Bilmek istediğin her şeye ulaş

Ankara VAHA Kişisel Gelişim Merkezinde NLP, Yaşam-Öğrenci Koçluğu, Hızlı Okuma, Hafıza Teknikleri, Diksiyon, Etkili İletişim, İkna, Beden Dili, Duygu Yönetimi Eğitmeni. Access The Bars, Theta Healing Uygulayıcısı

Ocak 2016

Valit AslankolRefleksoloji konu başlığını takip etmeye başladı.

Refleksoloji

Refleksoloji çoğunlukla ayak olmak üzere el ve kulaklara masaj ve baskı uygulanarak yapılan bir alternatif tedavi metodu. Belirli bölgelere...

Mart 2015

Valit Aslankol bir yanıt verdi.

Kişisel gelişim kitabı önerileriniz nelerdir?

Çok sayıda okunabilecek ve fayda sağlayacak kitap var. Okuduklarımdan tavsiye edebilirim
Yabancı;
Anthony Robbins (Sınırsız Güç), Tony Buzan (Aklını En iyi Şekilde Kullan) ,Dan Milman (Hayat Amacı), Sanra Anne Taylor (Kuantum Başarı), Don Miguel Ruiz (Toltek Bilgeliği 4 Anlaşma, Bilginin Sesi),
Jeff Olson (Keskin Kenar), Jack Addington %100 Düşünce Gücü, Hery Adler (NLP) Dale Carnegie (Hangisi olursa)
Yerli;
Saim KOç (İletişimde Ustalaşmak), Nil Gün ( ), Nilda Ferhan Efeçınar (Kuantum Sıçrama), Mümin Sekman ( Hangisi Olursa), Kadir Özer (İletişimsizlik Becerisi), Üstün Dökmen (Hangisi Olursa)
Şubat 2015

Valit Aslankol bir yanıta alt yorum yaptı

Teşekkürler
Kişisel gelişim kavramının çerçevesini kesin olarak tanımlamak oldukça güçtür. Kısaca;
- Öncelikle kişisel envanterinizi çıkarın. Güçlü ve zayıf yönleriniz neler?
- Zayıf gördüğünüz yönlerinizi desteklemek için nelere ihtiyacınız var?
- Hedefleriniz neler? Yeterince açık ve net mi? Zaman çizelgesi oluşturulmuş mu? Ulaşılabilir mi?
- Nereden başlamayı düşünüyorsunuz?
- Harekete geçmeye hazır mısınız?

Bu sorulara uygun ve sizi tatmin eden cevaplar verdikten sonra harekete geçin. Kitaplardan da destek alabilirsiniz ancak, online veya örgün Kişisel Gelişim eğitimleri almanız daha yararlı olabilir.

Unutmayın ihtiyacınız olan tüm kaynaklara sahipsiniz. Sadece harekete geçin.
Şubat 2015

Valit Aslankol bir yanıt verdi.

Hayalinizi gerçekleştirmek için neler yaptınız ve nasıl bir çaba gösterdiniz? Önerileriniz nelerdir?

-Öncelikle "Hayal Etme"nin gücünü kullanın. Hayal ettiğiniz her şeyi gerçekleştiremeyebilirsiniz ancak, hayal etmediğiniz hiç birşeyi gerçekleştirermezsiniz.
-Hayallerinizi hedeflere dönüştürün (bunula ilgili yakın zamanda bir makale yayınlayacağım)
-Hedefleriniz içinden gerçekeltirilebilir olanlar için kaynaklarınızı değerlendirin. Eksik olduğunuzu düşündüğünüz alanlarda nelere ihtiyacınız olduğunu ve bunları nasıl gidereceğinizi değerlendirip "seçenekler nelerdir" yaklaşımıyla farklı açılardan bakıp, daha önce fark etmemiş olabileceğiniz ynleri fark etmeye çalışın.
-Size öyle geliyor olmasıyla, gerçek olması arasında fark olabileceğinden (güçlü yönlerimizin bazen farkında olmayabiliriz veya zayıf yönlerimizin) hedef ve çalışmalarınız ile ilgili aileniz, arkadaşlarınız veya uzman kişilerden destek alın
-Harekete geçin.
-Zaman ve para harcamayı göze alın
-Sizin doğrularınızın dünyanın doğruları olmadığını untmayın ve her zaman öğrenmeye açık olun.

