Bilmek istediğin her şeye ulaş

Tanrı neden kendisine itaat ve ibadet eden kullara ihtiyaç duymuştur? Ayrıca insanları neden direkt olarak kendisine itaat ve ibadet eden yaratıklar olarak yaratmamıştır? Bu mükemmel varlık neden kendi yarattıklarını sınama ihtiyacındadır?

Tamam hepsi siz insanlar için, kainatı size yarattım da demiş de, itaat ve ibadet eden kula ihtiyaç nedendir.Düzenle
Yazıp yazmama konusunda ikilemde kaldım;
Tanrı, Allah, Nirvana yada varoluş. O'nunla yani bütünle bir olabilmen (yani aşk) için bilincini susturman gerekir. Bu da "boşlukla" ulaşabileceğin bir şey. Kimilerine dua, namaz, semah, meditasyon kimilerine göre ayin ile mümkün. Kimisi, bu ibadetlerin aslında amacının bu olduğunu idrak eder "yaratanı" sever, kimisi ibadetlere ibadet eder hale gelir ve "yaratandan" korkar. Maksat sınamaktansa, "bütün" e dahil olabilmek, uyanmaktır.
  • Paylaş
Tanrının ne yapacağı, ne isteyeceğini sorgulamak inananlara düşmez! Zaten sadece sorgulamamayı kabul edenler tanrının varlığını kabul etmiş olur. Tanrı bir bilim değil inançtır. Yani onun yaptıklarında mantık vb. aramamak gerekir lakin tanrı bir kavram olarak mantığın da bilimin de uzayın da evrenin de zamanın da ve tabii ki insanın da üstündedir. İhtiyaç sözcüğünü kullanılmış, tanrının ihtiyacı olmaz, belki sadece oyun oynamak için evreni yaratmıştır, belki de bu evren aslında mini minnacıktır ve tanrı büyük evreni için burada yiyecek üretiyordur. Tanrıya inanmak bunların hiçbirini sorgulamamaktan geçer.
  • Paylaş
4

Şaman, Mahir bey kesinlikle öyle yanlış anlamadım, tanrıtanımazlığımı vurgulamamın nedeni sadece bahsettiğiniz çeşit sofuca bir hükmüm olamayacağı savını desteklemek içindi. Size de sevgiler Mahir üstadım :)

Mahir Uskan Batmaz, İnancınızla ilgili bir anlam vurgusu yapmak niyetinde değildim. Sadece çıkardığım anlamı mı kastetmişsiniz diye anlamaya çalıştım. Açıklamanız için teşekkür ederim değerli Şaman hocam. Sevgiler

Şaman, Mahir Bey, ben zaten sitede beni tanıyan herkesin bildiği gibi inançsızım. Yazdıklarımı tekrar okudum, evrenin ve diğerlerinin sorgulanamaması gibi bir anlam hala çıkartamıyorum. Tamam bir çok din insanı bilimi reddeder ki Hristiyan kilisesi tarihte başı çekmiştir ama ben bunlar değil sadece tanrının varlığı ve amaçları sorgulanamaz dedim. Sorgulandığı anda skeptisizm başlar, inanç zayıflar ki kişi eğer inanıyorsa ihtiyacı da vardır o inanca. Yazdığım şey tanrının bütün bunların üstünde bir kavram olduğu ve varlığının inanan tarafından sorgulanmaması gerektiğidir. Bence insan hem tanrıya inanıp hem de onun altındaki boyutlarda olması zorunlu olan tüm evreni araştırabilmelidir. Buna hatta evrim de dahildir. Tanrı böyle istedi o nedenle evrim oldu demenin tanrıtanımazlıkla bir alakası olduğunu düşünmüyorum.

Mahir Uskan Batmaz, Tanrı, kendisi ve buyrukları dışında her şeyin sorgulanmasını ister; özellikle de insanın kendi kendini her gün sorguya çekmesini. Bu bağlamda, uzayın, evrenin, zamanın vb. kavramların varlığını sorgulamamaktan söz etmenin gerçeği yansıtmayacağını düşünmekteyim.

