Bilmek istediğin her şeye ulaş

Uzay-Zaman dokusu delinebilir mi?

Kütle çekimi sonsuza kadar arttırabildiğimizi hayal edelim. Uzay-zaman sonsuza kadar esneyebilir mi? Uzay-zamanı katı bir cisim gibi, belli bir esneklik katsayısına sahip bir madde olarak düşünebilir miyiz? Eğer böyleyse uzay-zaman dokusu delinmesi yada yırtılması ne demek olur?Düzenle
Öncelikle temelinden başlayalım, uzay-zaman sadece bir kuramdır, kesinliği isbat edilememiştir. 100 yıldır bu konu açıklanamamış, Einstein dahi zaman kavramını denklemlerine tam olarak yerleştirememiştir, ( bakınız lamda ) ve bilim dışı bir topluluk olduğumuz için birilerinin söylemleri ile bu şekilde bilimcilik oynuyoruz, Zaman nedir fikri olan var mı ? Yok, zaman anlamca ZAM artan, artmaktır, AN ise en kısa zaman ölçütüdür. Yani artan an lardır, peki AN nedir ? An, atom mekanizmasında ki 2 salınım arasında ki, farktır. Yani ZAMAN enerji hareketine bağlıdır, temel enerji hareketi olan ve hala çözülememiş bir mekanizma, saniye birimi neydi, sezyum atomu titreşimi, yani zaman ayrı bir boyut değildir, tamamen enerji temel hareketinin bir sonucudur. Bu durumda kabul edilen 4 boyutlu uzay kuramı çok kaba bir tabir haline geliyor, küresel bilimi elinde tutan güçler, insanların çoğunu oyalamak için bu şekilde bir çok kuram ortaya atıyorlar, ışık hızına çıkınca gençlilik veya kedi-köpek paradoksları ve daha nice sallamalar. Hemen tepkili düşünmeyin, Faraday'ı araştırın, ilk akla gelen bizler koca koca profesörlerden dahamı iyi bilecektik, evet inanırsanız ve isterseniz neden olmasın. Sadece araştırma tembelliğinden kurtulabilmek büyük bir adım olacaktır. Bakınız kendiniz.
  • Paylaş
8

Açılın Ben Fizikçiyim, Söylediklerin aslında uzayzamanı destekler nitelikte. Zaman, hareketten ayrı düşünülemez. Hareket de uzaydan ayrı düşünülemez. Her eylem uzay ve zamanda aynı anda gerçekleşmek zorundadır. Sıfır anda, yani hiç süre geçmeden bir hareket söz konusu olamaz. Uzayda yer değiştirmeden de bir hareket söz konusu olamaz. O halde zaman ve uzay yapışık ikizler gibidir. Birini yatağa yatırmak istiyorsan, ikisinide yatırman gerekir. Birine bir müzik dinletmek istiyorsan, ikisinede dinletmek zorundasın. İkisini birbirinden ayıramazsın.

Uzayzaman işte bu gerçeğin doğurduğu bir modelleme. Böyle konuşmaktan nefret ederim ama, önemli bilim insanlarıda dahil, bilim camiasının genelinin kabul ettiği bir kuram. Merak edilen, uzayzamanın varlığı değil, onun mekanikleri. Ondan ne şekilde faydalanılabileceği...

Zamanın dördüncü boyut olup olmadığı uzun bir konu. Biraz araştırırsan (!) kabul edeceğini sandığım bir olgu. Bununla ilgili gugıl amcamız ve yutup teyzemizde çok kaliteli videolar var.
Naçizane... inploid.com/post/dorduncu-boyut/69494

