Bilmek istediğin her şeye ulaş

Basak burcu, Karadeniz kültürü asiği, sosyal, girisken.

Haziran 2014

Tuğba Dinç bir yanıt verdi.

Bebeğe çay içirmek doğru mudur?

Çay yetişkinlerde bile aşırı kullanımında zararı olan bir içeçektir. Sindirim zorluğu yaşatır ve vücuttaki suyu atar, kabızlık yapar, diüretik bir içeçektir. Bebeklerde kullanılmamalıdır. Bebeklerde daha çok bitki çayları kullanılmalı. Rezene çayı; bebekler ve çocuklarda iştahı artırmak için elinizin altında bulunması gereken bir çaydır. Gazı da önler, annelerde de süt üretimini artırır. Yine 6 ayını dolduran bebekler papatya çayı tüketebilir. Ihlamur çayı çocuklarda ve bebeklerde kabızlık sorununun bitkisel tedavisi olarak kullanılıyor. Siyah çaydan mümkün olduğunca uzak tutun çocuklarınızı...
Haziran 2014

Tuğba Dinç bu yanıtı beğendi:

Düşük riskini arttıran faktörler nelerdir?

Düşük ( abortus) 20. Gebelik haftasından önce 500 gr altı fetusun istemsiz bir şekilde rahimden atılmasıdır. Bunu tetikleyen bazı durumlar olabilir. Düşükler tekrarlanan ve tekrarlanmayanlar olarak ikiye ayrılır.

Tekrarlamayan düşükler: Genital yol enfeksiyonlarının neden olması, toksik ajana maruz kalmak, maternal kaynaklı ( annenin çalışma koşulları, stresli yaşantı, düzensiz ve yetersiz beslenme vs.), tedavi edilmemiş hormonal bozukluklardır. Myomlar ve enfeksiyonlarda düşüklere neden olabilir. Ancak tedavisi sonucunda tekrar düşük olma riski azalır.

Tekrarlayan düşükler: Genetik anomaliler, anatomik engeller, uterusun yapısındaki bozukluklar, endometrium tabakasının iskemiye uğraması, tümörler, anneye bağlı sistemik hastalıklar ( tedavi edilmeyen ) , kronik hastalıklar neden olur.

Ard arda 3 kere yaşanan düşükler habitual abortus olarak adlandırılır ve yeniden düşük yapma oranı % 50 'dir.
Haziran 2014

Tuğba Dinç bu yanıtı beğendi:

Lamaze tekniği ile doğum nasıl gerçekleşir?

Lamaze normal doğumun korkusuz, daha ağrısız ve sağlıklı geçmesini amaçlar. 1951 yılında Ferdinand Lamaze isimli Fransız bir hekimin Rusya'da öğrendiği bazı teknikleri uygulaması ile geliştirilmiş bir metottur.

Doğuma hazırlanan anne adaylarının kendine güvenmeleri ve bunun için birtakım hazırlıklar yapması konusunda anneye destek sağlar. Lamaze eğitimi alan anne adaylarına nefes ve odaklanma teknikleri öğretilerek doğumda bunları nasıl kullanacakları anlatılır.

Lamaze'nin 6 önemli Kriteri

  1. Doğum kendiliğinden başlamalıdır.
  2. Doğumdan annenin tamamen hareket özgürlüğü olmalıdır.
  3. Anneye doğum boyunca moral ve fiziksel destek verilmelidir.
  4. Rutin (her doğum yapan gebeye uygulanan) uygulamalardan kaçınılmalıdır.
  5. Doğum sırasında ayakta ve doğal pozisyonlarda anne doğal olarak ıkınmalıdır.
  6. Doğumdan hemen sonra anne ve bebek tenleri biraraya gelmelidir ve zorunlu olmadıkça ayrılmamalıdırlar, her fırsatta emzirme sağlanmalıdır.

