Bilmek istediğin her şeye ulaş

Türkiye'de yazılım sektörü sizce nereye doğru gidiyor?

Evet arkadaşlar sizce Türkiye'de yazılım sektörü hangi yöne gidiyor..Düzenle
Büyük oranda CRUD (Create, Read, Update, Delete) yazılımlardan oluşan bir sektörün varlığı kendi başına bir tartışma konusudur.
  • Paylaş
Yazılım sektörü büyümesine rağmen ar-ge çok az. Etrafımda gördüğüm firmaların çoğu yaptığı işleri ar-ge kapsamına sokup teşvik veren devlete kaktırmaya çalışıyor. Ama bu sözde ar-ge projelerinin çoğu çöp. Hakkını veren pek az şirket var. Böyle ufak tefek hesaplar ile yürüyen şirketlerden çalışanlarına düzgün bir maaş vermesi beklenemez. İnsanların hedefleri küçük ya da daha büyük işleri gerçekleştirecek kapasiteleri yok. Destek alınan projenin kendisinden daha büyük paralar kazanmak yerine alınan teşvikler ile günü kurtarmaya çalışıyorlar.
  • Paylaş
1

Kadircebel, bu yorumuna kesinlikle katılıyorum. en basidinden kosgeb den destek gören projelere bakıyorum, gerçekten çoğunluğu çöp.

Günümüzde, yazılım sektöründe, ortaya çıkarılan ürünlerin kalitelerinin düşük olması bence en büyük sorundur. Buna da hem müşterilerin, hem de yazılım firması patronlarının bilinçsizliği, olaya geleneksel, ayrımcı/kayrımcı yaklaşımları sebep olmaktadır. Sektördeki bütün firmaların tek tek tanımıyor olsam da; çoğu firma için geçerli olduğunu düşündüğüm gözlemim şu şekildedir:

Müşteri:
  • Yazılımın satılacağı özel veya kamu firma/kurum sahibidir/yöneticisidir/müdürüdür. Akla hayale sığmayacak bütçeler ayırarak satın alacağı yazılımın ne seviyede iyi veya kötü bir yazılım olduğundan haberi yoktur. Zaten aslında kendi yaptıkları işten bile çoğu zaman haberi yoktur. Onun için kurumun yazılım gereksinimi "İşin yürümesini sağlasın yeter"dir. Kimi zaman da "benim cebime en çok para bırakacak olan olsun"dur hatta... Hatta "bizimkilere yakın duranların ürünü olsun" da olur bazen, olmaz mı?!?! Bilmem...

Yazılım Firması Patronu:
  • Yazılımı yapan firmanın sahibidir/yöneticisidir/müdürüdür. Küçük işletmeler için; en büyük derdi, personel giderlerinden ne kadar kısabileceğidir. Orta ve büyük işletmeler için; en büyük derdi, personel giderlerinden ne kadar kısabileceği ve devlet teşviklerinden yalan dolanlarla ne kadar para koparabileceğidir. Firmanın kazançlarını, hali hazırdaki işi geliştirmek ve firmadaki yazılımcıların çalışma koşullarını yükseltmek yerine, alakasız başka yan sektörlere yatırımlar yapmakla veya kefen cebine biriktirmekle meşguldürler. Kalite yönetiminden habersiz, her şey çabucak olsun bitsin mantığı içerisinde sıkışıp kalmışlardır. Gelişi güzel yapılan yazılımların, 3-5 sene sonra kendilerini nasıl bir dara sokacaklarından haberleri bile yoktur.

Tüm bunların sonucunda, asıl çileyi ilk önce kurumda çalışan, yazılımı kullanacağım diye çırpınan zavallım kullanıcılar çeker. Daha sonra "olmamış bu becerememişsiniz" damgası vurulan yazılımı üreten yazılımcılar çeker.

