Bilmek istediğin her şeye ulaş

Organ bağışının ülkemizde yetersiz olmasının nedeni ne olabilir?

Organ bağış kararını etkileyen faktörlere bakıldığında ırk, yaş, gelir, eğitim ve cinsiyet gibi özelliklerin de etkili olduğu görülmektedir. Organ bağışlayanların yaygın karakteristik özelliklerine bakıldığında ise genç, iyi eğitimli ve yüksek sosyo-ekonomik statüye sahip kişiler oldukları belirlenmiştir. Ama tüm bunlara rağmen bağış yapan kişinin ailesinin aldığı tutum çoğu zaman bu bağışı olanaksız kılıyor.


Organ bağışı ile ilgili bilgi ya da bilgisizlik en önemli etkenlerden biri. Bu bilgilendirmelerin sık sık duyurulmasında fayda var. Bunlar; organ bağışında bulunma ile ilgili kanunlar, beyin ölümü, gömülme ve dini konular, tıbbi nakil ve ailenin rolüdür.


Dini inançlar, organ bağışına karar vermede en büyük etken. Toplumsal algılamaların aksine; organ bağışı tüm büyük dinler tarafından desteklenmektedir. Hıristiyanlık, organ bağışını dostluk veya hayırseverlik eylemi olarak görmektedir. Hinduizm, bu bağışa diğer insanların kurtuluşu için kendini feda etme olarak bakmaktadır. Budizm dini, organ bağışını yaşama saygı ve merhamet olarak tanımlar. İslam dini açısından ise organ bağışı, başkalarının yaşamını kurtarmak demektir. Ülkemizde bütün bilgili din adamları böyle bir bağışı destekler yorumlarda bulunduğu halde, halkımızın cahil, yetersiz ve bilgisiz sözde tarikat ''hocalarının'' peşinden koşması nedeniyle hala tam anlamıyla yeterli bağışlar yapılamamaktadır.


Ölüm sonrası olumlu bir şeyler yapmak, üzüntülülere yardım etmek, diğerlerinin yaşamının devamına ve kalitesine yardım etmek, sağlıklı organların gömülmesi yerine başkalarının sağlığının iyileştirilmesine yardımcı olmak gibi istekler organ bağışına yöneltir. Ama ailelerin ölüm karşısında yaşadıkları şok onları çoğu zaman bu bağışa olumlu bakma konusunda sağlıklı düşünmekten alıkoyar.


Ailelerin karşı gelmelerindeki en önemli faktörlerden biri de organ nakli esnasında vücut şeklinin bozulacağı ve cenaze törenlerinin düzenli bir şekilde yapılamayacağıdır. Bu noktada, toplumdaki kişilerin doğrudan ifade edemedikleri korku ve riskler, uygun bir şekilde açıklanarak ortadan kaldırılabilirse; organ bağışının artırılması açısından olumlu katkı sağlanabilecektir.


Ayrıca donörlerin teşhis edilmesi, hastaların organ nakline yönlendirilmesi konusunda doktorlar duyarlı ve istekli değil. Ailelerle bu diyalogdan kaçındıklarını düşünüyorum. O psikolojiye girmek, aileye söyledikten sonra zamana karşı yarışmak, ailenin o psikolojik savaşının ortasında olmak onları yıpratıyor olabilir.

