Bilmek istediğin her şeye ulaş

Ümit Tok, 

Girişimci

Ekonomist, İnovasyon tutkunu, Banka Personeli, iyi soruya iyi cevabın geleceğini düşünenlerden :)

Ekim 2012

Ümit TokAkın kişisini takip etmeye başladı

Akın, Üniversite Öğrencisi, @adamg

Bilgi,müzik,karakter,yardım sever

Ekim 2012

Ümit Tok  bu yazıyı beğendi:

Is the 1,9,90 Rule Outdated? - Only Dead Fish

Herhangi bir komunite için geçerli olan ve 2006 yılındaki bir blog incelemesi ile gündeme gelip, kabul gören '1-9-90 (1 kişi yaratır, 9 kişi buna katılımda bulunur, 90 kişi bundan sadece faydalanır)' kuralının yerini 'Kolay Katılım' kaynaklı yeni değerler mi alıyor?
Ekim 2012

Ümit Tok  bu yazıyı beğendi:

Is the 90-9-1 Rule for Online Community Engagement Dead? [Data]

1-9-90 kuralının 2011 için denenmiş hali. iddiaya göre artık 10-20-70 oranı geçerli...
Ekim 2012

Ümit TokCem Deyupoğulları kişisini takip etmeye başladı

Cem Deyupoğulları, İş Ve Meslek Danışmanı, @ccCEMmm

Tekrar buradayım ve çok mutluyum..Selam millet...

Ekim 2012

Ümit TokSevgiseli kişisini takip etmeye başladı

Sevgiseli, Öğretmen, @Sevgiseli

Kanatları var ruhunda...

Ekim 2012

Ümit TokSolsoledo kişisini takip etmeye başladı

Solsoledo, Akademisyen, @Yersinios

"Ne gördüğüm hakikati gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açıkça ifade etmekten korkarım. Aydınlık ve karanlık arasındaki, bilim ve cehalet arasındaki savaşa her yerde katıldım. Bundan dolayı her yerde zorlukla karşılaştım ve cehaletin babaları olan resmi akademisyenlerin yanı sıra kalın kafalı çoğunluğun öfkesinde hedef olarak yaşadım." GİORDANO BRUNO

Ekim 2012

Ümit Tok bu yanıtı beğendi:

Olası bir İstanbul depreminde nasıl bir tablo ile karşılaşabiliriz?

  • Olası İstanbul depreminin merkez noktasının Marmara Denizi olacağı öngörülüyor.Bu durumda Marmara Denizi'ne kıyısı olan ilçe ve semtlerde yıkım daha büyük olacaktır malesef.Buralarda yerleşim İstanbul'un diğer yerlerine göre çok daha eski,özellikle tarihi yarım adada diye nitelendirdiğimiz Fatih bölgesindeki evlerin yaşı oldukça büyük.Bu durum olayı daha da dramatik bir hale getirebilir.7.0 ve üzerindeki her deprem büyük yıkıma sebep olacaktır.

  • İşte bu da İstanbul deprem risk haritası :

    Deprem

Ekim 2012

Ümit Tok bu yanıtı beğendi:

Deprem öncesi alınması gereken önlemler nelerdir?

