Bilmek istediğin her şeye ulaş

Öğrenci (Anadolu Lisesi) Eren inploid.com'da 3 soru sordu, 5 soru yanıtladı ve 1 takipçisi var.

Mart 2016

ErenHilal Korucu kişisini takip etmeye başladı

Hilal Korucu, Öğrenci (Anadolu Lisesi), @hilallk

Şubat 2016

Eren bir yanıta alt yorum yaptı

Çook teşekkür ederim yanıtınız için. İlgim, eh birazda yeteneğim var aslında ama hangi bölüm öğrencisine sorsam" çok zor, ölüyoruz" ,"çok fazla ödev veriyorlar" gibi yanıtlar aldığımdan bir korku oluşmadı değil:)
Ben ingiliz dili edebiyati okudum cevirilerde yapiyorduk acikcasi cok zevkliydi dersler eger ilgin yetenegin varsa neden zor olsun. Mezun olduktan sonra zaten ceviri programlari kullaniyor cevirmenler tek tek arastirma gibi birsey de yok.
Ocak 2016

Eren bir yanıta alt yorum yaptı

Çok açıklayıcı olmuş teşekkür ederim sağolun.
Turkiyenin herhangi bir üniversitesinden bom boş bir öğrenci olarak çalışmadan, mezun olabilirsiniz. Ama üniversite bittiğinde donanım sahibi olayım derseniz en kolay girilen bir üniversitede bile zorlanirsiniz. Ki doğrusu da budur. Demem o ki; zorlanın ve iyi bir tercüman olarak mezun olun. Asla iş bulamama sorununuz olmaz, akademik olarak ta önü açıktır ayrıca. Hiç düşünmeyin, an itibarı ile sertifikalı bir çevirmen 0,10 cent ile 0.30 cent arası ücret talep ediyor kelime başı. İşin zorluk derecesine göre. Daha taptaze bir olay yaşadım geçen hafta. İngilizce bir çağdaş romanı hem günümüz Türkçesine hemde tarihsel fransızcaya çevirmesini istediler bir arkadaşımdan. Türkçeyi 0,10 centten yaptı ama tarihsel Fransızcaya 0.60 cent istedi kelimesine. Ve telefondaki müşterisi fahiş bir fiyat olmasına rağmen hemen kabul etti fiyatı. Sertifikaya bağlanmış (onaylı) bir çevirmen bulmak için bir kaç yere telefon açın çeşitli dillere fiyat isteyin ne demek istediğimi anlayacaksınız.
Ocak 2016

Eren bu yanıtı beğendi:

Bu sene sınava gireceğim. Tercihim yabancı dilden yana. Mütercim tercümanlık, çeviribilim gibi bölümler nasıl? Çok zorlanır mıyım okurken?

Turkiyenin herhangi bir üniversitesinden bom boş bir öğrenci olarak çalışmadan, mezun olabilirsiniz. Ama üniversite bittiğinde donanım sahibi olayım derseniz en kolay girilen bir üniversitede bile zorlanirsiniz. Ki doğrusu da budur. Demem o ki; zorlanın ve iyi bir tercüman olarak mezun olun. Asla iş bulamama sorununuz olmaz, akademik olarak ta önü açıktır ayrıca. Hiç düşünmeyin, an itibarı ile sertifikalı bir çevirmen 0,10 cent ile 0.30 cent arası ücret talep ediyor kelime başı. İşin zorluk derecesine göre. Daha taptaze bir olay yaşadım geçen hafta. İngilizce bir çağdaş romanı hem günümüz Türkçesine hemde tarihsel fransızcaya çevirmesini istediler bir arkadaşımdan. Türkçeyi 0,10 centten yaptı ama tarihsel Fransızcaya 0.60 cent istedi kelimesine. Ve telefondaki müşterisi fahiş bir fiyat olmasına rağmen hemen kabul etti fiyatı. Sertifikaya bağlanmış (onaylı) bir çevirmen bulmak için bir kaç yere telefon açın çeşitli dillere fiyat isteyin ne demek istediğimi anlayacaksınız.
Ocak 2016

Eren bu yanıtı beğendi:

Sizi etkileyen bir kitaptan, etkilediğiniz bir bölümü paylaşır mısınız?

