Bilmek istediğin her şeye ulaş

Mimarlık fakültesi akademisyenlerindeki bu egonun sebebi nedir sizce?

Soruyu görünce hızlıca sözlüklerde bir tur attım. Türlü türlü sebepleri var. Kişisel olanı da var, hocasından, ustasından öğrendiği şekilde davranan da var. Bu egonun sebeplerini saymaktansa, bununla nasıl başedebileceğinden bahsetmek daha yararlı olacak sanırım, çünkü o kişiyi düzeleceğini ummak veya düzeltilebileceğini sanmak çok daha zor bir olasılık.

Özellikle mimarlık eğitimde doğrunun ne olduğu doğal olarak belirsizken, akademisyenlerin elinde oyuncak olmak kaçınılmaz görünebilir. Buradaki kritik aralık eğitime bakış açısı ile çözülebilir. Projelerde bahsedilen eleştirilerin çoğunun hocanın kişisel doğruları olduğu unutulmamalı. Asıl önemli aralık projenin sahibinin siz olduğunu unutmayın. Dolayısıyla bir dönem boyunca yoğunlaştığınız, araştırdığınız, üzerinde türlü alternatifler geliştirdiğiniz arsa, senaryo, projeye dair en hakim olan sizsiniz ve öyle davranmak zorundasınız. Fikrinizi savunmaktan, arkanızda durmaktan, laf yetiştirmek değil ama sağlam argümanlarla tartışmaya açabilmek gerekir. Bahsettiğiniz ego da işte tam da bu anda devreye giriyor. Fazla ısrar etmeyin, hiç kritik, tasih almadan veya dikkate alır gibi yaparak ve hatta kendi arkadaşlarınıza, üst sınıftaki öğrencilere ve rahat anlaşabildiğiniz anlayışlı akademisyenlere projenizi danışarak sonunu getirin. Sonunda danışmamınız olan egosu gözünü kör etmiş akademisyene rağmen, kapalı jürideki diğer hocalar ortada iyi bir eser varken görmezden gelmeme ihtimalleri var. Kalsanız bile içiniz rahatsa onu da sorun etmeyin. Laftan anlamaz bir müşteriyle muhattap olmak zorunda olduğunuzu düşünün ve gönül rahatlığı ile defteri kapatın gitsin.

Sadece bizim fakültedeki hocalar nezninde aslında bu mevzu bahis akademisyenler kendi meslektaşları tarafından da uzak durulan, ekibe dahil edilmeyen, fazlasıyla politik olarak idare edilen tiplerdir. Sizin serzenişlerinizi gülümseyerek dinleyen diğer hocalarınız mağdur olmamanız için yardımcı olacaklardır.

Önemli bir nokta ise egosu yüksek gibi görünse de bir de öyle olmama ihtimalleri var. Projenize her getirilen eleştiriyi kişisel algılamayın. Algılamaya ve denileni denemeye çalışın. "Bu hoca bana taktı" kalıbı bizim bölümlerde çok sık rastlanan bir vaka değildir.
  • Paylaş
Birçok sebebi vardır elbet... Bana en manidar geleni; bilgilerini öğretirken karşısındaki bilgisiz kişiye duydukları üstünlük. Sanırım bu egonun oluşmasındaki olumsuz etkenlerinden biri de biziz. En azından derslere hazırlıklı olarak girmeliyiz.
  • Paylaş
Mimarlık fakültesini bilemem ama Türkiye'de akademisyenlerin çoğunda abartı bir ego olduğunu söyleyebilirim.

Hani üniversitedeki en zeki en başarılı öğrenciler akademisyen oluyor olsa bir parça hak vereceğim ama o da yok. Tanıdık sayesinde ya da yalakalıkla akademisyen olan bir çok kişi tanıyorum.

Üniversitedeki bazı hocalarımı tanıyınca ilkokuldaki öğretmenlerime daha büyük saygı duymaya başlamıştım şahsen. İlkokul öğretmenlerim kocaman bir insanmışım gibi saygı gösterir, ilgilenir, değer verirlerdi bana. Bu erdemli davranışlar ortaokul- lise- üniversite sıralamasıyla gittikçe azaldı niyeyse?

Sanırım insanlar yükseldiklerini düşündükçe, alçalıyorlar.
  • Paylaş
Kanımca 4 -5 yıl sonra kendileriyle meslektaş olacağımız için ellerinden geldikçe eleştirip yıldırmaya çalışıyorlar.
  • Paylaş
İş hayatında inşaat mühendisleri ile verilecek savaşa hazırlıyorlar :)
  • Paylaş
Ego genelde mimarlarda olması gereken bişeymiş gibi lanse edilir nedenini bilmem meslek gereği gibi ama bunun etkilerini hemen her öğrenci yaşar bizde dahil olmak üzere kimi zaman tesir ediyor. Ama en sinir bozucu olanı henüz beraber okumuş olma ihtimalin bile olabilecek araştırma görevlilerinin egoları onlar daha saçma
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

148 Görüntülenme7 Takipçi6 Yanıt