Bilmek istediğin her şeye ulaş

Tanrı var mıdır? Neden?

İnsanların konusu tanrının varlığı değil kendi varlıkları olmalı... Kendini bilmeyen, hissetmeyen, yaşatmayan biri tanrıyla tanışamaz. Neden varız ya da var mıyız? Bence bu çok daha mühim bir soru...
Sevdiğim bir sözdür; "Tanrı varsa, bu onun problemi" ...
Benim konum, kendi varlığım.
  • Paylaş
6

Tolga Çiftok, Süper cevap :)

Duygu Avcı, teşekkür ederim (: aslında süper bir cevaptan çok bilinmezliğin kıvranışı ve akabinde benliğe sarılış diyelim (:

Ahmet Caner Sönmez, Çok başarılı bence de cevap... "Tanrı varsa, bu onun sorunu" sözünün sağlamlığına da dimdirek katılıyorum! : )

Tarik, tam kafirce bir cevap. tebrikler

Aldığı nefesten ve vücudundaki mükemmel dekordan gafil kalan kişilerin sorduğu sorudur dersem kimse incinmez umarım...
  • Paylaş
Trilyon hücreye, hepsinde ayrı beyin varmış gibi ama tek bir amaç için ayrıca farklı binlerce görevi yaptırarak amaca ulaştıran ve bunlarının hepsini hayatın üzerine örümcek ağı gibi attığı zaman ile yöneten Allah(c.c.) vardır.
  • Paylaş
Aslında en başından beri anlatmak istediğimi, anlatmak istediklerini bu diyalogdan anlayabilirsiniz. Anlayarak okumanız dileğiyle..

A: Masanın üzerinde küçük bir peri var.

B: Ama ben bir şey görmüyorum.

A: Elbette, çünkü bu görünmez bir peri.

B: Ama dokunamıyorum da.

A: Ebette, bu peri görünmez, dokunulmaz ve hakkında hiçbir somut veri edinilemez bir peri.

B: Peki o zaman var olduğunu nereden biliyorsun?

A: Çünkü bu perinin varlığının kanıtları var.

B: Nedir bu kanitlar?

A: Mesela yağmurun yağması bu perinin varlığının kanıtıdır. Bu peri yagmur perisi. Ne zaman yağmur yağsa bu perinin varolduğunu anlıyorum.

B: Peki yağmurun sebebinin bu peri olduğunu nereden biliyorsun?

A: Çünkü başka bir şey olamaz. Sen söyle o zaman yağmurun neden yağdığını?

B: Yağmurun neden yağdığını bilmiyorum. Ama yağmurun sebebinin elindeki peri olduğuna inanmam için başka deliller gerekli.

(Dikkat ediniz, artik bu noktada, B dahi perinin var olup olmadığını veya niteliklerini sorgulamaktan çıkıp, varlığının delillerini tartışmaya başlamıştır).

A: Bu perinin varlığını kanıtlamaya aslında gerek bile yok. Herkes beyninin derinliklerinde bu perinin varlığına inanır. Sadece kişinin gönül gözünü açması gerekir. Bu peri kendi kendinin kanıtıdır. Ayrıca kendi varlığına dair inancı hepimizin beynine koymuştur. Hem sonra, başka turlu yağmurun nasıl yağdığını açıklamanın yolu olmadığından, bu perinin varlığına inanmak zorundasın.

B: Peki bu perinin nitelikleri neler? Neye benzer? Nasıl bir şeydir?

(Dikkat edildiği gibi perinin nitelikleri, varlığının kanıtlarının tartışılmaya başlanmasından sonra gündeme gelmiştir).

A: Bu peri 15 cm boyunda, kanatlı, zayıf, ince bir varlıktır. Akillidir, konuşkandır ve neşelidir. Devamlı kanat çırpar. Ne zaman yağmurun yağmasını isterse bunu diler ve yağmur yağar.

B: Bilmiyorum, bana yine de inanması biraz zor geliyor.

A: Ama inanmazsan, bu peri kızar ve evini sel bastırır. İnanırsan ve dediklerini yaparsan ise bahçendeki bitkileri yeşertir, evine bolluk getirir.

(Dikkat ediniz, burada da insan motivasyonunun temel ilkeleri olan ödül ve ceza prensipleri kullanılmaktadır).

B: Ben yine de inanmıyorum.

A: İnanmıyorsan, olmadığını kanıtla o zaman?

B: ???

Dikkat ediniz, sonunda diyalog dönmüş ve B den perinin olmadığını kanıtlaması istenmeye başlanmıştır. Hele de bu diyalogun nesiller boyu sürdüğünü düşünün. A ve yandaşlarının bu perinin otoritesini kullanarak topluluklarına düzen getirdiğini, kurallar koyup bunların islemesini sağladıklarını ve bu yolla bir yasama ve yürütme otoritesi kurmayı başardıklarını düşünün.

İşe yarayan ve düzen sağlanmasına yardımcı olan bir toplumsal görüngü, toplumda zaman içinde kabul görür. Daha az sorgulanır. Hele de insanlara bunun anlayamayacakları bir şey olduğunu ve bu konuya ancak belli başlı bazı akilli ve bilge kişilerin vakıf olduğunu söyleyin, insanlar zaten meşgul olan günlük hayatlarından bu meseleyi çıkarır, bu konuda güvendikleri kişilerin fikirlerini ve öğütlerini dinlemeye başlarlar.

Sonunda konuyla ilgili kafa yoran kişilerden de birbiriyle uyusan ve uyuşmayan görüşler çıkmaya baslar. Zamanla periden bütün somut özelliklerini (boyunu, kanatlarını, büyüklüğünü, vb) de çıkarır, daha zor sorgulanabilsin ve daha zor anlaşılabilsin diye tamamen soyut nitelikler atfederler. (Rengi, sekli, büyüklüğü yoktur, yeri yurdu yoktur, öncesi sonrası yoktur, vb gibi). Çünkü insan yalnızca anlayamadığı şeye inanır. Anladığı her şeyi sorgular insan. (bu diyalog alıntıdır.)  twitlonger.com%2fshow%2fg6e303
  • Paylaş
16

Şaman, Çok güzel bir alıntı yapmışsın, teşekkürler, tebrikler.

Solsoledo, Bir de şöyle birşey var:
Eskimo: Tanrı, cennet ve cehennem hakkında hiç bir şey bilmeseydim cehenneme gider miydim?
Papaz: Hayır bilmiyor olsaydın gitmezdin
Eskimo: O halde neden bana onları anlattın?

Dilan Naki, Bu eskimo ölüp sonra dirilmiş mi pardon?

Solsoledo, Bunun eskiminun ölüp dirilmesiyle bir ilgisi yok ki! Papaz 'hak yolu' olarak tanrının youlunu bildiği için, onun doktrinini yaymakta ve ona göre seni cennet veya cehenneme dair bilgilendirdiyse tanrı bu onun varlığına dair (dogmatik) bir kanıttır. Sizin bunu bilerek gereklerini yerine getirmeniz veya getirmemeniz sevap veya günahtır. Ama bilmiyorsanız bu çerçevenin dışında kalırsınız; dolayısıyla dinin gereklerini yerine getirip getirmemeniz önemli değildir.Çünkü tanrı size ulaşamamış demektir. Ve cehenneme gitmezsiniz ölünce (bu tanrının fikridir yalnız veya onun gönderdiği söylenen doktrinin)...

Dilan Naki, Bu sorumun cevabı değil.

Adem Şahin, rüyalarda somut değil onun varlığına inanıyosunuz ama

Adem Şahin, ayrıca 1500 yıl önce kuranıkerim gibi mütiş bir kitabın insan tarafından kim ne dersedesin yazılacağınada inanmıyorum ayrıca ozaman insanlar güneş sistemini bilmezdi kuranda güneş sistemide açık bi şekilde yazıyo dünyanın yuvarlak olduğunuda bilmezlerdi kuranda dünyanın yuvarlak olduğuda yazıyo

Adem Şahin, bide şöylesöylüyüm sen buna hikeye diyosun aceba bu hikayeyi uyduran insanların aklına niçin başka bi hikaye gelmemiş ayrıca niye bütün insanların hikayesinde bi yaratıcı var insan beyni nie bişeye inanma ihtiyacı duyuyo ve bu ihdiyacına tanrıya inanmaktan başka biryol niçin bulamıyo?

Adem Şahin, insan beyninin vaar oluşun anlamını bulmakta çaresiz olduğunu biliyoruz daha kendilerini bile açıklayamıyolar sizin gibi düşünürsek herşey anlamsız kalıyo bilip bilmediğimiz herşey anlamsız kalıyo ve şunuda söyleyim insan oğlunu yeryüzünde anlamlı kılan tek şey yaratıcıdır

Adem Şahin, yani mantık fizik felsefe nerden bakarsanız bakın aklımız bizi yaratıcıya götürüyo

Solsoledo, "Tanrı uludur; birdir, tektir.
Ondan başkası yoktur.
Bir tanedir,
O'dur her varlığı yaratan
Bir ruhtur Tanrı, görünmeyen bir ruh...
Ta başlangıçta vardı Tanrı,
Tek varlıktı o.
Hiç bir şey yokken o vardı.
Her şeyi o yarattı
Ezelden beri süregelen varlığı,
Ebediyete kadar sürecek,
Gizlidir Tanrı, kimse görmemiştir onu.
İnsanlara ve yarattıklarına sır kalır her zaman."

Bu satırlar ne Kur'an'dan, ne Tevrat'tan ne de İncil'den. Bu satırlar günümüzden yaklaşık 3300 yıl önce (M.Ö. 1353-1336 ya da M.Ö. 1352-1334), Mısır’ın 18. sülalesinden Firavun Akhenaton tarafından yazılmıştı. Kendisi tek tanrılı dinlerin kurucusu veya öncüsü olarak bilinir. O zamana kadar çok tanrılı olan Mısır dinini reddederek onun yerine tek tanrı inancını getirmiştir. Ne hikmettir ki Akhenaton'un bu inancı geliştirmesinden sonra ortaya ilk ilahi din Yahudilik çıkar ve sonra devamı gelir... Ayrıca Mısırlılar'da ve Sümerler'de astronomi çok gelişmişti ve kutsal kitaplar yazılmaya başlamadan önce güneş sistemini geçtim, Sirius'u (Köpek Takım yıldızını ve Ülker Takım Yıldızını) biliyorlardı.

Ergün Tuna, Sayın Solselodo ; Mısır firavunu Akhenatonun kendisi bizzat, Mısır'ın geleneksel tanrılarını reddederek, RA Tanrısına tapmaya başlamış, ardılları Akhenatonun politikasını terk etmişlerdir...Yani kitleleri kontrol altında tutmanın işe en yararlı olan siyasetini devam ettirmişleridir...Akhenaton Güneş tanrısı politikası, ardından gelen firavunlarca, kitleler nezdinde tutmayınca, eski politikaya devam edilmiştir...Musa...tek tanrılı değil.....tanrı+yaratıcı düşüncesinin yolunu açmıştır...Yahudilik öncesi insanlar tek tanrıyı tanımalarına rağmen, Musa....Yahudileri kontrol altında tutmak için....onların, tanrının yaratıkları olduğunu inandırma yolunu seçmiştir...Yani, yahudiler'in Buzağı'ya, taptıklarını gördükten sonra, plan değişikliğine gitmiştir...Akıllıca iş çıkarmıştır...Altınları, altından bir öküze yatırmaları yerine, sunaklar kurarak (sinagog) o sunaklara yardım yapmaları kurnazlığını da ilk icat eden....kavimdir.....Musa ve ona inananların icraatları...

Şaman, Dine hele hele bir de tanrıya inanmak mantıkla olmaz. Dogmalar mantıkla yıkılamazlar. Ancak o dogmayı kabul eden ona körü körüne bağlanan insanlar öldüğünde o dogmalar da silinir... Ölene kadar Fenerbahçeli olan bir ırktan bahsediyoruz. Varlığının ispatı yok diye gidip inancını bırakır mı?

Ergün Tuna, Tanrı varlığını, yarattıkları üzerinde hissettirmediğine göre, onun yarattıkları da, tanrıyı tutup inanmayanlara ispat etmek konumunda değillerdir...Bilim...deney ve gözleme dayandığına göre...bilim tanrı var mıdır yok mudur...???... ikileminde yoktur diyemez...Çünkü denenmemiştir...yokluğu...tanrının...

Şaman, Kesinlikle haklısınız. Zaten kimse tanrının yokluğunu kanıtlamaya da kalkmaz. Nasıl varlığı bazı insanların içinde inanç olarak oluyorsa yokluğu da diğer insanların içinde o inancın olmamasıdır. Bir ateistin görevi zaten kesinlikle bir dogmatiğe tanrının yokluğunu kanıtlamak değildir, zaten ateist olabilmek için yokluğun kanıtlanamaz olduğunu bilecek kadar bilimsel düşünülebilmesi gerekmektedir. Bana siz yokluğunu kanıtlamaya çalışıyorsunuz gibi geldiğinden itiraz ettim.

Şaman, Tabii bir de yokluğunun kanıtı olmadığı için Süperman ya da Örümcek Adam da inanları için vardır. Bir inanç bir inançtır, kimseninki daha üstün değildir.

İzlemeni ve izledikten sonraki düşüncelerini merak etmekteyim "TheNiHiLx".

  • Paylaş
4

Solsoledo, O zaman iyilik=tanrı sevgisi mi diyeceğiz? Bu iyilik ya da kötülük kavramını basite indirgemek değil mi, ya da Tanrı'yı! Tanrıya inanmayanlar kötülükten başka birşey yapmaz mı? Ayrıca eğer varsa tanrının varlığının kanıtı, bu bir videodan fazlası olmalıdır! Diğer taraftan Einstein dinlerin belirtiği şekilde bir tanrıya inanmaz, kendi sözleriyle "“Var olan her şeyin uyumlu bir birlikteliğinde ortaya çıkan Tanrı’ya evet ;ama insanların günlük işleriyle ilgilenen, cezalandırıcı veya mükafatlandırıcı Tanrı’ya hayır” gibi bir tanrı inancı vardır. Bir başka sözünde de "bize benzer istekleri olan, kendi yarattıklarını ödüllendirip cezalandıran bir varlık olamaz" demiştir.

Adem Şahin, aistein ne derimki önce kendi varlığını sorgulasın nasıl oluştuğunu yda niyee bu dünyada olduğunu sonra yaratıcıyı sorgulasın kendini açıklayamayan ve kendini anca yaratıcı sayesinde açıklayan biri nasıl olurda yaratıcıyı sorgular gülerim aistein na

Muhammet Bozkurt, Kutsanmış iyi ya da lanetlenmiş kötü yoktur.İyi ve kötü sadece yorumdur.Yani aslında iyi, kötü kavramlarını kullanarak ne tanrının varlığını nede yokluğunu kanıtlayamazsınız.Bu yolla kanıtlamaya çalışmakta sadece gevezelik olur.

Ceyhun Çakar, İçeriği hakkında yorum bir yana bu video sahte. Einstein dinsel görüşlerini gizlemiş biri değil ve kendi kitaplarında yazıyor. Aşağıda İngilizce'sini yazdığım alıntı Einstein'dan ve genel anlamda inancının özüdür. Çevirebildiğim kadar çeviriyorum.

"I believe in Spinoza's God who reveals himself in the orderly harmony of what exists, not in a God who concerns himself with the fates and actions of human beings." 1954

"Ben kendini varlıkların düzenli uyumunda gösteren Spinoza'nın Tanrısına inanıyorum, insanların iman ve eylemleriyle uğraşan bir Tanrıya değil. "

Allah'ın Allah'ı

Mazeret Safsatası (Special pleading) mantık hatası hakkında:
Bir "Darkmatter2525" animasyonudur:
  • Paylaş
15

Solsoledo, Güzel açıklamış, ama sonuna kadar izlemek gerek. Uzun diye yarıda kesmeyin seyretmeyi...

Gökhan Çancılar, Richard Dawkin'den okumuştum bu paradoksu. Bu animasyonun sonu harika olmuş. Tam yerine bağlanmış.

Yolalinda, videonun adını veya linkini yazabilir misiniz?

Ayhan Şimşek@yolalinda / Animasyon sahibinin diğer çalışmaları için Youtube kanal linki:youtube.com/user/darkmatter2525

Yolalinda, teşekkürler

Ayhan Şimşek, aksine ben teşekkür ederim video ile ilgili bilgi eksikliğini ikaz ettiğiniz için.

Şaman, Çok beğendim.

Ayhan Şimşek, Bu videonun altyazılarını düzenleyen GreenerNautilus isimli kişinin YouTube kanal linki. İncelenmesini tavsiye ederim.
youtube.com/user/greenernautilus

Yoldan Geçen, Çok saçma. 5 yaşında çocuk ancak Tanrıyı böyle düşünür. Ya da kendini, doğayı varoluşu, bilimsel bulguları, hayatın ilerleyişini hiç sorgulamamış insan.

Gökhan Çancılar, Evet haklısınız bir çocuk kafasında dogmalar, tehditler olmadığından buna benzer bir düşünce yapısında olur. Kesinlikle katılıyorum.

Yoldan Geçen, Tehdit görmüşseniz ben de size hak verebilirim. Keşke "aşk" ı görsek hepimiz.

Ayhan Şimşek, Siz aşk'ı gördünüz mü, syn @yoldangecen

Ayhan Şimşek, şayet gördüyseniz yaşadınız mı, yaşadıysanız nasıl bir AŞK hissiyattı bu, yoksa sadece okuduğunuz bir yerden turist alıntısı mı bu yaptığınız?

Yoldan Geçen, Bazen göremiyorum, bazen az, bazen de çok yoğun. Aşkla bakamadığımda, yada aşkla gösterilmediğinde göremiyorum sanırım. Ama yanıtımda kastım gözle görmek değildi, tehdit görmenin zıttı şekliyle o muhteşem enerjiyi hissetmeyi anlatmak istedim. "Aşkı Hissetmek"

Ayhan Şimşek, teşekkür ederim cevabınız için.

Tanrının var olduğuna inanıyorum. "Vardır, yoktur" yerine "inanıyorum, inanmıyorum" demeyi daha doğru buluyorum. Neden olarak sadece öyle hissettiğimi, yaşadıklarımın beni bu sonuca götürdüğünü ve böylelikle bir üst akıl olduğuna inandığımı belirtebilirim. Zira bana göre var olan nedenlerin karşıt görüşleri var ve ispat edilebilecek bir konu değil. Yalnız aklıma takılan bir nokta var; inanları da anlıyorum inanmayanları da; bir tek "kesinlikle yoktur" diyenleri anlamıyorum. Bana göre, bu kadar net konuşmak için her şeyin başlangıcını ya da bir başlangıcın olmaması durumunun çözülmüş olması gerekiyor.
  • Paylaş
Yoktur. Neden kısmına girmiyorum, o olduğunu iddia edenlerin mes'uliyetinde.
  • Paylaş
18

Adem Şahin, sizi biliyorm akıllı ve zeki birisiniz sizce neden insan beynine başka bişey değilde bi yaratıcı programlandırılmış niçin insanlar vaar oluşun arkasında başka bişey değilde bi yaratıcı arıyo mantığımız düşüncemiz niye başka bişeye değilde bi yaratıcıya gidiyo aslında sorıyu soran arkadaş niçin başka bişey değilde yaratıcının olup olmadığını sorguluyo aslında insanı yeryüzünde anlamlı kılan tek şey yaratıcıdır ve şuan farkında olmasakda bize bu yorumları yaptıranda yaratıcı kendi varlığını bile açıklayamayan insan beyni evrende başka bi yol bulamayıp bi yaratıcıya gidiyo tanrı kesinlikle vardır

Şaman, Bu bir fikir sorusu, herkes kendi fikrini yanıt olarak yazıyor. Sonuçta tanrı bir inançtır, inananlar var diyecekler, inanmayanlar yok diyecekler. İnananlar varlığını tartışmak isterken inanmayanlar da yokluğunu tartışmak istemeyecekler. İnanmayanlar bir yaratıcı, sığınacak bir güç vb.'de ne arıyorlar ne de ihtiyaç duyuyorlar. Ben inanmayanlardanım bu nedenle müsaadenizle bu tartışmayı başlamadan sonlandırmak istiyorum.

Adem Şahin, tabiki seçim sizin ama size diğceğim son söz bişey sizi kararsız bırakıyosa ve düşündürüyosa gerçektir ölümün nezaman geleceği belli olmaz size önerim hala hayatta iken zamanızızın kıymetini bilin tabiki seçim sizin saygılar

Şaman, Bu bilme hissi ve kendini üstün görmeyi de din veriyor insanlara, Benden daha çok zeka, bilgi ve tecrübeye sahip olduğunuzu düşünüp bir de nasihat veriyorsunuz. Bakın ben 47 yaşımdayım, dört dil biliyorum, dalımda ülkenin en iyi üniversitesini bitirdim, hiç gezmediysem 20 ülke gezdim, hiç okumadıysam sizinki de dahil 3000 kitap okudum ve size bir nasihat vermiyorum. Sanırım alçak gönüllülük de dinsizlikten geliyor. Ben kimsenin dinine karışmıyorum, yol yakınken bir yere sapmasını da istemiyorum. Ben insanların dininden önce ahlakıyla ilgileniyorum. Bir sürü dindar ahlaklı insanın yanı sıra bir o kadar da ahlaksızıyla karşılaştım ahir ömrümde. Merak etmeyin ahlaksız ateist de gördüm bir sürü ama onların da bir sürü ahlaklısını gördüm... Yalnız arada bir fark var, ateistleri dindar yapmaya çalışan , ateistlerin hayatına, fikirlerine müdahale eden bir sürü Müslümanla karşılaştım ama bir dindarı ateist yapmak isteyen dindarın inancına, ibadetine, hayatına, fikirlerine karışan tek bir ateist görmedim. Dindarlar diğerlerine karışmamayı öğrendikleri gün en azından Müslüman coğrafyasına barış gelecek...

