Bilmek istediğin her şeye ulaş

Muhasebeci olmak emek ister...

Ekim 2015

Veysi Biçen bu yanıtı beğendi:

Cehalet gerçekte nedir, cahilin tarifi nasıl olmalıdır?

Kalp gözü kapalı ... Örümcek beyinlilere denir
Haziran 2015

Veysi Biçen bu yanıtı beğendi:

Cehalet gerçekte nedir, cahilin tarifi nasıl olmalıdır?

Bkz. Prof. Dr. İlber ORTAYLI
Cahil, bilmeyen insan değildir. Cahil ne bildiğini bilmeyen insandır. Adam, Faust'u da Goethe'yi de biliyor ama hangisi hangisini yazmış onu bilmiyor.
Diyor ki, bilmeyen insan öğrenir, yanlış bilen insan da öğrenir bunlar yarı cahildir. Yanlış bilgiden vazgeçmeyenler hatta bu bilgileriyle övünenler de var bu kısım ise cehaletin direğidir.
Haziran 2015

Veysi Biçen bir yanıt verdi.

Cehalet gerçekte nedir, cahilin tarifi nasıl olmalıdır?

Kadar okursan oku, bilgine amel yaraşır. İlminle amel etmezsen, sana cahillik yakışır.(şirazi)
Haziran 2015

Veysi Biçen bu yanıtı beğendi:

Cehalet gerçekte nedir, cahilin tarifi nasıl olmalıdır?

Herşeyi bilen ama aslında ne bildiğini kendi bile bilmeyen insan türüdür
Haziran 2015

Veysi Biçen bu yanıtı beğendi:

Cehalet gerçekte nedir, cahilin tarifi nasıl olmalıdır?

Herkes kendi içinde güzel yorumlar yapmış. Yeni bir şeyler yazmak tekrara düşmek olacaktır. Eğer sözlük tanımına baktığımızda "bilmeme ve habersiz olma" diye tanımlanmış. Buna göre aklıma şöyle bir soru geliyor. Haberdar olmak "bilmek" demek midir? Örneğin "Seçim sonuçlarından haberim var ama kim ne kadar oy aldı bilmiyorum" cümlesindeki "bilmiyorum" kelimesi, bu bilgiyi aklımda tutmadım anlamına geliyor. Şimdi diyeceksiniz ki "bilmiyorum" yerine "hatırlamıyorum" kelimesi kullanılırsa daha doğru olur. Yüksek oranda haklısınız. Ancak bu bilginin sayısal değerinden çok niteliği kişiyi ilgilendiriyor ve bu anlamda bir yoruma varıyorsa, tam olarak sayıları bilmemesi onu cahil yapmaz. Bilmek, haberdar olmak, aşina olmak gibi kavramlarda nüanslar mevcuttur.
Socrates'in ünlü "Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir" sözünden yola çıkacak olursak; hepimiz cahil oluruz. Oysa ki durum öyle değil. Kendi aramızda "cahil" sözcüğünü ne durumlarda kullandığımızı hatırlamakta fayda var. Böylesi yaklaşım elbette ki yanlışları da içine alır. Ama genel olan bir bakış açısı vardır ki; cümleyi kuran kişiye ya da o konuda bahseden kişilere göre cahil olma durumu. Eğer böyle yaklaşırsak bilgili, görgülü, gibi kavramların da ortadan kalkması gerekir. Çünkü herkes herşeyi bilemez.
Bütün bunlar doğrultusunda bana göre "cehalet" yaşadığı dünyanın veya toplumun normlarının altında kalmaktır. Toplumsal kuralları bilmeyendir "cahil" olan. Eğer CERN'deki bir deneyi bilmiyorsa bu onun toplumsal düzeyde yaygınlaşmış bir şey olmamasından kaynaklanır. Ha eğer senin uzmanlık alanın olduğu halde sen o deneyden habersizsen ona "cahil" demek kibarlık olabilir ancak. Misal; çiftçilikle yaşamını sürdüren kişinin vizyondaki film ve dizileri bilmemesini "cehalet" olarak adlandırmak asıl "cehalet"tir!
Haziran 2015

Veysi Biçen bir yanıta alt yorum yaptı

Hocam kusura bakmayın "cahillik mutluluktur"yazacak yere "okumak cahilliktir"yazmışım ama birbirine yakın anlamlardır:D
Evet, okumak oldukça zararlı bir alışkanlıktır. Hala aklınız yerindeyken kitaplardan uzak durun.

İlk bakışta okumanın tek doğrudan zararı gözlerinizin bozulması gibi görünebilir. Ancak okumanın çok ciddi yan etkileri vardır. Biraz bunlardan bahsedelim.

