Bilmek istediğin her şeye ulaş

Gökhan Biçer, 

Denizci

Bazı sorular vardır, cevabı içinde barındırır;
bazı sorular vardır, meraktandır;
bazı sorular, karşıdan fikir aşırır;
bazı soruların cevabı ise sadece susmaktır.

Pzt - 18:11

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

Bu aralar hobi arayışına girdim ama bir türlü bulamadım kendime göre. Böyle uğraşabileceğim bir şeyler yapmak istiyorum, zamanım çok boş geçiyor. Hobi önerileriniz nelerdir?

Sorunun cevabını bulmak için kendinize yardımcı olacaksınız. Evde mi, kapalı alanda mı, açık alanda mı, açık alandaysa hareket halinde mi, nasıl uğraşacaksınız? Bu işe bütçe ayıracak mısınız, evet ise, ne kadar? Gündüzleri mi geceleri mi uğraşacaksınız? Buna benzer sorular sorup, elemeyi tamamladıktan sonra bu soruya bir açıklama ekleyerek tekrar sorabilirsiniz.
Pzt - 13:29

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

23 yaşındayım ama daha kendimi keşfedemedim. Ne tür zekaya sahibim, hangi işi zorlanmadan yaparım, neye yeteneğim var, neye ilgim var, hangi sektörde olmalıyım hiçbirinin cevabını bilmiyorum. Kendimi nasıl keşfederim?

İlk önce bir psikoloğa gitmeyi deneyebilirsiniz. Psikologların ellerinde size yardımcı olabilecek testler var. Testin sonucunda sizi aydınlatabilecek sonuçlar çıkıyor.

Eğitim hayatınız hakkında bilgi vermemişsiniz ama şunu söyleyebilirim, burada deneme-yanılma yöntemi kullanabilirsiniz. İstekli olduğunuz alanlarda belli işleri deneyebilirsiniz. Denemek için yaşınız genç, çekinmeyin.

İleriisini planlayın. 'Bundan yirmi yıl sonra kendimi nerede görüyorum?' sorusu gibi sorular önemlidir. İleri yaşlarda her şeye katlanamazsınız, mesela sürekli ayakta durmayı gerektiren bir işi yapmakta zorlanabilirsiniz.
Pzt - 13:25

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

Geri dönüşüm ve yenilenebilir enerji hakkında neler düşünüyorsunuz?

Geri dönüşüm kesinlike üzerinde durulması gerekli bir konu. Örneğin, bir şehirde yüksek bir binaya çıkın ve tüm binalara bakın. Bunların içerisinde kilometlerce bakır kablo olduğunu düşünün. Bakırı madenden çıkarıp, tel haline getirmenin zahmetini, maliyetini ve işlemlerle tabiata vereceğiniz zararı düşünün. Oysa ki eldeki bakırın eritilip, yeniden tel yapılması çok daha verimli.

Yalnız şu da bir gerçek ki, geri dönüştürülebilir atıkları toplamadaki maliyetimiz yüksek. Büyük motor hacmine sahip kamyonlar, şehrin sokaklarında dolaşıp, bu faydayı azaltacak egzost salınımı ve maliyetlerle şehrin sokaklarını dolaşıp, uzaktaki tesise gidip geliyorlar.

Atıkların, atıldıkları yerde ayrıştırılması ve bu şekliyle toplanması önemli. Ayrıca hacimsel küçültmeye de gidilebilir. Şehirlerde, örneğin plastik ve metal atıkların preslendiği, cam atıkların ufalandığı istasyonlar kurulabilir. Böylece atık tesislerine kütle olarak daha çok atık ulaştırılır ve yukarıda bahsettiğim taşıma maliyeti ve çevreye verdiği zarar azaltılabilir.

Yenilenebilir enerjiye gelince. Elektrikli otomobilleri kim istemez. Ama bu otomobilin kullandığı elektrik de enerji üretim santarallerinde yine çevreye saygılı bir şekilde üretilmelidir. Tabii bu santrallerin bakım ve onarım masrafları da asgari olacak düzeyde ele alınmalıdır. Artık popülasyonun büyük bölümü şehirlerde yaşadığı için, yenilenebilir enerji santaralleri şehirlere yakın bölgelerde kurulmalıdır mümkünse çünkü enerji iletim hatlarında kayıplar olduğu aşikar. Konu açılmışken, iletim hatlarındaki kayıpları azaltacak ar-ge çalışmalarına önem verilmelidir.
Pzt - 00:03

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

Neden her şey bu kadar mantıklı?

