Bilmek istediğin her şeye ulaş
Per - 09:39

Uğur Çakmak bir yanıt verdi.

Özgüven nasıl kazanılır?

Eksiğini artını bilip, kendini kabul etmekle ve sevmekle kazanılır.
Per - 09:15

Uğur Çakmak bu yanıtı beğendi:

Özgüven nasıl kazanılır?

Özgüven yapamam dediğiniz şeyleri yapabildiğinizi görmenizle kazanılır. Örneğin ben hiç mola vermeden 3 kilometre koşamam diyorsanız. Herhangi bir sağlık sorununuz yoksa en fazla iki hafta içerisinde yanıldığınızı anlayacaksınız. Özgüven kazanmak için, "elimde değil", "asla yapamam", "huyum böyle" gibi gereksiz cümleleri hayatınızdan çıkarıp, yeterince denedim mi sorusunu kendinize sormalısınız.
Per - 09:15

Uğur Çakmak bu yanıtı beğendi:

Özgüven nasıl kazanılır?

Gelişerek.
Sal - 10:25

Uğur Çakmak bir yanıt verdi.

Para nedir?

Paranın ekonomide tam olarak tarifi yoktur diye biliyorum. O yüzden donmuş enerji diyorlar.
Sal - 10:22

Uğur Çakmak bu yanıtı beğendi:

Gerçekten yok olan bir şeyi gösterebilir misiniz ki, 'yok''u ispat edebilesiniz?

Yok zaten yoktur, sen bana varı ispat et
Sal - 10:21

Uğur Çakmak bir yanıta alt yorum yaptı

Delirtirler adamı valla :)
Kıl olduğum sorular:
5 yıl sonra kendini nerede görüyorsun?
Sevmediğin özelliğin nedir?
En büyük hayaliniz nedir?

Hayır ne cevap bekliyorlar bu tarz sorulara bilmiyorum. En büyük hayalin sorusuna öyle bir hayalim yok dedim. Çok basit, düz bir hayatım var ve sevdiğim ne varsa onları yapıyorum zaten dedim şaşırdı kadın. Bir gün şu sorulara şöyle cevaplar vermek istiyorum:


5 yıl sonra kendini nerede görüyorsun? ( Sizden daha iyi maaş veren bir firmayla iş görüşmesi yaparken)
Sevmediğin özelliğin nedir? (Çok zeki ve iyi niyetli olmam)
En büyük hayaliniz nedir? (Otoyolda çırılçıplak koşmak)
Sal - 10:19

Uğur Çakmak bir yanıt verdi.

Yazılımcılar için en kullanışlı fare hangisidir?

Yazılımcı için en kullanışlı donanım fare değil klavye olmalı. Kısa yolları bilmeli, ne kadar iyi bilirse fare kullanımı da o kadar azalır.
Sal - 10:15

Uğur Çakmak bir yanıt verdi.

Bilişim sektörü çalışanlarının iş görüşmelerinde genellikle karşılaştığı mülakat soruları nelerdir?

Kıl olduğum sorular:
5 yıl sonra kendini nerede görüyorsun?
Sevmediğin özelliğin nedir?
En büyük hayaliniz nedir?

Hayır ne cevap bekliyorlar bu tarz sorulara bilmiyorum. En büyük hayalin sorusuna öyle bir hayalim yok dedim. Çok basit, düz bir hayatım var ve sevdiğim ne varsa onları yapıyorum zaten dedim şaşırdı kadın. Bir gün şu sorulara şöyle cevaplar vermek istiyorum:


5 yıl sonra kendini nerede görüyorsun? ( Sizden daha iyi maaş veren bir firmayla iş görüşmesi yaparken)
Sevmediğin özelliğin nedir? (Çok zeki ve iyi niyetli olmam)
En büyük hayaliniz nedir? (Otoyolda çırılçıplak koşmak)
Sal - 10:03

Uğur Çakmak bir yanıt verdi.

Yoksulluk, az gelişmişlik sorunu mudur?

Hayır, yatırım sorunudur. Yatırım yoksa piyasa yoktur. Piyasa yoksa iş yoktur.
Kasım 23 - 07:08

Uğur Çakmak bu yanıtı beğendi:

Bir inşaat mühendisliği öğrencisi veya yeni mezun bir inşaat mühendisi net olarak ne yapmamalıdır? Belki de neyi kesin yapmalıdır bu olmazsa olmazlardandır dersiniz?

