sönmez, Değişik bir anlatım olmuş, sanırım bilgisayar programı yazımı gibi bir anlatım kullanmışsınız. : ) Yalnız kafamı kurcalayan şu "Ve aslında renklerin kişiden kişiye değişmediği" ile "herkesin kırmızıyı farklı algıladığı" cümlelerinin bir ikilik oluşturduğu düşüncesindeyim. Kırmızı olarak adlandırdığımız şey esasında mavi ise nasıl renkler kişiden kişiye değişmiyor? Sanırım "algılanan renklerin kişide yarattığı hisler kişiden kişiye değişmiyor" demek istediniz? Yani değişmeyen şey "renkler" değil, "hisler"? Doğru mudur anladığım?

Küçük çocuklar karşısında annesi, babası bir yemek yerken bugün çorba da acılıcana ne kadar güzel olmuş derse orada söylenilen "acı" kelimesi çocuğun zihninde yer eder bir nevi anne, babanın yaptıklarını yapma onlar gibi olma çabalarından biridir. Bu kişinin yetiştiği ortamda yenilen yemekler, örnek aldığı kişilerin söylediği sözler ve aynı kişilerin sevdiği şeyler nasılsa o çocuk da bir süre sonra aynı şeyleri benimser ve kendisi de sevmeye, yapmaya başlar. Bu yazdıklarım bir neden olabilir. Aynı zamanda vücut ihtiyacı olan şeyleri çok daha kabul edebilir. Mesela senin vücudunun karabibere ihtiyacı var sen karabiber yersen sana normalde olduğu kadar kötü gelmeyecektir. Daha fazla ve farklı nedenleri de olabilir. Benim şimdilik aklıma gelenler bunlar.
  • Paylaş
Kanka ben bilemem arkadaşını ama sana benden -fazla uzağa gitmeden- bir örnek vereyim. Ben lisede pansiyonda kalırdım ve pansiyonda çıkan yemekleri hiç seçmezden yerdim fakat bir tek pırasa yemeğini yemezdim. Çünkü kokusu affedersin midemi bulandırırdı. Sonra lise bittiğinden Ankara'ya geldim okumak için tabii :)- aksi olmaz zaten-. Ankara'ya ilk geldiğim gün yengem bana pırasa yemeği yapmış tabii benim haberim yok. Neyse eve gittim dedim ' yenge çok açım yemek var mı' dedi bana oğlum bir güzel pırasa yemeği yaptım' demez mi. Tabii ben şimdi aklımda bir lamba yandı. Dedim pansiyondaki pırasa leş gibiydi bakayım yengem nasıl yapmış. Ağbi yengemin pırasasını bir yedim. Dedim bir yemek bu kadar mı güzel yapılır. Ondan sora pırasa yemeklerini de yemeye başladım. Yani biberi sevmiyorsan güzel biber yemen gerekecek sevebilmen için
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

212 Görüntülenme9 Takipçi4 Yanıt

Konu Başlıkları