Bilmek istediğin her şeye ulaş

Sahip olduklarınızdan utandığınız oluyor mu hiç? Sizce utanmamız gerekmez mi?

Bazen düşünüyorum da birileri hayatta kalmaya çalışırken benim onları hiç umursamamam çok kötü değil mi? İnsan olmak duyarlı olmayı gerektirmez mi? Peki ne yapabilirim? Aldığım maaşın yarısını dağıtsam neyi değiştirir? O halde hiç dağıtmayıp kendimi düşünmeye devam mı? Daha zenginler ya da devletler değil derdim. Birey olarak nasıl bir tavır sergilemeliyim bilmiyorum ve merak ediyorumDüzenle
Çok güzel bir soru sayın Bazarov. Ben de düşünüyorum hep bunu. Utanıyor muyum, evet sık sık. Unutuyor muyum, evet genelde.
Ne yapabiliriz? Bence en iyi iyilik yatırımı çocuğa yapılan. O kadar çok öksüz yetim çocuk var ki, o kadar çok maddi yetersizlikten okuyamayan çocuk. En azından bir çocuğun masraflarını üstlenmeliyiz.
Beni en çok yaralayan da hasta çocuklar...Maalesef ancak hastanelere işimiz düşünce fark ediyoruz onları. Hem çok fakir hem de hasta.
Biz ne yapıyoruz? Arabamızın, evimizin, eşyalarımızın, giysilerimizin derdindeyiz. Bu amaçlara göre çalışan gruplar olmalı. Tek başına hareket etmek iğneyle kuyu kazmak gibi. Birileri gel dese katılacağım belki, ama neden ben arayıp bulmuyorum?
Utanıyor muyum, evet hatırladıkça. Umarım ölmeden önce unutmayı, üşenmeyi bırakırım.
  • Paylaş
1

Bazarov, Benzer düşünüyoruz. Somut olarak yaptığın bir şey var mı? Ya da şu yapılabilir dediğin?

Şayet yeter miktar maddi duruma sahip olsaydım, işçisi kendisi olan döner sermaye sistemli bir iş modeli oluşturmak isterdim.
  • Mesela evsiz çocuklara rehabilitasyon kapsamında ev, iş ve para imkanı sağlayan bir iş modeli.
Soruyu başka bir yandan düşünecek olursam, biraz farklı bir noktadan cevap vermek istiyorum.
Yaşamım boyunca sahip olmaya-olunmaya karşı çıkmış bir insan oldum. Bu süre içerisinde başaramadığımı gördüğüm tek şeyin ilişkiler olduğunu son 3-4 senedir kabul etmiş durumdayım.
Çünkü kabullenemiyorum bu sahiplenilme durumunu.
Bence kimse kimseye sahip olmaya çalışmamalı. Her ne kadar sevgi sonucu bir tutum olsa da, bu durum aynı zamanda en büyük yıkım da olabiliyor maalesef.

Bence utanmaya karşımızdakinin davranışlarından başlamalıyız.
  • Paylaş
2

Bazarov, 3 idiots filmini izlediysen bahsettiğin model bana o filmin finalindeki ütopik eğitim ortamını hatırlattı. Bir de yarı açık ceza evleri de buna benziyor sanırım. Böyle modelleri gerçeğe dönüştürmek için çaba harcamak lazım. Çok güzel olabilir öyle bir sistem.

Diğer kısma gelecek olursak, ben senin gibi sahiplenilmek endişesi olarak tanımlamıyorum ama başka sebeplerle ben de "o" ilişkiyi kurmayı bir türlü beceremedim. Bir şekilde çözümler bulabilmeliyiz. Şimdi çok tavsiye cümlesi de kurmak istemiyorum zira senin geçenlerde başka bir başlığa yazdığın kel-ilaç mevzusuna dönecek :)

Son olarak başkası adına utanmak deyince benim aklıma Tayyip Erdoğan geliyor o sürekli utandırıyor beni ama bu da biraz konudan çıktı galiba :)

Ayhan Şimşek, :) varsın yolu bizden uzak açık olsun ne diyeyim; teşekkürler bu güzel soru için.

Bu düşünceler benimde kafamı kurcalıyor bazen. Şükürler olsun, bu sayede aç gözlülük yapmıyorum, ihtiyacımın kat kat fazlasını kazanmak için hırs yapmıyorum. Biraz fazla kazanıyorum ama paylaşıyorum(orası da benim iç dünyam). Bu şekilde gönlümü ve kalbimi ferahlatıyorum.
  • Paylaş
1

Çiğdem Çelik, 😀 bari bayat ekmek kırıntılarını kuşlarla paylaş .

