Bilmek istediğin her şeye ulaş

Neden mutlu olamadığınızı hiç düşündünüz mü?

Bence bu hayatta hiç bir insan tam anlamıyla mutlu değil. Kim kendisine ben çok mutluyum derse o kendini aldatmış olur. Günümüz dünyasında, her şeyin çıkar, her şeyin maddiyat, her şeyin uçkur olduğu bir cihanda tam anlamıyla hangi Allah'ın kulu mutlu olabilmiş ya da mutlu ki. Bu hayatta her şey anlık, örneğin aşıksınız zaten bildik bir gün bitecek sevgiye dönecek, yani anlık. Sonra başka bir şeye çok sevinirsiniz, o sevinç de bir zaman sonra azalır. Her zaman insanoğlunun kalbinin bir yerinde bir eksiklik olacaktır. Bence yaradılışımızda bu var, hiç bir şeyle tam dört dörtlük mutlu olamıyoruz, olsak bile yine bir eksiklik hissediyoruz ister istemez, çünkü doyumsuzuz. Evimiz altından, eşimiz mücevher de olsa, bir oğlumuz, bir kızımız dahi olsa, tam mutluyum demeye yetmeyecek. Hayat engellerle dolu, mutlaka bir engel çıkacak, mutlaka... Annem hep "Kızım dünyanın neresine gidersen git, nerede yaşarsan yaşa taş hokka" derdi. Bir insanin mutluluğunu diğer insan çekemez. Belki konuyu farklı boyutlara getirdim, konseptten çıktım ama her şey yine de bir birine bağlı. Neden insanın tam anlamıyla mutlu olamayışı, neden nedenleri bırakıp mutsuz olduğu değil de bizi ufacık bile heyecanlandıracak, yüzümüzü küçücük bile olsa güldürecek, hayata bağlayacak mutlulukları kendimize amaç edinmeliyiz diye düşünüyorum. Tabi bunu ben düşünüyorum, siz ne düşünürsünüz bilemiyorum ama size müthiş Bobby Mc Ferrin (uludagsozluk.com/k/bobby-mcferrin) şarkısını tavsiye ediyorum. Her sabah uyandığınızda dinlerseniz içinizde müthiş bir moral depolanmasına sebep olur. Zaman zaman ağlasam da her şey biz insanlar için, bir an için bütün her şeyi unutup mutlu olmamız gerektiğini bize hatırlatan şarkıdır (don't worry be happy). Bu da benden size hediye olsun ... Mutlu günler hepimize :)
  • Paylaş
Küçük şeylerden mutlu olmayı, olabilmeyi, küçük mutluluklarla günlük rutini bezemeyi öğrenmek lazım.

Büyük ulaşılamaz beklentiler yaratmamak lazım.

Tek başına mutluluk bağımlısı olmamak, hayatı tek başına mutluluk duygusuna da indirgememek lazım. Tatmin duygusu, özgürlük duygusu, sürekli yeni şeyler öğrenme hevesi, buna yönelik okumak, gezmek, keşfetmek, yeni dostluklarla sosyalleşmek gibi hayata anlam katan her duygu ve eylemi yaşamaya çalışmak yaşamı her kesitinde zenginleştirmek daha doğru gibi.

Bardağın dolu tarafını görebilmek lazım.

Şükretme hadisesini kavramak lazım.

Kaybettiğimiz zaman değeri anladığımız şeylerin farkına varmak, ve halihazırda buna sahip olmaktan mutlu olmayı anlamak lazım.

İyi ve akılcı sevgi saygı üzerine kurulu bir evlilik yapmak, yuva kurmak, çocuk sahibi olmak, makul bir yaşamı taban yaparak onun üzerinde değişiklikler denemek lazım, bu ihtimaller dünyasına göre mutlu bir hayat potansiyeli taşımakta.

İç dünyasında insanın tutarlı olması lazım.

İnsanın dostlarının olması ve yalnız kalmaması lazım.

Acıyı mutluluğu paylaşmak lazım...
  • Paylaş
Bu soru soruluyor ise. Mutsuzluk kronikleşmiş demektir. Durduk yere bir insan kendine "ben neden mutlu olamıyorum" diye sormaz değil mi? Bu sebeple mümkün olduğu kadar bu soruyu sordurmayacak bir kafa lazım, sürekli mutluluk diye birşey yok ama genelde mutsuzluk da hastalıklı bir hal bence derhal destek alınmalı, genelde mutlu bir insanım, hüzünlü hallerim de vardır, ailemden birisi iyi değilse mutsuz olurum üzülürüm. Ya da sevdiklerime birşey olursa, motorum arıza yaparsa, sigara param olmazsa, çocuk ağlarsa, bir karınca yuvasını kaybetse :) mutsuz olurum, ama neden mutlu değilim diye hiv düşünmem.
  • Paylaş
Daha bir kaç gün önce; Türkiye'deki en mutlu ve iller araştırmasını izledim bunun ile ilgili yapılan yorumlar çok ilginçti ve işin şekli ve bence insanların mutluluk arayışlarının farklılıkları konusunda pek çok yönden bakılabilecek bir araştırma olmuş. Sorulan sorular çevrecilik insan ilişkileri kapsamında kalsa da bence çok ipucu veriyor. Üzerine İnploid de bu soruyu görünce orada söylenilen bir kaç şeyi kendi düşüncelerimle anlatmak isterim.

Öncelikle mutluluk talep edilen şeylerden geçmediği; Sinop'un en mutlu il ve Tunceli'nin en mutsuz il olduğu , çevrecilik konusunda en mutlu ilin Kastamonu (park vs... ) olması akla gelen pek çok büyük şehir içinde çok farklı talep ve isteklerin olduğunu getiriyor. Sinopluların gece 3-4 de bile kadınların rahat sokakta gezebildiği bir yer olması ( avrupa şartlarında gelişmişlik olarak refah seviyesi olarak gösterilen soru gamında) . Hatta bu konuda Norveç, İsveç kadar rahat ve modern olduğunu öğrenmek beni şaşırtmadı diyemeyeceğim.

