Bilmek istediğin her şeye ulaş
Eylül 2014

Ferit Binici

Forex nedir? Nereden başlamak gerekir?Tavsiyeleriniz nelerdir?

Demodan kazandırır, paranı yatırınca kaybedersin. Kişisel fikrim.
  • 3 Yanıt
Ağustos 2014

Ferit Binici

Eşcinsellik tercih midir yoksa hastalık mıdır?

Heteroseksüellik hastalık mıdır ? Olarak cevap vermek istiyorum
  • 6 Yanıt
Temmuz 2014

Ferit Binici

Hangi duygumuz yok olsaydı, hayatımızda nasıl bir değişime sebep olurdu?

Vicdan, merhamet... Varken bu kadar kötü ve zalimse insanoğlu hiç olmamasını düşünemiyorum bile. Büyük bir ihtimal kendi soyuyla birlikte tüm canlıları yok ederdi.
  • 15 Yanıt
Temmuz 2014

Ferit Binici

Ölüm ve sonrası ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Ölüm bir sonuç mu yoksa başlangıç mı?

"Ne düşünüyorsunuz? " şeklinde sorulduğu için düşündüğümü paylaşacağım. Öncelikle dindar bir insan olmadığımdan ahiret ya da reenkarnasyon gibi düşüncelerim yok. Bence ölüm bir evrenin bitip diğerinin başlamasıdır. Can dediğimiz benliğimiz eğer gerçekten bir enerji formuysa evrenimizin toplam enerjisine karışacaktır ki vücudumuzun içindeyken de evrenin dışında değil. Bizim ölümden sonra canımızı hissedeceğimizden şüpheliyim. Vücudumuz ise tüm kinetik enerjisini ısı enerjisi olarak yaydıktan sonra potansiyel enerjisiyle başbaşa kalacaktır. Parçalanıp, doğaya karışıp yeni yaşamlar için enerji kaynağı olacaktır.
  • 1 Yanıt
Temmuz 2014

Ferit Binici

Mustafa Kemal Atatürk eleştirilebilmeli mi? Sizin eleştirdiğiniz politikaları, kararları, davranışları hangileridir?

Mustafa Kemal Atatürk tabii ki eleştirilebilir. İnsanlar Atatürk'ü sevmeyebilir hatta. Oturur tartışırız bundan daha doğal bir şey olamaz. Ben de harf inkılabının bir gecede yapılmasına ve bir günde insanların tamamının cahil hale gelmesine karşıyım. Dönemin şartları vs. tartışılabilir tabii ki ama insanlar Peygamberleri. Tanrıyı vs. tartışıyor Atatürk neden tartışılmasın.
  • 22 Yanıt
Temmuz 2014

Ferit Binici

Anne, baba, sevgililer günü gibi geleneklerin arkasındaki gerçeklik insani mi yoksa iktisadi mi?

Bence de gelenek değil, tamamen ticari amaçla uydurulan şeyler. Sevdiğim insanların sadece bu günlerde yüceltilmesi çok saçma... Bana göre kutlanması gereken tek şey var o da, kişinin doğum günü.
  • 10 Yanıt
Temmuz 2014

Ferit Binici

Dünya dışı zeki yaşama inanıyor musunuz? Ufoların varlığı yada yokluğu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Evet, insandan başka farklı boyutlarda ve bir iradeye sahip olan varlıklara inanıyorum. Cinler, melekler. UFO'ları ise insanlara farklı dalga boylarında ve enerjide görünebilen cinler olabilir diye düşünüyorum.
Evren çok geniş ve tabiki sürprizler olabilir :) Fakat inancıma göre sadece insanlar ve cinler düşünebilen bir zeka formuna sahiptir. Bilim ise insan dışı bu nesneleri maddesel boyutta tanımlayamadıkları için UFO diye isimlendirmişler.
  • 3 Yanıt
Temmuz 2014

Ferit Binici

İnsan doğduğunda ölüm tarihi vücudunda mühür olarak bulunsaydı insanın yaşamı nasıl etkilenirdi? İnsan daha mı sorgulardı?Daha mı hazırlık yapardı? Daha mı huzursuz olurdu? Daha mı anı yaşardı?

