Bilmek istediğin her şeye ulaş

Bir şeyler biliyorduk, bir sürü şeyden de hiç haberimiz yoktu. İş bitki yetiştirmek olunca tabi durum derya deniz, biz de durmadan okuduk, araştırdık, sorduk, soruşturduk, yabancı dilde bulduğumuz kaynakları Türkçeleştirdik, öğrendiklerimizi denedik, oldu olmadı, tuttu tutmadı derken hepsini buraya yazdık.

Ağustos 2014

Ya KoÇiçek Ve Bahçecilik konu başlığını takip etmeye başladı.

Çiçek Ve Bahçecilik

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin u...

Aralık 2013

Ya Ko  yeni bir  gönderide  bulundu.

Winter is coming...

Aralık ayında hala bahçe mi bakacağız diye şaşırmayın bakarsak bağ olur, bakmazsak bahara daha çok işimiz olur : ) Aralık ayı işleri aslında kasım ayı işlerinden pek farklı sayılmaz, daha çok onların bir devamı, tekrarı ya da yetişemeyenlerin telafisi gibi. O yüzden aralık işlerine kasım işlerini tekrar bir okuyarak başlamanızı tavsiye ederim, tıklayınız...

Bahçe

Bahçe temizliği
Yine temizlenecek bir şeyler kaldıysa temizlemek en esas işimiz. Şiddetlenen rüzgarlarla son dökülen yaprakları da toplamak, ağaçların çalıların diplerini iyice açmak baharda daha az haşere / zararlı problemi yaşamanızı sağlayacaktır.

Bahçe

Bu ay temizlik işlerine bazı illerde kar temizliği de eklenecek. Bahçenizi kardan temizlerken dikkat edilmesi gereken bir kaç konu var:

- Bahçeyi örten kar örtüsünün bir yere yığılmaması, aşırı baskı yapmaması, eşit şekilde yayılması önemli, o sebeple rüzgar benzeri sebeplerle bir yerde birikme olursa kürekle dağıtmanız gerekecek.

- Yoldaki karları kürerken bahçeye veya bir ekim alanına doğru atıyorsanız yolu tuzlamamış olmalarına dikkat etmeniz gerekir. Eğer siz kendiniz otopark ya da bahçe yollarınzı tuzluyorsanız bitkilerinize zarar vermemek için ev hayvanları için zararlı olmayan tür tuzlardan almalısınız ki bitkileriniz de zarar görmesin.

- Ağaçlarda biriken karların dallara yük yapıp kırmaması için temizlenmesi gerekir. Ama bunu yaparken vurarak değil, hafifçe silkeleyerek yapmalısınız. Donan dallar kolayca kırılabilir.

- Dallarda buz sarkıtları oluşmuşsa en iyisi hiç dokunmamak ve buzun kendi kendine erimesini beklemek. Yoksa buzları kıracağım derken donmuş dallara zarar vermeniz de olası.

Kıştan koruma önlemleri
Bahçe

Bahçenin kullanılmayan sebze meyve ekim yatakları ve yıllık çiçeklerin dikili olduğu tarhlarını 5-8 cm arası malç ile kapatabilirsiniz. Fareleri sevindirmemek için daha kalın dökmemeniz tavsiye edilir : )

Dışarıda duran, gübre, ilaç benzeri kimyasallarınızı aırı soğuklardan korumak için kapalı mekanlara almak gerekir yoksa bazıları etkilerini yitirebilirler. Kötü kokuyorsa da bir kaç kat torba içine koyup sıkıca ağzını bağlayabilirsiniz.

Bahçedeki fıskiyeler, süs havuzlarını kapatmanın da vakti geldi. Aynı şekilde eğer akaryakıtla çalışıyorsa çim makinasının deposunu da boş tutmanız gerekir.

Bahçe

Bu mevsim kuşları da unutmamak gerekir. Sadece yem değil, taze içme suyuda koymalı, suyun donmadığından emin olmalısınız. Bahçede elinizden geldiğince toprak havalandırma yaparsanız kuşları çıkan böceklerle de mutlu edebilirsiniz hem de toprağınız havalanmış olur.

Artık dal ve odun parçalarını gelişi güzel bir yere yığarak, kirpiler için güzel bir kış uykusu yuvası yapabilirsiniz.

Seranız ya da kapalı balkonunuzda ısıtma ile ekime dikime devam edecekseniz, ısıtıcıların durumunu önceden bir kontrol etmekte fayda var.

Bahçe

Bahçe Bakımı

Elma ve armut ağaçlarını budayabilirsiniz.

Huş, akçaağaç ve sarmaşıklarınızı budayabilirsiniz.

Genel olarak tüm ağaç ve çalılarınızdaki ölü, kuru, kırık, hastalıklı dalları, kök sürgünlerini ve dik sürgünleri budamaya devam edin.

Çalılarda ve odunsu bitkilerde uç budaması yapabilirsiniz. Budadığınız parçalar ile yılbaşı için çok ilginç süsler ve güzel hediyelik eşyalar yapabilir, bahçenizi evinize dekor olarak taşıyabilirsiniz.

Mor çiçekli çim olarak da bilinen liriope, gün güzeli, solucan otu, gülhatmilerin tepeleri hala yeşil ise tümüyle kesmeye gerek yoktur, sadece kuruyan yaprakları temizlemeniz yeterli.

Toprak donmadıysa yaprak döken ağaçları dikmeye ve yerlerini değiştirmeye devam edebilirsiniz.

Soğuklar iyice bastırdığında mümkün mertebe çim alanınızın üzerinde yürümekten kaçının.

Çiçek diplerini çamur sıçramasını önlemek için malç ile kapatın ve sık sık siyah lekeli yaprak var mı diye kontrol edin, varsa temizleyin. Bu sayede mantari hastalıklardan korunabilirsiniz.

Bahçe

Bahçe ya da balkonda soğuğa maruz kalacak saksıların altına soğuktan korumak için ayak koyabilir ve gerekirse saksıları çuval bezi pıt pıt kağıt benzeri bir şeyle sarabilirsiniz. Kışı dışarıda geçiremeyecek genç bitkilerinizi ise artık eve almalısınız.

Güllerden kızaran tohum keselerini/kafalarını (artık ona her ne deniyorsa) toplayabilirsiniz. Bu tohumlar soğuk katlamadan sonra baharda ekmeye hazır olacak.

Soğanlı, yumru köklü bitkilerinizi çürüme var mı diye bir kontrol edin.

Yeni dikilen ağaçların, çalıların ve odunsu bitkilerin sulamasına devam edin.

Ekim / dikim

Eğer elinizde hala dikmediğiniz bitki soğanı kaldıysa, toprak da hala donmadıysa çok çok acil olarak dikmelisiniz. Biraz geç de olsa baharda açacaklardır.

Toprak ıslak yada donuk değilse meyve ağaçlarının ekimine devam edilebilir.

Pırasa, lahana, yaban havucu ve benzeri kök ürünlerini toplayabilirsiniz. Bürüksel lahananız var ise hala dayanacaktır. Brüksel lahanası kar altında bile kalır.

Bahçede boş kalan yerlere menekşe ya da funda gibi kışa dayanıklı çiçekler, çalılar dikebilirsiniz.

Bahçe

Yalın kök bitkileri ekebilirsiniz.

Evdeki bitkiler

Bahçe

Bu soğuklarda kompostu karıştırmak için bile balkona çıkmaya kendimi zor ikna ediyorum o yüzden bütün ilgi ve dikkat ister istemez ev içindeki bitkilerde. Gerçi onların da bir çoğu dormansi sürecine giriyor ve sulamayı azaltıyoruz ama yine de yapılacak işler var.

Özellikle balkondan içeriye alınan çiçeklerinizin yapraklarını nemli bir bezle silerek tozu ve ilaçlama artıklarını alabilirsiniz. Ayrıca sadece bahçedeki ağacın çalının değil onlarında saksı diplerini temizlemek gerekir.

Dışarıdan eve alınan bitkileri böcek için kontrol etmek ve ilaçlamakta fayda var. Bazı böcekler evin sıcak nemli uygun koşullarında hızla çoğalıp sonra başınıza dert olabilirler. Bu dönemde özellikle örümcek, unlu ve kabuklu bit için gözünüz hep çiçeklerin üzerinde olmalı. Eğer işler kontrolden çıkmadan evvel durumu farkederseniz yıkama, alkol ile silme, arap sabunu + sıvı yağ spreyi gibi kimyasal olmayan yöntemlerle durumu kurtarabilirsiniz. İşler çığrından çıkar ise çiçekleri balkona çıkartıp ilaçlamak için hava şartları uygun olmayabilir ve zor durumda kalırsınız.

Bahçe

Nergis soğanlarınızı toprağa bile değil, çakıl taşları üzerine yerleştirip, soğanın hemen altına gelecek kadar su koyarak filizlendirebilirsiniz, 2 haftada bir yeni bir parti suya koyup hazırlarsanız kış boyunca evinizde taze çiçek dekorunuz devam eder.

Yine benzer şekilde nergis zambaklarınızda bu kış evinizi süsleyebilir, bir kere sulayıp aydınlık bir yere yerleştirin ve bekleyin bir kaç hafta bir hareket olmaz ise tekrar sulayın. Ama kesinlikle sürekli sulamayın çürümesine sebep olabilirsiniz, 2 haftada bir su verip sonra sabırla bekleyin.

yakoyesilev.blogspot.com/2013/12/winter-...
Kasım 2013

Ya Ko  yeni bir  gönderide  bulundu.