İstanbul/ İzmir/ Eskişehir/ Antalya insanların ortalama mutlu kaldığı şehirler olarak geçmesi çok şaşırtıcı ve popülasyonlar da ortalama gelir seviyesi ne kadar yakın ise o grup popülasyonların daha mutlu olduğu gözlenmiş mutluluk anlayışlarının nesnel olmamasını getirdiği için.

3 tür mutluluk tanımı olduğu ve ve bunların ;

1- hedef sanılan ev araba eşya servet talepleri mutluluğa atfedilen yanılsama ( gerçekleştiğinde kesinlikle mutluluk algısı görülmeyip daha çok depresyona girdiği)
2-içsel farkındalık ve insanın elindekileri görmesi ile içinde aradığı dini, kişisel gelişim vsvs nasıl tanımlanırsa.
3- gerçek mutluluk tanımı ise başkaları adına bir şeyler yapabilen fedakarlıkta bulunarak insanlığa katkıda sağlayan bireylerin hissettiği faydalı olmanın verdiği salt mutluluk.

insanın kendine aldığı yaptığı ne olursa olsun asıl farkındalık bir şeyleri değiştirebilme gücü ve bu gücü verimli kullanmadan öte gitmiyor aç bir çocuğu doyurmak, belki bir çocuğa okuma yazma öğretmek, birey olabilmek , toplum yararına yapılan bir buluş, hizmet vsvs ne olursa; Paylaşmaya kodlanmış insan oğlunun bu olgusunu tekrar hatırlayıp ardından gitmesi gerekiyor, insan oğlu aslında aynı hayvanlar gibi sosyal sürüler halinde yaşayan paylaşım odaklı bir düşünen hayvan nesli iken bu kadar bireyselliğe kodlanması sadece, kapital in paylaşımını istemeyen bir dünya düzeni olduğunu düşünüyorum.

Ben genel anlamda; yaptıkları Mutluluk mutsuzluk tanımlamalara bakarken insanın bu kişisel gerişim süreçleri ben kimim? Neyim ? Nerdeyim? Neden mutsuzum? İç çalkantılar kendini bulma ve alt belleğindeki eski kodlamaları hatırlaması gerektiği için insanı karşılaştığı olaylarda zorlayan fikirler korkular olarak uyanma fırsatını görme aşamaları olduğu hissediyorum. İster ilahi yollarla ister enerji ister inanç dışı ( Ate vb..) insanı anlama çabası özünü kabul edip kabullenerek olacağı kanısındayım.

Mevlana'nın dediği gibi bir ben var beden içeri/ önce yandım sonra söndüm küllerim den yeniden doğdum sonra baktım hiç oldum . Hiçlik egodan sıyrılıp bir olma hissi hepsi halkanın bir barçası olmak çabası, aslında kişisel gelişimdeki gibi her şeyin nedeni sensin sen dünyayı değiştirebilirsin bir olursan. Hep bu rahatsız ruh halleri , insanların iç çalkantıları insanın atalarının gerçek değerlerini hatırlama çabasıdır. Ben ben olmak derken bencillik ve bireysellik daha çok tüketim daha çok mutsuzluktur. Paylaşım keyiftir. ... inploid gibi. İnsan kendine bilmek için yaşamaz faydalı olmak için bilmek ister... .

bu arada hep mutsuzluk diye bir durum sadece algı yanlışıdır..
  • Paylaş
Belki de hep mutlu olmamız gerektiği düşüncesi yerleştirildi beyine. Her daim iyi hissetmelisin. Her şey yolunda gitmeli. İnsanoğlu da genelde "rol" yapmaya meyilli olduğu için, "herkes mutlu görünüyor, o halde benim sorunum ne? " demeye geldi olay. "Demek ki bir şeyleri eksik yapıyorum" lar, "beceremiyorum" lar geldi arkasından. Bu alışkanlık oldu. Hep yetersiz hissedilmeye ve zaten "yeterince" mutlu olunamayacağına ikna edildin kendin ve çevren tarafından. Dayatılan sıralamalarla mutlu olmak denendi; okul, iş, başarı, zam, araba, ev, seyahatler, sevgili, eş, çocuk, emeklilik. Odak noktası kendimiz dışında her şeydi! Sorular tekrarlandı. " Neden mutlu olamıyorum? "
Yaşam çizgisi iniş çıkışlı, iyi kötü dengesi var diye düşünülürse, her zaman mutlu hissedilmemeli belki de, arada diğer hisleri açığa çıkarmaktan korkmamalı. Yaşamalı?
  • Paylaş
Mutsuz olunca hep bunu düşünüyorum. Geçen hafta biraz mutsuzdum mesela ve şunu fark ettim. Yapmak istediklerim yapmak zorunda olduklarımın altında ezildiğinde ben çok mutsuz oluyorum.
  • Paylaş
1

Servet Karadağ, Düşündüm ... çünkü çok sevdiğim kalp atışım değiştiren insan dan uzaklardayım..

insanoğlunun neden mutlu olduğunu hiç düşünmez... halbuki mutlu olduğunda durup düşünse haline şükretse daha da mutlu olacak ve yaşadığının farkına varacak. öte yandan ne zaman mutsuz olsa hemen düşünür neden mutsuzum diye... sebepler arar mutsuzluk konusunda ve suçluyu hep dışarıdan bulur kendinden aramaz...
  • Paylaş
Evet.

Cunku beklentilerim ve isteklerim fazla. Mutlu olmak icin bunlari mininize etmek gerek.

Bir de soyle bir taktik var mutlu olabilmek icin,

Bir seyden mutsuzsun diyelim;
1) O seyi sevmeye calis.
2) Sevemiyorsan bir baskasiyla degistirmeyi dene.
3) Degistiremiyorsan terk et.