Sahip olduklarımdan utanmıyorum. Sahip olduklarımın farkında olmamamdan ve sahip plduğum tüm güzelliklerin değerini bilmediğimi faark ettiğimde bu durumdan utanıyorum. İnsan sahip olduklarından utanmamalı, sahip olduklarını fark etmeli, şükretmeli.
  • Paylaş
Ben de merak ediyorum bu kadar kötü insanın elinde zenginlik ar iken iyilerin elinde olan bir paranın ne iyi olması paran varsa onlarla birlikte yemeyi içmeyi öğren derim duyarlılık burda başlar ayrıca mutlu olmanın sırrı başkalarını mutlu görmektir...
  • Paylaş
4

Bazarov, Gözünü seveyim arada bir noktaya bas :)

Abdullah Gürel, bir kaptırmışım kendimi noktayı görene aşk olsun :)

Bazarov, Abdullah senin İnegöl'de akraban yok dimi? Seni aşırı şekilde birine benzetiyorum da :)

Abdullah Gürel, inegöl bursanın herhalde yok arkadaşlarım var da öyle akrabam falan yok bende merak ettim şimdi Allahallah

Sahip olma konusundaki zorunluluğu kafandan atarak başlayabilirsin mesela düşünmeye. Elindeki şeye sahip olman seni başkalarının yanında utandıracaksa eğer onu savunmak için nedenin (bahane değil mesela, genelde herkes bahane sahibidir) de olmalı.
Herkesin giymek için bir kıyafete ihtiyacı vardır. Ancak kimse seni 750 liralık pantolon veya 1500 liralık ceket giymeye zorlamaz.
Soruna şimdi cevap vereyim.
Evet! Sahip olduğum, ihtiyacımın ötesinde ne varsa utanmam gerekir, siz ve diğerlerinin de öyle tabi ki.Demek istediğim kesinlikle fakir yaşayın, zengin olmayın, fazlasına sahip olmayın demek değildir, art niyetli düşünmeyiniz.
Sorunun duyarlı olmak kısmı için de bir öneri...
Eğer bir gün sahip olduğun herhangi bir şeyden utanırsan çok kısa bir süre de olsa nedeni düşün.
  • Paylaş
Bireysel olarak yapabileceğin en kolay destek internetten üzerinden bağış yapmak. Birçok farklı konularda bağış kampanyaları düzenleniyor. Bunun dışında birşey yapabileceğini düşünmüyorum çünkü şuanki sistemde çalışıp para kazanman lazım. Belki haftasonları gönüllü çalışmalar yapabilirsin o kadar. Eğer bir yerdeki felakete yardım edemiyorsan orayla ilgili haberleri takip etmeninde bir faydası yok. Tabi edeceğin yardımların ne kadarıda ulaşacak o da meçhul ama en azından kendine "ben elimden geleni yaptım" diyebilirsin.

Edit: Utanıyor muyum? sorusuna cevap vermemişim. Hayır utanmıyorum. Hayvan ile İNSAN arasında olduğumuzu, beynimizin sürüngen ve memeli katmanlarınadan(çağdaş psikolog babalarından birinin düşüncesiydi, insan beyni evrim sürecinden kaynaklanan üç yapıya sahiptir. Sürüngen,memeli,primat) kurtulduğumuzda herşeyin güzel olacağını düşünüyorum. Şuan rahatımız yerinde olduğu için vicdanımızla düşünebiliriz ama bir grup insanla beraber bir hafta aç kalsak acaba birbirlerimize karşı tavırlarımız mantık ve vicdan dahilinde olur muydu? Özellikle yiyecek birşeyler bulduğumuzda? Fikrimce hayır.
  • Paylaş
4

Bazarov, İkinci paragrafındaki kısmı o kadar çok tartıştım ki artık yoruldum. Özetle, sana katılmıyorum.

Birilerinin eliyle değil de kendi başıma katılabileceğim gönüllü faaliyet ne var bildiğin?

Uğur Çakmak, Ezbere bildiğim gönüllü bir faaliyet yok

Hypatia Hypatia, Mantıksız tavırlar olurdu belki ama, bence elbet bu mantıksız tavırlardan sonra vicdan azabı çekenlerimiz de çıkardı :)

Hayır utanmıyorum. Neden utanayım? Benim yaptıklarım hayatta kalmaya çalışmak değil mi? Sokakta elinde tiner poşetiyle gezen, çocuklarını soğuk kaldırımda yatırarak kendini acındıran, el açmaktan utanmayan ve o açık ele para bırakılmadığında ardımdan küfreden hayatta kalmaya çalışıyorsa ben de sabahtan akşama canımı dişime takarak kiramı, faturamı ödeyecek, karnımı doyuracak parayı kazanmaya çalışarak hayatta kalma savaşı veriyorum. Hırsızlık, düzenbazlık dolandırıcılık yapmıyorum, torpilim tanıdığım da yok. İş bulmak çok mu kolay? Hayır. Ama kolay değil diye gidip de elimi açmıyorum. Sokaklarda fink atıp kızlara bakan yaşıtları gezerken kağıt toplayan, şişe toplayan gençler de açmıyor elini. Çalışıp da sahip olduklarımdan neden utanayım?

