Bilmek istediğin her şeye ulaş

Paralel evrenler var mıdır?

(Öncelikle fizikçi değilim onu belirteyim, sıradan vatandaşım) çeşit paralel evren tanımı var. Quantum düzeyde ve makro düzeyde. Quantum temelli paralel evren kavramı 70'li yıllarda dahi bi fizikçi tarafından, ki daha sonra alay edildiğinden hayata küsüp fiziği bırakacaktır ve genç yaşta vefat edecektir, ortaya atıldı. Yaklaşımı basitti, eğer quantum parçacığı aynı anda bi çok yerde olabiliyorsa neden biz sadece birini görebiliyoruz. Buradan hareketle, bir insan herhangi mikro zamanda bi seçim yaptığında, aslında bir evren yaratmış ve o evreni seçmiş oluyor ve aslında diyor ki sonsuz paralel evren var bu anlamda. Bu teori hala geçerli ve tartışılmaya devam ediyor. Makro düzey paralel evrenler ise ki yakın zamanda neredeyse ispatlandı sayılır ve çok yoğun tartışılıyor çünkü elde ki verilere dayanmaktadır. Eldeki veriye gelecek olursak, bu veri değerlidir çünkü birbirinden habersiz 2 yaklaşımın birbirini daha sonra doğrulaması açısından değerlidir. Şimdiki güncel kabul şu; evren gerçek anlamda sonsuz ve çok sayıda belki de sonsuz sayıda evren var. Bu evrenlerin hepsinin bir bigbang'i var kendine ait. Bu evrenlerden bize yakın olanının uzayı yoğun bir şekilde bükmesi, bizim evrenimizin devamlı genişlemesine sebep olurken(ki einstein buna kafayı takmıştı ve anlam verememişti ona göre yaptığı hesaplar ilk başta, evrenin büzülmesi gerektiğini söylüyordu) evren haritasında mevcut görülen boş alanların da, bu komşu evren tarafından çekilmesi sonucu oluştuğu yani etkilediği fikri de bir kadın fizikçi tarafından ortaya atıldı nasa'nın güncel haritasından önce, ve bu haritadaki tutarsızlık yani boşluğun sebebi böylelikle bu teoriyle şimdilik giderildi. Diğer bir makro düzey evren etkileşimi ise aslında big bangin başlangıç enerjisinin, paralel evrenle buluşan evrenimizin, bu diğer evren tarafından kendine enerji aktarılması yoluyla oluştuğu. Yani ara sıra diğer evrenlerle ortak bir zamanda buluşmuş olabiliriz ve hatta hala bu gerçekleşiyor olabilirmiş falan filan. Ben ise her zaman sonsuz evrenlerden yana olmuşumdur. Yani neden tek evren öle değil mi? Garip kaçar yani sonuç itibariyle bence sonsuz sayıda evren var. Hatta bu evrenler birbirleriyle çarpışma olasılığı var. Hatta bence bütün evrenler aynı quantum özelliklerine ve hem de makro fizik kanunlarına sahip. Bence yani. geriye benim açımdan hala cevaplanmamış soru şu: bu atomların yani nötron proton ve elektronun özelliklerini veren ve onları kusursuz disiplin ve doğrulukla oynatan bu sihir içeren quantum parçacıklarının kodlarını kim yazdı. Nasıl oluştu bu sihir. Ayrıca nasıl ki makro düzeyde her şeyin bir kökeni ve başlangıcı var diye düşünüyorsak bu quantumların da özelliklerini veren, onu da onu-onu da onu, şeklinde yaklaşımı aynı derecede sonsuz bir zincirdir. Bu sonsuz zincirin belli bir sonu olması gerektiğini düşünsem de ortaya başka bir soru geliyor. The Last question. E o zaman bir noktada quantum parçacıkları yoktan var oluyor. Ve sonun da sonu olan son sorum ise. Bir şey neden yoktan var olsun? Nasıl diye sormadım bile dikkat edin. Bu makalemin ismini şu koydum. YOKLUĞUN İSYANI.
  • Paylaş
6

Unluckypod, evet mesut bey hatlarımın karıştığını hatta beynimin ısındığını söyleyebilirim haklısınız:))

Unluckypod, saolun ahmet bey. cevabınızı şimdi okudum. bildirim gelmedi die hatırlıyorum. yönetim uyuma:)))))