Bence olum biraz daha siradan bir hale gelirdi. "Yarin oluyorum arkadaslar! Beni guzel ugurlayalim, aksam parti var evde. " tarzi diyaloglar yasanirdi belki.

Aniden gerceklesen seylere karsi savunmasiziz. Olum tarihlerini bilseydik, yakinimizdan biri vefat ettiginde asiri tepki gostermezdik.

Bir de sinirini bildigimiz seyleri daha dikkatli ve duzgun kullaniyoruz. O yuzden hayatin tadini cikarmaya calisirdik.
  • 10 Yanıt
Haziran 2014

Ferit Binici

Sosyal medya platformlarındaki hesaplarında sürekli yediği, içtiği, gezdiği anların fotoğraflarını paylaşıp mutluyum pazarlaması yapmak neyin eksikliğinden kaynaklanır?

Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisiyle tamamen paralel bir durum var sosyal medyada.

Maslow, gereksinimleri şu şekilde kategorize etmektedir.
  1. Fizyolojik gereksinimler (nefes, besin, su, cinsellik, uyku, denge, boşaltım)
  2. Güvenlik gereksinimi (vücut, iş, kaynak, etik, aile, sağlık, mülkiyet güvenliği)
  3. Ait olma, sevgi, sevecenlik gereksinimi (arkadaşlık, aile, cinsel yakınlık)
  4. Saygınlık gereksinimi (kendine saygı, güven, başarı, diğerlerinin saygısı, başkalarına saygı)
  5. Kendini gerçekleştirme gereksinimi (erdem, yaratıcılık, doğallık, problem çözme, ön yargısız olma, gerçeklerin kabulü)
  • 16 Yanıt
Haziran 2014

Ferit Binici

CHP'nin Ekmeleddin İhsanoğlu'nu cumhurbaşkanlığı için aday göstermesi ilkelerinde bir evrim midir yoksa geçici olarak politik bir manevra mıdır?

Hiç biri değildir. Çünkü soru yanlıştır. CHP, Ekmeleddin İhsanoğlu'nu aday olarak göstermemiştir. Doğrusu: CHP ve MHP, Ekmeleddin İhsanoğlu'nu ortak aday olarak göstermiştir.


Mesele şudur; AKP'nin R. Tayyip Erdoğan'ı aday göstereceğini sezen bu iki parti, cumhurbaşkanlığı seçiminde, resmî olmayan bir ittifaka giderek ortak aday çıkarmışlardır. Bunu da hop diyerek, pat diyerek değil, görüşerek, tartışarak, uzlaşarak yapmışlardır.


Eğer ki, AKP'nin toplum nazarında oy toplama kaabiliyeti bu kadar yüksek olmasaydı ve CHP, salt kendi adayıyla nispeten yüksek oy toplayabilecek durumda olsaydı o zaman bu sorudaki gibi CHP'nin bir adayından söz edilebilirdi ve o zaman gösterilen adaya göre CHP'nin ilkelerinde bir evrim mi olmaktadır yoksa CHP bir politik manevra mı yapmaktadır, bu tartışılır olurdu.
  • 10 Yanıt
Mayıs 2014

Ferit Binici

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Muhalefetin Recep Tayyip Erdoğanın karşısına sizce kimi aday göstermeli?

