Bilmek istediğin her şeye ulaş

Yurt dışına gitmeden İngilizce öğrenebilir miyiz? İngilizce çevirmenlik okuyorum, nişanlıyım ve yurt dışına çıkma imkanım yok. Bölümümdeki müdür ve yardımcısı, ikisi de yurt dışına gitmeden İngilizceyi öğrenmişler. Bu kişiye bağlı mıdır?

Eğer yurtdışına gitmeme sebebiniz nişanlınızın istememesi ise bence ingilizceyle ya da kendini bu konuda geliştirmekle de ilgilenmemelisiniz. Gerek yok yani. Bağımlı bir hayat insanı her zaman geride tutar. Ki alanınız çevirmenlik, öğretmenlik düşünüyorsanız ekstrem bir ingilizce seviyesine ihtiyaç duymayacaksınız ama çevirmenlik bölümü karşılaştırmalı metinler, edebiyat, kültür ve dil sosyolojisini incelemeniz ve absorbe etmeniz gereken bir alandır.Profesyonelce değil.
  • Paylaş
1

Elif Yurtseven, Teşekkür ederim yorumunuz için . Bağlı bir hayatla ilgisi yok bunca yıllık birlikteliğimizde benden tek rica ettiği şey bu. Benim amacım ingilizce öğrenmek kendi ülkemde öğrenebilme fırsatım varken neden ailemi bırakıp gideym

Yurtdışına çıkmadan İngilizceyi öğrenebilirsiniz. Burada en önemli şey, çalışma şekliniz ve kullandığınız malzemedir. Ben de yurtdışına çıkmadan İngilizceyi öğrendim,üniversite ve dil okullarında hocalık yaptım, İngilizce ile ilgili yirmiyi aşkın kitap yazdım. "Yurtdışına çıkmadan öğrenilmez" türünden sözlere kesinlikle inanmayın.
  • Paylaş
1

Elif Yurtseven, Teşekkür ederim. İçimi çok çok rahatlattınız. Hemen hemen her akşam British film ya da dizi izliyorum.
Ders çalışmayı pek seven biri değilim uzun saatler ders çalışamıyorum daralıyorum. Ama telefonum da tüm ingilizce öğrenebileceğim programlar var şarkılar ingilizce alt yazılı hikayeler. Ben ezbere dayalı bir sisteme karşı olduğum için bunları uyguluyorum kendimde ve fırsat buldukça da yabancı arkadaşlarla konuşmaya çalışıyorum ama pek vakit bulamıyorum çünkü iş ve okulu bir arada götürüyorum.

Çok teşekkür ederim içim rahatladı çünkü iyi bir şekilde öğrenmeyi çok istiyorum.Nişanlım gitmemi istemiyordu bu yüzden iyi bir şekilde öğrenemeyeceğim diye çok üzülüyordum ama yurt dışı tatili ama iyi fikir :)
  • Paylaş
1

Portakallı Ördek, Çalıştığım yerde sınavlara o kadar yoğunlaşmış, kitaplar yazmış(hem sınav hem gramer üzerine) olup bilmemkaç senelik deneyimli ama yabancı bir öğretmenle konuşurken benim yardımıma ihtiyaç duyan öğretmenler bile var. Lisedeyken şehrimizde olan uluslararası bir etkinlik için çevirmen yetersizliği olduğunda İngilizce öğretmenlerini de çağırmışlardı mesela ve bizim okulda giden öğretmenler (Öğretmen lisesiydik ve öğretmenlerimiz de yine bizim lisemizden mezundu. Lisemiz dil alanında %100 ilk on üniversiteye giriş başarısıyla ünlüdür, hâlâ öyle mi bilemem.) resmen şaşkınlıklarından diyecek laf bulamamışlar zira çoğu meslektaşları çat pat konuşuyorken bazıları konuşamadığı halde ek ücret için gelmiş. Yukarıdaki dediklrim & örnekler gibi tamamen sana kalmış ne kadar öğreneceğin ve ne kadarını pratiğe dökeceğin.:)

