Bilmek istediğin her şeye ulaş

Üniversiteler bilim yuvası mıdır yoksa yüksek liseler midir?

Ülkemizde Üniversitelerimize girişte test sınav sisteminde gösterilen başarı dikkate alınmaktadır. Sen 5 şıktan hangisi doğruyu bilen çocuğa, vay efendim hadi geldin üniversiteye sen bir bilim yap bize diyemezsiniz. Çünkü bilim, yaratıcılık, özverili çalışma, sebepleri kavrayıp sonuçları ifade edebilmektir. Şimdi hangi üniversitede gerçek bilim üretiliyor? Ben diğer bölümleri bilemeyeceğim ama eğitim fakültelerinde olan şey aynen budur: Üniversiteye gel, evvelde öğrencilere anlatılmış konulara gıdım ek konulmamış ders notlarını oku (oku diyorum çünkü derse girmek nerde!) Sonra zaman gelsin o kağıtlardan çıkan soruları vizede cevapla, finalde cevapla geç. He geçemedin mi daha kolaylarını bütte cevapla geç. 3 yılı böyle geçir sonra 4. yıl 4 sene evvel ÖSS denen maratonu tekrarla Kpss çalış ve nasıl testle geldiysen okula gene testle terk et.
  • Paylaş
Acikcasini solemek gerekirse bizim ulkemizdeki universitelerin hepsi yuksek lisedir. ODTÜ, İTÜ, BİLKENT, YILDIZ TEKNİK, MARMARA, BOĞAZİÇİ bunlarda dahil. Yurtdisina cikiyorsunuz eger master yapmazsaniz bulundugunuz ulkede. Turk universitelerin hicbir degeri yok. Bunu defalarca gordum yasadim... Sahsen ben. Bilgisayar Muhendisligini birakmis adamim pismanmiyim asla. İyikide birakmisim. Gereksiz dersleri ve modasi gecmis teknolojileri ogrenmek zorunda kalmadim.

Bilisim sektoru icin konusacak olursam; Eger bu konulara merakiniz var ise dunyaca gecerli sertifika programlarina katilin ve hak ederek alin. Inanin ODTÜ, İTÜ, BİLKENT, YILDIZ TEKNİK, MARMARA, BOĞAZİÇİ hepsinin diplomasindan daha degerli.


Birkac ay once sirkete yazilim muhendisi alinacakti yaklasik 200 kisi basvurdu. Buyuk cogunlugu muhendislik mezunu. Hepside saygin dedigimiz universitelerden mezun kisiler. Hepsinde oyle bir hava varki sanirsiniz araba lastigi:))

Gec bilgisayar basina sunu yap dedim o havali bebelerin hepsi dokuldu. Terleyenlermi susayanlarmi vb . İse kimi aldik dersiniz? İki yillik doguda yuksek okul bitirmis bilgisayar programcisini aldik. Kendisine basvuranlar arasindan istedigin muhedisi yardimci olarak secebilecegini soledik.

Sonuc olarak sunu anladim. Universitelerimizde ezbere dayali bir egtim var. Yillarinizi bosa harcamayin.
  • Paylaş
İlkokuldayken Üniversitede ders verenleri bilimadamı sanırdım. Ortaokulda ünvanları olduklarını öğrendim. Lisede öğrendiklerimden sonra onları herkesten daha zeki, çok daha üretken, sürekli gelişen/geliştiren... Kişiler sanırdım.
Üniversiteye başladığımda %70'inin sadece tez yazarak bulunduğu konumu koruma veya değiştirme gayreti içinde olduklarını görünce de koskoca bir ülkenin kalbinden aldığı bu yaranın aslında ne kadar derin olduğunu anladım.
  • Paylaş
"3 İdiot" izledikten sonra kesinlikle "bilim yuvası"olmalıdığı farkındalığı oluştu bende. "Bilim Yuvası" olması tamamen öğrencilerin ne öğrenmek istediğini bilmesi ve eğitimcilerin önce bu eğitimden başlaması ile mümkün. Ne için üniversitedeydik diye sorarsak kendimize aslında verdiğimiz cevaptır bu sorunun cevabı.
  • Paylaş
Bazi üniversiteler insanin zihnini körelttiği gibi bazi üniversiteler de doğru şekilde seçildiği(tercih edildiği) müddetçe (ki bizim sistemde biraz zor) insanin kendi yeteneklerini keşfetmesini sağlayabilir.
  • Paylaş
Kesinlikle bilim yuvası değiller. Burada istisna üniversiteler var tabi ama genelde arkadaşlarıma bakıyorum. Vizelerden bir hafta önce, finallerden bir hafta önce, bütlerdern bir hafta önce çalışıyorlar.