MESUT YALGIN, Hocam yazı çok iyi gidiyordu da sonda sanırım hatlar biraz karıştı :D

Ahmet Caner Sönmez, Varlık ve hiçlik üzerine aklın en uç noktalarda ortaya atabileceği sorular vardır. Yazınızı da bu yönde değerli buldum. Anlatımı biraz daha güçlendirebilirsiniz gerçi bazı imlâlara daha bir dikkat edebilirsiniz örneğin. : ) Yine de ilginç bir bakış açısı getirip sunmuşsunuz ortaya. Sağolun. Sözü geçen fizikçiler kimdi bu arada? : ))

Rıdvan Bayhan, Döndük dolandık 'neden hiç bir şey yok da bir şey var?' gibi kazık soruya takıldık kaldık. Sorduğunuz bu son soru bana da bu soruyu hatırlattı...

Paralel evrenler aslında bilimsel bir tartışmayken, son zamanlarda, (her zaman olduğu gibi) metafizik meraklılarına meze oldu, kuantum konusu gibi. Sanki şöyle bir düşünce yayılmaya başlıyor, Evet sen burda çok kötü şartlar altında yaşayabilirsin ama başka bir evrende senden bir tane daha var ve durumu çok iyi, yani sorun sende değil evrende, al bununla mutlu ol. Bir çeşit günümüzün reankarnasyon anlayışı halini almış durumda sanki.

Paralel evren var mı? Bence var. İnsan zekası böyle bir şeyi düşünebiliyorsa eğer, şu an yoksa bile ileride mutlaka kendi paralel evrenini yapar diye tahmin ediyorum :)

Büyük bilim adamı Walter Bishop ve asistani Aspirin'e selam olsun burdan :)
  • Paylaş
Yeni okumaya başladığım "Paralel Evrenler" (dr.com.tr/kitap/paralel-evrenler/fred-a... ) kitabını bu konuda araştırma kaynağı olarak tavsiye edebilirim. Fred Alan Wolf (What The Bleep Do We Know filmindeki şirin olan gözlüklü Fizik Profesörü kendisi - Dr. Quantum diyorlar sanırım kendisine Bkz:Kuantum fiziğini anlaşılır bir şekilde anlatan film ya da belgeseller nelerdir? ) kitabında önce Quantum terimlerini anlatarak başlayıp, sonra, tarihsel süreçte ilerleyen bilim ile yapılan yeni keşiflerin sonuçlarını ve bu teoriye nasıl gelindiğinden aslında teorinin ayrıntılarının ne olduğuna dair güzel açıklamalar yapmış. Ben henüz kitabın başlarındayım ancak kısaca şöyle bir özet geçebilirim.
Atom altı parçacıkların davranışları ihtimaller bulutu şeklinde varolur. Yani siz ölçümlemiyor iken (gözlemlemiyor iken) bir elektron atomun çevresindeki yörüngede sabit bir yörüngede değil ihtimaller bulutu içerisinde bir hareket yapar. Siz bu elektron nerede diye baktığınız anda (ölçümlediğiniz ya da gözlemlediğiniz anda) bu elektron bir noktada (size göre en olası noktada) size görünür ancak aslında bu anda buluttaki tüm ihtimallerin gerçekleşebilecek olanları da farklı evrenlerde var olmaya devam eder. O anda elektron bu evrende en olası seçimi yapar ancak diğer ihtimallerin bulunduğu evrenler yaratılmış olur. Ben basite indirgeyemedim anlatırken ama kitapta sanırım bu daha iyi anlatılmış :).

Kitabı okurken, yıllar önce yazdığım bir yazı geldi aklıma (aşağıda). Aslında orada bu evrende yaşadığımız olasıklıklar bütününü kendimce gözlemlemişim. Bir yanıt arayışı içinde olmanın yanında kendim uydurduğum yanıtları da bana göre daha inanılır kılması beni ayrıca bu teoriye meraklı kılıyor.