Murat Keskin, Teşekkür ederim, bilimsel bir cevap yazmışsınız. Bende bilimsel bir cevap vermek isterim. Şöyle ki; uzay kavramı bir enerji döngü mekanizmasıdır, bizler hissetmesek bile vücudumuza her saniye atom altı parçacık isabet etmekte, muonların hareket sistemleri, göremediğimiz ışık tipleri ve buna benzer bir çok atom altı hareketler çok kısa sürelerde ve sürekli olmaktadır. Neden zaman ayrı boyut değildir, 1 günlük dilimi ele alalım, dünya kendi ekseninde tam tur attığında bu 1 gün 24 saat olur. Peki, biz bu hareketi farklı zaman dilimlerine bölemezmiyiz, elbette yapılabilir bu değişken bir durum olur, 1 günü 40 saate vb. dilimlere bölebiliriz, bu işlem dünyanın hareketini olumlu veya olumsuz etkiler mi? Tabi ki etkilemez, çünkü dünyanın hareketi değişken bir olguya değil, bağlı bulunduğu sistemin çekim yasalarına, bu sistemdeki diğer gezegen ve güneşin kütle büyüklüğüne, ve bu gezegenlerin içeriğini oluşturan elementlere göredir. Ay' ın 1 aylık hareketi, dünyayı biraz büyütebilsek veya küçültebilsek çekim yasaları gereği değişir. Yani zaman algısı tamamen enerjiye, bu enerjilerin bütünlüğüne kütlesine ve niteliğine bağlıdır.
Mesela, önemli bilim insanları diyoruz, Einstein de önemli bilim insanı, Newton da önemli bilim insanı. Einstein, teorilerini ispatladığı zaman, Newton un önemli teorilerini yanlış olduğu ortaya çıktı. Einstein ide, önemli bilim insanı işte bu uğraşısı ve azmi yaptı. Size bir şeyleri araştırın demiyorum, sadece içinizde ki sesi dinleyin , çünkü önemli bilim insanları bu şekilde başarılı olabildiler. Ve aldığınız bilgilerin kalıplarında esir olmayın, dahada geliştirin, geliştiremez iseniz bağımlı ve kabullenici olabilirsiniz.
Teşekkür ederim.

Açılın Ben Fizikçiyim, Rica ederim.

Söylediklerinin tamamına katılıyorum. Atladığın tek bir nokta var. Aslında gözden kaçırdığın bir nokta demek daha doğru, çünkü aslında söylediğin tam olarak uzayzaman dokusunun ne anlama geldiği.

Zaman algısını enerjinin kütlesine(?) bağlı düşünmektense, bunu uzayda dalgalanan enerjilerin etkileri olarak düşünmelisin. Zaman algısını değiştirmek istiyorsan, uzayı etkilemek zorundasın; verdiğin örnek bunu gözler önüne seriyor. Dediğin gibi, dünyanın kütlesini büyütmek ayın hareketlerini etkiler, bu zaman algımızda sapmalara neden olur. Neden, zaman enerjiye, onun niteliğine bağlı olduğu için mi? Pek sayılmaz. Zaman, uzaya bağlı olduğu için. Zaman algımız değişken, çünkü uzayı etkileyen (kütleçekim gibi) enerjiler(enerji olup olmadığıda ayrı bir tartışma konusu aslında ama), uzayla birlikte zamanıda etkiliyor.

Murat Keskin, Zaman uzaya bağlı diyoruz. Peki uzay nedir. Element oranları kati gezegen, yıldız ve bulutsu vb. olgular değil midir ? Bu olgular başka bir enerjiye dönüşse dahi bir enerji ve konvertör kati hesabına göre dönüşmez mi ? İşte zaman bu hesapların bir sonucudur. Membran teorisi, bahsettiğin uzayda dalgalanan enerji dinamiğini biraz da olsa açıklıyor. Kütle çekimi enerjiye bağlı olduğu için , zaman da enerjiye bağlıdır. Peki zamanı etkilemek için uzayı etkilemek gerekli ise, zamanı etkileyerek uzayı neden değiştiremiyoruz. Dünyanın kütlesini büyüttüğümüzde , zaman algımız sapmaz, enerji kati hesapları değişir.

Açılın Ben Fizikçiyim, Uzay bahsettiğin şeyler değildir. Uzay, aslında mekandır. Üç boyutun tamamının birlikte oluşturduğu düşünsel bir kavramdır. Üç boyutlu herşey uzaydadır. Uzay enerjiye dönüşmez, enerji uzayda dalgalanır. Kütleselçekim enerjiye bağımlı falan değildir, uzayda bir enerjidir. Uzayın bükülmesiyle ortaya çıkar. Isının sıcak maddeden soğuk maddeye iletimi gibi, yoğun kütleçekimsel etkiye maruz kalan alandan, düşük kütleçekim etkisindeki alana doğru aktarılan bir enerjidir. Uzayda hareket eder ve uzaydadır. Yineliyorum: kütleçekimsel etki uzayda olmasına karşın zamanı etkiler, çünkü zaman uzaydan ayrı değildir.