Şimdi bu maddeleri yorumlayacak olursam, doğum yapan bir kadın zaten bu koşullara sahip olmalıdır. Bunun için bir yöntem ya da teknik geliştirmeye gerek yok ancak bu koşullar sağlanmadığı için böyle bir felsefe ortaya atılmış. Bunlara uyulması gerektiği kriter olarak belirtilmiş. Kendini rahat, güvende hissetmelidir. Uyaranlar minimum tutulmalıdır. ( ışık, ses, gereksiz yere yapılan muayeneler... ) Doğum stressiz bir ortamda kadının kendi başına yapabileceği bir olaydır. Sağlanması gereken en önemli koşullar uyaranların azaltılaması, moral ve desteğin yüksek tutulması, nefes egzersizi ve hareket etmesidir.

Doğum (Hamilelik)

Doğum (Hamilelik)

Doğum (Hamilelik)
Aralık 2013

Tuğba Dinç bir yanıt verdi.

Bebeklerde diş çıkarmanın belirtileri nelerdir?

Her ne kadar ilk diş genelde 6. Aydan, hatta bazen bir yaştan sonra çıksa da, 2. Aydan itibaren görülmesi de mümkündür. Ender olarak bazen bebekler bir veya daha fazla diş ile doğabilirler. Çok sallanıyorlarsa bunların çekilmesi gerekebilir çünkü onları yutma olasılığı vardır veya emzirme esnasında sorun teşkil edebilirler. Genelde ilk çıkan diş ön taraftandır. Diş, diş etine yaklaştıkça o bölgede kızarıklık, şişlik, hassasiyet görülebilir. Hatta bazen dişin çıkacağı bölgede ufak sıvı ile dolu bir oluşum da gelişebilir. Bu kistik yapılar genelde zararsızdır ve özel bir girişime gerek yoktur. 20 adet süt dişlerinin tamamının çıkması genelde üç yaşına doğru olur. Kalıcı dişler altı yaş civarında çıkar. Bazı dişler çıkarken diğerlerine kıyasla daha ağrılı olabilir. İlk çıkan diş bazen en kötüsü olabilir. Bazen daha büyük azı dişleri de sorun çıkartabilir. Bir anda birden fazla dişin çıkması da mümkündür. Belirtiler ;
  • Artan tükrük
  • Uyku düzensizliği
  • İştahsızlık
  • Gelen giden huzursuzluk
  • Ellerini ısırması
  • Ağız çevresinde hafif döküntü.
Evde uygulanabilecek bast ve faydalı öneriler ;
  • Sıkıntı çeken bebeğinizin diş etine hafif basınç uygularsanız genelde rahatlar. Bu nedenle ellerinizi yıkadıktan sonra parmağınızı o bölgeye hafifçe bastırmanız veya temiz bir bezi ısırmasına izin vermeniz uygun olacaktır.
  • Eğer sizce ağrı iştahsızlığa yol açıyorsa, bazen beslerken farklı bir biberon ucu veya ağızlı bardak kullanmanız onun daha rahat beslenmesine zemin sağlayabilir.
  • Soğuk nesneler diş etindeki kızarıklık ve şişliği azaltabilir. Bu nedenle tecrübeli ebeveynler temiz, dondurulmuş bezleri kullanırlar. Aynı zamanda su içeren dişlikler de vardır ve buzdolabında soğutularak kullanılırlar. Bununla birlikte diş etlerine uzun süreli aşırı soğuk uygulama önerilmez. Unutmayın, bebeğinizin boğulmasına neden olabilecek herhangi bir şeyi ağzına götürmesine izin vermeyin.
Ağrı kesicilerin kullanılması pek tavsiye edilmese mecbursanız doktorunuz önerdiğii bir agrı kesici kullanabılırsınız bebeginizi rahatlatmak adına. .
Aralık 2013

Tuğba Dinç bir yanıt verdi.

Hamile olunduğu kesin olarak ne zaman belirlenir?