"İnsanlar birbirlerini ne kadar iyi anlıyorlardı.... Bir de ben bu halimle
kalkıp başka bir insanın kafasının içini tahlil etmek, onun düz veya karışık ruhunu görmek istiyordum.
Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adami bile, insani hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir! .. Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz?
Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkinda söz söylemekten kaçındığımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatıyla öteye geçiveriyoruz ? "
Sabahattin ALİ Kürt Mantolu Madonna
Ağustos 2015

Eren bu yanıtı beğendi:

Çekingenlik nasıl yenilir?

Nasıl yenilir ? Zaman ile ve iyi bir dost , arkadaş ile (:
Ağustos 2015

Eren bu yanıtı beğendi:

Üniversiteler bilim yuvası mıdır yoksa yüksek liseler midir?

Acikcasini solemek gerekirse bizim ulkemizdeki universitelerin hepsi yuksek lisedir. ODTÜ, İTÜ, BİLKENT, YILDIZ TEKNİK, MARMARA, BOĞAZİÇİ bunlarda dahil. Yurtdisina cikiyorsunuz eger master yapmazsaniz bulundugunuz ulkede. Turk universitelerin hicbir degeri yok. Bunu defalarca gordum yasadim... Sahsen ben. Bilgisayar Muhendisligini birakmis adamim pismanmiyim asla. İyikide birakmisim. Gereksiz dersleri ve modasi gecmis teknolojileri ogrenmek zorunda kalmadim.

Bilisim sektoru icin konusacak olursam; Eger bu konulara merakiniz var ise dunyaca gecerli sertifika programlarina katilin ve hak ederek alin. Inanin ODTÜ, İTÜ, BİLKENT, YILDIZ TEKNİK, MARMARA, BOĞAZİÇİ hepsinin diplomasindan daha degerli.


Birkac ay once sirkete yazilim muhendisi alinacakti yaklasik 200 kisi basvurdu. Buyuk cogunlugu muhendislik mezunu. Hepside saygin dedigimiz universitelerden mezun kisiler. Hepsinde oyle bir hava varki sanirsiniz araba lastigi:))

Gec bilgisayar basina sunu yap dedim o havali bebelerin hepsi dokuldu. Terleyenlermi susayanlarmi vb . İse kimi aldik dersiniz? İki yillik doguda yuksek okul bitirmis bilgisayar programcisini aldik. Kendisine basvuranlar arasindan istedigin muhedisi yardimci olarak secebilecegini soledik.

Sonuc olarak sunu anladim. Universitelerimizde ezbere dayali bir egtim var. Yillarinizi bosa harcamayin.
Ağustos 2015

Eren bir yanıt verdi.

Bir öğrenci olarak üniversitenize ne tarz konuşmacıların gelmesini istersiniz?

Ahmet Şerif İzgören tarzı kişisel gelişim uzmanları bence.

Henüz üniversiteye gitmiyorum ama kesinlikle bu kişinin gelmesini isterdim.
Ağustos 2015

Eren bu yanıtı beğendi:

İnternette en iyi film izleme sitesi hangisidir?

  1. cartoonhd.website
  2. ultrafilmizle.com: Bir çok filmi Türkçe dublaj seçenekleri ile dahi bulabileceğiniz bir site. Şu an için reklamı fazla abartmamış durumdalar.
  3. fullhdfilmizle.com: Burada Blue-Ray kısmındaki filmler oldukça kaliteli kayıtlardan oluşuyor.
  4. filmfullizle.net
  5. Ayda 5 TL ile kaliteli filmler bulabileceğiniz bir diğer yerli internet girişiminin sitesi de şu: mubi.com
Son dönemde yayına açılan diğer siteler:
  1. bicaps.net
  2. filmizlepi.com
ÖNEMLİ NOT: Korsan olarak dağıtılan filmleri buna destek veren sitelerden izlemek suçtur ve harcanan emeğe saygısızlıktır. Burada bir derleme yapılmış olsa da, önerim bu siteleri kullanmamanızdır ve telif hakkı ödeyen sitelerden faydalanarak film üreticilerine gereken desteği sağlamanızdır.
Ağustos 2015

Eren bir yanıta alt yorum yaptı

Kesinlikle doğru.
Yatsı namazından sonra ve güneş doğmadan önce olmalı bence.
Ağustos 2015

Eren bu yanıtı beğendi:

18 yaşındayım. Sabahları erken kalkıp zamanımı verimli geçirmek istiyorum fakat derslerde de uyumak istemiyorum. Kimileri 8 kimileri 6 kimiler de 4 saat uyku yeterli diyor. Sizce günde kaç saat uyku yeterlidir? 23.00 gibi uyuyorum. Kaç gibi kalkmalıyım?