Tabi ki İngilizce veya başka bir dili yurt dışına çıkmadan da öğrenebilir, iyi bir çevirmen olabilirsiniz. Ancak bu dille ilgili iş yapan insanlar bunun hakkını vermeliler. Özellikle konuşma gibi etkileşim gerektiren beceriler kolay kolay o dilin konuşulmadığı bir ülkede tam anlamıyla kazanılmaz. Anadili İngilizce olan insanların yaşadığı bir yerde sürekli iletişim halinde olmak, bu dili olabildiğince doğal ve anadile yakın şekilde konuşabilmeyi sağlar. Türkiye'de biraz daha çaba sarf edip konuşma becerilerinizi geliştirmeye bakın bence yurt dışına çıkma imkanınız yoksa. Zaten bu bölümde okuduğunuza göre belli bir birikiminiz var demektir. Daha zayıf noktalarınıza odaklanıp bunları geliştirmeye bakın.
Yurt dışında yaşamak her zaman bir avantajdır ama şart da değildir. Ben İspanyolca ve İtalyanca dillerini yurt dışındayken bir kere bile oturup çalışmadan öğrendim. Türkiye'de olsam bu daha çok zaman alırdı ve bu kadar akıcı konuşamazdım. Ama yine öğrenir miydim, öğrenirdim. :)
  • Paylaş
22 yaşındayım. Güzel bir üniversiteden -eğitim dili İngilizce olan bir üniversiteden- İngilizce öğretmenliği mezunuyum. Ailemin de bu konuya önem vermesinden dolayı 6-7 yaşımdan beri İngilizce kaynaklara sahip oldum ve yavaş yavaş öğrenmeye başladım. Lisede yabancı dil bölümü okudum ama bilirsiniz, ister fen lisesi olsun ister İmam-Hatip bizim liselerimizde sınava hazırlık vardır ve konuşmaya yönelik pek bir şey yoktur. Üniversiteyi kazandığımda arkadaşlarımın %90'ı benim gibiydi, çoğu da lisede "Ya üniversiteyi kazanınca en kötü ihtimalle bir kursa gider hallederiz konuşmayı, nasıl olsa grameri tamamen öğrendik. " diye düşünüyordu(Ben tam tersine lisede hep pratik yapmamız gerektiğini savundum ama ne mümkün, çoğunluk karşısında pek dinlenmedi lafım). Ve açıkçası üniversitedeki hocalarımız ne kadar az İngilizce konuşabildiğimizi gördüklerinde durumu hep şaşkınlıkla ifade ederlerdi. Eğitim dili İngilizce olan bir üniversitede İngilizce Öğretmenliği bölümü hocaları bile zaman zaman kendilerini bize kaptırıp Türkçe konuşurlardı.
Üniversite hayatım boyunca Erasmus veya Commenius programlarına katılmayı düşündüm. Bir kez de sınava girdim fakat sanırım içten içe gitmek istemediğim için notları çok yüksek yerleri yazdım. Gidebileceğim yerler olduğu halde gitmemiş bulundum. Sebebi ise yurtdışında alacağım derslerin çok azının -belki bir veya iki tanesinin- bölümüm tarafından sayılacağı gerçeği idi. İsmi aynı bile olsa orada aldığınız dersler bazen kendi bölümünüzde geçerli sayılmıyor ve benim de ne not yükseltmek ne de yurtdışına çıkmak için okulu bir dönem daha uzatmaya niyetim yoktu açıkçası. Work and Travel da düşündüm ama son dönemlerde şartları değişti diye biliyorum. Eskisi gibi her zaman sahil güvenlik işi gibi kolay işler vermiyorlarmış ve çalışma şartları epey kötü olabiliyormuş diye duyumlar almaya başladım gidenlerden ve öğretmenlerimden. Tabii para kazanıp + dilimi akıcılaştırabilirdim ama en ufak bir terslikte (mesela hastalanmak gibi) işler çok ters bir yöne gidebiliyor yine gidenlerde gördüğüm kadarıyla.

Özetlersek; şu anda mezunum. Bir dil kursunda çalışıyorum ve kursumuz tamamen İngilizce konuşma prensibine sahip. Hiç bir zaman native speaker kadar akıcı ve kusursuz konuşamayacağımı biliyorum ama alanı dil olan herkes hiç bir insanın native speaker'la eşit olmayacağını ve native-like seviyesine erişebileceğini bilir. Aşırı derecede mükemmel konuşamıyorum; takılmalarım oluyor, bazen istediğim şeyi anlatmak için uygun kelimeleri bulamıyorum ve çocuklarla çalıştığım için çok fazla false input'a maruz kalıyorum, dolayısıyla bu da beni etkiliyor.(Dersten çıktığım zaman genelde "İngilizcem bitti şu anda. " diyecek hale gelebiliyorum) Fakat Native-Speaker/Native-like olan iş arkadaşlarım (Amerikan, İngiliz, ve uzun süre bu ülkelerde yaşamış olan iş arkadaşlarım) gayet iyi bir İngilizcem olduğunu ama biz hep teorik öğrendiğimiz için bazı yanlışlar yaptığımı söylüyorlar. Kendilerine her zaman yanlışlarımı düzeltmelerini ve bu durumdan memnun olacağımı söylüyorum ki onlar da bu konuda çok yardımcı oluyorlar. Sonuç; bir native-speaker'la saatlerce oturup muhabbet edebiliyorum, profesyönel olmadığı sürece rahatlıkla edebi çeviriler yapabiliyorum(Sadece bir ders olarak aldığım için çeviriyi teknik ve yöntem bilgim yok bu yüzden pek kendimi bulaştırmak istemiyorum edebiyat haricindeki çeviri türlerine). Zaten liseden beri İngilizce altyazılı izlediğim filmleri artık altyazıya ihtiyaç duymadan izliyorum.