Hamilelik şüphesi yaratan ilk belirti çoğunlukla adet gecikmesidir ancak her adet gecikmesi hamilelik olduğu anlamına gelmez, başka nedenlerle de adet gecikmeleri yaşanabilir. Bu nedenle adet gecikkmesi kesin hamilelik varlığını gösteren bir belirti denilemez. Hamilelik varlığında diğer sık görülen belirtiler ve şikayetler buşantı, kusma, yiyeceklerden tiksinme, aşerme, yorgunluk, halsizlik gibi belirtilerdir. Ancak bunlar da hamile olmayan bayanlarda bazı hastalıklar varlığında hatta bazen grip benzeri basit enfeksiyonlar varlığında bile görülebilen belirtilerdir. Bu nedenle gebelik varlığını kesin gösteren bir belirti yoktur. Kesin hamilelik var diyebilmek için muayene, gebelik testi ve ultrason gereklidir.
Belirtiler sadece şüphelenmenizi sağlar ve bu çok faydalıdır. Çünkü hamilelikten şüphelendiren belirtiler olduğunda anne adayı hiçbir ilaç kullanmamalı, sigara içmemeli, alkol almamalı, yani gebelik açısından risk yaratabilecek davranışlarda bulunmamalı ve kesin durumu öğrenmek için gebelik testi yapmalı, doktoruna başvurmalı.
Gebeliğin kesin belirtileri ;
a) Fetusun kalp sesinin duyulması ve sayılması. Hekim bu amaçla özel bir dinleme aleti kullanır; Çok kere ancak 18-20. Haftalarda anlaşılabilir. Dakikada 120-140 defa attığından annenin nabzından ayırt edilebilir.
b) Aktif fetus hareketlerinin muayene eden hekim tarafından tespiti; Beşinci aydan sonra elin karın üstüne koyulması ile hissedilebilir.
c) Fetus iskeletinin röntgen filminde görülmesidir. Bu belirtilerden herhangi birinin tespiti hamilelik teşhisini kesinlikle koydurur. Ancak dördüncü aydan sonra görülür. Fetusu röntgen ışınına maruz bırakmanın çocuğun gelişimini etkileyebileceği şüphesi mevcut olduğundan çok mecbur kalmadıkça kadın-doğum uzmanları bu yola başvurmazlar
d) Tabiki gebelik testleridir... Pozitif cıkması hamile oldugunuzu gösterir. Fertilizasyon gerçekleştiginde idrarinizda ve kanınızda BHCG hormonu tespit edilir. Gebelik oldugunu belirten hormondur.
Aralık 2013

Tuğba Dinç bu yanıtı beğendi:

Epidural anesteziyle doğum nedir? Herkese uygun bir yöntem midir?

Doğum aşamasında epidural anestezi uygulayarak bu eylemi gerçekleştirmektir. Bİr tür doğum çeşidi değildir, doğumu kolaylaştırıcı bir işlem demek daha doğru olur. Halk arasında yanlış anlaşılmalar olabiliyor. Bir tür lokal anestezidir. Lokal anestezi bir bölgeye has yapılan işlemdir. Omurların arasındaki epidural saha denilen, beyin omurilik sıvısının yer aldığı dokunun dışında yer alan kısmına dura denir. Bu kısma uygulanan anestezidir.

Sezaryan, vakum, normal doğum her türlü doğumda uygulanabilir. Annenin ağrısını azaltan bir yöntem olduğu için faydalıdır.

İşlem yapılırken annenin o bölgedeki kamburunun iyi çıkarılması ve doğru bölgeye yapılması önemlidir. Uygun yer bulunup, kateter yerleştikten sonra anestezi verilir. Zaten bu işi işinde uzman olan anestezi uzmanları gerçekleştirmektedir.

Doğum (Hamilelik)

İlacın etkisiyle hipotansiyon ve bulantı görülebilir. Anestezinin miktarının iyi ayarlamak gereklidir. Ikınma evresini uzatabilir. İlaca çok duyarlı annelerde bu gelişebilir.