Bu sistemi kullaninca ve beklentileri/istekleri minimize edince illa ki mutlu olunur bence.
  • Paylaş
Lisedeyken kocaman mavi gözlü şaşkın bakışlı bir arkadaşım vardı. Çılgınlar gibi matematik çalışır ama sınav sonuçları açıklandığında aldığı sıfırın (100 üzerinden) kendisini düşürdüğü hezimetle hep aynı sonuca varırdı;
+Küçük bir yerde yanlış yapıyorum ama nerde ? !
-Yau küçüğü mü kalmış? Bildiğin sıfır almışsın işte...
Küçük yanlış laneti bulaştı bence bana
+Küçük bir yerde yanlış yapıyorum ama nerde ? ! (:
  • Paylaş
2

Eslemce, Örnekin ???

Hakan, bazı bireyler; matematik için küçük, insanlık için büyük bir yanlış :)))

Düşündüm. Çocukluk dönemim haricindeki yaşamım, kapitalizmin kurallarına tabi kaldı. O sistem keyf almayı sunar. Mutlu olmayı değil. Ne dersiniz?
  • Paylaş
4

Cem Turan, İnsanın beslenme kaynağı değerlerinin, fiyatı olan metalarla doyurulamayacağı aşikâr iken halen bir statü göstergesi aracı olmaya zorlanan ve marka bağımlılığını amaçlayan tüketim ürünleri ile sarılı etrafımız.İmaj tacirliği yapanlara gün be gün bağlanarak bugün ihtiyaçlar için değil, tüketim bağımlılığımızı tatmin için alıyoruz. Başkalarıyla toplandığımızda, masaya bıraktığımız cep telefonunuzun markası, kişiliğiniz yerine sizi ifade ediyor... Madde ile kendini ifade eden için mutluluk hatta hüzün bile silinir. Çünkü bu gibi insancıl duygular, yaşamın merkezindedir. Oysa bizler, bu alet olmuşluğumuzla, birer pazar popülasyonu olmak adına bilinç kaybına uğramış robotlar gibi davranıp giderek uzaklaşıyoruz, insanlık pınarından. Dolayısıyla mutluluğu bile mutluymuş gibi yaptıran, hiç olmazsa uyuşturup gerçeği düşünmekten uzak kılan suni öbeklerde arıyoruz. Bu kah futbol fanatizmi kah dizi filmler kah AVM çılgınlığında balık olmak veya alkol ve diğer uyutanlar üzerinden gerçekleşir. Bencillik insanı mutsuz kılar. Bugünün sadece "sen" dilini kullanan, tüm oyuncaklarıyla bireyi tekil bir dünyaya hapseden şartları sonucu bireysel gören, bencil insanlar çağına da erişmiş bulunuyoruz. Yaşlılara toplu taşıma araçlarında yer veren, kapıdan geçerken büyüğe öncelik veren insanların neredeyse nesli tükendi. Hızlı tüketim alışkanlığına insanları da dahil edince, ucuz ve değersiz diyaloglar, sonu "bye" ile biten anlık temaslar sıkça yaşanır oldu. İnsanın doğasına aykırı yüksek bir ritm altında hemen her an sanal hedeflere yetişme telaşındayız. İçine açgözlüce düştüğümüz girdapta, alım gücümüzden fazlasını tüketmeye alıştığımızdan her an fatura, taksit, kredi ödemeleri için çalışan, bu anın tadına ve anlamına varmayı teğet geçen canlılar familyası olmadık mı, sizce? Çok mu mutsuz edici oldu yazım? :)

Cem Turan, İnsanın beslenme kaynağı değerlerinin, fiyatı olan metalarla doyurulamayacağı aşikâr iken halen bir statü göstergesi aracı olmaya zorlanan ve marka bağımlılığını amaçlayan tüketim ürünleri ile sarılı etrafımız.İmaj tacirliği yapanlara gün be gün bağlanarak bugün ihtiyaçlar için değil, tüketim bağımlılığımızı tatmin için alıyoruz. Başkalarıyla toplandığımızda, masaya bıraktığımız cep telefonunuzun markası, kişiliğiniz yerine sizi ifade ediyor... Madde ile kendini ifade eden için mutluluk hatta hüzün bile silinir. Çünkü bu gibi insancıl duygular, yaşamın merkezindedir. Oysa bizler, bu alet olmuşluğumuzla, birer pazar popülasyonu olmak adına bilinç kaybına uğramış robotlar gibi davranıp giderek uzaklaşıyoruz, insanlık pınarından. Dolayısıyla mutluluğu bile mutluymuş gibi yaptıran, hiç olmazsa uyuşturup gerçeği düşünmekten uzak kılan suni öbeklerde arıyoruz. Bu kah futbol fanatizmi kah dizi filmler kah AVM çılgınlığında balık olmak veya alkol ve diğer uyutanlar üzerinden gerçekleşir. Bencillik insanı mutsuz kılar. Bugünün sadece "sen" dilini kullanan, tüm oyuncaklarıyla bireyi tekil bir dünyaya hapseden şartları sonucu bireysel gören, bencil insanlar çağına da erişmiş bulunuyoruz. Yaşlılara toplu taşıma araçlarında yer veren, kapıdan geçerken büyüğe öncelik veren insanların neredeyse nesli tükendi. Hızlı tüketim alışkanlığına insanları da dahil edince, ucuz ve değersiz diyaloglar, sonu "bye" ile biten anlık temaslar sıkça yaşanır oldu. İnsanın doğasına aykırı yüksek bir ritm altında hemen her an sanal hedeflere yetişme telaşındayız. İçine açgözlüce düştüğümüz girdapta, alım gücümüzden fazlasını tüketmeye alıştığımızdan her an fatura, taksit, kredi ödemeleri için çalışan, bu anın tadına ve anlamına varmayı teğet geçen canlılar familyası olmadık mı, sizce? Çok mu mutsuz edici oldu yazım? :)

Doğan Ataman, Kaleminize sağlık. Mutlu edici bir yazı. En çok şaşırtan, dünyayı yöneten 10 aile veya 100 şirket varya hani sahi diğer grup olan bizler bunların mutluluğuna didinen zavallılar mıyız?

