Bilmek istediğin her şeye ulaş

Penguen'de çizdiği karikatürde cami sütununda okunan 'Allah yok, din yalan' yazısı nedeniyle karikatürist Ömer Bahadır Baruter 'Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama' suçundan 1 yıla kadar hapis istemiyle yargılanacak. Böyle bir söylem aşağılama kapsamına girer mi?

Direkt Allah yok, din yalan derse ve yazarsa bu onun düşüncesidir. Ama cami sütununa bunu yazıyorsa islama inanan kesimi aşağılamadır.  
  • Paylaş
Bu ülkede nasıl da 'Allah var' denilip üzerine her 2-3 saatte bir varlığıyla ilgili bazı söylemler oluyorsa ve buna kimse bir şey demeyerek saygı duyuyorsa; aynı şekilde 'Allah yoktur' da denilebilir... Nasıl Kuran kitabına itibar etmeyene 'kafir' ya da başka kelimeler kullanılabiliyorsa, bu da söylenebilir.
  • Paylaş
2

Şaman, Hocam tam bunu demek istiyordum ama senin gibi usturuplu bir dille nasıl açıklayacağımı bilememiştim.

Cem Deyupoğulları, Estağfurullah chamacon.İnsanlar maalesef şunu anlamıyor.Kişiye göre birçok şey elbette yüce olabilir.Hatta o yöreye göre saygı göstermek zorunludur.Ama birieri de böyle bir gücün farklı şek,lde olduğunu da söyleyebilir olmadığını da...Mutlak diye düşünülen birşey ,sanki herkesçe mutlak olmak zorundaymış gibi bir algı oluşuyor insanlarda..

Herkes inançlarında özgür olmalı ama bu yazı cami sütununa yazılıyorsa art niyet ve alenen terbiyesizlik var demektir. Kusura bakmayın.
  • Paylaş
Başta bu duvar yazıları kaşındıracaktır. Olsun, kaşınsınlar. Bir toplumun dokunulmazları ne kadar kaşınırsa o toplumun aydınlanma süreci o kadar çabuk gelişir. Her 20 yılda bir Sivas Katliamı, Malatya Katliamı, Barmen, Oğuz Atak'ın Katliamı her yıl artmakta olan namus uğruna KADIN KATLİAMLARI... Bunlar kendiliğinden durmayacak... 1 aydınlanma için sadece O camii'nin içine değil nereye ne gerekiyorsa her türlü yazıyı çızerım... Diri diri yakıldı insanlar Madımak otelinde. Aklım almıyor... Altı üstü bir kibritin sönene kadar elimi yaktığını. . .
Muhabbet
  • Paylaş
İslami ibadethaneden bayağı uzak olmama rağmen benim evimin önünde ibadethane hoparlörü (ki bu ODTÜ mahallesi 100. Yıl her blokun önünde bir ibadethane hoparlörü var) varsa ve günde beş vakit aşırı bir ses yüksekliği ve düşük bir ses kalitesiyle yayımlanan "İslamın tanrısı vardır, büyüktür"ü sabırla dinliyorsam ve ben inanmadığım için kafir vb., kötü bir insan olarak muamele görüyorsam Yukarıda da belirtildiği gibi karşıt görüşler de dile getirilebilmelidir. Ateist evine günde beş vakit aşırı sesli dini telkin yapılabiliyorsa o karikatür de çizilebilmelidir. Unutmayın ki karikatürü, o dergiyi almayan görmek zorunda değildir ama beş vakit yapılan aşırı sesli telkinden kaçış yok. İslami cephe zaten orantısız gücü kendine alet edinmiştir, karikatür gibi küçük masum şeylere takmak onlara yakışmamaktadır.
  • Paylaş
1

Ayhan Şimşek, İşte hocam tamda seninle aynı dertten muzdarip bir vatandaşın savcılığa bulunduğu suç duyurusuna dair bir haber; radikal.com.tr/turkiye/ezana_suc_duyurus...

Yok karikatüristin ne düşündüğünü veya neye inandığını bilmiyorum ama alenen aşağılama ifadesi ilginç geldi bana...
  • Paylaş
Nietzsche'de tanrı yok demişti, kitapları yurdumuzda yasak olmadığına göre bunu dergiye ya da kitaba yazmak bu ülke yasalarına göre yasak olamaz. En azından emsal gösterilebilir. Etik konusuna gelince nasıl bu söylem bir Müslüman için yanlışsa tam tersi de ki Müslümanların ağızları da torba değil ki büzesin ateistler için yanlış, biri beyan edilebiliyorsa diğeri de edilebilmeli. Yoksa adına çifte standart denir. Kaldı ki ben ateist olarak Müslüman yayınları okumuyorum ve bana yanlış gelen beyanlardan korunuyorum aynısını Müslüman da yaparak Müslümanlığa uymayan yayınları okumayabilir. Burada devletin bu işe el koymasını tamamen saçma ve laikliğe aykırı buluyorum ve buradan kınıyorum. Sayın Başbakan laikliği son tanımladığında Mısır'daydı, çok doğru sözler kullanmıştı (bkz. aşağıdaki alıntı) bu duyarlılığı yurdumuzda da yargıdan da bekliyoruz.