Bu işlem herkese uygun olarak belirlenmiştir ancak omurlar arasının dar olması, epidural sahanın derinde olması gibi nedenler işlemi zorlaştırabilir. Anne adayının tamamen istediğine göre yapılır, istediği takdirle yapılır. Herkeste ağrı eşiğinin farklı olması nedeniyle ağrının şiddeti değişiklik gösterir.
Kasım 2013

Tuğba Dinç bu yanıtı beğendi:

Yeni üniversiteye başlayacak olanlar için önerileriniz nelerdir?

Üniversiteye uyum sağlamanın yolları, doktora tezimin bir bölümünün konusuydu... Bulgularıma göre bu yolların başında bir kişilik özelliği olarak yeni deneyimlere açık olmak ve sorun çözme konusunda çaresizlik algısı içine girmemek bulunur... Gerisi hemen hemen boştur... Yani güzellik, çirkinlik, para pul ya da üniversitenin koşulları alışmak için olmazsa olmazlar değildir...

Üniversite yaşantısı ev hayatından farklıdır... Artık kendi bütçenizi yapmak, karnınız doyurmak, çamaşırınızı yıkamak, yeni arkadaşlar edinmek, sevgili bulmak ve derslerle ilgili sorumlulukları tek başınıza sıralamak durumundasınız. Bu, ailenizden ayrışma ve ailenizle ilişkileri bir yandan sürdürürken bir yandan da birey olma yani bir nevi büyüme sürecidir... Demem o ki, üniversiteye başlayınca her şeyden önce meraklı olunuz... İlişkiler, dersler, harcamalar, günlük rutinler nasıl diye merak ediniz, yeni yollar öğreniniz ve bu yollardan size uygun olanları seçip uygulayınız... Katı kuralları ve mükemmeliyetçi bakış açılarını mümkün mertebe esnetmeye bakınız... Önceliklerinizi belirleyiniz... Size uygun yaşam tarzını, sorun çözme tarzını ve arkadaşları bulana kadar denemekten yılmayınız ve zorla hiçbir şey yapmayınız... Bir de bakmışsınız 6-12 ay arasında siz siz olmuşsunuz...
Kasım 2013

Tuğba Dinç bir yanıt verdi.

Mutluluk kişinin elinde midir?

Hayatinizin herhangi bir yerinde, herhangi bir aninda, herhangi bir olayda beklentinizi minimum tutarsaniz mutluluk elinizde... Cunku insanoglunun mutsuzlugu karsilanamayan beklentilerden gecer. Okul yillarinda okula, ogretmenlere isyan edersiniz cunku sizin beklediginiz gibi davranmazlar size, resit olursunuz ozgurluk beklerseniz aile kisitlar siz yine mutsuz olursunuz. Okursunuz meslege atilirsiniz yine isyan edersiniz cunku emeginizin karsiligini alamadiginizi dusunursunuz. Bir iliskiye baslarsiniz mutlaka isyan edersiniz karsinizdaki insandan beklediginiz birtakim davranislar vardir, gerceklesmez zaman zaman mutlu zaman zaman mutsuz olursunuz. Evlenirsiniz, mutlaka mutsuzluk gelir cunku evlilikten beklentileriniz vardir. Cocugunuz olur yine beklentileriniz vardir. Olmasin demiyorum minimum duzeyde tutun ve mutlulugu yakalayin diyorum.
Kasım 2013

Tuğba Dinç bu yanıtı beğendi:

Nasıl 3 boyutlu görürüz?

Nasıl 3 boyutlu görürüz?
Göz açıklığıyla sağlanan ve iki farklı gözün algıladığı görüntünün beyinde üst üste bindirilmesi, bu sayede derinliğin algılanabilmesi hadisesi.

Bir gözünüzü kapatırsanız, bu şekilde bir ipliği bir iğne deliğinden geçirmenin ne kadar zor olduğunu herkes fark etmiştir hayatında.