  • Tavan ve duvara asılan avize, klima vb. cihazları bulundukları yere ağırlıklarını taşıyacak şekilde tespit etmeliyiz.
  • Isı kaynaklarını sağlam malzemelerle duvara veya yere oturtmalıyız.
  • Dolaplar ve devrilebilecek benzeri eşyaları birbirine ve duvara montelemeliyiz.
  • Dolap üzerine konulan eşya ve büro malzemelerin kayarak düşmesini önlemek için plastik tutucu malzeme kullanmalıyız.
  • Duvar bölmeleri ve panoları zikzak düzende yerleştirip, yere montelemeliyiz.
  • Zehirli, patlayıcı, yanıcı maddeleri düşmeyecek bir konumda sabitlemeli ve kırılmayacak bir şekilde depolamalıyız. Bu maddelerin üzerlerine fosforlu, belirleyici etiketler koymalıyız.
  • Gaz kaçağı ve yangına karşı, gaz vanası ve elektrik sigortalarını otomatik hale getirmeliyiz.
  • Binadan acilen kaçmak için kullanılacak yollardaki tehlikeleri ortadan kaldırmalı, bu yollan işaretlemeli, buralara gereksiz eşya ve malzeme koymamalıyız.
  • Bir deprem planı hazırlayıp, bu plana göre nasıl davranmamız gerektiğinin tatbikatını yapmalıyız.
  • Bina yönetimince önceden belirlenen, mesken veya işyerinin özelliği ve büyüklüğüne göre uygun yangın söndürme cihazını mutlaka bulundurmalı ve  bakımlarını da yaptırmalıyız.
  • Asansörü ve tehlikeli yerleri deprem sırasında kullanılmaması için uyarılar asılmalıdır.                 
  • Gerekli ilk yardım malzemesi, yedek pil ve pilli radyo, el feneri, temizlik malzemeleri, sinyal düdüğü, mum, kibrit, kuru gıda ve bisküvi gibi malzemeleri bir çanta içerisinde her an hazır bir şekilde bulundurmalıyız.
  • Aile bireylerimizle deprem planlaması yaparak onlar ile iletişimi nasıl sağlayacağımızı ve eve ulaşamayacağımız durumlar için alternatif buluşma yerlerini planlamalıyız.
  • Depremin gece meydana gelebileceğini düşünerek, yatağımızı pencerenin önünden ve eşyaların dökülebileceği yerlerden uzak yerleştirmeliyiz.
Ekim 2012

Ümit Tok bu yanıtı beğendi:

İş hayatından öğrendiğiniz en önemli OLUMLU şey nedir?

 21 yaşındaydım . Ankara'da Hirfanlı Barajını yapan bir İngiliz şirketinde çalışıyordum.. Öğrendiğim en önemli şey : ''DON'T SAY IT WRITE IT'' (söylemeyin yazın) diyen .ç yazışma için kullandıkları kağıtlardı.ki bunu Hirfanlı barajı ile Ankara Ofisi arasındaki yazışmada kullanıyorlardı. Ayrıca o dönemde Baraj ile Ankara Ofifi arasında direkt telefon bağlantısı veya telsiz bağlantısı vardı. hangisinin olduğunu tam olarak hatırlamıyorum. Bu şirketten sonraki işlerimde herşeyi yazmayı alışkanlık haline getirmiştim ve rapor yazmak bana hiç zor gelmemişti yani - Söz Uçar Yazı Kalır -
Ekim 2012

Ümit Tok bu yanıtı beğendi:

Baba adayları doğum sırasında doğumhanede bulunmalı mıdır?

Özel bir çaba harcayarak erkek muhakkak doğum hanede olmalı bence, hemde eşinin doğum haneye gotrulme anından itibaren. Hamile , çok duygusal oluyor , kendini yalnız ve güvensiz hissediyor, o anda allah belanı versin herif şu halime bak diye içinden geçirse de , en azından elinden tutarsanız belki işe yarar:) şaka bir yana doğum ciddi bir operasyon orada olmayacaksa hir erkek başka ne zaman eşinin yanında olacak.
Ekim 2012

Ümit Tok bu yanıtı beğendi:

Bir mimarın görevi nerede son bulur ve bir iç mimarın görevi nerede başlar?

'son bulmak' ve 'başlamak' fiillerini kullanmanızdan ötürü soruya vereceğim cevap kısıtlanmış durumda. Soruya direkt olarak; mimar iskeleti çevresi ile uyumlu hale getirip (yüksekliği, çekme mesafesi, inşaat alanı, malzemesi, vs...) geriye kalan bütün işi (mekanların bölünmesi, tesisat işleri, yalıtım işleri, malzeme seçimi, mobilya, aydınlatma, dekorasyon, ... ve bunlara giren her türlü detayları) iç mimara bıraksın diyebilirim.