Asla sorgulamamak diye bir anlayış, oldukça yobaz bir zihnin ürünü olacaktır. İnanç ile yobazlığı özdeşleştiriyormuş imasında bulunmak istemediğinize eminim. Sadece ufak bir dipnot olsun diye yazdım. Sevgiler

Bu bir ihtiyaç meselesi değil, kudret meselesi...

Cevap; ''Yapabildiği için. ''

Uzak bir zamanda, evren küçülmeye başladığında, kıyısındaki galaksilerin bir bir yok olup gittiğini insanoğlu korkuyla gözlemlediğinde, bu sefer insanoğlu şu soruyu soracak, neden yok ediyorsun.

Bu bir döngü; yapabildiği için. Zira hiç bir şey son değil.

Neden binlerce yıldır bu soruyu soruyoruz? Sorabildiğimiz için, zira bilinç sahibi olmanın dayanılmaz hafifliği...

İnsanoğlu hücrelerinde yıldız tozu taşısa da, tüm kainatı, kendi rastgele ve eşsiz diziliminde varolmuş bilinç penceresinden göremez, anlamlandıramaz. Bu yüzden tekrar kendini korumaya alır ve inanır.
  • Paylaş
4

Hakan, amanınnnnn bir de galactica var dı dimi yaaa :))) robotu yapmışlar ama burun kıllarını unutmuşlar kaancım :))

Ahmet Avcı, Amanın, buldum ya;

Ahmet Avcı, Estağfurullah, o senin dibin, dipliğin..dipçik gibisin..hay Allah..:)

Battlestar Galactica da, kadim bi robot vardı, her şeyi bilebilmekten, hesaplayabilmekten kafayı yemiş takılıp kalmıştı, ne sorarsan sor;

-Tüm bunlar yaşandı, tekrar yaşanacak, tekrar tekrar tekrar...(again again again...)

Hakaninploid.com/simsiyah deep of man işte yaaa :))

Bu soruları uzun süre düşündükten sonra, aslında cevabının kendimce çok basit olduğunu anladım. BİLMİYORUM. Aslında bilmiyorum bir nevi anlam veremiyorum. Olmamalı diyebiliyorsun ama neden sorusunun cevabını bulamıyorsun sonra da olay acaba böyle bir şey yok mudur ki oluyor. Nitekim sonra neden sorusu seni varlığı sorgulamaya götürüyor. Neden 99 adı var, neden 4 büyük melek var. Her şeye gücü yeten tanrının yardımcı meleklere ihtiyacı olabilir mi oluyor. Bilgisayar bilimini düşündüğünde saniyede 100000 işlem yapma gücünü tasarlayabiliyorsun. Fakat senin kudretin hesaplamaya değil, hasaplatabilmeye yetiyor. Fişi benim elimde ama o işte benden daha güçlü... Yani benim şahsi düşüncem bu şekilde olgunlaşmıştır. Sonuca geleceksem olursam, yıllardır mantığımın el vermediği cevaplarla doldurduğum bu soruları kendime sormayı bıraktım. Çünkü bulabildiğim tüm cevaplar mantıksız... Bende tanrı sadece zeka'dan ibaret, her şeye kudreti yetme olayını kabul etmekte zorlanıyorum. Beşeri olarak cevaplamak mümkün değil, evrensel değil, herkes tarafından kabul edilebilir değil, ölçülebilir değil, isbatlanabilir değil.. Üzerinde durmamak beni daha mutlu ediyor ve bunu sorgulamak zorunda hissetmiyorum kendimi.. "Cehalet mutluluktur. " deyimi ile idare ediyorum :)
  • Paylaş
Bu soruyu soran kişi kimliğini neden gizlemiştir ?
  • Paylaş
17

Ahmet Avcı, Ya Tanrı var mı yok mu, ya aşk meşk...arada porno, parmak arası terlik, zayıflama filan...Şaman eserse ordan müzik..kısır döngüye girdi site..