Tek cepheye arasındaki göz açıklığı ile bakabilen ve bakamayan hayvanlarda hangi özelliklerin üstün olduğunu inceleyerek de mesele anlaşılabilir. Genellikle derinliği algılaması çok önemli ise hayvanın öndedir gözleri ve göz açıklığı vardır, derinlikten ziyade daha geniş neredeyse 360 derecelik bir görüş ihtiyacı varsa, yanlardadır gözler. Yani sürekli avlanma korkusu yaşayan ve gözleri kafasının sağında solunda olan canlılar olsaydık, burnumuzun önünü kafamızı eğmeden belki çok iyi göremeyecektik lakin, tam ense hizası hariç belki 330 derecelik bir açıyla arkamızı da görebilecektik.

Köpekbalıkları mesela, bütün balıklarda olduğu gibi çepecevre daha çok görme ihtiyacı var, ancak süratle çok ileriden avına saldırması gerekiyor, son anda kıvrak manevra yapan her avı kaçırıyor, derinlik ve tam cephe görüşü sıkıntılı... O da bu eksiğini canlıların yaydığı elektriği algılayan burun üstünde organla, ve keskin koku duyusuyla gidermeye çalışıyor. Bir an için aynı yeteneklerin bizde de olduğunu düşünün, gözleriniz kapalı lakin yanınıza yaklaşanın elektriğini havada alıyor ve kabaca yerini tahmin ediyorsunuz, her kişiyi kokusundan 100 metreden tanıyorsunuz.

Dürbünlerin teleskoplardan farklı olarak iki ayrı mercek sistemi ile görüntü sağlama mantığı da aynı... Göze gelen iki görüntünün yine doğal özellikten istifade ile beyinde 3 boyutlu olarak birleştirilmesine imkan sağlaması. Eski ordularda, -hatırlarsınız Atatürk ün de böyle bir fotoğraf var, bakış açıklığını iyice arttıran değişik dürbünler de vardı, daha çok açıklık, daha uzak mesafelerde daha çok derinlik hissi demek;

Teknoloji
Kasım 2013

Tuğba Dinç bir yanıt verdi.

Hipertansiyondan korunmak için ne yapılmalıdır?

Hipertansiyon; basit olarak yuksek kan basinci demektir. Normalde istirahat halindeki bir yetiskinde bu deger 120/80 mmhg dir. Hipertansiyon hastalarinda ise bu deger 140/190 mmhg ve uzerinde seyreder. Hipertansiyondan korunabilmek icin; tuz aliminin kisitlanmasi, ideal kilonun korunmasi, sigara kullanilmamasi, alkol alinmamasi, duzenli egzersiz ve stresi kontrol yontemleri kullanilmalidir. Ilac disi yontemlerle tansiyon istenen duzeye dusurulemiyorsa cesitli tansiyon dusurucu ilaclardan size en uygun olanini doktorunuz sececektir. Duzenli kontrollerinizi ihmal etmeyin.
Kasım 2013

Tuğba Dinç bir yanıt verdi.

Düzenli spor yaparak kilo verilebileceğine inanıyor musunuz?