Çünkü her iki disiplin farklı donanımlara sahiptir. Mimarlar mühendislik bilgileriyle donanmışken, iç mimarlar detay ve estetik kaygılarda karar verebilecek donanıma sahiptir. Bu durum hangi mesleğin nerede durup nerede devreye girmesini çok net açıklar.

Ekim 2012

Ümit Tok bu yanıtı beğendi:

Saç dökülmesine alternatif tıptan bir öneriniz var mı?

Saç dökülmesine stres,sigara,protein,vitamin eksiklikleri neden olmaktadır. Saç dökülmesini önlemek için:
  • Saç ve saç derisine zarar veren ürünlerden kaçınılmalıdır.
  • Protein ağırlıklı besinlerin tüketimine özen gösterilmelidir.
  • B grubu vitaminler (biotin ve d-pantenol) alınabilir.
  • Demir ve çinko eksikliği varsa ek vitaminlerle eksiklik giderilmelidir.
  • Stresten uzak durulmalıdır.
  • Sigara ve alkol kullanımı alışkanlık haline getirilmemelidir.
Saç dökülmesine ağırlıklı yenilebilecek besinler;somon balığı,yeşil sebzeler,fasulye,fındık,tavuk,yumurta,tahıllar,istiridye,havuç.40'lı yaşlarda başlayan saç dökülmeleri için lavanta kürü önerilmektedir.Lavanta kürü;Bir tutam lavantayı yaklaşık bir buçuk su bardağı suda ısık ateşte 4 dakika demleyiniz. Demleme esnasında kaynama nokasında sabit tutunuz.Fokur fokur kaynatmayınız. Çok yavaş bir şekilde kaynıyor, kaynamıyor gibi demleyiniz. Demleme süresi tamamlandıktan sonra, ılımasını beklemeden süzülmesi gerekir. Süzme işlemi tamamlandıktan sonra içmek için ılımasını bekleyiniz.
Diğer bir yöntem;Sarımsak yağı,çam yağı,badem yağı,havuç yağı ve buğday yağını eşit olarak karıştırıp parmaklarınızla önden arkaya doğru yedirerek saç diplerine yedirin bone ile en az iki saat bekletiniz.Bu işlem ilk 3 ay saç dökülmesini artırıp daha sonra kesin çözüm sağlar ve güçlendirir.
Ekim 2012

Ümit Tok bu yanıtı beğendi:

Araçlara ne sıkılıkla periyodik bakım yapılmalıdır?

Periyodik bakım araçtan araca değişen bir ölçüdür ama Türkiye'de genellikle araçların standartı 10.000 ila 15.000 km arasıdır. Dizel araçların en fazla 10.000 km'de bir benzinli araçların en fazla 15.000 km'de bir periyodik bakım yaptırmaları gerekir. (Avrupa ülkelerinde bu bakım 2 katı kilometreye kadar çıkabilmektedir) Bu kilometreler doldurulmasa dahi senede bir periyodik bakım yapılması araç için önemli bir etmendir. Bakım fiyatı büyük bir hasar yoksa ortalama 250-300 lira arası tutmaktadır.

Otomobil
Ekim 2012

Ümit Tok bu yanıtı beğendi:

Bir evi tasarlarken önce dış boyutların mı yoksa iç zemin planını mı yaparız?

Türkiye'de "ev" konsepti temel gereksinimlere göre tasarlanmış yapılardır büyük çoğunlukla. Kaç odası, kaç banyosu olacak, koridorlar ne kadar genişlikte tutulacak, kiler olacak mı, kapıdan girince bekleme alanına ihtiyaç var mı bunların hepsi m2'yi etkilese de, müteahhitlik yapılarına baktığımızda, birbirine yakın veya uzak tutulması gereken mekanların haricinde herhangi bir karar yorgunluğu yaşanmadığını çok net görebiliriz. "Salonu mutfağı yerleştirdim, aa bu kadar da koridor kaldı napalım benim canım sağolsun" mantığı içeren yapılar, dış strüktürün iç tasarıma göre oluşturulmadığının çok net örneğidir diye düşünüyorum.