Hakan, Şaman aga hacı oldu hacı :-):-)

Ahmet Avcı, iphone 6 çıkacakmış bugün :)

Sen 60 ına doğru namaza başlarsın ben sana söliim..:)

Şaman, Hmm biri eşekarısı kovanına çomak sokuyor :) Aslında güzel sorular, bence sünni arkadaşlar da arada düşünce egzersizi yapsalar bir zararı olmaz onlar için. Hep aynı şeyi söylerler ya al tahtaları at havaya düşerken sandalye oluyor mu. Olmuyor o zamaaan...

Şaman, Gerek var mı? Kaldı ki soruyu soran belli ki ateist ve onlardan da sitede çok yok. Ateist olmasa Tanrı demezdi.

Ayhan Şimşek, Şöyle bir soru daha açılmış, sanırım bugün. inploid.com/t/tanri-once-melaikeleri-ard...

Ahmet Avcı, Aslında şu üye olanların üye oluş zamanlarını görebilsek..ordan da yakalarız..bazen biri gelir gelmez dalıyor bu tür konulara..

Şaman, Aslında soran da tanrı demiş, çok büyütülecek bir durum yok, belki manitu, zeus hatta afrodit'den bahsediyordur.

Şaman, birer artı verelim de telafi edelim :)

Ahmet Avcı, Yorumlara eksi verilmiyor..verseler verseler @hakkan ' a eksi verirler, onun cevabının altına yerleştik netekim :)

Şaman, Yav şimdi geyiği gizli gizli mi yapacaz?

Şaman, Bütün kafalar kuma :)

Ahmet Avcı, Gizlenelim :) Eğilin eğilin..

Şaman, Yav şimdi soruyu şöyle bir okudum da oldukça düşündürücü bir soruymuş. Neyse Balbay hocamız yanıtını yazdığında okuruz. Onun mutlaka ilahi bir açıklaması vardır. Yalnız soru beni öyle ürküttü ki altında geyik yapmaya bile korkuyorum sanki...

Ahmet Avcı, Yılgınlık geldi artık hakketen..

Ayhan Şimşek, Barmen Oğuz Atak misali öldürülmekten korkmasını pek tabii normal buluyorum. Buna bağlı olarak ta gizleme hakkını kullanmasını demokratik bulurken, dinden kafayı yemişleri cüretlendirdiğinden ötürü de kızıyorum aslında.

Şaman, Heee ben de anca Güzin ablalık yapıyom, arada müzik felan. Abovv, ciddi ciddi konular konuşuluyormuş burada, ben yanıtlamam bunu korkarım.

Tek bildiğimiz hiçbir şey bilmediğimizdir.:) Ve bu soruyu kötü niyetli algılamıyorum hepimiz ara sıra böyle şeyleri düşünürüz düşünmüyorum diyen de yalan söyler bence. Ben Allah'a inanıyorum ama aklımdan böyle soruların geçmediğini de söyleyemem bu merak gayet normal çünkü Allah bize düşünme yetisi vermiş.
  • Paylaş
İnsan doyumsuzdur ve bir insan tanrı olsaydı yada empati kurup tanrı yerinde olduğunu farzetseydi bu kadar yüce kişinin böyle egosu olur diyip dinleri yaratmıştır dostum yani asıl olarak tanrının ne dediğini ne istediğini bilmiyoruz insan yapımı dinlere sorgusuz itaat edilmesini bekliyorlar.
  • Paylaş
Gayet profesyonel bir soru. İlahiyatçıların cevaplaması uygundur bence.
  • Paylaş
Tanrı hiç bir şeye ihtiyaç duymaz da... insanlar kendi ruhsal alemlerine ödül vermek maksadıyla tanrı ya ibadet etmeyi düzenlemiş olabilirler... Çünkü yazının icadı ile insanlığın köklerine erişebilmek mümkündür... Kazılarla bilmem nelerle insanlığın köklerini... Her bilim adamı kendi düşünsel varlığını devam ettirmek ve geçim kaynağını kaybetmemek için belli kalıplarda insanları ikna edebileceği tezler öne sürer... Tanrı kendisini sınamaz... Aksine insanlar varlıklarının sebebine şirin görünmek isterler... Bir tür... sebep sonuç ilişkisi... sonucu görenlerin sebep olana baş eğmesi... .
  • Paylaş
2

Hakan, Çok ilginç bir tespit olmuş. Doğrusu epheyce de yattı aklıma.

