Bilmek istediğin her şeye ulaş

Mühendislikte uzmanlaşmanın ve alt dalların artması genel kaliteyi düşüren bir olgu mudur?

Bence kaliteyi belirlemeden önce bu alt dallara olan mevcut ihtiyacın iyi hesaplanması gerekiyor. Mühendislikte kalite çok tartışılan bir konu ama alt dallar bence daha ihtiyaç doğmadan veya yeterli çalışma yapılmadan açıldığı için hem türetildiği ana mühendislik dallarına zarar veriyor, hem de bu alt dalların ilerleyebilmesinin önünü kesiyor. Çünkü, öyle bir durum var ki artık bir çok farklı isimler verilmiş alt dallarda insanlar eğitim alıyorlar ve mezun olduklarında bu dallar reel olarak gelişmediği için gidip başka işlerde bu sıfatları ile çalışmak durumunda kalıyorlar.

Bence bu karmaşayı engellemenin bir yolu vardır ve olmalıdır. Öncelikle üniversiteler ve devlet birlikte bir oturup düşünmeli ve iş piyasasında kademeli olarak neye ihtiyaç olduğunu tespit etmeliler. Bunun yanı sıra, mevcut tespitin dışında ayrıca kısa ve orta vadede ortaya çıkması veya büyümesi olası olan yeni iş kollarının neler olduğunu ve bu alanlarda hangi dallara ihtiyaç duyulacağını da bir kenara koymalılar. Böylelikle, her yıl ve her 4-5 yılda 1 kez duyurulacak bilimsel verilere dayalı bir plan ortaya çıkarılabilir ve bu plan insanlara yol gösterecek niteliği taşıyabilir. Tabi Türkiye'de böyle bir şey neden mümkün olmuyor anlaşılır gibi değil maalesef.
  • Paylaş
Ben multidisipliner mühendislik işlerinde statiker / tasarımcı olarak çalışıyorum. Yaptığım işin bir çok detayına hakim olmak zorundayım. Bunun yolu da kodları okumak, yapılmış projeleri incelemek, denemek yanılmak ve doğruyu bulana kadar denemeye devam etmek. Yani benden bir projenin hesapları ve nihai çizimleri çıkana kadar binlerce parametreyi aynı anda düşünerek tasarımlarımı yapmak zorundayım. Bunu yapabilmek için diğer disiplinlere ihtiyaç duyuyorum ki onları yapan mühendisler de o disiplinlerde benim kendi disiplinimde olduğum gibi uzmanlaşmış kişiler. Ben genel olarak köprü tasarımı yapıyorum.