*****
... Kader uzayindan bahsetmek istiyorum bugün… kader uzayi denen seyden…ben uydurdum…ama uydurdum diye gercek olmayacak birsey degil bu... Her olayin sadece kendi yasami boyunca sahip oldugu bir uzay olsun…bir olay uzayi yani…ornegin sigaranin kendi kader uzayinin sigara sonunce biten ve zamana bagli bi fonksiyon oldugunu dusunelim…benzer olarak otobus bileti mesela…bileti kullanana kadarki surede etkiledigi ya da etkilendigi hersey de onun kader uzayini olustursun…. Yani otobuse binilmesini saglamasi…insan da dogumdan olume kendi kader uzayinda yasayip duruyor ya onu da biliyoruz…yok… onu bilmiyoruz… insan kaderini yasar deyip duruyoz…bu durumsa biraz daha fakli…yani basina gelen seyleri yasamasi degil de yuzlerce kucuk kader uzayinin kesisim egrisinde yasiyor olmasi durumu asil olan…kaos teorisinin bi yansimasi yani…ben kaos teorisine hasta olan biriyim…biriydim…simdi bunu biraz daha farkli algilamam gerektigini anlamaya basladim…yani bu yarimkuredeki bi kelebegin kanat cirpisi dunyanin diger yarimkuresinde firtinaya NAH sebep olur (aslinda nah degil tabii ama neyse) …kelebek kendi kader uzayinda etkileyebilecegi en uc noktalari da içine alirsak eger kendi kader uzayina dahil olan kesisim noktalari ile diger kader uzaylari ile etkilesime girer ve bunlarin hepsinin ust uzayindaki kesisim kumesidir o firtinaya neden olan… ancak bunun gerceklesmesi icin yegane olay birbiri ile kesisen her kader uzayinin kendisinden sonraki kader uzayi ile en az bir ortak degerinin olmasidir…
evinizden bir saat erken cikarak karsilasacaginiz olaylar ile bir saat gec cikmaniz halinde karsilasacaginiz olaylar da birbirinden tamamen farkli olacaktir dogal olarak…ancak ornegin siz evde iken bir kaza oldu disarida ve birisi bu kazada hayatini kaybetti…kazaya neden olan kisinin kader uzayi ile kazada ölen kisinin kader uzayi kesisti…olay uzayi ise etkisi azalarak kendi sonuna dogru ilerlemekte (kader uzayi alacagi degerlerini hizla tuketmekte) …siz hala evdesiniz ve bu durumdan haberdar degilsiniz…o zaman sizin kader uzayinizi direkt olarak etkileyen bir kesisim noktasindan uzaktasiniz demektir…siz disari cikar ve bu duruma tanik olacak sekilde kazanin oldugu yerden gecerseniz sizin kader uzayiniz ile o kisilerin kader uzayi arasinda bir kesisim noktasi meydana gelecektir ve olayin kendi kader uzayi sonlanmis olmasina ragmen sizinle en az bir ortak degere sahip olan bu sonlanma durumundaki uzay sizin kader uzayinizi da etkileyecektir…olum uzerine dusuneceksinizdir mesela…ve belki bu dusunceli halinizle siz de baska bir arabanin altinda kalacak ya da bu dusunmeden dolayi sevdiklerinize olan özleminiz ve baginiz pekisecek ve bunu onlara daha da gostermeye baslayacak ve onlarin kader uzaylarindaki ortak kesisim noktalarini degistireceksiniz…bunlar hepinizin bildigi seyler belki ama dikkat cekmek istedigim nokta asil olarak su: her olay kendi sonuna varana dek kendi sahip oldugu kader uzayi noktalari ile yasar ancak…ve yasadigi sure boyunca da ancak etkileyebildiklerini etkiler... Devam edecek...
*****
  • Paylaş
2

Serkan Köse, :) Benim de aklıma yattı ama bakalım dünya ne diyecek :P:)

Uğur Çakmak, Yıllar önce yazdığın yazı çok hoşuma gitti. Kelebek etkisini bende düşünüyordum konuya çok iyi yaklaşmışsın. Bir de ben uydurdum demişsin bilim zaten yalan söylemekle başlar yani varsaymakla, asıl olan o yalanın doğrulanabilir/yanlışlanabilir olması. Sonra test edersin bakarsın doğru mu yanlış mı diye. Şuan daha yalan aşamasında :) gözlemlenmesi şuan için zor ama benim aklıma yattı :)

Paralel evren konusuyla özel olarak ilgilendiğim söylenemez ancak yine de Brian Greene'in bu konuda Youtube'da bulunabilecek videolaro var ve oldukça ilginçler.
Sicim (String) teorisi bize sunulan evren modelleri arasında en güncellerinden birisi bildiğim kadarıyla ve bu Sicim Kuramı hakkında da ilginç videoları var bahsettiğim bilim insanının.