(Bu tartışmaya açık bir konu ama)Söylediğin gibi zamanın, enerji dönüşümünün bir yan ürünü olması onun uzaydan bağımsız olmasını gerektirmez. Tam tersini gerektirir. Zaman enerjiye bağımlı diyorsan, bende sana enerji uzaya bağımlıdır diyorum. Uzay olmadan enerji anlamsızdır. Açıklanamaz gözlemlenemez anlaşılamaz etkisiz bir garabeye dönüşür.

Aslında şöyle: uzayzamanın olmaması demek, zamanın bağımsız, evrensel bir değer olması, heryerde aynı olması anlamına gelir. Zaman zamandır, mekan mekandır demek olur. Bu ikisi farklı iki elma gibidir, ister birini yersin ister diğerini. Bu şekilde zamanı etkilemenin imkanı yoktur. Oysa modern fizik (diğer bir deyişle aynştayn) bize zamanın göreceli olduğunu söylüyor. Kütleçekimsel etkinin zamanı etkilediği, bu alanlardan etkilenen nesneler için zamanın daha yavaş akabileceği söylüyor. Aslında sende bunu biliyorsun ve bunun aynısını söylüyorsun. Ama bunu zamanı üç boyutlu uzaydan ayrı düşünürsen söyleyemezsin. Zamanın uzaydan bağımsız olması demek, uzayda dalgalanan enerjilerden etkilenmemesi demektir. Enerjilerin hayalete atılan taşlar gibi olması gerekir. Uzayın derdinin zamanı bağlamaması gerekir.

Sorduğun soruya gelince, zamanı etkilersen uzayda etkilenir. Bunu ancak düşünsel olarak hayal edebiliriz çünkü "doğrudan" zamana etki edebilmek mümkün değildir. Fakat mantıksal olarak, zamanı yavaşlat, uzaydaki bütün denge alt üst olur. Zamanı hızlandır, uzay harabeye dönüşür. Bütün fizik kanunları değişir. Zamana etki ettiğinde uzayada aynı anda etki etmezsen tabi...

Murat Keskin, Evet hiç şu şekilde düşündün mü ? diyelim bir ağaç türü, mayıs ayında çiçek açıyor, sebebi malum ısı değişimi, çeşitli sebeplerden dolayı şubatta , mayıs etkisi ısısal olarak oluştu, ağaç yine de çiçek açar, ağaç için dünyanın ne tarafa döndüğü , ayın ne yaptığı önemli değildir. Serada bitki yetiştirmek gibi, peki zaman bunun neresinde ? İşte o ağacı dahi etkileyen ısı, güneşin dünyayı ve diğer etki alanında ki gezegenleri etkilemesi gibi etkiler. Önceden de belirttiğim gibi, zaman algısı Atom mekaniği çalışma prensibinden kaynaklanır. 2 fazlı bu mekanizma, biribirine zig-zag dairesel paralel hareket eden 2 aynı merkez odaklı, fakat eksen çizgisine olan dalga yüksekliği farkından dolayı ortaya çıkar. 2 dalga yüksekliği eşit olsaydı, bu Newton'un dediği gibi sonsuzluk olurdu. Fakat Einstein bu durumun farkında idi ve Merkür perihelinin ( gün berisi ) sapma göstermesini Edington yardımı ile isbat etti. Eşit olmayan bir şeyler vardı, anlam verilemese de mantıklı bir açıklamaya doğru gidiliyordu. Ve İngiliz bilim heyeti, bu durumu bilimsel olarak kabullenmek zorunda kaldı. Birde şöyle düşünün uzay-zaman kavramı neden matematiksel ve tam bir bilim mantık formülü ile açıklanamıyor, bu kadar basitse o kadar büyük bilimci ve matematikçi için bu çok mu zor ?

Açılın Ben Fizikçiyim, Üstteki yazılarımı kopyalayıp yapıştırsam abes olmaz.

Verdiğin örnek "yerinde" diyebilirmiyiz, diyemeyiz gibi ama yinede onun üzerinden giderek sonuca ulaşabiliriz sanırım. Ağacın çicek açmasının sebebi ısı değişimi, eh peki. Zaman bunun neresinde, şurasında: ısı değişimi zaman olmadan vuku bulamayacak bir hadisedir. Isı değişimi zamanda gerçekleşir. Bunun konumuzla ne alakası var? Hiçbir fikrim yok. Mesele şu, ısı değişiminin zamanda olurken, aynı anda uzayda da olması. Isı değişimi uzay olmadan da vuku bulamaz. Isı değişimi uzay ve zamanda aynı anda, bir deyişle uzayzamanda cereyan eder. Tıpkı bunun gibi, bütün hareket, enerji dalgalanmaları, atom mekaniği çalışma şusu busuları, hepsi uzay ve zamanda aynı anda bulunmak zorundadır. Bu olguların hiçbiri zamanı yada uzayı doğurmaz. Zamanın ve uzayın içindedirler.

