Bilmek istediğin her şeye ulaş

Tarihten örnek alınacak insanlar kimlerdir? Neden?

  • Jimmy Hendrix, elektro gitarla yapılabilecek her numarayı biliyordu ve yaptı kısacık ömründe.
  • Paylaş
Tarihe pek çok farklı pencereden bakılabilir. Tıpkı hayatın ve zamanın diğer evrelerine bakılabileceği gibi. Buradan çıkışla, tarihte örnek alınabilecek kişileri belirtebilmek için öncelikle hangi konuda örnek alınabilecek insanların sorulduğu önemlidir. Çünkü bilirsiniz ki tarihe karışmış seri katiller, diktatörler, yamyamlar olabildiği gibi, dünyevi işleri bir kenara bırakanlar da oldu, bilimi her şeyin üstünde tutanlar da...

Kendi penceremden cevap vermem gerekirse şu birkaç kişiyi sıralayabilirim:

Bruce Lee: Kendisi Çin'in Savunma Sanatı olarak adlandırabileceğimiz Kung-fu'nun dünyaya mal edilmesini sağlamış en büyük isimdir. Bunun yanı sıra sevecen kişiliği, dövüş dünyasından uzak kaldığı dönemde kendini kitaplarla geliştirebilmesi ve en önemlisi de gösteri dünyasını insanlara ulaştırırken içini gerçekten de dövüş sanatlarının gerçek felsefesini yansıtabilecek şekilde doldurmaya özen göstermesi. En önemlisi de asla sahip olduklarıyla kendini kaybetmemesi.

Hitler: İlkokul çağlarında sıradan sayılabilecek bir kişiliğe sahip gibi görünen bir çocukken, bozulmuş ve de kokuşmuş dünya düzeninin tüm dünyayı titretecek bir diktatöre dönüştürdüğü insanlar içerisinde adeta başa oturur. Sayısız katliam yapmış olması yanı sıra, giderek bozulan kişiliği de meselenin asla sadece görünenden ibaret olmadığının en büyük örneğidir. Elbette, yapılmış olan hataların zaman çizgisinde bir dizi felakete sebebiyet vereceği ve hepsinin sonunda da bu kişinin istediğini başaramayacak olduğu bir noktaya kendisini getireceğini de açıkça göstermiştir. Özetle, insanların ne istediklerine dikkat etmesi gerektiğini bir kez daha düşünmeleri gerektiğini hatırlatan bir hayattır Hitler'inki.

Miriam Makeba: Dünya üzerindeki kimi ırkçılığın tam karşıtı olması sebebiyle bir yandan dışlanmış, diğer yandan kendisine kucak açılmış bir insandır. Öyle ki, fikirleri bazen belirli ülkelerin beğenisini ve sempatisini kazanırken, günü geldiğinde bu çıkarsama tam tersi yönde gelişebilmiş. "Apartheid yönetimine muhalif bir belgesel filmde oynayan ve Mandela'ya destek veren sanatçı, devrimci düşünceleri nedeniyle 1960 yılında ülkesinde "tehlikeli" ilan edilerek pasaportunun iptal edilmesi ve vatandaşlıktan çıkarılmak durumunda kaldı. 9 ayrı ülkeden pasaport alan ve 10 ülkede fahri vatandaşlık payesi verilen Miriam Makeba, Güney Afrika'ya ancak 30 yıl sonra dönebildi. 30'un üstünde albümü olan Makeba, ırkçılık anlayışına karşı sürekli savaşım verdi. Miriam Makeba, İtalya'da mafya tarafından tehdit edilen gazeteci-yazar Roberto Saviano'ya destek için düzenlenen bir konserde şarkı söylemesinin ardından kalp krizi nedeniyle yaşamını yitirdi. " Tavsiye ederim:



Mustafa Kemal Atatürk: Adeta kar örtüsünü delip yüzeye çıkan bir kardelen gibi filizlendiği savaş ve kayboluş ortamında, halkın çok büyük bir kısmını peşine takabilmiş bir isimdir. Ülkeye yaptığı etki adeta dört bir yana dağılmış ve ters-yüz olmuş puzzle parçalarının birkaç hayati hareketle bir araya toplanması ve uygun şekilde birleştirilmesi gibidir. Birlikten kuvvet doğar sözünü adeta canlandırmış ve şahlandırmış olan isimdir. Ki, günümüzde sözde birliklerin bunun tam tersini yaptığını da çok güzel özetlemektedir.