  • Paylaş
Organ nakli koordinatörlüğü master ı yapan biri olarak, bu konu ile ilgili tez yazmaktayım. Sonucları belli olur olmaz, paylaşımda bulunacağım. Ama genel olarak, bilgi eksikliği ve en çok da dini nedenler ön plana çıkıyor.
  • Paylaş
Ülkemizde aktif bir organ mafyasının olması muhtemelen halkımızın en büyük çekincesidir. Organlarını bağışlayan bir insan bir trafik kazası sonucu kurtarılmak yerine organları için kurban edilebilir. Zaten yok denebilecek kadar az olan can güvenliğimiz daha da azalır... .
  • Paylaş
Dinen yasak olduğuna dair tek bir ayet veya hadis yokken kim günah olduğunu iddia edebilir? Ayrıca beyin ölümüne karar verilmesi için en az 3 uzmanın onayı gerekiyor ki bu da çok karmaşık ve zor bir şey değildir ve yanlışlıkla beyin ölümü teşhisi konma riskini sıfıra indirmektedir. Organ mafyası falan bahane edilemez, çünkü beyin ölümü gerçekleşecek kişiyi önceden tahmin etmek ve ona uygun alıcıyı ayarlamak merkezi sistem nedeniyle mümkün değildir. Kısacası organ bağışı düzeyi toplumun gelişmişliği ile doğru orantılıdır.
  • Paylaş

Kuran-ı Kerim'de organ bağışı konusunda bir engel yok, dini sebepler demek, aslında dini yanlış anlayanların yaptığı hataların doğruluğunu kabul etmek demektir, dini sebepler deriz sonra, İslam dini eksiksiz bir dindir, organ bağışı da İslam dinine göre uygundur, dini nedenleri öne sürerek organ bağışı yapmak istemeyenler dinin bu konuya bakış açısını bilmemekle birlikte dinin genelini yanlış yorumlama sorunuyla da karşı karşıyadırlar. Din tartışılmaz ama irdelenir, anlamak için irdelenir, ne demek istiyor diye irdelenir. Buna göre;


Zaruret halinde organ naklini caiz gören Din Profesörlerinin ayet ve hadisler ışığındaki açıklamalarını şöyle sıralayabiliriz.

  1. "Bir insanın yaşamasına vesile olmanın bütün insanların hayatına vesile olmak manasına geleceği" (el- Maide Suresi, 5/32) prensibinden hareketle caizdir demişlerdir.
  2. İslam'ın kolaylık dini olmasını göz önünde bulundurmuşlardır.
  3. Kan nakli bugün caiz görülüyorsa organ nakli de -insanın hürmetine uygun hareket etmek şartıyla- caizdir mantığı da yürütülmüştür.
  4. Organını bağışlayan kişi, organını verdikten sonra yaşayamayacaksa buna katiyen cevaz verilmemiştir. Çünkü bir canı kurtaralım derken diğer canı öldürmek caiz değildir.
  5. Yaşayan birinin böbreklerinin ve gözlerinin biriyle, kan ve dişlerinin bağışlanması, o şahsın iznine tabidir. Razıysa, verir.
  6. Organ nakli yapılmadan evvel, konunun uzmanlarında hastanın bu tedavi ile iyileşeceğine dair güçlü bir kanaatin oluşmuş bulunması gerekir.
  7. Nakli yapılacak organ bir ölüden olacaksa, ölümünden önce kendisinin veya ölümünden sonra mirasçılarının onayı alınmalıdır.
  8. Diğer yandan organın alınması, vericinin hayatını ve sağlığını bozmayacağına dair güçlü bir kanaat oluşmuş olmalıdır.
  9. Organ nakli, hemen içine girilecek bir iş olarak değil, son çare olarak düşünülmelidir. Çok mecbur kalındığında, iki zarardan biri tercih edilerek, ölmektense, bir insanın organıyla yaşamak tercih edilebilir. Buna da yine, hem dini alanda hem de tıp ve psikoloji alanında işin mütehassısları tarafından karar verilmelidir.

Önemli bir mesele de şudur: Organ naklini son çare olarak görmemek gerekir. Zira Hz. Peygamber Efendimiz'in (a.s.m.) sahih hadisiyle ihtiyarlık ve ölüm hariç her hastalığın tedavisi bulunacaktır. Organ ve doku naklinin de dini prensiplere riayet çerçevesi içinde tedavisinin bulunabileceği fikri daima canlı kalmalıdır. Çünkü bütün çalışmalar, yalnız nakil üzerinde yoğunlaşırsa, naklin dışındaki çıkış yolları elbetteki tıkanacak bir türlü başka tedavi şekli bulunamayacaktır. Bunun içindir ki, meselenin ehilleri, nakle verdikleri önem kadar en azından başka alanlarda da çalışmalarını yoğunlaştırmalıdırlar. Aksi takdirde şimdilik çare olarak görülen nakille ilgili bilgi gelişimi temin edilirken daha insani çıkış yolları kapatılmış olacaktır.