Evde kompost yapımı

Evde geri dönüşüme atılanlar, yeniden kullanım için ayrılanlar, aa bundan saksı olur, ay bu şişeye ben ilaç hazırlarım diye çöplerle uğraşırken bir de kompost yapmaya karar verdiğimi ve artık organik çöpleri de ayıracağımızı söyleyince herkes bir sevindi bir sevindi... : ) Şaka bir yana kompost konusu çok ciddi bir konu ve bende size bu konuyu bütün ciddiyetimle anlatmaya karar verdim.
Kompost

Kompost Nedir?
En basit anlatımıyla, organik artıklarımızı çürüterek yapılan doğal bir toprak besini diyebiliriz. Yapması kolay ve bedava. Ayrıca bahçenizin ve mutfağın artıklarını değerlendirmenin ve ekolojik sisteme geri vermenin en iyi yollarından birisi. Hepsi toplam özetle toprak için, doğa için iyi bir şey! Yani yapalım : )

Kompost
Kompost’un faydaları nelerdir?
- Kompost yöntemi ile toprak için humus üretmiş oluyorsunuz. İlkokul 3 hayat bilgisi derslerinden hatırlayacağınız gibi humuslu toprak çok verimlidir. Humus hem toprağınıza besin ekler hem de nemini korumasına yardımcı olur.
- Mutfağınızın ve varsa bahçenizin atıklarının %30’unu komposta çevirebilirsiniz. %30 daha az çöp, çöpü taşımak, depolamak ve yoketmek için harcanan zaman ve enerjiden de %30 tasarruf demektir. Ayrıca heba olup çöpe gidecek şeyler toprağa besin olarak dönecek. Neresinden bakarsanız hep kardayız.
- Kompost ile toprağa geçen faydalı bakteriler toprağınızın havalanmasına yardımcı olacak, bu sayede topraktaki organik materyaller de yanarak bitki besinine dönüşebilecek, ayrıca bitki hastalıkları önlenecek.
- Kimyasal gübre ve sıvı toprak besinlerine gerek kalmayacak.

Kompost kutusu yapımı
Herkesin bahçesi olmadığını düşünürsek öncelikle kompostu neyin içinde yapacağımızı anlatmam gerek sanırım. Bize gereken kapaklı plastik bir kova / bidon. Ben ta lise zamanında kendime küçük bir çöp bidonu almıştım Bauhaus’tan, tam bu işe uygun oldu. İnternette hazır kompost kutuları da var ama gerek yok bence. Kesin sizin evde de bu işe uygun bir kova vardır, hiç birşey olmazsa plastik bir su bidonu vardır, önemli olan eldekini değerlendirmek. Bu bidonumuza matkapla, kızdırılmış bir çivi ile ya da kendi bulduğunuz bir yöntemle delikler açıyoruz. Altında, yanlarında ve kapağında delik olmalı. Çapı bu olacak, merkezler arası mesafe bu kadar, bu buna 45 derece açı yapacak diye bir şey yok, geometri dersinde değiliz. Delikler kutudaki atıkların iyi şekilde havalanmasını sağlayacak kadar olmalı. Aşağıda evde hazırlanmış kutulardan örnekler de size yardımcı olacaktır.

Kompost

Kompost

Kompost

Kompost

Kompost

Çok büyük delikler açarsanız içeriden tül gibi içeridekilerin dökülmesini önleyecek bir şey yapıştırsanız iyi olur. Malzemenin karışmasını kolaylaştırmak için içine dal ya da sopa gibi birşey sıkıştırabilir ya da yine delikler açıp benim gibi tel gerebilirsiniz.

Kompost

Kompost

Kompost

Kutunun içine ne koyacağız?
Şimdi ben yukarıda çürüme falan deyince kimilerinin tüylerinin diken diken olduğunu, “ay nasıl birşey yahu kokar bu kesin, böcek de yapar” diye düşündüğünü tahmin edebiliyorum ama söz veririm öyle değil. Daha doğrusu öyle olmaması için bir kaç basit kuralı uygulamak yeterli.

Kompost

Hemen hemen tüm organik artıkları komposta ekleyebiliriz. Dikkat etmemiz gereken en önemli kural karbon açısından zengin (kahverengi) atıklar ile nitrojen açısından zengin (yeşil) atıkların oranını iyi tutturmak. Ayırmak aslında basit, kahverengiler genelde kahverengi ve kuru; kuru yapraklar, dallar, otlar, talaş, ağaç dalları, gazete kağıdı gibi… Yeşiller ise yeşil ve taze; meyve sebze artıkları, taze otlar, çiçeklerinizden kestiğiniz budadığınız parçalar gibi… Ben tüm araştırdığım kaynaklardan topladığım bilgilerle bir tablo yaptım, sayfanın sonundan hem pdf hem de excel dosyası olarak indirebilirsiniz. Listede komposta konabilecek ve yasak olan herşeyi yazıp yanlarına kahverengi mi yeşil mi olduklarını belirttim. Alışana kadar bir çıktısını alıp buzdolabına asmak en pratik çözüm.

Kompost

Komposta bu yeşil ve kahverengileri ağırlık olarak eşit koymak gerekiyor. Yeşil malzeme yaş olduğu için ondan az konuyor, kahverenginden ise bol gerekiyor. Oran her yerde farklı yazıyor, birçok kaynak 1 kap yeşile karşılık 25 kap kahverengi koymak gerek diyor ama kimileri de 1’e 4 oran yeterli diyor. Bunun oranını ezberlemektense en doğru olanı kompostunuza sık sık göz atmanız. Islaksa, çamur gibiyse kahverengi az olmuş demek, kuruysa, bir hareket yoksa biraz yeşillerden eklemek, hafif su ile nemlendirmek gerekiyor demektir. Özetle ana prensip olan eşit ağırlıkta koyma olayını siz göz kararı uygulama çalışın, içerisi çamur gibiyse 25 değil 45 kap da koyarız kuru yaprak gerekirse.

Kompostun bir kurtarıcısı da bahçe toprağı. Hem mutlaka kutunuzun altına 4-5 parmak kadar toprak ile altlık yapın, hem de baktınız işler ters gidiyor koku yapıyor sulu oluyor 1-2 parmak toprak her türlü derdinizin üstünü örter.

Kompost

Kutunun içine ne koymayacağız?
Kompostun doğaya bize bütçemize ve bitkilerimize faydalı olmakla kokulu bir eziyete dönüşmesi arasındaki ince çizgi bazı şeyleri eklememekten geçiyor : ) Hemen hemen tüm organik atıklar dense de aşağıdaki yasaklılar listesinden bir şey koymamanız konusunda çok ciddi ısrar ediyorum. Yasak olan tüm atıkları da yukarıda bahsettiğim listeye koydum indirdiğiniz zaman göreceksiniz. Basitçe özetlersek;
- Et yok, hiçbir türü, balık kılçığı, tavuk kemiği, ayıklanmış yağlar, deriler hiçbiri!
- Ekmek yok, makarna yok, süt yok, süt ürünleri yok.
- Hastalıklı bitkiler veya budadığınız hastalıklı parçaları lütfen atmayın aynı hastalıklar kompostla diğer bitkilerinize geçebilir.
- Size çok parlak bir geri dönüşüm fikri gibi gelebilir ama evdeki kedinin köpeğin gübresi kesinlikle yasak! : ) Sadece otçul hayvanların gübresini ekleyebilirsiniz. Balkona pisleyen kuş candır : )
- Salatanın artanını komposta dökmek iyi bir fikir ama lütfen önce yağını sosunu iyice süzün hatta mümkünse bir sudan geçirin. Hiçbir yağ tipi kompost için önerilmiyor.

Kompost

Tamam gözüm kesti hadi yapalım!
Öncelikle buraya kadar gelen inatçı ve cesur arkadaşları tebrik ederim : ) Emin olun birçok kişi “aman ayol karışıkmış, sıkıldım ben, kokarmış hem bu” diyerek 3 paragraf önce vaz geçti. Şimdi kutuyu hazırladık, çöpümüz de var o zaman hemen kutunun altına 4-5 parmak kadar toprak koyup çöpleri de ekliyoruz, ve bitti : ) Böyle anlatınca biraz gösterişsiz oldu ama evet bu kadar. Artık tek yapacağınız şey beklemek ve her gün kompostunuzu karıştırmak. Kompostun ortasına elinizi soktuğunuzda sıcaklık hissediyorsanız ve hafif şekerli bir kokusu var ise işler yolunda gidiyor demektir. İyi karıştırılır havalandırılırsa kompostunuz 6 ila 8 hafta içerisinde hazır olacak, hazır olduğunu nasıl anlayacağız derseniz git gide toprağa benziyor : )

Kompost

Dikkat edilmesi gereken noktalar, ipuçları, fikirler…
Tamam kokmayacak dediysem de bu iş pis bir iş, bidona delik açmaktan içine toprak doldurmaya, karıştırırken sağa sola dökmeye her hareketiniz etrafı kirletiyor. . Özetle balkonda yapmanız konusunda çok ısrarcıyım. Evin içinde yapıp kendinizi komposttan, ailenizi de sizden soğutmayın.

Kompost

Karıştırmak bu işin en önemli kısmı o yüzden mümkünse her gün yapın. Ben silindir şeklinde bir bidon kullandığım için yerde yuvarlıyorum 6-7 tur. Eğer mümkünse siz de silindir bir kap seçin. Ne kadar iyi karışır, havalanırsa kompostunuz o kadar hızlı olacaktır.