Kesilen ekmek dilimleri gibi paralel evrenler olup olmadığının tartışılması özellikle tuhaf gelmişti ve içinde bulunduğumuz kâinatın tek olmadığını düşünmek gerçekten ufuk açıcı. Tabi ki şu ömrüm süresince bu konunun açıklığa kavuşturulup evrenler arasında yolculuğun konuşulmasını dilerim ama kimse buna garanti veremez değil mi? : )

Paralellik sözcüğü de bence tam karşılamıyor. Çünkü paralellik de bir "benzerlik" içermez mi?

Diğer evrenlerin bizim evrenimizle bir paralellik gösterdiğini nasıl bulduklarını bilmiyorum. Ama bu şekilde düşünülmesinde bir neden vardır elbet.

Bu konuda daha derin düşünürsem belki başka fikirler ortaya atabilirim, şimdilik diyebileceklerim bu kadar.

(düzeltme: Ekleyebileceğim iyi bir kaynak buldum ve paralel evrenler konusunun bir doktora tezinden yola çıkılarak nasıl bilinen bir kavram haline geldiği, kuantum mekaniğinin açıklaması/yorumu olarak ifade edilegeldiği anlatılıyor.
Kaynağın özellikle sonundaki "Çoklu Dünyalar ve Paralel Evrenler Yorumu" başlığını okumanızı öneririm.
zamandayolculuk.com/cetinbal/pdfdosya/B...
  • Paylaş
Teori var diyor. Buraya yeni satırları quantum laptop'umla yazdığımda ben de vardır diyeceğim.
  • Paylaş
Paralel evrenler şu an bilimde bir hipotez bile değildir.
Sadece düşünce olarak bazı hipotezlerin çıkarımında olabilme ihtimalidir.
Örnek;
Kuantum fiziğinde olasılık dalgalarının çöküşü Schrödinger Denklemlerinde bile açıklanmamaktadır. Yani dalga çöküşü nedir nasıl olur bilinmiyor. Klasik fizik gözlemi yapılmadığı sürece de olasılık dalgası çöküşü gerçekleşmemektedir. Fakat her gözlemde hep aynı sonuç çıkmasının sebebinin ne olacağı düşünülmüştür. Halen cevaplanmasa da bunun cevaplarından biri paralel evrenler olabileceğidir. Bir parçacığın her olasılığının bir paralel evren olma düşüncesi buradan çıkmaktadır. Bizim evrenimizde de bu yüzden hep aynı olasılığa çöküş yaşanmaktadır.

Paralel evrenler var diyenden de yok diyenden de şüphe duymalısınız. Çünkü bilinemez şu an.
  • Paylaş
1

Unluckypod, güzel açıklama bence

Fringe
  • Paylaş
'Popular Science' dergisinde bu konuyla alakalı birçok yazı kaleme alınmıştı. Bütün yazılara hakim değilim ama daha tam olarak ikna edici bir şey okumadım. Ama şunu biliyorum; insan beyninin esrarengizliği ile alakalı bazı çalışmalar var. DMT adında bir madde... İnsan beyninin sınırlarını zorluyor. Diğer evrenlerden de bahsediliyor. Araştırılabilir.
  • Paylaş
6

Erhan Kılıç, DMT=Dimetiltriptamin
Yani fringe dizisinde geçen bir şey. Ben LSD ile karıştırmışım ama fringe dizisinde geçtiğini değiştirmiyor değil mi?
Ben diyorum ki sana dizide kurgu olan bir şeyi sen bilimsel bir şey gibi sunuyorsun buraya yaptığın tam bir saçmalık.
Daha sonra dergide de yayınlanıyor diyorsun.
Bir dergide kurgu yayınlandı diye bilimsel mi oluyor diyorum?
Yani burada bir soruya cevap verirken bir diziye göre bir kurguya göre cevap veriyorsun ve bunun mantığını, doğruluğunu sorguluyorum burada.
Artık biraz objektif olabilir misin? En azından bilimsel olmayı deneyebilir misin? Yoksa bir dizide kurgu olarak var diye bir soruya cevap olabilecek doğrulukta olduğuna mı inanacaksın?

