Bilmek istediğin her şeye ulaş

Gökhan Biçer, 

Denizci

Bazı sorular vardır, cevabı içinde barındırır;
bazı sorular vardır, meraktandır;
bazı sorular, karşıdan fikir aşırır;
bazı soruların cevabı ise sadece susmaktır.

Ekim 04 - 01:25

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

İnsan neden yalnızdır?

Her birey özgündür. Bazen çevre ile iletişime ara verme yöntemi farklı olabilir. Kimisi bunu kafa dağıtma yöntemleriyle yapar, kimisi sadece kendini dinleyerek. Kendini dinlediği zamanlarda yalnız olduğunu düşünür aslında kendi dünyasının realitesini gözden geçirir. Kolay bir zaman dilimi değildir çünkü sosyal bir varlık için kolay değildir ve bu, yalnızlık olarak yansır kendisine.
Ekim 04 - 01:22

Gökhan Biçer bir yanıta alt yorum yaptı

Fobi sahibi kişinin yakın ve güvendiği kişiler vardır örneğin bir arkadaşı. Eğer o arkadaşı gerçekten ona uygun bir doktor öneriyorsa hatta kendisi de o doktora gitmiş ve iyi izlenimler edinmişse, bunu da fobili arkadaşına aktarmışsa büyük ihtimalle çözüm olur.
İşinde gerçekten iyi bir doktor bulunup, doktorun eve gelmesini doğru bulurum. Bunu hangi doktor yapar tartışılır fakat hasta doktor ilişkisinin bu kısmında biraz daha özverili olunması gerektiği kanaatindeyim.
Ekim 04 - 01:19

Gökhan Biçer bu yanıtı beğendi:

Her ilişki, kaybedilen bir bir benlik midir yoksa vazgeçilen bir benlik midir?

Her ilişkinin bir benlik kayıbı olduğunu düşünmüyorum. Bu durum ilişkiyi nasıl yönettiğimize göre değişir. Taviz vermeden insanlar arası ilişkiler var olamaz. Makul bir yolunu bulmak, orta yolda buluşmak demek iki tarafın da belli ölçülerde taviz vererek ilişki kurması demektir fakat taviz verme işi sürekli olursa işte burada kaybedilen bir benlikten bahsedebiliriz. Nerede, ne kadar taviz vereceğini kişi kendisi bilir eğer kendisinin kim olduğunu biliyorsa. Kendisini bilmiyorsa var olmayan benliğin kayıbı da söz konusu olmaz.
Ekim 04 - 01:18

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

Günümüz bilim ve teknolojisiyle neden hala kanser tam olarak tedavi edilemiyor?

Kanser geniş bir konu. Tedavi edilenleri olabiliyor. Örneğin lokalse, bir yerin cerrahi ile alınmasıyla tehlike kalkıyorsa, olabiliyor ama kan yoluyla taşınıyorsa ve teşhisi gecikiyorsa zor olabiliyor, imkansız olabiliyor. Kanserin en basit tanımı, kontrolsüz ve hızlı hücre üremesidir. Bunun nedeni, hücre üremesinin aktörü hücre çekirdeğindeki şifre aktarımının bozulması. Bir hücre, en baştaki orijinal hücreden üremiyor, kopyanın, kopyası üretiliyor. Bir kere bu düzen bozuldu mu, bozuk devam ediyor. Gen terapisine başvurulmasının nedeni de bu.
Kanserlerin bir çoğu uykuya geçer. Uyanmaları kısa da sürebilir, uzun da. Bu uzunluk çok uzun da olabilir. Birey o vakte kadar hayatının sonuna gelmiş olabilir.
Soruya gelince, günümüz kelimesi önemli çünkü demek ki günümüz imkanları henüz bu işi tam olarak karşılayacak kadar etkin çözümler ve çözüm araçları geliştirememiş.
Bir de şunu ilave etmek gerek. Habis hücrelere tedavi amaçlı taaruz ederken, masum hücrelere de taaruz ediyorsunuz ve bu vücuda zarar veriyor.
Ekim 04 - 01:10

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

Adolf Hitler hakkında ne düşünüyorsunuz?