Öncelikle, okuyan insan bilgili olur bilgili insan da doğruyla yanlışı, iyiyle kötüyü daha iyi ayırt edebilir. Kulağa güzel geliyor dimi? Aman dikkat. Sakın düşmeyin bu tuzağa sakın. Bir anda kendinizi yanlışların içine gömülmüş hissedebilirsiniz. Herkesin yalanlar söylediğini, insanların aslında göründükleri gibi olmadığını fark edebilir ve bir anda katlanılmaz bir mide bulantısıyla baş başa kalabilirsiniz. Var mı gereği?

İkincisi ve belki de daha kötüsü, okumak sizi düşünmeye sevk edecektir. Bir anda kutsal kabul ettiğiniz tüm kavramları sorgulamaya sonra da hepsinden uzaklaşmaya başlayabilirsiniz. Yer yüzünde bir bitkiden ya da hayvandan daha değerli olmadığınız hissine kapılabilirsiniz. Önce kendinizi sonrada tüm değerlerinizi yeniden inşa etmeniz gerekebilir. Kim ister bunu?

Yine bu okuma ve düşünmenin kötü etkisiyle, evrendeki tüm canlıların, tüm olayların sorumluluğunu bir anda omuzlarınızda hissetmeye başlayabilirsiniz. Korkarım bu durum yine hiç gereği yokken uykularınızın kaçmasına sebep olabilir. İkinci arabanız, yazlığınız için çalışmak, şık restaurantlarda konum bildirimi yapmak yerine kendinizi gönüllü faaliyetlerde, sahip olduklarınızı herkesle paylaşırken bulabilirsiniz. Kafayı yemenin ilk belirtileri..

İlk akla gelen bu yan etkilerden sonra kitaplar sizin bedeninize daha çok sahip olmaya başlayacaktır. Nur topu gibi dertlerinize çözümleri de yine bu kitaplarda arayacaksınız. Arada bulur gibi olup mutluluğu yakaladığınızı düşüneceksiniz ama kısa zamanda bir kolonya gibi uçup gidecek mutluluk. Hep birileri size hayal kırıklığının en güzelini, en beklenmeyenini, iddiada 20 oran verilenini tattıracak. Ayağa kalkar gibi olup yine düşeceksiniz. Bu süreçte, ya kitaplardan kurtulmayı başarıp siz de herkes gibi, kalabalıklar gibi olacaksınız. Ya da birileri sizi deli diye çağıracaklar. Arkanızdan hakkınızda saçma sapan tespitlerde bulunulacak, "Çok okudu, çok zeki ondan böyle oldu" diyecekler.

Son olarak, sizlerle çok sevdiğim ve kutsal gördüğüm bir sözü paylaşmak isterim. Lütfen not alın: "Ignorance is bliss". Mealen: "Cahillik mutluluktur". Sakın ola okumayın.
HÜLLLOOOOOOOOOĞĞĞĞ. .
Haziran 2015

Veysi Biçen bir yanıta alt yorum yaptı

Zihni dinlendirmek,bakış açılarını çoğaltmak,anlamlı ve olabildiğince etkili bir konuşma sağlamak,yeni şeyler öğrenmek,bilgiyi topluma yaymak,öğretmek anlatmak,denemek,en önemlisi de kazanımları sürekli artırmak adına okuyorum . . .
Evet, okumak oldukça zararlı bir alışkanlıktır. Hala aklınız yerindeyken kitaplardan uzak durun.

İlk bakışta okumanın tek doğrudan zararı gözlerinizin bozulması gibi görünebilir. Ancak okumanın çok ciddi yan etkileri vardır. Biraz bunlardan bahsedelim.

Öncelikle, okuyan insan bilgili olur bilgili insan da doğruyla yanlışı, iyiyle kötüyü daha iyi ayırt edebilir. Kulağa güzel geliyor dimi? Aman dikkat. Sakın düşmeyin bu tuzağa sakın. Bir anda kendinizi yanlışların içine gömülmüş hissedebilirsiniz. Herkesin yalanlar söylediğini, insanların aslında göründükleri gibi olmadığını fark edebilir ve bir anda katlanılmaz bir mide bulantısıyla baş başa kalabilirsiniz. Var mı gereği?

İkincisi ve belki de daha kötüsü, okumak sizi düşünmeye sevk edecektir. Bir anda kutsal kabul ettiğiniz tüm kavramları sorgulamaya sonra da hepsinden uzaklaşmaya başlayabilirsiniz. Yer yüzünde bir bitkiden ya da hayvandan daha değerli olmadığınız hissine kapılabilirsiniz. Önce kendinizi sonrada tüm değerlerinizi yeniden inşa etmeniz gerekebilir. Kim ister bunu?

Yine bu okuma ve düşünmenin kötü etkisiyle, evrendeki tüm canlıların, tüm olayların sorumluluğunu bir anda omuzlarınızda hissetmeye başlayabilirsiniz. Korkarım bu durum yine hiç gereği yokken uykularınızın kaçmasına sebep olabilir. İkinci arabanız, yazlığınız için çalışmak, şık restaurantlarda konum bildirimi yapmak yerine kendinizi gönüllü faaliyetlerde, sahip olduklarınızı herkesle paylaşırken bulabilirsiniz. Kafayı yemenin ilk belirtileri..