Cumhurbaşkanlığı TC yasalarına göre sembolik bir mercidir, hatta cumhurbaşkanının siyasetle hiçbir alakası olmamalıdır. Cumhurbaşkanının çıkıp da "Yol yapacaam, deprem vergilerini duble oya yatıracaaam, işçilerimizin kara kanını torba torba dağıtıp oy alacaaam" gibi söylevler vermesi TC'ye hiç mi hiç yakışmaz ve bizim devlet yapımıza tamamen terstir. Cumhurbaşkanı ne iktidarı ne de muhalefeti temsil etmeli ki şimdiki badem güruha kadar da zaten öyleydi. Cumhurbaşkanının vaatleri
  • Tarafsız olacağım
  • Anayasanın arkasında duracağım
  • Ülkedeki kargaşalara hayret etmeyeceğim, karmaşayı diplomatik yollarla çözeceğim.
  • Diplomasiye önem vereceğim ve komşularla barış içinde kalmamıza çabalayacağım.
gibi olmalı.

Mega köy muhtarlığına çevirdiler köşkü... Önce bize yakışıyor mu bu kepazelik diye düşünmemiz lazım.

Evet bir cumhurbaşkanı adayı aramam gerekirse. Bilgisi, kültürü, adab-ı muaşereti, doğruluğa inancı, dik duruşu ve bildiği (van minüt'den oldukça daha fazla, zaten one moment olmalıydı ama ne bilsin adam) bir çok yabancı dille Şafak Pavey adayım olurdu.

Şimdi soruda adı geçene peygamber gibi tapan sizler bu yanıtı beğenmeyeceksiniz, ne haliniz varsa görün, ben de zaten sizi beğenmiyorum... Yorum falan yazmak isterseniz Türkçe'nize dikkat edin.
  • 1 Yanıt
Mayıs 2014

Ferit Binici

İnsanlığın var oluşundan bugüne en önemli şahsiyet sizce kimdir? Neden?

En önemli şahsiyet benim. Bana göre benden önemli kimse yok. Sana görede kendin olmalısın. Kimseyi gözünde büyütmene gerek yok... .
  • 7 Yanıt
Mayıs 2014

Ferit Binici

Hedefi 2023 olanın örneği 1862 olabilir mi?

1863 anamsadığım kadarı ile Paris metrosunun temelinin atıldığı yıl, bu "herşeyin daniskaı" da yol kıralı olduğuna göre o tarihlere takılıp kalmış olabilir. Hedefi konusunda da takiye yapıyor, hedefi 1923'te kurulan TC'yi yıkmak ama bunu doğrudan söylemek işine gelmiyor!
  • 3 Yanıt
Nisan 2014

Ferit Binici

Hukuk bürosunda sözlü danışmanın saat ücreti 210 TL sonraki her saate ise 110 TL ilave ediliyor. Sizce adalete ulaşmanın başlangıcı bu kadar pahalı olmak zorunda mı?

Türkiye'de neredeyse hiçbir avukat sözlü danışma ücreti almıyor. Bu sebeple ücretten şikayet etmenin anlamı yok. Mesleğim dolayısıyla neredeyse 200-300 avukat tanıyorum ve hiçbirisi hayatında hiç sözlü danışma ücreti almamış durumda.

İlintili kısa bir hikaye: 50 yaşında bir ressam bir mekana girerek garsondan bir kahve istemiş, o sırada kağıt kalem çıkararak bir resim çizmeye başlamış, 1 dakika sonra kahve geldiğinde garson şaşırmış, çünkü müthiş bir resim tamamlanmış. Ressama "1 dakikada nasıl yaptınız bunu? " diye sormuş. Ressamın cevabı manider: "1 dakika değil, 50 yıl + 1 dakika! "

Velhasıl, bir avukat, avukat olmak ve danıştığınız konuda uzman olmak için ne aşamalardan geçiyor, biliyor musunuz? Bana kalırsa bu ücret, düşük bile. Neyi ne ile satın almaya çalışıyorsunuz? Bir doktor, özel muayene için onbinlerce lira alıyor. Doktorun yaptığı somut olup, avukatın yaptığı sözel olup elle tutulabilen bir alan olmadığı için değeri anlaşılamıyor, oysaki avukatın yaptığı en az doktorun yaptığı kadar hayati bir meslektir.
  • 4 Yanıt
Nisan 2014

Ferit Binici

"Düşünüyorum öyleyse varım." Sözünden materyalizme (maddecilik) karşı bir çıkarım yapılabilir mi?