Uyku için en verimli saatlerin 22:00-04:00 olduğunu okumuştum.Coğu kez de denedim biyolojik olarak bana uygun ve bilincim gün içerisinde açık oluyor tavsiye ederim
Ağustos 2015

Eren bu yanıtı beğendi:

Çekingenlik nasıl yenilir?

Kendine güvenmek ile güvenmemek arasındaki ince çizgidir çekinmek...Sadece gerektiği zaman kendinize güvenin yeter ;)
Ağustos 2015

Eren bir yanıt verdi.

Aft için en iyi ilaç hangisidir?

Zeytin ağacının yaprağını çiğnemelisin. Eğer yakınında varsa kesinlikle dene.
Aftadur, Phraldyne, Kenecort önerebileceğim ilaçlar.
kesin bir şey istiyorsanız kesinlikle ve kesinlikle Oralmedic kullanın. Yara geçene kadar hiç ağrı, sızı hissetmiyorsunuz.
Bir bardak suyun içine bir tatlı kaşığı tuz dökün. Acısını dindiriyor.
Geçmiş olsun.
Ağustos 2015

Eren bir yanıt verdi.

YDS için kelime ezberi nasıl yapılır?

Bence kelimeler asla liste şeklinde, sıra sıra ezberlenmemeli.
Derler ki, kelimeyi ezberlemeyin, öğrenin. Kelimeyi hayal etmeniz, kelimeyi cümle içinde kullanmanız, okuma parçası içerisinde karşılaşmanız gerekiyor. Yani kelimeyle uğraşmanız gerekiyor bir manada.
Onun için bol bol okuma yapmanızı(makale, gazete, kitap vb.) ya da hemen bir yds soru bankası alıp çözmeye başlamanızı öneririm.(bu konuda önerim: Akın dil yayınları).
Böylece hem kelime dağarcığınız genişler, hem de okuma becerinizi geliştirirsiniz.
Kolay gelsin, başarılar.
Ağustos 2015

Eren bir yanıta alt yorum yaptı

Öncelikli uzun, açıklayıcı, bilgilendirici yanıtınız için çok çok teşekkür ederim. Kaç zamandır kafamı kurcalayan sorundu. Çünkü dediğiniz gibi, işin ciddiyetini anlayamayan pek çok kişi tarafından böyle biliniyor. ''İngilizce bilen herkes çeviri yapabilir" halbuki ne kadar zahmetli ve bilgi gerektiren bir işmiş. Aydınlattığınız için tekrar çok teşekkürler.

2016 Haziran da lys-5 e gireceğim. Mütercim tercümanlık istiyordum. Sanırım artık daha fazla istiyorum. Çok sağolun..
İyi düzeyde İngilizce bilmek ve az çok çeviri yapabilmek harikulade çeviri yapabileceğiniz anlamına gelmez.

Öncelikle çeviri yapılacak dillerin yapılarının bilinmesi gerekir. Ki burada basit gramerden bahsetmiyorum, derinlemesine dilbilimsel bir bilgiden söz ediyorum. Aynı zamanda edebi ve kültürel açılardan da çeviri yapılacak iki-veya daha fazla- dili yine bilmek gerekir. Bir İngilizce öğretmeni olarak edebiyat + gramer + linguistik/dilbilim alanında ciddi bir eğitim almış olmama rağmen benim aldığım eğitim bir mütercim/tercümanlık öğrencisinin aldığı eğitimin ancak çeyreği olabilir.

İkincisi, sorunuzdan da bilmediğiniz anlaşılıyor bunu, tercümenin, çevirinin belirli kuralları vardır. Bir edebi metin çevirisiyle bir hukuk belgesini aynı şekilde çeviremezsiniz. Kendi içlerinde kuralları ve yöntemleri vardır. Örneğin hukuk metinlerinde cümleler uzun diye kafanıza göre Türkçe'ye uyarlayıp cümleleri bölemezsiniz, noktasına virgülüne kadar kelime kelime aynı çevirirsiniz. Edebi metinlerde ise aynı şekli, kelimeleri, hatta hatta kafiyeleri bile koruyarak çevirebileceğiniz gibi, anlamı koruyarak kendi dilinize uyarlama da yapabilirsiniz.