İlk akla gelen bu yan etkilerden sonra kitaplar sizin bedeninize daha çok sahip olmaya başlayacaktır. Nur topu gibi dertlerinize çözümleri de yine bu kitaplarda arayacaksınız. Arada bulur gibi olup mutluluğu yakaladığınızı düşüneceksiniz ama kısa zamanda bir kolonya gibi uçup gidecek mutluluk. Hep birileri size hayal kırıklığının en güzelini, en beklenmeyenini, iddiada 20 oran verilenini tattıracak. Ayağa kalkar gibi olup yine düşeceksiniz. Bu süreçte, ya kitaplardan kurtulmayı başarıp siz de herkes gibi, kalabalıklar gibi olacaksınız. Ya da birileri sizi deli diye çağıracaklar. Arkanızdan hakkınızda saçma sapan tespitlerde bulunulacak, "Çok okudu, çok zeki ondan böyle oldu" diyecekler.

Son olarak, sizlerle çok sevdiğim ve kutsal gördüğüm bir sözü paylaşmak isterim. Lütfen not alın: "Ignorance is bliss". Mealen: "Cahillik mutluluktur". Sakın ola okumayın.
HÜLLLOOOOOOOOOĞĞĞĞ. .
Haziran 2015

Veysi Biçen bir yanıta alt yorum yaptı

Zihni dinlendirmek,bakış açılarını çoğaltmak,anlamlı ve olabildiğince etkili bir konuşma sağlamak,yeni şeyler öğrenmek,bilgiyi topluma yaymak,öğretmek anlatmak,denemek,en önemlisi de kazanımları sürekli artırmak adına okuyorum . . .
Evet, okumak oldukça zararlı bir alışkanlıktır. Hala aklınız yerindeyken kitaplardan uzak durun.

İlk bakışta okumanın tek doğrudan zararı gözlerinizin bozulması gibi görünebilir. Ancak okumanın çok ciddi yan etkileri vardır. Biraz bunlardan bahsedelim.

Öncelikle, okuyan insan bilgili olur bilgili insan da doğruyla yanlışı, iyiyle kötüyü daha iyi ayırt edebilir. Kulağa güzel geliyor dimi? Aman dikkat. Sakın düşmeyin bu tuzağa sakın. Bir anda kendinizi yanlışların içine gömülmüş hissedebilirsiniz. Herkesin yalanlar söylediğini, insanların aslında göründükleri gibi olmadığını fark edebilir ve bir anda katlanılmaz bir mide bulantısıyla baş başa kalabilirsiniz. Var mı gereği?

İkincisi ve belki de daha kötüsü, okumak sizi düşünmeye sevk edecektir. Bir anda kutsal kabul ettiğiniz tüm kavramları sorgulamaya sonra da hepsinden uzaklaşmaya başlayabilirsiniz. Yer yüzünde bir bitkiden ya da hayvandan daha değerli olmadığınız hissine kapılabilirsiniz. Önce kendinizi sonrada tüm değerlerinizi yeniden inşa etmeniz gerekebilir. Kim ister bunu?

Yine bu okuma ve düşünmenin kötü etkisiyle, evrendeki tüm canlıların, tüm olayların sorumluluğunu bir anda omuzlarınızda hissetmeye başlayabilirsiniz. Korkarım bu durum yine hiç gereği yokken uykularınızın kaçmasına sebep olabilir. İkinci arabanız, yazlığınız için çalışmak, şık restaurantlarda konum bildirimi yapmak yerine kendinizi gönüllü faaliyetlerde, sahip olduklarınızı herkesle paylaşırken bulabilirsiniz. Kafayı yemenin ilk belirtileri..

İlk akla gelen bu yan etkilerden sonra kitaplar sizin bedeninize daha çok sahip olmaya başlayacaktır. Nur topu gibi dertlerinize çözümleri de yine bu kitaplarda arayacaksınız. Arada bulur gibi olup mutluluğu yakaladığınızı düşüneceksiniz ama kısa zamanda bir kolonya gibi uçup gidecek mutluluk. Hep birileri size hayal kırıklığının en güzelini, en beklenmeyenini, iddiada 20 oran verilenini tattıracak. Ayağa kalkar gibi olup yine düşeceksiniz. Bu süreçte, ya kitaplardan kurtulmayı başarıp siz de herkes gibi, kalabalıklar gibi olacaksınız. Ya da birileri sizi deli diye çağıracaklar. Arkanızdan hakkınızda saçma sapan tespitlerde bulunulacak, "Çok okudu, çok zeki ondan böyle oldu" diyecekler.