'Başbakan Erdoğan sözlerine şu cümlelerle devam etti: “Mısır bu geçiş döneminde ve sonrasında inanıyorum ki bu değerlendirmesini en güzel şekilde yapmak suretiyle özellikle demokrasi noktasındaki bu geçişte şunu görecektir. Yani laik bir devlet yapısı dinsizliği değil, herkesin dinini inandığı gibi yaşamasının teminatıdır. Böyle görecek, böyle görmesi lazım. Bundan hiç endişe etmesin ve anayasayı hazırlayacak olanlar da bunu orada teminat altına alması lazım. Demesi lazım ki; ‘Devlet tüm inanç gruplarının inancını teminat altına alır. Hepsine eşit mesafededir. Asla sizi dininizi yaşamaktan alıkoymayacaktır’. Bunu böyle söylemesi lazım. Bu şekilde başlar ve bu şekilde devam ederse o toplum huzur bulacaktır. Müslümanıyla, Kıpti’siyle hepsi, hatta hatta, daha ileri gidiyorum dinsizin bile, ateistin bile inancına devlet saygı duyacaktır. Onu da güvence altına alacaktır. Laik devlet budur. Ama kişi laik olmaz. Tayyip Erdoğan laik değildir, Tayyip Erdoğan bir Müslüman’dır. Ama Tayyip Erdoğan laik bir devletin başbakanıdır ve bunun gereğini de dört dörtlük yapmanın gayreti içindedir”
  • Paylaş
3

Ahmet Caner Sönmez, EN SON DEDİĞİNİZ SÖZE KESİNLİKLE KATILMIYOR, DEĞİL DÖRTTE BİR, YÜZ MİLYONDA BİR BİLE GAYRET İÇİNDE BULUNMADIĞINI SÖYLÜYORUM! SİZ KENDİSİNİN KAÇ DERGİYİ, YAZARI, GAZETECİYİ, İNSANI MAHKEMEYE VERDİĞİNDEN HABERDAR MISINIZ ŞAMAN BAYYURT BEYEFENDİ? BİRKAÇ YORUMUNUZU OKUDUM YALNIZ O YORUMLARINIZA BAKINCA BUNU HİÇ YAKIŞTIRAMADIM, SİZİN İSTEMEDİĞİNİZ ŞEYLERE YAPTIĞINIZ GİBİ BEN DE SİZİN YORUMLARINIZI OKUMAKTAN VAZ GEÇİYORUM!.. BİLGİNİZE!

Ergün Tuna, referans verdiğiniz şahsın bir dediği diğerini tutsaydı...en azından inanabilirdik...tutarsızlık içindeki söylemlerinin hangisinden tutarlı açıklama çıkaracaksınız...??*.....

Münevver İlbey, Okuyup okumamak size kalmış, beyefendi görüşünü belirtmiş ve görüşlerinden dolayı yargılanmamalı .Her görüşü dinleyen ve kendi kafamda dinlediklerimi tartan biriyim. Mantıklı gelenleri aklımın bi köşesine yazar yoluma devam ederim. Size de tavsiye ederim .Bence inploid in amacıda bu bir şeyler öğrenmek.