Diğer yazdıkların savunduğun düşünceyi ispatlar nitelikte değil. Dalgaboyu farklılıkları uzayda farklı oranlarda bulunma durumundan kaynaklanır. Hareketin ne kadar zamanda, ne kadar uzayda olmasıyla ilgili. Bu zamanın kaynağı değil, uzayın zamana etkisinin bir görüntüsüdür. Zaman çok daha farklı bir kavramdır. Zaman olup bitenlerin olup bittiği alanlardan bir tanesidir. Bir taneside uzaydır. Tüm oluşlar bu ikisinde birden olur ve oluşlar, bu ikisinin menşei değildir. Bu ikisi içerisinde yaşayan olgumsulardır.

Şöyle somutlandırayım. Cumartesi pazarı kurulmuş, içerisinde teyzemiz elinde pazar arabasıyla ilerliyor. Salatalık satan birinden yarım kilo salatalık alıyor. Yoluna devam ediyor. İleride bir karpuzcu görüyor. Bir tanede karpuz alıyor.
Bu öyküde pazar, boydan boya zamanı temsil ediyor. Pazarın üzerine kurulduğu cadde(yada asfalt yol), uzay diyelim. Karpuz alma eylemi, bir enerji dalgalanması olsun. Salatalık almakda farklı bir enerji dalgalanmasını simgeliyor. Senin söylediğin şu, teyze salatalık almasıyla pazar oluştu. Pazar, havada asılı duruyor. Bende diyorum ki, salatalık alma eylemi pazarın içinde oldu. Pazar caddenin üzerinde ve caddeden ayrılamaz.

Pazar hep vardı, teyze salatalık alsın yada almasın. Teyzenin salatalık alıp almaması, pazarı etkilemez. Teyze bilmelidir ki, pazarı kullanmak için yoluda kullanmak zorunda. İkisi birbirinden ayrı olamaz.

Murat Keskin, Bu durumda seralar, birer zaman kırılma noktası mıdır. Bir koşucuyu ele alalım, diyelim ki 100 metreyi hafif tempoda 50 kalori harcayarak 30 saniyede koşuyor. Yine aynı koşucu 100 metreyi son hızı ile 10 saniyede koşuyor, harcadığı enerji kat kat fazla olur. Aynı mesafeyi zaman farkı oluşturarak neden aynı enerji ile koşamaz. Enerji dengesi veya düzeni zamanı etkiler, çünkü zaman enerjiye temel enerji hareket mekaniğine bağlıdır. Verdiğin örnek bir kuramsal yaklaşım bir enerji veya matematik hesabı yok, bilim temel mantıklar üzerine olmalı bence, Çünkü aynı örnek için birisi çıkıp pazar caddesi zaman olsun, boydan boyada uzay olsun dese ne diyebiliriz ki. Buda onun bakış açısı olur,

Astrofizik hakkında neredeyse hiçbir bilgim yok ama bildiğim kadarıyla solucan deliği bu bahsettiğiniz delik olabilir mi? Sonuçta doku aşırı kıvrılmışçasına bir tarafından diğer tarafına giden kısa yol diye biliyorum.

Uzay zaman dokusu tabii ki sadece teorik olabilir (kanıtı da var diye biliyorum ama yanılıyor da olabilirim) ama sanırım günümüzde Nevton'un evrensel çekim yasasını açıklayabilen tek teori olduğundan gerçekliğini kabul ediyoruz. Eğer uzay-zaman dokusu gerçekse ve solucan delikleri de gerçekten varsa dokunun bir tarafından diğer tarafına bir kanal oluşabilmesi için dokunun iki tarafından da delinmiş olması gerekir gibi duruyor.

Doğrusu bir kara deliği de ben gözümde dokunun bir deliği olarak canlandırabiliyorum.

Uzay-Zaman
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

202 Görüntülenme9 Takipçi2 Yanıt