Belkide bu konunun en magdurlarindan biri benim. Her yil duzenli olarak nisan ayinda baslayip haziranda incecik olan biriyim ama bunu sadece yazin yakabiliyorum. Sonra verdigim kilolari ramazan ayinda geri aliyorum. Bu yil cok buyuk bir hata yaptim. Yine nisan ayi gibi spora ve diyete basladim. İki ay icinde sekiz kilo verdim. İlk ay alti ve diger ay iki olmak uzere... Bir onceki yil bir bucuk ayda on bir kilo vermistim. Neyse... Ramazan ayina girerken hayatimda hic olmadigim kadar zayifladim ve otuz sekiz bedendim. Yine bu zayiflama surecimde haftada uc gun spor salonuna gidip haftanin her gunu sabahlari yuruyus yapiyordum. Bir anda zayifladim nasil oldugunu farketmedim bile. Yediklerime cok dikkat ediyordum. Nerdeyse her ogunum proteindi. Makarna, pilav, ekmek, un, seker, tuz hayatimdan cikmisti. Aksam sekizden sonra hicbir kuvvet bana birsey yediremiyordu ve isin ilginc yani buna bir sure sonra alisiyosunuz. Bu beslenme tarzina yani... Size olagan olmasi gerektigi gibi hatta saglikli olan bu gibi geliyor. Oylede zaten, insanlara sagliksiz beslendikleri icin kizmaya falan basliyorsunuz. Ben zayifladikca spora daha cok yuklendim. Ve razaman ayindan onceki ay yuzmeyede yazilarak gunluk spor saatimi dort saate cikardim ve burda en buyuk hatayi yaptim. Spor hocam yalvardi bana bu kadar cok spor yapma birakirsan alirsin kilolari diye dinlemedim. Zayifladim ya onun verdigi haz bambaska. Neyse ramazan ayina girdik. İnancimdan dolayi tabiki oruc tuttum ve sporu birakmak zorunda kaldim. Baslarda cok zorlandim yemek yerken cunku midem zaten minicikti oructaki beslenme onu genisletmeye yonelikti ve muhtesem agrilar cektim bunun yuzunden. Tabiki bunada alisti midem ve kendime engel olamayarak duzensiz, dengesiz, sagliksiz beslendim. Aylarca agzima surmedigim o saydiklarim varya hepsinden yedim ve tam bir ayda yedi kilo aldim. Bunun farkina vardiktan sonra irademi toparlayamadim, eski halime, duzenime donemedim. Ve dahada cok kilo aldim. Spora hala devam ediyorum ama eskisi kadar duzenli saglikli beslenemiyorum. Ve spor hocam o dort saatlik spor temposunun yakalamadan kilo veremeyecegimi soyluyor. Ve benim o tempoya donmem imkansiz cunku vaktim yok, okulum var, isim var. Diyecegim o ki her gun duzenli bir saatlik spor ve duzenli beslenmeyle kilo verebilirsiniz rahatlikla. Sakin olaki benim yaptigim hatayi yapmayin. Gercekten su an cok zorlaniyorum. O donemlerde her seyin kalorisini hesaplayarak yerdim cok kati ve kesin kurallarim vardi. Mesela alti bucuga kadar aksam yemegimi yemis olmam gerekirdi eger kacirirsam hic yemezdim. Yag yakimini hizlandiran seyler var internetten cok arastirmistim badem ceviz findik falan ara ogunlerde bunlardan atardim agzima iki uc tane. Tamamen kendi yarattigim diyetle kendi azmimle kilo verdim . Ve koruyamadim. Benim hatam. İlerleyen sureclerde dukani ve canan karatayi okudum. Canan hanimin kitaplarini okumanizi tavsiye ederim gercekten faydali ve dogru bilgiler var icinde. Fakat onun diyetini uygulamadim bana yanlis gelen noktalarida vardi cunku. Cok fazla yesil cay ve biberiye cayi tukettim, her sabah ilik limonlu su ictim ve aksamlari aciktigimda salatalik yedim. Zira kendisi en az kalorili besindir ve yuzde doksani sudur. Ben ne yapmam gerektigini bilip uygulayamanlar sinifindayim su an. Umarim bir an once kendime gelirim cunku fiziki goruntumden cok merdiven cikarken nefes nefese kalmaktan nefret ediyorum. İnsanin kendisini rahat ettigi gibi bir hale sokmasi cok onemli. Gercekten bu durum bende denge degistiriyor, ozguven eksikligi falan yaratiyor moralimi bozuyor. Arastirin herseyi ve kendi beslenme duzeninizi kendiniz olusturun. Tum bunlarin yani sira hic spor yapmadan sadece yediklerine dikkat ederek kilo veren arkadaslarimda var. Ama bu insanlar hayatlari boyunca vucutlarina spor nedir gostermemis arkadaslar. . spor yapmak iyidir, guzeldir ama herseyin fazlasi zarardir.
Kasım 2013

Tuğba Dinç bu yanıtı beğendi:

Hamilelikte cinsel ilişkinin bebeğe zararı olur mu?