Bir ülkede düşünce özgürlüğü olmalı, ülkemizde böyle bir karar alınması daha çook geride olduğumuzun göstergesidir bence.
  • Paylaş
Girmese de o şekle sokarlar... Türkiye; saçmalıklar silsilesi!..
  • Paylaş
Saygısızlık, aşağılama çok soyut ve suistimal edilebilir kavramlar. Birileri hadsizlik demiş ben de diyorum ki ifade özgürlüğü. Birilerine bişi kisvesi altında saldırmaktır yapılmak istenen. Bu kadar basit. Çok sık görülen ruh hastalığıdır tüm insanlarda bulunan ama bazılarında çok daha fazla. Bre kafir ile biter ruhlarda, tez asıla ya kadar varır tarihten kesitlerde. Olayın iç yüzü sadece ötekileştirme ve cezalandırma isteğidir başka da hiçbişi değildir. İşte bu kadar vicdansızdır bu ruhlar. Ha bu arada siz neyin kafasını yaşıyorsunuz hala allah aşkına, 1 hafta önce big bang ispatlandı yok tanrı var yok cennet yok huri... geçmiş olsun. Yani evren 14 milyar önce oluşmuş. Dağılın şimdi:))
  • Paylaş
Camiler ve çeşitli ibadet yerlerinin (buna okul, hastane vb. eklenebilir) gerçek hayatta, kamusal alanda direk üzerlerine toplumun genel duyarlılıklarına aykırı şeylerin yazılması muhakkak bir saygısızlıktır.
Örneğin hiçbir okulun üstüne "Okumak şeytan işidir! " ya da "Kızlar eve dönün! " yazılamaz. Hiçbir caminin üstüne "Allah yoktur, din yalan! " yazılamayacağı gibi.
Ama bir "mizah" dergisinde, "kutsala saldırmak" diye bir şey olamaz.
Bir düşünce üretimi olan bu tür dergilerde elbette tabu olmaz.

Kişilerin kutsallarını bu dergilerde sırf kötü çizildi diye savunmaları komiktir.
Kitaplar ve sanat eserleri gibi mizah da bir çeşit eleştiri ve başkaldırma, insanların gözünü açma misyonunu üstlenir.
"Allah yok, din yalan" sözünün kullanılmasında din olgusunu kötü yaşayan/yaşatanların hiç mi suçu yoktur? Küçük kızları/erkekleri öpen, tecavüz eden din simsarlarını teker teker yakalayıp yargı önüne çıkarmak zor geliyor da,
Örnek: encrypted-tbn1.gstatic.com/images? Q=tbn: ...
... belki de sırf bunlara "öfkesinden" bir düşüncesini mizahı içerisine işleyen ismi-cismi ortada olan bir karikatürist mi suçludur? !
Bırakalım bu kadar basitlikleri! Uğraşacak çok daha önemli işlerimiz var ülkece!
Dinî duyguların istismarı o şekilde basit gerekçelerle temellendirilemez.
Bu yüzden burada insan hakkı ihlâli varsa o da karikatüriste yapılmaktadır. Nokta.
  • Paylaş
2
Bu olay olduğunda çok sinirlenmiştim. Her gün beş vakit Allah varı minarelerdeki dev hoparlörlerden dinliyoruz ve buna karşı yapabileceğimiz hiçbir şey yok. Bir mizah dergisini ise isteyen alıp okur istemeyen almaz ve okumaz. Yani zaten mizah dergisindeki karikatüre karşı inançlı kişinin yapabileceği bir şey var ki zaten eylemsizliği bile bunu yapmasına yetiyor. Bu söylem de zaten en az Allah var denmesi kadar normaldir. İnançlı insan için var inançsız için de yok. Bunu daha yumuşak bir şekilde söylemenin imkanı da yok. Burada tek yanlış görünen şey karikatürde cami sütununa yazılmış olmasıdır ama o da hem mizah kapsamına girer hem de kimsenin hayatına penetre etmeyecek (ezan gibi) şekilde bir derginin içinde olduğundan kimseyi ilgilendirmez.
  • Paylaş
İnkarını inanlara karşı alay konusu yapması hoş değil. Yine de hapsetmek yerine, uyarılıp tüm inananlar tarafından kınanması kafidir bence. 

Bu durum rahatsız edici. Çünkü kendini inkar edene dahi nefes veren Allah, kulunun iradesine saygı gösterirken onun adına hakimlik yapılıyormuş gibi ceza kesilmesi hoş değil.
  • Paylaş
Yargılayanın "düşünmeme suçu"ndan dolayı aşağılama kapsamından ziyade; "yargılayanın aklını kullanma yetisinin olmadığını" ifade eder.
  • Paylaş
Dergiyi okuyan gençlerin beynine subliminal mesaj vermiş oluyor. Belki karikatürü okurken fark etmeyecekler ama bilinçaltına yerleşecek. Bence her ne şekilde olursa olsun kamu önünde subliminal mesaj vermenin asıl kendisi yasaklanmalı. Ve cezai yaptırımı olmalı.
  • Paylaş
Girmez. Bu kadar net. Halkın dini değerlerini aşağılamak diye bir suç olamaz hukukta, gülünçtür bu. Eğer inananlara hakaret ediyorsa o zaman suç kapsamına girebilir. Cami duvarına yazması sadece sert olmuş o kadar.

"ırmaklarından şaraplar akacak" diyorsun,
cennet-i alâ meyhane midir?
"her mümin'e iki huri vereceğim" diyorsun,
cennet-i alâ kerhane midir?