Çok sulanır ya da koku yaparsa, ya da tam tersi hiçbir hareket yoksa kuru kuru kaldılarsa bahçeden biraz toprak ekleyin. Toprak hem kötü kokuları örter hem de içindeki yararlı mikroorganizmalar kompost oluşumunu hızlandırır.

Çiçek bakan insanlar olarak en iyi bileceğiniz şeylerden biri eminim ki ıslak ile nemli arasındaki fark. İşte bu ayrım burada da karşımızda, kompost her zaman nemli olmalı ama asla ıslak olmamalı.

İçeride olan biteni hızlandırmanın bir yolu da koyduklarınızı küçük parçalar olarak eklemek. Ben mutfak artıklarını elimden geldiğince doğrayarak koyuyorum, dalları, çiçekleri bağ makasıyla küçük küçük keserek, parçalayarak atıyorum. Odunsu parçalar çözünmesi en zor parçalar onları elinizden geldiğince küçük parçalara ayırmaya çalışın. Yumurta kabuklarını mutlaka ufalayarak atın.

Çay, kesilmiş çim, yapraklar komposta homojen dağılmalı. Bunları iyi karıştırmazsanız arada bir katman oluşturup havalanmayı olumsuz etkilerler.

Kompost

Baktınız kompostta hiçbir hareket yok, kesilmiş çim, yolunmuş taze ot ya da bulabilirseniz tavuk gübresi ekleyebilirsiniz, bu üçü çürümeyi çok hızlı bir şekilde aktive ediyor.

Kompost kutunuza meyve sinekleri dadanırsa, en iyi çözüm meyve sebze artığı eklediğiniz gibi hemen üstünü biraz kesilmiş çim ya da ot ile örtmek. Çok başa çıkamaz durumdaysanız komposta biraz kireç de katabilirsiniz bu da sinekleri uzak tutacaktır. Kireç veya kalsiyum eklenmesi kokuyu da kesecektir.

Kompost hafif hafif tütüyorsa paniklemeyin, bu iyi bir şey, herşey yolunda demek. Çürüme esnasında ısı ortaya çıkıyor, kompostunuzda sıcaklık 55-65 derece arası olacaktır. Tüm yabani ot tohumlarının ölmesi için bir ay boyunca 60 derece sıcaklıkta kalmaları gerekiyor yani kompostunuz ısınarak kendini de dezenfekte etmiş oluyor. Şimdiden tebrik ederim.

Kompost

Kompostunuzu kış aylarında yapacaksanız çamur gibi görünmesi çok olası, çünkü düşük hava sıcaklığı maalesef çürümeyi yavaşlatıyor. Sonbaharda bir avantajınız var, etrafta bir çok kuru yaprak olacak. Bu yapraklardan biraz kış için depolarsanız sonra kolaylık olur. Çamurumsu görüntüden kurtulana kadar kutuya kuru yaprak eklersiniz. Sokaklarda yaprak mı toplayacağım diye endişelenmeye hiç gerek yok, Belediye bazen sokaklardaki kuru yaprakları süpürüyor ve doldurdukları torbaları çöp arabası gelip alsın diye yol kenarına dizip bırakıyor. İşte size hazır paketlenmiş kuru yaprak : ) Büyükşehir çalışıyor!

Kompostumuza eklediğimiz ıslak / yeşil malzemelerde birbirine yapışıp yığın oluşturma, karışmama problemi yaşayabilirsiniz. Bunu önlemek için yeteri kadar kahverengi malzemeniz hazırda yoksa yeşillerin hepsini birden atmayın, fazlasını kenara ayırın. Ya da olmadı bir sopa alıp hepsini bolca karıştırın. Daha önce de dediğim gibi, yapraklar ve kesilmiş çimler de iyi karıştırılmazsa bir yerde yığılıp kalırlar ve çürümeyi yavaşlatırlar.

Birşeyler ters gidiyorsa : (

Kompost

Komposta konacak malzemeler bilgi tablosunu buradan indirebilirsiniz PDF EXCEL

Çok güzel animasyonlu bir kompost yapımı anlatımı wikihow.com/compost

Bizim evde olanlar

13.11.2013 Haydi bakalım başladık!

21.11.2013 Bizim evde işler şimdilik yavaş ama iyi gidiyor. Hemen hemen her gün karıştırıyorum. İçerisi kuru görünüyor ama hafif tatlı bir koku da geliyor. Şimdilik birazcık yeşil malzeme ekleyip bir hafta daha bekleyeceğim. Eğer önümüzdeki hafta sıcaklık oluşmamışsa biraz tavuk ya da güvercin gübresi bulmaya çalışacağım. Şimdiden kompostla neler yapılır, nasıl saklanır diye araştırmaya başladım, onlar da başka bir yazıda : )

27.11.2013 Komposta 3-4 gün önce biraz su dökmüştüm sanırım iyi gelmemiş. Hafif ekşi kokuyor. Normalden biraz daha uzun karıştırdım umarım yeterince havalanmıştır. Cuma tekrar bakacağım hala ekşi kokuyorsa biraz da kuru yaprak ekleyeceğim. Daha hala ısındı mı diye bakmaya cesaret edemedim.

Kompost
yakoyesilev.blogspot.com/2013/11/evde-ko. . .
Kasım 2013

Ya Ko bir yanıt verdi.

Bitkiler yabancı haşerelerden nasıl korunur?

Öncelikle haşereyi kabullenmek gerekiyor, haşere var ve maalesef gelmesine engel olmak gibi bir şans yok. O yüzden bu yönden koruyamıyoruz. Bu yüzden bizim de geldikten sonra vereceği zarardan korumak üzerine yoğunlaşmamız gerek:

1. Gözlem çok önemli. "ektim oraya mevlam kayıra" diye bırakırsanız her bir şey gelip yer bitkinizi. Çoğunlukla haşereyi görmezsiniz, zararını görürsünüz. Gözünüz üstünde olacak, her türlü leke, yara, renk değişimi incelenecek ki haşere geldiği gibi hemen farkedin ve çoğalmadan kökünü kurutun.

2. Durumu önemseyin. haşere olduğundan eminseniz hemen harekete geçin. Asla oyalanmayın olay büyümeden kontrol altına almalısınız, ne demiş atlarımız yılanın başını küçükken ezeceksin : ) .

3. Doğru tedavi için öncelikle doğru ilacın seçimi ve doğru uygulanması gerekiyor. Bu konuda internette çok iyi kaynaklar var. Ziraat mühendisinize ya da mahallenizdeki çiçekçiye de danışabilirsiniz. İlaç seçimi kadar uygulamayı önerilen sıklıkta yapmak da çok önemli. Bunu antibiyotik olarak düşünün, ne kadar güçlü olursa olsun düzenli almazsanız bir etkisi olmuyor. Bir kere yaptıktan sonra bitkinizi gözlemlemeye devam etmeli ve önerilen süre sonra ilacınızı mutlaka tekrar etmelisiniz.

Bu yazdığım 3 madde doğal, zirai tüm ilaçlar için geçerli bir durum. Nasıl bir ilaçlama yöntemi izleyeceğiniz size ve bitkinize bağlı. Ben mesela süs bitkilerinde tarım ilaçları kullanıyorum, tercihim Dursban. Ama sebzelerimde ve mutfak otlarımda tarım ilaçları en en en son çare, öncelikle hep doğal reçeteleri deniyorum. Bunlar haşere tipine göre değişiyor ama en bilineni, 1 lt su + 2 kaşık arap sabunu + 2 kaşık sıvı yağ + 3 diş sarımsak.

Bir de organik tarım uygulamalarında kullanılan Delfin diye bir ilaç var, bu aslında bir ilaç da değil bir bakteri, Bacillus Thuringiensis. Bu bakterinin atıklarının insanlara bir zararı yok ama haşereler için toksit.

Ya da daha bile sevimli bir yöntem uç uç böcekleri beslemek, hiç gülmeyin çok etkili ve kullanılan bir yöntem. Uç uç böcekleri bir çok haşerenin doğal düşmanı ve bitkilere zarar vermezler. Yurt dışında haşere ile mücadele için özel olarak uç uç böceği satışı var. Bir çok bahçe bloğunda da uç uç böceklerini bahçeye tarlaya nasıl çekebileceğinize dair ipuçları bulabilirsiniz.

Bir de küçük not, internette ilaç alternatifi ararken "böcek ilacı" anahtar kelimesiyle değil, "insektisit" ile arama yapın, asıl kullanılan terim budur.
Kasım 2013

Ya Ko bir yanıt verdi.

Bahçedeki yabani otlar ilaçsız nasıl yok edilir?

2 değişik yöntem daha;

- 2 bardak sirke, 1 kaşık sıvı sabun, 1 kaşık tuz. Kendi bitkilerinizi koruyarak uygulayınız yoksa onları da yakar.

- Otlardan kurtulmak istediğiniz veya sebze bahçesi yapmayı düşündüğünüz alan için son baharda yabani otları biçip alana 2 kat oluklu mukavva serin. Taşlarla ağırlık yaparak sabitleyin üstüne mukavvaları dış ortamdan bir nebze korumak için malç atın. Bu yöntem ilk baharda başetmeniz gereken yabani ot miktarını büyük oranda azaltır. Bu örtmeyi siyah naylonla yapan da var ama ben toprağın üzerine naylon sermeyi sevmiyorum, karton daha iyi.
Kasım 2013

Ya Ko bir yanıt verdi.