Açıkcası "ev" denildiği zaman, iç tasarımında şu ayrıntı kesinlikle atlanmamalı, o yüzden dış formunu ona göre yapalım denilen konutlara pek rastlamadım ben. İstanbul'un bilmem ne tepesine yapılıp da kaç bin liraya satılan son moda evlerin bir çoğunun tasarımında bile durum o noktaya gelebilmiş değil bence.


Allah'ım şu teknenin önce mobilyalarını yerleştirsek de kabuğunu mobilyaya göre giydirsek, ben de 20 m2 alana 3 oda 3 banyo 1 mutfak ve 1 oturma alanı tasarlayacağım diye kafayı yemesem ne güzel olur diye yalvardığım çok olmuştur. Düşünün yat sektöründe bile hal bu durumdayken, yapı sektöründe inşaatın çekmesi var, konumu var, imarı var, izni var, var da var...



Soruya "öyle yapmayız" ama "öyle yapılsa keşke" diye cevap vermek geldi içimden.


Ekim 2012

Ümit Tok bu yanıtı beğendi:

Sonradan başlayan uçak fobisinin önüne nasıl geçilir?

Uçak fobisi kaygı bozuklukları sınıfına giren bir bozukluktur. Şu anda kaygı bozuklukları tedavisinde kullanılan en önemli terapi sistemi ise Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) sistemidir. Bilişsel davranışçı terapi sisteminin temel varsayımı düşüce, duygu, davranış ve genel sağlık durumu arasında döngüsel bir ilişkinin olduğudur. Yani düşüncelerimiz duygularımızı belirler, duygularımız davranışlarımızı belirler ve yaptığımız yeni davranışlar düşüncelerimizi ve duygularımızı değiştirir. Bunlar arasındaki bağın işleyiş tarzı ise genel sağlık durumumuz ile yakından ilişkilidir.

Uçak fobisi ile ilgili BDT'de kullanılan en etkili teknik ise maruz bırakma ya da alıştırma olarak Türkçe'ye çevrilebilecek Exposure tekniğidir. Exposure şu anda tüm psikoloji ve psikiyatri literatüründe Kaygı bozukluklarında kullanılan en etkili ve kanıta dayalı olan terapi tekniğidir. Temel işleyiş tarzı şu şekildedir;

  1. Kişinin korktuğu nesne ile ilgili düşünceleri saptanır (Otomatik düşünceler - ara inançlar - şemalar)
  2. Kişinin korktuğu nesneye yönelik yaptığı davranışlar saptanır (Kaçma, kaçınma ve güvenlik önlemleri)
  3. Kişinin korku nesnesi ile karşılaştığında yaşadığı korku düzeyi ve fizyolojik belirtiler saptanır.
  4. Tüm bunlar ile ilgili kişiye bilgi sunulur. Bu bilgilerden en önemlisi kaçma kaçınma ve önlem alma davranışları olmazsa kaygı ve korku gibi duyguların bir süre sonra seviyesinin düşeceği ve kişinin kontrol edebileceği seviyeye düşeceğidir.
  5. Kişiden kaçma, kaçınma ve önlem alma davranışlarını yapmadan korktuğu nesneye korkusuna odaklanarak ve korkusu kontrol edebileceği seviyeye inene kadar maruz kalması istenir.
  6. Başarılı bir Exposure uygulamasından sonra kişinin düşünceleri, duyguları ve davranışları değişecektir ve uygulamanın tekrarıyla bu durum pekişecektir.
Birçok hastaya tedavinin kendisi de korkutucu gözükebilir. Fakat BDT terapist ve danışanın işbirliğine dayalı bir terapi sistemi olduğu için danışan Exposure uygulamasını terapistin yardımı ile kendisi belirler. Yani hiçbir hasta korktuğu duruma zorla maruz bırakılmaz.