Adem Şahin, şaman bey ben size sadce küçük bi öneride bulundum sizi aşşalıycak kıracak bişey yazdığıma ananmıyorum bunu nasiat olarak anladıysanız inanın yannış anlamışsınız üstelik ben oarad kendimi üstün görmedim sadce kendi düşüncemi söyledimtabiki bu ülkenin sizin gibi okumuş kültürlü akıllı ne yaptığını bilen insanlara ihtiyacı var saygı duyarımayrıca ben ateislein dine saldırılarını facede twitır da çok gördüm ayrıca bu kendini süper medeni çağdaş insan zannedenlerin dindar müslüman insanları hakir görüp yerden yere vurduğunuda çok gördüm şunuda söyleyim dünyada ençok hedef alınan ve saldırıya uğrayan müslümanlardır saygılar

Hakan Kubaliç, Ben Şaman Bey'in yazdıklarını sonuna kadar destekliyorum. Hatta ne düşünüyorsam Şaman Bey bunu net bir şekilde ifade etmiş. İnsanlar cevaplarını veremedikleri şeylerde topu hemen yaratıcıya atıyorlar. Çünkü en kolay cevap yolu bu. Toplumları yönlendirmede ve uyutmada en etkili silah din ve tanrıdır. İnsanlar biraz önyargılarından kurtulup daha objektif bakmayı becerebilseler ve hatta sorgulayabilseler gerçekte tanrının insanları yarattığını değil insanların tanrıyı yarattığını anlayacaklar. Tanrı sadece basit beyinleri uyutmak ve yönetmek için kurnaz kişilerin ortaya attığı hayali bir varlıktır...

Adem Şahin, peki insanlar nie başka bişey değilde yaratıcıya atmış topu bilim adamlarının yüzde 90 ı yaratıcının varlığına inanıyo her halde onlar kadar zeki ve objektif bakamayız aslında insan oğlunun benliğindeki doğal arayış insanı yaratıcıya götürüyo burda vaar olmanın arkasında başka bişey değilde bunu tartışmamız bile yaratıcının varlığını kanıtlar yani yaratıcıya inanmak yada inanmamak takım tutmaya benzemez başka bir yol olmadığı için felsefi yönden fiziksel yönden bilim yönünden nerden bakarsak bakalım beynimiz yaratıcıya gidiyo beynimizin başka bişeye değilde sadece tek yol olarak yaratıcıya gitmesi bile yaratıcının varlığını kanıtlar

Adem Şahin, yada şöle söylüyüm nesillerdir insan beyni hep bir yaratıcı aramış ateşe hatta fareye tapanlar bile olmuş insan beynindeki doğal arayışa yaratıcı kavramını kim koymuş??? nie başka bişey değilde bi yaratıcı kavramıvar insan beyninde?????

Adem Şahin, bu soruyu soran ateist kardeşimizin niyeti neydi aceba???

Hüseyin Boyacı, Şaman Bey ve Hakan Bey öncelikle kişisel inancınızı saygı duyduğumu belirtmekle başlamak istiyorum. Konuşmanın gidişatında da bazı ön yargılarla, nasihatlarla ve üstün görme durumlarıyla karşılaştığınız benim de dikkatimi çekti ve bu konularda haklı olduğunuzu düşünüyorum. Ancak değinmek istediğim küçük bir iki nokta var.Şaman Bey dünyayı kısmen gezmiş ve anlattığınız gibi kültürlü biri olduğunuz gerçeğini göz önüne alarak ateistleri dindar yapmaya çalışan bir sürü Müslüman gördüğünüz ve aksine Müslümanların inançlarına karışan bir tane ateiste rastlamamış olmanız bana biraz fazla iddialı gibi geldi.Sizden çok daha genç yaşımla ve inançlara saygı gösterilen bir çevrede yaşamama rağmen ben dahi iki tarafın da şiddetli misyonerlik çalışmalarına maruz kaldım ve kalanları gördüm. Nasıl ki tüm Müslümanları inançlara saygılı diye nitelendiremezsek, ateistler için de aynı durumun ateistler için de geçerli olduğunu iddaa edebilirim.2. olarak da inanan biri olarak ben de Hakan Bey in birkaç söylemine dikkat çekmek istiyorum. Hakan Bey in son iki cümlesi de aslında Şaman Bey in eleştirdiği bir grubun diğerine üstünlük taslaması değil midir ? Sizin söyleminize göre Hakan Bey inananlar objektif bakamayanlar, önyargılı olanlar ve basit beyinleri kurnazlarca uyutulanlar. Bu bence en az inananlarda olduğunu iddaa ettiğiniz kadar önyargı ve üstünlük içeren bir ifade bence.

Ben inanırken siz inanmıyorsunuz.Ya da siz inanmazken ben inanıyorum. Buradaki tek mesele herkesin eleştirdiği şeyi önce kendinde araması gerektiği.Ben inanmayanlardan çok şey öğrendim bugüne kadar. İnanan biri olarak bir sürü eksiğimi, bir sürü hatamı, bir sürü mantıksızlığımı keşfettim. Belki de en önemlisi Tanrı'ya inananlara değil, Tanrı'nın kendisine inanmam gerektiğini.Din savaşları konusunda mesela Kuran okuyan biri olarak o kitabı okuyup felsefe edinen birinin savaş çıkaracağına inancım pek yok.Şu an ezberimde olmadığı için sıralayamadığım, ama İLK SALDIRAN OLMAMAK ile ilgili bir çok emir sayabilirim.Hepimiz inanmalıyız ki savaş çıkaranlar bugün çoğunluktaki dindarları nasıl kullanıyorsa yarın çoğunluk olsalar ateistleri de aynı şekilde kullanacaklardır.Suç ne dinde ne Tanrı'da ne ateizmde ne de başka bir zararsız inançta. Tek suçlu tüm gruplarda mevcut olan güç hastası, ahlaksız, bencil, duyarsız ve daha pek çok sıfat yakıştırabileceğiniz o kesimde. Birbirimize ne kadar önyargılı olursak, o kadar onlara hizmet edeceğiz...

Farkında olmadan yazı boyunca sahip olduğum anlamsız ön yargılar varsa onlar için affınıza sığınıyorum...

Saygılarımla...

Ayhan Adanir, Bence herseyi yaratan allah cc

Şaman, Bak şu işe yahu soruya yanıtımı verdim, yine üşüşmüşler benimle tartışacaklar... Susun arkadaşlar kitapta yazıyor diye var oluyorsa Örümcek Adam'da kitapta var. Ben sizin inanmanıza karışmıyorum. Benim inanmamam sizi hiçbir şekilde alakadar etmez. Bu yapmaya çalıştığınız komik ispatları 47 yıllık hayatımda o kadar çok duydum ki, tenezzül edip okumuyorum bile. Bilimsel ispatınız varsa gelin ki yok, yani susun, soruya yanıtımı verdim, sizler de verin... Siz hiç vardır diyen bir inançlının yanıtının altına "aaa olur mu öyle şey tabii ki yoktur" diye yazan bir ateist gördünüz mü? Siz kim olduğunuzu zannediyorsunuz, bi susun da kafamızı dinleyelim... Bence Allah yok, din peygamberin yazması, peygamber de kendi kendini peygamber ilan etmiş normal bir insan. Bilimsel bir kanıt gelene kadar da bu benim için böyle kalacak... Yazmayın buna yanıt, çünkü siz bilim ve ilim arasındaki farkı bilmiyorsunuz.

Hüseyin Boyacı, İnploid gibi bir sosyal paylaşım ve tartışa ortamında cevabınızın altına düşüncelerimizi yazmak gibi bir saygısızlıkta bulunduğumuz için kusura bakmayın Şaman Bey. Bu saygısızlık için özür dilerim. Size, sizi bizden üstün kılan bilimsel bilgileriniz eşliğinde ve sizin gibi üst seviyedeki arkadaşlarınızla mutlu bir hayat ve kaliteli tartışmalar dilerim... Saygılarımla...

Şaman, Özür dilemenize ne gerek vardı. Kendini üstün gören ve bilgiçlik taslayanların kimler olduğunu okumak için farenizin tekerleğini hafifçe ileri doğru ittirebilirsiniz. Bir bakın vardır yazan herhangi birinin yanıtının altında herhangi bir ateist "Hadi oradan yoktur, sen ne bilirsin ki" yazmış mı? Tersi ama bolca mevcut. Hani inanıyorsunuz falan da biraz da dürüst olun, biraz vicdan sahibi olun, biraz bakış açınız olsun. Veeee kimseye de misyonerlik yapmayın. Ya da yapın ama bana yapmayın, dört nesildir ateist olan bir ailenin çocuğuyum, boşa vakit harcıyorsunuz. Nasıl ki siz inananlar biz inanmayanları aşağılayarak kabulleniyorsanız ki hoşgörmek bu demektir. O kadar da inanmayanların umurunda değilsiniz. Bütün bu yukarıda yazılanları son 47 senemde her sene 20 kere duymuş olsam 900 defa kadar duymuşumdur, yine de inanmıyorum. Kimse inanana karışmazken hem inanana misyonerlik yapıp hem de kendinizi mağdur göstermeniz çok mantıklı gelmedi doğrusu bana... Farkındayım birisi Allah yoktur deyince canınız yanıyor ama bu soruya daha yumuşak cevap verilemez ki, nasıl ki vardır kati bir cevapsa yoktur da kati bir cevap. Soru sorulmuş ben de herkes gibi yanıtımı vermişim, beni imana getirmeniz için değil sadece soruya yanıt vermek için...

Hüseyin Boyacı, Yazdığım bütün cevaplar içinde size misyonerlik yaptığımı düşündüren bir tek cümle yazar mısınız ?

Şaman, Haklısınız, siz misyonerlik yapmamışsınız ama bu üstü örtülü aşağılamayı, kinayeyi hak edecek bir şey de ben yazmamışım: "Size, sizi bizden üstün kılan bilimsel bilgileriniz eşliğinde ve sizin gibi üst seviyedeki arkadaşlarınızla mutlu bir hayat ve kaliteli tartışmalar dilerim..." Neden bana üstünlük taslıyorsunuz? Sizce sizin inancınıza göre siz daha değerli bir insan olurken ben daha değersiz mi oluyorum? Bu mu bizlerden görmek istediğiniz muamele? Hoşgörünün tanımı aynen budur; beğenmiyor, istemiyor, yanlış olduğunu düşünüyor, tasvip etmiyorum ama tahammül ediyorum.

Şaman, Adem Şahin'in yazdıklarını okursanız sizin paylaştığım cümlenizin haricinde daha kimlerin üstünlük tasladığını görebilirsiniz. Biz ateistler için biz inananlardan ne üstünüz, ne de onlardan aşağıyız. Biz hoşgörmüyor, kabulleniyoruz.

Hüseyin Boyacı, İlk büyük yazımı da okursanız sadece sizi değil diğerlerini de eleştirdiğimi ve sizde haklı bulduğum yanları paylaştığımı da görebilirsiniz. Bununla beraber sadece size yapılan haksızlıkları eleştirme şeklinizin eleştirdiğiniz şeylere benzediğini belirttim. Tabi tüm bunların anlaşılması için önce yazılanların okunması gerekiyor...

Ben tanrının varlığına meleklerine kitaplarına ve peygamberlerine inanıyorum mükemmel bir evreni bilim yapamazdı ve yapamayacak tanrı ol der ve olur. O istemez ise olmaz. Kişisel görüşümdür, saygılar.
  • Paylaş
2

Hakan, Allah bilimden müstesna değildir bilimde elbetteki onun izni ve emri ile yaradılış içindeki görevini yapmaktadır diye küçük bir itirazım var. Geri kalandan tamamını beğendim yazdıklarınızdan.

Önder Çelik, "onun izni ve emri ile yaradılış içinde ki görevini yapmaktadır" güzel bir anlatım olmuş, eksik kısmı tamamladığın için teşekkürler, senle aynı görüşteyim.

Vardır.Ben inanıyorum. "İnanma" eylem itibariyle kanıtlanması gereken, kesinlik içeren bir "biliyorum" ifadesi değildir.Dolayısıyla "biliyorum" değil ama "inanıyorum". Ancak şüphe çok iyidir. Bu aşmada doğruya götürür seni. Önce tanrının varlığı ile ilgili kitapları ve bu arada ateizm, agnostizm, pastafaryan vs. Tanrı'nın yokluğunu açıklayan kitapları ve var olduğu ile ilgili kitapları da okumak gerekiyor bence. Sonrası Zebur'dan başlayarak Kuran'a kadar mealleri okumalısın, okudum. Bu konuda kimse sana "kesinlik" veremez.Ama söylediğim gibi ben inanıyorum.
  • Paylaş
Bilmediğimiz şeyler çok fazla. En azından bilimsel veya felsefi olarak. Tanrı var mıdır da bunlardan biri. Ama mantık yürütünce bu kadar zeki insanlar yaratan tanrı, nasıl baştan beri var? Tesadüfen olmuşmadı herhalde? Sonra ikinci soru gelir ki o da meşhur "tanrı varsa ve bizi zeki olarak yaratacak kadar karmaşıksa onu kim yarattı? ". Bundan sonrası inanca giriyor.

Evet bir başlangıç sorunumuz var. Ama bunun mantıklı açıklaması tanrı değil. Bilmediğimiz ne kadar şey varsa tanrıya yükledik, sonra açıkladıklarımızı kendi tarafımıza aldık, keşfetme adını verdik

"Tanrı var mıdır? Neden?"
Burada var diyenlerin bir sebep öne sürmesi istenmiş gibi anladım ama ben şöyle almayı daha mantıklı görüyorum; Varsa da neden var?

Ve niye bilinmek yerine, inanılmayı seçti? İnanan inansın, inanmayan inanmasın gibi. İnanınca işin içine ibadet, yasaklar vs... giriyor tabi. Varsan bilineceksin. Babam sizi döver deyince, baban hiç gelmiyorsa buna kimse inanmaz. Ama babanı getirirsen diğer çocuklar babanı bilir, döveceği durumladan kaçınır.

Bilmek, inanmaktan daha tutarlı. Bildiğimiz şeylere bile şüpheyle yaklaşırken, inandığımız şeylere nasıl bel bağlayalım?
  • Paylaş
2

Adem Şahin, bak dostum sen enbaşta hata yapıyosun biz daha kendi varlığımızı açıklayanıyoruz ki evreni yaratıcıyı kendi çareisiz beynimize göre açıklayalım bizdaha ne boyuta tm olarak nerede olduğumuzu bilmiyoriski yaratıcıyı kendi beynimize göre açıklayalım ayrıca yaratıcıya göre varlık sonsuzluk zaman kavramları varmıdır yokmudur ona göre evren nasıl bişeydir biz onun daha hangi boyutta olduğunu bilmiyoriski yani demek istediğim biz onun nasıl oluştuğunu bilemeyiz ve kendi beynimize göre sorgulayamayız sen kendi beynince tanrı baştan beri nasıl var onu kim yarattı diye soruyosun ama bakalım yaratıcıya göre baş yada son kavramı varmı.
tanrı neden var insan beynine göre dünyada insanı anlamlı kılan tek şey yaratıcıdır
bilmem farkındamısındır ama şu an buyorumları bile tanrı sayesinde yapıyosun soruyu soran çocuk niçin başka bişey değilde tanrı varmıdır yokmudur diye soruyo
daha doğrusu insan beynine tanrının varlığından başka bir yol olmadığını programlayan nedir niçin insan oğlu evrenin vaar oluşunun arkasında yaratıcının varlığının dışında başka bir yola gidemiyo

bizim için tanrıyı srgulamak değil önce kendimizi sorgulayalım ben nasıl oluştum bilmiyorum ben niye varım bilmiyorum evren niye var bilmiyorum vaar olmak ne demek bilmiyorum ozaman ben bu sonsuz evrende minicik dünyada çaresizim ozaman ozaman aklıma şu gelir ya ben bu çamaşır makinasını yaptıysam beni kim yaptı ben bu uçağı yapmasaydım uçak olmazdı ozaman güneş sistemini kim yaptı
sonra evren nasıl oluştu en önemlisi düşüne bilen algılaya bilen bildiklerini içinde depolaya bilen bir beyin bu bilinçsiz evren karmaşasında kendiliğinden tesadüfen oluşa bilirmi yani nerden bakarsan bak bizi aklımız bi yaratıcıya götürüyo sen yaratıcıyı ister kötü ister iyi yada başka bişey olarak göre bilirsin dine inanmamayı biyere kadar anlarım ama bi yaratıcının varlığını kabul etmemek imkansız

Hypatia Hypatia, Gökhan Bey, yazdıklarınızın çoğuna katılıyorum. Ve benim de sorduğum oluyor; "bilinmek varken neden inanılmayı seçti?" diye. Aklıma tek cevap geliyor; bilinseydi bu sınav denen durum olmazdı. Sizin baba örneğinize benzese de bence baba örneği hafif kalıyor. Zira Tanrı'yı bilip gerçekten yapılacakları ve yapılmayacakları açık açık bilirsek, "sıkıysa yapma" gibi bir durum oluyor. O zaman da bu hayatta yaşanacak bir sınav, edinilecek bir tecrübe kalmıyor. Belki hata yapamayacağımız ve olgunlaşamayacağız gibi bir durum oluşuyor.

Evrendeki biyolojik toplumsal ve fiziksel yasalar ki bundan eminiz ki Allah'ın varlığına delalet ediyor. Burada önemli olan Allah'ın varlığı sorgulamak değik kendi varlığımızı kendi vicdanımızı sorgulamaktır ve bu zincirdeki yerimizi bilmektir.
  • Paylaş
Tanrıyı bilemem ama ALLAH var onu biliyorum.neden var dersen. Hiçbirşey kendiliğnden varolamaz.demekki bir yaratıcıya ihtiyaç var. Oda ALLAH tır.
  • Paylaş
1

Brutal Code, Tanrı, Allah'ın Türkçe karşılığı değil midir? Sanki Tanrı kelimesini uygunsuz bir kelime olarak düşünen kişilerden birisiniz gibi geldi.

Bu soru, aslında sadece "insan aklıyla" cevaplaması mümkün olmayan bir soru. Şöyle ki:

Evrende yaratılan hiç bir varlık (eşya ve tüm canlılar da dahil olmak üzere) yaratıcısını tanıyamaz. Mesela bir masa, onu yaratan (oluşturan, ortaya koyan) marangozunu tanıyamaz; böyle bir kapasiteye sahip değildir. Çünkü yaratılan, her zaman yaratandan daha aşağıdır...

Bununla birlikte, evrene bakarak tefekkür etmeye (derin düşünmeye) başladığımızda - her ne kadar sınırlı varlıklar olsak da - bu muhteşem yaratılışın tesadüfen ya da kendiliğinden ortaya çıkmış olamayacağı çıkarımına da fazla zorlanmadan varabiliriz.

Aynı zamanda bizler varoluşumuz gereği akıl, ruh ve insana has kapasitelere sahip eşsiz bir türüz. Bu nedenle ruhani niteliklerimiz ve erdemlerimiz, aklımızın gücüyle birleştiğinde bizi bambaşka noktalara taşır ve yaratılışın kaynağını sorgulamak konusunda bizi olağanüstü bir derinliğe kavuşturabilir (eğer ki sağlıklı ve derin düşünme kapasitesini geliştirebilmişsek) .

İşte bu bileşim bağlamında tefekkür ederek bu muhteşem evrenin bir yaratıcısı olması gerektiği sonucuna varan insanlık için ulu ve yüce Tanrı, elçilerini göndermiş ve "din" adını verdiğimiz yaşam biçimlerini, ilahi kılavuzluklar vasıtasıyla insanlarla buluşturmuştur.
  • Paylaş
5

Ayhan Şimşek, Mahir Bey, okuması oldukça keyifli bir yanıt vermişsiniz. Beğenim bu yüzdendir.
Bu yüzden de değişik bir şey denemek istiyorum ve tamda yanıtınızı bitirdiğiniz yerden devam edicem şimdi.
***
...
İşte bu bileşim bağlamında tefekkür ederek bu muhteşem evrenin bir yaratıcısı olması gerektiği sonucuna varan insanlık için ulu ve yüce Tanrı, elçilerini göndermiş ve "din" adını verdiğimiz yaşam biçimlerini, ilahi kılavuzluklar vasıtasıyla insanlarla buluşturmuştur.
***FAKAT İNSAN;
Kendisini insan yapan meziyetlerinin farkına varıp ta; kendisi kadar beceriye sahip olamayan diğer canlı formlarını köleleştirmekten vazgeçmemiştir. Ve yine aynı o insanın yine kendini en büyük egoyla erişemeyeceği o kör noktaya köle ediyor olması da kendi ırkında bile bir paradoks yaratma çabasıdır.
Ve
Bu kaos içerisinde kazanan tek şey:
Ferah-İyilik-Huzur yolunda BENİM Allahım - BENİM Tanrım adıyla
VE
Din tarihi boyunca bitmeksizin artan Din Savaşlarıdır.
***
Peki bunca inançlı insan neden evlerinde ve dünyada neden kan gövdeyi götürürken; Neden kimse tatlı canını ortaya koymuyor.?
***
Din ile ilgili en büyük yargım maalesef ki inancını savunduğu kadar canlı ırkını savunmayanlar. Öfkemin büyüklüğünü buyurun siz tahmin edin! Saygılar.