Bunların dışında bu işin bir cevap kağıdı, doğru yöntemi, yanlış yöntemi yok. Tamamen öznel. Yazdıklarım genel geçer kurallar. Sonuç olarak yaptıklarımız işe yarıyor mu yaramıyor mu? Meseleyi bu bağlamda değerlendirmek daha olumlu olur diye düşünüyorum.
Şubat 2015

Valit Aslankol bir yanıt verdi.

Çok iyi konuşmak istiyorum. Bir şey anlatırken kelimelerin dilimden çıkıp kurtulmasını istiyorum. İnternet ortamında konuşabildiğim kadar yüzyüze de aynı rahatlıkta konuşmak istiyorum. Ne yapmalıyım?

Konuşma, düşünme temelli bir eylemdir. Düşünme de ruh halimiz, kişiliğimiz, yaşımız, cinsiyetimiz, içinde bulunduğumuz durum gibi bir çok etkene bağlıdır. O halde dil düşünce üzerine, düşünce de dil üzerinde etkilidir diyebiliriz.

İleşimi becerilerinin geliştirilmesi için NLP kitaplarını öneririm. Dilin hem iç iletişimimizde hem de insanlarla kurduğumzu iletişimde etkili bir biçimde kullanılması için NLP içinde çok güçlü iletişim araçları mevcuttur. Bununla birlikte özgüven ve diksiyon ile ilgili çalışmalar da bu alanda sizi güçlü kılar.

Şunu da unutmamak gerekir ki bir olay veya olgu siz onu "problem" olarak görmeye başladığınızda "problem" olur.
Şubat 2015

Valit Aslankol bir yanıt verdi.

Kişisel gelişim için neler yapmalıyız?

Kişisel gelişim kavramının çerçevesini kesin olarak tanımlamak oldukça güçtür. Kısaca;
- Öncelikle kişisel envanterinizi çıkarın. Güçlü ve zayıf yönleriniz neler?
- Zayıf gördüğünüz yönlerinizi desteklemek için nelere ihtiyacınız var?
- Hedefleriniz neler? Yeterince açık ve net mi? Zaman çizelgesi oluşturulmuş mu? Ulaşılabilir mi?
- Nereden başlamayı düşünüyorsunuz?
- Harekete geçmeye hazır mısınız?

Bu sorulara uygun ve sizi tatmin eden cevaplar verdikten sonra harekete geçin. Kitaplardan da destek alabilirsiniz ancak, online veya örgün Kişisel Gelişim eğitimleri almanız daha yararlı olabilir.

Unutmayın ihtiyacınız olan tüm kaynaklara sahipsiniz. Sadece harekete geçin.
Şubat 2015

Valit Aslankol bir yanıt verdi.

Call Center alanında kendimi nasıl geliştirebilirim?

"Çağrı Merkezi Uzmanlığı" eğitim programlarına katılmanızı kesinlikle öneririm. Etkili iletişim becerilerinin geliştirilmesi, diksiyon, nefes teknikleri, öfke kontrolü, etkin dinleme, soru sorma gibi konu başlıklarını içeren eğitim, bu anlamdaki ihtiyaçlarınızı karşılayabilecek niteliktedir.
Şubat 2015

Valit Aslankol  yeni bir  gönderide  bulundu.

valitaslankol.blogspot.com.trBlog sayfamda ilginizi çekecek içerikler olabilir.

Valit ASLANKOL

Şubat 2015

Valit Aslankol  yeni bir  gönderide  bulundu.

Bilginin Sesi (Don Miguel Ruiz) Duygular Gerçektir.