Simultane çeviri olayına hiç değinmiyorum bile. Konuşmacıyı dinleyip aynı anda çeviri yapmak ve aynı şekilde ona verilen cevabı çevirmek benim gözümde çok ağır bir iş. Düşünün ki bu işle uğraşanlar uluslararası bir toplantıda veya konferansta ayrı ayrı odalarda bulunup çeviri yaptıkları gibi, en az 10-15 dilden çevirmenle beraber aynı odada konuşmacıyı dinleyerek atandıkları dilde çeviri de yapabilecek beceriye sahip olmak zorundalar. Sadece aldığım derste bile beş kişiyle aynı anda Türkçe-İngilizce / İngilizce-Türkçe simültane çeviri yapmaya çalıştığımızda çıkan kaos ortamını unutmam mümkün değil. Kaldı ki, dediğim gibi, dil hakkında biz de tercümanlar kadar olmasa da ayrıntılı bir eğitim alıyoruz.

Bu arada bunları eğitimim boyunca iki dönem iki çeviri dersi almış olarak söylüyorum. Ben de çeviriler yapıyorum -ağırlıklı edebi ve ödev çevirisi- fakat en azından kendi bilgi alanım dahilinde olanları yapıyorum. Teknik çevirilere(hukuk, sağlık vs) kesinlikle uzmanına bırakılması gereken şeyler olarak baktığımdan dokunmuyorum.

Yukarıda belirttiğiniz düşünce yaygın bir düşünce; günümüzde İngilizce (veya başka bir dil) bilen herkes kendini çevirmen zannediyor. Bu yüzden gerek okuduğumuz kitaplarda, gerek önemli belgelerde bu işle uğraşan veya alakalı(şahsım gibi) kişilerin gözünde çok bariz, baya baya da komik ve rezil hatalarla karşılaşıyoruz. Ucuz basım kitapların para kazanmak in şirketlere başvuran öğrenciler tarafından çevirildiğini anlamak için 5-10 sayfa okumak yetiyor bana mesela. Sizin gözünüzde "aman ne olacak" denilen hatalar, ülkeler arası krizlere bile yol açabilir -ki araştırırsanız örneklerini bulabilirsiniz-

Bu da bizi işin getirilerine getiriyor. Özellikle kitap çevirilerini işinin ehline yaptırdığınızda az çok da olsa o dilden anlıyorsanız okuduğunuz kitapların edebi değeri gözünüzde saçma sapan yerlere gelmiyor. Daha ciddi makamlarda tercümanlıkla uğraşıyorsanız yaptığınız iş ziyadesiyle önemli bir iş zaten. Dediğim gibi, ülkeler arası krize bile yol açabilecek konumdasınız. Böyle önemli bir konumda çalışıyorsunuz. Ayrıca sadece İngilizce tercümanlık yok bildiğiniz üzere. Yani "Artık herkes İngilizce biliyor." gibi bir savla mütercim/tercümanlığın gereksiz olduğunu iddia etmek ziyadesiyle saçma olurdu.

Velhasılıkelam; her işi o işin uzmanına bırakmak lazım. Eğer sizin işiniz olsa idi İşletme/Tercümanlık derler idi, ve eğer her dil bilenin çeviri yapabileceği düşüncesi doğru bir düşünce olsaydı şu anda Mütercim/Tercümanlık bölümleri çoktaaan kapanmış olurdu ve böyle bir iş alanı hakkında konuşuyor olmaz idik.:)

Dipnot: Eklemeden edemedim.
Ülkemizde bu düşünce yapısında olan insan sayısı hiç de az olmadığı için çevirmenler de pek değer görmüyor. Çevirmenlerin büyük kısmının yaptıkları çevirilerinin, emeklerinin karşılığını alamadığını söylemek hiç de yanlış bir ifade olmaz. Çünkü yayın evleri, hatta çeviri şirketleri öğrencileri ucuz iş gücü olarak kullanıyorlar. Bunu sadece kendi deneyimlerimden değil, bölümümde çalışan mütercim-tercümanlık mezunu hocalarımdan, asistanlardan, öğrencilerden de bol bol dinledim. Hatta bir hocamın anlattığı şöyle de bir olay var ki; çeviri şirketinde çalışırken paylaşılması yasak olan bir uluslararası metin bölümdeki öğrencilerin birinin elinde görülünce bir çeviri firmasının başı bu olay yüzünden derde girmiş. Firmalar, yayın evleri öğrencilere iş vaadinde bulunup deneme metni altında kendilerine verilen işi bedavadan veya komik bir ücret karşılığında çevirtiyorlar. İngilizce bilen arkadaşlar da "Çeviririm ya nedir ki?" kafasında olduklarından böyle kısa yoldan para getiren işlere bodoslama atlıyorlar. İnanın bugüne kadar okuduğum kitaplardaki çeviri hataları yüzünden soğuduğum ve şikayet maillerine boğduğum yayın evlerinin sayısı hiç de az değildir. Kaldı ki bünyelerinde çalıştırdıkları çevirmenlere kesinlikle emeklerinin karşılığını vermeyen firmaların ucuza kaçmak için öğrencileri ve "çeviri heveslilerini" kullanmaları çok çirkin bir durum. Lütfen, işiniz çeviri değilse çeviri yapmayın.
Ağustos 2015