Öncelikle okulda kendini gerçekten iyi geliştirmeli, dersleri sadece ders olarak görmemeli; hayatı boyunca kendisine eşlik edecek, kendisini destekleyecek bilgiler olarak görmelidir. Tasarımcı olmayan birçok mühendis o bilgilerin gereksiz olduğunu düşünür ama tam da bu nedenle tasarım yapmayı da bilmezler. Okulda matematik, yapı analizi, betonarme, çelik, zemin dersleri, trafik, transport gibi yol dersleri, jeodezi, teknik resim, bilgisayar dilleri, mesleki bilgisayar uygulamaları, İngilizce, tabi ki Türkçe de yutulmalı. Sonuçta rütbenize göre mühim yerlere raporlar, dilekçeler, mektuplar vb de yazacaksınız. Fırsat varsa bir de Almanca öğrenin, meslek hayatınızda size çok yardımcı olacak birçok bilgi de Almanca mevcut; okulda muhtemelen seçmeli olarak Almanca alınabiliyordur. Bunların hepsini günlük mesleki hayatımda kullanıyorum; abarttığımı sanmayın.

Mezun olduktan sonra ise bir süre şantiye tozu yutulmalı ayazında donulmalıdır. Abilerin, ablaların peşinden koşularak bolca pratik de öğrenilmelidir. Unutmayın ki her inşaat mühendisi çırak olarak mezun olur, bunun mütevazılığını kaybetmemelisiniz. Bir sene kadar şantiyede piştikten sonra yolunuza karar vermelisiniz, şantiyede devam edebilirsiniz ya da bir ofiste ofis çıraklığınıza başlayabilirsiniz. Merak etmeyin; ister ve çalışırsanız en fazla iki senede kalfalığa yükselirsiniz.

Eleman bakarken stajları hiç dikkate almıyoruz, onları en beğendiğiniz şekilde yapıp son yaz tatillerinizin keyfini çıkarmanızın bence hiçbir mahsuru yok.
Kasım 18 - 09:36

Uğur Çakmak bu yanıtı beğendi:

Hacker nasıl olunur? Bunun bir eğitimi var mı?

Hacker demek bizim ülkemizde bilgisayar ile alakalı görülmekte ama aslında anlamı birilerinin şifrelerini çözmek değildir. Hack demek bir şeyi amacı dışında kullanmak demektir. Yani yoğurt kabından saksı yaptıysan bu da bir hacktir. Bir şeylere müdahale edebilmen için, işlem sürecini bilmeli ve doğru yerde atlatma yapabilmelisin. Bu farklı bakış açılarını kazanmanı sağlayacak eğitimler bulunmaktadır. Standartlar arasında bulunan sql injection'da koda farklı bir bakış açısından bakmaktan başka bir şey değildir. Hack olayını sadece kodda aramamak gerekir, yolda yürürken dahi bunun bir çok örneği ile karşılaşabilirsin ki bence eğlenceli olanda odur. :)
Kasım 07 - 10:02

Uğur Çakmak bir yanıt verdi.

Kasım 2016

Uğur Çakmak bir yanıta alt yorum yaptı

İyi de insanların bir kısmının iyi diye nitelendirdiği bir 'şey'i diğer kısım kötü olarak nitelendirebilir. O zaman neyin yok olup neyin yok olmaması gerektiğine nasıl karar vereceğiz? Bu arada umarım beni yanlış anlamamışsınızdır ciddi anlamda iyi toplum nedir bilmiyorum. O kadar sosyoloji, felsefe okudum ama hala cevabı bulamadım, üzerine düşünmeye devam ediyorum.
Daha iyi bir toplum ne demektir?
Kasım 2016

Uğur ÇakmakFeyza Yılmaztürk kişisini takip etmeye başladı

Feyza Yılmaztürk, Sosyoloji Öğrencisi, @feyzayt

*henuz kendine ait bir hayatta yasamadi.oykusunden bahsetmeyi anlamsiz buluyor bu yuzden/
Solak,akrep,agnostik,no-frost,çoğunlukla meraklı,desteksiz,köstekli.
-Üsküdar

Ekim 2016

Uğur Çakmak bir yanıt verdi.

13 yaşında bir oğlum var. Son zamanlarda odasının önünden gecerken onu bir kaç kez mastürbasyon yaparken gördüm geçen. Bunu çok aşırı yaptığını düşünüyorum. Arkadaşlarıma söylediğimde bu aşırılığın sünnetsiz olduğundan olduğunu ve hemen sünnet ettirmemi tavsiye ettiler. Sizce ne yapmalıyım?