Adolf Hitler'in lider olmak yolundaki düşüncesi karmaşık değildi. Ulusu hırslı, çalışkan, üretken ve gururluydu. Üstün olduklarını düşünüyorlardı. Deutschland Über Alles (Almanya herşeyin üstündedir) diye marşları vardı. Yirminci yüzyılın başlarında bir şeyi anladılar. Onlar başlarını öne eğip harıl harıl çalışırken bazı Avrupa devletleri sömürgecilik gibi yöntemle hammadde sağlama yolunda çözümler bulmuşlardı. Uykudan uyandılar, Birinci Dünya Savaşı'na girdiler ama başaramadılar çünkü uzak coğrafyalarda savaşma tecrübeleri yoktu, müttefik olma konusunda deneyimsizdiler. Kaybettiler ama yine de hırslıydılar. Adolf Hitler adında cepheden dönmüş bir asker bunu gördü, yelkenlerini ulusunun rüzgarıyla doldurdu ve kendince yükseldi.
Ekim 04 - 01:03

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

Bir kadın blogundan beklentileriniz nelerdir?

Kadınların ortak tutkularının ve zevklerinin yer aldığı bloglar zirveye tırmanır. İlk aklıma gelen kozmetik ve giyim. Genel bir blog oluşturmak istesiniz bile ağırlıklı bir kol bu blogda baskın gelecek ve ele geçirecektir.
Ekim 04 - 01:00

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

Sizce gelecekte insan DNA'sı kopyalandığında bireysellik nasıl tanımlanacak?

Her tür kopyalama işleminde bir takım deformasyonlar olur. Kabaca düşünmek gerekirse, fotokopi makinasında kopya çıkarma işleminde, orijinal, yüzde yüz olarak kopyalanamaz. Elbette ki genom alanında kopyalama bundan epey üst düzey bir işlemdir ama dediğim gibi işlem sırasında deformasyon olacağını düşünüyorum. Bu deformasyanlar, kopyanın orijinalden ayrılacak özellikleriyle, kopyaya bireysellik kazandıracak.
Ekim 04 - 00:57

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

Gerçek İslam nerede vardır?

Kalben, temiz duygularla inanların tümünün bulunduğu popülasyon yok. Popülasyonlar içinde bu tür insanlar vardır.
Ekim 04 - 00:54

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

İçme suyu hangi şartlarda en uzun süre saklanabilir?

Bilmiyorum ama güzel bir soru çünkü gelecekte buna ihtiyacımız olacak. Evimizde saklamak başka bir şey ama ileride büyük hacimlerde ve devletler tarafından buna ihtiyaç duyulacak.
Ekim 04 - 00:52

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

"İnsan çoğu kez her şeyin son bulduğu duygusuna kapılıyor; oysa yaşamın sonsuzluğunu algılayabilmek için bile yeterli değil bir insan ömrü". Peki "yaşamın sonsuzluğu" ne demek?

Yaşamın dünyanın ve tabiatın varlığı ve işleyişiyle ilintilidir. Bu işleyiş hem dinamiktir, değişkendir, düzensizdir, dengededir. Biz insanlar her ne kadar tabiata zarar versek de, tabiata aslında bir duvara çarpar gibi etkiriz. O bizi hiç umurasamaz. Yaptıklarımızla dünyayı değiştiririz. Biz diğer canlılar için katliam, kendimiz için intihar olan şeyleri yapsak da, bugünkü olanlarla birlikte ortadan kalksak da, dünya yolunu bulacaktır. Yeni bir işleyiş, yeni bir düzen, yeni canlılarla yoluna devam edecektir.
Ekim 04 - 00:49

Gökhan Biçer bu yanıtı beğendi:

"İnsan çoğu kez her şeyin son bulduğu duygusuna kapılıyor; oysa yaşamın sonsuzluğunu algılayabilmek için bile yeterli değil bir insan ömrü". Peki "yaşamın sonsuzluğu" ne demek?