Yaprak döken bir bitki nasıl solunum yapabilir?

Buraya tam olarak sorunun cevabı olmasa da bir bilgi eklemek istedim.

Yapraklarını dökse dahi bitkinin solunumu devam ettiği için kış aylarında soğuktan koruma amaçlı bitkiyi naylonla sarmak çok kötü bir fikirdir. Uyurken sizin başınızı torbaya soksak emin olun çok rahatsız olursunuz.

  • Çuval bezi benzeri delikli bir kumaş ile sarabilirsiniz.
Kasım 2013

Ya Ko  bu yazıyı beğendi:

Meyve Toplama Aracı

Bahçenizde meyve yetiştirmeyi çok seviyorsunuz. Meyveler çok güzel oluyor fakat en güzelleri hep en yükseklerde oluyor değil mi? Ulaşılması zor olan yerler... Bu yazımızda çok güzel bir meyve toplama aleti yapacağız. Bu aletle incir, elma, armut, erik gibi birçok meyveyi rahatlıkla toplayabileceksiniz. Bu yazıyı çıkarın ve mutlaka bir köşede bırakın. Bahçesi ve meyve ağacı olan herkes için faydalı bir yazı.
  1. Öncelikle güçlü ve kaliteli bir file alın. Ağ şeklinde olsun. Gözenekleri biraz dar olursa küçük meyveleri de toplamak için ideal olur. Meyve
  2. Ardından sağlam ve hafif, uzunluğunu kendinizin belirleyeceği bir değnek bulun. Eğer ağacınız büyükse uzunluğunu buna göre ayarlayın. Değneğin maddesi akasya ağacından veya bambudan olabilir. Eğer elinizde hafif alüminyum borular varsa bunları da kullanabilirsiniz. Meyve
  3. Ardından aşağıdaki resimdeki gibi tenis raketi şeklinde bir nesne bulun. Elinizdeki fileyi bu çember biçimindeki nesneye yine resimdeki gibi bağlayın. Meyve
  4. Daha sonra elinizdeki değnekle çemberi resimdeki gibi bantlayın. Meyve
  5. Artık aletimiz hazır. Ağaca gidin ve meyvelerinizi toplayın. Afiyet olsun : ) Meyve
Kasım 2013

Ya Ko  yeni bir  gönderide  bulundu.

Baltalimanı Japon Bahçesi

Bilmiyorum hiç gittiniz mi ama Baltalimanı Çayır caddesi ile Baltalimanı Hisar caddesinin kesişiminde, Metin sabancı Kemik Hastalıkları Hastanesinin tam çaprazında çok güzel bir Japon Bahçesi var. Çok büyük bir yer sayılmaz (büyük değil diyorum ama içinde 4850 adet ağaç ve bitki kullanılmış) . Her tarafa süs kirazı ve japon akçaağaçları serpiştirilmiş. Biz ilk defa sonbaharda gittiğimizden ötürü ancak akçaağaçların o kızıl yapraklarının keyfini sürebildik ama eminim ilk baharda kirazlar çiçek açtığı zamanda park çok güzel bir yer oluyordur.

Tohum

Park 2003 Japon yılı sebebiyle yapılmış. Giriş ücretsiz, halka açık bir park. Etrafta dolaşan 1-2 tane bakıcısı / bekçisi var, belediye çalışanları. Girişte hemen solda çakıl ve taşlarla yapılmış Japonya’nın 12 büyük adasını temsil eden bir zen bahçesi var ama biraz bakımsız, çakılları tırmıkla taramamışlar, bazı yerlerde aralarda ot bitmiş. 12 büyük ada olayını da oradaki sadece bakıcı söylediği için kesin bir bilgi veremiyorum, başka bir kaynaktan teyit edemedim, ama uyduracak hali yok adamın : )

Tohum

Tohum

Girişin sağında ise bir Japon Çay Evi var, girişteki çitler ve bahçe kapısının bambuları plastik olsa da yine de bence güzel olmuş, evin diğer kısımlarında doğal ahşap kullanıp durumu kurtarmışlar. Evin arka tarafından bahçeye doğru giden patika çok hoş, her gün o patikadan yürüse insanın ömrü uzar. Maalesef ki bu çay evi faaliyette değil, sadece gösterim amaçlı. Parkın içinde hiç bir şekilde yiyecek içecek satışı yok. Piknik yapmak ve köpek gezdirmek de yasak. Belli ki parkı temiz tutmanın yolunu böyle bulmuşlar.

Tohum

Tohum

Girişin karşısında ise anı levhaları hazırlanmış, parkın Şimonoseki Hiyonoma parkı ile kardeş park olduğunu. Bizim de onlara lale soğanı gönderdiğimizi burdan öğreniyoruz. Hatta bir de koi-nobori (sazan balığı flaması) astıkları direk var ama artık flamalardan eser kalmamış belki 5 Mayıs’ta yine asılıyordur, bekleyip göreceğiz. Ben internetten flamalı bir resim buldum yine de : )

Tohum

Tohum

Tohum

Evin arkasında yapay bir gölet ve ortasındaki adacıkta da bir kamelya var. Baharda ve yaz aylarında akşamüstü bir termos çay, bir sandviç ve sevdiğiniz bir kitapla çok keyifli vakit geçirilebilecek bir yer. Park çok kalabalık olmuyor o yüzden kafa dinlemek isteyenler için çok güzel. Yapay göletin etrafı Japon akçaağaçları ile çevrili, ayrıca nilüferler de var. Nereye baksan güzel : )

Tohum

Tohum

Sonbaharda gittiğimizden akçaağaçlar tohum döküyordu haliyle biz de hemen bolca tohum topladık. Ağaçlar.net’de akçaağaç tohumu ekmek için bir çok farklı yöntemlerden bahsediyordu siz de bu bağlantıdan bakabilirsiniz. Farklı gözükseler de temelde hepsi benzer; tohumları suda beklet nemlendir, nemli ve soğuk ortamda beklet, sonra ısıyı yükselt. Ben hepsini 48 saat ılık suda beklettim, sonra 1 gün kadar kağıt havlu arasında beklettim iyice süzülsün ıslak kalmasın diye, sonra hafifçe nemlendirdiğim toprağa ektim ve üstlerini nemi kaçmasın diye kapattım. 4 kutu buzdolabında 3 kutu ise balkonda duruyor. Bakalım hangisinde daha yüksek çimlenme oranı olacak.
Tohum

Tohum

Tohum

Tohum

Tohum

Tohum

Tohum

Eğer siz de akçaağaç tohumu ekmek istiyorsanız. Tohumların düşmeye başladığı ama hala bir kısmının ağacın üzerinde olduğu zamanda tohum toplamalısınız. Tohumların yandaki kanatçıklarını tohuma zarar vermemeye özen göstererek kesin diyenler de var kesmeyip öyle kanatçıklarıyla ekenler de var. Sonra tohumları 1-2 gün ılık suda bekletin, gerçi taze tohum ekiyorsanız su da bekletmeye de gerek yok diyorlar. Sonra süzdürüp kutulara ekebilirsiniz. Akçaağaç tohumları 90 ile 120 gün soğuk katlama gerektiriyor. Bilmeyenler için basitçe katlama; tohumu belirli bir süre belirli bir ısı koşuluna maruz bırakmak. Yani kasım sonu gibi dolaba koysanız mart ayına kadar orada kalacak.

Tohum

Yukarıda bahsettiğim ağaçlar.net konu başlığı altında japon akça ağacı çimlendirmek üzerine çok güzel iki video da bulunuyor onları da aşağıda paylaşıyorum. İngilizce bilmeyenleriniz için basitçe adam kuru tohumlardan çimlenme oranının çok düşük olduğunu ve mutlaka taze tohum kullanılması gerektiğini söylüyor. Kuru tohuma örnekler gösteriyor. İnternetten aldığınız tohumların bir çoğu böyle eski tohumlardır diyor. Taze tohumları kasım aralık gibi plastik buzdolabı poşetine koyun buzdolabına atın yeter sonra martta nisanda çıkartıp ekersiniz diyor. Gerçekten de buzdolabı torbasından çıkarttığı tohumları çimlenmiş vaziyette, sadece kök salanları alıp saksıya geçiriyor.

Tohum

Tohum

Umarım ben de bu tohumlar konusunda başarılı olurum. Tüm tohumlarımı bu sene kendim topladığım için en azından taze olduklarına eminim. Siz de benim gibi bu güzel kırmızı yapraklı ağaçlara hayransanız ya da biraz kafa dinlemek istiyorsanız mutlaka Baltalimanı Japon Bahçesine uğramalısınız. Yol bilgisine bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

yakoyesilev.blogspot.com/2013/11/baltaliman-japon-bahcesi.html
Kasım 2013

Ya Ko bir yanıt verdi.

Amsterdam'da ne yapılır?

Bisiklet kiralanı tavsiye ederim. Albert Cuypmarkt ve Waterlooplei'de açık hava bit pazarları kuruluyor klasik hediyelik eşya dükkanı gezmekten çok daha eğlenceli. Van Gogh ve Rijks müze oalrak gerçekten çok güzel ama farklı bir öneri olarak Heineken World çok eğlenceli bir müze. Ayrıca Plantage'da bir botanik park var.

inploid.com/post/hortus-botanik-bahcesi-...

Bu yerlerin hepsine bisikletle rahatlıkla gidebilirisin.
Kasım 2013

Ya Ko  yeni bir  gönderide  bulundu.

Kasımda bahçe başkadır...