Mahir Uskan Batmaz, Din, insanlar arasındaki uyum ve birlik için vardır. Eğer bir din, ihtilaf ve ayrılık vesilesi olacak ise, dinsizlik daha iyidir...

Aslında dinleri suçlamamak gerekir diye düşünüyorum. Bunun başlıca iki gerekçesi var:

İlki, yaratanın yeryüzüne gönderdiği kılavuzluğu eleştirmek bizlerin haddini aşar diye düşünüyorum. İkincisi ise, ulu ve yüce Allah tüm insanlığı sevgisinden yaratmıştır ve kuşkusuz Merhametli, Bağışlayıcı ve Acıyıcı İlah ancak O'dur. Ve O öyle merhametlidir ki, her dönem için insanlığa o döneme uygun farklı bir İlahi kılavuzluklar göndermiştir. Ancak; insanoğlu gafleti gereği sürekli bir sonra gelen Tanrı elçisini ve kılavuzluğunu reddederek O'nun buyruğunu reddetmiş ve O'nun elçisine yüz çevirmişlerdir.

Yoksa her İlahi kılavuzlukta o dönem için gönderilen elçinin son olduğu buyrulur. Bu tamamen doğrudur. Ancak; o halde nasıl birden fazla İlahi ve gerçek olan din olabilir? Bunun üzerine muhakkak tefekkür etmek gerek. Ve en öncesinde, sonsuzluk ve sınırsızlık kavramları üzerinde derin düşünmek faydalı olacaktır.

Hz.Musa, Hz.İsa ve Hz.Muhammed, kutsal kitaplarında kendilerinin "ilk" ve "son" olduğunu ifade eden ayetlerin nazil olmasına vesile olmuşlardır. Allah'ın sözü ve buyruğu çelişmeyeceğine göre burada artık derinlere dalmak gerekir...

Ayhan Şimşek, Yanlış anlaşılmasın diye ekliyorum.
Son cümlemde bahsettiğim öfkenin tanımı; ülke yönetimlerinden sorumlu olan kişilerin inanç hallerine ulu orta tüm dünyada rastlanırken nasıl oluyor da bu inançlı insanlar dünyayı bu denli berbat bir yer haline getirebiliyor.
Acaba gizlenen veya eksik anlatılan bir şeylerin olması mümkün mü?
Aslen eleştirdiğim şey şu; var mı yok mu tartışması.
Var veya yok. Keza bir şey oldu ve var olduğunu su götürmez gördük. Tam da dünyanın şuan ki halinde bunca inanış şekli içinde kim ne kadar doğru olanı yaptı?
Dünyanın %2'si hiç bir şeye inanmıyor diyebilir miyiz? ve desek ki kalan 98 bugünkü dünyanın sorumlusu olarak kutsal kitaplarda yazılanlara uymayanlar.
Bu noktada kim yanlış?

Mahir Uskan Batmaz, Kesinlikle yanlış anlamadığım gibi samimiyetinize de inanıyorum.

Aslında bu noktada tek gerçek sorumlu bireyin kendisidir. Yaratıcı herkese O'nu tanıma kapasitesi bahşetmiştir. İnsan ruhu, olağanüstü meziyetlerle donatılmıştır. Kişinin gerçeği araması; zan ve kuruntudan sıyrılıp yaratıcının bugün yeryüzüne indirdiği İlahi Kılavuzluğu bulmak için samimi bir şekilde çabalaması gerekir.

Eğer gerçekten gayret gösterirse ve kalbi temizse, Her Şeyi Bilen Hikmetli Sultan o arayıcıya yardım eder. Siz gerçekten böyle bir arayış içerisinde misiniz? Bence buradaki kilit soru budur.

Ayhan Şimşek, Bana göre bu kilidi açacak tek anahtar nefes alan dünyada saklı.
Ya istisnasız tüm canlı formları birbirinin yaşan alanına ve tarzına saygı duyar veya işte dünya böyle öncül cehennem olarak kaynamaya devam eder.
Sıcağı gerçekten hiç sevmiyorum.

Hepiniz için bir meme hazırladım. Buyrun...

Tanrı
  • Paylaş
4

Ayhan Şimşek, 'Hepiniz' dediğinize göre sormam gerekiyor; İngilizce bilmiyorum paylaşımınızın Türkçesi ne anlama geliyor?

İbrahim Aydın, "Savaşlar, açlık, fakirlik, iklim değişikliği gibi gerçek dünya problemleri hakkında bir soru sorarsın, kimsenin umurunda olmaz. Tanrı'nın varlığı hakkında bir soru sorarsın, -ki kimse kimseyi ikna edemeyecektir, herkes aklını yitirmişçesine atlayıverir." Batman filminden ilgili sahneyi de bilmek gerekir. 9gag takip edenler bilir..

Ayhan Şimşek@noldor teşekkür ederim açıklama nezaketin için.

Gökhan Akhilleus, Hastayım bu Jokere :=)

Carl Sagan şöyle söyler,
"Kanıtın yokluğu yokluğun kanıtı değildir" ve "Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıt gerektirir.".
Ayrıca, tanrı fikrinin varlığını öne süren kişiler aynı şekilde onun varlığını ispatlama gayretini de göstermek zorundadırlar.
Ne demiş düşünür: Müddei, ispatla mükelleftir.
  • Paylaş
4

Hakan, Carl abinin ispat standartı ne acaba. Dokunmak? Görmek? Teşhis? Ölçmek? Bu abiler biz maliyeciler gibi çok içip çok konuşuyor :-)

Erdem Arslan, Son satır da açıklayı yapmıştım ama.. :)

Hakan, Müddei erişilmez olunca demek ki? Öyle oldu. :-)

Ergün Tuna, Bilim ; gözlem ve deneye dayanır...Tanrıyı labaratuvara getirip, ispatlamayacağına göre...inkar da edemez...Yani...siz anladınız onu...

Bir şeye inanmak ile bilmek aynı şey midir ? 5 yaşında gulyabaninin varlığına inanıp, karanlıkta kalamayan bir çocuk için... Gulyabani diye bir şey yok mudur? Bir çocuk Gulyabaniye inanıp, daha sonra öyle bir şey olmadığını öğrenip bilemez mi ? Bu kadar inançlı olmalarına rağmen, içinde ne yazıyormuş diye merak edip okumayan insanlar ile bir şeyin var olup olmadığını tartışmak, sanki biraz zaman kaybı gibi geliyor bana... Sonra google 'dan bakara makara olayına dönüyor bu durum... Nasıl afrikada aç kalan çocuklar, tecavüze uğrayan insanlar allahın yokluğuna kanıt değilse, var olan güzel şeylerde varlığına kanıt değildir. Bu sorunun bende ki cevabı da budur.
  • Paylaş
2

Birkan Aydin, Tanıryı bulmaları için, neden çocuklarımızı camilere gönderiyoruz... Yaz okullarında, biyoloji, kimya öğrenirken bulamazlar mı tanrıyı ?

Mahir Uskan Batmaz, Çok güzel bir alt yorum olmuş. Tanrı'nın gerçekliğine inanan bir insan, her hayırda, şerde, bilimde, teknolojide, savaş, barışta ve aklımıza gelebilecek her türü iyi-kötü şeyde O'nu bulabilir. Eğer bulamıyorsa, inancını gerçekten sorgulaması gerekir diye düşünüyorum...

Evet Tanrı/Tanrıça diye bir kavram vardır.
Mesela Hint mitolojisinde yaratıcı tanrı Brahma, koruyucu tanrı Vişnu ve cezalandırıcı tanrı Şiva vardır.
Çin mitolojisine göre yeryüzü bir yumurtanın içindedir, sonra Pengu gelir ve kabuğu kırar..
Mısır mitolojisine göre tanrı Re-Atum'dan önce yeryüzü karanlık bir kaosun içindedir..
Roma mitolojisinde Dünya Tanrıçası Ceres'tir.. Aşk tanrısı ise hepimizin bildiği Cupid'dir.. Ve böylece varoluşumuzun özünü ve temelini oluşturan kavramları açıklamak, aydınlığa kavuşturmak için hayatımızın en önemli elementlerini temsil eden Tanrı ve Tanrıça'lar yaratmış olduğumuzu anlarız.
Önceleri yağmuru yağdıran, şimşek ile gazabını gönderen Tanrıların babası Zeus'a, denizi coşturan, sellerle gazabını gönderen Poseidon'a adaklar adayan Yunanlılar şimdi neden kilisede mum yakmayı tercih etmektedirler?
Gökyüzünün en yüksek katında âlemi yöneten ve güneşi temsil eden en yüce tanrı Kara Han ile yeraltındaki Cehennem'in yöneticisi olan Yağzız Han'ı en büyük iki Tanrısı olarak atayan, doğanın dengesine ve kurallarına itibar eden naturist Türkler neden şimdilerde camilere gidip bir göktaşının olduğu yöne doğru secde ediyor, Şer i kurallara sempati duyuyor.. ?
Mitolojik hikayeler içlerinde yalnızca ilahi ve ulaşılamaz karakterleri barındırmazlar, o toplumun kültürü ve psikolojisiyle paralel bir şekilde değişir ve evrimleşirler.
Semavi yani Allah tarafından atandığı düşünülen dinlerin yazılı hale getirilip topluma dağıtılmasından önceki süreçte yazılı olmayan, ağızdan ağza yayılan söylencelerden beslendikleri aşikardır.Semavi dinlerin kutsal kitaplarını psikanalitik açıdan incelediğimizde yapısal olarak mükemmel olduklarını, insan zihninin o soyut önerme sonrasında soracağı bir sonraki soruyu bilecek kadar gelişmiş bir sistemlerinin olduğunu görürüz. Kutsal kitapları okuyunuz, o dönem insanını, kültürünü, hayat şartlarını, nelerden korktuğunu, nelerden nefret ettiğini, kimleri öldürmek kimleri sağ bırakmak istediğini görebileceğiniz mükemmel kaynaklardır.
Evet Tanrı vardır, biz olmasını istediğimiz için.

  • Paylaş
Pekala bunu sen istedin. O zaman bana bunları açıkla ondan sonra diyaloğa geri dönelim.

NOT: DİYANETİN RESMİ SİTESİNDEKİ TÜRKÇE MEALİNDEN HEPSİNİ TEK TEK KONTROL ET. ETMEDEN GELME.Kİ DİYANET RESMİ BİR KURUMDUR. ORTADA SAVCILIK VAR. KİMSE KAFASINA GÖRE BİR ŞEY UYDURAMAZ. BİR TEK KELİME BİLE ŞAŞMIYOR.
notu oku ve buyur:
  • Paylaş
İlk olarak soru tanrı gerçekten var mıdır yoksa insanoğlunun ihtiyaç sonucu yarattığı bir kavram mıdır olsaydı çok daha az tartışma yaşanırdı eminim.

geçmişte insanın anlayamadığı bir çok şey oluyordu, bilim günümüzdeki kadar ilerlememişti ve insan doğası gereği merak ediyor ve korkuyordu. Bunun sonucu bir koruyucuya bir açıklayıcıya ihtiyaç duyuyordu.ilk başta doğa ana vardı, gök tanrı vardı sonra tanrılar oldu en son tanrı(allah) oldu merak ettiğimiz her şeyin cevabı.
fakat günümüzde bilim ilerliyor ve eskiden sebebini 'gökten inen kutsal kitaplarla' ruhban sınıfı ile açıklığa kavuşturduğumuz birçok şey gerçek sebebi ve sonucuyla ortaya çıkıyor. Hatta bence bu yüzden ateistler giderek artıyor ve zekamız ile bilimsel açıklamalar dışında bir şeye ihtiyaç duymuyoruz.
  • Paylaş
15

Adem Şahin, dinin yanında bilim hiç birşeydir beynimiz daha kendi varlığını açıklayamıyor sence bu sonzuz evrende bilim nekadar ilerleye bilir bilim bişeyi yoktan var edbilirmi senin bilim dediğin bizim beynimizin kendine göre buşları ve teorileridir oysa ki beynimiz insandaki kişilik farklılıklarını bilgileri nasıl içi,nde kkorudunu insandaki duygusallığı açık layamıyor ama din açıklıyor dine göre bu ruhtur bilim ölüm öncesini ve ölümden sonrasını açıklıyamaz ama din açıklar insan beyni niye biyaratıcının varlığına göre yaratılmıştır düşünce şeklimiz niye başka bişeydeğilde bizi yaratıcıya götürüyor niye evrende ve beynimizde yaratıcıdan başka anternatif yok bilim insanın ve herşeyin niye vaar olduğunu naçıklaya bilirmi hiç bişey amaçsız değildir bizim yaşamamızın amacı ne bilim açıklasın sadce güneş sistemimizin dışına çıkmak ışık hızıyla 5 ışık yılı sürüyo yani 5 tirilyon yıl oda ışık hızıyla yani evreni bizim keş vetmemiz imkansız bilim dünyanın dönüşünü 1 sn olsa durdura bilirmi ölüyü canlandıra bilirmi yani dostum bişeyi açıklamak için içini dışını ne anlama geldiğini nerede başlayıp nerede bittiğini nasıl oluştuğunu nasıl biteceğini bilmemizlazım biz evrenin hiç bişeyini bilmiyoruz evrenin dışında ne olduğunu onun dışında ne olduğunu bilmiyoruz bilmeyede ne beynimiz ne ömrümüz yeter yani evrende bu küçücük dünyda çaresiziz on sene yağmur yağmadığını düşün yada dünyanın güneş sis teminden çıktığını düşün yada yemek yemeden su içmeden yaşaya bilir misin hayır ölürsün belliki bişey tarafından kontrol ediliyoz yani nasıl düşünürssen düşün beynimiz bi yaratıcıya gidiyo dine inanmamayı bi yere kadar anlarım ama yaratıcıya inanmamak imkansiz

Yolalinda, ne kadar çok laf o kadar az düşüncenin yaşayan örneğisiniz.

Adem Şahin, tek söyliyceğniz bumu

Ayhan Şimşek, benim ekliyeceklerim var Adem şahin bey "bu mu" ayrı yazılır.
ayrıca aşağıda ki bilim icatları haberlerimi de lütfen okuyun, fikrinizi ilgiyle bekliyor olucam.

Ayhan Şimşek, Bilim Dünyasından Haberler: İnsanı meydana getiren organik duyu organları teker teker üretilmeye başladı...
Bilim İnsanları Laboratuvar Ortamında Kulak ve Burun Gibi Organları Üretmeyi Başardı:
gercekbilim.com/bilim-insanlari-laboratu...
FELÇ BAY-PAS Yöntemiyle Tarih Olmak Üzere: tr.euronews.com/2014/07/01/felc-bay-pas-...
Fareler üzerinde denendi, istenilen organlar başarıyla büyümesi izlendi: tr.euronews.com/2014/02/06/japonya-dan-o...
HAFIZAYI SİLEN VE SAHTE ANI ÜRETEBİLEN BEYİN ÇİPİ GELİŞTİRİLDİ: haberler.com/hafizayi-silen-ve-sahte-ani...
-
Yaratıcı derken bu gerçekleri de es geçmemek gerekir.
Bu gibi gelişmeleri görünce düşünmeden edemiyorum; insan zekası kendini yaratmaya her geçen gün daha bir yaklaşırken Böyle bir zeka İnsanlığı ortadan kaldırabilir ve gayette inanabilecek şeyler yazarak İnsanlık tarihini başa alabilirlermiş gibi geliyor..N'bilim düşünmeye değer..

Yoldan Geçen, Ayhan Şimşek Bey (@zindoz98) bahsettikleriniz bilim adına muhteşem çalışmalar ve gelişmeler, ancak her birinde zaten bir canlı, bir DNA kullanılıyor. Kaldı ki DNA gerçekten çok hassas bir yapı. DNA değişimi ve kullanımı ile yeni canlılar ve canlı türleri üretiliyor ancak GDO diye tabir ettiğimiz bu canlıları yiyecek olarak kullanmak pek çok gelişmiş ülkede yasak. Bilim geliştikçe kusursuz canlılar da üretilir belki. Ama yaratmak, yoktan yaratmak? Farklı ve uygun atomların molekülleri, farklı ve uygun moleküllerin canlılık materyallerini meydana getirmesi, bir hücredeki tüm organellerin görevlerini yapmasıyla oluşan canlılık, bütün canlı türleri, minicik bir atomun fevkalade (Henüz çok azı keşfedilmiş) yapısından, bizim yok denecek ölçüde kaldığımız muhteşem evren... Düşünmeye değer.

Ayhan Şimşek, Sevgili @yoldangecen düşüncenin adı her ne olursa olsun "hiçbir sınır koymadan" sonuna kadar irdelenmesi gerektiğine hemfikir biriyim. Aynı zamanda farazi fikirlerin de felsefi açıdan önümde durmasından rahatsızlık duymamaktayım.
Düşüncelerimi bu noktadan sonra yazmak yerine 2014 yapımı bir filmi önererek son vermek istiyorum. Sevgiler. vizyonfilmizle.net/29668-evrim-transcend...
Ayrıca GDO ile ilgili söylediklerinize katılsam da Diyanet maalesef bizlere katılmamakta ve ben bunu anlamamakta:
inploid.com/t/islam-dinine-gore-gdolu-ur...

Yoldan Geçen@zindoz98 üslubunuza ve önerinize teşekkür ederim.

Adem Şahin, ayhan bey hadi diyelim insanı ölümsüzleştirdik peki ondan sonra insanların nüfusunun 50 milyara çıktığını düşünün ne olur dünya yaşanamaz bi hale gelir insanlar birbirini katleder güneş sistemindede insanların yaşaya bileceği bi gezegen olmdığına göre ne olcak güneş sisteminin dışına çıkmakta 5 ışık yılı sürüyo yani ışık hızıyla 25 tirilyon yıl bu da imkansız olduğuna göre ne olcak?
anlatmak istediğim şu biz aciz varlıklarız bilimi sadece hayatımızı kolaylaştırmak için kullana biliriz bence bizi biz yapan sadece beynimiz insan için imkansız olan tek bişey varsa oda var olmanın ne demek olduğunu bulmaktır çünkü biz bişeye dayanarak varızda diyemiyoruz yokuzda diyemiyoruz bence nasılın değil niyenin cevabını aramak daha mantıklı saygılar.

bana niye varım sorusunun cevabı olarak yaratıcı kavramının dışında kendi beyninle bi cevap uydura bilirmisin?

Adem Şahin, not. yazdıklarımı anlamadıysanız yada verecek cv yoksa alaycı bişekilde cv vermek yerine cv vermeyin daha iyi:) ben ezbere değil yaratıcı yorumlar yaparım saygılar.

Ayhan Şimşek@ademsahin Bey, düşüncelerimiz her ne kadar zıt dahi olmuş olsa, sizinle yazışmaya değer veriyordum.
Cümlemde ki geçmiş zaman iyelik eki kullanmamın sebebi dün akşam bir yorumunuzda "bu site içerisinde bulunan herkese karşı ulu orta küfür etmenizdir."
Ve hala bundan ötürü bir özür dilemediniz... Bu durumu sizin gibi inançlı ve AŞK'tan bahseden birine hiç yakıştıramadığımı bilmenizi isterim.
Bu özürü sizden okuyana kadar yorumlarınıza hiçbir şekilde katılmamaya karar verdim.
Size esenlikler dilerim.

Adem Şahin, bu sitede cv larını verdiğimiz halde dine güya soru soruyomuş gibi dalga geçerek sataşan çok kişi var benim lafım onlara biz ateizmi eleştirdiğimizde dedikleri şey şu sizene inanmıyoruz niye baskı yapıyosunuz.

Ayhan Şimşek, Afedersiniz Adem Bey,
Bahse konu paylaşımınızı "ayıbını size mal ederek" buraya taşımayı unutmuşum. Buyurun, ne yazmışsınız hatırlayalım.
-
Adem Şahin, Bayan Kuaförü · 93 puan · Pzt - 03:42
Lan şerefsizler inanmıyosanız kendinize uğraşmayın inanç larımızla yeter artık allah hepinizin belasını versin pis kafirler

Adem Şahin, öncelikle ben kimseye hesap vermem yazdıklarımında arkasındayım twitter da yutup da facede bu ateistler islamla okadar uğraşıyolarki dalga geçiyolarki görmeniz lazım bende en sonun da patladım böyle bi yorum yaptım inş bu yorumu gerekli kişiler okumuştur ayhan bey sizin gib anlayışlı sağ duyulu saygılı insanlara asla sözüm yok kesinlikle üstünüze alınmayın eğer bu msj sizi ve sizin gibi kişileri rahatsız ettiyse özür dilerim özür dilemek beni küçültmez yüceltir biliyorum herşeyden önce insanlık ama bunu başlatan ben değilim.

Ayhan Şimşek, Kazanan sevgi ve hoşgörü olsun Adem Bey. Hoşçakalın.