Adem Ünal , Sıradışı ve gereksiz bir tartışma yapıyoruz. Yani neden bu kadar uzattınız anlayabilmiş değilim . Bahsetmiş olduklarımın bilimselligi hakkında birşey demedim. ütopik veya bilimsel ...

Adem Ünal , Ben DMT diyorum sen LSD diyorsun arkadaşım .Bilimsellikten bahsediyorsun " dergide yazıyor diye bilimsel mi olacak? " diyorsun... Fringe dizisinde ışınlanmayı buldular. Bunun hakkında ne düşünüyorsun ? ( Bilim KURGU dizisi ile bilim dergisini kıyaslayacak olursak hangisinin daha fazla bilimsel olduğunu da konuşabiliriz . )

Erhan Kılıç, Hocam o dediğin fringe dizisi olmasın?

Erhan Kılıç, Fringe dizisinde de şu yaşlı hocanın lsd ile paralel evrenleri görmesi gibi konuları da içermişti. Popüuler science dergisinde de yazı olabilir. Ama bu onları bilimsel yapmaz.
Bilimsel olması için en kötü hipotez olması gerekir. Bunların hiç biri hipotez değildir.

Adem Ünal , Fringe dizisi paralel evren , sınır bilim , ile alakalı ancak bu konu ile alakalı bazı yazıları' popular science' dergisinde yazılıyor ama bilimsel ama ütopik ... Yalnış mı anlıyorum, anlatıyorum yoksa?

Coherence, Dyatlov Pass İncident, La Casa Fin del Tiempo... Bu filmler bu konuda iyi beyin jimnastiği yaptırır. Var mı sorusunun cevabına gelince: Yok
  • Paylaş
Doctor Who
  • Paylaş
Bilimin şu an teknolojisiyle cevaplanması zor hatta imkansız bir soru... Umarım evlatlarımız ya da en geç torunlarımız bu soruya olumlu ya da olumsuz cevap verirler.
  • Paylaş
Kesinlikle var ancak insanlık henüz kanıtlayamıyor "insanlar bu evrende tek olamaz uzaylılarda kesinlikle var"
  • Paylaş
Fringe dizisi var diyor :)
  • Paylaş
Paralel evrenlerimizin hepsi aynı anda vardır. Buna rağmen biz içinde olduğumuzu sandığımız tek bir evrenimizdeki farkındalığımızı yaşarız. Potansiyel diğer evrenlerimizde yolculuk yapan diğer ben’lerimiz bize uyarı mesajları gönderebilir. Bu paralel evrenin birinci gerçeğidir, çünkü titreşim ve sicim teorisi ile fotonların haberleşmesi gerçeği bunu mümkün kılar.
  • Paylaş
2

Elif İrem Korkmaz, Bu benim kendimi inandırdığım bir tez. Doğruluğundan emin değilim kendi inancım,hissettiklerim ve aylarımı harcadığım araştırmalarımla yanıt verdim.

Erhan Kılıç, Bu söylediklerinizin bilimsel dayanağı nedir acaba? O kadar kesin konuştunuz ki.

Bu konuda engin bilgilere sahip olmasam da fikrimi beyan etmek istedim. Kuantum Fiziği'ne göre paralel evrenler vardır ve kuantumculara göre bunların kısmî kanıtları da vardır. Lakin benim görüşüme göre paralel evrenlerden ziyade farklı boyutların var olduğunu düşünüyorum. Açıkçası bu daha gerçekçi geliyor.
  • Paylaş
5

Erhan Kılıç, Bilim hipotez ve teorilerden oluşur. Bilim insanlarının kişisel kanaatinden değil. Bu ayrımın da farkında olmak lazım.
Anlamamak ile suçlamak yerine eğer benim dediğim şekilde anlattıysanız, anlatamadığınız gerçeğiyle yüzleşseniz?

Düşünce Hırsızı, Verdiğim cevabı anlamadığınız belli. Öte yandan "Kişisel kanaat olmaz." dediğiniz bilimde, söz konusu bazı bilim insanlarının kişisel kanaatlerini öne sürerek konuşuyor ve kimi varsayımsal da olsa görüşlerini sözüm ona ispat edermişçesine türlü deneyler yapıyor olması da ayrı bir ironi. Algıda seçicilik bu olsa gerek; zira cümlelerin farklı yerlere çelişmesi de ondandır vesselam.