Başlıkta sorulan "nereye gidiyor?" sorusu için ise; daha uzun yıllar bu şekilde devam edeceğine inanıyorum. Çünkü bilinçlenen ve hatalarından ders çıkaran yazılım firmaları tüm sorumluluklarını dürüst bir şekilde yerine getirse bile, buna değer verecek bir müşteri alt yapısı oluşmadığı sürece, yapılanların hiç bir kıymeti yok.
  • Paylaş
9

Gokhan İnce, Ne güzel anlatmışsınız.. Aynı sıkıntılar bende yaşadım.. işletme için bu gün web sitesi isteniyordu ertesi gün toplantı yapılıp web sitesi hakkında bilgi isteniyordu.. Piyasada şunu gördüm yazılım firmalarının başındaki kişilerin çoğunun yazılım bilgisi yok malesef. Yazılım zor bir sanattır ve okuyan çoğu kişiden yazılımcı olmaz... Ama bu sanatın derdi de çoktur.. Sıkıntı ,Stresi çoktur ne gecesi ne gündüzü vardır.. Son yıllarda firmalarda yaşadığım sıkıntılardan dolayı kendi işimi yapmaya karar verdim freelance olarak çalışyorum ve mutluyum.. Ama malesef siteri bitmiyor yazılımın..

İbrahim Aydın, Teşekkür ederim. En güzeli elbette eğer mümkünse serbest olarak çalışabilmek. Çünkü yazılım işi aslında gerçek bir zanaat. Bir demirci ustası, nasıl kendi atölyesinde daha mutlu ise, yazılımcı için de aynı durum söz konusudur bence. Lakin bir anda iş yerinden ayrılıp serbest çalışmaya başlayamıyor insan. Açıkçası belki olur umuduyla, internetteki ilanlardan sağdan soldan iş yaparım niyetiyle denedim bunu yapmayı. Ancak daha öncesinden bir hazırlığınız yoksa, hali hazırda müşterileriniz yoksa olmuyormuş, bunu gördüm. Kent hayatı içerisinde, parasız geçen 1-2 aydan sonra, o büyük sistem mecburen sizi içine geri çekiyor. Sistemin içine tekrar dahil olunca da; iş yoğunluğu ve yorgunluk nedeniyle yine ek olarak bir çalışma içerisine giremiyorsunuz. Böyle bir kısır döngü... Kırsalda çoban maaşları da çok iyiymiş aslında. Bu ara düşünmüyor değilim... =)

Kadircebel, çoban olma olayını daraldığım zaman bende düşünüyorum açıkçası :))

Gokhan İnce, :)) İşimi değiştirmeyi bende düşünyorum açıkcası ama gerçek anlamda zevk alabilecek bir iş bulamayınca değiştiremiyor insan.. Çobanlık güzel fikir :)

Vudu Cayld, bizim köyde çoban maaşları 2500 lira+benefits. Ama zor meslek, çobanlık diyip geçmeyin.

Gokhan İnce, Galiba onca yazılım dilinden sonra hayvan dilini öğrenmek gerekecek :)) çoban maaşı güzelmiş.. :) 4 notebook bataryasıyla merada süper yazılımlar yazılabilir :D:D

Kadircebel, çobanlık muhakkak zordur da, ne bilim stress i daha azdır diye tahmin ediyom. kafamdaki sorunlar daha belli olur herelde :) bu hayvan neden yemiyor, neden sıçmıyor, bi veterinere götüreyim,yem parası vs. kalkıp koyuna bir şekil mekil yapayım, çarpım tablosunu öğreteyim, şuna bi yapay zeka yapayım dertleri yoktur en azından :)) hobi olarak bağda bayırda yazılım yapılabilir yine katılıyorum :)) internet varsa sorun yok :))

Gokhan İnce, :D :D :D bu yazılımcılar çok yaratıcı..