Örgün öğretim iktisat okuyan bir kız arkadaşım Enflasyonun ne olduğunu sokaktaki insan kadar bilmesi, Adam Smith ve Karl Marx isimlerini hiç duymamış olması beni inanılmaz şaşırttı. İşletme okurdum şimdiki kafam olsa dedi. Ben de dedim işletme yönetiyorsan da finans yönetimi, nakit akışı gibi konular var. Makro ekonomik verileri takip etmek zorundasın dedim. İşletmeci de bunları bilir diye ekledim.

Yıldız Teknik Üniversitesi "İktisat" bölümü mezunu bir arkadaşa da sordum. Bu ay genel anlamda, basit söylüyorum enflasyon düşmüş, genel fiyatlarda artış mı oluştur, düşüş mü, yoksa sabit mi kslmıştır? Ne olmuştur? Dediğimde "Ee düşmüştür abi" dedi. Bir iktisat mezunun iktisadın temeli olan kıtlık sorununu bilmeme gibi bir lüksü yok. Yani bunun bir özrü yok bence. Bilgisayar mühendisi olup elektrikler gidince neden telefonun çalıştığı ama bilgisayarın kapandığını anlayamaması gibi bir şey.

Diğer alternatif de başta söylediğim çalışma sistemi. Daha önce sorulan sorular, fotokopiciden alınan notlar. Bir haftalık yoğun tempo ezber. Sonucu bu olur. Ne biliminden bahsediyoruz? Bunlar bankada çalışmaktan öte bir şey yapamazlar. Sonra üniversite mezunu işsizlerden bahsediyoruz. Ben bu adamı nasıl işe alayım? Onu bırakın araştırma görevlisi nasıl yapayım? Araştırma yapan kişiye asistan değil, resmen köstek olur. Çay getirip götürür anca. Çok acı bir durum.
  • Paylaş
Benden yaşça büyük olanlar, benim yaşıtlarım ve bizden yaşça daha küçük olanlar hepimiz üniversiteye girebilmek için test sınavlarında ter döktük. Devlet kendi verdiği eğitime güvenmediği için bu tip bir sisteme başvuruyor. Dershane , özel okul, kolej bunların hepsi bu güvensizliğin sonucunda ortaya çıkmış şeyler. Üniversitelerimize gelirsek, ülkenin her yerine üniversite açmakla başarı yakalanamaz. Şu günlerde ''üniversiteye girmek artık hayal değil'' diye bir söylem var. Doğru düzgün akademik çalışanı bile olmayan bir üniversiteye girmek insana ne kazandırabilir. Üniversitenin bilim yuvası olup olmaması öğrencisine verdiği değerle anlaşılır. Bununda içine imkanlarının geliştirilmesi , en önemlisi öğrencinin tatmin olması yatar. Siz (kesinlikle almasınlar diye söylemiyorum) yabancı uyruklu öğrencilere; burs, yurt ve bunun gibi imkanları sağlayıp kendi evlatlarınızı lokantalarda bulaşık yıkamaya mahkum ederseniz pek tabi verim sağlayamazsınız. Ondan sonrada beyin göçünden , şundan bundan yakınırsınız. Gazi üniversitesinin bir öğrencisi olarak üniversitem adına gelirken beklediğim olanakların hiçbirisini bulamadım. Böyle kökleri cumhuriyetimizin kuruluşuna kadar dayanan bir yüksek öğretim kurumunda durumlar böyleyse varın gerisini siz düşünün. Sayfanın çoğunluğu gibi bende Türkiye'de üniversite diye nitelendirilebilecek kurumların sayısının çok olmadığını düşünüyorum.
  • Paylaş
Türkiyedeki bir elin parmağı geçmeyen üniversiteler hariç gerisi yüksek lisedir.
  • Paylaş