Michael Faraday: Küresel düzeyde bilimsel devrimlerden ziyade, adeta zamanlı birer bomba etkisi yaratan buluşları ve bilime bakışı bugün halen pek çok ulusta etkisini göstermektedir. Pek çok ülkede yılbaşı özel gösterisi anlamında çocukların katılımıyla gerçekleştirilen bilim gösterileri de bunlardan biridir. İşine aşık olmak deyiminin bir dönem yaşamış ismidir. Özellikle mıknatıs ve elektrik üzerine yaptığı deneyler, bugün halen kendisine minnet borçlu olmamızı sağlar niteliktedir.
Tesla: Anlatılmaz, yaşanır.

Mevlana: Manevi dünyayı adeta bir girdaba dönüştüren ve kendisini o dünyaya layık göremeyecek kadar gözü körleşmiş olanları bile içine çekebilecek kadar (girdabın) gücü olduğunu, nitekim o girdabın sahibinin her şeye gücü yeter ve bir o denli de herkesi kucaklar ölçüde sabır ve şefkate sahip olduğunu bize hissettirebilen özel isimlerden biri.

Örnekler elbette çoğaltılabilir. Saymakla bitirilecek değildir elbette. Tarih, öyle insanları saklar ki içinde, Socrates'ten Dostoyevski'ye, Nemrut'tan Firavun'a, Hz. Ömer'den Hz. Muhammed'e. Günümüzde bile devam etmekte olan türlü kavramların gerçek anlamını ömürleri boyunca yaşamış insanlardır bunlar. Kimi kötülüğü ve gaddarlığıyla, kimi adaletiyle, kimi tüm yönleriyle. . .
  • Paylaş
Hz. Muhammed (sav) ve tüm peygamberler, Fatih Sultan Mehmet ve Osmanlı Padişahları, Abraham Lincoln, İbn-i Sina, Mahatma Gandhi
  • Paylaş
1

Şaman, Evet özellikle 9 yaşında kız alma olayı beni iyice azdırıyor...

Tarihe damga vurmuş müzisyenler, ressamlar, edebiyatçılar, heykeltıraşlar, bilim adamları, filozoflar. Çünkü bu insanlar insanlığın ortak değerleridir. Düşünün ki ikinci dünya savaşında Fransa'da Beethoven dinlenmiyor muydu düşman müziği diye? Olur mu öyle şey? Bu insanların ürettikleri insanlığın ortak bahçesidir, her türlü siyasi, dini, etnik, ırk vs tartışmaların üzerindedir ve o bahçe sayesinde insanlık ilerleme şansı bulur.
  • Paylaş
Tarih yaşamın geride bıraktığı ayak izleridir. Gerek sosyal yaşam gerek bilimsel ya da mesleki boyut açısından bakıldığında, ayağını bir karınca yuvasının kenarına, tane tane taşınarak yığılmış toprak tepeciği gibi duran tarihi birimler yığınına sağlam bir şekilde basarak yön bulmalı insan. Gerçekten de tarih, medeniyet denilen, insanların ve nesillerin elele ve tek tek kum taneleri taşıyarak elde ettikleri harçla ördükleri bir duvarı inşa eder ve bugün elimizde tuttuklarımız, yaşam ve kazançlarımıza kaynaklık edenler, edinilmiş bu beşeri tecrübelerdir.

Dolayısıyla mesleğimizin de tarihini bilmek zorundayız. Bilim ve sanat bugünün konfor içinde adeta yüzen insanının tahmin ettiği rahatlıkta yol almamıştır. Giyotinin gölgesinde, can korkusuna rağmen sürdürmüştür insanoğlu medeniyete harç taşıma yolculuğunu. Bunları bilmek başta empati yeteneğini geliştirir ve daha da önemlisi had bilmeyi öğretir. Ben doğal olarak bilim cihetinden bakıyorum, siz ilgili olduğunuz diğer alanlar için, benzer şekilde yorumlamalarda bulunabilirsiniz: Bugünün ultra lüks şartları
nda bile kafa yormamak, üretmemek, düşünce geliştirmemek için en ufak aksaklığı bahane eden, başta akademisyenlerin, bilim adına yer işgal edenlerin ve özellikle öğrencilerin bu pervasızlıklarına yüzlerce yıl öncesinin yokluğunda ve vahşetinde ürettikleri harikulediklerle öyle bir şamar atar ki tarih, insanın klimalı odasında bir şeye daha söylenecek mecali olmaz, utancından başını önüne eğer.