Erhan Kılıç, "Kuantum Fiziği'ne göre paralel evrenler vardır ve kuantumculara göre bunların kısmî kanıtları da vardır. "

Bu cümle size ait. Bilimde kişisel kanaat yoktur. Bir fizikçinin bile kişisel kanaati olabilir ama bu bilimde yer almaz, taki ispatlanıncaya kadar.
Siz direk var diyor ve üstüne kısmi kanıtlarının olduğunu bile öne sürüyorsunuz. Kanıtın kısmisi nedir onu da bilmiyorum açıkcası. İlk defa duyuyorum.
Belki siz de şu an dediğinizi demeye çalıştınız bilmiyorum ama bu cümleniz çok çok farklı şey söylüyor.

Düşünce Hırsızı, Size göre. Ancak bir kuantumcuya göre öyle değil. Zaten yorumumda da bunu dile getirmişim; fikrim budur dememişim dikkat ederseniz.

Erhan Kılıç, Yok öyle bir dünya. Kuantum fiziğine göre paralel evrenler vardır diye bir şey yok.
Olasılık dalgasının çöküşünü açıklayabilmek için ortaya sürülmüş bir yorumdan ibarettir sadece. Ötesi değil.

Var olup olmaması pek önemli değil aslında. Biz kendi evrenimize yeteriz. Hem çözmediğimiz o kadar çok şey var ki bunun üzerinden teoriler üretmemiz çok yanlış.
  • Paylaş
Paralel evren deyince belli ki insanımızın aklına diziler filmler geliyor... Halbuki bu konuyu fizik konusunda ihtisas yapmış bilim adamaları bile tam açıklayamıyor iken bizim sade vatandaşımız bir kaç bilgisi ile açıklamaya çalışmakta.

Bu da bana biraz küstahça ve tembelce geliyor. Var mıdır? Yok mudur? Tabi ki kimse eliyle göstermeden bilemeyeceğiz. Var diyorlarsa bir bildikleri vardır kardeşim demekte tuhaf tabi altına İsviçreli bilim adamları açıkladı yazarsak inanırız.
  • Paylaş
Bir filmde değişik bir şekilde konu aldıkları paralel evren konusu dikkatimi çekmişti sonrasında araştırma yaptığımda olabileceği gibi bir düşünce sarmıştı aklımı yani filmde ki konu beni etkilemişti
  • Paylaş
Var diyen, teorilere göre var diyor, teori sahipleri ise işte şu şartlar böyle ise veya bu böyle ise diyorlar ve dedikleri doğrultu da deneyler yapılıyor sonuç hiç yani teoriler eksik veya yanlış, aslında doğru olan da bu neden dersek, blim kapitalizm in elinde uluslararası sömürünün pençesinde bu durum da ne bekleyebiliriz ki, önce bilim i kurtarmak gerekir, neyse bu konu karışık biraz, Paralel evren den önce çözülmesi gereken başka konular var, bilim i popularizm den kurtarmak gerek hawking gibi populistlerden bir gün karadelik diyor herkez hayran kara dediğine ya gri delikmiş kusura galmayın diyor yine herkez hayran aslında bilim i biz insan ların bilgisizliğinden kurtarmak gerek, araştırma dan bilgi sahibi olmadan kim ne derse hayran kalan insanlardan hemde acilen kurtarmak, aradığımız soruların tamamına kesin bir cevap olacaktır.
  • Paylaş
2

Murat Keskin, teşekkür ederim, hatalarım olacaktır, uzun zamandır bilimsel mücadele vermek beni yıprattı galiba, esas mesele, bu mücadeleyi basit karakterli çoğunluğa karşı vermek çok zor, bu çoğunluk maalesef ülkelerin kaderini belirliyor. Basit bağnaz ve her türlü görüşten insanlar olabiliyorlar, he bir de MALESEF değil ( yazım hatası veriyor zaten)

Şenol Deniz Ikizer, birde herkes in herkez olmadığını öğretmek gerek çünkü bilim hakkında konuşacak kıvamda hissedenler bile bunu malesef bilmiyor

Düyanın enlem boylam çizgileri hep parelel dir tabiki evrenlerde enlem boylam çizgileri gibi uzay boçluklarında yerleşmişler cenabı ALLAH negüzel yaratmış dünyamızı şükürler olsun
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

634 Görüntülenme31 Takipçi21 Yanıt