Bilmek istediğin her şeye ulaş

MÜZİKFOTOĞRAFSEYAHATTEKNOLOJİHUKUKEĞİTİM hakkında soru sor, yanıt ver, yazı yaz...

Serkan Köse
Dün 09:38

Elektrolit kondansatör üzerinde yazan gerilim ne ifade etmektedir?

Maksimum voltaj kapasitesini gosterir. Kullanabilirsiniz. 100uF 16v alabilirsiniz mesela.
Elif Ersen
Cmt - 23:28

Endüstri Mühendislerinin iş hayatında en çok kullandığı programlar nelerdir?

En başta sektörden bağımsız olarak excel yoğun olarak kullanılıyor. Bunun dışında Erp programları yoğun olarak kullanılıyor. SAP, Axapta vb programlara piyasada çok rastlanıyor. Çizim ve simülasyon programlarını bilmek de yararlı. Ancak en çok excel makro yazmayı bilmenizi tavsiye ederim.
Elif Ersen
Cmt - 18:15

Kendinizi geliştirmek için neler yapıyorsunuz?

Okuyorum.İnterneti etkin kullaniyorum. Bilenlere danisiyorum.Peki bu yeterli mi? Tabiki de degil.Surekli öğrenmeyi ilke edinmeli insan. Yani doldurduğu koltuğu hak etmeli .
Elif Ersen
Cmt - 18:11

Yapmak istediğiniz meslek üzerinde kendinizi geliştiriyor musunuz?

Kendini geliştirmeyen insan mesleğinde başarılı olamaz zaten. Hele okumayan, arastirmayan korelen ancak 10 yıllar once bir üniversite diploması edinmiş insanlardan kaçın. Tembellik bulaşıcıdır.
Muhammed Beraat
Cmt - 09:58

Şirket içerisinde sevilen kişi olmak ne ile ilgilidir?

Dengeli olmak.
Yüzünüzden tebessümü eksik etmezseniz, onları dinlerken samimi olursanız toplum icinde degil yanlizken eleştirir ve uyarırsanız, elestiriue açık olursanız iyi olur insallan.
Yazdımdurdum
Çar - 22:27

Sizce Türkiye'de uyuşturucu kullanım yaşı kaçtır ?

15 den itibaren kullanıldığını düşünüyorum. Bazı semtlerde peynir ekmek gibi satıldığı için 15 yaşındaki çocuk da çok rahat ulaşıyor
Yazdımdurdum
Çar - 22:25

Uyuşturucu madde ne kadar sürede vücuttan atılır?

Tür tür değişir mi bilmiyorum ama 2 sene de vücuttan atıldığını duymuştum
Yazdımdurdum
Çar - 22:24

İnsanlar neden elektronik müzik severler?

Enerji dolu bir müzik türü olduğunu düşünüyorum. Müziğe kendinizi verince saatlerce dans edebiliyorsunuz. Ki bunu kanıtlamak için elektronik müzik yapan kulüplere 1 kere gitmeniz yeterli.
Nevra
Nisan 13 - 14:15

Herşey, hiçbirşey, birçok, birkaç, hiçbir, herhalde gibi sözcükler nasıl yazılır? Birleşik mi yazılmalıdır?

Ayrı. denir ki : "Şey; öyle bir şeydir ki her şeyden ayrı yazılır."

Çiğdem Çelik
Nisan 13 - 01:00

Sizce referandumda neden evet veya hayır demeliyiz?

AKP 'li isek , Tayyip'i seviyorsak ve Osmanlı rüyaları görüyorsak nedensiz olarak evet deriz. Normal bir IQ sahibi isek referandumda oylanacak maddeleri okuyup yorumlarız ve neden hayır dememiz gerektiğini anlayıp "Hayır" deriz.
Yılmaz Barış
Nisan 11 - 23:03

Dijital pazarlama uzmanı nasıl olunur?

Eğitimle ya da stajla bir yerden başlamayı tercih edebilirsiniz, blogumda anlatmıştım:
yilmazbaris.com/dijital-pazarlama-uzman...