Şaman, İnsanlar isterler, bunun dinle alakası bile yoktur mu diyorsunuz yani?

Eskiler teşbihte hata olmaz derler. Yani bir konunun anlaşılmasını sağlamak için yapılan örneklemeler asıl gibi algılanmamalı. Bu bağlamda ;
Her sanatkar iki sebeple eser ortaya koyar. Önce kendi gözüyle kendi eserini görmek ve takdir etmek. Sonra başka varlıklar gözüyle eserinin görülmesini ve takdir edilmesini istemek. Allah CC ın bir ismi de Sani-i Hakim dir. Yani Hikmet (sır ve bilgi) sahibi sanatkar demektir. Kendi beyanıyla "Ben gizli bir hazineydim bilinmek istedim kainatı yarattım " buyurur.
İnsanın yaratılış amacı zorunlu olarak ibadet yapmak değildir. Zaten bunu yapan melekler insan yaratılmadan önce de varlardı. İnsanın yaratılmasındaki asıl amaç Allah CC ın ona bağışladığı cüz-i irade (az miktardaki karar verme ve uygulama yeteneği) ile kendi aklını kullanarak ve kendi tercihiyle yönünü çizmesi ve tercihlerinin sorumluluğunu almasıdır. İnsan cüz-i iradesini aşan konularda herhangi bir tercih ve sorumluluk sahibi değildir. (nerede, ne zaman ve kim olarak doğacağı, güneşin doğması, yağmurun yağması, vs.).
Öğretmen öğrencilerine birşeyler öğretir sonra da öğrettiklerini sınamak için sınav yapar. Bütün bunlara ihtiyacı olan öğretmen değil öğrencilerdir.
Her insan ergenlik çağından itibaren kendi yaşamını kurma özgürlüğüne sahip olmayı ister ve bu konuda kendini doğurup büyüten anne babasına bile tavır alır, karşı koyar. Bunun sebebi içsel sahiplik ve yetkinlik duygusudur. Allah Malikil Mülk tür. Yani bildiğimiz ve bilmediğimiz her şeyin sahibidir. Ve herşeyi dilediği gibi yapar, bu yapmaya iradesi, gücü ve yetkinliği de vardır.
  • Paylaş
Bu soruyu soran insan mı, yok sa kurulu makina mı...
  • Paylaş
1

Şenol Deniz Ikizer, Burada tüm soruları insanlar sorar nurcan hanım her görüşten inanıştan insan vardır.

İşte bir devre yakan soru daha : D bu soru için verilmiş çok güzel kalıplaşmış bir cevabımız var. Bu onun bileceği bir şey Tanrının işine karışma yanarsın cıs : D
  • Paylaş
“Ben cinleri ve insanları yalnız beni tanıyıp kulluk etsinler diye yarattım. “(Zariyat, 51/56) Allah, insanları neden direkt olarak kendisine itaat ve ibadet eden yaratıklar olarak yaratmamıştır, sorusunun cevabı ise bu ayette gizli aslında. Allah, insanoğlunun kulluk edip etmeyeceğini sınamak için bizi, karar verme, seçme, irade ile hareket etme mekanizmaları ile yaratmıştır.
  • Paylaş
1

Balık, Doğru bence şayet merhamet etmeseydi sınamadan kendisi de karar verirdi. Hem merhamet var (yani seçenek sunuyor) hem de kimin daha iyi kul olduğu ortaya çıkıyor. Kaldıki bu durumun bilmediğimiz boyutu olduğunu ve bu boyutu sadece Allah'ın bildiği gerçeği de var.

Sırasıyla cevap verirsek
  1. Tanınmak istedi
  2. Zaten var(bkz. Melekler)
  3. E yaratış amacı bu, iyi kötü ayırmak sonucunda ise hak ettiğini vermek
  • Paylaş
Öncelikle böyle bir ihtiyacın olduğu nerden biliyorsun!! Sana okulda, çevrende, ailende anlatılan böylesine bir inanış olabilir ama resüller ve nebilerin anlattığının senin sorduğunla alakası yok. Yarım doktor candan, yarım bilgi gerçekten uzaklaştırır insanı.