Sünnetsiz olması ile uzaktan yakından alakası yok. Çocuk doğanın ona verdiği sıfır kilometrelik libidosunun gerektirdiğini yapıyor. Aşıraya kayabilir. Çocuğa zevk alacağı, libidosunu yönelteceği alanlar keşfetme noktasında yardımcı olmak gerekir. Spor, sanat kursları bu konuda yardımcı olabilir. Özellikle spor. Gelişim konusunda ruh-beden dengesini sağlayacaktır. Bunlar olmadı mı çocuk tek zevk aldığı şeye yani mastürbasyona yüklenecektir. Her şeyden önce çocuğunuza cinsel eğitim verin tabii önce sizin bu eğitime sahip olmanız gerekir. Çocuk eğitimsiz olduğu için mastürbasyon yapıyor diye suçluluk duygusuna kapılabilir mesela. Bir gün içerisinde birden fazla kez mastürbasyon yapılmamalıdır bunu çocuğunuz bilmeli. Onun özeline saygı gösterin ki kaçak göçek hemen işimi bitireyim diye alelacele mastürbasyon yapmasın bu sefer de bu davranış biçimi sürekli tekrarlandığı için beyin orgazm için gereken süreyi erkene alacaktır.

Sünnet zaten niye var ki? Acaba dinlerde böyle mi düşündü? Sünnet edersek libidoyu kontrol altında tutarız! !
Ekim 2016

Uğur Çakmak bir yanıt verdi.

Ekim 2016

Uğur Çakmak bu yanıtı beğendi:

13 yaşında bir oğlum var. Son zamanlarda odasının önünden gecerken onu bir kaç kez mastürbasyon yaparken gördüm geçen. Bunu çok aşırı yaptığını düşünüyorum. Arkadaşlarıma söylediğimde bu aşırılığın sünnetsiz olduğundan olduğunu ve hemen sünnet ettirmemi tavsiye ettiler. Sizce ne yapmalıyım?

Doktor değilim ama mastürbasyon isteğinin sünnetle ilgili olduğunu sanmıyorum. Bu konuda endişe edecek bir durum olduğunu da düşünmüyorum ancak kendi endişenizi azaltmak adına uzman bir doktor ile görüşebilirsiniz.
Ekim 2016

Uğur Çakmak bu yanıtı beğendi:

İşlem diyagramı nedir? Neyi ifade eder? Nelerden oluşur?

İşlem diyagramı(algoritmalar), süreç takibini zihinsel olarak oluşturmanızı sağlayan görsel şemalardır. Olası mantık sorunlarınızı erken farketmenizi ve yönetebilmenizi sağlar. İşlem diyagramı adı üzerinde, işlemleri ve bu işlemler karşılığında alınacak olan aksiyonları ifade eder. İşlem diyagramları, girdiler, çıktılar, koşullar ve döngülerden oluşur.
Ekim 2016

Uğur Çakmak bu yanıtı beğendi:

Tam olarak ne olduğunu kestiremediğim düşünceler benim içimi çok sıkıyor, hayattan soğutuyor, kendimi değersiz hissettiriyor. Sizce bu düşüncelerden nasıl kurtulurum?

Düşüncelerin nedenini, hangi düşünceler olduğunu ya da neden size üşüştüğünü bilemem ancak değersizlik duygusu ile birkaç kelamda bulunabilirim.

Değersizlik duygusu çoğunlukla (muhtemelen) size anne babanızdan ya da onların anne babasından mirastır (onlardan anne babanıza ve sonra da size aktarılmıştır). Bu cümle kendi başına size anlamsız gelebilir ancak biraz daha açarsam daha da anlaşılacağını umuyorum. Önce yansıtmaya bakalım.

*******

Yansıtmanın, en sade tanımıyla, insanın kendinde olanı dışarıya yöneltmesi olduğunu söyleyebiliriz. İnsan ancak kendinde olandan yola çıkabilir ve kendinde olmayanı bilemez. Dışarıda olup biteni ancak kendimizde var olan bilgilerle değerlendirebiliriz. Peki, nedir bu yansıtma?
Yansıtma, kişinin kendi bilgi ve deneyimlerine dayanarak çevresindeki kişi, obje ve olayları anlamlandırma süreci olarak tanımlanır. Kişi kendisini temel alarak dünyayı anlamlandırır ve bu anlamlandırmalarla da kendi dünyasını oluşturur. Korb ve arkadaşları (1989), kişinin kendi dünyasını kendi algılarına, yani kendi inanç, tutum, duygu ve imajlarına bağlı olarak yaptığı yansıtmalara göre yarattığını belirtir. Polster ve Polster de (1974) bunu destekler ve herkesin, kendi dünyasının merkezinde olduğunu ve merkezinde olduğu bu dünyayı da kendisinin yarattığını belirtir. Başka bir deyişle, kişi yaptığı yansıtmalarla kendi dünyasını oluşturur.
Naranjo'ya (1995) göre ise, yansıtmalar hem gerçek hem de yanılsamadır. Gerçektir çünkü kişi kendisinden bilmediği bir şeyi bir başkasına, obje veya duruma yansıtamaz.Başka bir deyişle, yansıtmalar, içsel yaşantıların bir yansımasıdır. Bir yanıyla da yanılsamadır çünkü bir başka kişi veya duruma atfedilen özellikler genellikle o kişi veya duruma değil, atfeden kişiye aittir. Clarkson ve Mackewn (1993), yansıtmayı, kişinin kendisine ait olan ancak kendisine aitmiş gibi deneyimlemediği duygu, davranış, tutum veya özellik olarak tanımlar. Bu süreçte içten gelen bir duygu, düşünce, algı sanki dışarıdan geliyormuş ya da başka birine aitmiş gibi algılanır.
Perls,yansıtma sürecinin bilinçdışı bir süreç olduğunu,yansıtma yapan kişinin iç ve dış dünyayı birbirinden sağlıklı bir şekilde ayıramadığını ifade eder. Kişi, kişiliğinin kendisi ile özdeşleştirmeyi inkar ettiği yönlerini dış dünyaya atfeder. Bunun sonucunda da, organizma, kişiliğin inkar ettiği yönlerini ego sınırlarının dışında olarak deneyimler ve içsel çatışmalarının sonucu olarak saldırgan tepkiler verebilir.