Çünkü insan merak eder. Bu canlı neden hastalanmıştır, kadavrasını açalım, bir bakalım, bu hastalık nedir ve sonunda sonuca varır, varamazsa önermelerde bulunur, ileriki tarihte birileri bunu ele alır, sonuca varır. Böyle böyle tarih şeridinde ilerler her şey. Halbuki bir hayvan böyle değildir. Mesela bir dişi aslan avlanır, av yoksa kızkardeşleriyle gölgede uyur, avına sırtlanlar dadanırsa erkek arslan gelir, mafya babası gibi görevini yaparak sırtlanları kovalar ve avdan payını alır. Yani bunların yaşamlarının ne olup ne olmayacağı bellidir ama insan böyle değildir. Hal böyle olunca insan düşüncelerini ve birikimlerini tıpkı bir kütüphanedeki kitaplar gibi tasnif eder ve onlardan faydalanmanın metodlarını da ortaya koyar.
Paz - 23:54

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

Olgun bayanlardan hoşlanıyorum ve yaşım 24. Bu bir sapıklık mıdır?

Sapıklık değil, bir eğilimdir, cinsel ve sosyal bir tercihtir (cinsel dediysem hemen aklınıza ileri derecede bir şeyler gelmesin) Bir de eklemek gerekir ki, bu hayatınızda geçirmeniz gereken bir dönem olabilir. Belki ileri yaşlarda başka kategorilerde kadınlardan hoşlanabilirsiniz. Önemli olan farkındalıktır, en azından kendinizi tanıyabiliyor ve durumunuzu ifade edebiliyorsunuz. Diyelim ki hep böyle kalacaksınız, bu durum kötü bir durum olarak değerlendilemez. Çok büyük yaştaki bir erkeğin çocuk yaşta bir kızla evlendirilmesi kötü bir durumdur ama sizin yaşınızdaki birinin kendinden büyük bir kadınla evlenmesi garip olabilir ama kötü değildir. Son olarak şunu söyleyeyim, kendi yaş kategorinizde biriyle beraberlik size faydalı olacaktır. Bunu birlikte yaşarken anlarsınız. Özellikle sohbet edeceğiniz konular bunu açığa çıkarır. Çünkü insana sunulanların hızla geliştiği ve değiştiği bir çağda yaşıyoruz. 80'lerde çocukluğunu geçiren biri, 90'larda çocukluğunu geçirdiği biriyle evlenmişse bazı sohbetleri gerçekleştirmekte güçlük çekerler.
Paz - 23:46

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

Yalnızlık hissini nasıl yok ederiz?

Asla yok olmaz ama azaltılabilir. Bu da, 'Azalttım, kendimi şimdi o kadar yalınz hissetmiyorum' deyip de işin peşini bırakmakla olmaz. Bu eylem, yaşanan süre boyunca sürekli olmalıdır. Tıpkı bisiklete binmek gibi, yavaşlayınca düşersiniz.
Peki nasıl azaltılır? Süreklilik arz eden davranışlarınızı gözden geçirin. Bunlar yüzünden böyle hissediyorsunuz. Mesela karşı cinsten arkadaş bulamıyorsunuz. Hep aynı kategoride kişileri seçmeye eğilimli olabilirsiniz. Kategorinizi değiştirmeyi deneyin. Sürekli takıldığınız bir şey yüzünden sosyalleşemiyorsunuzdur. Mesela, Ganyan bayisine takılmaktan, insan içine çıkmaya harcayacağınız vakti öldürüyorsunuzdur.
Paz - 23:39

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

Neden pozitif yük negatif yükü çeker?

Hiç bir şey sonsuz ölçüde bir diğerini itemez ve sonsuz ölçüde bir diğerini çekemez. Eğer sonsuz ölçüde itecek olsaydı evren, evren olmazdı, akıl almaz bir boşluk olacaktı, belki boşluk diye tanıdığımz ve tanımladığımız şey bile olmayacaktı. Çekecek olsaydı da öyle, her şey minik bir hacme hapsolacaktı.
Paz - 23:36

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

İnsan ruhunu maddeye dökecek olursanız neye benzetirdiniz?

Lav. Dış dünyaya açılmadan önce sıcak ve akıcı ama dış dünya ile tanışınca soğuk ve sert.
Cmt - 17:38

Gökhan Biçer bu yanıtı beğendi:

Viyola ile keman arasındaki fark nedir?

  • Viyola fiziki olarak kemanla çok benzerdir.Kemandan biraz daha büyüktür.
  • Viyolanın boyu yaklaşık 45 cm kemanın ise yaklaşık 36 cm kadardır.
  • Viyola ve kemanın ses yapıları ayrıdır.Viyolanın koyu daha can alıcı bir ses rengi vardır.
  • Viyolanın sesi kemandan daha tok çıkar.
  • Parmak ve yay teknikleri keman ve viyolada aynıdır.
  • Topluluklarda tok çıkan sesi nedeniyle keman yerine viyola tercih edilir.
  • Keman sololarda daha çok kullanılır.
  • Keman ve viyola yayları bağırsak,naylon ve çelik karşımından yapılmaktadır.
Enstrüman

Cmt - 00:12

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

Sanat nedir? Bir şeyin sanat olması için kriterler nelerdir?