Eren bu yanıtı beğendi:

İşletme (İngilizce) okuyan birisi de iyi düzeyde çeviri yapabiliyor, Mütercim Tercümanlık (İngilizce) okuyan birisi de. Durum böyle iken neden tercümanlık okunmalı? Getirileri nelerdir?

İyi düzeyde İngilizce bilmek ve az çok çeviri yapabilmek harikulade çeviri yapabileceğiniz anlamına gelmez.

Öncelikle çeviri yapılacak dillerin yapılarının bilinmesi gerekir. Ki burada basit gramerden bahsetmiyorum, derinlemesine dilbilimsel bir bilgiden söz ediyorum. Aynı zamanda edebi ve kültürel açılardan da çeviri yapılacak iki-veya daha fazla- dili yine bilmek gerekir. Bir İngilizce öğretmeni olarak edebiyat + gramer + linguistik/dilbilim alanında ciddi bir eğitim almış olmama rağmen benim aldığım eğitim bir mütercim/tercümanlık öğrencisinin aldığı eğitimin ancak çeyreği olabilir.

İkincisi, sorunuzdan da bilmediğiniz anlaşılıyor bunu, tercümenin, çevirinin belirli kuralları vardır. Bir edebi metin çevirisiyle bir hukuk belgesini aynı şekilde çeviremezsiniz. Kendi içlerinde kuralları ve yöntemleri vardır. Örneğin hukuk metinlerinde cümleler uzun diye kafanıza göre Türkçe'ye uyarlayıp cümleleri bölemezsiniz, noktasına virgülüne kadar kelime kelime aynı çevirirsiniz. Edebi metinlerde ise aynı şekli, kelimeleri, hatta hatta kafiyeleri bile koruyarak çevirebileceğiniz gibi, anlamı koruyarak kendi dilinize uyarlama da yapabilirsiniz.

Simultane çeviri olayına hiç değinmiyorum bile. Konuşmacıyı dinleyip aynı anda çeviri yapmak ve aynı şekilde ona verilen cevabı çevirmek benim gözümde çok ağır bir iş. Düşünün ki bu işle uğraşanlar uluslararası bir toplantıda veya konferansta ayrı ayrı odalarda bulunup çeviri yaptıkları gibi, en az 10-15 dilden çevirmenle beraber aynı odada konuşmacıyı dinleyerek atandıkları dilde çeviri de yapabilecek beceriye sahip olmak zorundalar. Sadece aldığım derste bile beş kişiyle aynı anda Türkçe-İngilizce / İngilizce-Türkçe simültane çeviri yapmaya çalıştığımızda çıkan kaos ortamını unutmam mümkün değil. Kaldı ki, dediğim gibi, dil hakkında biz de tercümanlar kadar olmasa da ayrıntılı bir eğitim alıyoruz.

Bu arada bunları eğitimim boyunca iki dönem iki çeviri dersi almış olarak söylüyorum. Ben de çeviriler yapıyorum -ağırlıklı edebi ve ödev çevirisi- fakat en azından kendi bilgi alanım dahilinde olanları yapıyorum. Teknik çevirilere(hukuk, sağlık vs) kesinlikle uzmanına bırakılması gereken şeyler olarak baktığımdan dokunmuyorum.