Kısacası dinimizin organ bağışı konusunda ne kadar kolaylıklar sunduğunu bilmemiz gerekir.

  • Paylaş
Özel bir hastanenin halkla ilişkiler sorumlusu olan yeğenim dahi sektörde ki mafya olgusuna dikkat çekerek kayıt olmayı tavsiye etmediğini, aileden birine bu vekaleti vermeyi daha uygun gördüğünü söylüyor. Haklıdır da.
Sağlık Bakanlığınca gizli tutulması gereken sağlık bilgilerimizin ihale usulüyle satışa çıkarılması ise bunun kanıtıdır.

gazetecileronline.com/newsdetails/8908-/...
konuya dair güncel haber: t24.com.tr/haber/sgk-vatandasin-gayri-ma...
  • Paylaş
2

Redcat, organ bağışı için sisteme kayıt olunsa bile, 1. derece reşit aile bireylerinden bir kişi bağışa karşı çıktığında organlar alınamaz.

Ayhan Şimşek, bunu bilmiyordum. fakat işte içinde yaşadığımız sistemin bağımsız olmadığına bir kanıt daha. Ben sağlığımda onaylamış ve vasiyet etmişim bu durumu hemde yasal olarak. 1. Dereceden yakınım dahi olsa benim kararımı sistem nasıl değiştirebilme hakkını verebiliyor, inanılmaz derecede ileri demokrasi işte!..

''Yarın öbür gün bir kaza yapsak ölmeden öldürürler, organ mafyasının eline geçeriz'' gibi insan haklarının alt seviyede tutulduğu tipik 3. Dünya ülkesi insanlarının korkuları. Türkiye de bu konuyu kaç kişi ile konuşsanız bu tip muhabbetler geçer. Sisteme olan güven minimumda iken sosyal sorumluluklardan bahsetmek ne kadar ütopik.
  • Paylaş
Toplumumuzda dirimizden çok ölümüze saygı duyduğumuzdan, organ bağışı konusunda kulaktan dolma bilgilerle kendimizi avuttuğumuzdan, türkiyede en ucuz şeyin insan canı olduğundan organ bağışı konusunda yetersiz bir ülkeyiz. Bu konuda toplumun bilinçlenmesi şart. Dini yargıların da bu konuya etkisi büyük islam dininin bu konuda cevazi bellidir fakat halkımız dini diyanetten daha iyi bildiğini zannettiği için bu insanlara yardım etmekten el etek çekmiş. İlgili kuruluşların bu konuda seminer vermesi, broşür dağıtması, bilboardlara dahi bu konuda çeşitli fotoğraflar asılması gerekiyor.
  • Paylaş
Neden bağış? Parasıyla olsa herkes verir. Ben plastize edilmiş ortadan ikiye kesilip hazırlanmış gerçek insan gördüm üniversitelerde. Avrupa'dan siparişle kaç ayda geliyordu ve yarım milyon TL idi fiyatı. Adam kendini bilime adamış.
  • Paylaş
6

Yoldan Geçen, Parasıyla olsa herkes alamaz. "Herkes nasıl (en azından sağlıkta) eşit şartlara sahip olur"u bulmak gerekirken...

Mustafa Kemal Taştekin, Parasıyla dediğim organ verene para verilecek.

Yoldan Geçen, Parayla verilirse, parayla satılır, düz mantık.

Mustafa Kemal Taştekin, Olur mu devlet öder aynı ilaç sağlar gibi vatandaşa yönlendirir. Neresi düz?

Redcat, dediğiniz suanda iranda uygulanmakta. isteyen bir böbreğini devlete satıp karşılığında para alabiliyor.