İnsanlar bazen bilginin, bildikleri şeyin kurbanı olurlar. Bilginin sesi duygusal bedene kötü muamele eder. Gerçek olmayanın, geçek olana müdahalesidir bu. Etki, bir yalana inanmaktır; tepki ise duyusal acı hissidir. Duyusal beden o sesi algılar, ona tepki gösterir ve tıpkı bir kaplan gibi saldırır. Biz kontrolümüzü yitiririz ve aslında yapmak ya da söylemek istediğimizi yapar veya söyleriz. İşte o zaman bilginin sesi o tepkiden korkar. Tepkimizi yargılar ve kendi duygularımızdan utanmamıza neden olur.


87O zaman da utanç duygusunu algılar ve duygunun nedenini bulmak için yine bilgiyi kullanırız. Bu da bilginin içimizdeki sesinin hissettiğimiz duygu hakkında konuşması anlamına gelir. O ses, duygularımız hakkında yalanlar söylemeye başlar, hatta hissettiğimiz şeyi yabancılaştırmaya çalışır. O zaman o sesi ve yargıyı algılar, bir başka duygusal tepki hissederiz. Şimdi de duygusal olarak tepki gösterdiğimiz için suçluluk hissederiz. O zaman bilgi, suçluluk duygusunu açıklamaya çalışır. Duygusal acı büyümektedir ve bir döngü başlamıştır artık. Olası depresyon hali de bu duruma pek geç kalmaksızın eşlik edecektir.

Bizi asıl inciten şey, kafamızın içinde bize nasıl olmamız gerektiğini, ama öyle olamadığımızı da söyleyip duran yalancının sesidir. Biz artık o sese inanmadığımızda duygularımız değişecektir. Çünkü duygular neden değil sonuçtur.

Okurken dinlendirici bir müzik eşlik etsin isteyenlere;

Ocak 2015

Valit Aslankol bu yanıtı beğendi:

İlişkide heyecanı kalmayan biri nasıl canlandırılır?

Aşk asla yetmez (Aaron Tim Beck) ! Bu söz aynı zamanda Beck'in ilişkilere ilişkin kitabının ismi.
Aşkın ömrü her zaman tartışmalara konu olmuştur. Çünkü aşkın sonsuza dek sürmesi ve bizi hep mutlu etmesini bekleme eğilimindeyiz. Ancak aşk tek başına hiçbir şeye yetmiyor. Belki ölmüyor da ama kesinlikle zaman içinde dönüşüyor. Bazen sevgiye, şefkate, bazen de öfke ya da nefrete... Neye dönüşeceği aşka harcanan çabaya göre değişiyor.
Aşkın dönüşümünde eşlerin birbirlerine ilişkin varsayımlar ve beklentileri de önemli rol oynuyor.
Heyecanlı olmadığını varsayıyorsunuz ve canlanmasını bekliyorsunuz, en azından bu cümleden bunlar anlaşılıyor. Gerçekten ne hissettiğini partnerinize sormayı deneyerek ve onun için neler yapabileceğinizi öğrenmeye çalışarak başlayabilirsiniz.
Her ilişkinin kendine özgü özellikleri vardır, sorunları gidermek için hap gibi, formüllerden oluşan çözümler aramak beyhude çabalar olacaktır.
Ocak 2015

Valit Aslankol bir yanıt verdi.

İnsan neden unutur?

-Öğrenme işlemi nitelikli ve yeterli değildir. Bu nedenle beyinde gerekli nöral bağlantılar oluşmamıştır
-Çoklu duyusal kayır yapılmamış, öğrenme tek kanallı olarak yapılmıştır (sadece okuma, sadece görme gibi)
-Uyku bozukluğu vardır,
-Dikkat eksikliği, hiper aktivite, özgül öğrenme güçlüğü vb. sorunları vardır,
-Bilgiye duygu katılmamıştır (bilgi+duygu=kalıcı)
-Konuya ilgi ve istek duyulmuyordur,
-Gönüllü öğrenme yerine, "zorunlu öğretilme"ye maruz kalmıştır
-Konsantrasyon sağlanamamıştır,
-Bilgi kişinin işine yaramayacaktır,
-Kaygı düzeyi yüksektir,
-Öğrenmeye ilişkin psikolojik sınırlılıkları vardır (yapamam, başaramam vb.),
-Unutmakla unuttuğunu sanma birbirine karışmıştır
-Geçmişte yaşanan travmatik olayları unutma isteği ve unutulan bilginin miktarını abartmıştır,
-Kişi unutmaktan bir şekilde psikolojik fayda sağlamıştır,

vb. . .
Ocak 2015

Valit Aslankol bir yanıt verdi.

