Bilmek istediğin her şeye ulaş

Müzikle tedavi var mıdır? Osmanlı zamanı nasıl uygulanmıştır?

Çocukluğumda duyduğum bilgiyi aktarayım öncelikle, Gevher Nesibe Hastanesi olarak müzik ile akıl hastalarını tedavi edildiğini ve %80 - %90 oranında halkın arasında fazla dikkat çekmeden yaşayabilecek durumda iyileştiğini duymuştum. Bunlar söylenti bir yerde okumuş değilim ama şu an müzeye dönüştürelen hastane ve medreseyi daha önce gezenler şifa odalarını görebilirler. Daha ayrıntılı bilgiyi ilgili siteden alıntı yaparak aşağıda ayrıntıları ve site linkini bulabilirsiniz:

kayseriden.biz/icerik. asp? ICID=70

Gevher Nesibe Tıp Tarihi Müzesi13. yüzyılda karvan yollarının kesiştiği önemli bir merkez olarak öne çıkan Kayseri, bu yüzyıldan sonra "Mukarr-ı Ulema" (Alimler Şehri) olarak anılmaya başlar. Önemli bir bilim ve sanat merkezi olan Kayseri'de Selçuklu döneminde 15 kadar medresenin olduğu belirtilmektedir. Bu medreseler arasında Tıp Medresesi ve Şifahane olarak yapılan Çifte Medrese (bugünkü adıyla Gevher Nesibe Tıp Tarihi Müzesi) Anadolu'daki ilk tıp merkezi olarak bilinmektedir.

Müzik
Kayseri Tıp Tarihi Müzesi'nin yer aldığı Çifte Medrese, 1205-1206 yıllarında Selçuklu hükümdarı II. Kılıçarslan'ın kızı Gevher Nesibe Sultan adına kardeşi I. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından yaptırılmıştır.

Medrese, Gevher Nesibe Şifahiyesi Kayseri Daruşşifası, Şifa-hatun Medresesi, Kayseri Maristanı, Darüşşifa Medresesi, Çifte Medrese, Çifteler, Gıyasiye ve Kayseri Tıbbiyesi gibi isimlerle de anılmaktadır.

Gevher Nesibe Şifahiyesi Türklerin yaptırdığı onbirinci büyük hastanedir. Anadolu'da ise beşinci olduğu bilinmektedir. Aynı zamanda içerisinde tıp tahsili yapılanların ilkidir. Gevher Nesibe Tıp Sitesi, yapısı ve tıp eğitimi açısından dünyadaki ilk tıp merkezi olarak bilinmektedir. Gevher Nesibe Medresesi’nde hekim, cerrah, kehhal (göz mütehassısı), akıl hastanesi ve ruh hastalıkları koğuşları ve yardımcı asistanları bulunmaktadır. Bunların yanı sıra medresede eczane kısmı da bulunmaktadır.

Günümüzde Mimar Sinan Parkı içinde yer alan Gevher Nesibe Şifahiyesi, Erciyes Üniversitesi Tıp Tarihi Enstitüsü'ne tahsis edilmiş ve 14 Mart 1982'de Tıp Tarihi Müzesi olarak düzenlenmiştir.

Müzik

Gevher Nesibe Sultan ve Çifte Medrese'nin hikayesi:

Gevher Nesibe Sultan, saray baş sipahisine gönül vermiştir. Evlenmelerine Gevher Nesibe Sultan'ın ağabeyi hükümdar I. Gıyaseddin Keyhüsrev karşı çıkmıştır. Baş sipahiyi bir savaşa göndermiş ve baş sipahi orada şehit olmuştur. Bu olay sonrasında Gevher Nesibe Sultan üzüntüsünden hasta olmuş ve vereme yakalanmıştır. Kız kardeşinin durumunu öğrenen I. Gıyaseddin Keyhüsrev onu ölüm döşeğinde ziyaret eder.

Son dileğini sorarak, özür diler. Gevher Nesibe Hatun Gıyaseddin Keyhüsrev'den "Ben devasız bir derde düştüm, kurtulmama imkan yok, hiç bir hekim derdime çare bulamadı, ben artık ahiret yokuşuyum, eğer dilersen benim mal varlığımla benim adıma bir şifahane (hastane) yaptır! Bu şifahanede bir yandan dertlilere şifa verilirken, bir yandan da çaresi olmayan dertlere çare aransın. Bu şifahane ünlü hekim ve cerrah yetiştirsin. Burada kimseden bir kuruş para alınmasın. Burası benim adıma bir vakıf olsun" diye buyurmuştur.

I. Gıyaseddin Keyhüsrev kız kardeşinin hastalığına kendisinin neden olmasından büyük üzüntü duyar. Onun son isteğini yerine getirir ve 1204'de şifahanenin yapımını başlatır. Şifahane iki yılda tamamlanarak, 1206'da hizmete açılır. Daha sonra şifahanenin doğusuna Gevher Nesibe Sultan'ın ikinci kardeşi Izzeddin Keykavus tarafından 1210-1214 yılları arasında tıphane (Tıp Medresesi) yapılmıştır. Bu çift yapının 1890 yılına kadar amacına uygun bir biçimde kullanıldığı bazı kaynaklarca belirtilmiştir.

(Çifte Medrese hakkında daha ayrıntılı bilgili için lütfen buraya tıklayınız. kayseriden.biz/icerik. asp? ICID=190)

Müzik

Çifte Medrese, adından da anlaşılacağı gibi 2800 metrekare alanı kaplayan iki bölümden oluşur. Her iki bina açık avluları ile tipik Selçuklu plan şemasına sahiptir. Yapılardan birinin avlusu diğerinden büyüktür. Batı bölümde şifahane (sağlık tesisi), doğuda tıp medresesi (eğitim tesisi) yer alır.