Son olarak, sizlerle çok sevdiğim ve kutsal gördüğüm bir sözü paylaşmak isterim. Lütfen not alın: "Ignorance is bliss". Mealen: "Cahillik mutluluktur". Sakın ola okumayın.
HÜLLLOOOOOOOOOĞĞĞĞ. .
Haziran 2015

Veysi Biçen bir yanıta alt yorum yaptı

Okumak ihtiyaçtır, ruhun -müzik gibi- gıdasıdır. Okuduğunuz herşeyin yanına gidersiniz, onlar da yanınıza gelir. Eski zamanladaki insanlarla arkadaşlık ne güzeldir .
Evet, okumak oldukça zararlı bir alışkanlıktır. Hala aklınız yerindeyken kitaplardan uzak durun.

İlk bakışta okumanın tek doğrudan zararı gözlerinizin bozulması gibi görünebilir. Ancak okumanın çok ciddi yan etkileri vardır. Biraz bunlardan bahsedelim.

Öncelikle, okuyan insan bilgili olur bilgili insan da doğruyla yanlışı, iyiyle kötüyü daha iyi ayırt edebilir. Kulağa güzel geliyor dimi? Aman dikkat. Sakın düşmeyin bu tuzağa sakın. Bir anda kendinizi yanlışların içine gömülmüş hissedebilirsiniz. Herkesin yalanlar söylediğini, insanların aslında göründükleri gibi olmadığını fark edebilir ve bir anda katlanılmaz bir mide bulantısıyla baş başa kalabilirsiniz. Var mı gereği?

İkincisi ve belki de daha kötüsü, okumak sizi düşünmeye sevk edecektir. Bir anda kutsal kabul ettiğiniz tüm kavramları sorgulamaya sonra da hepsinden uzaklaşmaya başlayabilirsiniz. Yer yüzünde bir bitkiden ya da hayvandan daha değerli olmadığınız hissine kapılabilirsiniz. Önce kendinizi sonrada tüm değerlerinizi yeniden inşa etmeniz gerekebilir. Kim ister bunu?

Yine bu okuma ve düşünmenin kötü etkisiyle, evrendeki tüm canlıların, tüm olayların sorumluluğunu bir anda omuzlarınızda hissetmeye başlayabilirsiniz. Korkarım bu durum yine hiç gereği yokken uykularınızın kaçmasına sebep olabilir. İkinci arabanız, yazlığınız için çalışmak, şık restaurantlarda konum bildirimi yapmak yerine kendinizi gönüllü faaliyetlerde, sahip olduklarınızı herkesle paylaşırken bulabilirsiniz. Kafayı yemenin ilk belirtileri..

İlk akla gelen bu yan etkilerden sonra kitaplar sizin bedeninize daha çok sahip olmaya başlayacaktır. Nur topu gibi dertlerinize çözümleri de yine bu kitaplarda arayacaksınız. Arada bulur gibi olup mutluluğu yakaladığınızı düşüneceksiniz ama kısa zamanda bir kolonya gibi uçup gidecek mutluluk. Hep birileri size hayal kırıklığının en güzelini, en beklenmeyenini, iddiada 20 oran verilenini tattıracak. Ayağa kalkar gibi olup yine düşeceksiniz. Bu süreçte, ya kitaplardan kurtulmayı başarıp siz de herkes gibi, kalabalıklar gibi olacaksınız. Ya da birileri sizi deli diye çağıracaklar. Arkanızdan hakkınızda saçma sapan tespitlerde bulunulacak, "Çok okudu, çok zeki ondan böyle oldu" diyecekler.

Son olarak, sizlerle çok sevdiğim ve kutsal gördüğüm bir sözü paylaşmak isterim. Lütfen not alın: "Ignorance is bliss". Mealen: "Cahillik mutluluktur". Sakın ola okumayın.
HÜLLLOOOOOOOOOĞĞĞĞ. .
Haziran 2015

Veysi Biçen bir yanıta alt yorum yaptı

İnsan, dünyaya kendi iradesinin dışında gönderilmiştir. Kendini okumak suretiyle geliştirir. Okumak ise, rûhu yüceltir. Akıl ve zekâyı öldürmemek için de okumalıyız. Zekâ okuyarak gelişir. Aklı ve zekâyı parlatmak için okumalıdır. Ufkumuzu açmak, önümüzü görmek için okumak gerek.

İki ayak üstünde gezen ölüler olmamak için okumalıyız. Körlükten kurtulmak için, faydalı hayaller kurabilmek için okumalıyız. Çevremize ve ailemize faydalı bireyler olmak için... Televizyonun ve internetin her türlü kötü etkisinden kurtulmak için okumalıyız. İstikbal, bilgi çağıdır. Bilgi çağına ayak uydurmak için okumak gerektir. Kitap en güzel dosttur.