En iyi öğrenme tekniği sizce nedir?

Öğrenme temelde 3 kanalla olur. Görsel, işitsel ve kinestetik (işitsel dijital olarak 4. Başlık da kullanılabilir). Öğrenme stilleri kişiye göre değişiklik gösterir.

Bir Kinestetik için öğrenme, "yaparak ve yaşayarak" gerçekleşirken, bir görsel için renklerin, şekillerin, grafiklerin kullanılmasıyla gerçekleşir. Bi işitsel içinse en iyi öğrenme şekli duyarak olur. Öğretmeni hiç takip etmeyen ancak sorulan her soruya cevap veren öğrenci örneği gibi.

En sık rastlanan öğrenme stili "Görsel"dir. Bu nedenle neredeyse tüm eğitim müfredatları görsellere göre hazırlanır.
Ocak 2015

Valit Aslankol  bu yazıyı beğendi:

Kadın ve erkekler arasındaki farklar

  • Erkeklerin metabolizması kadınlardan daha hızlıdır. Bu nedenle erkekler kadınlardan daha çabuk daha çok kilo vermektedir. Bu yağ kütlesi ile de alakalıdır. Kadınlarda yağ yüzdesi daha fazladır, erkeklerde ise kas daha fazladır.
  • Kız çocuklar erkeklerden daha erken konuşuyor.
  • Koku alma duyusu kadınlarda daha gelişkindir. (yaklaşık %20’yi bulan bir fark söz konusudur.)
  • Erkekler kadınlardan daha saldırgan olup bedensel güç kullanımına daha eğilimlidirler. Bunun açıklaması da testosterona bağlanmaktadır.
  • Erkeklerin sivilce sorunu daha fazladır. Bu da daha çok testosteron hormonundan kaynaklanmaktadır. Bu hormon yağ bezlerini uyarır ve derideki gözeneklerin tıkanmasına, dolayısıyla da sivilceye neden olur.
  • Erkek çocuklar kız çocuklardan daha yaratıcıdır.
  • Östrojen hormonu eklemleri yumuşatıyor. Bu yüzden kadınların eklemleri erkeklerinkinden çok daha esnek; özellikle adet ve hamilelik dönemlerinde.
  • Kadınlar erkeklerden daha güçlüdür. Çünkü; düşükle sonuçlanan embriyoların çoğu erkektir. Kadınlar bir tutundumu bir daha bırakmazlar... :)
  • Erkeklerde akciğerlerin kapasitesi. % 20 ve kalbin pompaladığı kanın debisi %15 oranında kadınlardan fazladır.
  • Kadınlar iletişim kurmak için günde 20.000 kelime, mimik ve jest kullanırken bu sayı erkeklerde sadece 7.000
  • Spor konusunda erkekler kadınlardan daha hızlıdır ancak kadınlar daha dayanıklıdırlar. Ayrıca kadınlar derilerinin altındaki yağ tabakası nedeniyle daha iyi yüzerler.
  • Erkeklerde 4.5, kadınlarda 3.6 litre kan vardır. Erkek kanı daha koyu kıvamlıdır, bir damlasında 1 milyon kan hücresi vardır. Toplam olarak erkeklerde 1 santimetreküp kanda 5 milyon alyuvar vardır, bu da kadınlara kıyasla yüzde yirmi fazlalık demektir.
  • Erkeklerin tansiyonu da kadınlardan yüksektir: 140/88. Bu değer kadınlarda 130/80'dir.
  • Kadınlar menopoz döneminde ateş basması, uykusuzluk, şişmanlama, gece terlemeleri ve vajina kuruluğu gibi belirtiler yaşarlar. Erkekler andropoz denen yaş döneminde hemen hemen hiçbir bedensel belirti yaşamazlar.
  • Migren hastalarının dörtte üçü kadınken aids hastalarında tam tersidir.