Mustafa Kemal Taştekin, aaa bak ne güzel işte. adamlar çözmüş olayı.

duyarsızlık, herkes bu konuda nedense çok duyarlı cümleler kuruyor ve yapılması gerektiğini savunuyor, ama kimse gidip sağlıklıyken 3 dakika süren bi işlemi yaptırmıyor.
  • Paylaş
Organ bağışının ülkemizde yeterli düzeyde olmaması, eğitim eksikliği ve bir takım yanlış inanışlar nedeniyle olabilir. Bu konuda insanları daha fazla bilgilendirmek organ bağış sayımızı da artıracaktır.
  • Paylaş
Yardımcı olurmu bilmem ama çok ilginç bilgler içeriyor bu ktap
ülkemizdeki organ bağışı hakkında
Türkiye Sorunları
  • Paylaş
Kesinlikle eğitimdir efendim. Organ bağışı konusunu sadece sürücü ehliyetlerinin arka yüzünde görmekteyiz. Kamu spotu, okul, aile içi eğitimde maalesef yeri bulunmamakta.
İkinci etmen; bakınız efendim tanık olduğum bir olaydır: Eşinin hayatını yaşamını yitirmiş bir kişinin bağışladığı organla kurtaran adam ''Organ bağışının faydalarını gördünüz, siz de organ bağışçısı olur musunuz? '' sorusuna ''Ben olmam, günahtır'' diyen insanlar var memleketimde.
(Türk Kızılayı Afet Gönüllüsü)
  • Paylaş
Ahiret inancı... Bende birçok kişiye soruyorum organını bağışlar mısın diye??? Genelde insanlar tekrar dirildiğimizde ne olacak diyorlar :S Ama bir gün bizimde başımıza gelebilme ihtimalini hiç düşünmüyorlar :(
  • Paylaş
1

Chidocrin, O insanlara sorar mısınız. Ahiret gününde Allah'ın insanları diriltecegine inanıyorlar da , buna gücünün yeteceğine iman ediyorlar da, diriliş sırasında eksik organlarının kendilerine döndürülemeyeceğinden mi şüphe ediyorlar? Bu inanç değil cehalet. Müslüman olmanın sorumluluğunun farkında olmamak.

Yeterli düzeyde tanıtım ve destekleme faaliyeti gerçekleştirilmediği çok açık.
  • Paylaş
Dinden olabilir eğitimsizlikten olabilir. Halbuki dinimiz can kurtarmanın sevap olduğunu söyler...
  • Paylaş
Dini konular cahillik diyorum ama ölmeden önce organlarının bağışlanmasını talep eden birinin organları bağışlanır. Herkes böyle yapsa yetersiz olmaz diye düşünüyorum. İş aileye kalınca bu tür sorunlar çıkıyor tabi...
  • Paylaş
Tabii ki insanların bu konuda bencil davranmaları . Hasta yakınları ölen akrabalarının organları alınınca farklı bir görünüşte olacağını düşündüğü için organlarını bağışlamak istemiyorlar
  • Paylaş
Organ bağışı yaparsanız ve bu kayıtlara geçerse, siz kimseye söylemeseniz bile, sistemdekilere güven olmadığından, yarın öbür gün ölü bulunabilme ihtimaliniz. Can güvenliği var mı, bu ülkede?
  • Paylaş
2

Şaman, Tam benim düşüncem de bu Belgi Hanım.

Belgi Saygı, ne mutlu bana diyeceğim Şaman Bey ama...

İnsanlar yeterince bilgi sahibi ve ne kadar gerekli olduğunu tama anlamıyla kavramış değiller tahminimce.. .
  • Paylaş
Eski sağlık bakanı Dr. Recep Akdağ'ın da belirttiği gibi 'alışkanlıklar etkili'. Tabii kendisi yumuşak bir ifade ile dile getirmiş olabilir. Benim anladığım toplumdaki bazı kişilerin dinî konulara bakış açısı, yani bunun günah sayılması.