İnsanoğlu genelde yalnızdır. İnsanın yalnızlıktan, can sıkıntısından ve stresten kurtulması için de faydalı eserler okuması gerekir. İnsanları ve dünyayı anlamak için okumalıyız. Hayatımıza mânâ katmak için, ömrümüzü uzatmak ve faydalı kılmak için kitap okumalıyız. Kur’ân ahlâkı ile ahlâklanmak için okumalıyız. Daha iyi bir hayata lâyık olabilmek için okumalıyız.

Aynı zamanda topluma örnek olabilecek iyi bir insan olmak için… Efendi, hanımefendi, beyefendi olabilmek için... Yüce Yaratıcımız olan Zât-ı Akdes’i tanımak için… Günah kirlerinden uzaklaşmak için iyi kitaplar okumalıyız.

Anne-babalar da iyi bir okuyucu olmalıdır. Hergün kitaptan yüksek sesle birkaç sahife okumalıdır. Çocuklara örnek olmalılar. Onlara zorlamadan, severek, okşayarak kitap okuma alışkanlığını kazandırmalıyız.

En iyi öğretici iyi ve terbiyeli bir annedir. Annelerin öğrettiği asla unutulmaz. Çocuk da anne ve babasının bir kopyasıdır bir nevî. Anne baba kitap okuyorsa, çocuklara iyi örnek olur. Çocuklarımızı küçükten itibaren iyi yetiştirmeliyiz.

Okumak rûhu yüceltir. Okumak, gelişmektir.

Ve herşeyden önemlisi de, “Oku”mak, Rabbimizin emridir.Kaynak:Yeni Asya
Evet, okumak oldukça zararlı bir alışkanlıktır. Hala aklınız yerindeyken kitaplardan uzak durun.

İlk bakışta okumanın tek doğrudan zararı gözlerinizin bozulması gibi görünebilir. Ancak okumanın çok ciddi yan etkileri vardır. Biraz bunlardan bahsedelim.

Öncelikle, okuyan insan bilgili olur bilgili insan da doğruyla yanlışı, iyiyle kötüyü daha iyi ayırt edebilir. Kulağa güzel geliyor dimi? Aman dikkat. Sakın düşmeyin bu tuzağa sakın. Bir anda kendinizi yanlışların içine gömülmüş hissedebilirsiniz. Herkesin yalanlar söylediğini, insanların aslında göründükleri gibi olmadığını fark edebilir ve bir anda katlanılmaz bir mide bulantısıyla baş başa kalabilirsiniz. Var mı gereği?

İkincisi ve belki de daha kötüsü, okumak sizi düşünmeye sevk edecektir. Bir anda kutsal kabul ettiğiniz tüm kavramları sorgulamaya sonra da hepsinden uzaklaşmaya başlayabilirsiniz. Yer yüzünde bir bitkiden ya da hayvandan daha değerli olmadığınız hissine kapılabilirsiniz. Önce kendinizi sonrada tüm değerlerinizi yeniden inşa etmeniz gerekebilir. Kim ister bunu?

Yine bu okuma ve düşünmenin kötü etkisiyle, evrendeki tüm canlıların, tüm olayların sorumluluğunu bir anda omuzlarınızda hissetmeye başlayabilirsiniz. Korkarım bu durum yine hiç gereği yokken uykularınızın kaçmasına sebep olabilir. İkinci arabanız, yazlığınız için çalışmak, şık restaurantlarda konum bildirimi yapmak yerine kendinizi gönüllü faaliyetlerde, sahip olduklarınızı herkesle paylaşırken bulabilirsiniz. Kafayı yemenin ilk belirtileri..

İlk akla gelen bu yan etkilerden sonra kitaplar sizin bedeninize daha çok sahip olmaya başlayacaktır. Nur topu gibi dertlerinize çözümleri de yine bu kitaplarda arayacaksınız. Arada bulur gibi olup mutluluğu yakaladığınızı düşüneceksiniz ama kısa zamanda bir kolonya gibi uçup gidecek mutluluk. Hep birileri size hayal kırıklığının en güzelini, en beklenmeyenini, iddiada 20 oran verilenini tattıracak. Ayağa kalkar gibi olup yine düşeceksiniz. Bu süreçte, ya kitaplardan kurtulmayı başarıp siz de herkes gibi, kalabalıklar gibi olacaksınız. Ya da birileri sizi deli diye çağıracaklar. Arkanızdan hakkınızda saçma sapan tespitlerde bulunulacak, "Çok okudu, çok zeki ondan böyle oldu" diyecekler.