Yine bu saçma soru. İnternet'de hangi Türk forumuna girsem bu soru çıkıyor karşıma. Tanrının ya da tanrıların (malum tek tanrılı dinlerin bile tanrıları birbirlerini kabul etmiyorlar) var olduğu inananların bir varsayımıdır. Var olduğunun bir kanıtı olmadığı için varsayımı ben kabul etmiyorum. İnanalar kanıt olarak en sonunda büyük bir düzensizlik ve kaos içindeki evreni "bu mükemmel kainat" olarak gösterirler, öyleyse tanrı evrendir. Böyle bir tanımlamaya bir atesit olarak bile katılabilirim, evren sonuçta fiziksel bir varlık, hatta hepimizin var olmasına sebep olan varlık. Yine de yaradılışçıların fiziksel olmayan tanrısından çok farklı.
  • Paylaş
3

Celil Kan, Bir köy muhtarsız olmaz, bir iğne ustasız olmaz, sahipsiz olamaz, bir harf kâtipsiz olamaz; biliyorsun.Nasıl oluyor ki, nihayet derecede muntazam şu memleket hâkimsiz olur?

Dilara, İspat bu mu :D Muntazam değil işte zaten mesele orada.

Celil Kan, Kainattaki her canlının inek olsun sinek olsun kuş olsun balık olsun mikrop olsun vs vs her gün rızıklarının bir şekilde verilmesi bile kainattaki muntazamlığın en basit timsalidir.
Sırf bu vazifeyi biz insanoğlu yapacak olsaydı
Kainat ölü cansız hayvanlar yüzünden kokuşmuş bir şekilde batacaktı.
Kainttaki intizamı düzeni mizanı anlamak için kainatı iyi okumak gerekir.
Eğer ki bu kainatta bir intizamsızlık nizamsızlık olsaydı bir an bile yaşamak bizim için korkutucu bir hal alabilirdi. Her an bir yıldız dünyamıza çarpar, güneşin ışığı biter, yer çekimi bir an için kalkabilir vs vs.
Bunları hiç düşünmüyoruz.
Güneş her gün doğar.
Yerçekimi her an için var.
Düşünmememizin tek nedeni bu ve bunun gibi milyonlarca işler bir intizam dahilinde yapıldığı içindir.
Bu intizamı da ortaya koyan Allah tır.
Bunlar benim düşüncelerim.
Teşekkür ederim.

Evrenin yaratıcısı olan biri belki vardır, bunu bilemem, ama beni agnostiklerden ayıran nokta, bu tanrının, dünya üzerinde inanılan tanrılardan hiçbirisi olmadığını düşünmemdir. Zaten kelime anlamı olarak da ateizm, teist görüşlere karşıt olan görüştür. Teistlerin, tanrısının varlığını kanıtlamak amacıyla tanrısı tarafından gönderildiğini söyledikleri kitapları vardır. Bu; mucizeler, "bu Kur'an'da yazıyordu"lar ile onlar için tanrının varlığına delil olabilir. Ama benim için değil. Bazı insanlar körü körüne, başkasından duyduğu şekliyle inanır. Eğer bir ateist olarak tanrı yoktur, yaratıcı yoktur dersem, ben de körü körüne bağnaz bir düşünce ileri sürmüş olurum. Evren nedir? Atomlar ve atomaltı parçacıklardan oluşan ve termodinamik yasalarıyla davranışlarını anlamlandırmaya çalıştığımız, bildiğimiz en büyük şeydir. Evrendeki tüm maddelerin büyük patlama sonrası oluştuğu bilgisine sahibiz. Bu yüzden gerçek yaratıcı, tanrı, Allah, o yüce büyük patlamadır da diyebilirim. İlla ki insani özellikler yükleyip kutsal kitaplar yazdırmaya, insanlardan kendisine tapmasını buyruk etmeye gerek yok. Ama bu, o zamanlardaki bilgi seviyesini de dikkate alarak, gece gündüz bizleri izleyen kudretli ay ve güneşi tanrı olarak görmekten pek de farklı olmayacaktır belki. Nasıl astronomi bilgisi ile güneş artık bir tanrı olmaktan çıktıysa, Big Bang'i tanrı olarak gören biri için de Big Bang öncesinin bilimsel olarak aydınlatılması veya daha tutarlı başka bir teori geliştirilmesi onu tanrı olmaktan çıkaracaktır. Tarih boyunca insanlar tanrıyı kendi günlük işlerine müdahale eden, onları izleyen ama aklın almayacağı kadar büyük ve gizemli bir varlık olarak tavsir etmiştir. Şu an tek tanrılı dinlere inananlar, kendi tanrıları hariç tanrıların esas olmadığını kabul etmektedirler. Diğer bir deyişle ateistler tek tanrıcılardan bir adet daha fazla tanrıyı reddederler, arada çok bir fark olmasa gerek.
  • Paylaş
5

Şaman@godgear başlangıç için düşünceleriniz güzel yalnız ateizm tanrının varlığını reddetmek değildir çünkü var olan bir şeyin yokluğunu iddia etmek abesle iştigaldir ve aslında onun varlığını kabul etmeyi de içerir. Tanrının varlığı sizin de yazdığınız gibi sözde kutsal kitaplarla kanıtlanır, kitapların kutsallığının kanıtı da tanrıdır, dogmatik bir kısır döngü anlayacağınız. Gelelim ateizme; ateizm tanrıların (ben de tanrılar diyorum çünkü tüm tek tanrılı dinleri efsaneye göre mükemmel olması gereken tek bir tanrı yarattığı halde onları güncellemiş, başka bir tanrıya devretmiş ve hatalı ürettiği eskilerini geçersiz kılmıştır, paradoks) var olduğu "varsayımını" reddeder yani dogmatiklerce kanıt sayılan her şeyi de bununla beraber reddeder. Buna tabii ki varsayımı yapan dinler, kitapları, peygamberleri, ibadetleri, kurbanları, fitreleri, zekatları, kefeleri, haçları huçları da dahildir.

Celil Kan, Varın ispatı, yokun ispatından her zaman daha kolaydır. Bir elma cinsinin yeryüzünde bulunduğunu, bir tek elmayı göstermekle ispat edebiliriz. Halbuki yokluğunu iddia eden kimse bütün yeryüzünü, hatta kainatı dolaşıp, ancak ondan sonra onun yokluğunu ispat edebilir. Bu ise, imkansızlık çapında bir zorluk demektir. Öyleyse diyebiliriz ki; yok, hiçbir zaman ispat edilemez...

Bir sarayın kapılarından 999'u açık, biri kapalı olsa, kimse o saraya girilemeyeceğini iddia edemez. İşte inkarcı, devamlı surette kapalı olan o bir tek kapıyı nazara verip onu göstermek ister. Aslında o kapı da, o inkarcı ve onun gibi olanların gözlerine çekilmiş perde sebebiyle onların ruh dünyalarına kapalıdır. Mümin için kapalı kapı yoktur. Yeter ki gözlerini yummasın!... Zaten 999'u herkese açıktır. Hem de ardına kadar...

İşte o kapı ve delillerden birkaçı :

İmkân Delili: İmkân, birşeyin olması ile olmamasının eşit ihtimale sahip olması demektir. Günlük konuşmalarımızda da mümkün derken olabilir de olmayabilir de manasını kast ederiz. Yaratılmış olan her varlık bize şu gerçeği haykırır: Benim olmamla olmamam eşit idi. Şu an ben varsam, var olmamı yoklukta kalmama tercih eden biri var demektir. O ise ancak Allahtır.

Hudus delili: Hudus, sonradan olma demektir. Hudusun en büyük delili değişmedir. Bir varlıkta değişme varsa, bu hareketin bir ilk noktası olacaktır. İşte o noktadan önce o şey varlık sahasına çıkmamıştı. Henüz yoklukta iken var olmayı kendi kendine irade edemeyeceğine ve buna güç yetiremeyeceğine göre bu var oluş Allah’ın yaratmasıyla gerçekleşmiş demektir. Maddenin termodinamik kanununa göre sürekli yokluğa doğru kayması, kainatın durmadan genişlemesi, güneşin süratle tükenişe doğru yol alması gibi hadiseler, bu varlık aleminin bir başlangıcı olduğunu gösteriyor.

San'at: Atomdan insana, hücreden galaksilere kadar bütün kainatta, ince ve baş döndürücü bir sanat göze çarpmaktadır. Evet, bir baştan bir başa kainattaki her eser şu özelliklere sahiptir:
• Büyük sanat değeri taşır.
• Çok kıymetlidir.
• Çok kısa zamanda ve çok kolay yapılmaktadır.
• Çok sayıda olmaktadır.
• Karışık ve çeşit çeşittir.
• Devamlıdır.

Halbuki, kısa zamanda, çok sayıda, kolay ve karışık yapılan işlerde san'at ve kıymet olmaması gerekir. Ancak yapan Allah (c.c.) olursa, o zaman her şey değişir ve zıtlar bir araya gelebilir!..

Devir ve Teselsülün Muhal olması: Devrin muhal olduğu şu misalle açıklanıyor. Bir yumurtayı tavuğun yaptığını iddia eden adama soruyorsunuz. Tavuğu kim yaptı? Buna karşılık onun çıktığı yumurtayı gösteriyor. Buna göre tavuğu aradan çıkardığımızda yumurta yumurtayı yapmış oluyor. Bu ise muhaldir. Teselsül ise bir şeyin silsile halinde ta ilk noktasına kadar gidip o ilk varlığı kimin yaptığını sormak suretiyle Allah’ın varlığını ispat metodudur. Yani bu meyveyi şu ağaç yaptı, o bir önceki meyveden oldu, o da bir önceki ağaçtan. Böylece ilk ağaca yahut ilk meyveye kadar varıyor ve soruyoruz : Bunu kim yarattı diye .

Kur'an yolu devir ve teselsülden çok farklıdır. Yumurtayı kim yaptı? Yahut meyveyi kim yaptı? sorusunun cevabı, doğrudan doğruya, “Allah yarattı” diye cevap verilir. İlim, irade, şefkat, merhamet kavramlarından bir nasibi olmayan, insanı tanımayan, hikmetten, sanattan anlamayan bu sebeplerin (tavuğun ve ağacın) sonucun yaratılmasında hiçbir tesirleri olmadığı ispat edilir. Böylece devir yahut teselsül deliline gerek duyulmaz.

Hikmet ve gaye delili: Her varlıkta kendisine mahsus bir gaye, bir maksat, bir fayda takip edildiği göze çarpmakta ve hiçbir şeyde gayesizlik, manasızlık ve israf sayılacak herhangi bir durum müşahede edilmemektedir. Hâlbuki, ne madde aleminde, ne bitki ve hayvanat dünyasında, ne de eşya ve hadiselerde şuur ve idrak mevcut değildir ki, bu gayeler silsilesi takip edilebilsin. Öyle ise, kainattaki bu şuurlu işleyişi ve bu hikmet ve gayeleri ancak Allaha isnat etmekle makul bir yol tutmuş olabiliriz.

Yardımlaşma delili: Yağmurun toprağın imdadına, güneşin gözlerin yardımına koşmalarından, ta havanın kanı temizlemesine kadar, bu alem bir yardımlaşma hareketiyle adeta dolup taşmaktadır. Bu yardımlaşmayı yapan taraflar birbirlerini tanımamakta, bilmemektedirler Öyle ise bu merhametli icraatı sebeplere vermek mümkün değildir.

Temizlik: Kainattaki nezafet ve temizlik, başlı başına bir delil olarak, bize Kuddüs ismiyle müsemma bir Zat'ı (c.c.) anlatmaktadır. Toprağı temizleyen bakteriler, böcekler, karıncalar ve nice yırtıcı kuşlar; rüzgar, yağmur ve kar; denizlerde buzullar ve balıklar; gezegenimizde atmosfer, uzayda kara delikler; bünyemizde kanımızı temizleyen oksijen ve ruhumuzu sıkıntılardan kurtaran manevi esintiler, hep Kuddüs isminden haber vermekte ve o ismin verasındaki Zat-ı Mukaddes'i göstermektedir.

Simalar: Herhangi bir insanın siması, en ince teferruatına kadar kendisinden evvel geçmiş milyarlarca insandan hiçbirisine birebir benzememektedir. Bu kaide, kendisinden sonra gelecekler için de aynen geçerlidir. Bir cihette birbirinin aynı, diğer cihette birbirinden ayrı milyarlarca resmi küçücük bir alanda çizip, sonra da kendileri gibi olması mümkün, milyarlarca resimden ayırmak ve her şeyi sonsuz ihtimal yolları içinde bir yola ve bir şekle sokmak, elbette ve elbette yarattığı her varlığı, hem de hiç kapalı bir yanı kalmamak üzere bilen ve o varlığa istediği şekli vermeye gücü ve ilmi yeten Cenab-ı Hakk'ı en sağır kulaklara dahi duyuracak kuvvette bir ilandır.

Fıtrat ve Vicdan Delili: Allahı tanımanın sayılamayacak kadar çok delil ve işaretleri insanın yaratılışında, fıtratında mevcuttur. Bunlardan birkaç örnek: İnsan fıtratı ve vicdanı her nimetin mutlaka şükür istediğini bilir. Bir peygambere kavuşmuş ve hidayete ermişse şükrünü Allaha yapar. Aksi halde batıl mâbutlara tapar. Bu tapma insan vicdanın insanı zorlamasıyla gerçekleşir. Güzelliği takdir hissi de insan fıtratında mevcuttur. Sergiler, fuarlar bu his ile gerçekleşir. İnsan bu yaratılışının gereği olarak, şu sema yüzünde sergilenen yıldızları, zemin yüzünde boy gösteren çiçekleri, ağaçları, ormanları dolduran ceylanları, aslanları, denizlerde kaynaşan balıkları seyretmek ve onlardaki İlâhî sanatın mükemmelliğini takdir etmek durumundadır.

Tarih: Dinler tarihi şahittir ki, insanlık hiçbir devrini dinsiz geçirmemiştir. Batıl, hatta gülünç dahi olsa, hemen her devirde bir dine inanmış ve bir manevi sistemi takip etmiştir. İnsan fıtratına inanma duygusunu Allah koymuştur ve insan O’na (Allah’a) inanmakla mükelleftir.

Kur'an: Kur'an-ı Kerim'in Kelamullah olduğunu ispat eden bütün deliller, aynı zamanda Cenab-ı Hakk'ın varlığını da ispat eder durumdadır. Kur'an'ın Allah kelamı olduğuna dair yüzlerce delil vardır. Bunlar, Kur’an ile alakalı İslam kaynaklarında en ince teferruatına kadar mevcuttur. Bütün bu deliller, kendilerine mahsus dilleriyle "Allah vardır" derler.

Peygamberler: Peygamberlerin ve bilhassa Peygamberler Efendisi İki Cihan Serveri'nin (a.s.m) peygamberliğini ispat eden bütün deliller de, yine Cenab-ı Hakk'ı anlatan delillere dahil edilmelidir. Zira Peygamberlerin varlıklarının gayesi, Tevhid; yani Allah'ın varlık ve birliğini ilan etmektir. Öyleyse, her peygamberin kendi peygamberliğini ispat eden bütün delilleri, aynı zamanda, Cenab-ı Hakk'ın varlığına da delil olmaktadır. Bir peygamberin hak nebi olduğunu ifade eden bütün deliller, aynı kuvvetle, hatta daha da öte bir kuvvetle "Allah vardır ve birdir" demektedir.

Şaman, Bak seen yine Hz. @nurullahyazici , neyse okulların açılmasına az kaldı.

Şaman, Gavur icadı, faizli krediyle alınmış bilgisayarında kopyalaaaa yapıştır, kopyalaaa yapıştır.

Dilara, Aaa ben bunu tanıyorum, iğne ipliğe düşkün bir kişi kendisi, bir de kendi fikri yok. Kopyala ♪♫ yapıştır ♫♫♪ seç beğen ♫♪♪ kopyala ♫♪♪ yapıştır ♪♫♫♫

Ben bu konuda çok düşündüm, kesin bir yargıya da varabilmiş değilim ama eğer varsa her gün o kadar kadına tecavüz edilirken neredeydi ya da insanlar yanarak ölürken nerede? Bilinemez aslında (bkz.agnostisizm) ama insanların bir şeye inanmaya ihtiyacı var.
  • Paylaş
2

Şaman, Tüm insanlar bir şeye inanmak istemez, genelleme yapmamak lazım.

Şaman, Hep beylik sorular, hep beyli ispat denemeleri. Neden varımın cevabı zaten üremek içindir. Bilim nasılları sora sora nedene yaklaşır ve nedene bu yakınlık benim için yeterli. Ben inanmak isteyen, ihtiyaç, duyan, zorunlu olanlardan değilim. Benim tek itirazım, bu konuda herkes diyemeyecek olmanız. Ben değilsem herkes olamaz. Kim neye inanıyorsa inansın, bana misyonerlik yapmasın, inancı nedeniyle kimseyi öldürmesin, taşlamasın, kadınını dövmesin, 9 yaşında kızları gerdeğe almasın gerisi beni ilgilendirmez.

Eğer tanrı yoksa ona inananların kaybedecek çok birşeyi yok, peki ya varsa, o zaman inanmayanlar neler neler kaybedecek ona bakmak lazım...
  • Paylaş
1

Ergün Tuna, Kazanç-kayıp anlamında Tanrı inancınız varsa...olmaz olsun...cehennemin tamamı bana ait....cennet için....triplere girmenize gerek kalmadı....dağılabilirsiniz...

DİYANET İŞLERİ RAHMAN SURESİ 19. (Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiştir; birbirine kavuşuyorlar.2 20. (Fakat) aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar. 21. O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz? 22. O denizlerin her ikisinden de inci ve mercan çıkar. 23. O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz? 24. Denizde akıp giden dağlar gibi yüksek gemiler de O’nundur. 25. O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz? 26. Yer üzerinde bulunan her canlı yok olacaktır. BU Kuran-ı Kerim in çok küçük bir yeridir. burda 1400 sene öncesinden sırlar anlatılmaktadır. denizlerin suyunun karışmaması cebeli tarık boğazında mevcut olduğu kaptan custo tarafından bulunmuştur. ALLAH her daim var olandır.
  • Paylaş
tanrının olamayabilecegini düsünmek bile tanrının varlıgını gostermez mi...??
  • Paylaş
1

Adem Şahin, zaten bizi evreni açıklayan başka bir yol geliyomu aklına çok haklısın

Belki de vardır, ve biz yaratmışta olabiliriz.
  • Paylaş
Siz canım inploiderlar; Uzaydan, gökyüzünden, çevrenizde gördüklerinizden yola çıkarak kafanızda oluşturduğunuz gerçekliğini kanıtlayamadığınız ancak "Eğer tüm bunlar varsa elbet o da vardır" diye başkalarının da beynini yıkayarak sokmaya çalıştığınız o düşünceyi neden artık kendinize saklamanız gerektiğini anlamıyorsunuz? 

Sözüm meclisten dışarı, sadece hakedenlere: İnanın sıkıldım artık, inploid'de üzerinde düşünülmesi, tartışılması, yorum yapılması gereken bir soru sorulduğunda bir avuç odun kafalının ortama girip de "o öyledir çünkü Yüce Yaradan Allah_u Teala öyle buyurmuştur" diye kestirip atmasından, ve buna karşılık gelen cevaplar neticesinde anlamsız ve sorudan uzaklaştıran bir tartışma başlamasından. Siz ki eğer Allah Allah diyerek başka şeylere kafa çalıştırmaktan kaçınıyorsanız - ki eklemek isterim, çoğunluk bu şekilde kullanıyor din temasını - işte o zaman bulunduğunuz yerde aklı selim kişiler ile tartışma başlatmanız sadece an meselesidir. Ne zaman ki insanları "ot var bok var demek ki Allah var" diye baymaktan vaz geçerseniz işte o noktada sağlıklı yorumların dolaşacağı bir evren ortaya çıkacaktır. 

Dininize ne kadar bağlı olduğunuz umurumda değil ama aramızdan bazıları hakiki cevaplar arıyor burada. Gerçek cevaplar, sizlerin verdiğiniz hayallerden ve masallardan uzak, akla ve mantığa uygun gelen, kafamızdaki soru işaretlerini yok eden cevaplar. Araya giren her anlamsız hikaye bizleri bu cevaplara ulaşmaktan alıkoyuyor.

Sizlerden, hepinizden rica ediyorum. Eğer gerçek bir cevabınız yok ise, din'i kullanarak hurafeden cevaplar vermeyiniz. Eğer birisi kuşların nasıl uçabildiği hakkında soru soruyorsa, bir başkası farklı yaratıkların geçirdikleri evrimleri sorguluyorsa, birileri başlarına gelen kötülüğü anlattıklarında veya içlerini boşaltmak, belki bir çözüm aramak veya başkalarının düşüncelerini öğrenmek için çevrelerindeki kötü niyetli şahıslar ile ilgil sorular soruyorlarsa "Allah'ın işi" veya "Allah cezalarını verecek" gibi boş şeyler söylemeyin. Bırakın, konu ile hakikaten yardımcı olabilecek cevabı olanlar yazsın; birsürü gereksiz safsata arasında onların sözleri arada kaynamasın. 

Anlayışınız için hepinize teşekkür ederim şimdiden.
  • Paylaş
Bence soru yanlış sorulmuş, doğrusu şu olmalıydı: "Tanrı neden vardır?" Böylece insanlar tanrının yokluğunu değil, varlığını sorgularlardı!
  • Paylaş
1

Adem Şahin, sen neden varsın

İki karşıt görüş Tanrı varmıdır yokmudur diyaloğuna girerse hiç bir sonuç çıkmaz,çünkü iki görüş tamamen zıt, bence uzlaşma payı sıfır,inanan inanmayan birbirini rahatsız etmediği ,inacını dile getirirken karşı tarafı bir şekilde taciz etmediği sürece herkez inancını rahat rahat yaşasın.
  • Paylaş
Cevaplara bakıyorum da genelde din kitaplarından alıntılarla atışmalardan tutun, dindar- ateist tartışmalarına kadar süregiden bir tartışma...