Şimdi Ömer Hayyam bunu 800 sene evvel yazıyor ve hâlâ bu ülkede satılıyor ve sokaklara Ömer Hayyam ismi veriliyor ve bu dini aşağılamak olmuyorsa o karikatür nasıl olur? Karikatür gibi ülke!
  • Paylaş
Şimdi renas, sen İnploid'in çalışanı olsaydın ve İnploid redaksiyonu da yazdığın küfrün arkasında dursaydı küfrünü yazabilirdin. İstersen bir inci sözlüğe bak, kullanıcı sayısı da buradan az değil. İstersen alexa'daki rankinglere bak karşılaştır. Dergiyi de alınan alıp okumasın derim. Mizah özgür olmalıdır.
  • Paylaş
"Mizah özgür olmalıdır" diyenlere özgürlük bazılarının haklarına saygı duymamak mı bu mu sizin özgürlük anlayışınız? Cezası neyse çekilmeli.
  • Paylaş
Herkes kendi fikrini kabul ettirmeye çalıştığı sürece bu başlık altında yapılan tüm yorumlar beyhude bir çaba olacaktır. Karşısındakini dinleyemeyen, karşısındakinin düşüncelerini değerlendirmeyen insanlar olduğu sürece mantıklı bir çözüm önerisi bile getirilemeyecektir.
  • Paylaş

Ben de @nazende gibi düşünüyorum. Dilediği yere ya da taşa toprağa bunu yazabilir ve kendi düşüncesidir. Ancak karikatüründe imgesel bağlantı kurarak camiinin taşına yazıyor olması 'halkın bir kesimini'  hedef aldığını, dolayısı ile o kesimi irite etmeye çalıştığını çağrıştırıyor bana.

 

Karikatürü gördüm şimdi internette. Avizeleri de prezervatif şeklinde çizmiş. Ancak mekanın camii olmadığını savunsa sonuçta bu bir algı meselesi diyip geçer, dava da boşuna açılmış olur gibime geliyor. Değil mi @redeye ?

 

  • Paylaş
2

Hakan, özür dilerim hatalı yazmışım "mekanın camii olmadığını savunsa" olarak yamak isterken hatalı yazmışım. klavyem sürçmüş :)

Redeye, Şimdi ben eski Gırgır okuyucularından olarak pek saramadım bu jenerasyonun işlerine. Gerçi Şerafettin ve Robinson ile Cuma'nın çizerleri ya da Selçuk Erdem ve burada adını sayamadığın diğer değerli çizerleri tenzih ederim. Ama seviyenin yer yer çok düştüğü de bir gerçek. Bunlar genel düşüncelerim.

Olaya dair düşünecek olur isek şu soruları akılda bulundurmak gerekecektir:
İfade özgürlüğü nedir?
Özgürlüklerin sınırları neler olmalıdır?
Sınırlamaların yazılı kaynaklar yerine örf adet gibi soyut değerlendirmelerle ilişkilendirilmesi durumunda ortaya çıkabilecek görecelilik sorunu nasıl aşılabilir?
"Allah yok" bir inanç ya da inançsızlık bildirimi olarak değerlendirilebilir ama -yalan- denilmesi aşağılama sayılabilir mi?
İrite etmek suç mudur?
Birlikte yaşamanın kuralları gereği katlanma yükümlülüğümüzün ağırlığı ne nispette olmalıdır?

Bir de mekanın ne olduğunu iddia ettiğini merak ettim...

Meseleye hangi pencereden ve ne kadar yukarıdan bakıldığı ile alakalı...

Toplumsal gelişim ve eğitim düzeyi, ve bu toplumun yarattığı kanunlarla, toplumdaki düzeylerle varolan özgürlük algısı ile de alakalı.

Kanun koyucular, -ki bir şekilde millet iradesidir bu, sadece evrensel doğruları esas almazlar, toplumsal hayatın dengesini, iç barışını, düzenini ve bireysel tatminleri de kayırırlar. Dolayısıyla aslında azınlığın doğrularının da yaşatılması noktasında, çoğunluk sistemi her zaman kısır kalır. Çoğunluk ve yarattığı kanunlar tüme dayatılır. O yüzden her zaman kusurludur sistem.

Evrensel açıdan kusur olduğu gibi, kendi içinde de çelişkiler şeklinde kusurları var ayrıca. İşte 80 anayasası, sonrasında yapılan sürekli pansumanlar şeklinde ortaya çıkan garabet durum ve yeni anayasa çalışmaları, malum konular.