Hamilelikte parmak izi gibi birşey bana sorarsanız. Kimsenin hamileliği kimseninkini tutmuyor. Buradan yola çıkarak, bazı hamileliklerde cinsel ilişki zararlı olabilirken bazı hamileliklerde ise 9 ay rahatça yaşanabiliyor.
Yani bu sorunun bir cevabı yok. Doktorunuza danışmadan hareket etmeyin.
Kasım 2013

Tuğba Dinç bir yanıt verdi.

Yeni üniversiteye başlayacak olanlar için önerileriniz nelerdir?

Üniversite yaşadığın yerde ise maddi anlamda sefillik çekmeyeceğini düşünüyorum ve bu konuda bir önerim olmayacak. Benim önerilerim üniversite ortamı hakkında olacak. Şimdi bir kere, kimseye güvenme. Çünkü üniversitedeki arkadaşlıkların çoğu çıkar ilişkisine dayanır, sene boyu yüzüne bakmayan insanlar bir bakarsin vize, final zamanlarında canın ciğerin olur. Kendini kullandırtma. Ben öyle yapıyorum. Her dersten değil ama bazı derslerin notlarını paylaşmam arkadaşlarımla. Enayi yerine konmaktan nefret ederim çünkü. Hocaları iyi dinle. Birçoğu değisik kişilikte insanlar... Can alıcı noktaları mutlaka belli ederler derste. Şehir dışında isen paraniı idareli kullan ve "nerdeyim ben" delisi olup özgür insan modeline bürünme. Yavaş yavaş ayak uydur ortama. Ve kendini geliştir. Okulla, derslerle, hocalarla sınırlı kalma, araştır, öğren, oku, yaz, çiz. Kendini geliştirmek senin elinde. Üniversite sosyalleşebileceğin bir ortam ve ilgi duyduğun herşeye katıl. Umarım güzel bir dönem geçirirsin.
Kasım 2013

Tuğba DinçBurhan Çetinkaya kişisini takip etmeye başladı

Burhan Çetinkaya, Yazılım Geliştirme Uzmanı, @Burhan

software developer @inploid , ceit @YeditepeUni , interested in #bodybuilding #happiness

Kasım 2013

Tuğba Dinç bu yanıtı beğendi:

Bebek nasıl emzirilir?

Anneler bebeği nasıl emzirmelidir? yanıtına bakabilirsiniz.
Kasım 2013

Tuğba DinçBeyin konu başlığını takip etmeye başladı.

Beyin

Hayvan anatomisinde beyin, veya ensefalon (yunanca), merkezi sinir sisteminin yönetim merkezidir. Birçok hayvanda beyin, kafanın içinde, bir...

Kasım 2013

Tuğba Dinçİnsan Anatomisi konu başlığını takip etmeye başladı.

İnsan Anatomisi

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin u...

Kasım 2013

Tuğba Dinç bir yanıt verdi.

Çekingenlik nasıl yenilir?

Çekingen insanın bence özgüven sorunu vardır. Bu eksikliği gidermek gerekir ilk önce. Ne kadar çok sosyalleşirseniz o kadar cabuk kurtulursunuz bu illetten.
Kasım 2013

Tuğba DinçMüzik konu başlığını takip etmeye başladı.

Müzik

Müzik en genel tanımı ile sesin biçim ve anlamlı titreşimler kazanmış hâlidir. Başka bir deyiş ile de müzik, sesin ve sessizliğin belirli bi...

Kasım 2013

Tuğba DinçÜniversiteler (Türkiye) konu başlığını takip etmeye başladı.

Üniversiteler (Türkiye)

Üniversite ya da diğer adıyla yükseköğretim, üniversitelerde ve meslek yüksekokullarda 2 yıllık yapılan öğretimdir.

Daha Fazla