Tamamen kişisel görüşüm olmakla birlikte, bence iyi bir dijital pazarlama uzmanı şu 3 özelliğe sahip olmalıdır:
1) Dijitali bilmek
Dijital pazarlamanın pazarlama kısmı ve teknik kısmı olarak iki ayağı vardır diyebiliriz. Geneleksel pazarlamacıların dijital tarafta en eksik kaldıkları nokta da bu dijital teknik olduğunu söylesek yanlış olmaz. Teknik alana tamamen hakim olmanız mümkün olmasa bile bir çok konunun genel mantığı hakkında bir genel kültür bilgisi olması gereklidir. İnternet siteleri nasıl çalışır, programlama ve tasarım programları nelerdir, hangi mantıkla çalışır, genel olarak neler yapılabilir neler yapılamaz vb.. Dijital pazarlama kampanyalarında kullanmanız gerekecek ve kendiniz yapmıyor olsanız da yaptıracağınız kişiye brief verebilecek seviyede diğer konularda bilgi sahibi olmanız gerekir.
2) Araştırmacı olmak
Sürekli gelişen ve değişen bir alanda her şeyi bilmek mümkün değil. Hatta bu yüzden kimilerinin dijital pazarlamanın/ sosyal medyanın “uzmanı” olunamayacağı şeklinde bir görüşü de mevcuttur. Her şeyi bilemiyor olsak da her şeyi bulabiliyor olmamız mümkün. Bu da iyi bir araştırmacı olmayı, neyi nerede nasıl bulabileceğimizi de deneyimleyerek öğrenmeyi gerektirir. Bu konuda ilk maddede bahsettiğimiz “dijitali bilmek” ve kaynakların genişliği açısından temel ingilizce bilgisi yardımcı olacaktır.
3) Pazarlama konusunda bilgi sahibi olmak
“Dijital pazarlama nedir” yazısında da bahsettiğim üzere bu alanı pazarlamanın bir parçası olarak kabul etmek ve teorik pazarlama bilgisine de sahip olmak gerçek bir dijital pazarlamacı olmanız için gereklidir. Dijitali bilmeniz nasıl yapacağınızı bilmenizi sağlarken pazarlama bilginiz neyi neden yapmanız gerektiğini bilmenizi sağlayacaktır.
Cumali Yalçın
Nisan 08 - 00:24

Hayalperestlik insana ne katar?

Hayal kurmayı severim. Örneğin beni çok kaygılandıran bir şeyin tam tersi olarak hayal ederim. Hayal gücümü biraz zorlarım. Bana o kaygılandığım bir şey hakkında daha rahat olmamı sağlıyor.
Cemile
Nisan 08 - 00:19

Bir insan ne zaman olgun bir ruh haline ve düşünce yapısına sahip olur ve bunların olabilmesi için illa hayatın acımasız yüzünü görmesi mi gerekmektedir?

Kesinlikle kötü şeyler insanı olgunlaştırır. Çünkü başarısızlık, acı , keder, kayıp bunlar hayattaki en acımasız ama en iyi öğretmenlerdir. Karakter yapısı gereği kimilerinde ( çok az insanda) ters tepkiler yaratır.Ama şu da unutulmamalı ; insanların acı eşikleri vardır her omuz her derdi kaldıramaz.Kimi çok acılar çekip derin bir olgunluğa erişirken kimisi de çok daha basit olaylarla silsilesi ile daha olgun hale gelebilir.Gelecektir.
Cumali Yalçın
Nisan 08 - 00:13

İnsan niye hep daha fazlasını istiyor?

Bilgi öğrenmede hep daha fazlasını istemişimdir. Bilgi öğrenmenin de bir sınırı yok olduğuna inanıyorum. Onun için beni mutlu ediyor. Düşünsenize o bilginin tüm olanaklarına sahipsiniz, ne kadar da kötü. O zaman ne kalır ki geriye ...
Örneğin anneannemin sohbeti bana çok keyif verir. Çünkü bilirim ki bu yaşa kadar yaşamış olduğu bazı şeylerin, kadar değerli olduğuna inanıyorum.Ben de bu vesile ile bilgilenmiş oluyorum.
Ya da bir tarihi kitap okuduğumda kendimden geçiyorum. O öğrenmiş olduğum bilgilerin tadını aldıkça daha fazlasına ulaşmak istiyorum.
Rasih Uğur Uyanık
Nisan 04 - 15:29

HER ŞEYDEN HİÇBİR ŞEYE "Giovanni Papini - Bitik Adam s.25-27"

biryudumkitap.com/hakkimizda.html
Bilenler biliyordur."e-posta kutunuza her sabah 5 dakikada okuyabileceğiniz en iyi hikâye ve roman pasajlarını gönderen bir servistir. " diye tarif ettikleri, marifeti ilginenlere sundukları basit, tadımlık bir sürprizden ibaret.