Böyle bir söylem aşağılama kapsamına girer mi? Hangi açıdan, hukuksal açıdan mı, toplum açısından mı, benim açımdan mı?

Taraf olmadan, varolan bir taraflaşmada sırf tarafım belli olsun diye saf tutmadan, objektif bir gayretle bakılırsa, benim açımdan, evet bu kendi inanç özgürlüğü kapsamında bir ilan değildir, diğerlerinin inanç özgürlüğüne müdahaledir, var olan bu haliyle. Basın yayın yoluyla olması, bir inancın sembollerini kullanması, daha da önemlisi, malum algının oluşacağı aşikar olduğu halde bunun kasıtlı yapılması. Tam tarif edilen kapsama girmez, ama başkalarının kutsalına saygı bir tarafa açıkça saldırı var ve kasıtlı. Hapis filan tabi çok ağır şeyler, para cezası filan olmalı bugün yaşadığımız realitede, makul olan bu.

Çok daha belki ileri düzey karikatürler de vardı Leman' da eskiden hatırlıyorum. Uzay gemisi çöle iner, dağ başındaki bir mağaradaki bir ilkel yaşam formuyla temasa geçer, onu kendi toplumunu yönlendirmesi için seçer filan...Bu malum çevreler için çok daha öte bir ifade biçimi belki ama, algılanmadı, karışıktı, çok flu , ve çok dolaylı bir anlatım vardı. Mesele belki de biraz da bu. Hani vardır ya şekil de esas kadar önemlidir meselesi.

Cari durumda çoğunluk veya bu çoğunluğun yazdığı kanunlar çerçevesinde mevcut idarenin paradigması bunu aşağılama ve saldırı olarak algılamışsa, niye böyle algıladın, algılamamalıydın denemez. İnanç konusu en hassas konu olduğundan ve doğruları kendine özgü olduğundan bu konuda tartışmayla bir yere varılamaz kabulüyle kanun koyucu nokta koymuş hadiseye. Kimse kimseye karışmasın, herkes istediğine inansın, ama ben inananların inancına saygı noktasında çoğunluk ihtiyacını karşılayacak düzenlemeleri de yaparım demiş, eksiği de bu noktada hayli fazla.

Sistemin kendi iç çelişkileri kapsamındaysa, eyleme dönüşmeyen fiiller kapsamında hiçbir düşünce terör kapsamında değerlendirilemez diye düzenleme yapan erkin, diğer alanları es geçmesi nedir, yalap şaplık işte, derinliği olmayan yaklaşımlar. Adam öldüren bıçaklayan dışarıda dolaşır, fırından ekmek çalan hapiste yatar, aynı hesap.

Teorik açıdan, felsefik açıdan, hani var ya meşhur bir liberal söylem, adam çocuk katiliymiş, 40-50 çocuk öldürmüş, mahkemede çocuk öldürmekten çok hoşlanıyorum öldürmeden duramıyorum demiş, tüm liberaller toplanmış, adama çocuk verin, adama çocuk verin diye slogan atmış, o hesap, yarın öbür gün gökten milyon yıllık uzaylı kadim bir ırk inse tüm azameti ile, deseler ki bizdik onlar, sizi doğru yola çekip insanlığın gelişimini zaman zaman rehabilite ettik diye açıklama da yapsalar, dönüp ee gördünüz mü, herşey yalanmış diyemezsiniz etik olarak. Bu anlamda mesele kimin haklı olduğu meselesi değil. Soru cevap yine bulmamış olacak ve biri o kadim uzaylı ırka kalkıp yine şu soruyu soracak, sizi ve bu evreni kim yarattı diye, cevap yine aynı olacak, bilmiyoruz, ama şuna inanıyoruz ki; .......

Umarım sürç-ü lisan etmemişimdir, maksadı aşmamışımdır.
  • Paylaş
Kanun, bir kişiye ya da belli bir kesime dini inancı konusunda rencide edici davranış sergilemeyi, kişilerin mensup oldukları dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle hakarette bulunmayı ağırlaştırıcı neden olarak saymaktadır. Cezası 1 yıldan az olamaz. Kanun din konusundaki olumsuz hareketleri hakaret ve sövme suçları içinde düzenlemiştir. Durumun hakarete mi yoksa sövme suçuna mı dahil olup olmadığını, hüküm üzerinden daraltıcı yorum yapılarak karar verilebilir.
  • Paylaş
1

Şaman, Makara suresi de bu yasaya dahil midir?