Yaşam bir insanın ya da insanlığın son bulması ile sonlanmıyor, devam ediyor. İnsanoğlu yaşamın kendisi değildir, bir parçasıdır.
Ekim 04 - 00:47

Gökhan Biçer bu yanıtı beğendi:

Saksıların altı neden deliktir?

Bitki kökleri suda erimiş olan madensel tuzları çeker ve bu şekilde beslenirler. Toprak her zaman nemli olmalıdır ama fazla su kökleri çürütür. Bu nedenle saksıların altı delik olursa çok gelen su dışarı süzülür ve bu sorun ortadan kalkmış olur.
Eylül 27 - 22:42

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

Neden bilim yapılır?

Meraktan, yardımcı olma hevesinden, para kazanmak için.
Eylül 26 - 22:43

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

Bir kız neden gemi inşaatı mühendisi olmak ister?

Bir kız neden makine mühendisi olmak ister mesela. Eskiden, erkeklerin yoğun olduğu meslekleri kızlar seçmezdi, bazı mühendislik dalları da bunlara dahil. Zamanla, iş yaşamının gelişmesi, kurumsal firmaların artması gibi faktörler mesleklere kadınların katılımını artırdı. Örneğin, Ankara'daki savunma sanayi firmalarını ele almak gerek. Burada masabaşında ve matematiksel hesap, çizim, kalite kontrol, satın alma gibi görevler almak mümkün. Eskiden bir mühendisin makinelerin altına girip, İngiliz anahtarı ile tamir yapacağı algısı hakimdi. İş yaşamının gelişmesi de ayrı bir faktör, bir çalışan, kış aylarında havanın erken kararmasıya mesai bitiminde servis aracına binip, evine ulaşabiliyor. Bir kadın, güvenle evine gidebiliyor. Yani, eskiden bir kadın, ilkokul öğretmeni olup, vakitlice evine giderdi.

Gemi İnşaatı Mühendisliği de illa ki tersanenin kaynak atelyesinde ya da kızağında çalışmak gibi algılanmasın. Tasarım ve analiz yapan bir şirkette ya da tersanenin bu bürolarında çalışılabilir.

Elbette pozitif ayrımcılık iyi bir şey değildir. Bir kadın isterse, bir erkeğin çalışabileceği şartlarda da çalışır.

Son olarak eklemek gerekirse, bu tür mesleklerin kazançları da ülkemizde artmaya başladı. Ayrıca akademik kariyer yapma olanağı da var.
Eylül 26 - 00:46

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

Kopya girişim fikri olur mu?

Olur. İlk icat eden iyi bir ürün çıkarmıştır ama halka ilişkiler, pazarlama gibi konulara eğilmemiştir ya da bu konularda zayıf kalmıştır, ürünü fazla yayamamıştır. Sosyal konularda başarılı bir kişi bunu kopyalayıp, daha çok yayabilir ama eğer orijinal mucit hukuk yoluna giderse onu terletebilir.
Eylül 26 - 00:43

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

Ülkemizde neden aile hekimi çok az tercih edilir? Aile hekimi ile hallolabilecek bir şey için neden üniversite hastanesini tercih ederler?

Ülkemizde bir yenilik eğer evrim şeklindeyse sadece adı evrilir, yani şeklen bir değişiklik olur. Aile hekimliği müessesesi, sağlık ocağının eski halinden farklı değildir.
eea
Aslında popülasyonun sağlığını olumlu yönde değiştirebilecek bir sisteme neden geçilememiştir?

Kişiler ve makamlar hiyerarşik konumlarını terk edemezler. Üstün olan gerçek ya da tüzel kişilikler olmakta, yeri geldi mi üstün irade yerini alamamaktadır.

Pratisyen hekim olan aile hekimi aslında kendisini uzman hekimden üstün görmez ama hastayı en yakın tanıyan kişi olması hedeflenir bu sistemde. Hastasını iyi tanıdığı için, hastası hakkında en doğru kararları verebilecek kişidir. Bunlar arasında ilgili uzman hekimlik dalına yönlendirme de vardır.