Kendinden yola çıkacaksın ve bakacaksın sen nelere ihtiyaç duyuyorsun? Senin ihtiyaçların hep günlük ve bedeninin istek ve arzularına dönük ihtiyaçlar... Galaksinin birşeye ihtiyacı olur mu! Bak ihtiyaç kavramı nasıl düştü boşluğa!

İşte her insanın hiçbirşeye ihtiyacının olmadığı bir yönü var ve yeryüzünde çok az insan kendisindeki bu ihtiyaçsızlık yönünü keşfetmiş ve hep bizlere farklı isimlerle ihtiyaçsız yönümüzü anlatmışlar yıllarca.

Sen peki hazırmısın kendindeki bu ihtiyaçsızlığı tespit etmeye? İşte bunu tespit etmek istersen başlar o zaman sınama, elindekileri birer birer kaybetmeye başlarsın ki ihtiyaçsızlığı hissedesin!
  • Paylaş
Bismillah
Bu soruyu sorup cevap aramamız içindir belki de.
Allah'a ibadet eden ve işleri sadece bu olan bir sürü melek bulunmaktadır. Yani direkt olarak kendisine ibadet eden yaratıklar vardır. Allah'ın ibadet edilmeye de ihtiyacı yoktur. Uzayı tamamen boş yaratmaktansa kendisine ibadet eden melekleri koymak, orayı korkutuculuk ve ıssızlıktan daha hoş bir durumda olması amacıyladır.
Allah bilinmek istemiştir, paylaşmak istemiştir ve yaratmasının, sanatının gücünü göstermek istemiştir; insanı yaratmıştır. Yaratmasının bir anlamı ve amacı olması için de böyle bir sınav var. Direkt olarak yaratsaydı bu seferde "neden yarattı ki bizi" der, bize verilecek olan cennetin kıymetini de bilmezdik.

Bu tür soruları sormak normal; Allah bizi bunun için yarattı. Ama bu tür sorulara cevap bulamayınca da "Allah'ın işine karışma" demek doğru değildir. İslam'da bir saat düşünmek bir yıllık ibadete bedel. Allah sorgulamamız, düşünmemiz için vermiş beyni, aklı.
Bir hatam varsa o hata benimdir; İslam'ın değil.
VAllahu ya'lemu ve entüm la ta'lemun-Ve Allah bilir ve siz bilmezsiniz.
  • Paylaş
Hak bütün eksiklik ve noksanlıklardan uzaktır. O' nun hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Gelelim insanları doğrudan kendisine bağlamayıp bağlamamasına çünkü evrendeki insan Hak'kın cennetinde kalacak kadar iradesine sahip güçlü bir varlık değildir. Zaten, Hz. Adem'in cennetten kovulması da insanın zayıflığına işaret eder. İnsan mükemmel bir varlıktır ancak mükemmel olarak doğmamıştır. Eğer insan bu Dünyaya bağlanır veya saplanırsa sınavı kaybeder. Eğer ki bu dünyanın gösteriş ve ihtişama kanmaz ise o zaman kazananlardan olur. İbadet hak için yapılırsa insan kendi derecesini ancak o zaman yükseltebilir. İbadet ve itaat etmez isen o zaman isyana kapılırsın ki bu durumda kaybedenlerden olursun. İbadet ve itaat senin zırhındır(ancak hak rızası için yapılanlar gösteriş değil o zaman hak senin kalbini mühürler ve idrak edemez duruma gelirsin) ki bunu şeytan dahi kabul etmiştir
  • Paylaş
  • "İhtiyaç" İlah'a değil onun yarattıklarına has bir durumdur.
  • İlah yarattıklarının bimediklerini bilir. Mesela hiçbir insan icadı insanın bildiğinden öte bişey bilemez.
  • Merhamet üzerine yaratılmış bir mekandayız. O isteseydi böyle bir mekanı yaratmazdı.
  • Dileyenin cenneti dileyenin cehennemi yol tutacağı bir mekandayız. Kararı bize bırakmış vaziyette. Yani kendisi istese istediği gibi olurdu zaten.
  • Var etmekte yok etmekte onun elindedir , Dünyada var olan herşeyin geçiciliği ve değişkenliği apaçık ortadayken ve Allah'ın varlığı daimiyken bu durum Allahın mükemmel olduğunu gösterir.