Bence yapılamaz çünkü Descartes bu sözü söylerken şu şekilde ilerler: Herşeyden şüphe edebilirim var olduğum bilgisinden de, Allah'tan da, herşeyden fakat şüphe eden varlığın kendisinden şüphe edemem, şüphe etmek düşünmektir, düşünmek var olmaktır, düşünüyorum o halde varım. Şimdi Descartes burada şüphe edebilen, düşünebilen bir varlığın var olmasının zorunluluğundan bahsediyor. Burada herhangi bir mistik durum yok. Descartes bu yönteminden hareketle Allah'a da ulaşır fakat Allah'a ulaşırken Platon'un idealar kuramını değiştirip kullanır ki o da eleştiriye çok açıktır.
  • 3 Yanıt
Nisan 2014

Ferit Binici

Freud'a göre insanın yapısını oluşturan temel iki davranış cinsellik ve saldırganlıktır. Sizce doğru mu? Daha fazlası bende var diyenler?

Aslında Freud bu düşüncelerini "evrim" temeli üzerine atmıştır. Cinsellik zaten bu kadar güçlü bir duygu, istek olmasaydı biz de burada olmazdık gibi. Kitaplarından bazılarını okumaya başladığımda "Değerli nörolog meslektaşlarım" diye başlayınca duruyordum. Çünkü kendi bir nörolog ve tek hücreli canlılardaki saldırganlık örneklerini falan veriyor. Yani üstünkörü bir Freud çözümlemesi yapmak zor.

Ama cinsellik kim ne derse desin var oluş sebebimiz. Eğer bu şekilde kuvvetli, keyif verici bir şey olmasa biz de olmayabilirdik :) Ama soruda sorulan çok daha bilgili ve uzman kişilerin cevap vereceği türden. Saldırganlık kısmını ben de okumuştum ama pek bir yere oturtamamıştım. Bakalım başlık takipte.
  • 1 Yanıt
Ocak 2014

Ferit Binici

Yabancı kızlar neden Türk kızlarına göre daha mütevazidir?

Yabancı derken Avrupalı demek istiyorsanız, nedeni basit. Avrupalı erkekler kadınlara bizde olduğu gibi baskı ve şiddet uygulamaz (şiddet uygulayanları tabii var ama pedofil adamların çocuk gelinleri, kadın cinayetleri diye kavramlar yoktur). Namusu sevişmeyle özdeşleştirmezler, ahlak Avrupalı için diğer canlılara zarar vermemek demektir. Dolayısıyla kızların tamamı erkekler için müsaittir.

Bizde ise kızların çoğu kapatılır, baskı altında tutulur, tanıdıklar vesilesi harici rastlayabileceğiniz, konuşabileceğiniz ve seçebileceğiniz kızların sayısı düşüktür. Kızlarımız da bunun farkındadır.

Ortalama olarak nüfusun yarısı erkek yarısı dişidir. Bu kızların bir kısmı evde tutulunca bir erkek enflasyonu oluşmaktadır, yani erkek fazlalığı, ki bu da erkeğin eşeysel anlamda değerinin, bozulan arz talep dengesi sebebiyle düşmesine sebep olur. Kızlarımız da kendilerini erkeklerin baskı, namus, töre, bakirelik vb. gibi nedenlerle (kendilerine aslında dezavantaj oluşturacak şekilde) çıkardıkları/yükselttikleri değerde görmektedirler. Sonuçta Avrupalı kız da Türk kızı da mütevazilik açısından farklı değildir. Sadece toplumdaki değerleri bizim erkeklerimizin oluşturduğu suni erkek enflasyonu nedeniyle farklıdır.
  • 1 Yanıt
Daha fazla göster