Benim için işin kilit noktası bol bol dinleme ve konuşma pratiği yapmaktı. Tabii etrafımız pratik yapacak native-speaker kaynamıyor o sebepten pek konuşma pratiğim olmadı üniversiteyi kazanana kadar. Arkadaşlarım lisede pek önem vermezken konuşma ve dinlemeye ben yabancı filmler izleyip, şarkılar, audio-book'lar dinleyip kulağımı geliştirmekle de uğraşıyordum bir yandan ki bunun bana üniversite hazırlık sınavında çok faydası oldu. Sınavın ikinci kısmı olan dinleme & yazma bölümünde dinleme kısmında hiç yanlışım yoktu. Konuşmaya gelirsek de, üniversitede bir sürü yabancı uyruklu arkadaşım vardı. Onlar tabii Türkçe öğrenmeye çalışıyordu ama İngilizce konuşmamız iki tarafın da leyhine oluyordu. Aynı zamanda oda arkadaşlarım başka bölümden olsalar bile hepimiz derslerimizi İngilizce gördüğümüz için bazen işi geyiğe vurup tamamen İngilizce konuşuyorduk. Bölümdeki arkadaşlarımla da öyle. Hakeza erkek arkadaşım da bölümü İngilizce olmamasına rağmen benden iyi konuştuğu için (video oyunları sağolsun) onunla da arada sırada bu İngilizce konuşma olayına girmek benim için faydalı oldu. Şu an yabancı iş arkadaşlarımla özellikle İngilizce konuşuyorum. Hatta uzun süre yurtdışında yaşayan Türklerle dahi kasıtlı olarak İngilizce sohbet ediyorum. Çünkü pratik-pratik-pratik.

Evet kişiden kişiye değişen bir durumdur. Herkesin öğrenme hızı ve şekli aynı değildir sonuçta. Eğer hiç İngilizce bilmeyen ya da çok az bilen bir insanla tamamen gramer eğitimi almış ve dili bilen ama konuşamayan bir insanı İngiltere'ye yollasak, birinci kişi aldığı 100 input/veri'den belki 10-20'sini anlayıp analiz edecekse, bilgisi olan kişi 60-70'lik bir veriyi anlayıp içselleştirebilir. Yani bu gördüğümüz teorilerden birisiydi ve ben bunu destekliyorum. Kaldı ki çevirmenlik okuyormuşsunuz; bildiğim kadarıyla İngilizce ve Türkçe gramerinde ağır (dilbilim ve karşılaştırmalı gramer üzerine) dersler alıyor olmanız lazım ve iki dili de en azından gramer olarak çok iyi öğreniyor olmanız lazım. Ayrıca yine simültane çeviri gibi teknikler üzerinde de dersler göreceğinizi/gördüğünüzü kendi öğretmenlerimden ve arkadaşlarımdan biliyorum. Durum öğretmenlikteki gibiyse iyi bir üniversitedeyseniz kesinlikle İngilizceyi öğreneceğinize eminim. Öğrenmek için kesinlikle yurtdışına çıkmanıza gerek yok. Dil alanındaki bütün meslektaşlarım, arkadaşlarımın arasında yurtdışına giden sayısı gitmeyenlerden çok çok çok azdır ve gidenler de emin olun ya "Elimin altında erasmus gibi bir imkan varken neden gitmiyorum. " diye ya da alanlarında yüksek lisans yapmak veya çalışmak için gidiyorlar. Hatta İngilizceyi burada öğrenip gidiyorlar desek doğru olur, sonuçta gittikleri yerde eğitim dili İngilizce, bilmediğiniz dilde ders almak biraz saçma olurdu değil mi? :)

Bence içiniz rahat olsun. Derslerinize gereken önemi verip bol bol pratik yaparsanız hiç bir sıkıntı olmaz. :) Hatta umarım ileride nişanlınızla yurtdışına güzel bir tatile gider ve bu endişenizi hatırlayıp gülümsersiniz. :)
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

137 Görüntülenme5 Takipçi5 Yanıt

Konu Başlıkları