Hoşgörü bekleyenlerin aslında ne denli hoşgörüsüz olabildiğini gösteren bir karikatürdür.
"AVM'de yapacam, cami de" söylemi nasıl bir kitleyi rencide ediyorsa, İslam dinini benimseyen kişilerin de görüşlerine saygı duyulması gerekiyor.

Evet, her insan fikrini özgür şekilde belirtebilir, bu karikatürü de böyle savunabiliriz ancak gidip de cami duvarına bu yazıyı işlemekle, bir tiyatro duvarına "Tek Yol İslam" yazmak aynı seviyesizliktedir.

Özgürlük sadece benden olan için değil, benden olmayan için de bir hak. Bunu kabullenemeyen de sadece kendi çıkarı için özgürlük kavramını kullanır haldedir.
  • Paylaş
İşin doğrusu bunda aşağılama yok ama yaptığı etik olarak doğru değil. Allah yok diyorsa tamam onun için yoktur inançsızlara diyecek sözümüz yok ama ulu orta herkesin görebileceği bir şekilde paylaşması yanlış... Haa şimdi kalkıp ama adam Müslüman, Allah'a inanıyor, karikatür için öyle yaptı dersen inançsız olmasını tercih eder okkalı bir küfür söylerdim :)
  • Paylaş
1

Şaman, Cami hoparlörleri kaldırıldığı gün haklı olabileceksiniz.

Arkadaş tamam millet dinini yaşasın ama Müslümanların dinine neden laf atıyorlar? Bu karikatürist Hristiyanların dinine bir şey yazsın o zaman görürüm ben onu...
  • Paylaş
Tamamen teknik yönden ele alırsak, yanlış bir karikatür olmuş.
Hiçbir camide böyle bir yazı olmaz, olamaz.
Eğer ki bu karikatürist 'Allah yok, din yalan' yazısını illa ki okuyucuyla paylaşmak istediyse, başka bir karikatürde bunu yapmalıydı.
Yani bu ne bir espri olabilmiş ne de bir propaganda. Saçma sapan bir şey yapmış.
  • Paylaş
"Allah yok, din yalan" yazısının yazılabileceği onca yer varken, karikatürist'in 'cami sütununu' tercih etmesi, bence "fikir özgürlüğü" kapsamında değerlendirilemez. Zira bu insanların ibadet yaptıkları yerler üzerinden oluşturulan bir karikatür. Bu yazı bir gazetede, bir kitapta ya da yine karikatür olarak Penguen'de çıksa idi, bir müslüman olarak yazı elbette hoşuma gitmezdi, ama "herkes fikrinde özgürdür" der geçerdim. Demek istediğim insanların hangi din olursa olsun "ibadet ettikleri yerleri baz alarak" böyle karikatürler oluşturmasını ben "art niyet" olarak değerlendiririm.
  • Paylaş
4

Rıdvan Bayhan, Sizi anlıyorum Şaman bey. "rock müzik sevmeyen birine periyodik olarak rock müzik dinletmek gibi birşey" sizin yaşadığınız. Fakat bu ülkenin yüzde 99 u rock müzik dinlemeyi seviyor ve adeta o müzikle içselleşiyorsa yapabileceğiniz tek şey kulağınızı tıkamak olur. Bir örnek daha vermek gerekirse, ben düğünlerde oyun oynamaktan nefret ederim, hatta o müzikler bile beni çileden çıkarır. Peki ne yaparım. Oturur bir köşede istemeye istemeye dinlerim. Dayanamazsam çeker giderim. Düğünde ork çalan o vatandaşın karşısına geçip "arkadaşım kes şu müziği dinlemek istemiyorum!" dersem nasıl birşeyle karşılaşırım, tahmin edersiniz. İşte bu ülkede ezan sesi de o düğünde coşmaya gelmiş, müzikle kendinden geçen insanlar gibi olmazsa olmaz. Size haksızsınız demiyorum, dikkatinizi çekeyim, ama düğünde benim yaptığım gibi ya istemeye istemeye dinlemeniz, ya da ortamdan uzaklaşmanız gerekir. Yapabilecek başka birşey yok. Saygılarımla.

Şaman, Hocam şimdi bu dergiyi parasını veren alıp okuyor, bence karşılaştırılamaz. Yazı kimseye zorla gösterilmiyor, karikatür hiç. Ama ezan konusu başka, yani yanlış anlamayın lütfen ezanınız beni rahatsız etmiyor şu anda, Ankara'dayken her bloğun önüne bağlanmış cami hoparlörleriyle oldukça rahatsızlık vericiydi ama şu anda uzağım o tür hoparlörlerden. Ezan zorla dinletilirken, bu karikatürü sadece bu karikatürleri sevenler alıyor okuyor, hiçbir zorlama yok. Ezanda ise yüksek sesle ve periyodik olarak yapılan bir telkin söz konusu. Özgürlükse sizce ben de bir kule yapıp tepesine kocaman hoparlörler bağlayıp hani beş vakitten geçtim, günde üç vakit Allah yoktur diye bağırabilir miyim. Bu mümkün olsaydı özgürlükten bahsedebilirdik ama özgürlük zaten Müslüman olmayanların aleyhine kısıtlanmış vaziyette.

