Bilmek istediğin her şeye ulaş

Yaratıcı insanları, evreni vs. neden yarattı?

Bu sorunun cevabında hayatın anlamı var.Düzenle
Öncelikle yaratıcı evreni ve insanları yarattı diye bir önermeyle başlıyorsunuz. Soruya bakıyorum soru değil, bir dogma. Yaratıcının evreni ve insanları yarattığı önermesi kutsal farz ettiğiniz kitaplarda yazar. Neden yarattığı da oralarda yazar. Hayatın anlamını bu soruyla bulmak istiyorsanız size cevabını vereyim, yaratıcınız ona inananları inançlarına göre kendisine ibadet etsinler diye yaratmış. Yani hayatınızın tek anlamı var yaratıcınıza kulluk etmek. Bu ibadet olayı da öyle her dinle de olmuyor, Türkiye'deki yaygın bilinen yaratıcı için sadece kendi dini geçerli yani ibadet ederken de buradaki dini kullanmalısınız. Diğer dinleri her nedense kendi göndermesine rağmen zaman içinde update ve iptal etmiş, onları saymıyor. Hatta bir rivayete göre saydığı tek dinin diğer mezheplerini de saymıyor. Sonuçta yaratıcı tüm kullarını kusurlu yaratıp onları sınava sokmak gibi bir zevke sahip, bunun nedenini sorgulamaya gerek yok çünkü bunların tümü inanç denen ilginç bir kavram. Şimdi buraya kadarını ben gayet iyi anlayabiliyorum. Tek anlayamadığım konu; madem bu dinler update ve iptal olmuş, neden dünyadaki insanların çoğu yeni ve tek geçerli olan dine geçmemiş. Neyse soruya soruyla yanıt vermeyeyim. Yaratıcı evreni canlılar yaşasın diye yaratmış, büyük çoğunluğuna da canlı koymamış (bu da anlamadığım bir konu, neden acaba?) Canlılardan da bir tek insanı hem sınava sokmak hem de kendisine ibadet etmesi için yaratmış. Aslında bir ateist olarak duruma bu pencereden de baktığımda kötü bir şey görmüyorum. Yaratıcı istemiş ki insanlar kamil insan olmaya çabalasın, iyi insanlar olsunlar, tanrılarını yüceltip onun yarattıklarına zarar vermesinler. İnsanlar, Müslümanlar dahil sanki ciddi yanlış yollara sapmışlar. Sonuçta Yahudisi, Kürdü, Alevisi, ya da Pastafaryanı, hepsi yaratıcının yarattığı insanlar, onlara zarar vermek yaratıcıya zarar vermektir.
  • Paylaş
2

Hypatia Hypatia, Sadece yaratıcı denmiş, Allah denmemiş. Deistleri de yoruma katmak gerekebilir belki.

Şaman, Dini katmadan açıklamak da gerekebilirdi diyorsunuz yani ama o zaman sorunun yanıtını veremezdim.

Bu soruda eksik olan taraf tek taraflı bir soru olması yani düşünce akımlarının hepsine hitap etmiyor. Yaratıcı inancına sahip biri bu soruyu detaylı cevaplandırabilir. Yaratıcı inancına sahip olmayan biri için bu soru geçersizdir. Yani yaratıcı inancına sahip olmayan biri için bu sorunun cevabı; böyle bir durum yok olacaktır. Bu cevabın da bir anlamı olmayacaktır.
Yaratıcı inancına sahip olan biri ise karşılaştığı sorular karşısında bir süre sonra kısırdöngüye girecektir ve sonucunda sorgulamayı bırakıp sorgulamadan inanma yoluna gidecektir. Yaratıcı inancına sahip dinlerin çoğu bu genel olarak bu şekilde işleyişe sahiptir. Yani çok fazla irdelemeden inanma ve öldükten sonraki yaşam için çalışma yolunda hayatlarına devam edeceklerdir.
  • Paylaş
Soru açıklaması olan "Bu sorunun cevabında hayatın anlamı var" ifadesi din kitaplarına girecek türden bir düşünce olmuş.
e'Olmuşken "İnsan da olsun, şöyle olsun, böyle olsun, o da olsun, bu da, şu da olsun" dedi ve oldu.
  • Paylaş
1
Bu soruyu sorabilmen için öncelikle bir yaratıcıyı ispatlamalısın.
Ben ispatlamadan uzaylılar bilmem ne gezegenini neden ele geçirdi desem de aynı derece mantıksız birsorudur.
  • Paylaş
5