Ya arkadaşlar ortada sorulan soru şu: Dünyayı çekip çeviren, düzeni sağlayan, insanların zihinlerini okuyabilen, her şeyin olacağını bilen gören uygulayan bir güç var mıdır yok mudur? Aslında üzerine düşünülmeyecek kadar gereksiz bir konudur ve insanların bu konudaki diğer insanların görüşünü neden öğrenmek ister doğrusu bir türlü anlamış değilim..
Kitlelere göre tüm bu soruların cevapları çeşitlidir. Hatta değil kitleler bazen kişiden kişiye göre de değişir.
Ya arkadaş bundan kime ne? Neden bir güç varlığının olduğunu bana ispat etmeye çalışıyorsun ve kaynaklarını doğrulama gayretindesin? Bunun şöyle bir cevabı olabilir. En ilkel düşünce şekliyle ; Ne kadar çok eleman toplarsan doğruluk payı o kadar artar!

Bunu hristiyan dinine mensup insanlar da yapıyor müslümanlar da yapıyor.. YA arkadaş derdin ne senin? Bir şey mutlak olarak doğruysa ; bunu inanmamız için neden tülü türlü ispat giişimlerinde bulunuyorsun?

Ateist nedir ya? Sen kim oluyorsun ki senin güç kavramına uymayan bir düşünceyi insan üretimi olan kelimelerden bulduğun bir kelimeyle kategorize ediyorsun? Senin algı yanılsamalarının onun yanılsamalarından farkı ne ? Senin mutlak doğruyu bulman mutlak da onun ki neden mutlak yanlış? Senin bizzat düşüncem var mı ki onun bizzat düşüncelerini yorumlama hakkını el almışsın?

Hiçbir şey bilmiyorsam şunu biliyorum : İnsan oğlu algılarıyla hareket eder ve her an algı hatası yapmaya meyillidir ve eminim ki örneğin her dine mensup kişi beni olumsuz eleştirecektir. Müslüman olan hristiyan dicektir , diğeri musevi diyecektir bir diğeri budist diyecektir. E zaten sorun da bu ya!!Mesele artık bir gücün tanımı veya varlığının tartışılması değil de belli düşünce kalıplarının tartışılması ve kabul ettirilmesi!!!

Sizden şunun cevabını istiyorum : Dünyada mevcut 20 bin var. BANA BUNLARDAN BİRİNİN ya da BİR KAÇININ KESİNLİKLE DOĞRU ŞEYLER SÖYLEDİĞİNİ İSPATLAYIN ; BEN DE BU İSPAT ÜZERİNE KONUŞMAMI YAPAYIM!

Sizin mantığa göre şu an bulunduğum evin içinde bir tır olduğunu söyleyen biri varsa ve ben olmadığını söylüyorsam bunu ispatlamak zorunda mıyım??

İnsanların destanları ,efsaneleri , mitoloji geçmişleri vardır. Biraz bunları genel yaşamınıza uyarlarsanız, bir şeylerin yüceleştiğini fark edersiniz. Bakınız güncel bir örnek vereyim : Osmanlı padişahları...Ya da kanuni... Güç kavramı, nasıl da köleleştiriyor zihniyetleri değil mi? Adam kılıçtan geçirerek fetih yapıyor ya da Yavuz sultan selim alevileri katlediyor sefer dönüşünde...Ama ' güç' kavramı onu ilahlaştırıyor. Hatta o akdar ki bunu Allah adına yaptığını ifade edebiliyiyor ..

Kuran ı kerim kitabının oluş dönemlerini kaç kişiniz okumuş bilmiyorum ama ben okudum... Tabi kur an da yoktu bu yazılar diyeceksiniz . YA arkadaş zaten bahsettiğim olay , Hz. Muhammedin ölümünden sonraki dönem.. Henüz naaşı kaldırılmamış... Ensarlar ve muhacirler liderliği ellerine almak için nice tartışmalara girmişler. Burada mesele 'güç'tür işte !!! Ama insanlar arası güçtür!! Gücü eline alan zamanla tanrılaşır ve destanlaşır!

Hz İsa'nın doğuşu da benzer özellikler taşır.. Hep bir yayma yayılma inandırma süreci.. YA arkadaş , o güç zaten her şeyi biliyorsa nedir bu derdiniz? Neden hristiyan olayım ? Neden müslüman olayım? Cehennem varsa gideriz yani bundan sana ne? Ha eğer öğretmek falan sevap yani bonus getiriyorsa onu bilemem.. Aklıma şu an ki kapital sistemin yaptığı sistemden başka bir şey gelmiyor kusura bakmayın!! Arkadaşını getirirsen şu kadar indirim bu kadar bonus yaparım sana....

Özünde bencillik... Özünde kişisel kazançlar... Yok arkadaş ben şimdiye kadar binlerce öğrenciye gönüllü ders verdim. Onbinlerce öğrenciye doğa kamplarında gönüllü liderlik yaptım .Halen engelliler için proje üretmeye çalışıyorum.. Planlar projeler yapıyorum... Eğer bir sevap ya da cennet vizesi almak için yapıyorsam en adiyim!!!

Benim yaşam şeklim sadece beni ilgilendirir!! Bana düşünce kabul ettirmeye çalışırsan tek ricam bu senin düşüncen olsun!!

İnsanlar zaten varoluşçuluk felsefesine göre sürekli sorgulayacaktır. Doğasında vardır bu durum. Elbette bunun sonucunda bazı kaçışlar olacaktır sığınmalar olacaktır.. Herkesin sığınma şekli, sığınacağı şeyi seçme özgürlüğü vardır buna kimse karışamaz!

Varoluşçu felsefe der ki : Yapılan birçok eylem zaten yapmak için değil, varlığı sorgulamamak içindir.. Bu yine kişiye özel bir durumdur.. İster kaçar , ister sorgular , ister artık kendince dayanılmaz bir hal alırsa da bir şeylere odaklanır..

Sakın tarihte kalan birçok insan gibi neden-sonuç kavramını karıştırmayın.. Unutmayın dinlerin oluşma süreleri belirlidir ve öncesi de vardır! Sonrasında oluşan bir inanış ya da bir kitabın nedenini sorgulamak çok gülünçtür.

İnanış, özünde çok kişisel ve basit bir kavramdır. Ama belirli kitlelerin ,cemaatlerin , kurumların inanışı dikte ettirilmelerinin sebebi maalesef acımasız bir bencilliktir!!!! Çünkü ortak bir inanç , tek liderle yürütülebilir ve mevcut dünyada göründüğü gibi milyonlarca beleş askere sahip olabilirsiniz!!

Demek ki asıl tartışma tanrının varlığını tartışmak değil ; bazı cemaatlerin ,tarikatların ya da grupların neden inandırmaya zorlamasıdır!! Bunun siyasi bir eylemden hiçbir farkı yoktur! Çünkü bir oy her seviyedeki insan için aynıdır!!
Zayıf güçsüzleri, muhtaçları hemen kandırabilirsiniz... Dolayısıyla mevcut amaçlarınızı onların oylarını alarak yapabilirsiniz..
peki yeterince muhtaç , aç insan m yok ? Çözümü çok basit!!! Önce muhtaç hale getirirsiniz , sonra da önüne ekmek verdiğinizde istediğini yaptırırsınız ve bu şekil a da göründüğü gibi bu bir devlet politikası bile olabilir!

Siyaset ile dinin bu kadar içli dışlı olmasında bile bu yatar ... Din , kitledir. Din bir toplumdur . Din sorgulanmazdır. Dolayısıyla bir toplumun liderini ya da papazını ya da imamını ayarladığınız an ; zaten o toplumu almış oluyorsunuz ! ya bunu dünyada istemeyecek bir devlet olduğunu sanmıyorum !!
Bu yüzden din önemlidir. Bu yüzden dikte ettirilmelidir!! Halbuki dünyanın en basit şeyidir ya.. Bir şeylere inanırsın ya da inanmazsın hepsi bu!!! Neden kabul ettirmeye çalışırsın ki??

Neden- sonuç karıştırmasına bir örnek daha.... Mesele derler ki o halde biz niye dünyaya geldik ya da ne için yaşıyoruz? Bir sebebi olmalı! derler... Ya arkadaşım zaten sen burada sonucu sebeple karıştırıyorsun ve inandığın için burada değilsin ; aksine burada olduğun için inanıyorsun!! Bu da yaman çelişkilerden biri...

Din mensuplarını kızdırdığımı kızdıracağımın farkındayım ama siz nasıl bana ateist deme özgürlüğünü kendinizde hak olarak görüyorsanız ben de düşüncelerimi hiçbir tarikata ,cemaate ,gurupa ,kurum-kuruluşlara bğlı kalmadan : Sadece ve sadece zihnimden geçenlerle konuşma hakkına sahibim! Bu sözlere bir gram laf edemezsiniz!


Ha bu arada bana ateist diyeceğinizi de adım gibi biliyorum .Çünkü sizin algınıza göre düşünceye uymayan kişi zira ' Allahsızdır'... İyi de 20 bin dinin hangisinin Allahına sahip değilim??????
  • Paylaş
8

Gökhan Türkeri, Kur'an-ı Kerim de "Beni anlatın" yazısı geçmeseydi boşuna dilimi neden dökerdim ? Siz müslüman olsanız bana ne faydası var ki :D yoksa asla senin dinine kötüleme yapmak istemiyorum. Kafirun Suresinde de zaten
Ey kâfirler
sizin taptıklarınıza ben tapmam.siz de benim taptığıma tapıcılar değilsiniz.ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim.siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz.sizin dininiz size, benim dinim banadır.
denmiştir.
Bu peygamberimizi kendi dinlerine çekmeye çalışanlar için Allah tarafından inmiş bir sûredir. Ama müslümanlığı yaymamız da emredilmiştir. Kötü bir amacımız yoktur.

Cem Deyupoğulları, Anadilimin arapça olduğunu ve 4 yıl boyunca dünya nüfusunun yüzde 75 ini içine alan dinleri araştırmış biri olduğumu ifade etmek isterim. Lütfen bir şeyi ifade ederken arkanıza mensup olduğunuz tüm dinin tüm inananlarını almış gibi konuşmayınız. Ya da inanmanızı gerektiren kitapta yazan alıntılarla lütfen hareket etmeyiniz. BEn , kişisel düşncelerin tartışılmasından yanayım. Ayrıca objektif bir tartışma olması da istediğim bir diğer şeydir. Konu tanrı konusu ise, bu evrensel gözlerle incelenmelidir tek bir pencereden değil!

Gökhan Türkeri, Bu kadar çok şey biliyorsunuz Peki bana müslümanlıkta doğru bulmadığınız tek bir şey söyleyin ki Kur'an da yazsın.

Cem Deyupoğulları, Bunu neden söyleyeyim ki? Bu beni ilgilendirmez.. Zira dince ' mutlak kabul' söz konusudur. Bence siz de sorgulamamalısınız. Çünkü din koşulsuz kabulü ister.
Bir de söyleyiş tarzınızdan da anlaşılacağı gibi ' doğru bulmadığınız' diyorsunuz. dolayısıyla doğruluk göreceli bir kavram olmuş oluyor zaten. Yani benim doğrum bana doğru, başkasının doğrusu da başkasına.. Burada önemli olan doğruya ulaşma şekli.... O da kişiye göre değişir. Ben objektif bir şekilde her dine eşit davranarak başladım işe... Araştırmalarım devam ediyor.

Gökhan Türkeri, Doğrudur fakat sadece söylüyorum bizim dinimizde yanlış olan hiç bir şey yok eğer bulursan banada söyle bende araştırıyım yani :)

Cem Deyupoğulları, Evet yok ve sen öyle kal!

Adem Şahin, birkere burdaki soru allah varmı değil yaratıcı varmı ikincisi soruyu soran müslüman değil ateis yorumunuzda hep dincilere yüklenmişsiniz ayrıca bu tartışmalar insanların kendi gurubuna almak değil böyle gereksiz sorular yüzünden kaynaklanıyor ayrıca biz allha menfaatlerimiz doğrultusunda değil gerçekten yürekten ve aklımızdan inanıyoruz

Çiğdem Çelik, Ateist insan dindarlardan sadece bir tane daha fazla dini reddetmektedir. Bu mu ateistleri cehenneme dolduracak davranîş.

Tanrının varlığına inanan ve inanmayan insanlar vardır, görüş farkıdır ve hepsine saygı duyulmalıdır. Ancak ben tanrının varlığının tartışılması gereken bir konu olduğuna inanmıyorum. Bu kişinin tüm hayatı; cinsiyeti, doğduğu yer, çevresi, tanıdığı insanlar, tanrı kavramından ilk kez kimin ona nasıl bahsettiği, içinde bulunduğu toplumun yaşam tarzı ve daha burada yazılamayacak kadar çok sebeple alakalı bir durumdur. Afrika'nın balta girmemiş ormanlarında yaşayan bir kabilede doğan ve tanrı kavramının hiç bahsedilmediği ya da çok farklı başka bir şekilde bahsedildiği bir ortamda yetişen bir bireyi tanrıya inanmadığı için yargılamamak gerektiği gibi, tanrı anlayışıyla yetiştirilen ve ona körü körüne inanan biri de bunun için yargılamamalı. Görüşler ve anlayışlar insan doğasına yakışır şekilde paylaşılmalı, herkes yüreğinin onu götürdüğü yere gitmeli ve kimse kimseye inancını anlatmak ve hissettiklerini paylaşmanın ötesinde ispatlama çabasına girişmemeli.İnsanları sadece düşünmeye sevk etmeli. Eğer bir şeyler tartışmak istiyorsak, bu tanrının varlığı değil, tanrı kavramını kullanarak büyük savaşlar çıkaran, kan döken, kendi amaçları için insanların duygularıyla ve iç dünyalarıyla oyuncak gibi oynayan kişiler olmalıdır.
  • Paylaş
2

Adem Şahin, peki ilk insanın aklına tanrı düşüncesi nerden niye gelmiştir niye başka bişey değilde tanrı düşüncesi geliyo niye başka anternatifyok düşünce şeklimiz niye bizi tanrıya götürüyo beynimize niye tanrının varlığına inanma bi tanrı figürü proglanmıştır?????????

Hüseyin Boyacı, Sizin zihninizde sanırım bir tanrı figürü ve diğer saydıklarınız mevcut.Bende de bir kısmı mevcut ve ben de varlığına inanıyorum. Sadece kimseye ispatlamaya çalışmıyorum ve varlığına inanmayanlara da saygı duyuyorum hepsi bu...

İnsanlar cevaplarını veremedikleri şeylerde topu hemen yaratıcıya atıyorlar. Çünkü en kolay cevap yolu bu. Toplumları yönlendirmede ve uyutmada en etkili silah din ve tanrıdır. İnsanlar biraz önyargılarından kurtulup daha objektif bakmayı becerebilseler ve hatta sorgulayabilseler gerçekte tanrının insanları yarattığını değil insanların tanrıyı yarattığını anlayacaklar. Tanrı sadece basit beyinleri uyutmak ve yönetmek için kurnaz kişilerin ortaya attığı hayali bir varlıktır...
  • Paylaş
1

Muhammet Bozkurt, İlk olarak din ve Tanrı'nın insaların uyutulması için kullanıldığına katılıyorum ama bu durum şu manaya gelmez insanlar bununla uyutuluyor öyleyse tanrı yoktur.Bu eksik bir düşüncedir.Ayrıca tanrı insanı yaratmıştır ama aynı zamanda insan da kendi algısında tanrıyı yaratmıştır.Buna fizikte etki tepki denir.

Neden dzen e bakipta herseyin bir ustasi vardir diyorsunuz tanriyi birseylere benzetmek şirk olduğunu biliyorum onun icin yeni şeylerle gelin benzetmeyin dsadece duzenin kicindan tutmuş gidiyorsunuz
  • Paylaş
İnsan ; doğar, yaşar, ölür... Her insan öldüğünde, insanda yaşatılan tanrıda ölür. . .
  • Paylaş
Yoktur. Ve olmaması durumunun nedene ihtiyacı da yoktur.
  • Paylaş
tanrı nın varlığı ıspatlanamaz. çünkü tanımı yoktur
  • Paylaş
İnsanlar ruhani huzura kavuşa bilmesi için inanmak ister öyle bir gün gelir ki her şeyi sorgular olursun Neden? Niçin? Yapıyorum gibi sorular kafanı kurcalar cevabını bulamazsın sonunda ne olacak dersin yine cevabını bulamazsın ruhani çöküşe geçersin işte bu çöküşü iyileştirmek için inanç yani inanmak vardır.Benim için Allahu teala senin için tanrı başkaları için kedi,köpek,fare ama insanlar inanmak ister ve inanır.İnsanlar
  • Paylaş
1

Abcd Efgh, Eğer inanmış olmak ve rahatlamak için inanıyorsan kendini kandırıyorsun ki çöküşler yaşa bundan daha iyi.

Nihilixin verdiği ilk linkteki ilk çelişki aslında bir çelişki değildir. Kuranın temelinde olan ve tüm güçleri içinde barındıran Allah'ın sadece kendi sölediklerini kendisini değiştirebiliceğini onun dışında kimsenin değiştiremeyeceği ve kimsenin doğruluğunun karşıtlığını söleyemeyeceğidir. Yani ilk çelişki çelişki değildir bana göre. Meleklerden peygamber olur konusundaki ayetde Melekler ve insanlardan peygamber seçtik denmmesinin başka yaşam formlarındaki hayat düzenlerinin de belirli peygamberlerinin olması sebebi ile bu da bir çelişki değildir. Yaratıcı konusunda ise onların yaratıcı olarak gördüklerini söylüyor yani orda başka yaratan olduğundan bahsedilmiyor. Gök hava konusunda ise önce yedi kat dünya katmanları daha sonra hava ve daha sonra o hava içerisinde yaşayabilicek organizmaların yerleşmesinden bahsediyor aslında çelişki değil mantık olayıdır bu da. Allah şefaat konusu da aslında gene kendi içinde tutarlıdır her şeye gücü yeten Allah ve sadece onun izin verebildiklerinin şeffat hakkı ile korunucağı açıkca sölenmiş burda da bir çelişki yok. ....... Şimdi şöyle bir durumumuz var Kuranda kalkıp da kimse yanlışlık veya başka bir şey aramasın kuranın değerlendirilmeesi gereken bunlar değildir tam tersine içindeki adaletsizlik ve vahşettir.... Kuran yazılı olarak içinde bazı gariplikleri barındıran çok dengeli bir eserdir İslam dinine inanmayanlar veya soğuk olanlar bu kitabın bu şekilde çelişkilerinden değil içindeki adaletsizlik ve saçma olan şeyler üstüne gitse bence daha iyi olur
  • Paylaş
Bizim galaxsimize en yakın galaxsi (güneş sistemi) tam 5 milyar ışık yılı uzaklıkta. Yani ışık hızıyla gidersen 5 milyar yıl sonra oraya varırsın. Düşün işte evrende milyarlarca galaxsi var. Sence sen şansa mı doğdun yoksa seni yaradan mı yarattı?
  • Paylaş
Baurdan yuzlerce insanin bana bulasacagini bile soyluyorum.Eger iyi bir insan olursam beni kariyla odullendirecek Tanrinin varligina inanmak kadar sacma ne olabilir ki.Insanlar toz kondurmuyorlar kutsal yazilara ama yazan direk o.Yok ben almiyorum .oldukten sonra vaad edilen seyler olmasaydi belki ben de inanirdim lakin bol namaz in cennetten villa ve huri getirme ihtimali uzerine hayaller kurmaktan sa oturur calisir kendi villami kendi hurimi kendim alirim ha alamiyormuyum olsun elimde olanlar bana yeter.Binlerce yildir insanligin olmayan huri villa bag bahce icin birbirlerini kesip dogradiklari yetmiyor mu.
  • Paylaş
Tanrı'nın var olduğunu gösteren yeterli delil olmadığı için var olmadığı görüşünü doğru kabul etmeyi tercih ederim...

Tabii "tanrı" ile ne kastettiğimiz de önemli. belirli özellikleri olan test edilebilir bir tanrıdan bahsedilirse o zaman "var olmadığını gösteren deliller var, o nedenle yoktur" da diyebilirim...
  • Paylaş
1

Celil Kan, Bir köy muhtarsız olmaz, bir iğne ustasız olmaz, sahipsiz olamaz, bir harf kâtipsiz olamaz; biliyorsun.Nasıl oluyor ki, nihayet derecede muntazam şu memleket hâkimsiz olur?