Son olarak, sizlerle çok sevdiğim ve kutsal gördüğüm bir sözü paylaşmak isterim. Lütfen not alın: "Ignorance is bliss". Mealen: "Cahillik mutluluktur". Sakın ola okumayın.
HÜLLLOOOOOOOOOĞĞĞĞ. .
Haziran 2015

Veysi Biçen bir yanıta alt yorum yaptı

Bu bir ihtiyaç.yaşamak için.ekmek gibi su gibi önemli bir ihtiyaç. Şimdi diyeceksiniz hayatında tek satır okumayan insanlar yaşamıyor mu?yaşıyor ama dört duvar Arasında kalan bir mahkum gibi.kafese kapatılmış bir güvercin gibi.sınırları belli ve onun ötesinde hayat yokmuş gibi.
Evet, okumak oldukça zararlı bir alışkanlıktır. Hala aklınız yerindeyken kitaplardan uzak durun.

İlk bakışta okumanın tek doğrudan zararı gözlerinizin bozulması gibi görünebilir. Ancak okumanın çok ciddi yan etkileri vardır. Biraz bunlardan bahsedelim.

Öncelikle, okuyan insan bilgili olur bilgili insan da doğruyla yanlışı, iyiyle kötüyü daha iyi ayırt edebilir. Kulağa güzel geliyor dimi? Aman dikkat. Sakın düşmeyin bu tuzağa sakın. Bir anda kendinizi yanlışların içine gömülmüş hissedebilirsiniz. Herkesin yalanlar söylediğini, insanların aslında göründükleri gibi olmadığını fark edebilir ve bir anda katlanılmaz bir mide bulantısıyla baş başa kalabilirsiniz. Var mı gereği?

İkincisi ve belki de daha kötüsü, okumak sizi düşünmeye sevk edecektir. Bir anda kutsal kabul ettiğiniz tüm kavramları sorgulamaya sonra da hepsinden uzaklaşmaya başlayabilirsiniz. Yer yüzünde bir bitkiden ya da hayvandan daha değerli olmadığınız hissine kapılabilirsiniz. Önce kendinizi sonrada tüm değerlerinizi yeniden inşa etmeniz gerekebilir. Kim ister bunu?

Yine bu okuma ve düşünmenin kötü etkisiyle, evrendeki tüm canlıların, tüm olayların sorumluluğunu bir anda omuzlarınızda hissetmeye başlayabilirsiniz. Korkarım bu durum yine hiç gereği yokken uykularınızın kaçmasına sebep olabilir. İkinci arabanız, yazlığınız için çalışmak, şık restaurantlarda konum bildirimi yapmak yerine kendinizi gönüllü faaliyetlerde, sahip olduklarınızı herkesle paylaşırken bulabilirsiniz. Kafayı yemenin ilk belirtileri..

İlk akla gelen bu yan etkilerden sonra kitaplar sizin bedeninize daha çok sahip olmaya başlayacaktır. Nur topu gibi dertlerinize çözümleri de yine bu kitaplarda arayacaksınız. Arada bulur gibi olup mutluluğu yakaladığınızı düşüneceksiniz ama kısa zamanda bir kolonya gibi uçup gidecek mutluluk. Hep birileri size hayal kırıklığının en güzelini, en beklenmeyenini, iddiada 20 oran verilenini tattıracak. Ayağa kalkar gibi olup yine düşeceksiniz. Bu süreçte, ya kitaplardan kurtulmayı başarıp siz de herkes gibi, kalabalıklar gibi olacaksınız. Ya da birileri sizi deli diye çağıracaklar. Arkanızdan hakkınızda saçma sapan tespitlerde bulunulacak, "Çok okudu, çok zeki ondan böyle oldu" diyecekler.

Son olarak, sizlerle çok sevdiğim ve kutsal gördüğüm bir sözü paylaşmak isterim. Lütfen not alın: "Ignorance is bliss". Mealen: "Cahillik mutluluktur". Sakın ola okumayın.
HÜLLLOOOOOOOOOĞĞĞĞ. .
Haziran 2015

Veysi Biçen bir yanıta alt yorum yaptı

Ben diyorum kardeşim ...şuan ki deneyimlerimden hareketle söylüyorum.ve şunu da eklemeyim ki kim ki okumak cahilliktir diyorsa o insan insan olma vasfından yoksundur.
Evet, okumak oldukça zararlı bir alışkanlıktır. Hala aklınız yerindeyken kitaplardan uzak durun.

İlk bakışta okumanın tek doğrudan zararı gözlerinizin bozulması gibi görünebilir. Ancak okumanın çok ciddi yan etkileri vardır. Biraz bunlardan bahsedelim.

Öncelikle, okuyan insan bilgili olur bilgili insan da doğruyla yanlışı, iyiyle kötüyü daha iyi ayırt edebilir. Kulağa güzel geliyor dimi? Aman dikkat. Sakın düşmeyin bu tuzağa sakın. Bir anda kendinizi yanlışların içine gömülmüş hissedebilirsiniz. Herkesin yalanlar söylediğini, insanların aslında göründükleri gibi olmadığını fark edebilir ve bir anda katlanılmaz bir mide bulantısıyla baş başa kalabilirsiniz. Var mı gereği?