Şaman, Erhan kardeşim, şimdi öncelikle havaya atılıp düşerken sandalye olmayan tahta parçaları deneyi var. Bir de hurdalığa atılan bomba ile yapılamayan F16 deneyi var. Başka ispata gerek var mı ki? ☺

Erhan Kılıç, İnsanların kendi kendilerini inandırdığı kişisel mantıkları ve hayal güçleri rasyonel değildir.

Şaman, Geyikti Erhan kardeşim, çok ciddiye almamalı.

Erhan Kılıç, Yok senin geyik yaptığını biliyorum da başka okuyanlar ve gerçekten bunu iddia edecekler için hazırken cevabını yazayım dedim :)

Şaman, İkisi de zaten orta çağdaki cadı deneyi gibi. Yanarsa cadıdır, yanmazsa değil ☺ Aslında bu deneyler İslam'ın orta çağda olduğunun da kanıtıdır.

Var mı ? Yok mu ?
Ne fark eder ki, bizi biz yapan öz nesnelliğimizi, her birimizi farklı kılan karakterimizi değiştiremedikten sonra, ha var ha yok. Bizlerin söylemleri ile bir şey var olmaz, yokta olmaz. Gerçek bilim, bu gibi konularda tek çözümdür. İsbat gerektiren tek olgu var oluş-oluşu değil, yok olduğu-olmadığı da isbat gerektirir. Her hangi bir şey için bu kural temel esastır. Nasıl ki, bir vadide bir tür çiçeğin olduğunu iddia edenler olduğunu isbat etmeli, olmadığını iddia edenlerde isbat ile yükümlüdür. Eğer ki, var diyenler çiçeği gösterirse aramaları biter ve iddialarını kanıtlarlar. Yok diyenler ise bütün vadiyi alt üst etmeli tohumuna kadar araştırmalı işlem bittikten sonra evet bakın bulamadık gerçekten yokmuş demelidirler. İşte, yaratıcı yok diyenler kainatı alt üst edip tam bir bilim üzerine isbat etmedikçe, yaratıcı yok demeleri düşüncesel algıdan ileri gitmez, şahsi iddiaları olarak isbatsız bir tez olarak kalır.
Var diyenlerde, tam bir bilim üzerine isbat etmeliler.
Peki, her iki tarafa da eşit mesafede ki bilimsel mantığa dayalı tarafsız gerçek bilim ne diyor.
Dönüştürücü ( konvertör ) Teorisi, bu konuyu biraz anlamamıza yardım edebilir. Tarafsız bilimin, bir sonucu olarak ortaya çıkan bu teori, bilimsel mantık sistemine dayanmaktadır. Yani sizin neye inandığınızın veya inanmadığınızın öneminden çok, gerçeğe dayalı, kişilere hizmet etmeyen, ortak insani değerlerin hepsinden üstün olduğuna dayalı bir bilimsel sistem, gerçek bilim.
Dönüştürücü Teorisi; Kainatta ki her şey enerji dönüştürücüsüdür. Enerjinin onlarca çeşidi, konvertör şartlarına bağlı olarak, kendi aralarında geçiş yapar. Enerji geçişlerinde ki hassas matematiksel hesaplara göre, geçiş yapacak olan enerji, farklı karakteristik konvertör özelliği taşıyan, diğer konvertöre geçiş yapabilmesi için, ortak yayılım fazı ve gelen konvertör fazı olarak 2 fazda yayılım göstermeli . Fazdan da anladığınız gibi, aslında ikiside anı tip enerjidir. Radyo vericisi ve alıcısı gibi düşünebiliriz. Hassas elektronik ayarlamalar olmadıkça, radyo sistemi alıcı ve verici olarak çalışmayacağı gibi, kainatta ki hiçbir konvertör hassas ayarlar olmadıkça, döngüyü tamamlayamaz, çalışmaz. Çok çok uzun olan bu konuyu ilerde devam edebiliriz. Çevremizde ki, hassas matematiksel hesapları ve ayarları düşünmek ve insani açıdan değerlendirip mantıksal bilim yoluna girmek doğru kararı vermek adına bizler için yeterlidir.
  • Paylaş
12