Yukarıda belirttiğiniz düşünce yaygın bir düşünce; günümüzde İngilizce (veya başka bir dil) bilen herkes kendini çevirmen zannediyor. Bu yüzden gerek okuduğumuz kitaplarda, gerek önemli belgelerde bu işle uğraşan veya alakalı(şahsım gibi) kişilerin gözünde çok bariz, baya baya da komik ve rezil hatalarla karşılaşıyoruz. Ucuz basım kitapların para kazanmak in şirketlere başvuran öğrenciler tarafından çevirildiğini anlamak için 5-10 sayfa okumak yetiyor bana mesela. Sizin gözünüzde "aman ne olacak" denilen hatalar, ülkeler arası krizlere bile yol açabilir -ki araştırırsanız örneklerini bulabilirsiniz-

Bu da bizi işin getirilerine getiriyor. Özellikle kitap çevirilerini işinin ehline yaptırdığınızda az çok da olsa o dilden anlıyorsanız okuduğunuz kitapların edebi değeri gözünüzde saçma sapan yerlere gelmiyor. Daha ciddi makamlarda tercümanlıkla uğraşıyorsanız yaptığınız iş ziyadesiyle önemli bir iş zaten. Dediğim gibi, ülkeler arası krize bile yol açabilecek konumdasınız. Böyle önemli bir konumda çalışıyorsunuz. Ayrıca sadece İngilizce tercümanlık yok bildiğiniz üzere. Yani "Artık herkes İngilizce biliyor." gibi bir savla mütercim/tercümanlığın gereksiz olduğunu iddia etmek ziyadesiyle saçma olurdu.

Velhasılıkelam; her işi o işin uzmanına bırakmak lazım. Eğer sizin işiniz olsa idi İşletme/Tercümanlık derler idi, ve eğer her dil bilenin çeviri yapabileceği düşüncesi doğru bir düşünce olsaydı şu anda Mütercim/Tercümanlık bölümleri çoktaaan kapanmış olurdu ve böyle bir iş alanı hakkında konuşuyor olmaz idik.:)

Dipnot: Eklemeden edemedim.
Ülkemizde bu düşünce yapısında olan insan sayısı hiç de az olmadığı için çevirmenler de pek değer görmüyor. Çevirmenlerin büyük kısmının yaptıkları çevirilerinin, emeklerinin karşılığını alamadığını söylemek hiç de yanlış bir ifade olmaz. Çünkü yayın evleri, hatta çeviri şirketleri öğrencileri ucuz iş gücü olarak kullanıyorlar. Bunu sadece kendi deneyimlerimden değil, bölümümde çalışan mütercim-tercümanlık mezunu hocalarımdan, asistanlardan, öğrencilerden de bol bol dinledim. Hatta bir hocamın anlattığı şöyle de bir olay var ki; çeviri şirketinde çalışırken paylaşılması yasak olan bir uluslararası metin bölümdeki öğrencilerin birinin elinde görülünce bir çeviri firmasının başı bu olay yüzünden derde girmiş. Firmalar, yayın evleri öğrencilere iş vaadinde bulunup deneme metni altında kendilerine verilen işi bedavadan veya komik bir ücret karşılığında çevirtiyorlar. İngilizce bilen arkadaşlar da "Çeviririm ya nedir ki?" kafasında olduklarından böyle kısa yoldan para getiren işlere bodoslama atlıyorlar. İnanın bugüne kadar okuduğum kitaplardaki çeviri hataları yüzünden soğuduğum ve şikayet maillerine boğduğum yayın evlerinin sayısı hiç de az değildir. Kaldı ki bünyelerinde çalıştırdıkları çevirmenlere kesinlikle emeklerinin karşılığını vermeyen firmaların ucuza kaçmak için öğrencileri ve "çeviri heveslilerini" kullanmaları çok çirkin bir durum. Lütfen, işiniz çeviri değilse çeviri yapmayın.
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Yabancı Dil

941 Kişi   100 Soru

Genel Kültür (Muhabbet)

3450 Kişi   280 Soru

Zeka

818 Kişi   91 Soru

Öğrenme Teknikleri

666 Kişi   27 Soru

Eğitim

4004 Kişi   629 Soru

Kişisel Gelişim

1860 Kişi   145 Soru

Kitaplar

2915 Kişi   267 Soru

Psikoloji

2690 Kişi   947 Soru

Kişilik

463 Kişi   51 Soru

Hayal Gücü

877 Kişi   42 Soru

Meslek Seçimi

770 Kişi   93 Soru

Üniversite

399 Kişi   196 Soru

Dil Eğitimi

538 Kişi   25 Soru

Filmler

3198 Kişi   191 Soru

Hızlı Okuma

42 Kişi   8 Soru

Üniversite Bölümleri

125 Kişi   33 Soru