Üniversite öğrenciye bilgiden çok hayat tecrübesi katıyor zaten ister bilim yuvası de ister yüksek lise de fark etmez. Burada önemli olan öğrencinin bu tecrübeyi ne kadar ileri götürebildiği. Geldiğin saflıkta üniversiteden mezun olmak hoş olmasa gerek.
  • Paylaş
Üniversiteler bilim yuvasıdir elbette, hemde bilimin doğdu yerlerdir. Burada ki açmaz bilim insanı çıkarmı oralardan? Her üniversite mezunu bilim insani olacak kapasiteye sahip değildir bence, yani üniversite bilimi verir almayı bilene , bilmeyende bir şekilde mezun olur kpss Ye girer. Bilim üniversite ile baslar kişinin aklı ve kaabiliyeti ile bireysel olarak gelişir. Sonucunda size bilim insani derler eğer sizde o mental yeterlilik varsa, yoksa sıradan unversite mezunu olursunuz.
  • Paylaş
Ülkemizdeki birkaç üniversitenin bilim yuvası olduğu uluslararası akademik kamuoyunca tasdiklidir. Burada üniversiteler yüksek lisedir yazanları görüyorum. Bence çok çalışıp kazanabilirlerse o birkaç tasdikli bilim yuvasına girsinler ve boylarının ölçüsünü alsınlar. Diğer üniversiteler hakkında pek bilgim yok ama uluslararası bir başarı sağlayamadıklarına ve öğrencileri/mezunları/girmek isteyip onlara bile giremeyenler yüksek lisedir dediklerine göre pek de bilim yuvası olmasalar gerek.
  • Paylaş
Üniversteye gerçekten okumak için gittiğin sürece bilim yuvasıdır kültür eğitim sosyallik v.b. Açılardan kendinş geliştirirsin, ama aklın başka yerdeyse işin zor
  • Paylaş
Bilerek, istenerek ve olabildiğince radikal bir biçimde "amorf" hale getirilmiş, yıpratılmış ve neredeyse işlevsiz bırakılmış onlarca "üniversite" sahibi bir ülkeyiz ne yazık ki... Bazıları "yüksek" bile değil. . .
  • Paylaş
Türkiye üniversitelerinin %70-75'i bilimsel çalışmalarla uzaktan yakından ilgisi olmayan, yetişmiş elemanı bulunmayan, dolayısı ile eleman yetiştiremeyen dört duvarlardır.
  • Paylaş
Kullanıma ve kullanana bağlıdır.Kullanan bilim yuvası gibide kullanır kız tavlamaya gidilen toplumsal bir kurum olarakta kullanır.
  • Paylaş

Üniversiteler de liseler de bilim yuvası değildir bence. Lisede öğrenmek amaç değil iken, üniversitede her şeyi öğrenme isteği ve merak kişiliğin de temelini oluşturur. Üniversitede bilim de öğrenilir mutlaka ancak bilimle birlikte kendini de öğrenmektir üniversitenin liseden farkı.

  • Paylaş
Bence teorikte bilim yuvası ama pratikte yüksek lise. Tabii bu durum üniversitesinden üniversitesine ve bireyden bireye göre değişiklik gösterir. Ama çevremde gördüğüm şey üniversite demek aileden uzak rahat ortam demek . Üniversiteler tabii ki rahat olmalı isteyen istediği gibi yaşamalı lakin bu bir amaç olamaz . Ve derslerde de aynı lise mantığı var (hoca gelmesin , erken bıraksın, yok yazmasın... ). Bazı hocalar soracağı soruları bile veriyorlar (yani ezberle geç).
  • Paylaş
2

Merve, Ben Safranbolu'da okuyorum . Ve var böyle hocalar. Tabii birkaç bölüm hocam istisna :)

Şaman, Hangi üniversite, hangi bölüm orası :)