Kasım ayı sonbaharın son ayı, İstanbul'da havalar pek belli etmese de kış geldi sayılır. Ben de harıl harıl balkondaki çiçeklerin, ağaçların kış hazırlıklarını tamamlamaya çalışıyorum. Eve girecekler için yer hazırlandı, sevdikleri kadar ışık sevdikleri kadar sıcak ayarlanmaya çalışıldı, tohum ekimine devam edebilmek için Çin'den yeni bitki ampulleri alındı, laleler saksılara dizildi, mutfağa otlar için dikey bahçe tasarlandı... Evde benim bile bu kadar işim varken Allah bahçesi olana kolaylık versin : ) Dedim sadece kolaylıklar dilemek olmaz bir de ben araştırayım Kasımda bahçede ne işler var hem kendim de biraz feyz alırım evde yaptığım işler için.

Bahçe temizliği:

Tüm bahçede genel bir temizlik yapın, kuru dalları yaprakları temizleyin, otları biçin. Bu temizlik çalışması özellikle zararlıların (böcekler, kurtlar, güveler, fareler, vs.) kışın barınmalarını önlemek için yapılıyor. O yüzden nerede ne saklanabilir, barınabilir diye bahçenin her köşesini gözden geçirin, gerekirse kuytu alanları açmak için biraz budama yapın.

Sonbahar

Meyve ağaçlarındaki tüm geçmiş meyveleri toplayın. Ayrıca ağaç etrafındaki kuru yaprakları da toplayıp atın, otları temizleyin. Ne kadar iyi bir temizlik yapılırsa bir sonraki sene hastalıklar ve zararlılar o kadar azalır.

Çimleri büyümeleri durana kadar biçmeye devam edin. Son seferinizde mümkün olduğu kadar kısa şekilde biçin ve biçilen çimi toplamayın üstünde bırakın.

Güller, şakayıklar ve süsenler (aslında genel olarak tüm çiçekler) bu ayda mantar hastalıklarına karşı hep izlenmelidir. Bitkilerin diplerini her daim temiz tutmak gerekir. Süsenlerin alt yaprakları kopartılıp temizlenmelidir.

Sonbahar

Kasımpatılar çiçek açmayı durdurduğu zaman sapları toprağa yakın bir yerden kesip, dökülmüş kuru yapraklar ile birlikte hepsini atın.

Temizlik kadar bahçe bitkilerinizi incelemeniz de önemli, Senelik bitkileri kurusun kalsın yerinde diye bırakmayı düşünebilirsiniz ama eğer hastalıklılarsa, bu hastalıkların bazılarının kışı atlatabildiğini ve seneye de görülebildiğini unutmamak gerekir. O yüzden tüm hastalıklı bitkiler tüm kökleri ile birlikte temizlenip atılmalıdır.

Şakayıklarda yaprak yanıklığı ve hatmilerdeki pas hastalığı önleme için tüm kurumuş ve eski sapları / dalları kesip atın.

Gül atlarını temizleyin. Tüm hastalıklı yaprakları toplayıp atın. Rüzgarda zarar görmemesi için budayın.

Ağaç ve çalılarda, gövde ve yaprak üzerinde bagworm güvesi kozası var mı kontrol edin. Bulduklarınızı toplayıp atın.

Bazı sitelerde kanatsız güvelere karşı ağaç gövdelerine yapışkan sinek kağıdı sardıklarını gördüm. Böylece güveler yukarı kadar tırmanamıyor, saklanıp koza yapamıyor.

Yapraklar dökülünce viburnum yaprak kurdu yumurta keselerini görmek daha kolay olur. Gördüklerinizi etkilenen dalın bir bölümünü de sıyırarak atın.

Son kalan sebzelerinizi de toplayıp, kalan bitkileri sökün ve toprağı sürüp öyle bırakın. Toprağınızı sürüp bırakırsanız baharda daha erken ısınır ve kurur, siz de ekime daha erken başlarsınız.

Kıştan Koruma Önlemleri

Sonbahar

Bahçenizde kışı saksıda geçirebilecek çiçekleriniz var ise, mesela, Afrika menekşesi, onları saksılara koyup eve alabilirsiniz. Basit bir kural olarak bitkinin çapının üçte biri kadar bir saksı yeterli olacaktır. Kışın boyu bol güneş alabilecekleri bir yerde açmaya devam edeceklerdir. Aynı şekilde daha çok büyümemiş, kışı geçirebileceğinden emin olmadığınız ufak çalılarınız, mesela bir biberiyeniz var ise bu ay bir saksıya alıp donlar başlayana kadar dışarıda soğuğa alışmasını sağlayabilirsiniz. İleriki aylarda da içeriye alırsınız.

Genelde kışın aromatik otların kurutulmuşlarını kullanırız ama kışın da taze nane istiyorsanız mutfak otlarınızı artık bu mevsim içeri almalısınız. Maydanoz, fesleğen, kekik, roka gibi aromatik otlar içeride saksılarda bol güneş alacak şekilde kışı geçirebilir.

İlk bir iki dondan sonra çileklerin üstünü 3 cm kadar malç ile kapatarak bahara kadar saklayabilirsiniz.
Çok soğuk iklimlerde gülleri dondan önce taç kısmına kadar toprağa gömmek gerekir. Toprak donduktan sonra üstüne bir kat malç atılır.

Yine soğuk iklimlerde ağaç ve çalıları çuval bezi ile sararak kış soğuklarına hazırlamak gerekir.

Sonbahar

Kışın içeri ya da kış bahçesine alamayacağınız büyük saksılarınızın etrafını pıtpıt naylonlarla kaplayabilirsiniz.

Sonbahar

İnce ağaç gövdeleri plastik ya da tel örgü ile sarılarak farelere ve tavşanlara (tavşanı kim kaybetmiş de biz bulmuşuz... ) karşı önlem alınmalıdır. Telinizi yaklaşık gövdeden 5 cm mesafede, kar hizasının üstünde kalacak şekilde ve 7-8 cm kadarını da toprak altına gömülecek şekilde çakmalısınız.



Dalyalarınızı ve benzeri hassas soğanlı bitkilerinizi ilk soğuklar üst yapraklarını karartınca topraktan 15 cm yukarıdan kesin, dikkatlice yerinden çıkartın, üstündeki toprakları fırçalayın ya da yıkayın ve 2 hafta kadar kurumaya bırakın sonra da kaldırın.

Budama ve temizlemelerden çok fazla yaprak dal vs. Artığınız olacağı için bunlarla kompost yığını yapabilirsiniz. Yığını yağmur ve kardan korumak için üstünü plastik ile örtmeniz gerekir.

Kuşlar için bahçeye yemlik ve suluk yerleştirebilirsiniz, kış onlar için de kolay geçmiyor.

Bahçe Bakımı

Sonbahar

Tüm bahçe alet edavatınızı temizleyip kapalı bir yere kaldırın. Bakımlarını yapın; gerekli parçaları yağlayın, bıçaklarınızı bileyleyin, pası temizleyin, boyaları yenileyin. Hiç bir eşya kış boyu dışarıda kalmamalıdır.

Kış öncesi gübreleme bu ay yapılmalıdır.

Bahçede ekinlerde istediğiniz verimi alamadığınızı düşündüğünüz, çiçek ve çalılarda gelişme göremediğiniz kısaca bir şeylerin ters gittiğini düşündüğünüz bir bölge var ise, bir an önce örnek alıp test ettirin. Bazı toprak ıslah metodlarının bir sonraki seneye etki etmesi için donlar başlamadan önce uygulanmaları gerekir.

Ağaç budamalarının kış şartları iyice bastırmadan önce bu mevsimde tamamlanması gereklidir. Zayıf, hastalıklı, kuru gördüğünüz dalları, kök sürgünlerini ve dik sürgünleri tamamen budayıp temizleyin.

Don başlayana kadar odunsu gövdeli tüm bitkilerde sulama devam etmelidir. Özellikle her daim yeşil ağaçlar kış döneminde kurumaya karşı hassastır. Sonbaharda sulama devam ederse bitkiler uyuma dönemine iyi su depolamış olarak girerler.

Ekim / dikim

Kasımda bahçe boşalınca keşke biraz daha ağacım çalım olsaydı diyebilirsiniz. Yaprak döken ağaçların dikimi kasım ayında da devam edebilir. Yeni fidanlar için bir fidanlığı ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca yerini değiştirmek istediğiniz bitkileri de bu ay içerisinde taşımalısınız.

Sonbahar

Kasım ayı itibari ile baharda açacak çiçek soğanlarınızı bahçeye dikebilirsiniz. Laleler ile ilgili açıklamaları daha önceki yazımızda bulabilirsiniz.

Sebzelerden, bakla, bezelye, taze soğan ekebilir, çilek dikimi yapabilirsiniz.

Ev için, nergisleri, sümbülleri, nergis zambaklarını (güzelhatun çiçeği) bu ay saksıya dikip ya da suya yatırıp yılbaşına kadar çiçeklenmelerini sağlayabilirsiniz.

Sonbahar

Yılın ilk aylarında bahçede yapmak istediğiniz erken ekim, dikim çalışmaları için şimdiden planınızı yapıp toprak donmadan bu mevsimde hazırlıkları tamamlamanız gerekir.

Toplanan tohumların kurutulmasını artık bu ay tamamlamak gerekiyor, sonra güzel şekilde ambalajlayıp bahara kadar saklayabilirsiniz.

yakoyesilev.blogspot.com/2013/11/kasmda-. . .
Ekim 2013

Ya Ko  yeni bir  gönderide  bulundu.