Benim kuran ve hayattan anladığım bunlar.
  • Paylaş
Muhakkak ki varlık yokluktan güzeldir ve beden bütününü bir yana bırakalım sadece tırnak ucumuz dahi nasıl kıymetlidir aslında.

Kimi zaman yaşamaktan çok usanmış olmamıza rağmen kimse vazgeçmez hayatından; yani ölmeyi bayılmak zannetmediğimiz de ortada. Allah kullara ihtiyaç duymamıştır ki kendisine sürekli ibadet ve itaat eden varlıklar da yaratmıştır.

Bizler işimize gelmediği her zaman insani bir isyan hissiyle ' ben mi istedim yaşamayı' diye triplere girsek de O' nun (c. C) var etmesi ceza değil rahmettir aslında ve var oluş sonsuzluktur da aynı zamanda. Dünyaya ait geçici makamlar için bin takla atan insanların bu dünya ve ahiret için sonsuz huzurudur kul olmak.

Sınamak' kelimesi biraz soğuk ve uzak bence, Allah kullarına zulmen ceza vermeyeceğinden cezalandırmak için de sınamaz.

Hayatı yalnızca kendi gözünün gördüğü bir kaç metrekarelik alandan öteye, dünyaya, uzaya, galaksilere, yıldızlara taşıyınca ve asla sapma göstermeyen sürekliliği düşününce okyanuslardaki su damlaları, çöllerde kum taneleri bile insandan daha büyük hacme sahip duruyor, insanın varlığı ve var edilmiş olmasına rağmen bitmeyen egosu nasılda küçülüyor, küçülüyor, küçülüyor...

Bütün bunlara rağmen Allah değer vermiştir yarattığı insana, kendisine ibadeti de zorunlu kılmamıştır eğer öyle olsaydı ibadeti iradeye bırakmazdı. Peki ya ibadet iradeye mi bırakılmıştır? Evet... Eğer öyle olmasaydı yalnızca hükümler koyulmaz her bir hüküm zorunlu hale getirilirdi. Örneğin secde etmesi istenmezdi insandan, yalnızca secdede geçen bir baş ağrısı hasıl olurdu ki o zaman herkes saniyesini aksatmadan secdeye giderdi ya da paylaşmayanın varlığı anında tükenecek olsaydı zekat sadaka gibi paylaşımlar hiç bir dinin emirleriyle bağıntılı olmaksızın, herkes paylaşırdı elindekini ihtiyaç sahipleriyle keza zengin zekatını verse açlık kalmaz dünyada...

Emanete emek veren annenin ya da dostuna vefa gösteren dostun içine düştüğü sadakat beklentisini düşünün sonra da hepsinden öte olan yaratıcının her şeye rağmen durmadan yaratıyor olmasını. O (c. C) ki henüz 6 yaşında minnacık savunmasız bir bedene önce tecavüz edip sonra da başını taşla ezerek katleden için bile durmaksızın yaratıyor, yaratıyor, yaratıyor... Ama gel gör ki zalimler için yaşasın cehennem.

Dini kaidelerin sosyal hayata getirdiği düzen yadsınamaz olduğuna göre itaat ve ibadet de o düzenin ayrılmaz parçalarıdır ki buna ihtiyacı olan yaratıcı değil yaratılandır. İnsanın içinde bulunduğu düzeni var etme kudretine sahip olan Allah neden o düzene ait olan herhangi bir şeye ihtiyaç duysun ki? Ölümle terkedecek olduğumuz yani aslında hiç bir zaman gerçek sahibi olmadığımız paramızın, evimizin, arabamızın, sahip olduğumuz mevkilerin makamların bize verdiği memnuniyet hissinden yola çıkarak hiç bilmediğimiz ahiret nimetlerini idraka çalışalım bir an ; kim istemem der ?

