Bilmek istediğin her şeye ulaş

İnsanı çıkarları mı yönetir istekleri mi?

İnsanı ihtirasları yönetir... İhtiraslar ise ızdırapları doğurur... İhtirasların karşılanması nispetinde çıkarların çatıştığı görülür... Kısaca insanoğlu doymak bilmez... O yüzden ızdıraplarıda bitmez... ...
  • Paylaş
İstekler sonuçlandığında manevi bir doyum olduğuna göre bu doyum sizi mutlu ettiğine göre mutluluk tırnak içinde :) ''çıkar'' olarak algılanırsa evet çıkarlar yönetir.
  • Paylaş
İnsanı kararları yönetir. Karalar da çeşitli şekillerde alınır. İhtiyaçlar, istekler, duygular, çıkarlar, imkanlar, tercihler gibi bir sürü etkene bağlı olarak kararlarımızı veririz. Mesela susadığınızda sıvı alma ihtiyacı doğmuştur, ne istediğinizi düşünürsünüz mikro saniyeler içinde çay mı, su mu, ayran mı yoksa bira mı? Bira'da karar kıldınız diyelim bu sefer de imkanlar devreye girer, mesela ofistesiniz çalışmanız lazım ve ofiste bira yok, zaten içerseniz de yavaşlarsınız. Tercihler devreye girer, istediğiniz imkan dahilinde değil. Çay isterseniz sebilden sallama çay almanız gerekiyor belki, su da keza aynı, ayran istiyorsanız büfeden getirteceksiniz, yine mikro saniyeler içinde tercihinizi yapar, kararınızı tüm filtrelerden sonra verir ve ya telefona sarılır ayranınızı söylersiniz ya da kalkıp çay ya da suyunuzu alırsınız.
  • Paylaş
İnsanı duyguları ve zihni yönetir ama bu na ek olarak kendini yetiştiren kişiler iksini yönetibilme sanatına kavuşurlar
  • Paylaş
Bence hangisinin yöneteceğine insanın kendisi karar verir... Zira bu mesele 'irade' meselesi.
  • Paylaş
1 bardak su içmek istediğinizde sürahiden kaç bardaklık bir çıkarım yaparsınız?

Yani İstek ve çıkarım arasında bir denge vardır. İstek yoksa çıkarım, çıkarım yoksa istek yoktur. İnsanın yönetimi konusunda "çıkarım" ve "istek" dengesini birbirinden ayrı düşünmek birinin diğerinden ağır basmasıyla birlikte peşisıra bir israfa veya yoksulluğa sebep olur ki sonucunda bu zihin yönetim biçimi ahlak içerisinde değerlendirilemez. Niye 1 bardak su içesiniz varken 2 bardak su içesinizki veya niye 1 bardak su içesiniz varken hiç su içmeyesiniz? Mesele bu.
  • Paylaş
Keşke istekleri yönetse ama bugün maalesef çıkarları yönetiyor. Ben direnmeye çalışıyorum ama . .
  • Paylaş
Yüzyıllardır insanın insan üzerindeki keşif yolculuğu tam bir, içinden çıkılmaz sarmala sürüklemiştir uğraşı verenleri. Bu nedenle gerçeklerden çok kabullenişler, varsayışlar üzerine kurgulanmış bir insan tanımı zihnimize yerleşiktir ki, her an alabora olup bir başka şekilde vücut bulma potansiyeline sahiptir.

İnsanı genleri mi yoksa doğduğundan beri içinde bulunduğu çevresel koşullar mı yöneti? Önce bu soruya net bir yanıt almak gerekir ki, bu noktadan hareketle sorunun başka alternatifleri üzerinde hareket edilebilsin.

İnsan ve canlılar dünyası başka hiçbir bilime benzemiyor. Tam ipin ucunu yakaladığınızı sandığınızda, kördüğüm olmuş bir yumağın içinde buluveriyorsunuz kendinizi. Belki de bu ihtişamlı mekanizmayı var eden, böyle olmasını istiyor: İnsanla ilgili bir sorunun yanıtının çok nedene dayanması gerekiyor.

İnsanı hem genleri hem çevreden edinimleri yönetir. Bunlar birbirine muhtaçtır, var olmak ve çalışabilmek için. İçinde bulunulan çevresel yapı, genetik filtrelerin imkan tanıdığı ölçüde insanı, kişilik ve ahlaki doğasını şekillendirir.

Eğer çevre çıkarlar üzerine bir yaşam menzili açtı ise o insana, ister istemez bundan etkilenir birey. Anormal bir durum, giderek içselleştirilir ve sonunda isteğe dönüşür. Artık her daim çıkara uygun olandır istenen ya da istenenin çıkarsal uyumu, su götürmezdir.

Bu bile kesin değildir, konu insan olunca. Bir suçlu çevrede yetişen bir suçlunun . Ocuğu da mutlak suçlu mu olur? Elbette hayır. İnsan işte böyle müthiş bir yaratıktır: MAkineler gibi bir genel kullanım kılavuzuna göre çalışmaz, genelleştirilemez, her durum, şart, algı ve yaradılış özelliklerine göre farklı çıktılar verir.

Gelişen bütün teknolojiye rağmen, yapayı mümkün olamadığından, insanların birbirinin kanına muhtaş bırakılması da mı tesadüfidir. Sanmıyorum. İnsanın insanı tanımak gibi bir korkulu uğraşısı var oldukça, yeni sürprizlere açık olmak gerekir.

İnsan ne istekler ne çıkarlar tarafından yönetilmelidir. İnsan kendi iradesi, bildiği referans doğrular ve çevresel tepkiler ışığında doğruyu bulmalıdır. Zaten hayat oyununun birinci kuralı da budur.
  • Paylaş
Yaşadığımız kapital düzeni de göz önünde bulundurursak çıkarları daha ağır basacaktır. Mesela hepimiz hergün patrona sövmek vs şeyler isteriz fakat çıkarlarımız bu duruma engel olur.
  • Paylaş
Duyguları
  • Paylaş
İnsanların yaşadıkları sürece ihtiyaçları vardır ve hep olacaktır. Bazıları kolay temin edilse de, bazıları uzun vadeli hedefler ve bu uğurda çalışma gerektirir. İşte elde edilmesi zor olan ve hedef gerektiren amaçlar, kazanma çabalarını ihtirasa ve hırsa dönüştürür. Hırs ve ihtiraslar doğal olarak bir çıkar ve kazanım isteğiyle oluşur. Dolayısı ile çıkarların insanları yönettiği düşünülebilir.
  • Paylaş
Ben isteklerim ve kararlarımın peşinde ve arkasında durmaya herzaman özen gösteriyorum ama çıkar meselesi insanda bıraktığı itici intibası olsada bazen ihtiyaç haline geldiği için bunuda elbette kullanıyorum
  • Paylaş
İnsan nasıl yönetilmek istiyorsa öyle yönetilir.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

489 Görüntülenme16 Takipçi14 Yanıt

Konu Başlıkları