Yaşam süresinin uzaması ve insanların daha çok şehirlerde yaşamaları sebebiyle yaşlıların, fazla uzağa gitmeden ilaç yazdırmaları konusunda epey işlevi olduğu gözlenmektedir bu müessesenin.

Üniversite hastaneleri devlet hastanesi gibi kullanılması iyi bir durum değildir.. Tıpta çözülmesi zor olan ve nadir görülen vak'aların değerlendirilmesi gereken kurumlar olan üniversite hastaneleri, maalesef ki basit sayılabilecek vak'alarla meşgul edilmektedir. Toplumda hasta sayısı fazladır ama bu ne tıp fakültelerinin ne de Sağlık Bakanlığı'nın sorunudur çünkü bunlar tedavi edici hekimlik konularını ağırlıklı olarak uygulayan kurumlardır. Önemli olan, tedavi edici hekimliğe geçebilmektir ki bu başka bakanlıkların sorumluluğundadır. Örneğin, İçişleri Bakanlığı iyi trafik denetimleriyle trafik kazalarının azaltılmasını, Çalışma Bakanlığı, çalışma güvenliği ile iş kazalarının azaltılmasını sağlamalıdır, insanlar gürültülü ortamlarda çalışıp, işitme kaybı olmamalı, zehirli gazlara maruz kalarak çalışmamalıdırlar.
Eylül 26 - 00:27

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

Türkiye'deki kobilerin sorunları nelerdir?

Küçük ve orta büyüklükteki işletmeler olan KOBİler elbette büyük değillerdir, bazıları istemişlerse de büyük olamamışlardır, sebepleri ise sizin açıklamanızda yazmaktadır.
Buna rağmen, bunlara da 'neden' sorusunu yöneltmek isteyebilir insan.
Nedenlerinden birisi, halihazırda işlettiği yöntemin, ürettiği ürünlerin ona bir can simidi olarak görünmesidir. Onları kaybetme riskine girmeye korkmaktadır.
İkincisi, gelişmişlik yanlış algılanmaktadır. Zaten yaptığı iş neticesinde lüks otomobil almıştır, lüks bir villada oturabilmektedir, çocuklarını, torunlarını özel okullara gönderebilmektedir. Bunlara sahip olmakla, gelişmiş bir ülkedeki bir patronla aynı şartlarda yaşamaktadır, daha ne istesin?
Üçüncüsü, ülkemizde iç pazarın büyük olması, bu pazarı cazip kılmaktadır. İhracatı düşünmemektedir. İhracat demek, kalite demektir ve kalite gereklerini yerine getirmek belki bugün yaptığı işten daha zorlayacaktır kendisini.
Eylül 26 - 00:22

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

Sizce insanlar hissizleşiyor mu? Özgün insani tepkiler yerine sık sık kalıplaşmış tepkiler verilmesini nasıl yorumluyorsunuz? Sizce de insanlar giderek robotlaşmıyor mu?

İnsanın doğasında olan bir şey. Örnek aslında gözümüzün önünde. Şehirlerdeki parkaları dikkatli inceleyin, insanlar, parkı yapanların öngördükleri yolları bırakıp, çimenleri ezerek kendi yollarını açarlar. Açılmış bu patikayı görenler de bu işi sürdürmeye meyillidirler. Bu anlattığımın özgün ya da kalıplaşmış tepkilerle ilgisi yok, anlatmak istediğim, insanlar her zaman kolayı seçerler.
İnsanların bu genel eğilimi gören girişimciler ve yatırımcılar artık dijital çağı, insanların keyifle ve kolayca kullanabileceği şekillerde sunarak bir güzel paralarını almaktadırlar. Eh, yatırımcı da haklı, herkese özgü kalıplar hazırlayamazlar, bir kalıbın peşinden milyonlarca insan gidiyor.
Evet, robotlaşıyorlar. Artık 'like' etmek bir çok mananın bütünleştiği davranış oldu: onaylıyorum, tebrik ederim, sevdim, beğendim, çok yaşa ve daha nice kavram tek bir kelimeye girdi. Dijital sistemlerin nasıl çalıştığını kurcalarsanız aslında biraz düz bir mantıkla çalıştığını görürsünüz. Bu olduysa, şu olmamıştır, sinyal zaman aşımına uğramışsa olmamıştır gibi. Robotlar fazla bir şeyle çalışmazlar sadece bilgisayarların işlem kapasitelerinden ve hızlarından dolayı bir çok seçenek hızla işletilebilir ve elenebilir.
Eylül 26 - 00:11