Diğer yandan, bu söze terimsel olarak da katılıyorum, yani ilk önce biz organlarımızı bağışlamaya alışmadık toplum olarak.

Bir de radikal olarak şunu belirtmeliyim ki, kişinin beyin ölümü tamamen gerçekleşmeden organları alınmak istenebilir. Bizzat kendim, morgdan yürüyerek çıkmış olan iki kişi tanıdım. Bir başka soruya verdiğim cevapta bahsettiğim kitapta (Beynine Bir Kez Hava Değmeye Görsün, Vertosick Frank Jr.), beyin, omurilik ve sinir cerrahisi bölümüne (nöroşirürji bölümü) düşmüş hastaların ölümünü bekleyip, organlarını almak için gelmiş olan genel cerrahi asistanlarından (kitapta onlara 'akbaba' denmiş) bahsediliyor. Organlarını almak istedikleri bir hastadan nöroşirürji bölümü onları uzak tutuyor ve hasta kısa bir süre sonra hastaneden yürüyerek taburcu oluyor.
  • Paylaş
Ülke olarak kendimizden bir şey vermekle ilgili sorunumuz var çünkü. Her şeyi o kadar sahipleniyoruz ki biz gittikten sonra bile bizde kalsın istiyoruz işe yaramayacağını bile bile. Kendimizden veremiyoruz. Bir de haset görüyorum biraz burada aslında. Ben ölüyorum, sen yaşıyorsun, hem de benim organlarımla, olacak şey değil!
  • Paylaş
İslamiyetteki öldükten sonra hesap gününde yeniden dirilme inancı insanların kafasındaki soru işaretlerini oluşturan ana unsur. Ahirette işlenilen günahlara günahı işleyen organlar tarafından şahitlik edileceği islami öğretilerde vurgulanan bir unsur. Diğer yandan islamiyetin insan yaşamına verdiği değeri anlatan onca bilgi bulmak mümkün. Organ bağışı insan yaşamına verilen önemi ifade etmede en net tutumlardan birisidir desek yanlış bir şey söylemiş olmayız. Bu iki durum arasındaki uyuşmazlığı açıklığa kavuşturacak ve tüm islam alemini onaylayacağı donanımda bir alim/müctehid ihtiyacı çok bariz bir şekilde kendini hissettiriyor.
  • Paylaş
din kökenli daha doğrusu dini yorum kökenli
  • Paylaş
dini inançlar ve türk dr larına güvenmeme meselesi
  • Paylaş
arkadaş günümüzde organ mafyası var ise ki var olduğu biliniyor ve üstelik bu mafyanın bir parçasıda doktorlar olması şarttır.yoksa mafya organ nakletmez.Ohalde ben kime güvenipte organ bağışlasam acaba.Sapasağlam adamları israf ediyorlarsa birkaç kobrador için.Kendi eliyle kendini bağışlayan adamlar nice olur acaba ?
  • Paylaş
Geri kalmışlık, bilgisizlik.
  • Paylaş

Kesinlikle dini sebepler.

  • Paylaş
Dinle ilgili malesef.
  • Paylaş
Başka toplumlar var mı bu konuya dini ya da sosyal sebeplerden dolayı mesafeli yaklaşan?
  • Paylaş

korku ve sevdiğin kişinin parçalanıcak olmasının gözünün önüne gelmesi...dini sebepleri de var tabiki

  • Paylaş
Bir çeşit Cimrilik. Herhangi bir dinsel bahanelere sığınmak mazeret göstermece bence. Organlarını vermek istemeyen herkes yaşarken çok mu dindar takılıyor da öldükten sonra aman günah olmasın dicekler??... Kimse yaşam kaynağı olan organlarını vermek istemez..Doğal bir 'isteksizlik' durumudur yani.. Bir de henüz yaşarken ölüm hazırlığı yapmak az sonra ölecekmiş hissiyatı yaratıyor modern insanda ve stres yaptırıyor. Bundan da hoşlanılmıyor tabi ki.
  • Paylaş
1
Sağlık sistemine güvensizlik olabilir mi ?

doktora gittiğimde yüzüme bakmayan adam organ konusu anlatırken melek kesiliyor
  • Paylaş

Öbür tarafa eksik gideceğini(!) düşünen zihniyet ve onların dikte ettikleri kulaktan dolma dogmalar...!!!