Cem Turan, İnsanın beslenme kaynağı değerlerinin, fiyatı olan metalarla doyurulamayacağı aşikâr iken halen bir statü göstergesi aracı olmaya zorlanan ve marka bağımlılığını amaçlayan tüketim ürünleri ile sarılı etrafımız.İmaj tacirliği yapanlara gün be gün bağlanarak bugün ihtiyaçlar için değil, tüketim bağımlılığımızı tatmin için alıyoruz. Başkalarıyla toplandığımızda, masaya bıraktığımız cep telefonunuzun markası, kişiliğiniz yerine sizi ifade ediyor... Madde ile kendini ifade eden için mutluluk hatta hüzün bile silinir. Çünkü bu gibi insancıl duygular, yaşamın merkezindedir. Oysa bizler, bu alet olmuşluğumuzla, birer pazar popülasyonu olmak adına bilinç kaybına uğramış robotlar gibi davranıp giderek uzaklaşıyoruz, insanlık pınarından. Dolayısıyla mutluluğu bile mutluymuş gibi yaptıran, hiç olmazsa uyuşturup gerçeği düşünmekten uzak kılan suni öbeklerde arıyoruz. Bu kah futbol fanatizmi kah dizi filmler kah AVM çılgınlığında balık olmak veya alkol ve diğer uyutanlar üzerinden gerçekleşir. Bencillik insanı mutsuz kılar. Bugünün sadece "sen" dilini kullanan, tüm oyuncaklarıyla bireyi tekil bir dünyaya hapseden şartları sonucu bireysel gören, bencil insanlar çağına da erişmiş bulunuyoruz. Yaşlılara toplu taşıma araçlarında yer veren, kapıdan geçerken büyüğe öncelik veren insanların neredeyse nesli tükendi. Hızlı tüketim alışkanlığına insanları da dahil edince, ucuz ve değersiz diyaloglar, sonu "bye" ile biten anlık temaslar sıkça yaşanır oldu. İnsanın doğasına aykırı yüksek bir ritm altında hemen her an sanal hedeflere yetişme telaşındayız. İçine açgözlüce düştüğümüz girdapta, alım gücümüzden fazlasını tüketmeye alıştığımızdan her an fatura, taksit, kredi ödemeleri için çalışan, bu anın tadına ve anlamına varmayı teğet geçen canlılar familyası olmadık mı, sizce? Çok mu mutsuz edici oldu yazım? :)

Düşündüm, bana göre cevabı hayatımda neleri istemediğime, hayatımdaki sorunlara, problemlere, olumsuzluklara odaklanmaktı. Artık ne istediğime, hangi duyguyu yaşamak istediğime ve neye ihtiyacım olduğuna odaklanıyorum.
  • Paylaş
6

Doğan Ataman, Kaç yaşından beri yapıyorsunuz? Şimdi kaç yaşındasınız. İşe yarıyor mu hep?

Snoopyyy, Transformal nefesle tanıştıktan sonra yapmaya başladım daha çok yeni ama üniversite çağlarında olabileceğini pek sanmıyorum, daha orta yaşa dört beş sene var.

Doğan Ataman, Transformal nefes nedir.

Snoopyyy, Transformal nefes diyaframdan nefes almaktir. Insan gün içinde farkında olmadan nefesini tutar sinirlendiğinde, korktuğunda, kaygılandığında transformal nefes sayesinde ibu nefes tutmalar yerini rahatlıkla nefes almaya dönüşür. Nefes aldığımızda daha sakin daha olumlu hatta çözüm odaklı düşünebiliriz. Internette yazan bilgilerin dışında bir bilgi paylaşmak istedim. Detaylı bilgiinternette aratarak bulunabilir ben gene de nefes hocamın linkini paylaşmak isterim. Bitutamtuz.com bu da benim yazım bitutamtuz.com/bir-danisanimdan :)

Doğan Ataman, Teşekkür ederim.

Snoopyyy, Rica ederim.

Mutlu değiliz çünkü beklentilerimiz büyük. Küçük şeylerden mutlu olmayı bilmiyoruz. Havanın güzel olması bile bazen tek başına mutlu edebilir insanı. Çevremize gören ve güzel gözlerle bakarsak mutlu olmak için çok şey var...
  • Paylaş
Y kuşağındansanız mutlu olmanız çok zor. Çünkü çok yanlış bir hayat felsefesiyle yetişip çok yanlış bir hayat yaşıyorsunuz. Bahsettiğim noktanın detaylarını güzel anlatan İngilizce bir makale: waitbutwhy.com/2013/09/why-generation-y...
  • Paylaş
Çok düşündüm, düşündükçe mutsuz oldum. Ondan sonra doktora gitmeye karar verdim. Uygun ilaç tedavisi ile normal bir insan kadar mutlu oldum. 8 yıllık bipolar depresyon deneyimimden çıkardığım şey şu; "beyindeki düzen, bir şekilde bozuksa, sebebi ne olursa olsun kendi başına mutlu olmak imkansız. ".

Bunu hastalık sebebiyle mutlu olamayanlar için söylüyorum. Evlenmek, hızlı yaşamak, dağlara yaylalara çıkmak, din değiştirmek, dini inancı artırmak vs.. vs... Bunların hiç biri o beyindeki düzeni sağlayamaz. Mutluluk çok fizyolojik bir durum. Baş ağrısı gibi düşünebiliriz.

Hastalığa bağlı mutsuzluk genelde depresyon olarak adlandırılır ve belirtilerinin en az 10 gün sebepsiz şekilde görülmesi gerekir. Hayattan eski heyecanı alamama, eskiden eğlenerek yapılan işlerin artık aynı tadı vermemesi, özkıyım düşünceleri, kendine saygıda yani özsaygıda düşüklük. Sosyal uyaranlara karşı aşırı duyarlı olmak gibi belirtiler.

