Bilmek istediğin her şeye ulaş

Sizce gelecekte insan DNA'sı kopyalandığında bireysellik nasıl tanımlanacak?

Örneğin: 2050 yılında insan bilinci biomekanik veya biyolojik bir ortama aktarılırsa, toplumdaki benlik olgısı nasıl tanımlanacak? Ben X'im ama benim tüm düşüncelerime, bilgime ve geçmişime sahip X2 diye bir kişi daha var. Bu kopyalama/aktarma işlemi sonrası X'in hemen öldüğünü düşünürseniz X2 = X mi? yoksa X ölmüş ve X2 onun geçmiş bilgilerine sahip bir kopyamıdır? Bilinci ve benliği nasıl tanımlayabiliriz. (Lütfen, olayı dini yönden yorumlamayınız. Sorduğum bu değil.)Düzenle
Eşyurmurta ikizleri ile DNA'sı kopyalanma arasında hiç bir fark olmaz. Nasıl ki eşyumurta ikizlerinin kendilerine özgü bireysellikleri varsa burada da durum aynı olacaktır.
  • Paylaş
Kopyasıdır diyemeyiz sanıyorum çünkü bilincin kopyalanmasından bahsediyoruz. Bir insanı farklı yapan bilincidir. Benim bilincimi alıp bir robota veya bilgisayara aktarsak konuşan, karar veren kim olur? Yine "ben" olurum. Ben dediğimizde kastettiğimiz bilincimizdir. Bir insanın hafızasını ve bilincini kopyaladığınızda o insandan bir tane daha yaratmış olursunuz. Buradaki en büyük problem bilinçtir. Nörobilimci bir kişiyle yaptığım bir sohbette sormuştum bilinci. Bizim için hala muamma demişti. Bilincin ne olduğunu çözüp sonra kopyalamak için önümüzde daha çok yıllar olduğunu düşünüyorum. 2050 çok iyimser bir rakam gibi Hakan Bey. Soruyu soran olarak siz ne düşünüyorsunuz?
  • Paylaş
2

Hakan Damar, Elimizde yeterli veri olmadığından, kararsız bir noktadayım. Kendime şu soruyu sormuştum; Eğer ben bir kopya olsaydım bunun farkına nasıl varabilirdim? ve/veya nasıl ispat edebilirdim? Bana birebir benzeyen ama farklı hayat tecrübeleri yaşamış bir insanın olması bunu ispat edemez. Tek yumurta ikizleri ve tamamen ayrı bölgelerde, ayrı ailelerden doğmuş ama birbirine adeta birebir benzeyen insanlar var dünyada. DNA karşılaştırması sonrası ancak anlaşılabilirdi sanırım, ki DNA karşılaştırmasının bile yanıltıcı olabilir.

Temel bilimlerde tanımladığımız ölüm olgusu, bilinç transferi mevcut olduğu bir zamanda nasıl tanımlanacak. Bir insanın bilincini başka bir bedene aktardığınızda, diğer biyolojik beden ölüyor ve yeni biyomekanik bedende 1 saat içinde uyanıyor diyelim. Şimdi bu yeni kişi eski kişinin uyumadan 1 saat önceki bütün bilgisine sahip ve kendisini o kişi sanıyor ama aslında biyolojik bedeni ölmüş, beyni dahil. Bu transfer işlemi sadece beynindeki bilgilerin bir kopyasını alıp dijital bir ortama, bir makineye aktarmış. Bilinci dijitalleştirdiğimizde bunu N sayıda kopyalayabiliriz. Her biri farklı deneyimler yaşayarak bir birinden zaman içerisinde ayrılabilir ama ilk baştaki biyolojik orjinal bilinç bu durumda ölü müdür? yoksa yaşıyor mudur? Bu noktada karşımıza iki senaryo çıkıyor; birincisi, aslında biyolojik bedenin biyomekanik bir kopyasını oluşturmuş oluyoruz. İkincisi, bilinç dediğimiz şey zaten bu bilgi ağı olduğundan sadece biyolojik beden ölüyor, ama bilinç yeni bedende yaşamaya devam ediyor.

Bütün problem; Eğer istersek, bu bilinci N sayıda çoğaltarak N sayıda kopya elde edebileceğimizden bireysellik olgusu yok olmuş oluyor. Yani; 25 tane Hakan, 40 tane Uğur yaratabiliriz.

2050 tahmini evet biraz iyimser bir gelecek, fakat bilimin bulunduğu nokta ile bilimsel çıktılar sonucu teknoloji üretebildiği nokta farklı olduğundan 2050, 2060 gibi en azından biyolojik bedenimizde çok daha uzun yaşabilecek bilimsel gelişmeleri uygulama noktasına gelmiş olabiliriz. Örnek vermek gerekirse, şuan Google Glass, Microsoft Hololens gibi AR ve VR uygulamalarını USA hava kuvvetleri 1992'de pilotlarına kullandırtıyordu. Tabi 24 yıl önce kullanmaları bunun 24 yıl önce keşfedildiği anlamına gelmiyor. Özellikle askeri bir teknolojinin uygulanması yıllar alan çalışma ve testler sonucu onaylanıyor. Bu da en iyi ihtimalle 30 sene önce Amerika'da bu teknoloji zaten keşfedilmişti diyebiliriz. Şuan yıl 2016 ve biz daha basit seviye giyilebilir teknolojilere erişimde bile zorlanıyoruz. Aradaki ucurum maalesef bu örnekten de ileri. Topluma göre 2050 bilime göre aslında 2120 diyebiliriz :)

Uğur Çakmak, Yukarıda bahsettiğiniz senaryolardan ikincisi aklıma daha çok yatıyor ve dediğiniz gibi bilinç elimizde olduğu için birden çok aynı bireyden yaratabiliriz. Filmlerdeki gibi bir kaos yaşanır mı acaba :) Neyseki insanlığa ve her şeyin daha iyiye gideceğine inancım tam :) Detaylı yorumunuz için teşekkür ederim.

Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

29 Görüntülenme5 Takipçi2 Yanıt