Lale soğanı dikim zamanı geldi!

Yakın zamanda yaptığımız Hollanda ziyaretimizden tabii ki de onlarca lale soğanıyla döndük. “Ay bunun rengi ne hoş, ay bunun yaprağı püsküllü, Rembrant diyor asıl bundan alalım, aman tanrım kafam kadar ne büyük soğan” derken soğan sayısı 100’ü aştı. Bana sorarsanız az bile aldık, daha bıraksalar ben alırdım : ) . Kasım ayı gelince, elde bir sürü soğan da olunca bizim de aklımıza türlü türlü fikirler gelmeye başladı tabii, bu vesileyle soğandan lale üretmek ile ilgili bir bölüm hazırlamak istedik.

Çiçek Ve Bahçecilik

Bahçemiz olsa...
Bahçesi olanlar için işlem çok basit, soğanları sivri kısımları yukarı gelecek şekilde toprağa dikiyoruz. Güney illerinde uç kısım toprağın 2-3 cm altına gelecek şekilde, İstanbul gibi ılıman iklimli şehirlerde soğan büyüklüğünün 2 katı derinliğe, Erzurum gibi çok soğuk illerimiz için soğan büyüklüğünün 3 katı derinliğe dikim yapabilirsiniz. Ne kadar aralıkla dikeceğiniz sizin bahçe tasarımınıza kalmış, yeterki soğanlar toprak altında birbirine değmesin. Ne zaman derseniz, gün bugündür derim : ) Kasım ayı başından itibaren ekim başlayabilir, Aralığa kadar yolu var. Soğuk iklimler için ilk dondan önce dikim öneriliyor, yoksa toprak çok sertleşiyor, sizin oralar ne zaman donuyor bilemem o yüzden bir tarih veremeyeceğim.

Bahçemiz yoksa...
Bahçeli bölümü hızla geçtim çünkü bir çoğumuzun bahçesi olmadığından laleler saksıya dikilecek. Saksıseçimi için 25 cm’den daha az olmasın diye kıyameti kopartan kaynaklar olduğu gibi internette de miniciksaksılara ekilmiş dünya kadar lale resmi var. Burada önemli olan soğanınızın boyuna göre saksı seçmek. Dev gibi bir soğanı küçücük saksıya koyup yanlarından toprak itiştirmek olmaz ama minicik soğanları da varil gibi saksılara dikmeye gerek yok ama en azından soğanınızın iki katı derinlikte bir saksı seçin.

Çiçek Ve Bahçecilik

Saksı seçimi için çok özel bir gereksinimleri yok ama donmadan korumak için plastik ve metal saksıları pek tavsiye etmem. En güzeli kalın kenarlı toprak ya da ahşap saksılar. Önemli olan altı mutlaka delik olsun. Saksınıza bahçe toprağı değil saksı toprağı koymanızı tavsiye ederim. Drenajı arttırmak için saksı dibine çakıl, 3-4 cm’de bir toprak aralarına ise biraz perlit serpebilirsiniz.
Saksı dikim derinliğine kadar dolunca soğanları yerleştiriyoruz. Mümkün mertebe aynı tip soğanlardan kullanıyoruz ki hepsi aynı zamanda açsın. Farklı tip soğan kullanacaksanız da çiçek açma zamanlarını denk getirmeye çalışın. Soğanların üstünü toprakla doldurup son hamle olarak suluyoruz. Mümkünse gübreli su verelim laleler gübre seviyor. Toprağı soğuk dönem boyunca nemli tutuyoruz ama lütfen unutmayın ki nemli ıslak demek değildir. Islak toprak soğanları çürütecektir.

Saksıya yerleştirme ip uçları:
- Ne kadar çok soğan sığarsa o kadar dolu dolu güzel bir saksınız olur. Bu yüzden soğanları çok aralıklı dizmeyin ama birbirlerine değmelerine de izin vermeyin. Birbirlerine değmezlerse çürüyen bir soğan yandakini bozmaz, fireniz olmaz.
- Yerleştirmeye saksının dış tarafından başlayın, soğanın sivri ucu yukarı gelecek ve kıvrık uç saksının ortasına dönük olacak şekilde yerleştiriniz böylece yapraklar yan yana saksı kenarına gelecek ve çok dekoratif duracak. Bu tarifimden birşey anlamamış boş bakan arkadaşlar için aşağıya youtube’dan 1 video ekliyorum orada kadın çok net gösteriyor nasıl koyacağınızı. İngilizce bilmeseniz de her şeyi anlarsınız, uygulamalı gösteren çok güzel bir video.
- Eğer farklı türleriniz var ise en uzun olanları orta bölüme koymaya özen gösterin.

Çiçek Ve BahçecilikÇiçek Ve BahçecilikÇiçek Ve Bahçecilik

Bundan sonra yapılacak tek şey sabırla beklemek : ) Saksılarınızı her zaman balkonda tutmalısınız ama çok don kıyamet olursa apartman boşluğu, garaj, tavan arası ya da kapalı balkon gibi kapalı ama ısıtılmayan bir yere alabilirsiniz. Ama ne olursa olsun sıcak bir yere koymayın.

Çiçek Ve Bahçecilik

Baharı bekleyemem ben sabırsızım...
Baharı bekleyemeyen, lale de lale diyenler için bir tür şartlama yöntemi de var. Tabi ki mucizeler yaratamayız ama doğa anayı biraz kandırabiliriz. Soğan edinebilmek için yine de sonbahara kadar beklemeniz şart, sonra da eve kışı erken getirmeniz gerek. Sonbahar başında henüz daha havalar sıcakken lale soğanlarını kış geldiğine inandırabileceğimiz tek yer buzdolabı. İlk başta soğanları bir kese kağıdı içerisinde buzdolabında tutabiliriz ama tüm soğuk dönemi kese kağıdında geçiremezler, köklenme için yaklaşık 2-3 hafta sonra toprağa dikilmeleri gerekiyor. Yani 2-3 hafta içerisinde havalar 0-10 derece arasına düşmediyse saksıya diktikten sonra yine buzdolabına koymanız gerekecek, önceden bunun bilincine varın, başınıza geleceği bilin : ) . Soğanları toprağa çok gömmeyin uçları toprağın üzerinden azıcık görünüyor vaziyette olsun. Buzdolabında lale soğanlarını taze meyvelerden uzak tutmak gerek, meyvelerin çıkarttıkları gazlar soğanlara zarar veriyor. Ama hiç bir zaman plastik poşete koymayın, hep kağıt bir torbaya koyup ağzını kapatın.

Saksınızı düzenli olarak kontrol edin, toprağınızı nemli tutun. Soğuk dönem tamamlandığında saksının altından kökler çıkmaya ve minik filizler soğanların ucundan görünmeye başlamış olacak. Bu süre laleler için 10-16 hafta arası sürer. Tam bir zamanını veremeyiz Allah'ın işine karışılmaz : ) siz 10. Haftadan itibaren saksınızı sık sık kontrol edin. Çimlenme başladığı zaman saksınızı buzdolabından çıkartıp sıcak ve aydınlık evinizde bahar gelmiş diye kandırabilirsiniz. Çiçeğin goncası oluşunca bol güneşli bir noktaya alın, çiçek açtıktan sonra direkt güneşten alır ve 15-18 derece arasında tutarsanız çiçeği daha uzun dayanır. Çiçeğinize iyi bakın çünkü o çiçek büyük ihtimalle o soğanın açtığı ilk ve son çiçek olacak, mevsiminden önce açmaya şartlandırılan soğanlar genellikle bir daha asla çiçek açmıyorlar. Her şeyin bir bedeli var...

Bu da yazımda size söz verdiğim video
Çiçek Ve Bahçecilik
Ekim 2013

Ya Ko bir yanıt verdi.

Çiçeklerle konuşmak gerçekten de onların gelişimini olumlu yönde etkiler mi?

Ben konunun konuşmakla birebir ilgili olduğunu düşünmüyorum.

Ama bir mantık çıkarımı yaparsak; deli olmadığınız var sayımından yola çıkarak, çiçeğinizle konuşuyorsanız onu seviyorsunuzdur. Sevdiğiniz için hep ilgilenirsiniz, iyi bakarsınız ve o da büyür, serpilir, güzelleşir.

Özetle, bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur... :)
Ekim 2013

Ya KoDomates konu başlığını takip etmeye başladı.

Domates

Domates (Solanum lycopersicum), patlıcangiller (Solanaceae) ailesinden, anavatanı Güney ve Orta Amerika olan, meyvesi yenebilen otsu bitki t...

Ekim 2013

Ya KoGübre konu başlığını takip etmeye başladı.

Gübre

Gübre, bitkinin beslenmesinde gerekli olan kimyasal elementleri sağlamak için toprağa ilave edilen herhangi bir madde. Bitkiler, büyüme ve y...

Ekim 2013

Ya KoSera konu başlığını takip etmeye başladı.

Sera

Seralar, bitkilerin yetişmesine uygun şartların sağlanması amacı ile çevre şartları kontrol edilebilen veya düzenlenebilen cam, plastik, fib...

Ekim 2013

Ya KoSebze Yetiştiriciliği konu başlığını takip etmeye başladı.

Ekim 2013

Ya Ko bir yanıt verdi.

Evde cherry domates nasıl yetiştirilir?