Gokhan İnce, Yazılacak yazılımlar kesin hayvanlarla alakalı olacaktır.. Yem hesabı yapan yazılım filan :)

Bence Türkiye'de yazılım sektörü sürekli bir dönüşüm içinde. Diğer arkadaşların yanıtlarında bahsettiği sorunlar aslında sadece yazılım sektörüne mahsus problemler değil, genel olarak Türkiye'deki yapının bozuk olmasından kaynaklı sorunlar ve hemen hemen her sektörde geçerli bu problemler. O sebeple katılıyorum ve bazı eklemeler yapmak istiyorum.

Yazılım işi aslında özünde kompleks ama bundan da önemlisi sabır ve düzen isteyen bir konu. Bence bir yazılımcının en büyük problemi (ki bunu bir başka soruda yanıt olarak biri yazmıştı) sürekli bir konsantrasyon. Yazılımcılar aslında sektörde uzun yıllar aktif olarak kodlama yapamazlar bu sebeple, belli bir yaştan sonra pozisyonlarını daha pasif kodlama ve daha aktif proje yönetimi veya planlama üzerinde yoğunlaştırırlar. Çünkü, gereken sabır ve konsantrasyon her zaman üst düzeyde olamayacaktır. Bunun yerini genç yazılımcılardan oluşan ekipler alır ve tecrübeliler takımların başında olur. Bu tabi genel durum, istisnalar vardır.

Yazılım sektörü Türkiye'de son yıllarda yapılan hatalardan ders alarak ilerliyor ancak her zaman olduğu gibi alınan dersler maalesef çok etkili olmuyor. Hala memlekette paket yazılım ticareti yaparak para kazanan irili ufaklı şirketler var ve bunlar maalesef boşa kürek çekiyorlar. Çünkü artık paket yazılımın devri bitti, daha doğrusu kazanımları kalmadı diyelim, yoksa hala bu konuda da yazılım açığı çok var.

Benim hep söylediğim bir şey var, maalesef o kadar güzel fikirlerin o kadar kötü uygulamaları ile karşılaşıyoruz ki, bu durum girişimcilerin ve yazılımcıların motivasyonlarını kırıyor bazen ve bir çok proje daha başından çöpe dönüştürülmüş oluyor. Bunun tersi durumlar da var ama oransal olarak dengesiz. Benzer şekilde, sektörde faaliyet gösteren firmaların çok azı gerçekten iyi bir iş ortaya koyma çabası içinde. Düşünsenize, Türkiye'nin en büyük yazılım ekiplerine sahip firmalar bile arap saçına dönmüş sistemlerle devam ediyorlar. İşte bu "iş görüyor, öyle kalsın" bakışı yüzünden böyle. Bir yazılım şirketinin az para kazanıyorum, dolayısıyla kötü iş çıkarabilirim deme hakkı yok, çünkü kötü yazılım daha sonrasında size daha fazla iş çıkaracaktır. Ancak firmaların bir çoğu verimsiz bir biçimde bunu sürdürmeyi tercih ediyor ve hatta bunun iyi bir yol olduğuna inanıyor. Şimdilerde bu düşünce değişmeye başladı tabi ama hala yıkılmış değil bence.

Genel görüşüm olarak söylüyorum, iyiye bir gidiş var ancak bunun ne kadar iyi olacağı ve çok hızla değişen teknolojiye ne kadar çabuk adapte olacağımız konusu gerçekten büyük bir soru işareti ve bir problem bence.
  • Paylaş
2

Gokhan İnce, Belirli bir aşamadan sonra konsantrasyon çok zor oluyor. Yaş ilerledikçe bunu görmek mümkün oluyor..

Ömer Ilik, “Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşamanın yollarını alışkanlık haline getirmiş milletler; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”

Bence hakkı verilmiyor burada yazılımcıların. Bugün internetten yabancı ülkelerdeki iş ilanlarına baktığınızda, yıllık ücretlerde buradakiler arasında çok fark var.Oradaki ücretleri gördükten sonra pek cezbedici gelmiyor maalesef buradaki işler.
  • Paylaş
1

Gokhan İnce, Bir firmada kasiyerin aldığı maaşla yazılımcının aldığı maaş neredeyse aynı..Kafayı kırmış bir yazılımcı olmadan bu işlerde iyi paralar almak çok zor.. Büyük firmalarda çalışan çoğu yazılımcıların sosyal hayatı sıfır denecek düzeyde..