Hasta insan hastadır, tedavi edilir. Bu yüzden hasta bir insana "boşver" demek beton duvara plastik terlif fırlatmaya benzer.
  • Paylaş
Hep gelecek icin endise duymaktan anlik mutluluklari kaciriyoruz. 60 Yilin tecrubesi... . .
  • Paylaş
Çünkü her şeyin hep daha fazlasını istiyoruz ve elimizde olan güzellikleri göremiyoruz.
  • Paylaş
Adamın biri yoldan geçerken genç bir delikanlının yolda bir şeyler aradığını görmüş. Adam ne aradığını sorduğunda genç, kibritini aradığını söylemiş. Kibritin kendisi için çok önemli olduğunu ateş yakamazsa işini yapamayacağını para kazanamayacağını, çocuklarına karısına bakamayacağını, çok mutsuz olacağını anlatmış. Adam yardımcı olmak adına nerede düşürmüş olabileceğini sorduğunda genç evde düşürdüğünü söylemiş. Adam kızmış "Be evlat madem evin içinde düşürmüşsün ne diye dışarıda aranıp duruyorsun? " Genç gayet kendinden emin yanıtlamış "Dışarısı daha aydınlık"


Mutluluk içeride üretilir, ruhumuzda... Beynimizde... Ne kadar çok şey talep edersek mutsuzluk ihtimali artar. Şahsım adına hayatımdaki temel taşlar (Ailem, sağlık, işim) yerindeyse mutluyum, bunların dışındaki her güzellik extra mutluluk (olmasa da olur)

Bir de şu dünyadaki savaşlar, insan-bitki- hayvan katliamları olmasa, insanlar hem özgür hem ahlaklı-duyarlı -saygılı olsa... Bütün dünya buna inansa, bir inansa, hayat bayram olsa... (Bu şarkı da benden :) )
  • Paylaş
Beklentilerimizi çok yüksek tuttuğumuz için olabilir mi? Yüksek beklentiler hayal kırıklıkları doğurur bu da aslında mutlu olabileceğimiz durumlarda bize engel olur.
  • Paylaş
Mutluluk soyut bir kavram çoğu kişi için, farklı manaları vardır. Kimileri ise tarif edemez bile, sadece mutlu olduğunu ya da olmadığını hisseder. Dimağındaki kelimeler mutluluğun ne olduğunu anlatmaya yetmez. Tarif eden çoğu kişi ise tecrübelerini, hayattan beklentilerini, hayallerini, hazlarını, başarılarını ya da başarısızlığını, modern çağın getirilerini dile getirerek mutluluğun tarifini yapar. Mutluluk ruhumuza ait kavramdır aslında ikisi de soyuttur ve ruhumuzun aradığı ise huzurdur. Ruhumuz ne kadar huzurlu ise o kadar da mutluyuz demektir ve inanın bana ruhumuz boş durmayı hiç sevmez. Çoğumuz yan gelip yatmayı elimize kumandayı alıp tv başında oturmayı çok severiz. Böylesine boş zamanlarımızda ruhumuzun çığlıklarını duymamazlıktan geliriz. Sonrada ben mutlu muyum diye kendimizi hesaba çekeriz. Eğer mutlu olup olmadığımızı düşünmeye vaktimiz varsa bu ne kadar boş vaktimizin olduğu ya da yanlış meşguliyetlerle ilgilendiğimizi gösterir. Yaşadığımız ülkeler, şehirler, çevremiz, okulumuz, işimiz, evimiz, aldığımız eğitim, inançlarımız... Hepsi tek tek mutluluğu sorgularken süzgecimizden geçer; kimileri mevcut imkanlarınca durumunu değiştirir kimileri içinse bu mümkün değildir. Ama biz kendimizi, insanlardan, hayattan beklentimizi değiştirmediğimiz sürece hiçbir elle tutulur, gözle görülür çözümün faydası olmayacaktır. Çözüm diyorum çünkü farklılıklar geçici bir süre insanı rahatlatacaktır, kendisini unutturacaktır çünkü ama değiştirdiğimiz o yaşantımız da hayattaki tekdüze ritmini bulup monotonlaştığında tekrar kendimizle kalacağız ve tekrar sorgulamalar zihnimizi kurcalayacaktır. Velhasılı soyut olan bu kavramı maddi şeylerle etiketlendirmemeliyiz.
  • Paylaş
Mutlu olmak icin sebep aramak zor geldigindendir sanirim. Ben hep mutluluk sebebi aramayi severim. Bulurum. Eglenirim. Gerisi gereksiz.
  • Paylaş
Düşündüm, yapabileceğim şeyleri yapmamak , elimdeki fırsatları kaçırmak , söylememem gereken şeyleeri söylemek ve istemeden birilerini incitmek beni çoğu an mutsuz yaptı.
  • Paylaş
Refah düzeyimiz düşük olduğu için. Şimdi bunun ardından zenginler de mutsuz diye bir soru gelebilir. Benim kastettiğim şu; İnsan sağlıklı düşünebilir, sağlıklı bedene sahip olabilir, ilişkilerini sağlıklı kurabilirse (refahtaysa) mutlu olunur. Bu tabii ki her daim mutlu olunur. Öyle de bir şey yok! Var! Ancak mutluluk her zaman gülücükler saçmak değildir. Olayın maddiyat kökenli olduğu bir gerçek olabilir. Ancak istediğin kadar zengin ol, algı düzeyleri eşitlenmedikçe kişinin mutlu olması beklenemez. İşte o zaman da hep bize sunulan küçük şeylerde mutluluğu arar; buna da şükür, en azından yaşıyoruz deriz.
Mutlu olamam da olamazsın da, zaten olmamalıyız da! Bu kadar borcun varken, hala daha bir baltaya sap olamamışken, sana mutluluk yakışmaz. Yanlışlıkla mutlu olursan da, dikkatli ol açık verme! Maazallah nazar değer, elindekinden olursun.
  • Paylaş
Şükürsüzlük yeterli bir cevap
  • Paylaş
Hayatta sorgulamadan, dusunmeden yasayanlar mutludur.
Ne zaman 'neden' diye sormaya baslarsin, o zaman mutlu olman cok zordur.
  • Paylaş
Mutluluğu bazı kavramlarla(insan, nesne vb..) bağdaştırdığımız için belkide.Mutsuzluğun sebeplerine indikçe mutlu olma sebeplerimizi unutur olduk ya mutluluğu tamamen metalaştırmalıyız ya da bizi mutlu eden şeylerin yokluğunu diğerleriyle doyurmalıyız
  • Paylaş
Para olunca huzur da oluyor, huzur olunca da mutluluk; problem yok.
  • Paylaş
3