Tanrının olmaması iddiasında oluşan evreni düşünelim, "trilyonlarca farklı tesadüfün bir araya gelmesiyle oluşmuş bir zincir" hayır, bir yaratıcı olduğuna inanmak daha mantıklı!
  • Paylaş
aile reisi olmadan aile olmayacağına göre,patron olmadan şirket kurulamayacağına göre, yönetici olmadan futbol takımı yönetilemeyeceğine göre,başkan olmadan ülke yönetileyemeyeceğine göre,kısacası kainatı kurmak ve yönetmek için bir yöneticiye ihtiyaç vardır oda Yüce yaratıcıdır.Olabildiğince basite indirgemeye çalıştımki sen anlayasın diye.inşaallah yardımcı olabilmişimdir.
  • Paylaş
görmediğiniz sevgiliye tapılmaz :)) dünyada milyarlarca dindar açlık sınırının altında yaşarken, inanmayanlar paraları ile neredeyse aya ayak basacak durumdalar. hatta gezegen değiştirmeyi bile düşünüyorlar. nerede bu adalet? nerede bu göklerin,yeryüzünün ,bütün canlıların hakimi?
  • Paylaş
Allah vardır dosdum sen inan yeter. Zaten bu şekilde düşündüğün için şüphe edenlerden olacaksın ve bu durum seni karanlığğa sürükleyecek.
  • Paylaş
Tanrı yoktur, tanrılar vardır; gök tanrısı, ateş tanrısı, rüzgar tanrısı, dünyadaki 1 milyar müslümanı çıkardığında 6 milyar insan tanrı veya tanrılara inanıyor. İslam dininde tanrı yoktur sadece ALLAH (cc) vardır. Allah'a (cc) tanrı dersen çoğulculuk vermiş olursun, (tanrı/tanrılar) Allah (cc) birdir ve ondan başka hiç bir ilah yoktur. Allah (cc) yoktur dersen sana bir tek mucize yeter. Nefes alıyorsun bunu sana kim veriyor, hava tanrısı mı? Temiz havayı ciğerlerine alıyorsun ve anında zehirli havayı dışarıya veriyorsun ve anında önüne temiz hava geliyor. Dikkat edin en kapalı yerde bile hava akımı var. Bunu kullanıyorsun ve sonra tanrı var mı yok mu diyorsun. Tanrı diye bir şey yoktur sadece ALLAH (cc) vardır gerisinin önemi yok.
  • Paylaş
Neden bazen aynı anda kafanın içinden geçirdiklerinle dilinin konuştukları farklı olabiliyor....(ki bu teknoloji bilgisayarda bile yoktur bilgisayarlar her işi sırayla yapar...)neden gözün çözünürlüğünde bir kamera yok...ve nasıl oluyor da insanlar bu teknoloji ile bu çözünürlüğe ulaşan kamera yapamazlarken insan doğar doğmaz bu teknoloji ile donanımlı oluyor...... sence sadece bu olaylar bile insan üstü bir mucize değil mi? hayata gelmemiz mucize,şu evrende senden sadece bir tane var olması bir mucize,kalbin atarken dinlenebiliyor olması bir mucize,insan uyuyunca kalp uyumuyor bir mucize....hadi hepsini geçtim diyelim bigbang i oluşturacak o ilk atom NEREDEN GELDİ....????????işte bunların hepsi bir yaratıcıya işaret eder.....inşallah faydam olmuştur....
  • Paylaş
Bakara/106 Herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya unutturursak, onun yerine daha hayırlısını veya onun benzerini getiririz. Allah’ın her şeye kadir olduğunu bilmez misin? ( benim fikrimce burada bahsedilen önceki dinlere bir cevaptır..yani örnegin tevratta cumartesi günleri balık avlamak yasaklanmıştır anca bizim dinimizde bu değiştirilip daha iyisi gelmiştir..) Fatır/43 Sen Allah’ın kanununda hiçbir değişiklik bulamazsın. Sen, Allah’ın kanununda hiçbir sapma bulamazsın. burada ise bahsedilen yine benim kanaatimce ve kurandan anladıgım kadarıyla Allahın kanununda mana bir peygamber gönderilip onunla ve peygamberle birlikte kitap gönderilip doğru yola çağırılmaktır.. Fetih/23 Allah’ın öteden beri işleyip duran kanunu (budur). Allah’ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın. (ki burada da Allahın öteden beri işleyip dura kanunu diyor..yani peygamber ve kitaplarla doğru yola cağırmaktan bahsediliyor kanımca.) Yunus/64 Dünya hayatında da, ahirette de onlar için müjde vardır. Allah’ın sözlerinde hiçbir değişme yoktur. İşte bu büyük başarıdır. (burada ise bahsedilen Allahın verdigi sözdür.yani iyi insanlar olup iman edenlere müjdelediği cennettir.bu konuda verdiği sözde de bir değişiklik bulunamayacagından bahsediliyor.ve bir de bu ayetlerin öncesini ve sonrasını da okumak lazım.ben burda kendimce herkese tevratı,incili ve kuranı okumasını tavsiye ederim.ben okudum ve müslümanlıgı sectim.
  • Paylaş
Bu soruyu sormak için üye olmuştum görünce çok üzüldüm. Şu bir gerçek ki ona inananlar arasında bile sanki ona hiç dönmeyecek gibi davrananlar var. İnanmayanlar arasında da sanki o varmış gibi davrananlar var. Sonuç olarak ben inanmayı tercih ederim ve var olmasını içtenlikle temenni ederim. Zaten bizlerin var veya yok demesiyle de o varsa yok olmaz, yoksa da var olmaz. Bu sırra eren bana da söylesin. Kafam bunaldı hadi bana güle güle.
  • Paylaş
1

Celil Kan, Bir köy muhtarsız olmaz, bir iğne ustasız olmaz, sahipsiz olamaz, bir harf kâtipsiz olamaz; biliyorsun.Nasıl oluyor ki, nihayet derecede muntazam şu memleket hâkimsiz olur?

Bu sorunun cevabı olmaz.inanmak tamamen iman etmekle ilgilidir.akılla,bilimle cevaplandirilamaz,delillendirilemez.aslında inananların da inanmayanlar gibi aklına bin türlü soru ve çelişki geliyor.aslinda inanmayanların inanmamasın neden olan çelişkiler ortalama zeka seviyesindeki herkesin aklına takılan seyler ama iste orada iman devreye giriyor.kayıtsız şartsız iman etmek.söyle duşun bu bir sınav.sınavın konusu da ortada inanmak için akılla,gözle,kulakla tam olarak tespit edilecek bir neden yok sadece Doğan'ın ve evrenin muhteşem sonsuzluğu ve bize kadar gelen rivayetler var.boyle bir durumda inanırmışım inanmaz mısın.iste bu sınavda inanmayanlar Cok büyük bir kural hatası yapıp inanmak için somut bir neden arıyorlar.inanmak isteyen ama arada kalanlara bir yol göstereyim hani zaman zaman icinize bir inanç gelir ya iste o gün sabah namazına kalkın ve namaz kılın sonra pençeye çıkın ve duşunun.
  • Paylaş
1. Allah'a tanrı demeni tavsiye etmem. Çünkü tanrı kelimesi Hristiyanların Allah'a vermiş olduğu sıfattır.
2. Allah tabii ki de vardır. Bu soruyu sorman bile haram ve günahtır.
  • Paylaş
4

Gokhan D, Hristiyanlar yaratıcıya GOD der. Araplar ALLAH der. Türkler Tengri der. Tanrı kelimesi Tengri kelimesinden türemiştir. Şimdi aşağı doğru okumaya devam edebilirim.

Gokhan D, Ay sinirden Hristiyanlar GOD der demişim. Dili İng. olanlar der.

Gokhan D, Yani senin Allah'ın kendisine insan dilinde GOD denildiğinde, "banane be slk :p adımı de bhana :p oynmyorm " demez.

Adem Şahin, ama sonuçta bi yaratıcı var

milyarlarca olasılık bir araya tesadüfen bir araya gelip mükemmel bir uyum gösteremez..
  • Paylaş
son model bir ferrari görsen, "vay bee. ferrari ne araba yapmış diye geçiriyorsun içinden ve yapanı takdir ediyorsun. çünkü bu şaheseri bir yapan var, birisi dizayn etmiş. peki etrafına bak kafanı kaldır gökyüzüne bak. bir tane çatlak görebilecekmisin. her şey nasıl mükemmel bir şekilde dizayn edilmiş. sadece görebildiklerin bile yeterli bunları takdir etmek için. daha göremediklerin ve göremeyeceklerin hariç. Onun için kendinizi zorlayıp contayı yakmanıza gerek yok. Allah vardır ve tekdir ve eşi benzeri yoktur. buna SS inanırsın yada SS inandırırlar zamanı geldiği zaman.
  • Paylaş
2

Erdal, Dünya canlılar mükemmel bir şekilde mi yaratılmış? Sen biraz oku!

Adem Şahin, Erdal bey toprağı suyu havayı ve türlü türlü besinleri kullanarak organları yapın sonra bu organları bi araya getirerek bi canlı yapın ve buna kamare olmadan göre bilmesi için bi göz yapın sonra duya bilmesi için bi kulak yapın sonra düşüne bilmesi ve etrafı algılaya bilmesi için bi beyin yapında ondan sonra görelim insan mükemmelmiymiş değilmiymiş

peki bir sorum var .. insan rabbi olmasa bunca aklı nimeti nerden bulacak
  • Paylaş
yuh arkadasim yaa bu soru hala soruluyormu yani... bi cik disariya o calismayan beynin biraz oksijen alsin sonra beyninin calsimasi icin aldigin oksijenin nasil olustgunu dusun ondan sonra da beyninin oksijensiz calsimadigini dusun gerisi bulabilirsin dewam et cok zor deil ..
  • Paylaş
sorması bile dinden çıkarır insanı,aslında işte burası kilit nokta,din in kendisi bir dogmadır,bırakın eleştirmeyi öle bir düşünceyi bile yasaklar işte,afyonu yuttuysan bi kere bırakmazsın ,eleştirmeyi doğrumu yanlış mı hakkında yorum yapmayı bile yasaklar büyük günahlardan sayarak, boşlukta baş aşağı bak havada nasıl duruyorsun buysa zaten mantığın nedenir ki daha,havada uçan uçağıda biz yaratmadık o zaman havada nasıl duruyorsa bilinmeyen kockoca bir hikmeti olmalı demi,diyeceksinki o uçağı bile bir yaratan varsa bu dünya yı da olmalı düz mantığın la demi, o zaman o uçağı yatan bizleri bir yaratn varsa bu dünyayı ve kainatı yaratan ı da bir yaratan olmalı senin mantığınla,ama olurmu hiç o hiç doğmamış doğurmamıştır diyeceksin onun yazdığını sölediği kitaba dayanarak peki onun doğruluğunu neyle ispat edeceksin orası dogma işte,o kitap ki eleştirilmez ve tartışılmaz,o kitap ki karşı gelirsen en büyük kafilerden olursun demi,neyse 2 sayfa yazarım da boşa yazarım sen gene bildiğini söleyeceksin ve nasılsa araştırıp okumayacaksın dogmalara devam edeceksin,
  • Paylaş
 bende katılıyorum arkadaşa bence en büyük yaradan biziz.
  • Paylaş
1

Adem Şahin, ozaman Songül hnm ben bu evrenden çok sıkıldım bana başka bi evren yatarata bilirmisiniz bide ben hiç ölmek istemiyorum beni ölümsüz yaparmısınız bide anemle babam çok yaşlandı çocuk yapa mıyolar bana bi küçük kardeş yarata bilirmisiniz

siz daha kendi varlığınızı açıklayamıyosunuz nasıl yaradan biziz diye biliyosunuz egonuzumu tadmin ediyosunuz:):):)

@TheNiHiLx yıllar önce sorulmuş bir soru bu, ne kadar kitap okuyorsun yada çevrende gördüğün olaylardan ne kadar ibret alıyorsun bilemem ama bu sorunun cevabı yıllar önce delilleri ve isbatları ile verildi. Peki, senin aklın var mı? Bu soruda tıpkı senin sormuş olduğun soru gibi sıradan öyle değil mi?
  • Paylaş
Tanrı yoktur Allah vardır.

Olmayan şey üzerinden konuşmak ne kadar ahmakça demi
Yaw madem ki (tanrıdan kastın Allahsa) Allah yok yok diyorsun niye tartışıyorsun olmadığİna inandİğın birşeyden niye bu kadar rahatsız oluyorsun ; Ne kadar komik

Allahın varlığından mı rahatsız yoksa(!)
  • Paylaş
Bir hurdalığa bir fırtına girmesi sonucu, hurda parçalarının havalanarak tesadüfen bir savaş uçağı oluşturacak disiplinde kendiliğinden yan yana gelerek birleşmesi ihtimali ne ise, evrenin veya dünyanın veya insanlığın tesadüfen oluşmuş olma ihtimali o kadardır. Tesadüf yok ise, bir sanatçı olmak zorundadır, o sanatçı da tanrıdır.
  • Paylaş
Tanrı'nın varlığını ya da yokluğunu anlamanın tek yolu ''yaratılmış (yani yoktan var edilmiş) bir evrende yaşıyoruz yoksa sonsuz zamandan beri var olan bir evrende mi yaşıyoruz'' un cevabından geçer. Eğer sonsuz zamandan beri var olan bir evrenin içinde olduğumuzu varsayarsak bu durum entropi ile çelişeceğiden bilimsel açıdan mümkün değildir.
  • Paylaş
Allah vardır! ... "YARADANI"'ı görmek için "yaratılana" bakmak gerek.
  • Paylaş
Bakın dikkat edin İslam'da herşeyi yaratan alemlerin rabbi olana "ilah" denirken İlah zannedilen şeye ise "Tanrı" denir. Hatta Kuran'da; Allah'ı bırakıp bir takım tanrılar edinenlere dair uyarılar vardır. Keşke tanımlandırmaları iyice anlasak o zaman bize anlatılan batılların ötesinde bir ilah anlayışına vakıf olacağız. Ahmed Hulusi isimli biri bu durumu biraz daha ayrıntılı açıklamış video olarak isteyen izleyebilir, daha iyi tanımlandırma yapabilmek açısından. Böylece neyin aslında var, neyin yok olduğuna daha iyi bir görüş getirebilirsiniz.

  • Paylaş
6

Muhammet Bozkurt, Bana göre tamamen saçma bir açıklama tanrı türkçesidir ilah allah arapçalarıdır Kuranda da orjinalinde yüksek ihtimalle başka tanrılar yerine başka ilahlar diyordur çevirirken tanrı diye çevirmiş olmalılar.

Balık, ilah'ı tanrı diye çevirmiyorlar işte genellikle zannedilen şeyler için "tanrılar" diyorlar yani "allahlar" demiyorlar. senin isminin birebir türkçesi yok dikkat edersen "muhammed" ismini arapçadaki gibi kullanıyorsun ÖZEL İSİM olduğu için. mesela peygamber cins isimdir ama muhammed özel isimdir. ben muhammed ismine başka bir dilde karşılık bulmaya çalışsaydım bu sence ne kadar manâlı olurdu?
Bu manâ meselesini bildikleri için hangi kelimeyi ne için kullandıklarına dikkat ediyorlar. Ben bunu baz alarak dedim. Yoksa ben de biliyorum eski türkçedeki tengri kelimesinin hangi zaman diliminde hangi amaçla kullanıldığını.

Muhammet Bozkurt, Muhammed isminin sizinde bildiğiniz gibi türkçe bir anlamı var zaten bir anlamı (ve bu anlamın diğer dillerde karşılığı var) olduğu için peygambere bu isim konmuş.Bu harika ismini bir ingiliz harika adındaki birine hayranlık duyduğu için çocuğunun adını harika koyar ama great koymaz gibi bir şey.Ayrıca günümüzde Allah isminin tanrı yerine daha çok kullanılmasının ve tanrı kelimesiyle farklı bir anlam içeriyormuş yanılgısına düşülmesine neden olan durum (burada yine bence diyorum çünkü bu benim okuduklarımdan çıkardığım bir düşünce) islama geçildikten sonra arapça kelimelerin dilimizde daha baskın hale gelmiş olmasındandır.

Balık, evet arapçanın dilimizde baskın hale gelmesi de bir faktör . mesele din olunca orjinalliği muhafaza etmek mühim bence. sanırım bundan dolayı ezan arapça söyleniyor dilimizde ve mesela vatikanın resmi dili ise hâlen latince.

Muhammet Bozkurt, Bence d orjinaliği koruyalım ama bunu yaparken dini anlaşılması güç hale sokmak ya da sadece belli bir bölgenin kültüründe asimile (kültürel alış-veriş olmalı tabiki) olursak tam anlamıyla yaşarız yanılgısına düşülmemelidir diye düşünüyorum.

Balık, Öyle. Şimdi şöyle bişey var yoksa bu kadar tedirgin olmazdım. bizde türk dili ve türk milliyetçiliği öyle bir hale geldiki (harflerin latinceye dönmesine varıncaya kadar) ne kadar batıl varsa türkçe tanımlandırılarak ayrı bir kalıp haline getirildi, işin aslı ise orjinal dilinde kaldı. Mesela kuranda bahsedilen "İnsan" kelimesi arapça bir kelimedir, arapçadaki mânası ""Hataya meyilli" veya "Verdiği sözü unutan" anlamındayken Türk dil kurumu sözlüğü bu arapça kelimeyi orjinalinden alakasız bir cümle ile tanımlandırılmış. öte yandan "tanrı" birçok şey için, "allah" ise herşey için gibi iki anlam ayrımı yapmıştır fakat dayanamayıp yine Allah'ı tanımlandırırken virgül koyup "tanrı" diye kelime koymuşlardır yani doğrular açıkca ortada iken birşeylerin yanlış gittiği de bir o kadar açık..kuran çevirilerinde de benzer durumlar var mesela "biriktirilen mallar" anlamında bir sözcük "biriktirilen para" diye bir tanım getirildi. halbuki bundan yüzyıllar öncesinde "mallar" tanımı daha doğruydu çünkü para batıl olduğu gibi eskiden çok yaygın değildir.;işte aynen benzer bir durumda bu "tanrı" ve "allah" kelimesi içinde geçerli. "Tanrı" kelimesi öyle batıl şeyler için kullanıldıki yarattığı yanlış algıdan dolayı insanları uyarmak gerektiğini düşündüm. Mesela günümüzde popülaritesi yüksek hollywood filmlerinin çoğunda hristiyanlık baz alınmıştır orada inanç genellikle batıllarla temsil edilir çünkü islam'ı kabul etmemişlerdir haliyle "tanrı" çevirisi uygun görülmüştür "Aman tanrım" gibi. İşte zamanla tanrı kelimesin temsil ettiği şeyler batıllar ile anılmaya başladığı için önce bir algı düzeltmesi yapmak gerektiğini düşündüm.İslamın Orjinal manasıyla ne denmek istediği daha net anlaşılacağından dolayı. Ondan dolayı en başta verdiğim cevap bir algı düzeltmesine vurgu yaptım ve video ile cevabı destekledim. Batılları "Allah" kelimesiyle bir tutanların islamı yanlış yorumlarından dolayı diyorum.

Tanrı bana bazı insanlar için yol gösteren bir kavram bir etken gibi geliyor, dinimiz temiz olmamızı söylüyor abdest namaz bizim iyiliğimiz için ayetler yer alıyor, ama şu açıdan düşüncek olursak kişinin kendisinin içinden olursa kendi iyiliğine bazı şeyler olmadanda yapabilir, inançsız mıyım bilmiyorum belki vardır belkide yoktur...
  • Paylaş
Tanrı atatürk ün de dediği gibi siyasi bir kavramdır. Binlerce yıldır kitleleri savaşta daha performanslı ve daha güvenilir yönetebilmek ve savaşa istekli hale getirebilmek için kullanıldı. Aynı zamanda ilkel kabilelerde, doğa olaylarının halk üzerinde isyankar bir hareket başlatmaması ve dizginlenmesi için büyücülerin haberleştiği, eskisi tanrılar yenisi tanrı nitelemesi ile kullandığı bir kavramdır. Ayrıca bilim adamlarına göre inançlı bir insanın beyni korku bölümü açısından fazla uyarılmadığı aktif olmadığı gözlenmiştir. Böylece insanın her zaman kaçtığı güvensizlik ve yalnızlık korkusuna en etkili çözümlerden biridir. Yani tanrı kavramı bir gerçeklikten ziyade, insan beyninin daha iyi hissetmesi için ve yönetilmesi için kullanılan bir araçtır. Din argümanı ise kitapların içeriği bakımından çift yönlü destekleyici bir kavramdır. Kitap içerikleri aynı zamanda insanın içindeki ötekileştirme temelli nefret duygularına da hizmet eder ki, ötekileştirme vahşi zamanlarda işe yarayan ve bölgeleri hakimiyeti altına alarak yemek kaynaklarını ele geçirme suretiyle yaşam olanağına katkı yapan aynı zamanda vahşi hayvanlarda da bulunan ve sıkça kullanılan bu anlamda yararlı bi özelliktir. Bu anlamda din ve kitapların hizmet ettiği insani argümanlar çok çeşitlidir saymakla bitmez. Ama özünde insan beyninin bir hayal gücünden ve kabulünden öteye geçmez.
  • Paylaş
2

Adem Şahin, peki insan beyni var olmanın ve yaşamamızın arkasında niye başka bişey değilde bi yaratıcı hayali kuruyo düşünme şeklimiz bizi niye bi yaratıcı ya götürüyo bunu tartışmamız bile yaratıcının varlığını kanıtlamazmı?

Adem Şahin, beynimiz bize bi soru soruyo ben niye yaşıyorum niye varım niye düşüne biliyorum bu soruların bi cevabı olmalı yoksa beynimiz bize bu soruları sormaz ve bu soruları cevaplayan tek anternatif yaratıcı kavramıdır beynimiz başka bir yol bulamıyo bulamamayı geç uyduramaz bile
1)ya beynini var sayıp yaratıcıya inanacaksın
2)yada beynini ve sorduğu soruları yok sayıp beyinsiz bir taş gibi amaçsız bi şekilde yaşayıp ölüp gideceksin.
sence beynimiz bize öldükten sonra yok olmamız içinmi verilmiş?

Tanrı var mıdır? Yok mudur? Bilmiyorum. Bilseydim inançlı ya da inançsız olmama gerek kalmazdı.