  • Paylaş
Organ bağışı bir kenara, vücuda yararı olduğu bilindiği halde kimse kan vermeye dahi yanaşmıyor. En başta, bizim üşenip bağışlamaktadır kaçındığımız kan-organımıza ihtiyacı olan insanları düşünemiyoruz. Din bahanesi var ancak, adı üstünde bahane. Diğer paylaşımlarda da belirtildiği gibi dinin herhangi bir yasağı yok bu konuda. Paylaşma, yardım zihniyetini oturtmamız gerekiyor
  • Paylaş
Üstüne düşülmesi gereken bir konunun üzerine pek gidilmemesi ve insanların bu konu hakkında bilinçsiz olması iyi bir kampanya şart iyi bir kamu spotu.. .
  • Paylaş
2

Ayşe Gültekin, Çoğunluğun Müslüman olması. Allah'ın bize emanet olarak verdiği organları ne hakla başkalarına veriririz düşüncesi. Tabuları yıkmak gerek

Abdullah Gürel, Aslında Allah ü Teala nın en sevdiği davranış insan hayatının kurtarılmasıdır ve bu da Müslüman için büyük sevaptır

Ölen kişinin inançları ile birlikte , bu kişinin ailesinin tutumu organ bağışını azaltmaktadır. Zira adam vücudunu kadavra olarak bağışlamak istemiş ama ailesi izin vermiyor.
  • Paylaş
Millette korku var. Kimliksiz hastaneye düşersem "aa bu organ bağışlamış" diyerek öldürürler beni diye. kısa ve net ülkemizde organ bağışlarının yetersiz olması.
  • Paylaş
dini acıdan tam net bi açıklama yapılmadıgı için olabilir. ayrıca ben sürekli karsıma sizin sorularınız cıkıyor :S
  • Paylaş
İslam. .
  • Paylaş
Kıskançlık biraz hava da kalsa da en yakın tanım bence bu .. Ben ölmüşüm arkadaş , o vatandaş yaşasa banane yaşamasa banane .. : =)
  • Paylaş
Nedeni türk milletinin salak ve gerizekali olmamasi. Simdi bu yorum atan cok bilmislere soruyorum, ölü insanin organi alabilinir mi? Ben cevapliyim zaten kafadan aticaksiniz onun icin söyliyim tabikide hayir. Yani durum böyle ise canli insandan almak gerekiyor degil mi bu organlari? Üstelik sen bagis yapiyorsun ama sirtindan kac bin dollar para kazaniyorlar tabiki sen bunun farkinda degilsin. Kisacasi seni canliyken senin zaten ölecegine karar veriliyor, sanki gaybdan haber almis gibi, ve senin organlari dagitmaya basliyorlar. Bu sistem yüzünden kac kisi öldü siz biliyor musunuz, halbuki yasama sanzi oldugu halde. Onun icine uyanik olun böyle sacmaliklara kanmayin. Üstelik bunuda unutmayin arastirmalara göre, ölüm nedenlerinin en büyüyü yanlis yapilan tedaviler yüzündendir. Yani doktorlarin yüzünden. İsrailde bi ara doktorlar grev yapmisdi ve istatiklerde o sira ne belli oldu biliyor musunuz? İnsanlarin ölmesinin yüzde elli azalmasi. Yani batinin tedavisi heryerde ayni. Tavsiyem kimyasaldan uzak, dogal ürünlere yakin olun. Doktor diye herseye inanmayin, internet denen birsey var. okuyun uleeeen
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

9627 Görüntülenme61 Takipçi42 Yanıt