Ayette geçen

''Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım''

da kasıt yaratılış maksadını ilan değil, Allah'tan başkasını kendine Rab edinenleri uyarmaktır ve bu uyarıya rağmen yine de özgür iradesine bırakılmıştır insan.

Bakınız inanmayan inanmıyor ve onu yargılamak, hakkında hüküm vermek de asla bize düşmüyor... .
  • Paylaş
Allah'ın yarattıklarının insanlar tarafından sınanması düşüncesi ne kadar da manidar bir durumdur. Tam aksine, Allah yarttıkları ile insanları imtihan etmektedir. Allah tek yegane yaratıcıdır. Onun bizim ibadetimize ihtiyacı yoktur.

Olayı şöyle düşünün... Allah insanları ödüllendirmek istemektedir... Değer vermek istemektedir. Fakat bu durumun gerekçesi de ibadettir. Kim ibadetine değer verirse, Allah'ta bu denli değer vermektedir.

Hal böyle olunca bu soruyu çok garip buldum.
  • Paylaş
İnsan Allah'ın yarattığı en üstün varlıktır. Mükemmel ve doyumsuz bir bedeni, muhteşem ve giz dolu ruhu ve beyni ile insan en üstün varlıktır yaratılanlar içinde. Meleklerin secde ettiği (üstünlüğünü kabul ettiği ) ve cennete yerleştirilen canlıdır. Şeytana aldanıp nefsine (bedenine) yenik düşmesinin sonucu kendi üstün iradesi ile sınanmasıdır dünya hayatı. Vücudu yöneten iki organ: Mide ve beyin. Mide her zaman bedeni olan istekleri dayatır; yemek, seks, eğlenmek vs. Beyin ise hep ruhunuza hitap eder. İlim, dua, ibadet, bilim, yaratıcılık... Kan nereye daha çok giderse orası daha çok çalışır. Burada ki ince çizgi senin üstün bedeninin üstün beyninle olan çekişmesidir. Bedeninin istek ve arzuları ile yaşarsan beynin körelir etrafına yaydığın pozitif enerji azalır bu enerji frekansları evrene yayılır ve sonsuz döngüde öylece kalır. İyi düşün iyi olsun sözü de iyi düşünmek iyi bir frekans yayılımı oluşturacağı için etrafına dünyaya ve evrene iyi frekanslar yayarsın buda senin sonsuz döngüye ne kattığının özüdür. Kötü düşünme dalgaları yayan bir insanın öldüğünde evrenin ona nasıl geri dönüş yapacağını hayal edebilirsiniz buna kabir azabı
Diyebiliriz... .
  • Paylaş
Cevabını bıldıgın soruyu sormak nedır budur :)
  • Paylaş
Sırasıyla cevaplamak isterim;

Tanrı neden kendisine itaat ve ibadet eden kullara ihtiyaç duymuştur?
Tanrı, kendisine itaat ve ibadet eden kullara ihtiyaç duymaz. Bu tamamiyle kişinin öznel algısındaki yanılgı ve sapmayla ilgili bir durumdur.

Tanrı, tüm kullarını O'nu tanıması ve O'na tapması ve dünyadan başlamak üzere farklı alemlerde devam eden bir yolculukta (gelecekleri ruhani olgunluğa göre; tekamül düzeyi de diyebiliriz) O'na yaklaşma lütfunu yaşayabilmeleri için yaratmıştır.

Ancak, insan yaradılışı gereği iki farklı doğası olan bir varlıktır: ruhani ve hayvani. Ruhani doğa, insanın gerçek yaşamı içinde varolan ruhunun sahip olması gereken özelliklerin mümkün olabilmesini sağlar. Hayvani doğa ise, insanın bu dünyadaki temel ihtiyaçlarını (beslenme, üreme vb.) karşılayabilmesi amacıyla varolan doğasıdır.

Böyle iki yönlü bir doğaya sahip olan insanoğlu, beslediği yönü doğrultusunda bir düşünce ve davranış biçimine sahip olur.