Dolayısıyla işimiz ilk olarak konusunda uzman ekonomist, işletmeci ve mühendislerin fizibilite yapmasıyla başlıyor. Proje feaseable (getirisi götürüsünden çok) bulunursa iş bir harita mühendisiyle başlıyor, harita çıkartılıyor, özellikli bölgeler (yerleşim yerleri, ormanlar, bataklıklar, akarsular, göller, artık işte yolu etkileyebilecek mümkün olan her şey) işaretleniyor, yükseklikler ölçülüp haritaya işleniyor... Ardından bir jeoloji mühendisi bir kaç test sondajı yapıp arazinin genel karakteristiğini ortaya çıkartıyor. Onun ardında yol mühendisleri işi ele alıp yapılacak yolu tasarlıyor ki bu çok çetin bir iş, yarma ve dolgu işleri çok pahalı işler olduğu için tamamen dengede tutulmaya çalışılıyor, olmazsa yolu taş ocaklarının yakınlarından geçirmek gerekiyor, taş ocaklarındaki malzemenin de hem fiziksel hem de kimyasal olarak yapılması istenen yolun yapısına uygun olması gerekiyor. Bu arada idarenin öznel istekleri oluyor ve güzergaha müdahil oluyorlar. Düşünülmesi gereken direnaj, viraj yarı çapları vb gibi daha binbir parametre oluyor. Güzergaha neredeyse karar verildikten sonra detaylandırmasına başlanıyor, nerelere köprüler, menfezler, su tahliye boruları alt geçitler, viyadükler geleceğine karar veriliyor. Ardından proje hem bir jeoloji mühendisine detaylı sondajlar yaparak zemin profili çıkartması amacıyla hem de bir hidroloji mühendisine akarsu, havza karakteristiklerini çıkartması için gidiyor. Bu aşamalardan sonra elime gelen projede köprülerin, mefezlerin vb detaylandırılmasını, statik hesaplarını yapıp, temel yüklerini buluyorum. Bunun ardından bu yükler ve geometri bir zemin doktoruna (yine inşaat mühendisi) gidiyor. Zeminci kazık ve temel boyutlarını hesaplıyor, kontrol ediyor, done olarak bana gönderiyor ya da revizyon istiyor, zemine göre artık daha geniş temeller vb isteyebiliyor. Bana gelen donelerle nihai hesap ve çizimleri tamamlayıp idareye gönderiyorum. İdare bunları kendi tutmuş olduğu ve konularında uzman müşavirlerine kontrol ettiriyor ve revizyon istekleriyle bana dönüyor. Ben bunları revize edip tekrar idare ve müşavire gönderiyorum. Onaydan sonra projeler inşaat firmasının mühendislerinin eline geçiyor. Onlar da analizlerini yapıp ihtiyaçlarını belirledikten sonra şantiye evresi şantiye mühendisleriyle başlıyor. İş bittiğinde yine bir müşavir grubu tarafından kontrol edilip kullanıma açılıyor.
Ben saymadım ilgisini çeken saysın, bir köprünün ortaya çıkabilmesi için kaç tane konusunda uzman mühendisin ki neredeyse hepsi inşaat mühendisi alt dallarında yaptıkları işleri birleştirmeleri gerektiğini. Tabii ki bunların hepsini tek bir mühendis de yapabilir ama işte o zaman kalite düşer. Hiçbirimiz bir diğerinin bütün mesaisini harcayarak eriştiği tecrübe ve uzmanlığa dolayısıyla kaliteye tek başımıza ulaşamayız. Soruya gelince; hayır uzmanlaşma ve artan alt dallar kaliteyi fazlaca arttırır.
  • Paylaş
Aslında bu tam olarak sektörün ihtiyaçlarını karşılamak adına var edilmiş bir olgudur. Kişisel görüşüm daha yetkin ve işinde ehil insanlar için yalnızca tek iş odaklı enstitüler açmaktır. Örneğin bir bilgisayar bilimleri enstitüsü ile sektörün bütün ihtiyaçları karşılanacağı gibi gelecek 50 yıllık planlamalara göre dünya çapında işinde ehil bilim insanı yetiştirilebilir.
  • Paylaş
Benim düşüncem şu ki; bir alanda uzmanlaşmak, lokalize olmak o alandaki gelişmeleri hızlandırıcı bir etki yapar. Misal daha önceleri bilgisayar mühendisliği, elektrik mühendisliği alt bilim dalı olarak görünüyordu. Daha sonraları bilgisayar bilimleri mühendisliği (Computer Science Engineering) karşılığında bilgisayar mühendisliği ayrı bir bölüm olarak kullanılmaya başlandı. Bu durumun gelişmeleri hızlandırdığının somut örneği olarak geçtiğimiz 5 yıl içerisindeki bilgisayar alanındaki gelişmelere bakabiliriz. Ancak yerel düşünmek gerekirse ülkemizde bu anlamda gelişmelere ayak uydurmak biraz güç (diğer ülkelere nazaran) olduğundan ayrı bir şekilde değerlendirilmesi gerekir. Bu da bana düşmez :)
  • Paylaş
Mühendisiğin bütüncül bilgiye ihtiyaç duyduyu bir gerçek. Diyelim bir sistem modellemesi yapacaksınız sistem çok disiplinli bir bilgi donanımı gerektiriyorsa çok kişi ile çalışmak gerekecektir. Bu da iletişim zaman kullanımı ve sorunlarını, maliyet artışlarını vb. sorunları doğuracaktır. Alt dallardaki özelleşmenin daha detay çalışmlarla daha spesifik çözümler üretmesi de mümkündür. Dolayısı ile genelleme yapmak zor.
  • Paylaş
Şahsi kanaatim; aksine işlerin daha bilinçli ve neredeyse sıfır hataya yakın yapılmasına olanak sağladığından olumlu olduğu düşünülebilir. Çünkü insanoğlu çok şeyde değilde lokal konularda mümkemmele yakın deneyim edinebilir.
  • Paylaş
Mühendislikte alt dallar ve uzmanlaşma dünya ölçeğinde düşünüldüğünde faydalı br olgudur. Gelişime dönük değişimi tetikler ve çeşitliliği artırır. Ancak az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler sözkonusu olduğunda yeterli alt yapı, sektör ve pazar oluşumu tamamlanmadığından uzmanlaşma ve alt dalların artması yeni işsizlerin ve nerede çalışacağına karar verilemeyen insanların ortaya çıkmasına neden olur. Mesela bizim öğrencilik yıllarımızda mezun olan uçak mühendisleri piyasada iş bulamadığından makine mühendisi olarak istihdam ediliyordu. Bugünlerde mekatronik vb. mühendislikler aynı kaderi paylaşmakta. Kaliteyi belirleyen ise farklı etkenlerdir. Kalite bence bir bilinç ve kazanç planlaması işidir. Kalite bilinci yoksa ve kolay para kazanma amaçlanıyorsa kalite sözkonusu olamaz.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

907 Görüntülenme10 Takipçi7 Yanıt

Konu Başlıkları