Aşağıdaki az önce mailime gelen alıntı ise, nacizane inploid kullanıcılarının tanımı olmuş gibi geldi bana. Bu vesile ile@serkan,@hakank teşekkür de etmiş olayım.

Ne öğrenmek istiyordum? Ne yapmak istiyordum? Bilmiyordum. Ne bir program ne de bir rehber: Net hiçbir fikir yok. Oradan, buradan; doğudan, batıdan; derinden, yüksekten. Sadece bilmek, bilmek, her şeyi bilmek. (İşte beni mahveden sözcük: Her şey!). O zamandan beri azla ya da yarısıyla asla yetinmeyen insanlardan birisi oldum. Ya hep ya hiç! Ve hep her şeyi istedim -hiçbir şey eksik olmasın, gözden kaçmasın, dışta kalmasın! Eksiksizlik ve tamlık; başka arzu edilecek hiçbir şey yok sonrasında! Yani son, hareketsizlik, ölüm!

O zamanlar her şeyi öğrenmek istiyordum ve nereden başlayacağımı bilmediğim için kitapçıkların, ansiklopedilerin, sözlüklerin yardımıyla bilginin peşinde oradan oraya sürüklenip duruyordum. Ansiklopedi benim en büyük hayalim, en değerli idealimdi; kitapların en büyüğü ve en kusursuzuydu. İçinde, en azından vaatler ve görünüş itibarıyla, her şey bulunuyordu. Her çeşit insan, şehir, hayvan, bitki, akarsu ya da dağ ismi kayda alınmış, sınıflandırılmış, açıklanmış ve resmedilmişti.
Ansiklopedi her soruya uzun uzadıya arama gerektirmeden, çabucak yanıt veriyordu. Ben bütün kitapları bu sonsuz denize dökülen nehirler, o büyük şarap fıçılarını sularıyla dolduracak üzüm salkımları, tüm ağızları ve açlıkları doyuran ekmek olma yolunda öğütülecek, yoğrulacak buğday taneleri misali canlandırıyordum hayalimde.
Kendimi kendi ellerime bırakmış hâlde, ergenliğin ölçüsüz ve doymak bilmez iştahıyla beni aydınlatacak, doyuracak kitaplar arıyordum her yerde. Bazen el yazması büyük kütüphane kataloğunu didik didik ediyor, sonra gelişigüzel, tuhaf, gereksiz aptalca kitapları istiyor ya da hırsla diğer kitapların isimlerini verebilecek kitapçıklar arıyor ve kitapların arka kapağında ya da ön yüzündeki sayfalarda bulunan listeleri ve vitrinlere konulan yahut dergilerde bahsedilen kitap isimlerini mutlu bir sabırsızlıkla not ediyordum.
Yeni bir kitap ismi benim için bir keşiften çok gerçek bir fetih gibiydi ve onlardan büyük koleksiyonlar oluşturuyor, en iyi şekilde düzene sokmaya çalışarak isimlerini pek çok uzun kitapçığa tekrar tekrar kopyalıyordum. Kitabın ismi hoşuma giderse kütüphaneden hemen istiyor, sonra bu kitaptan tanımadığım diğer kitap isimlerini, bilgilerini topluyordum ve bu böyle sürüp gidiyordu. Ama bütün bu araştırmalar ve biriktirmeler yetmiyordu; çoğu zaman öğrenme isteği ve ihtiyacı duyuyordum ve hangi kapıyı çalacağımı bilemiyordum. İşte böyle durumlarda ilahî ansiklopediler imdadıma yetişiyordu ve aradığımı bulduğum vakit büyülü cildin sayfalarını karıştırmaya devam ediyor ve az önce bilmediğim bir sözü, bir bilgiyi bulmanın verdiği daimî coşkuyla her satırını okuyordum.
Bir ermiş nasıl biricik Tanrı’nın derinliğinde boğulur ve her hassas ayrıntıyı unutmaya çalışırsa ben de yavaşlamak istediğim anda bana yeniden istek ve hırs veren o bilgelik denizine dalıyor ve orada kayboluyordum.
Ansiklopedileri kullandıkça ve onlarla uğraştıkça ben de bir ansiklopedi yazma isteğine kapılmıştım. On beş yaşımda böylesine arzu dolu bir kafayla bu işin kolay olacağını düşünüyordum. “Her şevi bilmek istiyorum ama hatırlamak için her şeyi okuyup yazıya çekmem lazım, ” diye düşünüyordum. “Bu kadar uğraşacaksam bunu salt kendim için yapmamalıyım. Hem başkaları için bilgi toplarken ben de daha iyi öğrenir ve daha iyi hatırlarım. ”
Cemile
Nisan 03 - 18:30