Ünisine göre değişir . 
  • Paylaş
Kesin bir cevap veremezsiniz ki. ODTU ile Aksaray üniversitesi bir değil sonuçta. biri yüksek bilim alanı iken biri alçak lise '' :D
  • Paylaş
1

Berkay Karanlik, Asü de misin ?

kullanıcıya göre değişir

  • Paylaş

eğer kendini geliştirirsen bilim yuvası ama istersen çok iyi bi üniversitede oku kendini geliştirmeyip hep aynı gidersen yüksek liseden başka bi yer olamaz

  • Paylaş
Bilgiyi arayan bulur, köklü üniversitelerin dışında çokça yeni açaılan vakıf üniversiteleriyle dolsada ortalık, hocaların engin tecrübelerinden sonuna kadar yararlanmak lazım, kendini yetiştirmek, geliştirmek sürekli yeni şeyler öğrenebilme kapasitesini zorlaması insanın önemli, her şeyi nasıl devletten beklemek yersizse, her şeyi yine üniversitelerden de beklememeli insan bence
  • Paylaş
Sen kendini geliştirmsen liseden çok farkı kalmaz.

Tabi üniversitenin bazı artıları vardır. Yaş bakımdan biraz daha büyük liseye nazaran bir kesim vardır. Eleştiren, günlerce siyaset konusunda tartışmaya giren bunlar liseden biraz farklı.
Ama kendini geliştirenlerde sadece derste anlatılanlarla yetinmemişler. Kendi çabalarıyla gelişim göstermişler.
  • Paylaş
Soru biraz eksik gibi yada hedefe yönlendirici değil, hangi üniversiteler bilim yuvasıdır ? Hangi üniversiteler yüksek lise den öteye değil gibi olsaydı daha somut cevaplar alınabilirdi.
ODTÜ, İTÜ, BİLKENT, YILDIZ TEKNİK, MARMARA, BOĞAZİÇİ üniversitelerinin bilim yuvası olduğu aşikardır.
  • Paylaş
Ülkemizde üniversiteler, lisans öğrencileri için 'yüksek lise' mahiyetindedir. Ancak yüksek lisans veya doktora alanında bilimsel bir ağırlık bariz görülmektedir.
  • Paylaş
İkisi de değil. "Diploma alma müesseseleridir. "...
  • Paylaş
Belki de bu soruya en net cevabı ben verebilirim çünkü strateji müdürüyüm üniversitelerin. Ama cevap vermeyeceğim:)
  • Paylaş
2

Mustafa Kemal Taştekin, Vermiycem işte vermiycem:)

Şaman, Hainliğin de bu kadarı cık cık cık :)

Türkiye'dekiler yüksek lisedir. Dünyada üniversiteler sıralaması vardır ve ne yazıkki daha yeni yeni o sıralamaya giren üniversitelerimiz var. Fakat birşeyler üretmeye çalışan insanlara yine göz açtırmıyorlar en son İTÜ'de ki elli girişim şirketini ofislerinden çıkardılar. Sonra ateizm için "Allah yokmuş gibi davranan" diye tanımlama getirirlerse nasıl bilim olacak zira üniversite bilim yuvası demektir. Bilim marketlerde yapılmıyor heralde. Kullandığımız teknolojilerin çoğunluğu o "Allah yokmuş gibi davranan" bilimadamları sayesindedir. İnsan azcık minnet duyar.
  • Paylaş
Üniversiteler ilkokulda lise de öğrencinin hayattan bunaltılıp sonrasında rahat etmek için aileden uzakta gittiği bir tatil köyüdür.. .
  • Paylaş
"bazı"üniversiteler genc nesillerin beyninin körelmesini sağlayan cani kurumlardır
  • Paylaş
Bence iş hocada bitiyor. Eğer hoca bilgiliyse, donanımlıysa ve bildiğini öğrencilere aktarmada sıkıntısı yoksa liseyi bilim merkezine çevirir. Tam terside olabilir tabi.Bence sormamız gereken soru "iyi bir hoca nası olmalıdır? "
  • Paylaş
4

Hüseyin Çolak, hayırlısı ne diyim .iyi bir üniversitede okumuşsunuz :D

Şaman, O ayrımı yapmaya gerek var mı ki? Eğer hoca konuyu öğrenmişle öğrenmemişi birbirinden ayırabiliyorsa ki benim okuduğum üniversitede gayet de güzel ayırabiliyorlardı, kimin ne motivasyonla öğrendiğinin bir önemi olmaz.