Rıdvan Bayhan, Bana göre ezan sesi din özgürlüğünün bir parçasıdır. Sizin her gün duyduğunuz o ezan sesi sizin özgürlüğünüzü kısıtlamıyor ya da inanmayanları 'neden inanmıyorsun' diye sözcüklere dökmüyor. Bu karikatürle ezan sesinin duyulması arasındaki fark, Karikatür de yazan "Allah yok, din yalan" yazısının cami sütununa asılıp 'art niyetle' süslenmesi... Eğer "Allah yok, din yalan" diye orda, burda bir yazıyla karşılaşsaydım, işte bu ezanla eş değerde olurdu. Zira ezan "Allah büyüktür" diyor, o kişi "Allah yok" diyor. İki bölgeden zıt fikirler duysakta, her ikisi de 'özgür fikirdir' Buna her iki tarafın müdahale etme gibi bir lüksü yoktur bana göre... Saygılarımla.

Şaman, Hocam tabii o da biraz hakarethamiz olmuş ama ateist evine hoparlörle ezan yayını yapılması konusunda da bu kadar geniş düşünebiliyor musunuz? Yani o da yapılmasa hani beş vakit kulağımıza Allah vardır, en büyük odur gibi telkin yapılmasa bir fikir özgürlüğünden bahsetmemiz daha doğru olmaz mıydı?

Girer, Allah'a inanmıyorsan inanma o kimseyi bağlamaz ama kaşıntın tutup arı kovanına parmak da değil elini sokarsan sokarlar!
  • Paylaş
Herkesin ağzında bir özgürlük lafı. İnsanların inançlarını bu şekilde kışkırtıcı bir noktadan saldırgan bir üslupla eleştiremezsin. Bu yapılan hadsizliktir.
  • Paylaş
1

Şaman, Cami hoparlörleri kaldırıldığı gün haklı olabileceksiniz.

Kimse sınırsız özgür değil... Toplumun değerlerine saygı göstermek lazım... Adamın karısının başkasıyla ulu orta cinsel ilişkiye girmesi ile inanca dil uzatılması aynı şey. Ne o ifade özgürlüğü ne bu ifade özgürlüğü...
  • Paylaş
1

Şaman, Camilerden avaz avaz ezan sesleri gelmediği zaman ifade özgürlüğünden bahsedebiliriz. İslamın varlığı, tanrısı, vb. gibi telkinler zaten yüksek sesle günde beş vakit ifade ediliyor.

Aynen girer. Cizim bana Nazilerin yahudiler hk. Karikatürleri hatirlatiyor acikcasi. Bakis da cok farkli degil. Burunlar genelde büyük, göbekleri gibi ve her taraf riyakarlik, dünya cikari vs ... Tek kelime ile igrenc bir cizim. Benzer bir cizim Anitkabir ve ziyaretciler icin bir düsünsün bunu ifade özgürlügü cercevesinde görenler.
  • Paylaş
10

Hakan, Tamda bundan bahsediyorum işte o çizerle kafa olarak aynı yerdesiniz. Din ile dinsizlik arasındaki tartışmaya ATATÜRKü dahil etme çabanız. Aklınız sıra dinsizlik ile ATATÜRK arasında alıgısal bağ kurma çabası bu. Bu basit algı yönetimine karşı bir direnç yazdıklarım bu halkın belirli bir kesimi siz ve sizin gibi basit numaralar yapanları önemsesede çıta olarak bu çizer ile sizi aynı insanlarsınız.

Halil Ipci, Tamam sn Atatürk en büyük seriatci, en büyük islam hizmetkari, en büyük sarkici, en büyük matematikci, en büyük ressam, en büyük sair, en büyük asker, en büyük yazar, en büyük lider, en büyük bilmemne ...

Halifeligi kim kaldirdi
Islam ögretisini, ezani kim yasakladi.
Atatürk kim oluyor da kafasina göre din dizayn etmeye kalkiyor.

Bay Atatürk bu hadisenin de tam göbeginde.

Atatürkzedeler tabi ki baska düsünceye sahib olabilirler, amma bu realiteyi degistirmez.