Tugba Çınar, Mutlu olamıyoruz çünkü hayattan zevk almasını bilmiyoruz tam anlamıyla özgürlüğü yaşayamıyoruz bence,herşeyi kafamıza takıyoruz en ufak olayı abartıyoruz sürekli şahsen ben en ufak şey üzerinden herşeyi düşünerek kendimi delirtecek noktaya gelebilirim. Maddi sıkıntılardan da bahsedebiliriz benim için mutluluk gezip görmek öğrenmek şuan sadece okuduğum şehri ve yakınlarını gezebiliyorum bi an önce paramız olsa da her hafta bir ülkeyi gezseeeeekk!!! İyi Bayram'lar :)

Dilara, Gençliğin bilgi ve hayat tecrübesiyle alakası yok. ☺

Dilara, Hahaha, para babadan olunca tabii ki insan bunun mutlu ettiğini bilemiyor :)

Sanırım çok az insan bunu düşünüyor. Gerçek anlamda düşünen kişi bir çözüm üretip mutluluğu yakalar. Bir çoğumuz bize empoze edilen " çok para kazanırsak mutlu oluruz , ünvanımız yüksek olursa mutlu oluruz " düşüncesiyle avunuruz.

Hayatta bize yüklenen sorumluluklardan ve çizilen kalıbın dışına çıkarsak , gerçek bizi bulursak mutlu olacağımıza inanıyorum.
  • Paylaş
Polyanna'nın erkek versiyonuna yakın bir kişilik olmamdan mıdır bilmiyorum ama mutsuzluk hissettiğim konu hakkında kendimle konuşarak bu sorunun üstesinden genelde gelebiliyorum. Bence insanların mutsuz olmalarının sebebi kendilerini dinlemek ve sorunlarına çözüm aramak için yeterli zaman ayırmadıklarından kaynaklanıyor. Burada şuna dikkatinizi çekmek istiyorum. Sadece neden mutsuz olduğunuzu düşünmenizi değil, bu sorunu nasıl aşabileceğinizi de düşünmeniz gerekmektedir. Ölen bir canlıdan dolayı üzülüyorsanız bile, anılarını ve felsefesini yaşatarak kendinizi mutlu edebilirsiniz. Hayatta her şeyin bir çözümü vardır. Hayat mutsuz olmak için çok ama çok kısa...
  • Paylaş
Her insanın kendine göre cevabı vardır. Ya söylemek işine gelmez ya da gerçekten bilmiyordur.
  • Paylaş
Mutlu olamamak hayatlarımızdaki bizi 'mutsuz eden olguları' ortadan kaldır(a)mamaktan kaynaklanmaktadır. Mutsuzum ama nedenini bilmiyorum diye bir cümle olamaz. "Mutsuzum çünkü işimi sevmiyorum, mutsuzum çünkü eşimi sevmiyorum, mutsuzum çünkü sağlığım kötü, mutsuzum çünkü hayallerimden çok uzak bir hayat sürüyorum..." gibi cevaplar hep vardır. Neden mutlu olamadığımızdan çok neden mutsuz olduğumuzu keşfedip durumu değiştirebilirsek, mutlu olmaya bir adım daha yaklaşabiliriz diye düşünüyorum. Çünkü mutlu olmanın tek tanımı ihtiyaçlarınıza (az veya çok fark etmez ama sadece ihtiyaç duyduklarınıza) sahip olmak ve bu doğrultuda istediğiniz gibi yaşayabilmektir. Hasta olanın sağlığa ihtiyacı var,
Çocuğu olmayanın evlat edinmeye ihtiyacı var,
Aşık olanın o kişiye ihtiyacı var,
Benim stressiz bir işe ihtiyacım var:)
Kendine bu soruyu sormakla başlayabilirsin.
  • Paylaş
''mutlu olmak için ya beklentilerinizi azaltın yada imkanlarınızı arttırın''

insan düşünerek mutsuz olur fakat düşünmeksizin elde ettiği mutluluğu irade yetmezliğinden dolayı hakkıyla algılayamaz. kısaca düşünmek aracılığıyla hem mutlu oluruz hem mutsuz. 
oksijenin yanıcı, hidrojenin yakıcı, suyunsa söndürücü olabildiği bu evrende bana çokta mantıksız gelmiyor her şeyin zıddına bu kadar yakın olması.
mutsuzluğun sebebi kısaca bahsi geçen mevzuda olunan noktada kalamayıp, gerileme kabul edilen olayların gerçekleşme ihtimalinden korkmaktır. fakat bu korkular geçmişte sahip olunan değer yargılar sayesinde oluşmuştur. buradan yola çıkarak, mutsuzluğumuzun sebebi her ne kadar gelecek gibi görünsede gerçekte geçmiştir diyebiliriz. bizim değer yargımızın oluşmasına katkı sağlamış insanlık tarihinin boktan olduğunu göz önüne alırsak, bu dünyada mutlu olmaktan umudumuzu kesmeliyiz :)