Tarih

Canı düğünde oynamak istemeyen gelin gibidir, bugünün insanının ahvali: Önce yer darlığından şikayet eder. Masaları çekip yer açınca bu kez yeninin (kol boyunun) darlığından şikayet eder. Velhasıl bahanesi çoktur, uykuya yatmak için. Kapağı atmıştır bir kere akademisyense memuriyete, öğrenciyse iyi puanlı bir okula.

Öğretmenlerde de durum farklı değildir: Atamalar yapılmıyor diye gösteriler yapan öğretmen adayları, mesleğe adım atıp memuriyetin dayanılmaz hafifliğini hissettikten sonra birden daha çok maaş, daha çok hak için pankart açmaya başlar. Biri bir mikrofon uzatıp eğitimin sorunlarını sorsa, ilk numara istisnasız öğretmenlerin özlük hakları ve maaşlar, ek ders ücretleridir. Eğitimin ve ilmin aşkını yüreğinde duymadan, "hiç olmazsa öğretmen olayım" diye bir mesleğe girilirse başka ne ilgisini çekecekki bir insanın?

Eğer bir mecburiyet olarak ders geçme hatırına değil, şimdi bulunulan yolun geçmiş mimarlarıyla tanışmak dileği ve merakı ile okunursa tarih, o zaman müthiş derecede didaktik, yol gösterici ve islah edici olur. Sabrı öğretir, inancı öğretir, değerleri uğruna yaşamayı, insanlığı kendi insanlığından üstte tutmayı öğretir. İnanılan uğruna göze alınanlardan haberdar oldukça idealist bakmaya, zorluklar karşısında dirayetli olmaya başlar, insan.

Tarih, şu zamanda, şu, şurada, şunu yapmış demekten ibaret bir nicel öğreti değildir, bakmayın siz ezberci hafızlara ve eğitimcilikle ilgisi olmayan hatmettiricilere. Tarih, sebep-sonuç ilişkileri paydasında, ekseriyetle soyut uzayda geçen niteliksel bir eğitimdir, sentezleme egzersizidir. Bunu size sağlayabilecek yazar ve hocalardan tarihi takip etmek, bambaşka ufukları iç dünyanızda görünür kılacaktır.

Ne hazinki bilgisayarın son sekiz yüz yıllık tarihini anlatabilecek bilgisayar mühendisi yok gibidir. İnsanlık tarihiyle yaşıt hukuğun tarihini içine sindirememiş bir avukat, köksüz diş gibidir. Müthiş minyatürlerle bezeli bin yıllık tıp kitaplarının hiç olmazsa bir sayfasını internetten bile olsa incelememiş bir doktorun, kapısında kedi bekleyen ciğerciden farkı nedir? ...

Uzun lafın kısası, bizi geçmişten bugüne taşıyan silsilenin seyir defteridir, tarih ve tortusu değerler, kültürdür. Cebinizde değerleriniz yoksa, kartvizitinizde yazan ünvan ne denli yüksek olursa olsun, bizi yormasın çünkü geçmişteki değersizler gibi o da bedeninizin toprakta çürümesini bile beklemeden, unutulmak üzere tarihin geri dönüşmeyen çöpler kutusunu boylayacaktır.

Kimlerin hayatlarını okuyacağınız ise tümüyle gönül pusulanızla yanıtını bulacağınız bir sorudur. Mutlaka ilginizi çeken, kendinizle özdeşim kurduğunuz kişiliklere rastlayacaksınız tarih koridorlarında. Belki de çarpışacaksınız onlarla yol üzerinde ve bu hayatınızdaki bir dönüm noktası olabilecek yeni bir süreci tetikleyebilir, hayata bakışınızı kökünden değiştirebilir. İnovasyonu bugünde arayanları dumura uğratacak anahtarlarla dönebilirsiniz bu zaman yolculuğundan. Yeterki dileyin ve yeterki bakmak yerine görmeye çalışın.
  • Paylaş
Mustafa Kemal Ataturk-Karsiliksiz; bir ulusa cumhutiyet armagan etmistir
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

1797 Görüntülenme9 Takipçi6 Yanıt