Yerel ile evrenseli birleştirme çabasıdır. Subjektif olarak algılanan bir özü, objektif algılanması beklentisiyle sunma çabasıdır. Özgür olmalıdır, bedeli ödenmesi pahasına.

Bir şeyin sanat olması için sanatçı ünvanlı kişiyi etkilemesi gerekir. Bir yerde bir doğal afet olmuştur, toplum etkilenmiştir ama bunun heykelini yapacak sanatçı iliklerine kadar etkilenmemişse onun eseri güçlü olamaz.
Cmt - 00:07

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

Mühendislik maddi ve manevi olarak nasıl bir meslektir?

Bu konulara değinmeyeceğim ama şunu söyleyeyim ki, eğitim aşamasında dünyanın algılanması en zor konularını okursunuz.
Cum - 23:59

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi mezunlarının iş imkanları nelerdir? Bu bölümü okumak isteyenlerin hangi özelliklere sahip olması gerekir?

Tabii ki ilk anlaşılan iş imkanı, kamuda idari yönetici pozisyonluğu ki bunun için de ilk akla gelen bakanlık, İçişleri Bakanlığı. Kaymakamlık, valilik bu yönetim kademesinin üst basamakları. İçişleri Bakanlığı'nda mülki müfettişlik gibi pozisyonlar da var.
Tabii ki kamu sektöründe başka idari pozisyonlar da oluyor ve onların üst basamakları da var.
Özel sektörde kurumsal iletişim uzmanı olmak, idari işlerden sorumlu genel müdür yardımcılğı gibi pozisyonlar da size açık olabilir. Ayrıca özel sektör eğer kamuyla doğrudan ilişkilerde bulunuyorsa, mesela ihalelere giriyorsa, bu tür köprü pozisyonlar için de değerlendirebilir.
Özellik konusuna gelince. Ünivesiteye giriş sınavı için sayısalcı değil sözelci olmak gerekiyor.
Üniversitede ise sıkılmadan metin okuma alışkanlığı gerektiğini düşünüyorum.
İş hayatında ise zekice hareket etmek gerek. Tıpkı bir satranç oyuncusu gibi, karşınızdakinin hamlesini önceden sezmeli, daha evvel yapılmış hamlelerin ne manaya geldiğini, neleri çağrıştırdığını irdelemelisiniz.
Cum - 23:52

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

Dünyadaki bütün insanların müslüman olması için neler yapmamız gerekiyor?

Günümüzde algı yönetimi. Hemen yanlış anlaşılmasın. Hıristiyanlara bakalım. Üç beş unsur var: Noel Baba, çam ağacı, geyikler, baton şekerler gibi. Bunları harmanlayıp harmanlayıp, çizgi film, animasyon film yapıp üç beş sene de bir önümüze koyuyorlar. Öyle ki, bizim gibi büyük çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede bile bu ürünler üretiliyor ve Aralık ayında satışa çıkıyor.
Cum - 23:48

Gökhan Biçer bu yanıtı beğendi:

Akıllı vidanın normal vidadan farkı nedir?

Matkap uçlu akıllı vida. Deliğini kendi deler.
Hırdavat

Matkap uçsuz normal vida. Delik önceden matkapla delinir.

Hırdavat

Eklemeden edemeyeceğim. Bazen Almanca'yı çok seviyorum; akıllı vidaya selbst bohr Schraube yani kendi delen vida diyorlar ve ne olduğu anında isminden anlaşılıyor. Türkçe'de de bence bu vidanın ismi hani akıllı gibi esprili bir isim olacaksa becerikli vida olmalıydı, sonuçta aklı yok ama olduğu haliyle becerikli.
Eylül 17 - 14:01

Gökhan Biçer bir yanıta alt yorum yaptı

Bu arada, ben de okumadım ama okumayı düşündüğüm eserler arasında Niyazi Berkes'in eserleri var.
İlk önce yakın Türkiye tarihi nereden başlar, onu belirlemek lazım. Yakin dediğimize göre, bugünümüzü 'uzak' olandan daha fazla etkiliyor olması gerekir (bence). Bu yüzden ben yakın tarihimizin Sultan 3. Selim döneminden başladığını düşünüyorum. Bu da bizim İnkılap Tarihiminizi içine alan Osmanlı ve Cumhuriyet tarihlerini işaret ediyor.

Kaynaklar ise bu durumda, Sultan 3. Selim döneminden itibaren olan tarihi gelişmeleri ele alan tüm eserler.