zaten bu dünyada hepimiz, her gün mutlu olsaydık ben, imtihan için gönderildiğime inanmazdım. 
bu dünya cennet gibi olursa cennete yer kalırmı bu denklemde?
  • Paylaş
Hayatta her şey zıttı ile vardır ve onunla anlamlıdır. Bu yüzden mutsuzluğun da mutluluk kadar gerekli olduğunu düşünüyorum zaman zaman. Gerçek iç huzur, hayatımızda bu zıtlıkları dengeleyebilmektir bence. Hayatı boyunca hiç mutsuz olmayan (yani öyle sanan) biri hayatını gerçekten ne kadar ne kadar yaşamış olabilir ki...
  • Paylaş
Yaşamı için bir anlam tanımlayamamıs insan mutsuzdur. Sebebini bilmeden, düsünmeden ve sorgulamadan sürekli aynı rutin icerisinde, kurulmus makineler gibi hareket eden bir insan elbette mutlu olamaz. Herkesin bir varlık amacı olmalı ki, mutlu olabilsin.
  • Paylaş
Düşündüm ve sorunun tamamen kendimde olduğunu anladım. Çünkü ben canımı sıkarsam yada birşeyi çok kafama takarsam ben mutsuz oluyorum .
  • Paylaş
Aslında bugün düşündüm ve mutluluğu çok büyük birşey olarak hayal ettiğimi anladım. Benim için üzüntü daha büyük bir korku olduğu için ne olursa üzülürüm sorusuna cevap bulabiliyorken ne olursa çok sevinirim diye düşündüğümde aklıma "evet, işte bu" diyebileceğim bir şey gelmedi ve o an anladım ki aslında ben genel olarak ufak tefek her şeyden mutlu oluyormuşum, tek sorun anlık mutluluğun değerini bilmeyişimmiş.
  • Paylaş
Mutlu olamayan insanlar yaşarken. "an"I yaşamayı beceremeyen insanlardır.
  • Paylaş
Hayatta bazı insanlar mutlu olamayabilir. Bunun birçok nedeni vardır. İnsanların bazı şeylere olumsuz ve kötü tarafından bakması bunlardan biridir. Bazen de insanlar her şeyin fazlasını ister ve elindekileri önemsemez.
  • Paylaş
3

Mustafa Sinan Gerçek, Sevilmek isteyip sevilmedigini dusunup mutsuz olabilir.... Herkesi mutlu etme zorunlulugu hissettigi icin mutlu olur.... Basarisiz korkusu mutsuz edebilir.... Yanliz oldugunu dusunup mutsuz olabilir... Elestirildiginde mutsuz olabilir.... Herkeste farkli farkli...

Mustafa Sinan Gerçek, Sevilmek isteyip sevilmedigini dusunup mutsuz olabilir.... Herkesi mutlu etme zorunlulugu hissettigi icin mutlu olur.... Basarisiz korkusu mutsuz edebilir.... Yanliz oldugunu dusunup mutsuz olabilir... Elestirildiginde mutsuz olabilir.... Herkeste farkli farkli...

Mustafa Sinan Gerçek, Herkesin mutsuzluk sebebi farklidir...

Mutlu edecek bir sebep olmadığındandır.
  • Paylaş
Pek gerek duymamış olabilirim.
  • Paylaş
2

Marty Mcfly, Mutluluğun gereklilik kipi.. Enteresan :)

Melek Özaslan, Hayır, düşünmenin gereklilik kipi. :)

Tanımlayamam; bu bir duygu çünkü. Bilim adamları seratonin ve endorfin hormonu düzeyi artışında hissedilen duygudur diyor.
Ama ben bu duyguyu neden zamanımızın büyük kısmında hissedemediğimizi soruyorum.
Mutlu olduğunu düşünenlere selamlar, sorunun muhatabı böyle düşünmeyenlerdir.
  • Paylaş
Belki de mutsuzluğu bütünüyle yaşamadığından mutlu olmanın yolunu bilmiyordur.
  • Paylaş
Yolunda giden birşeyler olmadığı için
  • Paylaş
Mutluluğun insanların ortak bilincinde temel olarak 2 farklı anlamı vardır.
1. Mutluluk senin için ulaşamayacağın yerdeki hedefler. Ulaşırsan yenisi gelir.
Birinci tanımın geçerli olduğu zihinlerde mutluluk ulaşılmazdır.
  • Paylaş
Adaletsiz bi dünyanın içindeyiz bunu düşünmeye grek yok bariz sebep acık ve net yani
  • Paylaş
Beklenti.
  • Paylaş
Mutluluk yaşanılan andan alınacak en düzeyli keyifle doğru orantılı. Bana göre bu anları normal rutin yaşantılar alışkanlıklar cok cok güzel üstünü kapayıp törpülüyo garibim bizler yakaladıgımız o AN dan aldıgımız keyif kadar mutlu oluyoz birde acınacak haldeyiz bu an ı zaman gectikce geçmişte daha bi yer edindiriyoz ki cekiciliği artsın toplasan gercekci olup zaten 3-5 anın var mutlu oldugun
  • Paylaş
Neden mutlu olmayayım ki elim kolum tutuyor sevdiklerim yanımda sabah kalktığımda nefes alabiliyorum şükürler olsun mutluyum bunun tam tersini yapan mutsuzdur. .
  • Paylaş
Düşündüm. "Bence insanın beklentileri çok yüksek olunca mutsuz olur. " demek istemiyorum. Asıl nedeni doyumsuz olmamız. Yani bu büyük beklentilerimizi de karşılasak daha büyüğünü isteyeceğimizden büyük veya küçük bir şeyler isteme alışkanlığımızı yenmedikçe mutlu olmak (bir anlım olsa bile) zor.
  • Paylaş
Cevap : özgür değiliz. Kölelik sisteminin hem bir parçası , hem destekçisi daha da kötüsü sevenleriyiz. İnsanların uyanıp hayatı boyunca yaptığı şeyleri ( eğitim, sağlık , iş bulma , çalışma, alışveriş, tüketim çılgınlığı, televizyon aptallaştırma modu vb gibi ) istediği için değil yapmak zorunda olduğunu anladığında bir köle olduğunu anlayacak ve sonrasında da neden mutlu olmadığımızın sebebini kavrayacak. İşin kötüsü bu şartlar altındaki bir kölenin, mutsuzluğunun sebebini anlamaya çalışmasından çok . Mutsuzluğunu başka şeylerle gidermeye çalışması . Üzülüyorum çok.
  • Paylaş
Mutluluğun önündeki en büyük engel "beklenti"dir.

Bunu bir düşünün isterim.
  • Paylaş
2

Sengoz, Yok beklenti tabi olur.Demek istediğim beklentiler ne kadar artarsa hayal kırıklığı veya mutsuz olma ihtimali o kadar artar.