Gerek şifahane, gerekse medrese bölümü açık bir avlu etrafında bulunan dört eyvandan oluşur. Şifahane ile Medrese arasında beşik tonozlui dar bir geçit vardır. Şifahane bölümünün batısnda uzn bir koridor ve bu koridorda 4-5 metrekarelik odalar bulunur. Odaların tonozlarının birçoğunda ışık ve havalandırma için oluşturulmuş açıklıklar görülür. Bu koridorun "bimarhane" yani akıl hastanesi olarak kullanıldığı bilinmektedir.

Çifte Medrese'nin kış aylarında künklerle merkezi sistemden getirilen sıcak su buharı ile ısıtıldığı düşünülmektedir. Medrese bölümünün kuzeydoğu bölümünde Gevher Nesibe Sultan'a ait bir türbe bulunmaktadır. Sekizgen olan prizmatik külahlı türbenin kapıları avluya açılmakta olup, alt ve üst katlarda mezar mahsenleri vardır.

Müzik

Çifte Medrese’nin Kitabesi

Çifte Medrese'nin şifahane bölümünün taş kapısı üzerinde bir kitabe bulunmaktadır. Kitabede II. Kılıçarslan'ın kızı ve I. Gıyaseddin Keyhüsrev'in kardeşi Gevher Nesibe Sultan'ın vasiyeti üzerine inşa edildiği belirtilmektedir. Kitabenin hemen altında taştan işlenmiş kemer ve etrafında karşılıklı Selçuklu motifleri bulunmaktadır. Bunlardan birisi daire üzerine birbirine sarılmış iki yılanı andırmaktadır. İki yılanın arasında ise Selçuklu madalyonu bulunur. Anadolu'da Selçuklu döneminde tıp eğitiminin darüşşifalarda bir tür usta çırak ilişkisi içerisinde sürdürüldüğü bilinmektedir.

Müzik

Medreseden yetişen ünlü hekimler
Şifahiyede Gevher Nesibe Sultan’ın vasiyeti üzerine tedavi gören hastalardan ücret alınmamakladır. Gevher Nesibe Şifahiyesi ve Medresesi’nde Selçuklu hükümdarı Alaaddin Keykubat’ın sağlık nazırı olan Ekmeleddin hocalık yapmıştır. Ünlü Türk hekimlerinden Ebubekir, Gazanferi, Ali Şinasî, Ebu Salim İbni Kübra, Yakubi, Sucauddin Ali Bin Ebu Tahir, Seyit Samet Cevher Nesibe Medresesi’nde yetişmişler ve hocalık payesine erişmişlerdir.

Müzede Sergilenen Bölümler
Tıbbı-ı Nebevi, Gevher Nesibe Eyvanı, Atatürk ve Askeri Hekimleri, Gevher Nesibe Sultan Mescidi ve Sandukası, Kışlık Dersane, Ibn-i Sina Eyvanı
Yazlık Dersane, Kütüphane, Selçuklu Kıyafetleri, Eski Türk Hekimleri, Sertababet, Eczane, Adli Tıp Tarihi, Dişçilik Tarihi, Hasta Odası, Hemşirelik Tarihi, Gevher Nesibe Tıp Tarihi Hekimleri, Kayseri ve Civarı Şifalı Sular, Son Asır Türk Hekimleri, Eczacılık Tarihi ve Haç Hazırlama, Akşam Nakahat Eyvanı, Hasta Muayene Yeri, Ameliyathane ve Cerrahi Aletler, Türk Tıbbında Gelişim, Tıp tarihi Araştırma Enstitüsü, Sabah Nekahat Eyvanı, Akıl Hastanesi Ruh Hastalıkları Psikiyatri Koğuşları.
  • Paylaş
Müzikle tedavi alternatif tıbbın içine girer ve bugün pek kullanılmasa da Osmanlı döneminde yaygın olarak kullanılırdı. Psikolojik olarak tedavi gerektiren durumlarda uygulanan bu yöntemde hastaya çeşitli makamlarda müzikler dinletilirdi. Her makamın farklı bir psikolojik etkisi oluyordu:
  • Rast makamı: Neşe ve huzur verir.
  • Rehavi makamı: Sonsuzluk fikri verir.
  • Kuçek makamı: Hüzün ve elem verir.
  • Büzürk makamı: Korku verir.
  • Isfahan makamı: Hareket kabiliyeti, güven hissi verir.
  • Neva makamı: Lezzet ve ferahlık verir.
  • Uşşak makamı: Gülme hissi verir.
  • Zirgüle makamı: Uyku verir.
  • Saba makamı: Cesaret, kuvvet verir.
  • Buselik makamı: Kuvvet verir.
  • Hüseyni makamı: Sükunet, rahatlık verir.
  • Hicaz makamı: Alçakgönüllülük verir.
  • Paylaş
Bu konuyla ilgili geniş bir spektrumda bilgi alabileceğiniz, hatta bizzat ziyaret edebileceğiniz bir yer var. Türk Musikisini Araştırma ve Tanıtma Grubu'nun web sitesi tumata.com 'u inceleyebilirsiniz.
  • Paylaş
Müziğin insan duygularına hükmetme gücü vardır. Sıkıntısını kederini üzüntüsünü alabilir. Bir tedavi olarak ta kullanılması mantıklı. Çoğu hastalığın psikolojik olduğunu düşünürsek : )
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

1312 Görüntülenme7 Takipçi4 Yanıt