Erhan Kılıç, Yanlışın var. Bilimde bir şeye yok diyebilmek içni öncelikle o şeyin ispatlanmış bir teori ya da kanun haline gelmesi gerekir.
Misal sen büyük patlama teorisine yanlış ya da yok diyebilirsin. Tabi bunun için gerekli cevapları ve ispatları öne sürdüğün sürece.
Ama durup dururken bilim dünyasında pembe ayılar yok dediğin zaman şöyle bir bakarlar ve eee? derler. Zaten varlığı ispatlanmamış şey yok bile değildir. Bilim dünyasına hiç girmemiştir.
Yani yokluğu ispatlamak zorundadır demek bilime aykırıdır.

Murat Keskin, Bu şahsi görüşünüz için teşekkür ederim, bilimin dışında da düşünebildiğinizi isbat etmiş oldunuz. Konuyu saptırmaya mahal vermeden kısaca soruyorum, bir atölyede bir alet yok diyor iseniz, iddianızı isbatlamak için o atölyenin tamamını gösterip yok savınızı isbat etmek sizin sorumluluğunuzdur. Kainatta yaratıcı yok diyorsanız, bütün kainatı taramadıkça iddianızı nasıl isbat edeceksiniz, basit bir soruya bilimsel mantıkla artık cevap vereceğinizi ümit ediyorum.

Erhan Kılıç, Ben hiç bir şey iddia etmiyor iken birisi yaratıcıyı iddia ediyorsa ve bunu kanıtlayamıyorsa onun iddiasına göre olmadığını söylemek gayet normaldir ve bir ispat yükümlülüğüm yoktur.
Bilimsel açıdan ele alalım. Higgs bozonu asla keşfedilmeseydi her daim yok olarak kalacaktı. Bilim insanları higgs bozonu yok dediğinde Peter Higgs o zaman olmadığını ispatla mı demiştir sizce?
Ya da şu an paralel evrenler bir hipotez bile değil, kuantum fiziğinin dalga çöküşünün ne olduğunu açıklamak içni ortaya sürülmüş bir iddiadır. Şu an bilim dünyasında bu default yok olarak görülmektedir. Çünkü hipotez aşamasında bile değildir ve ispatlanması imkansıza yakındır.
Şimdi bilim insanları paralel evrenler yok dediklerinde bunu ortaya süren bilim insanı o zaman olmadığını kanıtlayın mı diyecektir?
Bir iddia atılıyorsa ve ispatlanamıyorsa o default olarak yoktur.

Sizin dediğiniz ben hiç bir varlığına dair iddia yok iken durup dururken yok dediğimde (pembe ayılar misali) kişisel olarak bir ispat istenilir. Ama bilim dünyasında zaten olmadığı için umursanmaz.