40 yaşındayım ve 18 yaşında sevgilim var. Çevre tarafından eleştiriliyorum, aslında bana çok normal geliyor. Sizce anormal bir durum mu?

Dua et 18 yaşında o da uygun gördüğümden değil sadece kızın kendi karar verme özgürlüğü olduğundan yoksa çoktan pedofililikten polise şikayet etmiştim seni.
Nurcandemir
Nisan 03 - 16:22

İdeal yatış şekli nasıl olmalıdır?

Sağa da yatılsa, sola da yatılsa uyuyunca vücut nasıl rahat ediyorsa öyle şekil alıyor.
Cemile
Nisan 03 - 12:44

Nasıl Yapılacağı Bilinmeyen Proje :)

Öncelikle merhaba, inşaat mühendisliği ikinci sınıf öğrencisiyim kafamda yapmak istediğim bir şey var.Ancak nasıl yapılır kısmı ve geleceği muallak olan bir proje. İşe yarar mı? Kullanılabilir mi? Kabul edilir mi? Ben daha fazla okuyup cevap vermek isteyenleri sorularla boğmamak adına proje içeriği ve amacımı açıklayayım. Yapmak istediğim şey mobese kameralarına veya şu hızlı geçiş sistemi gibi bir yapı kurup tüm plaka ve araç sahibi bilgilerini buraya yükleyerek , çalıntı araçları ya da emniyet tarafından aranan plakaları okuyup emniyete sinyal verecek veya bilgilendirecek bir sistem oluşturmak niyetim . Benim nasıl yapılabilir kısmında düşündüğüme gelirsek ; ilk önce bir program yazmalıyım diye düşünüyorum ve bu programa Türkiye de kayıtlı olan (ya da pilot bir şehir seçilirse o şehirde kayıtlı olan) tüm araç plaka ve bilgilerini yükleyerek bomba yüklü araç veya çalıntı araç belki uyuşturucu taşıyan araçlar , programı yüklediğimiz sistem (mobese kameraları , hızlı geçiş sistemi hatta trafik ışıkları bile olabilir) tarafından plaka okunacak ve emniyetin bir bölümüne iste atıyorum 35 gds 1234 plakalı araç tarih : 12/04/2017 saat: 13.44.23 de şu istikamette şurdan geçti gibi bir bildirim yapacak bu da emniyet güçlerinin işini kolaylaştırırken biz halkı da daha huzurlu bir yaşama ulaştırır diye düşünüyorum.Umarım açıklayıcı olmuştur.:)
Cemile
Nisan 02 - 00:01

Özgüven sorunu nasıl aşılır? Nasıl daha özgüvenli biri olunur?

Aman yaa deyip dal. Bağır içinde kalmasın. Onlar olmazsa sen ölmezsin yerine yenilerini de koyarsın dert etme .Ne varsa söyle gitsin
Cemile
Nisan 01 - 23:57

Almanca dilini kendi çabalarımla nasıl ve ne kadar ilerletebilirim? Önerebileceğiniz kaynaklar hangileridir?