Hiç unutmuyorum, lise hazırlık sınıfını okumak için bir otele barmen olarak girdiğimde; benden yaşça büyük turist arkadaşlarım bana mesleğimi sormuşlardı bende yazılım okuduğumu ve bu alanda ilerleyeceğimi söylemiştim. Onlar da; bu harika bir haber; bizim ülkemizde(İngiltere); bilgisayar programcıları doktorlardan çok daha fazla kazanıyor demişti. :) Bende bizim ülkemizde yazılım sektörünün (yaklaşık 10 sene önce) daha gelişmekte bir alan olduğunu söylemiştim ve işçiliğin ucuz olduğunu söylediğimde çok şaşırmışlardı bu duruma. İşin içine profesyonel olarak girdiğinde anlıyor insan gerçekten. Eğer güzel bir firmaya kapak atılmış ise ve bu işi yılmadan,sıkılmadan severek yapıyorsan, bu ülkede yazılımcı maaşları güzel oluyor. Ama ülkemizde çoğu yazılımcıya baktığınız zaman vasatın altında çok insan olduğu için bu sektör Türkiye'de çok yavaş ilerlemekte. Dolayısı ile verilen maaşlar tatmin etmemekte. ben yaklaşık 5 yıldan beri yazılım sektöründeyim ve tek düşüncem; eğer bir kişi vizyon sahibi ise, belirli tecrübeyi de kazandıysa piyasada, kendine ait bir firma kurup başarılı olma şansı çok daha fazla. Çünkü bazı yazılım firmalarının başındaki adamlar bu işlerden gerçekten hiç anlamıyorlar. Örnek vermem gerekirse; İzmir'de yaklaşık 600 tane web tasarım firması var (ki herkes reklam ajansı diye açar ve kendince web işi yapar.) ve elle tutulur iş yapan parmak sayınızı geçmez. Bilgisiz insanlar sırf sektörde para var diye bu işe giriyor ve batırıyorlar. Zamanında herkesin bilgisayar teknik servis açması gibi bir şey olmak üzere. En basitinden yazılım sektöründe olup ve çalışan bir insanın İngilizce bilmemesi bana çok mantıksız gelir mesela; böyle adamlar yüzünden bu sektör ülkemizde daha yeni yeni gelişiyor maalesef.
  • Paylaş
3

Gokhan İnce, Yurtdışında ki ücretleri Türkiye 'de hiçbir zaman vermeyecekler..Nedeni şu ; Türkiye'de firma sahipleri birini işe alırken aldığı adamın maaşının 10 katı kazanç bekler.. Yani bir elemana 5 bin tl vermek için ondan 50 bin kazanmak istediğinden çok zor düzelmeyecektir..

Ömer Ilik, çok doğru

Turkiyede yazilimda benim kanimca pek ileri gidemez. Nedenini soracak olursaniz. Turkiyedeki yazilimcilar genelde bilindik konular uzerine calisir veritabanina gir sil degistir. Bu uc noktada gidip geliriz. Sistem yazilimcimiz yok denecek kadar azdir. Olanlarda yurtdisina gider. Elimizdeki guzelim linux pardus'su bile gelistirecek yeterli yazilimcimiz yok. Gerekli egitimi verecek yada yol gosterek insanlar yok. Universitelere bilgisayar muhendisligi acilmis ama ici bos bes para etmez. Etiket makinasin baska bir ise yaramaz. Program kurmayi bilmeyip muhendislikten mezun olan bir universiteden ne beklenirki.

Ayrica Yazilima yeterli destek yok. Olan destegide sahte is yapan yada yapiliyor gosteren firma aliyor. Onlari denetleyecek adam yok.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

1891 Görüntülenme11 Takipçi7 Yanıt