Ekim 2012

Ümit Tok bu yanıtı beğendi:

Öğrenilmiş çaresizlik nasıl yıkılabilir?

Öğrenerek yıkılır.

Çaresizlik nasıl öğrenildi ise çare de öyle öğrenilir. Fakat çarenin öğrenilebilmesi için önce öğrenilmiş umutsuzluğun (Hayvan deneylerinde gözlenen ve tanımlanan öğrenilmiş çaresizlik kavramı insan davranışlarını tam olarak açıklayamadağı için öğrenilmiş umutsuzluk (learned hopelessness) kavramı ortaya çıkmıştır. İnsan davranışlarını açıklamakta daha etkilidir.) yıkılması gerekir. Umut olmadan insanlar yeni şeyler denemezler ve bu yüzden yaşadıkları çaresizlik devam eder. Örneğin hiçbir şeyin işe yaramayacağını düşünen bir kişi psikolojik yardım da aramayacaktır.


Öğrenilmiş umutsuzluğun yıkılabilmesi kişinin davranışlarını değiştirmesinden geçer. Hiçbir şey işe yaramayacak olabilir. Ancak hiçbir şeyi denememek ile herhangi işe yaramaz bir şeyi denemek arasında da fark yoktur. Bu düşünce yardımı ile işe yaramayacağına inanılan bir davranış denenebilir ve sonuçları umutsuz kişiyi şaşırtabilir.


Örnek: Tüm insanların bencil olduğunu ve kimsenin ona yardım etmeyeceğini düşünen bir kişi birinden yardım istediğinde ve reddedildiğinde herhangi bir şey kaybetmez. Ancak yardım isteği olumlu karşılanırsa umutsuzluğu besleyen hipotezleri sarsılacaktır ve daha umutlu düşünceler geliştirmeye başlayacaktır. Bu da bir daha deneme yapma olasılığını artıracaktır. Böylece öğrenilmiş çaresizlik ve öğrenilmiş umutsuzluk hemen yıkılmasa bile ilk darbeyi almış olacaktır.

Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

İş Hayatı

2330 Kişi   325 Soru

Girişimcilik

3474 Kişi   358 Soru

inploid

1153 Kişi   709 Soru

Bilgisayar

2528 Kişi   437 Soru

Dragons' Den Türkiye

395 Kişi   82 Soru

İnternet Sitesi

977 Kişi   171 Soru

Kitaplar

2914 Kişi   267 Soru

Cep Telefonları

594 Kişi   224 Soru

Felsefe

1849 Kişi   496 Soru

Yerli Film

218 Kişi   52 Soru

Fenerbahçe

204 Kişi   60 Soru

Bilgisayar Programları

1790 Kişi   179 Soru

İnsan Sağlığı

504 Kişi   314 Soru

Edebiyat

927 Kişi   204 Soru

Türkiye Politikaları

428 Kişi   128 Soru

İnsan İlişkileri

965 Kişi   127 Soru

Yatırım

331 Kişi   110 Soru

Sosyal Medya

1364 Kişi   212 Soru

Spor (Türkiye)

418 Kişi   204 Soru

Özlü Sözler

410 Kişi   26 Soru

Matematik

674 Kişi   159 Soru

E-Ticaret

710 Kişi   120 Soru

Sinema

3101 Kişi   300 Soru

Aşk

1173 Kişi   292 Soru

İnsan Davranışları

3600 Kişi   955 Soru

Yaşam

1164 Kişi   390 Soru

Türkiye

910 Kişi   373 Soru

Türkiye Sorunları

1109 Kişi   239 Soru

Arabalar

680 Kişi   190 Soru

Filmler

3198 Kişi   191 Soru