Benim önerebileceğim kaynak yazarları: Prof. Dr. Ahmet Mumcu, Prof. Dr. İlber Ortaylı, Şevket Süreyya Aydemir, Attilâ İlhan, Turgut Özakman. Eserlerin tarafsız olup olmadığna siz karar verebilirsiniz.
Eylül 17 - 13:59

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

Mimarlık ve mühendislik mesleklerinin niteliğinin hızla düştüğünü düşünüyorum. Sizce de bu kadar çok ve bu kadar basit şekilde mimar ve mühendisin yetiştiği ortamda, ne kadar nitelik beklenebilir?

'Kaynakların doğru kullanılması' diye bir kavram vardır. İnsan, işgücü de bir kaynaktır. Bu kaynağı doğru kullanmak gerek. Okullardan çok piyasaya bakmak lazım. Piyasamızda araştırma-geliştirme çalışmaları ne ölçüde yapılıyor? Dikkat buyrun, ne ölçüde. Projelerin çokluğu değil, derinliği önemli. Piyasada, Uzak Doğu menşeili malları tak çıkar zihniyetiyle iş yapılıyorsa, mühendislik yani hesap yapma mesleği elbette sönümlenir. Hâl böyle olunca sanayiden okullara derin projeler gelmez. Bunlar gelmeyince akademisyenler de araştırma görevlilerini ve öğrencileri bir şeye fazla zorlamaz, dersini anlatır, geçer.
Eylül 16 - 22:12

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

İhtiyacı olmadığı halde insanlar birbirine neden yalan söyleme gereği duyar?

Bazı insanlarda bu bir hastalıktır; bu bir deyim değil, tıbbi bir durumdur.
Eylül 16 - 22:10

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

İnsan niye hep daha fazlasını istiyor?

İnsan sosyal bir canlı, toplumun üyesi olarak, diğer insanlarla beraber yaşıyor. Bu yaşam biçimi, diğer bireylerde olup da kendinde olmayana özendiriyor. İkinci olarak, bazı bireyler, toplumun kalabalık ve alım gücü potansiyelini görüp, ürettikleri veya ticaretini yaptıkları şeyler (mal da olabilir hizmet de olabilir) konusunda toplum üyelerini özendiriyorlar. Burada onların daha fazlasını istemelerini sağlarken aslında suyun başındaki bu özendiriciler de kendileri için daha fazlasını istiyor.
Eylül 16 - 22:04

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.

İnşaat mühendisliği 2. sınıf öğrencisiyim. Artık mesleki dersler görüyoruz ve tabiri caiz ise hocalarımı mesleki bilgiler açısından sömürmek istiyorum ancak hocalarıma neyi nasıl sormalıyım ya da hangi konulara yönelmeliyim?

Bu soruya bir inşaat mühendisi olmadığım için diğer arkadaşlar gibi cevap veremem ama mesleki bilgiler açısından sömürmek (galiba istifade etmek anlamında kullanılmış argo bir tabir) tüm eğitim dalları için ele alınabilir. Bu kilidi açan anahtar, yüzünüzü arasıra piyasaya döndürmektir. Piyasada en çok nelerle uğraşıyorlar ya da hiç uğraşmadıkları ama sektörde boşluk gibi görünen ne var, onu gözlemek lazım.
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

İş Hayatı

2457 Kişi   325 Soru

Genel Kültür (Muhabbet)

3680 Kişi   280 Soru

Varoluş Hakkında

2902 Kişi   1061 Soru

İnsan Davranışları

3837 Kişi   962 Soru

Yaşam

1228 Kişi   398 Soru

Dragons' Den Türkiye

399 Kişi   82 Soru

inploiders

350 Kişi   166 Soru

Girişimcilik

3697 Kişi   363 Soru

Kitaplar

3140 Kişi   269 Soru

İnternet Sitesi

1011 Kişi   171 Soru

Yazılım

3242 Kişi   564 Soru

Mustafa Kemal Atatürk

373 Kişi   51 Soru

Siyaset (Türkiye)

1480 Kişi   473 Soru

Siyaset (Dünya)

294 Kişi   120 Soru

İnternet

2627 Kişi   542 Soru

İnternetten Para Kazanmak

633 Kişi   61 Soru

İnternet Girişimleri

452 Kişi   110 Soru

İnternet Girişimciliği

49 Kişi   31 Soru

Erişim Engeli

1 Kişi   1 Soru

Çevre

89 Kişi   40 Soru

Çevre Bilinci

75 Kişi   44 Soru

Sağlık

1131 Kişi   1192 Soru

Su

54 Kişi   76 Soru

BM (Birleşmiş Milletler)

7 Kişi   9 Soru

Mimari

196 Kişi   134 Soru

Geri Dönüşüm

39 Kişi   19 Soru

Tasarım

376 Kişi   53 Soru

Marka

166 Kişi   36 Soru

Piyasa

16 Kişi   15 Soru

Ürün Markaları

25 Kişi   15 Soru