Demiyorum ki yardım etmeyelim. Para verdiğim o çocuğun gidip de o parayı onu çalıştıran aileye vermeyeceğini, o ailenin babasının parayı kim bilir nerelere harcamayacağını bilsem tabii ki sokaktakine yardım ederim. Ama maalesef hepsi öyle saf ve temiz değil. Peki ne yapmalı? Az kullanılmış kıyafet, yeni kıyafet, kitap, defter, para yardımlarını -ben- şahsen üniversitemin düzenlediği yardım kampanyalarına bağışlıyorum. Bir sürü güvenilir okul, kurum bu şekilde yardım kampanyaları düzenliyor. En azından yaptığınız yardımın nereye gittiğini, gittikten sonrasını görebiliyorsunuz.
  • Paylaş
3

Bazarov, Utanmanı beklediğim dilenciler değil kağıt toplayan çocuklardı. Sen dershaneye gidebildin, okulunu okuyabildin şimdi para kazanabiliyorsun. (Ben de öyle) Ama o çocuk çöp karıştırıp, hayvan gibi yokuşları o devasa şeyler tırmanmak zorunda. Duygu sömürüsü yapmak derdinde değilim ama düşününce bir garip hissediyorum kendimi. Akşam dışarı çıkıp yüz lirayı rahatça harcayabiliyorsun ama biri o para için bütün gün çalışıyor. Taam bizimki de baba parası değil ama eşit şartlarda başlamadık onun suçu ne?
Dilencilere asla para vermeyen biriyim ben de. Ama para vermiyorum ulan onlar şöyle böyle demek bizi ileri götürmüyor. Sana iyi hissettiren, herkese açık olan bir yardım kampanyası bulursan benimle de paylaşabilirsin. Ben bir arayış içine girdim.

Portakallı Ördek, Ah keşke bir akşam dışarı çıkıp yüz lirayı rahatlıkla harcayabilsem. Derece yapıp, en güzel üniversitelerden birinden mezun olmuş da olsan, gidip en kötü üniversiteden mezun olmuş da olsan; iş verenin gözünde sömürülecek elemansın. Ah keşke ele gelir bir şey kazansam da hep yardım edebilsem birilerine.

ODTÜ'deki topluluklar devamlı yardım kampanyaları düzenler. Mesela Atatürkçü Düşünce Topluluğu her sene yapıyor bahar civarında. Eğitim Fakültesi öğrencileri de hakeza illa düzenler. Bulunduğun yerdeki üniversite topluluklarını araştırmanı tavsiye ederim. Hacettepe, ODTÜ, Gazi gibi üniversitelerin toplulukları genelde herkese açık yapar ama okul dışında pek duyulmaz. Ben hala okulumla bağlantı kurabildiğim için ulaşmam kolay oluyor.

Bazarov, Ooo iyi üniversiteden mezun öğretmen hayal kırıklığı.. alırım bir dal.. aldım da hatta.. bu nedenle söylemek istediklerini anladığımı düşünüyorum. Fakat yine de birilerine göre önde başladığımızı düşünüyorum ve bizden yukarıdakilere öykünmek, kızmak yerine diğerlerine karşı kendimi daha sorumlu hissediyorum. Hoş yeterince sorumlu hissetsem bu başlığa gerek duymazdım ya neyse. Sağol fikir ve bilgiler için. Ankara olmasa da İstanbul'daki üniversiteleri takip edeceğim.

Utanmıyorum Bazarov.Kendimi kimseye muhtaç etmeyecek bir duruma getirirken bir tarafta ögŕenciler , bir tarafta sokak hayvanları , bir tarafta da belirli ailelere yardımcı olmaya çalısıyorum. Daha fazlası beni bitirir ve kimseye faydam olmaz hale getirir.
  • Paylaş
2

Bazarov, Kendi bitmeme çaban için başkasının bitmesini görmezden gelmek seni rahatsız etmiyor mu?

Çiğdem Çelik, Kaiser ,görmezden gelmek bana ters.Görüyorum ve elimden geleni yapıyorum .Soğuktan uyuşmuş bir bal arısını alıp ,ısıtıp ,besleyip ,hayata döndüren ve bundan mutlu olan bir insanın sosyal duyarsızlık göstermesi mümkün mü? Mesleğim ve kişiliğim aksine uygun değil ama kendimi bitme noktasına getiremem .Bu bana ve aileme karşı haksızlık olur .

Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

82 Görüntülenme11 Takipçi9 Yanıt