İnternette araştırma yaparsan zaten çoğumu göreceksin ben bir çoğunu indirip silmiş biri olarak asıl kaynağın bir iş üzerinde istikrar sağlamak olduğunu düşünüyorum. (o da bende yok :) ) ama senin için yazıyorum bunlar telefona yükleyip kullanabilecğin appler: duolingo , rosetta stone , bbc learning , voscreen, ted , busuu şimdilik aklıma gelenler
Cemile
Nisan 01 - 23:08

Şantiye Stajı Arayışı

Evet, başlıktan da tahmin edeceğiniz üzere şantiye stajımı yapabileceğim bir yer arıyorum. Ve buraya yazdığıma göre yine tahmin edersiniz ki staj yapacak bir yer bulamadım.Ben de internet ve sosyal mecraların bana verdiği yetkiye dayanarak zorunlu şantiye stajımı yapabileceğim İzmir , İstanbul veya Zonguldak da bir şirket arayışı içerisindeyim. Bülent Ecevit Üniversitesi , İnşaat mühendisliği 2. Sınıf öğrencisiyim . İlgilenenlere duyurulur.
Abdullah Gürel
Mart 31 - 02:58

Uzun Süredir Sonra Gelen Yazım:İftarlık Gazoz

İFTARLIK GAZOZ

2010

Öncelikle bu yazı yazmama vesile olan iftarlık gazoz filmi emekçilerine teşekkür ederim.

Ulan ne zamandır bir film izlemiyorum. Hadi dur dedim ilk başına baktığım sonrasında izlemediğim İftarlık Gazoz filmini izlemek istedim. 35. Dakikadan sonra sıkıldığım burada dursun sonra devam ederim dediğim sonra bitirmeden olmaz devam dediğim bir film oldu aslında iftarlık gazoz filmin yönetmen ve senaristi olan Yüksel Aksu ya teşekkürü bir borç bilirim.

Filmin başlangıcı bir hapishane de başlayıp, sonrasında bir gazozcunun(Efsane isim Cem Yılmaz) okul önünde gazoz diye bağırması ve teneffüste öğrencilerin gazoz içmeye gitmesi ile devam etmektedir. Dizide o gün okulların son günü karneler veriliyor ve Muğla nın o güzel köylerinden birinde okullar tatil olması ve ailelerin bir çoğu tütün tarlasında amelelik yapan çocuklarının o gün karnelerini anne ve babalarına göstermesi ile yaz tatili başlıyor. Dizideki oyuncular o kadar güzel egeli gibi davranıyor ki o içtenliği hissetmemek elde değil Türk sinemasında çok sağlam filmleri her zaman göremediğimiz çok masraflı olmasa da senaryosu çok sağlam olan bir ege filmi aslında, insanlığa ders veren bir Türkiye geçmiş hikayesi...

Bu dizide yok yok herşey den biraz ve fazlaca var.Dizide birini tanıyoruz Hasan Abi devrimci kendisi tütün tarlasının sahibinin oğlu okumuş biri babasına göre anarşist kendisine o kendini devrimci olarak tanımlıyor.Filmin efsane oyunculuk sergileyen çocuk ismine Adem e idol olma yolunda emekçinin yanında bir devrimci.

Diğer bir kişilik Cibar Kemal namı diyar Cmylmz kendisi orta yaşlı bir gazozcuyu canlandırıyor. Yaz tatilinde sahilde Adem i görüp babasından dükkanına çırak olarak istiyor sonrası zaten Adem ile Kemal ustasının civarında egenin eşsiz bir köyünde geçip gidiyor.

Filmde eşsiz oyuncu kadrosu arasında geleceğin efsanesi Adem e gelelim kendisi zaten oyunculuğu ile baş göstermiş bir kahramanımız Adem 70 lerde okul döneminde okulunu ihtarname ile bitiren bir çocuktur o zamanın yaz olması ve ramazan ayının yaza denk gelmesi ile bir yaz dönemi ve Adem in bir günü oruç ile geçirmesi anlatılıyor.Film de aşk meselesi var mı diyenlere spoiller vermemek lazım izleyin görürsünüz.

