Bilmek istediğin her şeye ulaş

Nefsimizle savaşmak neden haz verir?

Haz duygumuzun kaynağı nefs ise ve nefs tam anlamıyla dünyevi hayatı sürdürmek üzerine kuruluysa, düşünmenin, bir düşünüre haz vermesini nasıl anlamlandırabiliriz. Daha doğrusu nefs hakkında düşünmesini. Nefs ile düşünerek savaşmasını, birşeylere sabretmesini, sebat göstermesini. Bu durumda nefsin kendisi, dünyevi hayat misyonundan kurtulmak istiyor denilebilir mi? Yoksa bunu yaparken hissettiğimiz hazzın başka bir kaynağı mı var? Dilerseniz bu paragrafı hiç hesaba katmadan yanıtlayın sorumu...Düzenle
Sen bu işten haz alıyorsan aşmışsın demektir ne söylenebilir ki, bir ilave yapabilirsem haddimi aşarak şunu söyleyebilirim, haz nefsin menfaat duygusunu kullanarak elde etmeye çalıştığı kimlikte gizlidir, ancak bu tabii ki senin söylediğinden farklı bir nokta , öğretici bir soru teşekkürler
  • Paylaş
1

Neutrinora, Ben teşekkür ederim. Ben bu konuda çok düşündüm, nefs ile mücadelenin de aslında egoya hizmet ediyor olabileceğini yani nefs ile mücadelenin de aslında nefsani bir davranış olabileceğine kadar vardım. Neden? Mesela az önce aşmışsın o zaman sen dediniz, bu neye hizmet etti, tabiki egoya. Yani sen dediniz, ben de ben duydum. Benlik açısından onurlandırdı. Ve bana burada birşeyler yanlışmış gibi geliyor.

Bunun iki boyutu var: Birincisi kendince değer ifade eden bir olguya bağlanma ve uğrunda mücadele etme insan doğasında vardır ve hayata anlam kazandırdığı ölçüde değeri artar. İkincisi, yine insan doğasında üstün gelme ve başarma ciddi bir haz kaynağıdır. Her iki durumda da haz egonun kontrolüne girerse mecrasından çıkar ve sapkınlığa dönüşür. Kişi üstünlük kompleksine kapılabilir veya ters yönde bir haz bağımlılığına (tefrit) kapılabilir. Din bağlamında nefisle mücadele kişinin acizliğini ve fakirliğini idrak etmesini, mütevazi ve makul olmayı, insani sınırları zorlayan haz beklentilerine gem vurmayı amaçlar.
  • Paylaş
Bu biraz da dinsel ödüllerle ilgili, dünyevi haz vericiler elle tutulur, gözle görülür şeyler ya da sonuçları itibarı ile kazancı fiziksel olarak tecrübe etme imkanımız var. Dinsel ödüller ise bu dünyada değil, bu ödüle kavuşmak için ölmek gerekiyor çünkü nefs ile mücadelenin birinci amacı Allah'ın rızasını kazanmak ve buna bağlı olarak cennet ile ödüllendirilmek. Dünya nimetlerinden vazgeçmenin dünyada haz verici olması için cennet ödülünün ya da cehennem cezasının büyüklüğünün tatmin etmesi gerekiyor insan ruhunu. Bu vazgeçmelerin hazza dönüşmesi için geçmesi gereken çok acılı hatta ızdıraplı bir yol olduğunu düşünüyorum nefis ile mücadelenin, haz vermenin aksine. Haz alabilen için ise, ölümün, ödülün kapısındaki son engel olduğunu düşünüyorum. Sonuç olarak nefis ile mücadeleden haz alan bir bireyin ölümü sabırsızlıkla beklemesi gerekir o büyük ödüle bir an evvel kavuşmak için.

Nefs ile mücadeleden haz alan birisine sormak isterdim, şu an ölümü ölesiye istiyor musun diye?
  • Paylaş
1

Neutrinora, cennete ve cehenneme inanmıyorum ki ama böyle dini ödül duygusuyla değil dünyevi anlamda eşyanın ve bedenin israf edilmemesi nefsani arzulara ulaşamamanın verdiği acıdan kurtulmak yeterli değil mi. bu arada şuan aklıma haz ve mutluluk ayrımı geldi. belki bu ikisini ayıramamaktayım

Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

37 Görüntülenme6 Takipçi3 Yanıt

Konu Başlıkları