Hüseyin Çolak, Zaten üniversiteye gelen öğrencinin amacı öğrenmek olmalı.Çok doğru söylüyorsunuz ama diploma için gelen öğrenciler ile kendini yetiştirmek için gelen öğrenci ayrımı yapılamıyor ne yazık ki.Bu da ayrı bir sorun ...

Şaman, Kısmen katılıyorum ama talebe lafı da talep edenden gelir, öğrencinin bilime açlığı yoksa ve bilgi talep etmiyorsa aslında üniversitelerde bilgi verilmesi şartı yoktur. Üniversitelerde ders denilen şey aslında seminerdir, öğrenme sorumluluğu zaten öğrenciye aittir. Hocanın asıl işi araştırma yapıp makale yayınlamaktır.

Yüksek ilk okuldur :)
  • Paylaş
Türkiyede yüksek imamhatiptir.
  • Paylaş
Birkaç istisna Üniversite dışında kesinlikle yüksek liselerdir.
  • Paylaş
Bir kaç üniversite dışında yüksek lise bile değildir.
  • Paylaş
Bilimsel kişiliğiyle üniversitelerde bulunan insan sayısıyla doğru orantılı olarak değişir bu sorunun cevabı...
  • Paylaş
diploma satın alma yeri
  • Paylaş
şu an çoğusu yüksek lise statüsünde maalesef...
  • Paylaş
Üniversiteleri bilim yuvası olmaktan uzaklaştıran etkenlerden biri o üniversitenin öğrencileridir
  • Paylaş
öğrencileri kötüleyen ziniyete sorarım 2gün sonra girceğim sinava 95 kişi girmiş 4 soru var ve sadece bir kişi tam 1 soru yapabilmiş yani diğerleri 1 soru bile yapamamış o derse çalışmaktan kendimi geliştirneye vakit ayıramıyorum ben bu bölüme girdiğimde 80000- alıyorken şimdi ise 300000 kişiyi alıyor sen kaliteyi düşür öğrenci doldur bölümleri bizim 6 labaratuar dersimiz var dı şimdi3e düştü sen ce öğrenci de mi suç üstüne hocalarddan 1-2 tanesi adam akıllı ders anlatıyo diğerleri saat dolur dolmaz hemen çıkıyolar
  • Paylaş
devletın egıtım anlayısı boyle surdugu muddetce lise bıle olamazlar.
  • Paylaş
HİÇ BİR ŞEY DEĞİL PARA YUTMA HAZNESİ
  • Paylaş
Sanırım Mete Tunçay'ın yorumu idi 1930ların Türkiyesindeki lise eğitiminin şimdiki üniversite eğitiminden daha iyi olduğu... Ne demeli sanırım amerikancası "collage" olan seviyelerde geziniyor bizdeki yüksek liseler de... yüksek yüksek liselere ev kurmasınlar :)
  • Paylaş
Çoğu ünversite, alçak lise : ) Lisede kurallar disiplin eğitim daha sıkı çoğu uni.den.
Bu konuda öğrenci ve öğretim görevlileri döngüsünün iyi beslenmesi lazım, öğrenci öğretim görevlisini zorlayacak, öğretim görevlesi öğrenciyi daha fazla aydınlatacak... bunlarda biri olmuyorsa üniversitelerde alçak lise seviyesi düşer.
  • Paylaş
Üniversitedeki eğitim dediğiniz gibiyse vay halimize...
  • Paylaş
Haziran 2012

Gizli Kullanıcı

Siyasi bir meclis bence bu ülkede
  • Paylaş

kimi üniversiteler yüksek lisedir. Ancak yüksek lisede olsa yaşanılması gereken bir şeydir.