İkincisi ve belki de daha kötüsü, okumak sizi düşünmeye sevk edecektir. Bir anda kutsal kabul ettiğiniz tüm kavramları sorgulamaya sonra da hepsinden uzaklaşmaya başlayabilirsiniz. Yer yüzünde bir bitkiden ya da hayvandan daha değerli olmadığınız hissine kapılabilirsiniz. Önce kendinizi sonrada tüm değerlerinizi yeniden inşa etmeniz gerekebilir. Kim ister bunu?

Yine bu okuma ve düşünmenin kötü etkisiyle, evrendeki tüm canlıların, tüm olayların sorumluluğunu bir anda omuzlarınızda hissetmeye başlayabilirsiniz. Korkarım bu durum yine hiç gereği yokken uykularınızın kaçmasına sebep olabilir. İkinci arabanız, yazlığınız için çalışmak, şık restaurantlarda konum bildirimi yapmak yerine kendinizi gönüllü faaliyetlerde, sahip olduklarınızı herkesle paylaşırken bulabilirsiniz. Kafayı yemenin ilk belirtileri..

İlk akla gelen bu yan etkilerden sonra kitaplar sizin bedeninize daha çok sahip olmaya başlayacaktır. Nur topu gibi dertlerinize çözümleri de yine bu kitaplarda arayacaksınız. Arada bulur gibi olup mutluluğu yakaladığınızı düşüneceksiniz ama kısa zamanda bir kolonya gibi uçup gidecek mutluluk. Hep birileri size hayal kırıklığının en güzelini, en beklenmeyenini, iddiada 20 oran verilenini tattıracak. Ayağa kalkar gibi olup yine düşeceksiniz. Bu süreçte, ya kitaplardan kurtulmayı başarıp siz de herkes gibi, kalabalıklar gibi olacaksınız. Ya da birileri sizi deli diye çağıracaklar. Arkanızdan hakkınızda saçma sapan tespitlerde bulunulacak, "Çok okudu, çok zeki ondan böyle oldu" diyecekler.

Son olarak, sizlerle çok sevdiğim ve kutsal gördüğüm bir sözü paylaşmak isterim. Lütfen not alın: "Ignorance is bliss". Mealen: "Cahillik mutluluktur". Sakın ola okumayın.
HÜLLLOOOOOOOOOĞĞĞĞ. .
Haziran 2015

Veysi Biçen bir yanıta alt yorum yaptı

Kinaye mi yaptınız?
Su bile çok fazla içildiğinde zehirliyorken, çok okumanın hiçbir sıkıntısı yok.
Haziran 2015

Veysi Biçen bir yanıta alt yorum yaptı

"okumak cahilliktir"sözünden bunu yazan kişinin ne kadar bilgili(!)(?) olduğunu anlarsınız.kısacası bir kaç yer hariç top yekûn yalan be...
Evet, okumak oldukça zararlı bir alışkanlıktır. Hala aklınız yerindeyken kitaplardan uzak durun.

İlk bakışta okumanın tek doğrudan zararı gözlerinizin bozulması gibi görünebilir. Ancak okumanın çok ciddi yan etkileri vardır. Biraz bunlardan bahsedelim.

Öncelikle, okuyan insan bilgili olur bilgili insan da doğruyla yanlışı, iyiyle kötüyü daha iyi ayırt edebilir. Kulağa güzel geliyor dimi? Aman dikkat. Sakın düşmeyin bu tuzağa sakın. Bir anda kendinizi yanlışların içine gömülmüş hissedebilirsiniz. Herkesin yalanlar söylediğini, insanların aslında göründükleri gibi olmadığını fark edebilir ve bir anda katlanılmaz bir mide bulantısıyla baş başa kalabilirsiniz. Var mı gereği?

İkincisi ve belki de daha kötüsü, okumak sizi düşünmeye sevk edecektir. Bir anda kutsal kabul ettiğiniz tüm kavramları sorgulamaya sonra da hepsinden uzaklaşmaya başlayabilirsiniz. Yer yüzünde bir bitkiden ya da hayvandan daha değerli olmadığınız hissine kapılabilirsiniz. Önce kendinizi sonrada tüm değerlerinizi yeniden inşa etmeniz gerekebilir. Kim ister bunu?

Yine bu okuma ve düşünmenin kötü etkisiyle, evrendeki tüm canlıların, tüm olayların sorumluluğunu bir anda omuzlarınızda hissetmeye başlayabilirsiniz. Korkarım bu durum yine hiç gereği yokken uykularınızın kaçmasına sebep olabilir. İkinci arabanız, yazlığınız için çalışmak, şık restaurantlarda konum bildirimi yapmak yerine kendinizi gönüllü faaliyetlerde, sahip olduklarınızı herkesle paylaşırken bulabilirsiniz. Kafayı yemenin ilk belirtileri..