İşte bu nedenle; tüm kainatın ve insanlığın yaratıcısı olan Tanrı, (Yaratanın, yarattıklarını en iyi bilecek varlık olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda; tıpkı elektronik cihaz üreten bir üreticinin, cihaz için kullanım kılavuzu hazırladığı ve kullanıcıların ona uymalarını beklediği gibi) O'nun yasalarına itaat etmemizi bekler. Çünkü; bir insanın da ötesinde bir ruh olarak, bu dünyadan başlayarak sonsuz alemlere uzanan uçsuz bucaksız yolculuğumuzda ancak O'na ve O'nun gönderdiği Tanrı Mazharına ve kılavuzluğuna (kutsal kitap) itaat edersek, O'nun alemlerinde özgürce ve en iyi şekilde ilerleme olanağına sahibiz. İtaat istemesinin sebebi budur.

İbadet ise, gerçekte ruhu besler ve ruhani gelişimin çok önemli bir bölümünü oluşturur. Aslında bunu, insanın fiziki beslenmesine benzetebiliriz. Yeterli besini alamayan insanlar belirli bir süre sonunda sağlıklarını kaybedebilir ve hatta ölebilirler. İşte ruhun canlı ve diri kalması için de, ibadete ihtiyacı vardır.

Ayrıca insanları neden direkt olarak kendisine itaat ve ibadet eden yaratıklar olarak yaratmamıştır?
Kainatta ve bilmediğimiz diğer tüm alemlerde yaratılmış sonsuz sayıda varlık vardır. Bunların içinde Tanrı'ya kayıtsız şartsız itaat ve ibadet eden yaratıklar da zaten vardır. İnsanı insan yapan şey, sadece aklı ve ruhu değil aynı zamanda Tanrısal özellikleri - kısıtlı ölçüde de olsa - yansıtabilme kapasitesidir.

Tanrısal özellikleri yansıtabilecek kadar muazzam bir potansiyel kapasiteye sahip olan böyle eşsiz bir varlığı, bir kukla misali yaratmanın manaları üzerinde düşünmeye değer...


Bu mükemmel varlık neden kendi yarattıklarını sınama ihtiyacındadır?
Buraya kadar özetle; insanın aslında bir ruh olduğundan, gerçek yaşamın ise ruhun yaşamı olduğundan ve sonsuza kadar devam ettiğinden bahsettik. Sonsuz alemlerdeki yolculukları sonunda, Tanrı'nın katına yaklaşmayı hake eden ve edemeyen ruhları birbirinden ayırabilmek için her alemde türlü türlü sınavların olması gayet olağandır. Yoksa, bilenle bilmeyen, sevenle sevmeyen, amel edenle etmeyen, inananla inanmayan, nasıl birbirinden ayrılabilirdi... .
  • Paylaş
Bu ihtiyaç duyma olayı herhangi bir inançta geçiyor mu bilmiyorum ama İslamiyet'te araştırdığım kadarıyla Tanrı için ihtiyaç kavramı yoktur ki bu sebeple soruyu bunu ihtiyaç olarak gören bir inanca sahip kimse varsa onun cevaplaması lazım yoksa da soru anlamsızlaşır...

Normalde hiç düşünce egzersizi yapmadığı halde görmüş geçirmiş bir abinin tavsiyesi üzerine düşünce egzersizine başlayan bir sünni arkadaş... :)
  • Paylaş
Bu sorunun aslında çok basit cevapları var fakat biz büyük bir çoğunluğu müslüman ve inançlı bir toplumda yaşıyoruz. Bu soruyu sorman aslında cevabını gayet iyi bildiğin anlamına da geliyor demektir. Bu soruyu sormak bunu sorgulamak sana bunun cevabını zaten sorunun içinde veriyor. Kaldı ki bura da bazı arkadaşlar abiler vs.. buna şöyle güzel bir cevap vermişler "eğer inanacaksan bilincini aklını uyuşturacaksın" çünkü ancak bu şekilde kabul edilebilir bir istektir bu soru. Şimdi tek yapman gereken toplumun hasssasiyetlerini göz önünde bulundurarak mantığın ve aşkın arasında seçim yapmandır. BİLİM mantığına İLİM ise kalbine hitap eder. Kolay gesin :)
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

602 Görüntülenme35 Takipçi25 Yanıt

Konu Başlıkları