Eğer varsa, insanı yaratmasının bir sebebi olmalı. Sebebi; bana kulluk etsin etsinler, bana ibadet etsinler diye geçiyormuş Kuran'da (bkz. Google :) ) O zaman maden ocağında zorla çalıştırılan kölelerden farkı kalmaz insanın. Çok büyük bir kibire esir olmuş olur insan. Yok eğer sebepsiz yarattıysa o zamanda bir kobay faresinden farkı kalmaz insanın. Yaramaz bir çocuğun büyüteciyle öldürdüğü karıncalara döner insan.


Eğer Tanrı yoksa ortada bir sorun yok demektir. İnsan kendini tanımak kendini bilmek zorunda kalır. Kendini bilen insan herşeyi bilir. Kendini tanıyan insan aslında ne kadar aciz olduğumuzun, birbirimizden hiç bir farkımızın olmadığının farkına varır. Bırakın birbirimizden farkımızın olmadığını, dünyadaki herhangi bir canlıdan daha üstün olmadığının bilincine erişir. Bahçedeki karıncayı incitmez, üstüne basmaktan kaçınır.


Bir soru sorayım. Tanrı deyince zihninizde hangi cinsiyet canlanıyor? Muhtemelen okuyan herkes aynı cevabı verecek. Bu bile bir şeyleri sorgulamak için yeterli.
  • Paylaş
1

Celil Kan, Bence Tanrı deyince insanda bir cinsiyet çağrışımı yapmaması lazım. Çünkü Tanrı senin taptığın ve de sana göre birçok yönüyle eşsiz ve üstün olandır. Sen de eğer bir cinsiyet çağrışımı oluyorsa bir kıyasa giriyorsun demektir ki bu da Tanrı kavramıyla örtüşmez. Mesela, bir marangozun yaptığı bir sehpa, marangoz ile kendisi arasında kıyaslama yapabilir mi? biraz karmaşık oldu ama kusura bakmayın

Tanrı bir tanımlama tanrı var mı ise vardır Elhamdülillah inandığım Allah var.. .
  • Paylaş
Tüm dinlere göre tanrı vardır.Bazı dinlerde çok tanrı vardır . Bana göre olması gerekmiyor . Eğer varsa ve bizimle kitaplar yoluyla iletişim kurmaya çalışıyorsa olmasın daha iyi . Hayır kitapları da zaten doyurucu bir içeriğe sahip değil . Korku ve şiddet içerikli ki buna ragmen + 13 olmayıp daha bebeklikte dayatılıyor çocuklara.
  • Paylaş
10

Şaman, Tamamen katılıyorum, zaten kitapla iletişim kurmak gibi bir niyeti olsaydı insanlar en başından okuma yazma bilerek, hatta matbaayı icat etmiş bir şekilde dünyaya gelirlerdi. Yalnız şimdi sana da dadanacaklar.

Çiğdem Çelik, Niye dadansınlar ki.Islam barış ,hoşgörü ve kardeşlik dinidir.

Şaman, Ben de anlamıyorum, var diyene kimse bir şey demiyor, yok deyince dadanıveriyorlar. Bakalım Adem Bey teşrif edecekler mi ☺

Çiğdem Çelik, Kuran okuduğum zaman çok ürperiyorum .Iyi ki müslümanken Türkçesini okumayı akıl edememişim diyorum . Neyse burayı da facebook tartışma grubuna çevirmeden susayım ben .

Şaman, Çevirebilirsin, zaten buranın keyifli olabilmesinin tek yolu bu alt yorum tartışmalarıydı, bütün geyikçi, zeki, bilgili, kültürlü insanlar küstürülmeden önce...

Celil Kan, Bir köy muhtarsız olmaz, bir iğne ustasız olmaz, sahipsiz olamaz, bir harf kâtipsiz olamaz; biliyorsun.Nasıl oluyor ki, nihayet derecede muntazam şu memleket hâkimsiz olur?

Şaman@nurullahyazici neden hep aynı şeyi yazıp duruyorsunuz? Kendinize ait bir düşünceniz yok mu? Tanrılar yok, dinler yalan, kitaplar efsanelerden derleme, peygamberler kendi kendilerini peygamber ilan etmiş kişiler. Soru sorulmuş, herkes kendi cevabını yazıyor. Vardır diyenlere hiçbir ateist de kalkıp "aa olur mu canım kitapta yazıyor diye örümcek adama da mı inanıyorsun" gibi yorumlar yazmazken yoktur diyenlerin yanıtlarının altına bu saldırgan Müslümanlar üşüşüyor. Nedir sizin derdiniz, yazdığınız zırva mı bizi dine döndürecek, tanrı inancı aşılayacak? Pastafaryanlar da uçan spagetti canavarına inanıyor diye gidip pastafaryan mı olalım? Ya da sizin kitabınızda en kutsal din budur yazıyor diye sizinkine mi inanalım? Tüm kitaplarda en kutsal kitabın o olduğu yazıyor zaten. Hadi dağılın, herkes kendi yoluna...

Celil Kan, @şaman yazdıklarım kendime ait düşüncelerim öncelikle. ikinci olarak sizin burada yazdığınız düşüncelerin size ait olduğu ne malum? Yani siz hiç bir yerde bir şey okumadan veya hiçbir kimsenin, hiçbir fikrin altında kalmadan mı bunları yazıyorsunuz!!!! Bizim sizin inancınızla ilgili bir sorunumuz yok, ama ya Allah varsa Kur'anda yazılanlar doğruysa? Biz bir şey kaybetmeyiz, ama sizin kaybedecek çok şeyiniz var. Biz bu noktalardan size faydalı olmak için yazıyoruz. Yoksa ben sizi, siz beni tanımazsınız . Benim derdim sadece kendimce inandığım faydalı ve olumlu düşünceleri paylaşmaktır.
teşekkür ederim
saygılarla

Şaman@nurullahyazici tabii ki sizin okuduğunuz tefsirler, diğer din kitapları ve birçok da bilimsel kitap okuyarak vardığım kanıya varıyorum. Yukarıdaki @godgear 'ın yanıtına yapıştırdığınız şeyi iki dakika içinde yazdığınızı mı iddia ediyorsunuz şimdi? Buyurun yine bir Müslüman yalanı. Kaldı ki dininiz adına yapılan kötülükleri, katliamları, işlenen cinayetleri, ülkedeki din tacirlerinin götünün kılı olmaları, karımı veririm diyenleri görünce bence sizlerin biraz sessiz olmanız gerekiyor. Dininizin görünen kısmı kimseye iyilik getirmediği gibi ölüm ve günah saçıyor. Yaydığınız düşünceler ne yazık aynı zehirle kirlenmiş düşünceler. Şimdi aynı argümanla gelip onlar gerçek Müslüman değil diyeceksiniz ama ben sizin o kitabı orijinal dilinden okuyanların gerçek yorumu yaptığına inanıyorum yani tefsir Müslümanlarının onlar gerçek Müslüman değil demelerine değil. Zaten Arap ülkelerindekiler gerçek Müslüman değil, güce, yalana, yolsuzluğa, savaşa, hatta kendi dininden olanların kıyımına kadar tapan Türk Müslümanları da gerçek değil, peki gerçek Müslümanlar güney kutbunda mı yaşıyor? Bence biz ateistlerin yolu doğru ve iyilik getiriyor. Sizinkisi ise Hristiyanlar ve Yahudilerinkiyle beraber sadece savaş, ölüm ve kötülük getiriyor. Bizim sizi düzeltmek gibi bir kaygımız yokken elinizdeki kötülük, kıyım, baskı, savaş saçan ayetlerle siz neden bizi düzeltmeye çalışıyorsunuz. Size ne? Dünyanın her yerinde görüldüğü üzere Müslümanlar önce bir kendilerini düzeltmeye yönelmeliler. Karşımıza barış, sağlık, mutluluk, özgürlük, ahlak getiren bir dinle gelene kadar sizin dininiz kötü kalmaya devam edecek.

Dilara@chamacon bu adam mikrop gibi her yere zehrini akıtıyor, bak bu sefer de benden sana tavsiye, bunların ne yapacağı belli olmaz. Bence artık@nurullahyazici isimli nesneye bulaşmayı bırak.

Felsefe okumanızı tavsiye ederim. Orada bu sorudan ve cevabından çokça var. Eğer felsefe deyince tüyleriniz diken diken oluyorsa, kolayı var, bu yıl (2015) eğlenceli, sade ve akıcı bir kitap yayınlandı:
babil.com/urun/felsefenin-kisa-tarihi-k. . .
  • Paylaş
Bu kadar inanılmaz bir şekilde işleyen dünyanın her yanına baktıkça bir sanatçı en güzel bir sanatçı görüyorum... Bu yüzden kesinlikle vardır...
  • Paylaş
4

Dilan Naki, Madem bu muhteşem dünyanın bir yaratıcısı vardır ve aksi düşünülemez o halde bana tanrı gibi muhteşem bir varlığın da yaratıcısını açıklayabilirsin?

Adem Şahin, bak insana göre ilk yada son yada ebedi yada ezeli kavramları olabilir ama bakalım yaratıcıya göre ilk yada son kavramları varmı biz yaratıcının hangi boyutta olduğunu b,ilemediğimiz için onu kendi çaresiz beynimize göre yargılayamayız

Adem Şahin, çok ateis sorar tanrıyı kim yarattı diye ondan önece ne vardı diye bakalım tanrıya göre önce yada sonra yada zaman kavramı varmı? sen daha kendi varlığını açıklayamayan çaresiz beynine göre tanrıyı sorgulayanssın

Adem Şahin, madem size göre heşey tesadüfen oluştu herşey anlamsız ozaman senin bu sorabilen düşüne bilen algılaya bilen duygusal düşüne bilen iyiyi kötüyü ayıra bilen beynin bu size göre bilinçsiz cansız maddelerle dolu evrende kendiliğinden mi oluştu? güldürmeyin insanı

Var.En azından benim için.Başkası beni ilgilendirmez.Benim için sadece benim inancım önemli...
  • Paylaş
Bazı bilimciler dünyanın büyük patlamadan sonra oluştuğunu iddia ederler bu bilimcilerin en büyük ortak özellikleri ise ateist olmaları peki gerçekten kaostan böyle bir düzen oluşabilir mi hemen bir örnek vereyim; suyu, tuğlayı, çimentoyu, demiri aynı alana koyun sonra orada bir patlama gerçekleştirin patlama sonucunda eğer ortaya bir bina çıkmışsa evet bir yaradanın gücü olmadan dünya oluşmuştur ama eğer bina yerine her şey tuzla buz olmuşsa işte o zaman bilinki evreni yaratan bir Tanrı var.
  • Paylaş
Bilim alanında açıklamak istersem; Yaratıcıyla(Tanrı) çelişmeyen tek bilim dalı fiziktir. Biyolojide, kimyada vs. bütün bilim dallarında Yaratıcı olmadan evrenin varoluşunu açıklayabilirsiniz. Fakat fizikte; evrenin yaratılış nedeni olarak her şeyin başlayış zamanına karar veren olarak görülür Yaratıcı. Yani kimyasal yolla, biyolojik yolla evren Yaratıcıya ihtiyaç duymaksızın ortaya çıksa bile ortaya çıkmasının nedeni olarak Yaratıcı ortaya çıkar İzafiyet teorisi de buna bağlıdır; Hiçbir şey yokken var olamaz, varken yok olamaz...
  • Paylaş
hayatımız biz zaman akışı içersinde.. durduramıyoruz... doğumlar, ölümler,mutluluklar, üzüntüler ama devamlı bir akış var... peki ne için bunlar..bunların bir nedeni yok mudur?yok olup gitmek mi?o zamn iyi nedne iyi.. herkes kötü olsun, hak yesin, ırzına saldırsın,canına kıysın, cana kıysın..eğer yaptıklarımız karşısında sual sorulmamış olsaydı, bir Allah korkusu olmamış olsaydı, halmiz nasıl olurdu? gerçekten iman etmiş insanın içinde huzur olur..bilir ki herşey Allahtan..bilir ki Allah onu görüyor..kimsecikler görmesede O görüyor...bu kötü bir şey mi?soruyla direk alakalı olmadı ama... bu sorular gerçekten rahatsız edici...başka yönden bakın istedim..Allah a inanmayan insandan korkarım... çünkü onun hayatta kaybedeceği hiçbir şey olmadığına inanırım..
  • Paylaş
1

Ayhan Şimşek, Yahu bu nasıl bir ön yargıdır. İnanamıyorum. Allah'a inanmayan insandan korkarım. Bu nasıl bir ifade nasıl bir Allah'ı şart koşmaktır. Ayrıca sizin gibi temel bir bilim dalı olan mikrobiyoloji üzerine ihtisas yapmış birinin daha rasyonel tutarlılıkta olması gerekmez mi? Lütfen eleştirimi pozitif-yapıcı bir çerçevede okuyunuz.

ALLAH ismiyle işaret edilen vardır.isim isimlenene işarettir.burda bize GÖRE soyut bir varlık düşünmemek gerekir.99 isim manaya işaret eder.ALLAH ismi hepsini kapsar.kendini ALLAH tan gayrı mkesinlikle düşünme.esas şirk budur çünkü.besmelenin anlamını öğrenmen lazım gelir.sana özel bir link vereyim bakalım ne kadar araştıracaksın.kendine iyi bak düşünür kardeş. [link]
  • Paylaş
Hava var mıdır ? Neden ? der kadar komik bir soru...!!
  • Paylaş
5

Dilan Naki, Havanın varlığı kanıtlanmıştır bayan. Hava solunur ve hava hissedilir. Bakınız: Rüzgarlar

Adem Şahin, peki rüya hissedilmiyo onu nasıl kanıtlayacak bilim yada insanlardaki kişilik değişiklerini yada beynin bi madde yınının nasıl düşşüne bildiğini yada bilgileri kafasında nasıl biriktirdiğini yada insanlardaki duygu varlığını nasıl açıklar bilim bilim bunları açıklayamaz ama kuran açıklar bu ruhtur duguda insanın imanıdır

Adem Şahin, ayrıca yaratıcının varlığı senin bu yer yüzünde varlığını anlamlı kılan tek şeydir bilmem farkındamısın ama şuan yorum yapıyorsak bu bile yaradanın sayesinde soruyu soran kişi ni ye başka bişey değilde tanrı varmı diye sormuş

Adem Şahin, yani insan aklı varolmanın sebebinin arkasında niye yaradndan başka yol bulamıyo nie yaradandan başka bi anternatif yok insan beynine yaradandan başka yol yoktur düşüncesini progrmlıyan nedir sence ni başka bişeydeğilde hep bi yaratıcıya çıkıyo kapılar çünkü aklın yolu birdir hepimiz insanız insanlara bu tanrı arayış duygusunu kim vermiştir böle bi düşünce duygu olmaya bilirdide ama var

Adem Şahin, yani yaratıcıyı ister iyi ister kötü bilin nasıl biliyosanız bilin dine inanmamayı biyere kadar anlarım ama yaradana inanmamak imkansız

olabilir de olmayabilirde; ama bana var gibi geliyor. Orhan Veli'nin bir şiiri bana Tanrı'nın var olduğuna inandırır hep. Yaklaşık şöyleydi; Atom bombasını bir gülün açmasına tercih eder olduk gibi bir şeydi. Bir bebeğin, bir çiçeğin büyüdüğünü izlemek gerçekten mucizevi bir olay. Mucizelerse insanların aklının alamadığı bir durum:) 
  • Paylaş
Chamacon bir soru sormama izin ver sana ; Evrenin düzenini yaratan kimdir ? Bunu araştırdın mı hiç yoksa ben inanmıyorum deyip salıverdin mi ?
  • Paylaş
3

Gökhan Türkeri, Tanrı anti-madde nin yaratılmasını istemezse onun yaratılması imkansızdır. O rahimdir hakimdir. Ondan üstün güç yoktur. Yoksa mısırlılar o mükemmel teknolojiye eriştikleri zaman ettikleri zulmlerden dolayı nasıl bir anda silindi tüm herşey ibretlik olsun diye de piramitler kaldı. Bizim yaratılmamızdaki gaye şu madde parçasından çok büyük bir değerde hafife almamak lazım. Bu evren bigbang tesadüfü ile oluştu biz nasıl oluştuk açıklarmısın ? Dediğine göre hayvandan farksısız tesadüf eseri insan olduk... Sadece kalbinin derinlerine in ve bak orda inanmak isteyen bi şey var neye inandığını sor sana dicek senin inandığına inandığın şeyi düşün ve gökyüzüne bak hançer saplanıyorsa kalbine Allah'ın dinini daha çok araştır. Şüphesiz doğru yolu bulursun. Burda anlattıklarımın tek amacı bir insanı müslüman yapıp doğru yola sevketmek başka bir amacım yok kötü bir amacım yok. Ne olabilir ki ? Sen müslüman olunca faydan ne olcak bana ... Allah emretti bize müslümanlığı yayın o yüzden dil döktüm kardeş yanlış anlama zorlama yapmıyorum sadece biraz daha araştır lütfen ayaklarına bile kapanabilirim bunun için inandığımın %100 doğru olduğuna eminim .

Gökhan Türkeri, Bilimsel bir gerçeklik olsaydı Tanrı herkes inanırdı önemli olan nicelik olmadan inanmak ama anlayışın için teşekkür ediyorum inşallah doğru yolu bulursun :'(

Gökhan Türkeri, Bilimsel bir gerçeklik olsaydı Tanrı herkes inanırdı önemli olan nicelik olmadan inanmak ama anlayışın için teşekkür ediyorum inşallah doğru yolu bulursun :'(

Tanrının "varlığı" aynen "yokluğu" gibi tam olarak tespit edilemez, kanıtlanamaz. "Vardır" demek de "yoktur" demek de iddiadan öteye gidemez. Peki o halde ne yapmalı? Şahsen "tanrının var olup olmadığı" meselesinin, tanrının şahsi meselesi olduğuna inanıyorum. Yani tanrı varlığını kanıtlamak istiyorsa çiçekle-böcekle uğraşmasına gerek yok. Varlığını bize bildirmesi onun için çok kolay. Bu sebeple varlığı hakkında ispatlar bulmak için kasmanın mantıksız olduğunu düşünüyorum.
  • Paylaş
1

Adem Şahin, yaratanın en büyük kanıtı sensin dostum aynaya bak

İnsan "bilgisine" şahit olduğu şehadet alemine bakar ve varlığa dair tasavurunu iki şekilde ortaya koyar. Ya okuduğu kozmozun kendisine işaret eden aşkın bir referans sahibi müesseri kabul eder yada etmez. Etmediğinin yerine dair soruları görebildiği ölçüde müsbet göremediği ölçüde teori, ve yorum ile doldurur.

İnsandan aşkın bir referans sahibi müessiri kabul etti diyelim.

Bu noktandan sonra onun adına neden ve nasıl soruları, bütünü görüp kuşatamayan akılların değil, akılları kuşatan o müessirin cevabıylamı daha anlamlı olurdu diye sormamız gerekir dimi ?

Buna cevabımızda evet ise geriye inandığımız inanç sisteminin kendini tanıtan müessirinin beyanına göre değişiklik gösterecektir.

Bu toprakların kahir ekseriyeti vahyin son çevirimi olan Kur'an iklimini miras alarak doğmuştur. Tanrı var mıdır ve Neden diye soran soru sahibinin bu iklimden konuştuğuna bakarsak akıl irade ve vicdan sahibi insanı inşa ederek bilgiyi ona emanet edenin yaratılışa dair maksat ve illetleri bu gün herkesin iki karıştırmada cevabını bulabileceği yanıtlar mıdır ?

Öyle olduğuna göre bizim yazacaklarımız sadece laf kalabılığıdır.

  • Paylaş
Bu sistemi bu ekolojiyi, insanı yaratan birileri veya bir güç olması gerekir. Bu güç kendinden de doğmuş olabilir. İşte Tanrı o yaratan veya sebep olan herneyse odur. Bakış açısı işte... ...
  • Paylaş
Varın ispatı, yokun ispatından her zaman daha kolaydır. Bir elma cinsinin yeryüzünde bulunduğunu, bir tek elmayı göstermekle ispat edebiliriz. Halbuki yokluğunu iddia eden kimse bütün yeryüzünü, hatta kainatı dolaşıp, ancak ondan sonra onun yokluğunu ispat edebilir. Bu ise, imkansızlık çapında bir zorluk demektir. Öyleyse diyebiliriz ki; yok, hiçbir zaman ispat edilemez...

Bir sarayın kapılarından 999'u açık, biri kapalı olsa, kimse o saraya girilemeyeceğini iddia edemez. İşte inkarcı, devamlı surette kapalı olan o bir tek kapıyı nazara verip onu göstermek ister. Aslında o kapı da, o inkarcı ve onun gibi olanların gözlerine çekilmiş perde sebebiyle onların ruh dünyalarına kapalıdır. Mümin için kapalı kapı yoktur. Yeter ki gözlerini yummasın! ... Zaten 999'u herkese açıktır. Hem de ardına kadar...
İşte o kapı ve delillerden birkaçı :

İmkân Delili: İmkân, birşeyin olması ile olmamasının eşit ihtimale sahip olması demektir. Günlük konuşmalarımızda da mümkün derken olabilir de olmayabilir de manasını kast ederiz. Yaratılmış olan her varlık bize şu gerçeği haykırır: Benim olmamla olmamam eşit idi. Şu an ben varsam, var olmamı yoklukta kalmama tercih eden biri var demektir. O ise ancak Allahtır.
Hudus delili: Hudus, sonradan olma demektir. Hudusun en büyük delili değişmedir. Bir varlıkta değişme varsa, bu hareketin bir ilk noktası olacaktır. İşte o noktadan önce o şey varlık sahasına çıkmamıştı. Henüz yoklukta iken var olmayı kendi kendine irade edemeyeceğine ve buna güç yetiremeyeceğine göre bu var oluş Allah’ın yaratmasıyla gerçekleşmiş demektir. Maddenin termodinamik kanununa göre sürekli yokluğa doğru kayması, kainatın durmadan genişlemesi, güneşin süratle tükenişe doğru yol alması gibi hadiseler, bu varlık aleminin bir başlangıcı olduğunu gösteriyor.