İlk akla gelen bu yan etkilerden sonra kitaplar sizin bedeninize daha çok sahip olmaya başlayacaktır. Nur topu gibi dertlerinize çözümleri de yine bu kitaplarda arayacaksınız. Arada bulur gibi olup mutluluğu yakaladığınızı düşüneceksiniz ama kısa zamanda bir kolonya gibi uçup gidecek mutluluk. Hep birileri size hayal kırıklığının en güzelini, en beklenmeyenini, iddiada 20 oran verilenini tattıracak. Ayağa kalkar gibi olup yine düşeceksiniz. Bu süreçte, ya kitaplardan kurtulmayı başarıp siz de herkes gibi, kalabalıklar gibi olacaksınız. Ya da birileri sizi deli diye çağıracaklar. Arkanızdan hakkınızda saçma sapan tespitlerde bulunulacak, "Çok okudu, çok zeki ondan böyle oldu" diyecekler.

Son olarak, sizlerle çok sevdiğim ve kutsal gördüğüm bir sözü paylaşmak isterim. Lütfen not alın: "Ignorance is bliss". Mealen: "Cahillik mutluluktur". Sakın ola okumayın.
HÜLLLOOOOOOOOOĞĞĞĞ. .
Haziran 2015

Veysi Biçen bu yanıtı beğendi:

Bir insanın çok okuması zararlı mı? İnsan için günlük okuma (bütün okumalar) ne kadar olmalı?

Su bile çok fazla içildiğinde zehirliyorken, çok okumanın hiçbir sıkıntısı yok.
Haziran 2015

Veysi Biçen bir yanıta alt yorum yaptı

Kinaye mi yaptınız?
Su bile çok fazla içildiğinde zehirliyorken, çok okumanın hiçbir sıkıntısı yok.
Mayıs 2015

Veysi Biçen bu yanıtı beğendi:

Komplo teorilerine inanıyor musunuz? İnanma/inanmama sebepleriniz nelerdir?

Ben inanmıyorum fakat, paranoyak güdüleri olan insanların inandığını ve kendilerinin de komplo teorisi üretme yeteneği olduğunu düşünüyorum.
Nisan 2015

Veysi Biçen bu yanıtı beğendi:

Yaratıcı yazarlığa başlangıç aşamasında olanlar için ne gibi tavsiyelerde bulunabilirsiniz?

Yazmadan önce büyük bir araştırma yapılmalı.
Amatör çalışmalarınızı daha akıcı bir şekilde yeniden yazmalı.
Nisan 2015

Veysi Biçen bu yanıtı beğendi:

Yaratıcı yazarlığa başlangıç aşamasında olanlar için ne gibi tavsiyelerde bulunabilirsiniz?

Klasik bir cümle olacak ama bol bol okumalı , araştırmalı , gözlem yeteneğinizi ön plana çıkartmalı sorgulamalı , film seyretmeli ve hatta fotoğraf çekmeli bunların sonucunda da günlük tutmaya başlamalısınız .
Nisan 2015

Veysi BiçenYaratıcı Yazarlık konu başlığını takip etmeye başladı.

Yaratıcı Yazarlık

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin u...

Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Eğitim

3999 Kişi   629 Soru

YÖK (Yüksek Öğretim Kurumu)

554 Kişi   16 Soru

Sınav Sistemi

169 Kişi   31 Soru

Üniversite

399 Kişi   196 Soru

İnternet

2502 Kişi   535 Soru

Kişisel Gelişim

1856 Kişi   145 Soru

İnsan Davranışları

3598 Kişi   955 Soru

İş Hayatı

2326 Kişi   325 Soru

Yaşam

1164 Kişi   390 Soru

Fotoğrafçılık

1868 Kişi   166 Soru

Girişimcilik

3471 Kişi   358 Soru

Öğrencilik

2172 Kişi   122 Soru

Üniversiteler (Türkiye)

2233 Kişi   175 Soru

Siyaset (Türkiye)

1423 Kişi   470 Soru

Genel Kültür (Muhabbet)

3446 Kişi   280 Soru

Felsefe

1848 Kişi   496 Soru

Varoluş Hakkında

2774 Kişi   1061 Soru

Kitaplar

2912 Kişi   267 Soru

Teknoloji

1851 Kişi   576 Soru

Psikoloji

2688 Kişi   947 Soru

Sosyal Medya

1364 Kişi   212 Soru

Kadın Erkek İlişkileri

2086 Kişi   586 Soru

Yabancı Dil

938 Kişi   100 Soru

Gerçek Hayat

799 Kişi   99 Soru

Matematik

674 Kişi   159 Soru

İngilizce

738 Kişi   102 Soru

Dinler

1052 Kişi   327 Soru

Para Kazanmak

781 Kişi   37 Soru

Bilim

784 Kişi   280 Soru

Edebiyat

927 Kişi   204 Soru