Murat Keskin, Olmayan bir şeyi yok saymak mantıklı görünüyor. İyi de, olmayanın olmadığını neye dayanarak söyleyebiliriz ki. sürekli yeni keşifler ortaya çıkar iken, kainatta ki hiçbir olgu için yok diyemeyiz. Bunu söyleme hakkı ancak kainatın tamamını tam bir bilimsel araştırmadan geçirip aradık bulamadık demekle olur. Her alanda bütün keşiflerin bittiği gün kainat hakkında birileri ancak konuşabilir. Hakkında bilimsel kanıt olmayan bir konuda ancak yorum yapılabilir. Bu aslında yok'un isbatı değildir. gerçek bilim ile bilimi şahsi amaçlarına kullananların tartışmasıdır. Ve bu tartışmadan ileri gitmez, Sonuç olarak Var diyene ortaçağda kalmış,gerici vb. yakıştırmaları yapabilmek için bu yakıştırmalardan kendini sıyırıp, gerçek bilimle söylemlerini isbat etmek dosdoğru bir yol olacaktır. Ayrıca, ortaçağda ki, cadı avının gerçek hikayesini doğru araştırmak gereklidir, cadı avı bahane gösterilerek birçok masum insanda aralarında bulunan insan, dönemin yöneticileri tarafından şahsi çıkarları için katledilmişlerdir. Bu sebeple herhangi bir konuyu Şahsi çıkarları için kullananları çok hoş karşılayamıyorum. Unutmamalı ki, sizin gücünüz, karşınızda ki, düşmanın zayıflığı kadardır. Ve gerçek zayıflık, şahsi çıkarları için topluluğunu satabilmektir. İşte gerçek güç bunu anlayabilmektir.

Erhan Kılıç, Murat bey siz bilimsel davranmıyorsunuz. Tek bir şey dedim cevap vermediniz.
Paralel evrenler düşüncesini süren adam yok dendiğinde olmadığını ispatla mı diyor?
Siz tamamen bilim dışı kişisel davranıyorsunuz.
Sizin mantığınızla her kafasından bir şey uyduran için olmadığını kanıtlamalıyız. Saçma.

Murat Keskin, Konuyu saptırmaya mahal vermeden kısaca soruyorum, bir atölyede bir alet yok diyor iseniz, iddianızı isbatlamak için o atölyenin tamamını gösterip yok savınızı isbat etmek sizin sorumluluğunuzdur. Kainatta yaratıcı yok diyorsanız, bütün kainatı taramadıkça iddianızı nasıl isbat edeceksiniz, basit bir soruya bilimsel mantıkla artık cevap vereceğinizi ümit ediyorum.

Murat Keskin, Paralel evrenler düşüncesi örneği söylediğiniz gibi sadece DÜŞÜNCE dir, deneysel veya bilimsel mantık olarak kabul görmüş bir teori değildir. Buna benzer DÜŞÜNCELER çok miktarda piyasada mevcut. Sizler bilimsel davranıyorsanız, madem maddenin kainatın sırlarını açıklayın da buna benzer tartışmaları bitirin, vereceğiniz cevabı tahmin ediyorum, bu güne kadar onlarca bilim insanının deneyler vb. vb. şeylerle açıklayamadığını benmi yapıcam, zaten sıkıntıda burada, biz insanlar duygularımızla hareket ediyoruz, bilimsel mantıkla değil bir de maddenin sırlarını açıklarsanız, her kafasından bir şey uydurana tek tek isbat etmek zorunda kalmazsınız. Tartışmaları, net bilgi bitirir, bilgilerinizi paylaşın ve bitirin. Var diyenler hadi rahat tembel yaratıldı işte bilimsel açıklamaya gerek yok diyor bitiriyor, onlar gibi olmadığınızı en azından isbat etmelisiniz, bütün bilimsel bilgilerinizi atom mekaniğini vb.üstün bilgilerinizi artık ortaya koyun ve bitirin. Cevap ve cevaplarınızı Tahmin ediyorum, buda mı saçma.