San'at: Atomdan insana, hücreden galaksilere kadar bütün kainatta, ince ve baş döndürücü bir sanat göze çarpmaktadır. Evet, bir baştan bir başa kainattaki her eser şu özelliklere sahiptir:
• Büyük sanat değeri taşır.
• Çok kıymetlidir.
• Çok kısa zamanda ve çok kolay yapılmaktadır.
• Çok sayıda olmaktadır.
• Karışık ve çeşit çeşittir.
• Devamlıdır.

Halbuki, kısa zamanda, çok sayıda, kolay ve karışık yapılan işlerde san'at ve kıymet olmaması gerekir. Ancak yapan Allah (c. C.) olursa, o zaman her şey değişir ve zıtlar bir araya gelebilir! ..
Devir ve Teselsülün Muhal olması: Devrin muhal olduğu şu misalle açıklanıyor. Bir yumurtayı tavuğun yaptığını iddia eden adama soruyorsunuz. Tavuğu kim yaptı? Buna karşılık onun çıktığı yumurtayı gösteriyor. Buna göre tavuğu aradan çıkardığımızda yumurta yumurtayı yapmış oluyor. Bu ise muhaldir. Teselsül ise bir şeyin silsile halinde ta ilk noktasına kadar gidip o ilk varlığı kimin yaptığını sormak suretiyle Allah’ın varlığını ispat metodudur. Yani bu meyveyi şu ağaç yaptı, o bir önceki meyveden oldu, o da bir önceki ağaçtan. Böylece ilk ağaca yahut ilk meyveye kadar varıyor ve soruyoruz : Bunu kim yarattı diye .

Kur'an yolu devir ve teselsülden çok farklıdır. Yumurtayı kim yaptı? Yahut meyveyi kim yaptı? Sorusunun cevabı, doğrudan doğruya, “Allah yarattı” diye cevap verilir. İlim, irade, şefkat, merhamet kavramlarından bir nasibi olmayan, insanı tanımayan, hikmetten, sanattan anlamayan bu sebeplerin (tavuğun ve ağacın) sonucun yaratılmasında hiçbir tesirleri olmadığı ispat edilir. Böylece devir yahut teselsül deliline gerek duyulmaz.
  • Paylaş
1

Celil Kan, Aynen.
Gözünü kapayan yalnız kendisine gündüzü gece yapar.
Her şeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir. Göz ise maneviyatta kördür.

"Şirinler var mıdır? " gibi bir soru olmuş. Tartışmaya deyecek türden değil, cevabı belli.
  • Paylaş
1

Şaman, Burası bu tür yanıtlar için hiç de uygun değil. Türkiye ortalaması %49,5 ise buradaki yoğunlukları %80-90 arasında. Anında gömerler bu tür yanıtları. ☺

Teorik olarak bir şeyin olmadığını kanıtlamaya çalışıyorsak o şey vardır ki biz onun yokluğunu tartışırız. Tanrı muhtemeldir ki vardır. Çünkü hiç bir şey rastlantısal olarak var olmaz, olamaz. Yaşadığımız evrende, dünyada herşey bir düzen bir nizam içinde var olur ve hiçbiri rastlantısal değildir hepsinin olmasında bir sebep vardır. Aşağıda bir ateist gençle sohbet var. İzlemenizi tavsiye ederim. Çok güzel bir cümle var:

Allah yok diyorsunda bunu ispatlaman için elinde ne var. Eğer yok diyorsan okyanusun en derinindeki taşın altına bile bakman gerekli yokluğunu ispatlaman için.

Velhasıl kelam şu cümle ile bitirelim: Tanrı var mıdır yok mudur bilemem ama Allah vardır ve tektir.


  • Paylaş
1

Gökhan Çancılar, Bu basit felsefi sandığı şeylerle mi Tanrı'yı kanıtlıyor? Buna Richard Dawkins'in çok güzel bir örneği var;

"Diyelim Güneş'in etrafında dönen bir çaydanlık olsun, onu şuan görüntüleyecek donanıma sahip değiliz. Peki o zaman nasıl yokluğunu kanıtlarız? Biri "ben o çaydanlığa inanıyorum" derse? O zaman ona da inanmak zorunda mıyız?

Uzmanlığım değil ama su lazım, güneş lazım derken doğruyu söylüyor. Ama sudaki varlıklar su solunumu yapıyor, diğerleri hava solunumu yapıyor. Yani ortama göre yaşam şekilleniyor.

Evrim Teorisi'ni de hiçbir şekilde konu etmiyor, ben biyoloji okudum diyor. Hala üzerinde yoğun çalışmalar olan, bilim adamlarının bile hala tam olarak üzerinde uzlaşamadığı bir şeyi (aslında çoğusu uzlaşmıştır ama neyse) nasıl biyoloji okuyarak bu konuda kendini karar merceği görebiliyor? Biyoloji okudun, peki ya genetik? Okutuğun kitaplarda canlılar hangi teoriye göre sınıflandırılmıştı?

Burada gayet seküler yaşayan bir çocuğu bulmuş, safsatalarla sözde yerle bir ediyor. Benim kum tanelerinin altına bakmamı söylüyorsun ama sen de var diyorsan yerini göstermelisin. Varlığı bizim bilgi eksikliğimizden kaynaklanan bir önermeyi kesin olarak görüyor. Bu gibi videolar "genç çocuk imana geldi" diye yayınlıyorlar çoğu yerde.

Tanrı var mıdır ben de bilmiyorum ama bu adamın söyledikleri benim şüpheme hiç bir şey eklemedi. Ne negatif ne de pozitif yönde. Neden bu "ataizlere verilecek cevablar" şeklinde yazılar? İslam'da inanlar ve inanmayanlar olacağı söyleniyor. Hatta kalplerinin mühürlendiği. Siz tüm dünyayı müslüman yapıp Allah'a karşı mı geleceksiniz?

İnancınızı yaşayın, ataizleri de rahat bırakın.

Yapılan en minimize olayda, yaptığımız şeylere tesadüf kavramını yakıştıramıyoruz. Gerçekten de öyledir, hiçbir şey tesadüfen meydana gelmez. En ufak şey bile tesadüfi değilse koskoca kainatın oluşunu nasıl tesadüfe bağlayabiliriz. Her şeyin başında bir idarecisi, bir düzenleyeni vardır. Bir köy muhtarsız olmaz, bunun gibi pek çok örnek türetilebilir. Evrene baktığımızda yapılan araştırmalarla da gördüğümüz gibi müthiş hesaplamalar sonucu evrenimizin harika bir dengesi var. Tüm bunların tesadüf olacağına inanmak komik geliyor. Neden? Sorusuna cevabım ise "Neden Olmasın? "dır, Sevgiler :)
  • Paylaş
Tanrı var mıdır bilmem ama Allah(c.c) kesin vardır... .
  • Paylaş
Vardır çünkü insanı Kurandan daha iyi tanımlayan bir kitap yok... 14 asır önce hangi babayiğit kendi kafasından bu kadar kusursuz tanımlama yapabilirdi. "Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız."

Kurani Kerimdeki insan tasvirlerindeki mukemmelik bu kitabin ancak Allah tarafindan indirilebileceginin en acik gostergesidir. Ondaki emir ve yasaklardaki erdem ancak vicdanli kalplerle bilinir .Allah akilla degil vicdanla bilinir... mesela

Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, akledecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? (Dolaştılar, ama ibret almadılar). Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler (kalp gözleri) kör olur. (Hac 46)

Kalp akleder mi? Evet eder vicdan yoksa insan akilli davranamaz cunku... Ve vicdan kalpde yasar...​
  • Paylaş
Nedenini bilmiyorum ama tanrı var, konuştu çünkü benimle;

Bir gece evde yalnızım yatıyorum, uyku yok, yaktım bi sigara Eternal' ı açtım cep telefonundan belki uykum gelir diye, düşünüyorum, ansızın bir ses, Kaaaan dedi, aha peder sigara içtiğimi anladı odaya dalacak dedim bi an için. Sonra pederin 96 da öldüğü aklıma geldi.

-Kimsin.
-Ben tanrıyım.
-Hadi len dedim.

Sonra deprem oldu ufaktan lamba sallanmaya başladı, kısa sürdü, 3,5 filan.

-İnandın mı?

dedi. İnanmadım desem apartmanı yıkacak üstüme;

-Eee dedim inandım nolacak?
-Neden namaz kılmıyorsun?
-Spor yapıyorum ben, her gün, şınav mekik dambıl...
-Peki oruç niye tutmuyorsun?
-Gastrid var, şeker var... sigara içmeden duramıyorum, sahi sigara hakketen orucu bozuyo mu yaw, ne saçma?
-Neden bana iman etmiyorsun?
-Valla yanlış anlama da bana hep yokmuşun gibi geliyordu, Bosnada müslümanları kurşuna dizdiler bi halt olmadı, Çeçenistanda Çeçenleri doğradı ruslar gene bi halt olmadı, Etiyopya' da açlıktan öldü milyonlarca çocuk Michael Jackson çıktı kampanya yaptı filan senden gene ses yok, etrafının komple müslüman olduğu Filistin'de İsrail her gün bebek öldürüyor senden gene tık yok.Varsın da ne işe yarıyo, işim gücüm yok bi de iman mı edecem.

dedim, pişman da oldum hani, ama çıkmış bulundu bi kez.

-Hayır da benden şer de benden. Ben kainatı yarattım yedi kat, binlerce alem kurdum.Ademi yarattım, size yiyin diye meyvalar, ballar nektariler...
-Pardon araya girdim ama, sanki lafı karıştırıyosun gibi geldi de.
-Dünyada çekilen acıların bi manası yok, nasıl ve ne zaman ne şekilde öldüklerinin de, her şey bir sınav, ahiret günü geldiğinde herkes hesap verecek, cehennem ateşinde yanacaklar.
-Niye psikopat mısın sen iş işten geçtikten sonra, kime ne ispatlayacan, sen yalnızlıktan kafayı yemişin ben sana söyliyim.
-Sevdim seni açık sözlüsün, dile benden ne dilersen.

Dedim;
-Valla bana karışma, ben kayıt dışı olayım, kafama göre takılayım, günah filan olmasın hiç bir şey. Öbür tarafa gidince de ne cennet ne cehennem isterim, görevli olayım ben, ne biliyim seçim görevlisi, sandık görevlisi gibi, artık teraziyi mi tutturursun, köprüyü mü bekletirsin, takılırım. Bi de Şaman var bizim, gitar çalıyo, şarkı söylüyo, dedim torpil geçtirecem,

Dedi;
-Şaman' ı ateşte yakacağım.
-Tamam o zaman dedim kibriti filan ben getiririm, ateşi harlarım, çıkmaya çalışırsa kepçeylen kafasına kafasına,

bir anda odanın içi ışıkla doldu, fırladım baktım pencereden, arabaymış uzunları yakmış tam camdan içeriye vuruyo şerefsiz açmış müziğin sesini gece gece...

Dedim;
-Tamam o zaman görüşürüz.
-Yok öyle yağma, sana ayar oldum, zamanı gelince senin canını almaya bizzat gelecem dedi, iki el çıktı havanın ortasından soktu ciğerlerime, karıştırdı karıştırdı, söktü kanserli hücre katran zift ne varsa aldı çıkardı, ve geldiği gibi gitti.

Ciğerler resetlenmiş hemen uzandım yaktım bi Marlboro, boğuluyodum az kalsın neyse;

Tanrı var, ben konuştum, lakin yapacak bir şey yok. Ben yırttım, kayıt dışıyım, size Allah kolaylık versin, dikkat edin, yakacam diyo başka da bir şey demiyo.
  • Paylaş
2

Aslıhan Yayla, Çok komiksin cidden.ama komik oldugun kadar da cahilsin.uydurdugun veya hayal edipte gercek sandigin bu hikaye ne kadar aptalca

Ahmet Avcı, Alıntı: Aslıhan Yayla, (@aslihanyayla) · Çar - 13:16 · Şikayet et
Çok komiksin cidden.ama komik oldugun kadar da cahilsin.uydurdugun veya hayal edipte gercek sandigin bu hikaye ne kadar aptalca

-Tanrının olduğuna mı inanmadınız, benimle konuşabileceğine mi? Tabulara o kadar tutsak olmuşsunuz ki, biranda hezeyan geçiriyorsunuz. Bakış açınızı değiştirin yoksa asıl komik duruma düşen sizsiniz.

Saman bak sana bir iki sey soyleyecegim iyi dinle.. Baska yerde bulamazsin bunlari.
Oncelikle teori ve kanun arasindaki farki biliyosundur diye tahmin ediyorum. Darwin in evrim ile ilgili arastirmalari hala kesin degil ve bir teoriden ibarettir. Ayrica dunya dan kabul gordugunu popondan mu uyduruyon la? Biz niye bilmiyoruz?
Bak 2001 yilinda Gene Myers adli bi abimiz DNA da muazzam bir bilgi buldugunu ve bu bilgi bankasinin tasarlanmis oldugunu soylemisti. Hatta basinda bilim adami DNA da yariticiyi goruyor diye basliklar cikmisti. Yine buna benzer bi aciklamayi Francis Collins amcamiz yapmis ve language of god isminde bir kitap yazmisti. Uc bes kurus verde al oku kardesim oyle ordan burdan maymun hikayelerine inanma la muhendis adamsin. Bu kendilerini asmis abiler der ki " bilimsel bir kesif yaptiginizda,bu bilim adina heycanli bir andir,cunku uzun zamandir bunu aramaktasinizdir ve nihayet bulmussunuzdur.ama ayni zamanda benim yaraticiya yakinlik hissettigim bir andir bu,cunku o ana kadar sadece Tanri nin bildigi fakat hic bir insanin bilmedigi bir seyi kavradigimi hissederim.
İnsanoglu hakkindaki tum bilgileri ve sirlari tasiyan bu 3.1 milyar harflik talimatnamekitabi karsiniza ciktiginda ,bunu sayfa sayfa incelemeye basladiginizda,hayranlik duygusuna kapilmamak elde degil.bu sayfalara baktigimda,bunlarin bana Tanri nin zihni hakkinda bir ipucu verdigini dusunmekten kendimi alamiyorum."
Bak saman adam yememis icmemeis dna kurcalamakla kafa patlatmis sonra kalkip bunlari soylemis. Ustelik bilim adami bu otur google dan arastir biraz girisimci olun kardesim ordan burdan duyduklarinizi yazmayin. Hee bir de bu abimiz 27 yasina kadar ateistmis sonra sonra tanri ve dinin insanlar uzerindeki etkilerine inanmis ve bu dna da buldugu muazzam bilgi bu konuda onu kesin olarak ikna etmis. Sende yavas yavas ikna ol yoksa inploid e boyle seyler yazarken kafana mor bir isik huzmesi inebilir sonra yamulursun mazallah. Saka saka la Allah in boyle kucuk islerle ugrascak zamani yok yukarda hesap kitap yapiyor sen rahat ol ;)
Bak Stephen Hawking i bilirsin sen. Unlu fizikci abimiz. Bu adam der ki " evrenin ortaya cikmasi icin Tanri ya ihtiyac yoktur." eskiden derlerdi ki Evren hep vardi.baslangici yoktur. Buna karsi ibrani dinler evrenin Allah tarafindan yoktan var edildigini soyler. 1920 lerden itibaren bir dizi bilimsel bulgu ile desteklenen Big Bang ( buyuk patlama ) teorisi evrenin bundan 13.7 milyar yil once basladigini ortaya koydu. Yani big bang denen zimbirti ilahi dinlerin ogretegeldigi "yaratilis" fikrini destekledi.Nasa fizikcisi Robert Jastrow bilim adamlarinin cehalet dagini astigini,en yuksek tepeye tirmandigini,ancak en ustteki kayaya cikinca orada binlerce yildir oturan ilahiyatcilarla karsilastigi yorumunu yapti. Bunu da google la bulursun;) fakat big bang in boylesi Tanrisal sonuclar vermesinden bazilari rahatsiz oldu. Bu Stephen abi demis ki " yer cekimi gibi bir kuvvet oldugu icin evren kendi kendini hicten yaratabilir ve yaratacaktir" yani yer cekimi gibi doga kanunlarinin oncden de var oldugunu,evrenin bu kanunlar sayesinde ortaya ciktigini savunmus. Simdi Sevgili saman sana bilimsel agizla yazacam iyi oku. Doga kanunlari bilimsel yontemle,yani deney ve gozlem yoluyla buldugumuz seyler. Fakat evrenin oncesine dair hic bir deney ve gozlem sansinyok. Hadi onu gectim matematiksel hesap sansi dahi yok. Bu abimiz evrenden once var olan yer cekiminden bahsederken bilimsel birseyden bahsetmiyor.inandigi bir metafizikten bahsediyor.yani kendisi,yaratilmamis olan,fakat evreni yoktan yaratan,galaksileri,yildizlari ve gezegenleri ortaya cikaran bir guce inaniyor.kisacasi inananlarin Allah dedigi guce kendisi Hawking baska bir isim vermis oluyor.aslinda onunda bir tanrisi var bu duymayan,gormeyen,bilmeyen bir tanri.

Ya bana bu kadar uzun yazilar yazdirmayin.useniyorum olm. Bak kuran,imam vs karistirmadim Saman. Az biraz dusunun oglum okumus adamlarsiniz lan. Hadi eyvallah.

*yazimda modern ezberlerin sonu adli kitaptan alintilar vardir.
  • Paylaş
6

Çiğdem Çelik, Sayın arkadaşım , insanların sorduğu sorular zeka seviyesiyle orantılıymış.IQ seviyem konusunda iddialı olmadığım için sorabilirim .İbrani dinlerin (ben ibrahimi diye biliyordum bu arada) tanrısı , rabbi , Allah'ı kısaca inanmamiz istenen yaratıcı bir DNA sarmalına 3, 1 milyar bilgi kodlayabilecek üst düzeyde bir varlıkken , hatta varlık demeyelim bilinçken nasıl oluyorda insanlarla iletişiminde bu kadar yetersizliğe düşüyor.Yarattığı insanları derileri dökülene kadar yakıp sonra tekrar yenilemekle, karınlarını kaynar su ve irinle doldurmakla , vb .tehdit edebiliyor ? Bu kitapları yollarken muhatap olduğu 3, 1 milyar şifreli varlığın bir gün bu şifreleri çozecegini ve kendisine ithaf edilen bu korku ve tehdit dolu sözleri eleştireceğini bilmiyor muydu?

Bert, Çiğdem Hanım neyin şifresini çözdük ?

Çiğdem Çelik, Soruma soruyla cevap vermekle kalmayacagınızı sanıyorum.En azından şifrelerimizin DNA sarmalında şifreli olduğunu çözdük.Koyun Dolly 'den beri çok adım atıldı.Emekleyen insan yürüyebilecek gibi duruyor.Şimdi yanıtımı bekliyorum .

Bert, Çiğdem hanım doğru düzgün bir cevap veremiyorsunuz bile yazdıklarınızı gülümseyerek okuyorum :) DNA şifresini çözdük evet.Dolly i kopyaladık evet. yer çekimini keşfettik evet :) ya iyi de bu 2+2=4 ü bulduk o zaman tanrı yok demek gibi birşey :) kusura bakmayın ama size cevap vererek zaman kaybetmeyeceğim. Kimseye Tanrı nın varlığını kabul ettirmeye çalışmıyorum. herkes istediğine inanmakta özgürdür. ama mantıklı cevaplar,eleştiriler ve yorumlarla tartışmayı daha yararlı buluyorum.

Çiğdem Çelik, Sorumu beni tanrının varlığına inandır gibi mi algıladınız? Tekrar ve daha açık sorayım.Tanrının insanla ietişimde kullandığı tarz hakkında düşüncelerinizi anlamak istemiştim ama gerek kalmadı.Altyorumda kullandığınız tarz hiç yabancı gelmedi .Bu tarza hangi koşullarda başvurulduğunu insan davranıslarını birazcık gözlemleyen birisi anlayabilir.Dahası bir sonraki davranış biçeminizi de tahmin ediyorum sanırım.Size esenlikler diliyorum .

Bert, teşekkürler.

Simdi bazi insanlar icindeki kibirden dolayi bir yaraticiya inanmaz ve kendini gayba inan bir kesimden daha zeki ve üstün görürler. Simdi kendi elinden size bir misal veriyim, cogunuzun taptigi bilimin cevap bulamadigi bir misal. Ellerin anarahminde olusurken o eller bür tümdür yani parmak felan yok. ondan sonra parmaklarin arasindaki hücreler kendini öldürür ve parmak olusur. Bunu neden ve nasil yaptigi bilinmiyor. Sonucda bi bir akil isidir ve bir hücrede bu aklin olmasi biraz tuaf degil mi? Yoksa ona bu emri veren bir ilah mi var? Yoksa tesadüf mü? Hangisi daha mantikli?
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

9617 Görüntülenme139 Takipçi92 Yanıt

Konu Başlıkları