Dipnotlar
1. Okulun son günü okul müdürünün Atatürk için öğrencilere söylediği akıllarda kalıcı.
2. Emekçileri savunan bir devrim filmi ve belgesel tadında bir film.
3.Senaryoyu yazan adamın ellerinden öpmek lazım.
4. Türkiye yi çok iyi anlatan bir film. 7 bölgemizden Ege bölgesi güzel bir örnek.
5. Yönetmenizin uzun metrajlı 3. Filmi
6. Cem yılmaz ı komedi dışında gördüğümüz 3. Film diyebiliriz.
7.Kendi çapında bir efsane olabilecek bir film
8. Daha fazlası gelir ise sizlerde ekleyin ben de yoruma belirticem
9.Bakalım bu filme göre 2. Bir yazı gelebilir.



tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0ftarl%C4%B1...

2010
Ahmet Erduğan
Mart 30 - 12:14

Toshiba Servisi

Merhaba Arkadaşlar,

Uzun aradan sonra tekrar yazmak istedim. 2005 yılından beri bilgisayar işi yapmaktayım. 2006 yılında Toshiba TNB bilgisayara bağlı Ada bilgisayarda çalıştım. Çalıştığım dönemde Toshiba Markasının ne iyi bir marka olduğunu ama türkiyede Toshiba Türkiye olmadan toshiba alınmayacağına bir çok arkadaşıma dostuma söylemiştim. O dönem Toshibada çalıştığımda özellikle A300 ve A300D modellerinden çok arıza çıkıyordu özellikle soğutma sistemlerinden kaynaklı arızalardı bunlar. P200 serisi ise ürünün sorunu ne olursa olsun ekran kasasını değiştirirdik sorunlu olduğu için. Bunun dışında Portage modellerinde ise çok fazla kasa çatlağı olduğunu görürdük.

Uzun zaman sonra müşterimin isteği üzerine Müşterim için Toshiba Kira 10D modelini satın aldım 7 ay sonra müşterimin bilgisayardan sikayetlerini bildirince servise gönderidim. Müşterimin şikayetleri Usb lerden birinin çalışmadığı ara ara fandan sürtme sesi geldiği ve alt kasada kendinden oluşan bir çatlak oluğu yönündeydi. Bilgisayarı alıp garantiye gönderdiğimde ilgisiz alakasız hatta hiç birşey yapılmadan geri geldi.

Form da yazan şey ürünün garantı dışı oluşu ve Fiyat verilip kabul edilmediği yönündeydi. Fakat ne arayan oldu ne fiyat soran.

Açıkcası sunu belirmek isterimki Ülkemizde servis olarak en kötü servisin Casper olduğunu düşünürdüm. Artık buna Toshibayı da eklemek istiyorum.

Siz değerli arkadaşlarıma tavsiyem bilgisayar alırken özellikle aldığınız markanın türkiye ofisi varmı önce ona bakmanızdır. Örneğin Ülkemizde Asus Türkiye var ve servis olarak mükemmel hizmet veriyor. Ayrıca Lenovo Türkiye hakkını vermek lazım adamlar arı gibi çalışıyorlar ve Müşteri memnuniyeti öncelikleri.


Bilgisayar almadan önce iyi düşünün... Ve TAVSİYEM TOSHİBADAN UZAK DURUN. . .
Sevgi Demir
Mart 29 - 21:36

Öğrenilmiş çaresizlik nasıl yıkılabilir?

Küçük filin ayağına zinciri bağlamışlar. Fil zinciri sökmeye çalışmış ama o zincirden asla kurtulamamış. Kocaman fil olmuş istese o zinciri tek harekette kırabilir. Oysa denemiyor bile. Çünkü çok fazla denemiş ve şartlar değişmesine rağmen hala o zinciri kıramayacağını düşünüyordur. Bizde ne zaman önümüze çıkan engelleri aşamayız deyip bırakmazsak, sürekli dener ve inancımızı kaybetmezsek işte o zaman öğrenilmiş çaresizlik durumundan kurtulmak mümkündür.
Daha fazla göster

INPLOID NEDİR?


DAHA FAZLA BİLGİ
şifremi hatırlat
Sosyal hesaplar ile  Giriş Yapın