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

Neden tüm olumsuzluklar beni buluyor ya da bana mı öyle geliyor?

İkisi de olabilir ama kaypak bir cevap gibi algılanmasın lütfen.

Olumsuzluklar yaşadığınızı düşünüyorsanız ilk önce ağırlık olarak hangi konularda bunları yaşadığınızı gözden geçirin. Örneğin iş hayatında mı? Bundan sonra düzeltmenin yollarına bakacaksınız, iş yapmanın şeklinde mi, iş arkadaşlarıyla ilişkilerde mi, yabancı dil eksikliğinden mi, doğru pozisyonda olmamaktan mı gibi.
Eylül 26 - 00:04

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

Ankara'da ikamet eden psikoloji/psikiyatri alanındaki iyi doktorlar kimlerdir?

Aslında bunu yazmakla iyi etmişsiniz, özellikle sorunuzun altındaki açıklama kısmını. Neden böyle dedim, çünkü bir problemi olduğunu kabul etmek ve çözüm için ilk adımı atanın yine kendisi olmak, sorunun çözümünde başarının büyük kısmını yakalamış olmak demektir. Tabii gerisi gelmeli, o başka.

Psikoloji konusunda tanıdığım biri vardı ama maalesef rahmetli oldu, yoksa kesin olarak onun adını verirdim.

Sizin durumunuz psikolojinin alanına büyük ölçüde girmekle birlikte, psikiyatristler kan tahlili istemektedirler ki bunun da faydası vardır çünkü bazı maddelerin eksikliğinin depresyona yol açtığı bilinmektedir.

Kitaplarıyla meşhur Gülseren Budayıcıoğlu aklıma geliyor ama ben şahsen hastası olmadım, yorum yapamam.
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

İş Hayatı

2458 Kişi   325 Soru

Genel Kültür (Muhabbet)

3680 Kişi   280 Soru

Varoluş Hakkında

2902 Kişi   1061 Soru

İnsan Davranışları

3838 Kişi   962 Soru

Yaşam

1228 Kişi   398 Soru

Dragons' Den Türkiye

399 Kişi   82 Soru

inploiders

350 Kişi   166 Soru

Girişimcilik

3697 Kişi   363 Soru

Kitaplar

3140 Kişi   269 Soru

İnternet Sitesi

1011 Kişi   171 Soru

Yazılım

3242 Kişi   564 Soru

Mustafa Kemal Atatürk

373 Kişi   51 Soru

Siyaset (Türkiye)

1480 Kişi   473 Soru

Siyaset (Dünya)

294 Kişi   120 Soru

İnternet

2628 Kişi   542 Soru

İnternetten Para Kazanmak

633 Kişi   61 Soru

İnternet Girişimleri

452 Kişi   110 Soru

İnternet Girişimciliği

49 Kişi   31 Soru

Erişim Engeli

1 Kişi   1 Soru

Çevre

89 Kişi   40 Soru

Çevre Bilinci

75 Kişi   44 Soru

Sağlık

1131 Kişi   1192 Soru

Su

54 Kişi   76 Soru

BM (Birleşmiş Milletler)

7 Kişi   9 Soru

Mimari

196 Kişi   134 Soru

Geri Dönüşüm

39 Kişi   19 Soru

Tasarım

376 Kişi   53 Soru

Marka

166 Kişi   36 Soru

Piyasa

16 Kişi   15 Soru

Ürün Markaları

25 Kişi   15 Soru