Bilmek istediğin her şeye ulaş

'Sayısal demokrasi halkın cehaletiyle ters orantılı bir rejimdir.' (Prof. Dr. Doğan Kuban) Bu söz hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bana sorarsan sayısal demokrasiden kastının ne olduğunu sormak lazım profesöre. Şayet kast demokrasinin en saf hali olan sayısal üstünlük sağlama olan demokrasi ise bunu cehalet ile ilişkilendirmek her türlü çelişki barındırır. Çünkü saptamaya göre cehalet artar ise sayısal demokrasi üstünlüğü azalır. Demokrasinin ilk bilinen örneklerinin yaşandiğı eski yunanistanda domokratik oylamalar denilebilecek kurullara katılım bilgi birikime değil özgür olmaya, varlıklı ve soylu olmaya benzer kriterlere tabiydi. Profesöre göre cahiller soylu olamaz demek oluyor bu. Buna da katılmak mümkün değil. Çünkü geriden gelen soy cahil bilgili ayrımı yapmaksızın süregider. Saptamanın bir diğer yorumu olan cehalet azalır ise sayısal demokrasi artar çıkarımı ise çelişkiden kurtaramıyor yine kendini. Benzer şekilde eski yunandan devam ederisek, yurttaş cahil yunanların karizmatik bir lider etrafında vaatlere kanıp çoğunluk oluşturabileceği ihtimali profesörün görüşüne nanik çakar mahiyettedir. Uzun lafın kısası ya profesörün düşüncesi yanlış/eksik aktarılmış ya da profesör anlık bir motivasyonla kendisinin bile dibini göremeyeceği bi iddiada bulunmuş. Tabi benim sorudaki sınırlı bilgiyle bakamadığım ve profesörün görebildiği farklı bir boyuttan bu sonuca varabilmiş olma ihtimalini de unutmamak gerek.
  • Paylaş
1

Emir Şenyer, İnsanlar hayatları boyunca kendilerini geliştirdikleri kadar yükselirler. Kazanç seviyesinden sosyal statüye kadar konumlarını bu belirler. Ama sandıkta herkes eşittir. Profesörün bunu düşünerek söylediğini düşünüyorum.

Nedense söz bana çok anlaşılır geldi, hani 20 sene önce olsaydı önümüzde bu kadar bariz bir ispatı olmayabilirdi ama şimdi ülkemizdeki durumu çok güzel anlatan bir söz söylemiş sayın Kuban. Bizimki gibi bir temsili demokrasi modelinde ki sayısal demokrasi derken muhtemelen herkesin bir oy hakkı olmasından bahsediyor, cehalet arttıkça en ağzı laf yapan politikacının halkın en büyük kesimini kendi tarafına çekebildiği ve sonuçta mecliste tek parti baskınlığına yol açarak demokrasiyi yok edeceğini söylüyor. Sonuçta tek partinin salt çoğunluğu elde etmesi demek halkın diğer kesimlerinin temsil edilememesi anlamına geliyor. Temsil ediliyorlar ama söz hakları yok, tek parti asarım da keserim de zihniyetiyle ülkeyi yönetiyor. Alternatifi Aysun Kayacı'yı anmadan edemeyeceğim, eliter demokrasidir. Antik Yunan'da uygulanmıştır. Yine seçim bölgeleri vardır, yine bir meclis vardır ama o meclisin azaları elit yani eğitimli insanlar tarafından seçilir, orta okul mezunlarının ve daha eğitimsizlerin söz hakkı yoktur. Kısaca seçmen kandırılmaya daha az yatkındır. Yine başbakan, bakanlar seçilir, işleyiş aynıdır ama bu sayede tek bir zümrenin hükumranlığı dolayısıyla anti demokratikleşme önlenmiş olur.
  • Paylaş
Sayısal demokrasiden kastı bana göre; çoğunlukçu demokrasi anlayışını savunduğunu gösterir. Bu demokrasi anlayışı; çoğunluğun kararının mutlak olduğu ve çoğunluğun istediği her şeyi yapabilme iktidarıdır. Cehaletin ters orantılı olması da alınacak bir karada toplumda geniş tabanlı bir işbirliği sağlanmasının cehaleti azaltacağını ifade etmiş. Diğer bir ifadeyle, toplumun alınacak olan bir kararda ne kadar büyük bir işbirliği sağlarsa cehalet o kadar azalacaktır. Lakin bu görüş bana göre çok tartışılır!
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

294 Görüntülenme7 Takipçi3 Yanıt