  • Paylaş
Bence üniversiteler kurulduğu bölgenin maddi olarak kalkınmasını sağlar,emlak piayasasından başlar, çarşı pazar tüm esnafın gelirlerini arttırmaya yarar.

İki üç tanesi dışında hemen hemen hepsi bu işe yarar. Zaten mezunlarının hepsi okuldan sonra da bu mükemmel sistemin sürekliliğin sağlar.

İstihdam sağlar tabiki okumayıp okulun yanına dürümcü açana ;)
  • Paylaş
Yüksek lise bile değil lisenin devamı diyebiliriz 4 yıl üniv okuduktan sonra eve gelip babasına yük olmazktır üniversite
  • Paylaş
Laboratuvarları olmayan araştırma-geliştirmeye önem vermeyen ünviersiteler liseden farksızdır. Hoş zaten YÖK'ün belirlediği kurallar çerçevesinde hareket etmeye çalışan üniversiteler iyice kalıplara girerek kuruluş amaçlarından iyice uzaklaşmakta ezberle sınavı geç modeline dayanan bir yapıya kavuşturulmuştur.
  • Paylaş
Günümüzde her bina bir tabela ile üniversite oluyor eğitim kalitesi sıfır.sırf bu çocuklar ülkenin işsizlik oranını yükseltmesin diye sabahçı akşamcılar var hatta her yer myo dolu eee peki bunlara uygun iş sahası nerede ? yok
  • Paylaş
Universite, universiteyi yuksek bilim lisesi zannedenler yuvasidir.
  • Paylaş
Türkiyeden mi bahsediyoruz?
  • Paylaş
Üniversiteden üniversiteye değişir bence ... ama genel olarak ezbere dayalı bir sistem var amaç ders gecmek gibi geliyor biz öğrencilere ... .
  • Paylaş
Bilindiği üzere lisans düzeyinde bilim yapılmaz, öncelikle belki de yapılacak olan bilimin temelleri atılır. Bilim akademik olarak gözlemlere, deneylere, teorilere dayandırılarak bilimsel makalelerin yazılmaya başlandığı doktora seviyesinde başlar ki bu seviyeye kadar okumayı çoğu lisans öğrencisi istemez. Dolayısıyla bir çok üniversite bilim yuvasıdır, makaleler yayınlar ve bilime katkıda bulunur. Bazı üniversitelerimiz hatta dünyada bilimsel makale yayınlama açısından ilk iki yüz, ilk yüz hatta bölümleri düşündüğümüzde ilk ellilere bile girmektedir. Tüm üniversiteleri aynı kefeye koyup onlar yüksek liselerdir demek bu tip üniversitelerimize haksızlık etmek olur.
  • Paylaş
Soru cevabı taşıyor.
  • Paylaş
Bizim fakültenin tanıtım filmini izlediğinizde atomu parçaladığımızı sanırsınız, aksine bilimle alakasız konuları irdelemekteyiz. Lisede en azından 3 bilinmeyenli denklem çözüyorduk eğlenceliydi, üniversitede ise ego mağduru hocaların yazdığı kitap cümlelerini ezberlemek zorunda kalabiliyorsun. Abuk subuk işler aslında ama diploma şart. Aç kalma ihtimalimi en aza düşürmem lazım.
  • Paylaş
Üniversiteler bilim yuvasıdır. Ama Türkiye'ye baktığımız zaman 'yüksek lise'dir. Çünkü ülkemizdeki eğitim sistemi yıllardır eleştirilmiş ve karalanmıştır. Haklılarda. Bizdeki üniversiteler lisedeki konuların biraz zorlaştırılmışıdır. Yurtdışındaki üniversitelerde çok kaliteli eğitimler veriliyor. Bunda en büyük etkenler; öğrencinin bilgiye aç olması ve eğitim veren hocanın derse kabiliyeti, anlatışıdır. Bizim ülkemizde eğitim ezberden öteye gidemiyor. Çoğu öğrenci ancak bir hafta kala vize, final, bütünleme sınavlarına çalışıyor.