Yüksel Tan, beklentisi olmayan insan olamaz. hayattan beklenti, birilerinden beklenti sevgiliden beklenti hep olacaktır. olmalıdır da. ha ama şu olabilir verdiğin kadar bekleyebilirsin . daha fazlasını değil.

Mutluluğu kaçırdık! Evet evet kaçırdık... Hayatımızın herhangi bir noktasında öylesine mutlu olduk, öylesine kaptırdık ki kendimizi bu sarhoşluğa; o anı adeta tekrarsız kıldık.Ardından yaşadığımız küçük mutluluklara dönüp gözümüzün ucuyla bile bakamadık artık. Herkesin mutluluğu işte hayatının o noktasında kaldı. . .
  • Paylaş
1

Serkan Ekin, Geçmişte veya gelecekte aradigimizdan...

Bir beceriksizlik, bir baştan sağmalık, bir bırakmışlık, bir boşvermişlik içeren durum. Neden olduğu bilinmeyen bir dürtü gibi, içimize sığmayan dışımıza da koyamadığımız, sonucu bilinmeyen -varsa- bir çözümü o da bilinmeyen bir şey, his. mutlu olmamak, bir üşengeçlik halidir. Uğraşılmaz çok fazla.
aynı kitabın aynı sayfasında takılı kalıp hiç ilerleyememek gibi, ne kitabı bırakabilirsin ne de o sayfayı geçebilirsin. -okuyomusun? -evet okuyorum' dur yanıtı da. zordur.
  • Paylaş
Herkese gore aciklamasi farklidir ama bence en buyuk nedeni kendinizi tanimamaktir
  • Paylaş
Mutsuzluğa çok alıştığımız için bırakamıyoruz bence kolay kolay.
  • Paylaş
Allah'a inanmadığım için olmayacağı kesin.
  • Paylaş
5

Hale Acar, Yanılıyorsunuz! Allaha inancınız olmadığı için mutlu olamıyorsunuz. Bence öncelikle iç huzuru bulmalısınız ki dış huzuru bulasınız. Bir düşünün bakalım hangi mimar, mühendis o vücudunuzdaki milyonlarca kılcal damarların her birini yerli yerine koyup, onlara bu kadar düzenli bir görev verip, sizin nefes almanıza yemenize ,içmenize yaşamanıza sebep olabilir.

Dilan Naki, Ece; Gördüğün üzere bu tür durumlar da insanlar genelde haleyle aynı tepkiyi veriyor. (Amacım bu noktaya dikkat çekmek :)

Hale; Bunu doktorlar her gün yapıyor, ve eminim ki bu mühendis yada mimarların işi olsaydı onlarda yaparlardı. Hem hadi ben inanmadığımdan mutsuzum diyelim, İnananlar niye mutsuz?

Ece Naz Sonat, İnananlar da inanmayanlar da mutlu olabilir ,din bunu etkilememeli bence... :) Ayrıca arkadaşlar inploid'de dini tartışmaları daha düzeyli ve saygılı yapmalıyız.Herkesin hassas olduğu bir konu çünkü.

Şaman, Bence de inananlar da inanmayanlar da mutlu olabilir. Bu ne hassaslık arkadaşlar inanmayanı silelim, gözümüz görmesin mantığı kitabınızın neresinde yazıyor?

Ece Naz Sonat, Ne alaka Dilan? Mutsuzluğu inanmaya ya da inanmamaya nasıl bağladın?

Mutlu olmak ya da olmamak tamamen bizim elimizde... Düşündüm ve neden tamamen benim...
  • Paylaş
Neredeyse sürekli düşünüyorum ve bunu düşünmemin sebebini psikolojik dengemi yitirmeye başladığımla açıklıyorum
  • Paylaş
Evet düşündüm ve kendi cevabımı da buldum. Mutluluğumu çok fazla düşündüğüm için mutsuzmuşum meğerse. Artık mutluluk konusunu düşünmek yerine, o zamanı sevdiğim şeyler yaparak geçiriyorum. Mutluyum bu yüzden : )
  • Paylaş
Eğer mutluluğu ararsanız mutlu olamazsınız.
  • Paylaş
Nasıl mutlu olacağımı düşünürüm hep ve mutluyum :)
  • Paylaş
Düşünmeye gerek yok, sadece kafanda planladığın şeyler yolunda gitmez hepsi budur!
  • Paylaş
Bu soru daha önce sorduğum bir soruyu aklıma getirdi. Acıyı tatmayan insan eksikmidir? Sanıyorum cevapta bu sorunun içinde. Acıyı tatmadığımızdan mutluluğun ne olduğunu anlayamıyoruz.
  • Paylaş
Çevre mutluluğun belirleyicisidir... .
  • Paylaş
Hayatta mutluluk veren şeyler çok küçük parçalardır. Bir iyilik, bir gülümseme, tatlı bir bakış, iyi bir dilek… Aslında mutlu olanlar, bu küçük şeylerin huzuruna varmış olanlardır. G. B. Shaw
Bunun yanında kendini olduğun gibi kabullenmektir farkında mısınız bilmem ama kendini gerçekten seven insan sayısı çok az. Hep kendimizde hatalar arıyoruz aynaya bakıp da kendimizi beğenmiyoruz. Kendimizi gerçekten sevmeye başlayınca mutlu oluruz. Elalaem ne der diyip asıl yapmak asıl söylemek istediklerimizden vazgeçmemeliyiz. İnsanalrın özgürlüğümüze balta vurmasına izin vermemeliyiz. Ve unutmadan mutluluğun en kolay yolu başkalrını mutlu etmektir :)
  • Paylaş
İnsan bu Dünya için yaratılmamıştır, bu Dünyada kimse tam olarak mutlu olamaz.
  • Paylaş
1

Mesut Yurt, Evet çok düşündüm saçma sapan saplantılardan başka bir şey değil

Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

7123 Görüntülenme95 Takipçi65 Yanıt