Bilmek istediğin her şeye ulaş

Bu sene sınava gireceğim. Tercihim yabancı dilden yana. Mütercim tercümanlık, çeviribilim gibi bölümlerde okurken çok zorlanır mıyım?

Eğer dil öğrenmek gibi bir merakın varsa gayet başarılı olursun. Bir yabancı dil öğretmeni olarak çeviri yapmaktan hoşlanacağını hatta daha öğrenciyken para kazanabileceğini düşünüyorum.
  • Paylaş
Dil yeteneğin olduğuna inanıyorsan, dahası yabancı dil öğrenmeyi seviyorsan, bir de edebiyatla haşır neşirsen bence zorlanmazsın. Şimdiki aklım olsaydı, genç yaşta en az 3 dil öğrenirdim ;) Yalnız özellikle mütercim tercümanlık bölümünün zor olduğu söyleniyor, haberin olsun :)
  • Paylaş
Bu soruya cevap verebilmem için sizin yabancı dille olan geçmişinizi, lise eğitiminizi, yabancı dil seviyenizi ölçen bir sınavın sonucunu ya da enazından güncel olarak sahip olduğunuz yabancı dil bilginizi, hangi okulu yazmak istediğinizi, hangi mesleği yapmak istediğinizi, spesifik olarak hangi bölüme gitmek istediğinizi bilmem faydalı olurdu fakat genel olarak önce şunun ayrımını yaparak başlayabilirim:
Mütercim- Tercümanlık, Çeviribilim ve Dil-Edebiyat bölümleri arasında fazlasıyla fark vardır. Her ne kadar Türkiye'de bazı üniversiteler haricinde bu farkı gözeten pek bir üniversite olmasa da -Hepsi yabancı dille alakalı nolacak.. Vs gibi bir yaklaşım varsa bundan vazgeçilmelidir. Her bölüm farklı yetkinlikler gerektirir.
Çeviribilim bölümünde ağırlıklı olarak sözlü ve yazılı çevirinin teorisi üzerinde durulur. Yani Mütercim ve Tercumanların çevirdikleri metinleri dilbilim, felsefe, edebiyat, göstergebilim vgibi alanları temel alarak inceleme, otopsi etme amacı güder. Fazlasıyla kuramsaldır, bölümü bitirdiğinizde bir çevirmen değil çeviri kuramcısı olursunuz. Bir ressam değil; bir tablo koleksiyoncusu ya da sanat eleştirmenisinizdir.
Mütercim-Tercümanlık bölümünde ise yine çeviribilim ve kuramları üzerine dersler alırsınız fakat hedefiniz çeviri uygulaması konusunda daha aktif bir dönem geçirmektir. Çeviribilimciler, dilbilimciler ve teorisyenlerin eleştiri ve teknik bilgilerinden faydalanırsınız ama nitekim amacınız tercüme edilen metinleri dil, göstergebilim ya da yapısökümcülük kuramlarıyla betimlemek değil, betimlenecek olan metinleri hayata getirmektir - tabii bunun için kaydadeğer bir tercuman olmanız gerekli-
Dil- Edebiyat bölümü ise fazlasıyla kapsayıcıdır. Hem dilbilim, hem çeviribilim, hem dünya edebiyatı, hem dil psikolojisi, hem kuram eleştirisi, hem gramer üzerine sizi donatır. Bazı dilleri öğrenmek ve edebiyatlarına, kültürlerine hakim olmak için 4 ya da 5 yıl yeterli değildir. Üniversitelerin de böyle bir iddiası yoktur zaten. Japonca, Çince, Rusça gibi diller, özellikle de Çince ve Japonca hem alfabesi hem de edebiyat tarihi ile en zorlayıcı olanlardandır. Mutlaka ekstra çaba ve o coğrafyada bir süre yaşamayı gerektirir. Velhasıl dil-edebiyat okuduktan sonra hangi alana yöneleceğiniz size kalmış. Çeviri de yapabilirsiniz, herhangi bir şirkette de çalışabilirsiniz, garsonluk da yapabilirsiniz.Formasyon alıp öğretmen olurum diyorsanız lütfen İngilizce Öğretmenliği okuyunuz -ataması çok oluyor diyorlar- :)
  • Paylaş