Hazırlayan: Klinik Psikolog Tuba Erzan

Kaynaklar:
Perls, F., Hefferline, R.F & Goodman, P.(1996). Gestalt Therapy: Retroflection, Introjection and Projection. C. Hatcher & P. Himmelstein (eds). The Handbook of Gestalt Therapy. London.
Perls, F.S (1992). Ego, Hunger and Aggression. New York: The Gestalt Journal Press.

******

Bu özet için Tuba Erzan'a teşekkür ettikten sonra konuya dönelim. Yansıtma en çok başvurulan savunma mekanizmalarından birisidir toplumumuzda. Bu savunma ile (yansıtma yaparak) ; ebeveynler kendi kötü duygularını, değersizlik duygularını -farkında olmadan- çocuklarına yansıtırlar. Bu şekilde büyüyen çocuk nedenini bilmediği ve hayatını dönem dönem etkileyen değersizlik duyguları ile sürekli olarak karşı karşıya kalacaktır. Çocukların en iyi modellediği şey duygulardır. Büyürken etraflarından sürekli duygu alırlar. O duyguyu olduğu hali ile de doğru kabul ederek alırlar (doğru - yanlış ayrımı çok sonraları bilince gelir ancak artık öğrenilmiş olanlar için çok geçtir). Değersizlik de bir duygudur. Bir tanım olarak gelmediği için de nedenini tanımlanması da çok zor olmaktadır. Ne var ki; bu konuda işinize yarayacak şu bilgiyi verebilirim. Değersizlik duygusunu hissettiğiniz an ne yaşıyorsanız, görüyorsanız ya da duydu iseniz o şey çocukken bu duyguyu en yoğun hissettiğiniz anlardan birisine direkt çağrışım yapıyordur diyebilirim (yüksek ihtimal ile). Bu bilgiden yola çıkarak bunu her hissettiğinizde bu gizli alakayı/bağı bulup anlamaya çalışarak bu duygudan bir nebze de olsa kurtulabilirsiniz.

Elbette ki en doğrusu bu konuda bir uzman psikologa görünmektir.

Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Programlama

769 Kişi   228 Soru

Programlama Dilleri

547 Kişi   93 Soru

Felsefe

1848 Kişi   494 Soru

Java

304 Kişi   52 Soru

Siyaset Felsefesi

38 Kişi   15 Soru

Sanat Felsefesi

20 Kişi   4 Soru

JavaServer Faces

17 Kişi   2 Soru

Sanat Tarihi

178 Kişi   22 Soru

Varlık Felsefesi

90 Kişi   45 Soru

Tarih

115 Kişi   148 Soru

Hayatın Anlamı

489 Kişi   47 Soru

Linux

180 Kişi   50 Soru

Teknoloji

1851 Kişi   576 Soru

Muhabbet

2082 Kişi   2355 Soru

Siyaset (Türkiye)

1423 Kişi   470 Soru

Eclipse

11 Kişi   2 Soru

Maaş

24 Kişi   22 Soru

Sosyal Medya

1364 Kişi   212 Soru

Kadın Erkek İlişkileri

2086 Kişi   586 Soru

Edebiyat

927 Kişi   204 Soru

Stres

208 Kişi   24 Soru

Şiir

334 Kişi   64 Soru

inploid

1153 Kişi   709 Soru

Yazarlık

338 Kişi   69 Soru

Yazı

18 Kişi   9 Soru

Şairler

40 Kişi   22 Soru

Edebi Akımlar

8 Kişi   3 Soru

Paradoks

52 Kişi   10 Soru

Yazılım Geliştirme

1186 Kişi   185 Soru