Tohumdan yetiştirme için bir kaç not:
- Mümkün olduğunca taze tohum almaya özen gösterin. Tarihi en yeni olanlardan seçin.
- Tohumu normal bahçeden aldığınız toprak yerine torfa dikerseniz tohum tutma oranı daha yüksek olur.
- Torf zaten nemli gelen bir topraktır, sulamanıza gerek yoktur. Torfunuzu doldurun hafifçe sıkıştırın. Tohumlarınızı yerleştirdikten sonra üstüne biraz daha torf serpin. Basit kural tohumu boyunu iki katı derinliğe gömmektir. Sulamayın kabınızı şeffaf bir poşete koyup ağzını bağlayın ya da üstüne streç film geçirin.
- Hepsini büyük bir kap yerine minik bardaklara 3’er tohum atarak ekerseniz ayırmak, kontrol etmek vs daha kolay olur.
- Sulamayın çünkü ıslaklık tohumunuzu çürütür. Sizin tek ihtiyacınız olan nem ki o da zaten torfta vardır ve ağzı kapalı oldukça nem kalır. Eğer torfunuz kurursa dipten suya oturtarak nemlendirin ya da minik bir çay kaşığıyla çok yavaş su verin. Suyu çok dikkatli koymak gerekir çünkü tohumunuzun oluşturduğu mikro kökleri oynatırsanız çimlenme olmayacaktır. Yüzey koyu renk olunca nemli demektir, parlak olursa ıslak.
- Çimlenene kadar 20-25 derece arası loş bir ortamda tutmaya çalışın. Çimlenince 15-20 derece arası aydınlık bir yere alın. Yavaş yavaş sulamaya ve seyrelterek gübre vermeye başlayın.
Fideler için bir kaç not:
- Güneşi eksik etmeyin ama sakın alıştırmadan dışarı güneşin altına çıkartmayın. 1-2 hafta günde 2 ila 4 saat dışarı çıkartıp sonra içeri alın, başlarda direkt güneş ışığı vermeyin. Gövde ve yapraklar güçlenene kadar bekleyin. Güçlendiğini anlarsınız kalınlaşır ve renkleri biraz koyulaşır.
- Domates saçak köklüdür büyük kap ister. Minimum 30-35 cm arası bir şey tavsiye ederim. Saksı pahalı ise bakkalda satılan 20 lt’lik sulardan alın içinde kesip bidonunu saksı yapın. Mutlaka altına delik açın.
- Fidelerinizin bir kısmı güçsüz olup ölecek bu doğanın kanunu, kabul edin. En güçlü 2-3 tanesini alıp gerçek saksısına dikerken saksıyı hemen sonuna kadar doldurmayın. Fideyi normal minimum yükseklikte köklerin altında 3-4 cm toprak olacak şekilde dikin sonra büyüdükçe dibine toprak ekleyip yükseltin. Domatesin gömülen gövdesi kök oluşturacaktır böylece çok güçlü kökleriniz olur.
- Doöateste koltuk almak diye birşey vardır. İki dalın arasından çıkan minik dallar olur onlara koltuk denir. Onları mutlaka kopartın, 8-10 cm olmadan almak gerekir. Çünkü asıl büyümüş olan dalınızın besinini enerjisini çalarlar. Bu koltukları toprağa saplayın başka bir yerde, onların da bazıları köklenebilir.

Yetişkinlik süreci için bir kaç not:
- Domates çok güneş sever yeterince güçlenince ona bol güneş verin.
- Kapalı balkon gibi rüzgar almayan bir yerdeyse çiçeklendiğinde hergün 1-2 dakika hafif hafif dallarını sallayın ki döllenme olsun meyva oluştursun.
- Çiçek verince sulamayı 3 günde bire düşürüp dibini de azıcık havalandırın.
- Meyva verdiği dönemde sulamayı çok düzenli yapın yoksa meyvalarınız çatlayabilir.
- 2 ayda bir köklerini yıkayabilirsiniz. Yapacağınız altındaki deliklerden su akana kadar yukarıdan bolca su vermek.
- Eğer normal bahçeden aldığınız toprağa dikmediyseniz mutlaka haftada 1 besin vermeniz gereklidir. NPK gübrelerinden düzenli verin. Eşit oranlı alabilirsiniz (7-7-7 yada 21-21-21 gibi) Bazen dibine verin bazen püskürtüp yapraktan verin. Yumurta kabuklarınızı da dibine gömün.
- Her sabah bakın yapraklarını gövdesini inceleyin, gözünüzü üstünden ayırmayın. Hastalık, zararlı ya da besin eksiklikleri ile ilgili belirtileri ne kadar hızlı farkederseniz o kadar kolay çözersiniz.
Hepsinden önemlisi onu sevin : )


Daha çok detay için bu yazıya da bakabilirsiniz.

inploid.com/post/bizim-unlu-domatesler
Ekim 2013

Ya Ko  yeni bir  gönderide  bulundu.

Hortus Botanik Bahçesi - Amsterdam

Hollanda deyince akla gelen ilk şeyler; kanallar, laleler, bisiklet gezintileri, müzeler, Van Gogh... Ama bundan sonra aklınıza bir şey daha gelsin Hortus Botanicus! Bu seneki tatilimizde bir fırsat bulduk, oraları gezdik ve çok beğendik.

Bitki

Amsterdamdaki Hortus Botanicus dünyadaki en eski botanik parklardan bir tanesi. Küçük bir alanda binlerce çeşit bitki barındıran bir harikalar diyarı adeta. Plantage bölgesindeki yerine taşındığı yani kurulduğu diyebileceğimiz tarih 1682. Hesaplamaya üşenenler için söyleyeyim 331 sene önce. İlk kurulduğunda Hollanda’nın ünlü Formal Bahçelerindeki gibi dikdörtgen ya da dairesel şekillerde yapılmış çiçek tarhları ile düzenlense de 19. Yüzyılda ağaç sayısı arttırılmış, ağaçların arasında dolaşan patikalar eklenmiş ve parka daha doğal bir atmosfer verilmiş. Açık havada parkında dört adet özel koleksiyon da bulunuyor; şifalı bitkiler, fuşyalar, etobur bitkiler ve bitkilerin genetik yakınlıklarına göre sınıflandırıldığı bir sistematik bahçe de var.

Bitki

Bitki

Bu koleksiyonların yanı sıra bahçede bir çok yüzyıllık ağaç bulunuyor. Girişte kocaman bir Turner meşesi var, gezdikçe muhteşem bir kızıl meşe, çok acayip bir mantar ağacı, 350 yıllık bir palmiye ve 200 yıllık bir Türk fındığı ile de karşılaştık. Parkta koruma altındaki türler de bulunuyor.

Bitki

Bitki

Bitki

Çok gösterişsiz olduğu için hiç farkına varmadan yanından geçip gideceğimiz bir çamın demir kafes içinde olduğunu görünce meraklanıyor insan. İsmi Wollemi çamı, yaşayan bir fosil çünkü 1994’de Sidney’e 200 km mesafede bir doğal parkta bir park bekçisi tarafından keşfedilene kadar sadece fosillerden biliniyormuş. Tek doğal yaşam alanı Mavi Dağların arasındaki 2 dar vadi olan tarih öncesi devirden kalma bu endemik tür keşfedildiğinde sadece 60 erişkin bitki kalmış durumdaymış. Ekoloji konusunda hassas Avustralyalılar tabi ki hemen olaya el atmış, tohum, çelik her türlü yöntemle deli gibi ağaçları üretmeye başlamışlar. Bizim başımıza bir şey gelir, bu en nihayetinde dünya mirası diye düşünüp ürettiklerini dünyanın dört bir tarafına da göndermişler. Peheeeyyy! Avustralyalı deyip geçmeyin işte bir kıytırık çamın peşinde adamlar helak oluyor.

Bitki

Bitki

Bitki

Dışarıdaki bahçeyi dinlene dinlene gezmek gerek çünkü parkta ayrıca inanılmaz seralar da var. Bir palmiye serası var ki içinde hayatımızda gördüğümüz en yaşlı şeyleri gördük; 350 yaşında bir sago palmiyesi vardı. Klasik tarzda çok güzel bir kış bahçesi, kışın dışarıdaki bazı bitkiler de buraya konuyormuş içerisi epeyce kalabalıklaşıyormuş.

Bitki

Bitki

Bitki

Palmiye serasını geçince yanyana çok daha modern görünümlü 3 iklim serası var; subtropik, çöl ve tropik iklimler için farklı sıcaklık, nem ve havalandırma ayarları yapılmış dev cam seralar. Astropikal serasının en keyifli yönlerinden biri aşağıdaki patikaların dışında bir de yüksek gezinti platformu olması. Yukarıda ağaçların dalları arasında çok farklı bir bakış açısıyla gezebiliyorsunuz. Önce subtropik iklimde rahattık, keyifli keyifli gezdik, fotoğraflara poz verdik ama çöl serasına geçince birden afakanlar bastı.

Bitki

Bitki

Okluk ağaçlarına bayıldık. Aslında bir sarısabır (aloe) türü ama bildiğimiz ağaç gibiler. Her kafamızı çevirdiğimiz yönde bir sürprizle karşılaştık. Yer gök kaktüs ve sukulent olduğu için de uzun süre oyalandık. Sonunda ay o ne kadar şahane, ay bu ne kadar ilginç, şuna bak ne harika derken resmen beynimiz pişti. Ben artık fenalaşıyorum sanki derken kendimizi bir gayret yan seraya attık ama yağmurdan kaçarken doluya tutulduk orası da tropikal iklim serasıymış, o sıcağın üzerine bir de nem eklendi terden sırılsıklam olduk. Bu üçüncü serayı tam hatırlayamıyorum çünkü tüm konsantrasyonumu nefes alıp verebilmeye ayırmak zorunda kaldım. Bir tek benden büyük yaprakları olan ağaçlar vardı onlar kalmış aklımda.