Erhan Kılıç, Şöyle bir şey yapalım. Yorumlarımı sildim. Sizlere başka türlü anlatmanın yolu yok.
Sizin düşüncenizle hareket ediyorum. Ben diyorum ki orionj bulursusunun içinde bir bakteri var ve tüm her şeyi o yarattı ve sonra oraya gitti.
Yok mu diyorsun? Olmadığını ispatla o zaman aksi halde sus ve kabul et.
Cevabını bekliyorum.

Murat Keskin, Tamam kabul ediyorum bilim insanısınız ve diyorum ki, kainatın çalışma sistemini ortaya koyun, bitirin bu kısır tartışmayı eminim en küçük kati bilimsel kanıt olsa zaten yaparsınız. Buna karşı Var diyenler Altın oran ve Pi sayısı ile yaratıcı yani üstün zekanın yansımalarını en azından ortaya koyabiliyorlar, bu şu demek; bir bakterideki çalışma ve enerji sistemi ile güneş sisteminin ve galaksi sistemleri ile olan enerji orantısal dengesi birebir aynı, bu ise bütün bu sistemlerin ancak üstün bir zeka ile olabileceğini gösterir diyebiliyorlar. Bunları söyleyenler bağnaz,yobaz, ortaçağdan kalma, gerici vb. insanlar. Diyorum ki, bu çıtayı aşmak gerek, artık kati kanıtlar yani bilim konuşsun, ha bir de ben zaten konuşmaya başlamadım, susup kabul edeceğim zamana da, bilim karar verir. Çıtanın altındakilerle konuştuğum pek görülmemiştir.

Erhan Kılıç, Murat bey iyice hem zıvanadan hem mantıktan hem de bilimsellikten çıktınız. Artık cevap veremediğiniz gibi üstüne yok şunu açıkla bunu ispatla diye mahalle ağzına çevirdiniz. Üstüne üstlük var diyenlerin altın oran, pi sayısı gibi şeyler öne sürdüğünü iddia ettiniz.
O iddialar zaten var olan bilimsel bir bulşgudur ve tamamen matematik fenomenidir. Çok abartılacak bir şey yoktur.
Size iyi günler dilerim ve bir psikoloğa da görünmenizi tavsiye ederim.

Murat Keskin, Bu tatlı bilim sohbeti için teşekkür ederim. Sohbetin başında söylediğim gibi ne fark eder ki, ha var ha yok, önemli olan insanların görüşlerini dayandırdıkları kati kanıtlar olmadıkça sadece birer düşünceden ibaret kalır, kalmaya da devam edecek görülüyor. Bilime gösterdiğiniz saygı Altın oran konusunda ki Engin ve Zengin bilginizden Kati olarak anlaşılıyor. Maalesef biz insanlar kanıtlayamadığımız görüşlerin peşine duygusal olarak gidiyoruz. önemli olan kendi görüşlerimiz yoksa bilimsel kanıt hikaye, hikayelere ayıracak fazla vaktim olmadığı için, bilimsel kanıt görmediğim için sohbete devam edemiyeceğim, en iyisi bizler susalım, artık Bilim konuşsun, zaten konuşuyor da, dinleyen kim.

Erhan Kılıç, Haklısınız, bilimde o vakit paralel evrenlerin olmdığını ispatla, higgs bozonunun olmdığını isoatla diyen ergen bilim insanları var hep.
Üstelik paralel evrenler benim dediğim gibi bir düşünce, teori değil dediğinizde aynı mantığı yaratıcı kavramı için söyleyemiyor olmayışınız ve sadece kendinizi haklı çıkarmak için yaratıcıyı savunanlar gibi bir noktadan sonra o zaman açıkla, o zaman bunu da açıkla boyutuna düştüğünüz için aksine ben sizinle harcadığım zamana acıyorum.
Bilim sohbeti değildi bu. Benim birine bilimsel davranışı anlattığım ama karşılığında ise boş laflar aldığım bir vakit kaybıydı.
İyi günler.

Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsin diye yarattım.Zariyat 51/56
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

69 Görüntülenme12 Takipçi6 Yanıt