Hakan, Ya yürü git, üç kelime laf öğrenip gelip alakasız soruların altında Atatürk tartışması açmaya çalışma. sağdan sağdan yürü, hadi canım hadi , burda yemezler bu basit provakosyonları.

Şaman, Cami hoparlörleri kaldırıldığı gün haklı olabileceksiniz.

Hakan, Bu konuya ne yazmışım okumak aklına bile gelmedi değilmi. :-):-):-) gelmez, çünkü fırsatçı ve biatçı kafası budur. Derdim ne mi biat ettiğiniz ve hâlâ hayatta olan pisliklerinizi görmezden gelen tetikçileri böyle madara etmek işte.

Halil Ipci, Derdin nedir anlamadim.
Anitkabiri bu tartismada misal ettim, nasil da bagiryon.
Cami olurken iyi de, anitkabir olunca deliye ceviryor seni.
Her seyi bilhassa tanri, dini, peygamberi, tarihini sorgula,
Ama Atatürk, Anitkabiri, devrimleri asla ve kat'a.
Totaliter kemalofasistlerin hürriyet anlayisi budur iste.

Halil Ipci, (@hakkan) Aynisini Penguendeki cizere sormuyorsunuz. Neden akliniza kilise, havra, sinagog yada mayalarin, budistlerin, yamyamlarin bir tapinagi degil de müslümanlarin camisi geliyor? Özel bir nedeni yok dimi? Olur mu hic....
Anitkabir, Mustafa Kemalin bu baglamda lafi gecmesi bile cileden cikartmaya yetiyor. Tabi ki bu örnegi verecem.Darwinin mezari kime ne ifade eder ki?

Hakan, Yazdığım Konu karikatürün neden ve hangi sebeple iğrenç olduğu değil, size göre iğrenç bir olaya misal vermek için caminin karşına Anıtkabiri koymanız. Neden aklınıza darwinin mezarı yada başka birşey gelmez de islama ettiği hizmetleri görmezden gelip ATATÜRK en saldırmak gelir. Nasıl bir ayrımcılık, nasıl bir sizci, bizci kafası bu anlayamadım.

Halil Ipci, Iste buna nefret kusmasi derim. Igrenc bir cizim, anitkabir ve bay Atatürk de konu olsaydi, yine igrenc bir cizim olurdu. Bu bizim inancimiz.

Zaten ondan dolayi da bizde böylesine igrenc, adi ve alcak karikatür anlayisi kültürümüzde yok.

Cizer beyefendi icindeki cirkin igrencligi karikatüre kustu dogrusu ... Hapis cezasi degil, bana sorsan agzini burnunu dagitip cizimlerine benzetilecekti, amma bu islama uygun degil.

Hakan, Fikrin sadeliğini niyetin kiri böyle örter ancak, konuyu dönüp dolaştırıp ATATÜRKe getirmek de bölücülük ve halkın bir bölümünü aşağılamak sayılır. Karikatürü yapan adamın ATATÜRKÇÜ olduğu ve ATATÜRKE gönderme ile bel altı nefret kusmak bu olsa gerek. Karikatürü çizen adamdan bir gram farkınız yok aynı provakavatif kafa işte.

Ben şimdi Ömer Bahadıra ''Sen şeref ve karakter yoksunusun! '' desem. Bu aşağılama kapsamına girmez mi?
  • Paylaş
3

Enes Kunduracı, Yok sen yanılıyorsun eğer bu şekilde bakacak olursak halkın bir diğer kesimine yani ateist olanlara da allah var din gerçektir demek bir kesimin değerlerini aşalamaktır.
Ben sana beyinsiz yobaz dersem bu aşalamak olmaz mı?

Doğan Gündoğan, bak kardeşim sen iki yerde mantık hatası yaptın. Birincisi ateist kesim ile dini eşit kılman. Yani ateist dediğin kesimin anarşist bir yapı olduğunu unutmamalısın. İtirazın varsa aynaya bakabilirsin. İkinci hatan ise ''beyinsiz'' demen. Her insanda beyin vardır. sana Akılsız çapulit dersem sen bunu aşalamak olarak algılamamalı tam tersine bir nasihat olarak almalısın. Dediğim gibi ikimiz farklı bir yapıya sahip olduğumuz için iletişim dilimizde farklıdır.

Şaman, Cami hoparlörleri kaldırıldığı gün haklı olabileceksiniz.

Bence böyle bir insana müebbet verilmeli
  • Paylaş
1

Çiğdem Çelik, Yetmez ,idam edilmeli.

Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

4688 Görüntülenme39 Takipçi33 Yanıt

Konu Başlıkları