Bilmek istediğin her şeye ulaş

Maddenin en büyük atası nasıl oluştu?

Bilimin bu soruya verdiği cevap nedir?Düzenle
Cern'deki çalışmaların bitmesini beklemeniz gerekecek bu sorunun cevabı için.
  • Paylaş
Bu soru ile bir çok cevap karşımıza çıkar, genel anlamda standart cevaplar ve buna karşı olan cevaplar vardır. Standart cevap istiyorsak, bu her yerde mevcut, çözüm olur mu, bilinmez. Gerçeklerin peşindeysek şimdi aramaya başladık diyebiliriz. İşin gerçeği bu sorunun cevabını bulmak bir şeyi değiştirmez. Şöyle ki, değiştirdiğimizi sandıklarımız, ya olması gereken olası olasılıklarsa, ve aslında neyi aradığımızı gerçekte bilmiyorsak ve temel hatamız bu ise, ne yapılabilir ki, tabi ki teslimiyet tarzında algılanmamalı.
Araştırmalarım sonunda maddenin atası vb. sorulara tek cevap bulabildim, 2 faza dönüşmüş, merkez salınımlı dengesizliğin, üstün bir denge ile kontrolüdür. Biraz basit oldu, zaten maddenin temelinin de biraz basit olması bu sonucu doğuruyor. O kadar basit ki, sonsuzluk teorisini barındırıyor.
Belki de, bazı şeyler düşündüğümüzden, daha yakındır. Belki de, bir çok dahalar. . .
  • Paylaş
2

Dört Boyutlu Obçe, Maddenin ne olduğuyla ilgili tahminleriniz için teşekkürler. Araştırmalarınızda başarılar. Ancak soruyu cevaplayabilmiş değilsiniz.

Bilimin, maddenin oluşumuna getirdiği tatmin edici bir cevap arıyorum. Madde ilk defa formunu nasıl kazandı?

Murat Keskin, Araştırma yönteminiz ve merakınızı takdir ediyorum. Aradığınız cevabı yüzyıllardır, IQ 'su 150 -200 ' lerle ifade edilebilen bilim insanları çok araştırdı sonuç bizler hala arıyoruz. İşin gerçeği, bu sorunun tam cevabı var fakat bunu bulabilecek tam insan var mı, bence yok, ki cevabıda bilinmezlerden. Bana kalırsa, önemli olan bu tip ciddi soruları araştırır iken, kademeli bilimsel diğer gerçeklere ulaşabilmek daha mantıklı geliyor. Çıtayı yüksek tutmak başarısızlık içinde, başarıyı bulmamızı sağlayabilir.
Maddenin atasına gelince, oluşmaya hala devam ediyor, devre, devre algılarımızın ve hesaplarımızın çok çok üzerinde bir hızla, kütlesel fark oranları kademeli redüksiyon sistemi ile değiştirilebildiği için, biz bu hızları algılayamıyoruz. Şu şekilde de düşünebiliriz, bizlerin algılama alt-üst limiti orantısal bir merkezde ise, atom mekaniğinin yüksek hızı, molekül redüksiyonu ile algılanamaz hale geliyor, galaksilerin yüksek hızları da, küçük sistemlerle redüksiyon olur ve algılanmaz. Yaşam ve algı oranımız, makro ve mikronun sıfıra en yakın merkez ekseninde olmalı, tam durağan nokta fakat durmayan, durmama hızı paralel evren tartışmalarının da sebebi , kainatta ki her bir hız kademesi sanki paralel evrenmiş gibi algılanıyor, bilimin bir çok konuda çaresiz kalmasını sebebi yanlış çıkış noktalarıdır, yani mantık hataları. Yani, doğru cevabı bulabilmek için ben kendime doğru soruyu sormaya çalışırsam, başarılı olabilirim diye düşünüyorum.

Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

48 Görüntülenme2 Takipçi2 Yanıt

Konu Başlıkları