Bilmek istediğin her şeye ulaş

Tam olarak ne olduğunu kestiremediğim düşünceler benim içimi çok sıkıyor, hayattan soğutuyor, kendimi değersiz hissettiriyor. Sizce bu düşüncelerden nasıl kurtulurum?

Düşüncelerin nedenini, hangi düşünceler olduğunu ya da neden size üşüştüğünü bilemem ancak değersizlik duygusu ile birkaç kelamda bulunabilirim.

Değersizlik duygusu çoğunlukla (muhtemelen) size anne babanızdan ya da onların anne babasından mirastır (onlardan anne babanıza ve sonra da size aktarılmıştır). Bu cümle kendi başına size anlamsız gelebilir ancak biraz daha açarsam daha da anlaşılacağını umuyorum. Önce yansıtmaya bakalım.

*******

Yansıtmanın, en sade tanımıyla, insanın kendinde olanı dışarıya yöneltmesi olduğunu söyleyebiliriz. İnsan ancak kendinde olandan yola çıkabilir ve kendinde olmayanı bilemez. Dışarıda olup biteni ancak kendimizde var olan bilgilerle değerlendirebiliriz. Peki, nedir bu yansıtma?
Yansıtma, kişinin kendi bilgi ve deneyimlerine dayanarak çevresindeki kişi, obje ve olayları anlamlandırma süreci olarak tanımlanır. Kişi kendisini temel alarak dünyayı anlamlandırır ve bu anlamlandırmalarla da kendi dünyasını oluşturur. Korb ve arkadaşları (1989), kişinin kendi dünyasını kendi algılarına, yani kendi inanç, tutum, duygu ve imajlarına bağlı olarak yaptığı yansıtmalara göre yarattığını belirtir. Polster ve Polster de (1974) bunu destekler ve herkesin, kendi dünyasının merkezinde olduğunu ve merkezinde olduğu bu dünyayı da kendisinin yarattığını belirtir. Başka bir deyişle, kişi yaptığı yansıtmalarla kendi dünyasını oluşturur.
Naranjo'ya (1995) göre ise, yansıtmalar hem gerçek hem de yanılsamadır. Gerçektir çünkü kişi kendisinden bilmediği bir şeyi bir başkasına, obje veya duruma yansıtamaz.Başka bir deyişle, yansıtmalar, içsel yaşantıların bir yansımasıdır. Bir yanıyla da yanılsamadır çünkü bir başka kişi veya duruma atfedilen özellikler genellikle o kişi veya duruma değil, atfeden kişiye aittir. Clarkson ve Mackewn (1993), yansıtmayı, kişinin kendisine ait olan ancak kendisine aitmiş gibi deneyimlemediği duygu, davranış, tutum veya özellik olarak tanımlar. Bu süreçte içten gelen bir duygu, düşünce, algı sanki dışarıdan geliyormuş ya da başka birine aitmiş gibi algılanır.
Perls,yansıtma sürecinin bilinçdışı bir süreç olduğunu,yansıtma yapan kişinin iç ve dış dünyayı birbirinden sağlıklı bir şekilde ayıramadığını ifade eder. Kişi, kişiliğinin kendisi ile özdeşleştirmeyi inkar ettiği yönlerini dış dünyaya atfeder. Bunun sonucunda da, organizma, kişiliğin inkar ettiği yönlerini ego sınırlarının dışında olarak deneyimler ve içsel çatışmalarının sonucu olarak saldırgan tepkiler verebilir.

Hazırlayan: Klinik Psikolog Tuba Erzan

Kaynaklar:
Perls, F., Hefferline, R.F & Goodman, P.(1996). Gestalt Therapy: Retroflection, Introjection and Projection. C. Hatcher & P. Himmelstein (eds). The Handbook of Gestalt Therapy. London.
Perls, F.S (1992). Ego, Hunger and Aggression. New York: The Gestalt Journal Press.

******

Bu özet için Tuba Erzan'a teşekkür ettikten sonra konuya dönelim. Yansıtma en çok başvurulan savunma mekanizmalarından birisidir toplumumuzda. Bu savunma ile (yansıtma yaparak) ; ebeveynler kendi kötü duygularını, değersizlik duygularını -farkında olmadan- çocuklarına yansıtırlar. Bu şekilde büyüyen çocuk nedenini bilmediği ve hayatını dönem dönem etkileyen değersizlik duyguları ile sürekli olarak karşı karşıya kalacaktır. Çocukların en iyi modellediği şey duygulardır. Büyürken etraflarından sürekli duygu alırlar. O duyguyu olduğu hali ile de doğru kabul ederek alırlar (doğru - yanlış ayrımı çok sonraları bilince gelir ancak artık öğrenilmiş olanlar için çok geçtir). Değersizlik de bir duygudur. Bir tanım olarak gelmediği için de nedenini tanımlanması da çok zor olmaktadır. Ne var ki; bu konuda işinize yarayacak şu bilgiyi verebilirim. Değersizlik duygusunu hissettiğiniz an ne yaşıyorsanız, görüyorsanız ya da duydu iseniz o şey çocukken bu duyguyu en yoğun hissettiğiniz anlardan birisine direkt çağrışım yapıyordur diyebilirim (yüksek ihtimal ile). Bu bilgiden yola çıkarak bunu her hissettiğinizde bu gizli alakayı/bağı bulup anlamaya çalışarak bu duygudan bir nebze de olsa kurtulabilirsiniz.

Elbette ki en doğrusu bu konuda bir uzman psikologa görünmektir.

  • Paylaş
Bu kadar ucu açık bir sorunun cevaplanacağını düşünüyor musunuz? İçinizi sıkan ne, yakın zamanda sizi etkileyecek bir olay yaşadınız mı, değersiz hissetmenizin sebebi öz bakım eksikliğiniz dahi olabilir. Daha açıklayıcı olmalısınız ki daha nokta atışı cevaplar alasınız.
  • Paylaş
Duygularını kağıda dökebilir, tanımlayabilir ve anlamlandırabilirsin. Bu bir nevi kendi kendine konuşmandır ve yazı ile ne olduğunu kestiremediğin duygulara bir kimlik kazandırabilirsin. Bence ilk adım düşüncelerini anlamlandırabilmen olmalıdır. Düşmanını tanıdıktan sonra, onu yenmenin yolunu mutlaka bulacaksın. Serkan Köse (@serkan) 'nin bahsetmiş olduğu yansıtma konusunu farklı duygular için yaşamış birisi olarak(bunu da adını şimdi koyduk), kendi çözümüm, anla, tanı ve yen üzerine oldu. Sorunu çözmen hızlı olmayabilir ama en azından neyle savaştığını biliyor olmak bile insanı rahatlatıyor.
  • Paylaş
Ben de benzer duygular içerisindeyim. Uzun vadeli bir çözümüm maalesef yok fakat kafayı yeme noktasına geldiğimde kendimi yollara vuruyorum. Yürüyorum, çok iyi geliyor. Tavsiye ederim. Sporun bu tarz durumlar için iyileştirici bir etkisi olduğuna hiç şüphem yok.
  • Paylaş
Spor yapmayı dene işe yaramaz ise kitap okumalısın
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

37 Görüntülenme7 Takipçi5 Yanıt