Bitki

Bitki

Bitki

Parktaki 3 büyük iklim serasının dışında bahçede bir de küçük seralar var. Bir tanesi yine için kaktüs ve sukulent dolu olan Meksika Serası. Bu serada bulunan en ilginç bitki ölmeyen “Welwitschia Mirabilis”. Güney Afrika ismi olan “tweeblaarkanniedood” isminin anlamı bir nevi "ölmez iki yaprak". Bitkinin yuvarlak kısa gövdesinden çıkan iki yaprak sürekli uzuyor; uzuyor uzuyor uçlardan kuruyor, uzuyor uzuyor uçlardan kuruyor... Ölmeyen denmesinin sebebi 2000 yaşına ulaşan bitkiler olması. Pek tabi ki bu da endemik bir tür, sadece Güney Angola ve Nambia’daki Namib Çölü’nde bulunuyor. Çok şükür ki oralara gitmek zorunda kalmadan görmüş olduk. İhtiyacı olan suyu yaprakları vasıtasıyla sabah sisinden yakalıyor. Bana lazım değil sudur, besindir, bir sis vursun sabah yeter diyebilecek kadar kanaatkar olunca 2000 yıl yaşamak mümkün olabiliyor demek ki...

Bitki

Bitki

Meksika serasının hemen yanındaki serayı ise kısaca harikalar diyarı olarak adlandırabiliriz. Çünkü çarkıfelek çiçeklerinin arasında süzülen kelebekler o kadar güzel, o kadar narin ki insan kendini masal alemine girmiş gibi hissediyor. Herhangi bir uyarı levhası olmamasına rağmen herkesin o büyülü atmosferi bozmamak için söz birliği etmişcesine fısıltı ile konuşması çok hoştu, belli ki içerideki herkesin bizimle aynı şeyleri hissediyordu. Bir yerde bir kelebek evi tabelası görürseniz asla fırsatı kaçırmayın!

Bitki

Bitki

Hortus’un ayrıca büyük bir etçil bitki koleksiyonu var, hem astropikal iklim serasında hem de dışarıda bir çok etçil bitki türü görme şansımız oldu. Fotoğraflar tabi ki de buradakiler kadar değil devamına facebook, google+ ya da flickr hesaplarımızdan bakabilirsiniz.

yakoyesilev.blogspot.com/2013/10/hortus-. . .
Ekim 2013

Ya Ko  bu yazıyı beğendi:

Eski Teneke Kutuları Kullanarak Bahçe Aydınlatın

Akşamları bahçenize güzellik ve aydınlık katacak kendi aydınlatma sisteminizi oluşturun.
  1. Tenekenizi alıp etiketlerini çıkarın, sabunlu su ile yıkayınız. Sonrada güzelce kurulayınız. Bahçe
  2. Tenekenin ¾ üne kadar kum doldurun. Kum teneke kutunun şişmesini önlemek içindir (su donarken genişler).Bahçe
  3. Su ekleyin. Bahçe
  4. Teneke kutuyu dondurucuya koyun. Bahçe
  5. Su donana kadar bekleyin ve su donduktan sonra dondurucudan çıkartın. Bahçe
  6. Teneke kutuya resmi çizmek için uygun bir yaprak seçin. Teneke kutuyu çekiçle desen vermeden önce yaprağı güzelce yerleştirin. Bahçe
  7. Yaprağın damarlarını çivi ve çekiç yardımıyla dikkatlice delik açın. Bahçe
  8. Çiviyi çıkartın ve yaprağı alın. Teneke üzerindeki çivi delikleri ile yaprak deseniniz oluşmuştur. Bahçe
  9. Kutuyu istediğiniz renkteki sprey ile boyayın. Bahçe
  10. Kutuyu serin bir alanda kurumaya bırakın. Boya 3 saat içinde kurur. Rengin daha canlı olması için 24 saat bekletin. Bahçe
  11. Kutunun ¼'ünü kum ile doldurun. Bahçe
  12. Kumun üzerine tam ortaya gelecek şekilde mum (veya pille çalışan ışık) yerleştirin. Bahçe
  13. Aydınlatma lambanız hazır. Bahçe
Ekim 2013

Ya Ko  yeni bir  gönderide  bulundu.

Kendi yaptığımız kaktüs / sukulent düzenlemeleri 1

Pinterest’teki kaktüsleri koyduktan sonra kendi yaptığımız bir kaç düzenlemeyi de sizinle paylaşmak istedim.

Kaktüs

Bambu kap: Mudo City 20 tl (Maslak’taki Garage’dan almıştım)
Çakıl ve kum: Bauhaus 5 tl
Toprak : Bauhaus 5 tl
Doğal taşlar: Kumsal bedava
Kaktüsler: Koçtaş 12 tl (3 tanesi dışında hepsi hediye gelmişti)

Yaklaşık toplam 42tl’ye geldi. Çok çeşit kullanmamıza rağmen ucuza çıktık çünkü kaktüse hemen hemen hiç para vermemiştik.
Kabımın altı delik olmadığı için önce bir parmak kadar çakıl koydum. Sonra özel kaktüs toprağını ekleyip kaktüsleri gönlümce yerleştirdim.

Kaktüs

İlk başta tamamını doğal taşlarla doldurmuştum ama taşların renkleri farklı farklı olup bir de çok kaktüs koyduğum için karman çorman oldu. Ben de sonradan taşları toplayıp renkli kum serdim sonra üstüne bir kaç seçtiğim taşı ekledim sadece dekor olarak. Yaptıktan sonra herşey tahmin ettiğimden çok daha kısa sürede gelişti ve değişti. Önce aşılı kaktüslerimden biri çürüdüğü için tepeden kesmek zorunda kaldım ama sonra yavrulayıp bizi şaşırttı. Koyduğum minik sempervivum’ların hepsi kurudu gitti. Diğerleri de maşallah sanki inadına bir boy attılar ki sormayın.

Kaktüs

İtiraf etmek gerekir ki dikenli türleri birbirine çok yakın koyduğumuz için bazı pişmanlıklar yaşadık. Haworthia da minik bir çürüme problemi yaşadı ama ilaçlayarak kurtardık. Kumlarımız da bazı yerlerde toprakla karışıp biraz kirlendi ama bu tabak hala en sevdiklerimizden bir tanesi.

Kaktüs
Kaktüs

Bu aşağıdaki cam kabımızı da anneme yapmıştık. Kaktüslerini Maltepe sahildeki belediye fidanlığından annemle birlikte seçtik. Ama malesef ki sonradan euphorbia ferox’umuzu geç farkedilen bir mantar probleminden dolayı kaybettik. Allahtan üretmek için bir kaç yavruyu önceden kendime ayırmıştım, şimdi kalanlara gözümüz gibi bakıyoruz.

Cam kap: Hediye gelen çiçeğin kabı bedava
Toprak : Bauhaus 7 tl
Kaktüsler: Maltepe Belediye Fidanlığı 49 tl

Yaklaşık toplam 56tl’ye geldi. Bu seferki düzenleme biraz pahalıya çıktı çünkü sırf euphorbia’ya 25 tl vermiştik. Ama ona da mecbur kaldım çünkü annem çok beğenmişti.

Kaktüs

Kaktüs

Sonuncuları da deterjan almak için migrosa girip de karşılaştığım bazı seramik kaplara yaptım. Biraz dışavurumcu bir çalışma oldu : )

Seramik kayık kap Migros 12 tl
Seramik ince uzun kaplar Migros 2 x 6 tl
Toprak Bauhaus 5 tl
Çakıllar Bauhaus 1 tl
Morawetzia sericata Maltepe Belediye Fidanlığı 25 tl

Kaktüs

Üçü toplam yaklaşık 55 tl’ye çıktı bu en ekonomik çalışmalarımızdan biri oldu. Kaktüsleri aldığımızda saksıda 6 gövde vardı biz de onları bu 3 saksı içine paylaştırdık. İşte bu da bizim gemicik! : )


Kaktüs

yakoyesilev.blogspot.com/2013/10/kendi-y...
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Bitki

42 Kişi   49 Soru

Bitki Bilimi

20 Kişi   20 Soru

Bitkiler

12 Kişi   18 Soru

Ev Bitkileri

9 Kişi   5 Soru

Bitki Yetiştiriciliği

16 Kişi   26 Soru

Çiçek

24 Kişi   20 Soru

Bahçecilik

25 Kişi   6 Soru

Bahçe

18 Kişi   12 Soru

Çiçek Ve Bahçecilik

28 Kişi   9 Soru

Bahçe Bitkileri

24 Kişi   4 Soru

Tarım

62 Kişi   26 Soru

Toprak

16 Kişi   8 Soru

Tarım Ürünleri

33 Kişi   6 Soru

Organik Tarım

39 Kişi   13 Soru

Tohum

3 Kişi   5 Soru

Tarım Bakanlığı

36 Kişi   5 Soru

Ziraat

18 Kişi   7 Soru

Botanik

14 Kişi   16 Soru

Sera

7 Kişi   0 Soru

Sebze Yetiştiriciliği

5 Kişi   1 Soru

Domates

1 Kişi   3 Soru

Gübre

2 Kişi   1 Soru

Çiçek Ve Bahçecilik

28 Kişi   9 Soru