Kendimden örnek vermek gerekirse Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesinde Bilgisayar Mühendisliği okuyorum. Fakat aldığım bilgi, eğitim çok kötü. Dersler birbiri ile bağlantılı fakat bir derste hoca şu konuyu şu derste gördününüz nasıl yapamıyorsunuz derse ve bir kişi bile çıkıp yapamıyorsa sıkıntı var demek ki. Kendini okul dışında geliştirmedikçe, çok fazla kaynak okuyup irdelemedikçe üniversitenin pek bir anlamu yok. Çünkü orada verilen eğitim bize lisede verildi. Sadece bölüm olarak ayrılıp bölüm dersleri farklı. E o bölüm derslerinide adam gibi veremedikten sonra ne önemi kaldı ki üniversitenin.

Okuduğunuz bölümde uzman olmuş ya da olacaksanız %10 üniversite, %90 iş hayatının katkısı vardır diye düşünüyorum.
  • Paylaş
Öğrenci sayısına göre değişir. Kalabalıksa ayakta durmak zorunda kalacak ve bir şeyler öğreneceksin. Tenhaysa hoca zorlayacak bir şeyler öğrenmen için. Bizce böyle
  • Paylaş
1

Doğan Ataman, 1969 yılından bu güne, aya astronot gönderecek kadar bile verilen eğitim yoksa, üniversite öncesi tüm okullar meşguliyet merkezidir. Aya çıkmayı sorgulamam bile!
Doktor, mühendis, avukat vb üreten okullara güzel ülkemde hala üniversite denmesi de yasaklanmalı . ☺

Maalesef ülkemizde yüksek liselerdir.
  • Paylaş
Yüksek Lise Yuvası
  • Paylaş
2

Mikail Bayram, hocaların egolarını tatmin etme yerleridir.

Nil Körükoğlu, tabiki de ikiside

Üniversitelerde ders geçmeyi ögretiyorlar sadece... O yüzden yüksek lise'dir. . .
  • Paylaş
Bu sorunun konuşulacağı en güzel pozisyonun bugün TBMM olması gerekirdi. Sebebi ise Türkiye'nin eğitim düzeyinin çok çok gerilerde olmasıdır. Üniversiteler sadece bilim adına kurulmuş kurumlar değildir. Fakat bugün Türkiye'nin özellikle de bilim adına büyük gelişmeler kaydedip, bunu kaydedebilmesi için de üniversitelerdeki bilim adına kurulmuş olan bölümlerdeki ders müfredat ve işleyiş tarzının daha uygun bir düzene oturtulmasını sağlaması gerekir. Üniversitelerin en büyük amacının; nitelikli ve bilinçli bireyler yetiştirebilmek olmalıdır. Bu kavramın oluşabilmesi içinde; sadece üniversitelerde okuyan bireylerin değil, toplum olarak her kesimin kültürel bir doğru değişime ihtiyacı olduğu gerçeği ortaya çıkar. Bugünkü Türkiye için ise üniversiteler yüksek lise midir yakıştırması bile aslında ne kadar eksik olduğumuzun bir sonucudur. Eğer ülkemizi daha güzel yerlerde görmek istiyorsak, her şeyden önce kendimizi değiştirmek ile işe başlamamız gerek!
  • Paylaş
İlk 100 e giren üniversitemiz olmadığı buna en güzel cevap olur sanırım.
  • Paylaş
1
Genellenemez.
İlim irfan öğrenmek bireyin kendisinde bitiyor.
Zorla tek taraflı aktarım söz konusu değil.
  • Paylaş
Günümüzde, üniversiteler, Yüksek Meslek Fakülteleridir. Meslek Sanat okullarının kapatılması ile birlikte, ikame kuralı gereği ihdas edilmişlerdir.
  • Paylaş
Ağzımı bir açsam fena konuşurum demiş ya şair...


Eğitim bilim yuvaları değil. Para kaynağı olarak görülüyor. Hiç bir arkadaşın yorumunu dahi okumadım. Kimse beni inandıramaz ülkemizdeki herhangi bir üniversitede sadece faydalı bireyler yetiştirmeyi kendine ilke edinmiş olsun!!


Olması gereken, yapılan ve söylenen. .
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

6017 Görüntülenme76 Takipçi68 Yanıt