  • Erkeklerin vücut ısısı kadınlardan daha yüksektir.
  • Erkek vücudunun yüzde 60-70'i sudan ibarettir. Kadın vücudundaki su oranı ise yüzde 50-60 arasındadır.
  • Kadınlar erkeklerden daha uzun ömürlüdür. Bununla birlikte cildi daha çabuk yaşlanıyor.
  • Kadınlar alkole karşı daha duyarlıdır. Çünkü alkolün etkisini azaltan enzim kadında erkektekine göre daha az etkindir.
  • Erkek orgazmı lokal ve kısa. Kadınınki ise bütün vücuda yayılmış ve uzun oluyor.
  • Erkeklerin omuzları daha geniş, kolları ve bacakları daha uzun, kemikleri daha ağır, eklemleri de daha büyüktür. Buna karşılık kadınların kalça kemikleri daha geniştir.
  • Kadınların ses telleri daha kısa olduğundan sesleri daha tizdir.
  • Kadınların dokunma duyusu erkeklerinkine göre kesinlikle çok daha gelişmiştir.
  • Erkekler hayatları boyunca kadınlardan ortalama 40 gün daha az hastalanırlar.
  • Erkek ve dişilerde toplam 46 kromozom vardır. Bunların yarısı babadan, yarısı anneden gelir. Bu 46 kromozomun içinden iki tane cinsiyet hormonu vardır ki; bu erkekte XY, kadında XX olarak bulunur.
  • Kadınların saçları daha sık ve daha dirençlidir. Saç kökleri iki milim daha derinde olduğu için erkeğinki kadar çabuk dökülmez.
  • Kadınlar erkeklerden 5 kat fazla ağlarlar.
  • Erkek beyni yüzde 14 daha ağırdır. Buna karşılık kadınlarda iki yarım küre arasındaki iletişim daha iyidir.
  • Erkeklerin kalbi daha büyüktür ve daha yavaş çarpar: Dakikada ortalama 72. Bu değer kadınlarda 80'dir.
  • Erkekler dakikada ortalama 16 kez soluk alıp verir. Kadınlar ise dakikada 20-22 kez soluk alıp verir.
  • Erkekler buluğ çağını 10-15, kadınlar 9-14 yaşları arasında yaşarlar.
  • Gırtlaktaki adem elması adlı çıkıntı sadece erkeklere hastır.
  • Bir kadın bir erkekle onun değişeceğini umarak evlenir, ama o değişmez. Bir erkek bir kadınla onun değişmeyeceğini umarak evlenir, ama o değişir.

1042

1042

1042
Ocak 2015

Valit Aslankol  bu yazıyı beğendi:

Hotmail ve Gmail

Hotmail ücretsiz web posta sağlayan en eski sağlayıcılardan biridir. Gmail, e-posta hizmeti kendini biraz daha geç tanıttı ancak büyük bir kitleye ulaştı. Hotmail ile baş baş gitmeye başladı. Gmail ve hotmail büyük yazılım şirketleri tarafından sahip olunmalarının yanı sıra kendi hizmetlerine bağlıdır. Gmail kullanıcıları Google Labs ve diğer Google dökümanlarından yararlanabilirken, Hotmail kullanıcıları Hotmail arayüzü ve diğer Microsoft hizmetlerinden yararlanabilirler.

Hotmail kullanıcıları büyük reklamlar, grafikler görürken, Gmail de bu kadar rahatsız edici reklamlar olmaz. Sadece ufak alanlar işgal, metin reklamları yer alır. Gmail kullanıcıları 20 mb büyüklüğünde dosya gönderirken hotmail de bu sınır 10 mb'dır. Bu nedenle daha büyük bir şey gönderileceği zaman dosyayı bölmek gerekir.

Hotmail de gelen e-postaların bir önizleme yapılması mevcuttur. Bu sayede önemli olanlara öncelik verip seçme şansını yakalarsınız. Gmail bu önizlemeye izin vermez. Mesajın açılması gereklidir. Bu ikisinden birini seçmek kişinin kendi seçimidir. MSN hizmetlerini çok kullanıyorsanız Hotmail kullanmak sizin yararınıza olacaktır. Aynı durum Google ve Gmail arasında da geçerlidir.

Özetlersek;
  • Hotmail ve Gmail büyük e-posta servislerindendir.
  • Hotmail büyük reklamlar ve grafikler varken, Gmail de küçük metin reklamları vardır.
  • Hotmail ile 10 mb dosya gönderilirken Gmail de 20 mb büyüklüğünden gönderilebilir.
  • Hotmail de iletinin ön izlemesi vardır, Gmail de yoktur.
  • Gmail etiketleri kullanırken Hotmail organize postalarda geleneksel klasörleri kullanır.


Web
Ocak 2015

Valit Aslankol bir yanıt verdi.

İlişkide heyecanı kalmayan biri nasıl canlandırılır?

Çiftin "heyecen" dan çıkardığı anlam eş midir öncelikle bunu belitlemek gerekir. Heyecanın inişli çıkışlı olması doğası gereğidir. Sürekli olursa alışıldık olur, sadece vitesi yüksek bir yaşam halini alır. Bu durumun sürekli olması halinde biyolojik olarak da psikolojik olarak da başedilmesi zor olabilir. Zamanı ve dozu çiftlere bağlı olmak üzere "zaman zaman ve dozunda" olması sürekliliği sağlarlayabilir.
Ocak 2015

Valit Aslankol bir yanıt verdi.

Motivasyonu arttıran şeyler nelerdir? Bu her ruh hali için geçerli, kötü havaların yaratmış olduğu etki, duygusal çöküntü ve dikkatini verememek gibi geçici etkilerden kurtulmak ve motivasyonu arttırmak için neler yapılabilir?

Belli bir durum karşısında verilen tepkiler kişilere göre birdirinden farklı olabilmektedir. Dolayısıyla duygusal çöküntü de motivasyon bireyseldir.
Kişinin kendi motivasyon duygusunu tanıması önemlidir. Nelerden motive olacağını kişi en iyi kendisi bilebilir. Sizi motive eden bir davranış (örneğin balık tutman) bir başkası için stres kaynağı olabilir.

Kısaca size ne iyi geliyorsa onu yapmaya çalışın. Unutmayın ki insan zihnini imajinasyon yeteneği en güçlü kaynaklarından biridir.
Ocak 2015

Valit Aslankol bir yanıt verdi.

İnsan neden kendisine zarar verir?

Asında insanın ne zaman kendisine zarar verdiğini bilmesi daha önemli olabilir. Kendi yararına olduğunu karar verdiği eylem ve düşünceler belki de tamamen zararına olabilir. Bu nedenle kasıt aranmaksızın, tamamen iyi niyetli olarak düşürken bile insanın kendine zarar vemesi mümkündür.

Örneğin yetenekleri kosunda olumsuz inanç geliştirerek bunları kullanamaması sonucu daha iyi yaşam standartları elde edememesi gibi. Amaç kendine zarar vermek değil burada ancak sonuç "zarar vermek".
Ocak 2015

Valit AslankolFatma Nur Metin kişisini takip etmeye başladı

Fatma Nur Metin, Hukuk Öğrencisi, @fatmanurmetin

Homines quod volunt credunt. " İnsanlar inanmak istediklerine inanırlar."

Ocak 2015

Valit AslankolSeda Tpl kişisini takip etmeye başladı

Seda Tpl, Yazılım Geliştirme Takım Lideri, @sedatpl

If there is, no way create one. Sedd. Ben söylediklerimden sorumluyum , anladıklarınızdan değil ..

Ocak 2015

Valit AslankolEce Naz Sonat kişisini takip etmeye başladı

Ece Naz Sonat, İngilizce Öğretmeni, @lorquina

full of questions&always learning

Daha Fazla